Metin Erksan'ın Yeşilçam'ın altın çağındaki melodramlarında erkeklik halleri ve mağduriyeti: Ölmeyen Aşk (1966), Reyhan-Dağlar Kızı (1969), Sevenler Ölmez (1970)
2024
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Tunç Yıldırım
Abstract (TR)
Prehistorik zamanlarda, yalnızca biyolojik farklılıkları içeren cinsiyet ayrımı, sosyalizasyon süreci ile birlikte toplumsal cinsiyet olgusuna evrilmiştir. Toplumsal cinsiyet pratiklerinin bireylere benimsetilmesi ve heteroataerkil bir toplum düzeni oluşturulması gayesiyle din, töre, yasalar, kurumlar, sanat gibi birçok araç işlev görmüştür. Ataerkinin öğütlediği heteronormatif cinsiyet rejimi, modernleşme süreciyle teknolojik gelişmeler neticesinde farklı araçlarla aktarılır hale gelmiştir. Sanatın bir kolu olan sinema, bu araçlar içerisinde, kitleleri etkilemede önemli bir yere konuşlanmaktadır. Sinemanın estetik ve stilistik olarak çeşitli anlatılara sahip olması eril ideolojinin aktarımı konusunda da farklılık arz etmektedir. Klasik anlatı sineması bünyesinde oluşan, zamanla melezleşen ve türeyen janrlar, bu ideolojinin aktarımında ve kitlelere benimsetilmesinde araçsal işlevini kusursuz biçimde sürdürmektedir. Bu türler içerisinde melodramlar; erkek-kadın, evli-bekâr çiftler gibi toplumun hemen hemen tüm kesimine hitap etmektedir. Ayrıca, olay örgüsünün kolay anlaşılır olması ve özdeşleşme üzerine kurulması gerekçesiyle ideolojik işlevi kolaylıkla yerine getirmektedir. Hollywood'da bulunan türlere dayalı popüler anlatı, kendi kültürümüz içerisinde ulusal bir sinematografi olarak gelişen Yeşilçam sinemasına tesir eder. Birçok türü bünyesinde barındırmakla birlikte en nevi film türleri Yeşilçam'ın altın çağında çevrilir. Bu doğrultuda üretilen melodramlar, tüm melodramatik unsurları taşımakla birlikte kendi toplumumuzun kültüründen beslenerek toplumsal cinsiyet rol normlarını aktarmakta yahut benimsetmektedir. Alandaki birçok araştırmacıya göre genel kanı, toplumsal cinsiyetin en çok kadını mağdur ettiği yönündeyken süreç içerisinde artan çalışmalarla, erkeğin de ataerki nezdinde mağdur konumda olduğu anlaşılmıştır. Bu çalışmada, erkeğin eril baskının diğer mağduru olması sebebiyle, Yeşilçam'ın altın çağında en gösterişli melodramlarını çeken Metin Erksan'ın, estetik ve stilistik özellikleri bağlamında en çok melodramatik unsuru bünyesinde barındıran Ölmeyen Aşk (1966), Reyhan-Dağlar Kızı (1969) ve Sevenler Ölmez (1970) filmleri örneklem olarak seçilmiştir. Akabinde, filmlerde yer alan erkek temsillerin, Robert Brannon ve Samuel Juni'nin (1984) erkeklik ölçeğinde bulunan dört ana norm ekseninde, erkeklik inşa sürecindeki mağduriyet durumları ortaya koyulmuştur. Sonuç olarak Erksan'ın melodramlarındaki erkek temsillerinin toplumsal rol normlarını yerine getirme konusunda zorlu bir fiziksel ve psikolojik süreçten geçtiği ve bu sürecin sonunda karakterlerin bambaşka bir karaktere büründüğü tespit edilmiştir. Erksan'ın melodramlarının ataerkil normları benimsetme kaygısı gütmediği, söz konusu erkek temsillerinin mağduriyetlerini gerçekçi bir şekilde aktardığı anlaşılmıştır.
Author
Gözde Aktepe
How to Cite
Gözde Aktepe (Yüksek Lisans Tezi). Metin Erksan'ın Yeşilçam'ın altın çağındaki melodramlarında erkeklik halleri ve mağduriyeti: Ölmeyen Aşk (1966), Reyhan-Dağlar Kızı (1969), Sevenler Ölmez (1970), 2024, Düzce University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Düzce University
- Cem Akaş'ın romanları üzerine bir inceleme(2021)
- Genelleştirilmiş kesirli integraller için yeni orta nokta tipli eşitsizlikler(2021)
- Mostarlı Hasan Ziyâ'î Divânı'nda maddi kültür(2021)
- Ebü'l-Hasen Alî b. Ahmed b. Muhammed en-Nîsâbûrî el-Vâhidî'nin hayatı ve "el-Vecîz fi Tefsîri'l-Kitab'il-'Azîz" isimli tefsirinin metodu(2021)
- Alev Alatlı'nın romanlarında metinlerarasılık(2022)
- Kara mizah üzerine görsel yorumlar(2022)
