Düzce University
Institute

Institute of Graduate Studies

Düzce University

815

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Cem Akaş'ın romanları üzerine bir inceleme

Bu çalışmada çağdaş Türk yazarlarından biri olan Cem Akaş'ın romanları incelenmiştir. 1987 yılından günümüze kadar aktif bir şekilde edebiyat dünyasında yer tutan Akaş, birçok farklı türde eser üretmiştir. Bu eserleri arasında, çalışmada esas tutulan onun romancılığı ve romanlarıdır. Yazarın sekiz tane romanı seçilmiş, bunlar; Şerif Aktaş, Nurullah Çetin, E.M Forster, Ramazan Sağlık, Mehmet Tekin, Philip Stevick gibi isimlerin yazmış oldukları kaynak kitaplardan yararlanılarak incelenmiştir. İncelemede, Cem Akaş'ın sekiz romanı yayımlanma yılına göre "Zihniyet, Yapı, Olay Örgüsü, Şahıs Kadrosu, Zaman, Mekân, Tema, Bakış Açısı ve Anlatıcı, Dil ve Anlatım" alt başlıkları çerçevesinde değerlendirilmiştir. Zaman kavramı incelenirken, Seçil Dumantepe esas kaynak alınmıştır. Romanlarında özellikle dil ile yaptığı oyunlar "Dil ve Anlatım" başlığı altında detaylı bir şekilde değerlendirilmiştir.

Akaş, CemBiyografiDil özellikleri+3
Melek Yılmaz
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2021
10
Master'sOpen AccessTR

Genelleştirilmiş kesirli integraller için yeni orta nokta tipli eşitsizlikler

Bu tez çalışması genelleştirilmiş kesirli integraller için orta nokta tipli eşitsizlikler üzerinedir. Altı bölümden oluşan bu tezin birinci bölümü giriş niteliğindedir İkinci bölümü ise tezde kullanılan bazı tanım ve teoremlerden oluşmaktadır. Ayrıca ikinci bölümde genelleştirilmiş kesirli integral operatörleri ve genelleştirilmiş orta nokta tipli eşitsizlikler verilmiştir. Üçüncü bölümde Budak ve Agarwal tarafından elde edilen Riemann-Liouville kesirli integralleri için orta nokta tipli eşitsizlikler sunulmuştur. Tez çalışmasının ana kısmını dördüncü ve beşinci bölümler oluşturmaktadır. Dördüncü bölümde Riemann-Liouville kesirli integralleri için yeni orta nokta tipli eşitsizlikler ispatlanmıştır. Beşinci bölümde ise genelleştirilmiş kesirli integraller için orta nokta tipli eşitsizlikler elde edilmiş ve bu eşitsizliklerin özel durumları araştırılmıştır. Tezin son kısmı olan altıncı bölümde ise bazı sonuçlar ve sonraki çalışmalar için öneriler verilmiştir.

Rabia Kapucu
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2021
10
Master'sOpen AccessTR

Finansal teknolojilerdeki dijital hizmetlerden yararlanan bireylerin kullanım özeliklerinin belirlenmesi

Finans sektöründe yaşanan dijital dönüşüm sürecinde bireylerin finansal teknoloji uygulamalarını kullanım nedenleri ve finansal teknoloji uygulamalarına duyulan güveni ölçmek amacıyla gerçekleştirilen bu çalışmada öncelikle finansal teknoloji tanımı, tarihi, dünya ve Türkiye ekosistemi anlatılmıştır. Çalışmada finans ve bankacılık sektöründe kullanılan teknolojilerin işleyişi incelenmiştir. Finansal teknolojiler, finans ve bankacılık sektöründe, zamanın verimli kullanılması, işlemlerin kolaylıkla yapılabilmesi, her zaman ulaşılabilir olması ve sunduğu güvenlik hizmetleriyle bireyler tarafından tercih edilebilir olmuştur. Çalışma sonuçlarına göre finansal teknoloji uygulamalarında yapılabilecek işlem sayısı arttıkça bu teknolojinin tercih edilebilir olacağı düşünülmektedir. Ayrıca çalışmada finansal teknolojiye ilişkin bilgi yetersizlikleri giderilmeye çalışılmıştır. Belirsizlikler ortadan kalkmadıkça finansal teknolojilere duyulan güvenin artıp azalması konusunda bir çıkarım yapılamamaktadır.

Bankacılık sektörüBankalarDijital hizmetler+4
Rabia Durhan
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Göçlerin Avrupa Birliği siyasetine etkileri: Suriye örneği

Bu çalışmanın amacı, Suriye iç savaşı sonrası yaşanan göç hareketinin, Avrupa Birliği'ne siyasal etkilerinin analiz edilmesidir. Özellikle Soğuk Savaşın sona ermesinin ardından oluşan güç boşluğu sonrası Irak, Afganistan ve Suriye gibi çeşitli kriz alanlarının, bitmeyen çatışma ve savaşların ortaya çıkması, bu ve benzeri bölgelerde yaşayan milyonlarca insanı sığınmacı konumuna düşürmüştür. Çalışmada Avrupa Birliği'ne doğru yaşanan göç hareketinin, Birliğin siyasetine etkisi ve bu durumun yabancı düşmanlığı ile sağ siyasal hareketi etkileyip etkilemediğinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Avrupa Birliği gibi savaşsız toplum gayesi ile oluşturulan bir çekim merkezine doğru oluşan göç hareketlerinin etkileri araştırılmıştır. AB'ye matematiksel konum olarak oldukça uzak sayılabilecek Afganistan, Irak ve Suriye gibi coğrafyalarda çıkan insanlık sorunlarının, küreselleşen dünyada göz ardı edilemeyeceği ve etkilerinin tüm dünyada hissedileceği gerçeği ile hareket edilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde göçlerin nedenleri konusu açıklanmaya çalışılmış ve dünya üzerinde zorunlu göç hareketi doğuran insan hakları ihlalleri ve çatışma bölgelerinin etkileri tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise Avrupa Birliği'nin göçe ilişkin yaklaşımı, kurucu anlaşmalar ve ortak göç politikasının şekillenmesi çerçevesinde incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümündeyse, Avrupa Birliği'ne doğru olan göçmen hareketinin, Birlik siyasetine etkisi incelenmiştir. Bu çerçevede özelde Suriye krizinin ardından artan göç dalgasının birlik ekonomisine etkisi üzerine de durulmuş, ardından siyasal anlamda birlik ülkelerinde ve AB kurumlarında oluşturduğu etkiler incelenmiştir. Son yıllarda Avrupa Birliği ülkelerinde aşırı sağcı siyasal söylemlerin artış eğiliminde olması, yaşanan yabancı göçünün bir sonucu mudur? Sorusu çalışmanın cevabını aradığı temel sorudur. Bu sorunun cevaplanması için AB ülkelerinde yaşanan siyasal gelişmeler, aşırı sağ partilerin seçim dönemlerinde göçmen sorununu propaganda malzemesi yaparak elde ettiği başarılı sonuçlar istatistikler ile ortaya konulmuştur. Suriyeli sığınmacı krizinin zirve yaptığı dönemler incelendiğinde aşırı sağ partilerin, ulusal parlamentolarda elde ettikleri başarılar yanında AB Parlamentosunda da etkili olmaya başladığı gözlenmiştir. Krizin durağanlaşarak etkisini yitirmeye başladığı dönemde ise aşırı sağ partilerin etkisinin azaldığı görülmüştür. Sonuç olarak çalışma hedefine ulaşarak göçmen yoğunluğunun artmaya başlamasıyla yabancı düşmanlığında artış yaşandığı, bunun da aşırı sağ söylemlere neden olduğu, bu söylemleri dillendiren partilerin oy oranlarında artış gözlemlendiği sonucuna varılmıştır.

Avrupa BirliğiGöç politikalarıGöçler+6
Cüneyt Demir
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek performanslı beton paspayı üretiminin araştırılması

Demir donatının beton içerisinde güvenli bölgede kalmasını sağlayarak donatıyı korozyondan korumak amacıyla paspayı kullanılmaktadır. Günümüzde genel olarak plastikten imal edilmiş paspaylarının kullanımına rastlanmaktadır. İlk kalıp maliyeti yüksek olmasına karşın plastik paspayları hızlı üretim, düşük birim ağırlık ve kolay elde edilebilirlikleriyle tercih sebebi olmaktadırlar. Ancak beton ile plastik malzeme arasındaki düşük aderans, durabilite açısından problemlere neden olmakta bu nedenle özellikle durabilitenin önemli olduğu yapılarda beton paspayı kullanımı yaygınlaşmaktadır. Günümüzde yüksek dayanım ve dayanıklılığa sahip beton karışımlarının tasarlandığı dikkate alınırsa kullanılan paspayının, geçirimsizliği etkileyecek bir rol oynamasının meydana getireceği durabilite sorununun çözülmesi önem arz etmektedir. Burada önemli olan betonarme elemanda kullanılan beton karışımı ile çok iyi aderans sağlayarak ve düşük geçirimliliğe sahip paspaylarının kullanımına gidilmesidir. Bu amaçla bu çalışmada, yüksek dayanım ve dayanıklılığa sahip çimento esaslı beton paspayı elemanların üretimi ve performans değerlendirmesi yapılmıştır. Çalışmada bağlayıcı olarak çimento, uçucu kül ve yüksek fırın cürufu tercih edilmiş ve biri referans olmak üzere katkı oranlarına göre farklılık gösteren toplam 7 farklı karışım hazırlanmıştır. Hazırlanan karışımlarda taze halde yayılma çapı ve yoğunluk, sertleşmiş halde ise birim ağırlık, su emme, basınç dayanımı, yükleme ve maksimum yük kapasitesi deneyleri gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak, üretilen beton paspayı elemanlarının tümü ilgili standartların gerektirdiği minimum koşulları sağlamış ve basınç dayanımı açısından en iyi performansı uçucu kül ile yüksek fırın cürufunun ikili kombinasyonundan elde ettiği görülmüştür.

Sait Aydın
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ebü'l-Hasen Alî b. Ahmed b. Muhammed en-Nîsâbûrî el-Vâhidî'nin hayatı ve "el-Vecîz fi Tefsîri'l-Kitab'il-'Azîz" isimli tefsirinin metodu

Vâhidî, hicrî beşinci asrın önde gelen âlimlerinden biridir. Dini ilimlerin çeşitli alanlarında önemli eserler kaleme almıştır. Yazdığı üç farklı hacimdeki tefsirleriyle beraber asıl "Esbâbü'n-Nüzûl" isimli eseriyle meşhurdur. Çalışmanın konusunu, "Ebü'l-Hasen Alî b. Ahmed b. Muhammed en-Nîsâbûrî el-Vâhidî'nin Hayatı ve el-Vecîz fi Tefsîri'l-Kitab'il-'Azîz İsimli Tefsirinin Metodu" oluşturmaktadır. Bu çalışmada, Vâhidî'nin el-Vecîz isimli eserindeki Kur'ân'ı açıklama metodunu ortaya koymak hedeflenmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde, Vâhidî'nin yaşadığı bölgenin ve İslam âleminin siyasi durumu, ailesi, hayatı, ilmi ve kültürel çevresi, mezhebî yönü, ilmî kişiliği, talebeleri ve eserleri incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde, çalışmamıza konu olan el-Vecîz'in çeşitli kaynaklar-da geçen farklı isimleri, yazma nüshalarda ayet benzerliğinden kaynaklanan hataları, âyetlerin tefsir metodlarıyla ilgili özellikleri olan; âyetlerin âyetlerle, sahabe ve tabiîn sözleriyle tefsirine yer verilmiştir. Ayrıca Kur'ân'da açıklanması gereken hususlarla ilgili tefsir usûlü kaideleri, âyet ve hadislerden örnekler verilerek açıklanmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise, el-Vecîz'de tespit edilen Kur'ân ilimlerine yer verilmiştir. Ayrıca el-Vecîz'de müellifin işaret ettiği belâğî incelikler ilgili âyetler çerçevesinde izah edilmiştir. Bunun yanında tefsirde dikkat çeken nahvî ve sarfî kaidelerin yer aldığı âyetlere yer verilip bu kaideler izah edilmiştir. Yine bu bölümde müellifin ahkâm âyetleriyle Kur'ân'daki kıssaları açıklayış şekillerine ve kelâmî konulara yaklaşımına yer verilmiştir. Sonuç bölümünde ise bu üç bölümde yapılan çalışmaların genel bir değerlendirmesi yapılmıştır.

BiyografiEl-VahidiEl-Veciz+3
İsmail Lezgi
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2021
10
Master'sOpen AccessTR

Makine öğrenme teknikleri kullanılarak basınç ülserlerinin sınıflandırılması

Basınç ülserleri yatağa bağlı hastalarda uzun süre hareketsizliğe bağlı oluşan yaralardır. Bu durum dünyada önemli bir sağlık sorunu haline gelmiştir. Tedavinin etkili olabilmesi için basınç ülserlerinin teşhisinin doğru yapılması çok önemlidir. Yara özellikleri, iyileşme üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Girişimsel bilgi alma yöntemleri, basınç ülserlerinin teşhisinde hastalar için acı vericidir. Ayrıca bu yöntemler, hastanın enfeksiyon kapmasına sebebiyet verebilir. Bu yüzden, cerrahi işlem gerektirmeyen yara izleme teknikleri tercih edilmelidir. Görüntüleme sistemleri sayesinde yara ile temas edilmeden yaranın özelliklerinin doğru bir şekilde analiz edilmesi sağlanır. Bu tez çalışmasının amacı, görüntü analizinde makine öğrenmesi tekniklerinden yararlanılarak basınç ülserlerinin sınıflandırılması ile tedavi süreçlerine olumlu bir katkıda bulunmak ya da yara oluşumunun önlenmesini sağlamaktır. Bu tezde literatürde basınç yarası problemine evrelendirme sayısı bakımından yenilik getirilmiştir. Basınç yarası evrelendirilmesi doğru bir görüntü sınıflandırma problemi şeklinde ele alınmıştır. 697 tane yara görüntüsünden oluşan gerçek hastane verileri, Lojistik Regresyon, Yapay Sinir Ağları ve Destek Vektör Makineleri yöntemleri ile analiz edilmiştir. Bu görüntülerindeki yara rengi, ölçüsü gibi özellikler görüntü işleme sayesinde ayrıştırılmış ve görüntülerden yaranın hangi evrede olduğu belirlenmiştir. Sınıflandırma için basınç ülserlerinin 6 evresi referans alınmıştır. Bu çalışmada az sayıda veri setindeki farklı açılardan elde edilen görüntülerin bulunması sınıflandırma için uzmanların sınıf değerlerini tayin etmelerinde zor olmasa da arka planda bulunan görüntüler sınıflandırmayı zorlaştırmaktadır. Eğitim için daha çok veri kullanılması ve Derin Öğrenme mimarileri kullanılması performans değerlerini artıracaktır.

Hücresel yapay sinir ağlarıSayısal görüntü işleme
Bilge Yılmaz
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Düzce Bolu ve Sakarya illerinde inşaat sektöründe yer alan müteahhit ve ortak sağlık ve güvenlik birimi bakış açısından bölgesel durumun belirlenmesi ve İSG siteminin 6331 sayılı yasa çerçevesinde incelenmesi

Tarih öncesinden bu zamana kadar insan hayatı değerli olmuş ve insan hayatını korumak için çaba harcanmıştır. Ancak zamanla insanlık gerek savaşlarla gerekse kişisel çıkarlar için birbirlerine zarar vermiştir. Bu durum insanların köleleştirilmesiyle sonuçlanmıştır. Kölelik dünyadan kaldırılmaya çalışılırken diğer yandan ise insanlar bu sefer sanayileşme ile çalışanlara karşı benzer bir tutum sergilemiştir. İşverenler sadece kendi çıkarlarını düşünerek çalıştırdığı çalışanların hak ve sorumluluklarını düşünmemiş ve değer vermemiştir. Bu durum zamanla çalışanları korumak amacıyla önce iş sağlığı ve güvenliği kavramının oluşmasına, sonrasında iş sağlığı ve güvenliği üzerine çeşitli kanunlar oluşturulmasına sebep olmuştur. Bu kanunlar ise uzun zaman boyunca gelişerek günümüzdeki halini almıştır. Kanunların bugüne gelişlerinde izlediği yol ise bizlere hiçbir kanunun mükemmel olmayacağını bugün tamamlanmış ve mükemmel gözükseler bile zaman içinde eksikleri çıkacağını göstermiştir. Bu sebeple şu an Türkiye'de uygulanmakta olan 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği kanunun uygulamaları incelenerek kanun geliştirilmesi gereken noktaları bulunmaya çalışılmıştır. Bu çalışma yapılırken ise Düzce, Bolu ve Sakarya bölgesi temel alınarak bu bölgede bulunan Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi şirketleri, Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi çalışanlarına, Müteahhit şirketleri, şantiye çalışanları ve mühendisler olmak üzere 5 gruba anketler yapılmıştır. Bu sayede bölgenin durumu tespit edilerek kanunun çalışma düzeyindeki etkileri görülmeye çalışılmıştır. Yapılan çalışma ise bölgede şirketlerde 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun tam olarak uygulanmadığını göstermiştir. Özellikle kanuni denetimden kolayca kaçabilen işverenler cezai yaptırama maruz kalmadıkları için kanunun birçok maddesini görmezden gelmektedir. Durum böyle olduğunda ise kanunu geliştirmekten bahsetmek pek mümkün olamaz. Öncelikli olarak işverenler kanunu benimsemeli ve eksizsiz bir şekilde uygulamadır. Çünkü kanun uygulanmadığı sürece kanunun eksiksiz olması hiçbir şey ifade etmeyecektir.

Metehan Yasin Yıldırım
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kalite problemlerinin analizinde istatistiksel kalite kontrol araçlarının ve gri ilişkisel analiz yönteminin kullanımı: İnşaat sektöründe bir uygulama

Bu araştırmada işletmelerin rekabet avantajı sağlayabilmeleri ve sürdürülebilir olmalarında önemli rol oynayan müşteri memnuniyetini ve üretim maliyetini yakından etkileyen birçok kalite problemlerinin aslında doğru veri ve iyi bir analizle sadece birkaçının çözümünün sonucunda etkili bir iyileştirme sağlayacağını gösterebilmektir. Çalışmanın uygulama verileri özel bir inşaat firmasından alınmıştır. Bir yıllık veri ile gerçekleştirilen uygulamada istatistiksel kalite kontrol, çok kriterli karar verme tekniklerinden gri ilişkisel analiz teknikleri kullanılmıştır. Firmada meydana gelen hatalar pareto analizi ve gri ilişkisel analiz tekniklerinin harmanlanmış şekliyle incelenmiş ve en fazla orana sahip hata türleri sebep sonuç diyagramı ile firma yetkilileri ile birlikte irdelenmiştir. Araştırma sonucunda kalite iyileştirmede firmaya öncelikle hangi hatalardan başlaması gerektiği konusunda bilimsel bir veri sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Müşteri Memnuniyeti, Rekabet Avantajı, Sürdürülebilirlik, Üretim Maliyeti

Gri ilişkisel analizKaliteKalite kontrol+7
Elif Uyanık
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı generatör denetleyicileri ve ÇBAG tabanlı rüzgar türbini entegre edilen güç sisteminde küçük sinyal kararlılığının incelenmesi

Çok makinalı güç sistemlerinin sürekli, ekonomik ve güvenilir olarak çalışmasında benzetim programları yardımı ile kararlılık analizleri incelenmektedir. Güç sistemlerinde en yaygın kararlılık analizi yapılanlardan birisi de küçük sinyal kararlılığıdır. Bu tez çalışmasında 4 makinalı 2 alanlı test sisteminde küçük sinyal kararlılığı analizi incelenmiştir. Benzetim çalışması Güç Sistemleri Analiz Programı (PSAT)'da yapılmıştır. Bu test sisteminde kullanılan senkron generatörlerde Otomatik Gerilim Regülatörü (OGR), Güç Sistemi Kararlı Kılıcısı (GSKK) ve Türbin Yöneticisi (TY) modellerinin kullanılması ile güç sisteminin küçük sinyal kararlılığı analizleri gerçekleştirilmiştir. Dahası güç sisteminde senkron generatörlerden birisinin yerine ilave edilen Çift Beslemeli Asenkron Generatör (ÇBAG) tabanlı rüzgar türbini ile küçük sinyal kararlılığı analizi incelenmiştir. Ayrıca güç sistemine Katı Oksit Yakıt Hücresi (KOYH) ilave edilerek kararlılık analizi yapılmıştır. 4 makinalı 2 alanlı test sisteminde senkron generator açısal hız değişimleri, aktif-reaktif güç değişimleri ve bara gerilim değişimleri detaylı olarak incelenmiştir. Küçük sinyal kararlılığı analizinde sistemi çalışma bölgeleri, baskın makineler, özdeğerler, salınım frekansı, sönümleme oranları ve katılım faktörü değerleri tablolar halinde sunulmuştur. Elde edilen bulgular neticesinde OGR, GSKK, TY, ÇBAG tabanlı rüzgar türbinleri ve KOYH kullanılması ile küçük sinyal kararlılığı analizinde etkili sonuçlar elde edilmiştir.

Mahmut Özbay
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2021
00