Master'sOpen Access

Montreux (Montrö) Boğazlar Sözleşmesini değiştirme çabaları ve Türkiye'nin geçişi düzenleme çalışmaları

2008
0 views
0 downloads
Advisor: Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Ürekli

Abstract (TR)

Türklerin İstanbul'u fethettiği 1453 yılından, Rusların ilk kez Karadeniz'e indiği 1696 yılına kadar Boğazlarda tam bir Türk egemenliği hakimdi. Daha sonra ilk olarak Ruslar, ardından da Avrupalı Devletler artan ticaret ve gemi taşımacılığı nedeniyle Boğazları zorlamaya başladılar. Bu ticaret ve deniz taşımacılığı sürekli artmış ve günümüzde Karadeniz ve Kafkaslardaki enerji potansiyelinin ortaya çıkmasıyla önemli boyutlara ulaşmıştır. Boğazların doğu ile batı arasındaki ticari köprü işlevinin yanında, askeri anlamda savunan tarafa üstünlük sağlayan ve bölgeyi kontrol imkanına sahip coğrafi yapısı nedeniyle stratejik önemi de her geçen gün artmıştır.Montrö Boğazlar Sözleşmesinin imzalandığı 20 Temmuz 1936 tarihinden hemen üç ay sonra Ruslardan, Boğazlarda kendisine üs verilmesi ve Boğazları ortak savunma istekleri gelmeye başlamıştı. İkinci Dünya Savaşının hemen başında güçlü Almanya'nın hedefleri arasında Boğazları kontrol etmek de vardı. Savaşın sonlarına doğru Almanların yenileceği kesinleşince Ruslar tekrar Boğazlarla ilgili isteklerini öne çıkarmaya başladı. Savaş sırasında bazı Alman ve İtalyan gemilerinin Sözleşmeye aykırı olarak Boğazlardan geçtiğini de gerekçe göstererek, Türkiye'ye iki ağır nota veren Ruslar, Boğazları ortak savunma isteklerini tekrarladılar. Türkiye, Rus baskısından ancak ABD ve İngiltere'nin desteğini alarak ve NATO'ya üye olarak kurtulabildi. Soğuk Savaş Dönemi, ABD ve SSCB'nin, birbirlerinin Boğazlardan geçişlerini gözetim altında tutmakla geçti. Varşova Paktı'nın çöküşünden sonra, ABD'nin enerji ve dünya hakimiyeti arzusu nedeniyle Karadeniz ve Kafkaslara olan ilgisi arttı. ABD, Montrö Sözleşmesi nedeniyle Karadeniz'de sürekli donanma bulunduramamaktan rahatsızdı ve bu isteğini dolaylı olarak dile getirmeye başlamıştı. Türkiye bu kez Rusya ile işbirliği yaparak Montrö Sözleşmesi'nin ihlal edilmesini istemediğini ve ABD'nin Karadeniz'e yerleşme isteğine karşı olduğunu açık bir şekilde ortaya koydu.Diğer yandan Boğazlardan geçen gemi trafiği ve taşınan tehlikeli madde, her geçen gün artarak bir çok tehlikeli kazanın olmasına veya tehlike atlatılmasına neden oluyordu. Türkiye, can ve mal güvenliği ile çevresel riskleri ve Montrö Sözleşmesinden kaynaklanan egemenlik haklarını dile getirerek 1994 ve 1998 yıllarında Boğazlardaki gemi trafiğini düzenleyen ve bazı kısıtlamalar getiren iki tane Tüzük çıkardı. Rusya, petrol taşımacılığının engellenmek istendiği, ticari kaybının büyük olduğu, Türkiye'nin Sözleşmeye aykırı davrandığı ve Sözleşmeyi değiştirmeye çalıştığı gerekçeleriyle Tüzüklere karşı çıktı. Ancak Tüzüklerden sonra kazalarda azalma olması da Türkiye'yi haklı çıkaran bir gerçekti.Sonuç olarak, süresi bittiği halde 52 yıldır yürürlükte kalmaya devam eden, itirazlar, şikayetler ve değişiklik istekleri olmasına rağmen bugüne kadar hiçbir ülkenin resmi olarak değişiklik talebinde bulunmaya cesaret edememesinden de, ne kadar önemli bir uluslararası denge üzerine oturduğu anlaşılan Montreux Sözleşmesinin değiştirilmesi çabalarına her ortamda karşı çıkılması, mevcut haliyle devam etmesinin sağlanması ve boşluklarının Tüzük veya Türkiye'nin menfaatine olan milletlerarası hukuk yoluyla doldurulması, Türkiye'nin askeri, stratejik ve gelecekteki ekonomik çıkarları için önemli ve gereklidir.Anahtar Kelimeler: Montreux (Montrö), Montrö'de Değişiklik, Boğazlar, Sözleşme, Petrol ve Enerji Politikaları, Trafik Tüzükleri,

Author

Dr. Zeynel Hacımustafaoğlu

How to Cite

Zeynel Hacımustafaoğlu (Yüksek Lisans Tezi). Montreux (Montrö) Boğazlar Sözleşmesini değiştirme çabaları ve Türkiye'nin geçişi düzenleme çalışmaları, 2008, İstanbul Beykent Üniversity, Uluslararası İlişkiler Bölümü.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from İstanbul Beykent Üniversity