Son Eklenen Tezler
Tümünü Görİstanbul'a giriş kapısı olarak Galataport tasarım sürecinin incelenmesi
Hızla gelişen günümüz dünyamızda küreselleşme ile birlikte kentlerin kendisine ait değerlerini koruyarak, yeniliklere, gelişmelere uyum sağlaması giderek zorlaşmaktadır. Kentlerin, kent kimliğinin özgünlüğünü koruyarak, sosyal, kültürel ve ekonomik dengeyi oluşturup sağlıklı bir şekilde ilerlemesini sağlamak kentlilerin başlıca görevlerindendir. Çünkü aslında kentler, o kent içerisinde yaşamını sürdüren insanların kimliğini yansıtmaktadır. Kentlerin içerisinde yaşayan toplumların ihtiyaçlarının doğru bir şekilde sağlanabilmesi, sağlıklı yaşam alanlarının korunabilmesi ve hızla gelişen dünya düzenine uyum sağlayabilmesi için bir farklı bakış açısı ile toplumun yaşam kalitesinin arttırılması amacıyla kentsel tasarım kavramı ortaya çıkmıştır. Kentler arasında kentsel mekanlar farklılık göstermekle beraber aynı kent içerisinde de birbirinden farklı kentsel kimlik taşıyan mekanlara rastlamak mümkündür. Çünkü her bölgenin ihtiyaç gereksinimleri birbirinden farklılık gösterebilmektedir. Kıyı kentleri tarih boyunca önemli yerleşim yerleri olmuşlardır. Kentler ve kent kullanıcıları için kıyı her zaman önem taşımıştır. Bu bağlamda kıyı, kentin kimliğini oluşturmakta önemli bir yer tutmaktadır. Kamusal mekân olan kıyılar, toplumun gelişmesinde, sosyal, ekonomik, kültürel ihtiyaçları gidermesinde önemli yerlerdir. Bu kapsamda, İstanbul'da tarih boyunca önemli bir yer tutmuş olan kıyısının üzerinde durulması gerekmektedir. Son yıllarda gündemde olan Galataport ise İstanbul için en önemli kıyı alanlarından birisidir. Galataport ve çevresi bu parametreler doğrultusunda araştırılarak değerlendirilmesi yapılmıştır.
İstanbul kent meydanlarının kentsel imge odaklı incelenmesi
Geçmişten bugüne kentlerdeki yapılar, kentler için özel anlamlar oluşmasına katkıda bulunmaktadır. İstanbul, sahip olduğu tarihi ve kültürel zenginlikler sebebiyle dünyadaki önemli kentlerden birisidir. İstanbul'daki kent meydanarının kentsel imge odaklı bir bçimde incelenmesi bu çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Bu amacın gerçekleştirilmesi için literatür taramasının yanında Beyazıt, Eminönü, Eyüp, Galata, Sultanahmet, Ortaköy ve Taksim meydanlarını içeren araştırma yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar kent meydanlarından her birisinin kentsel imge açısından farklı değerlere sahip olduğunu göstermektedir. Yedi farklı meydanda görüşülen toplam 169 bireyin yanıtları aracılığıyla ulaşılan sonuçları içermesi, çalışmanın sınırlılıklarını meydana getirmektedir.
Arşiv dijitalleştirme süreçleri ve yönetimi - PTT Bank üzerine bir inceleme
Kurum, kuruluş veya şahıslar için büyük önem arz eden, gelişen ve değişen günümüz dünyasında yaşayan bir organizma olarak nitelendirebileceğimiz arşivlerin de bu gelişmelerden etkilendiği görülmektedir. Önceleri yazılı veya basılı halde bulunan arşiv değeri taşıyan materyaller, süreç içerisinde çeşitli formatlara bürünerek, günümüzde bilgisayar ekranlarından görüntülenebilir, arama yapılabilir, kullanılabilir, paylaşılabilir, üretilebilir ve depolanabilir bir hal almıştır. Bu teknolojik gelişmelerle birlikte basılı halde bulunan evraklar istenilen belgenin korunmasının daha sağlıklı ve uzun yıllar sağlanabilmesi için ve kullanıcıların istenilen belgelere erişiminin kolaylaştırılmasını sağlamak gibi sebeplerden ötürü bilgisayar ortamına aktarılmaya başlanmış ve böylece elektronik arşiv, e-arşiv, arşiv sayısallaştırma ya da dijital arşiv gibi kavramlar ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda çalışmada; arşivlerin bilgi teknolojileri ile entegre edilmiş ve çeşitli kolaylıklar sunan hali olan "Dijital Arşiv" ve bağlantılı olduğu diğer kavramların yanı sıra, işin ve işçinin olduğu her yerde yönetimin de olduğu bilinciyle yönetim kavramlarının da açıklanarak, PTT Bank bünyesinde gerçekleştirilen çalışma üzerine uygulanması, yapılan işlemlerin açıklanması ve kullanılan yazılımların ara yüz görüntüleri ile anlatılması gibi, içerikler mevcuttur.
Betonarme perde ve çerçeveli yapılarda perde boyutlandırması ve yerleşiminin deprem davranışına etkisi
Levha hareketleri nedeniyle birikmiş gerilme enerjisinin aniden boşalmasıyla oluşan depremler, dünyada ve ülkemizde yarattığı etki bakımından doğal afetlerin başında gelmektedir. Coğrafi olarak dünyadaki en etkin deprem kuşaklarından biri üzerinde yer almakta olan Türkiye, deprem riskinin fazla olduğu ülkeler arasındadır. Yapılarda taşıyıcı sistemin doğru düzenlenmesi, taşıyıcı elemanların boyutlandırılması ve yerleşimi, yapının deprem davranışını önemli derecede etkilemektedir. Günümüz teknolojik koşullarında oluşabilecek depremlerin zamanını bilmemiz mümkün değildir. Fakat depreme dayanıklı yapılar inşa etmemiz mümkündür. Deprem etkisi altında çok katlı betonarme yapıların yer değiştirmelerinin sınırlandırılması, yeterli rijitlik ve dayanıma sahip olması için çerçeve sistemlerde perde kullanımı kaçınılmaz olmaktadır. Perdenin taşıyıcı sistemdeki boyutu ve plandaki konumu yatay yükler altındaki davranışı etkilemektedir. Bu tez çalışmasında, Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik-2007 (DBYBHY-2007) referans alınarak deprem yükü hesap yöntemlerinden "Eşdeğer Deprem Yükü Yöntemi" kullanılmıştır. Betonarme perde ve çerçeveli yapıların farklı doğrultularına, çeşitli boyutlarda perdeler yerleştirilmesinin yapının deprem davranışına olan etkisi analiz edilmiş ve incelenmiştir.
Otel işletmelerinde çalışma koşullarının işgören motivasyonu üzerindeki etkisi: İstanbul'daki 4 ve 5 yıldızlı otellerin önbüro departmanında bir araştırma
Otel işletmeleri yoğun işgücü ve rekabet ortamında faaliyet göstermektedirler. Otel işletmelerinde sunulan hizmetlerin çoğu çalışanlar aracılığıyla verilmektedir. Dolasıyla çalışanlar otel işletmelerin en önemli kaynağıdır. Otel işletmelerinde hizmeti satın alan müşteri ve hizmeti sunacak çalışanın yüz yüze olmasından dolayı motivasyon ve çalışma koşullarının tatmin edici olması çok önem taşımaktadır. Çünkü otel işletmelerinde çalışanların motivasyonu ve çalışma koşulları müşteri memnuniyeti, hizmet kalitesini ve iş verimliliğini etkilemektedir. Neredeyse bütün işletmelerin ortak sorunu, çalışanların verimli bir şekilde veya istenilen verimlilikte çalışmamasıdır. Çalışanların istenilen verimlilikte çalışmamasının nedeni onların yeterli bilgi ve deneyime sahip olmamaları olabilir. Ancak bazen işletme içerisinde eğitim görmüş ve deneyim sahibi çalışanların istenilen verimlilikte iş ortaya koymadıkları gözlemlenebilir. Dolasıyla çalışanları işletme içerisinde verimliliklerini artırmak işletmeler ve yöneticilerin ortak sorunu haline gelmiştir. Bundan dolayı çalışanları motivasyonlarını artırmaya yönelik çeşitleri çözümleri araştırılmıştır. Motivasyonun kavramını açıklık getirmeye çalışan birçok teori geliştirilmiştir. Bu teoriler ışığında çalışanları motive etmenin yöntemleri ve araçlarını ortaya konmuştur.
Hava yolları çalışanlarının iş doyumunu etkileyen faktörlerin analizi
Modern yönetim yaklaşımları katılımcı yönetim anlayışını gerektirmektedir. Bu nedenle iş doyumu kavramı çalışma hayatında ve çalışma psikolojisi alanında önem kazanmaktadır. Bu çalışmanın amacı havayolları çalışanlarının iş doyumunu etkileyen faktörlerin araştırılmasıdır. Araştırmaların verileri anket yöntemi ile toplanmıştır. Verilerin analizi için SPSS programı kullanılmıştır. Analizler ile elde edilen bulgularda demografik özelliklerin iş doyumunu etkilediği tespit edilmiştir. Yapılan çalışma hava yolları çalışanlarının iş doyumunu ölçtüğünden havayolu şirketleri için önemli veriler içermektedir. Araştırma sonucunda çalışanların eğitim durumu, kadro durumu, geliri, medeni durumu, çalışma ortamı, çalışma ortamından memnuniyeti ile iş doyumları arasında anlamlı ilişkiye rastlanmıştır.
