Obezite tedavisi için liraglutid kullanan hastaların değerlendirilmesi
2021
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Altuğ Kut
Abstract (TR)
Obezite, gittikçe daha geniş bir popülasyonu etkileyen, pek çok morbiditeyle ilişkili olan, kronik, multifaktöriyel bir hastalıktır. Türkiye'de yapılmış en kapsamlı epidemiyolojik çalışmalardan olan TURDEP-I'e göre 1998 yılında Türkiye'deki obezite prevalansı %22,3 iken, 12 yıl sonra aynı merkezlerde yapılan TURDEP-II çalışmasında bu oran %35'e yükselmiştir. Obezite tedavisinde klinik pratikte ilk seçilen tedavi yöntemi yaşam tarzı değişikliği olsa da özellikle morbid obezlerin bir kısmında yeterli sonuçlar alınamamaktadır. Obezite endikasyonunda kullanılmak üzere ruhsatlandırılmış birkaç ilaçtan biri olan liraglutid 3 mg dozu ile Mayıs 2018 tarihinden itibaren obezite tedavisinde ülkemizde kullanılmaya başlanmıştır ve obezite tedavisinde umut vadeden ilaçlardan biridir. Çalışmamızda, merkezimizdeki obezite endikasyonu ile liraglutid başlanan hastaların verileri derlenmiştir. Retrospektif kohort olarak tasarlanan araştırmanın örneklemini, Başkent Üniversitesi Endokrinoloji Polikliniklerine Mayıs 2018-Temmuz 2020 tarihleri arasında fazla kilo yakınması ile başvuran, VKİ ≥ 27 Kg/m2 olan, liraglutid tedavisi başlanan ve ilacı en az 1 ay kullanan hastalar oluşturdu. Hastaların demografik bilgileri ve tıbbi özgeçmişleri hastane bilgi sisteminden geriye doğru tarandı. Hastaların liraglutid tedavisi başlangıcında ve sonraki vizitlerindeki antopometrik ölçümleri, Biyoelektrik İmpedans Analiz ölçümleri ve laboratuvar parametreleri kaydedildi. Tedavi öncesi ve sonrası veriler karşılaştırıldı. Çalışmaya, ilacı 1 aydan daha fazla kullanan ve düzenli takibi olan 100 hasta alındı. Hastaların ortalama yaşları 46,3±11,5 (18-70 yaş) saptandı. Çalışma grubunun %80'i (80 kişi) kadınlardan oluşmaktaydı. Hastaların ortalama 4,1±2,7 ay (1-15 ay) sürede, ortalama 9,9±6,7 Kg (0,4-34,7 Kg) verdiği ve VKİ'lerinde ortalama 3,65±2,4 Kg/m2 azalma olduğu kaydedildi. Tedavisi kesilmiş hastalar tekrar kontrole çağrılardı ve genel sağlık ve kilo durumuna bakıldı. Tedavi kesildikten sonra ortalama 11,4±6,5 ay (1-26 ay) sürede, ortalama 4,5±4,7 Kg aldığı ve VKİ'lerinde ortalama 1,6±1,7 kg/m2 artış olduğu kaydedildi. Erkeklerin ilacı daha kısa süre kullandığı (4,4 vs. 3,2 ay, p=0,013), ancak VKİ'ndeki azalmanın benzer olduğu (4 vs. 3,6 kg/m2, p=0,436) ve ilaç kesildikten sonra alınan kilonun benzer (1,7 vs. 1,6 kg/m2, p=0,867) olduğu görüldü. Çalışma süresi boyunca hastaların %79'unun %5 ve üstünde kilo verdiği, %42'sinin %10 ve üstünde kilo verdiği, %19'unun %15 ve üstünde kilo verdiği, %6'sının %20 ve üstünde kilo verdiği gösterilmiştir. Bunlardan %5, %10, %15 ve %20 üstü kilo verenler için ROC analizi yapıldığında yalnızca ilaç kullanma süresinin eğri altındaki alanı anlamlı bulunmuştur. Liraglutid tedavisi obezite tedavisinde elimizdeki sınırlı sayıda ilaçtan bir tanesidir ve sonuçlarımız literatürle uyumlu olarak ilacın kilo vermede etkin olduğunu göstermektedir. Kesildikten sonra kilo artışı olsa da ilaç kesildikten sonra yaklaşık 1 yıllık takipte kilo geri alımı, kaybın yarısından az bulunmuştur. Süre, ortalama doz ve tolere edilebilir maksimum ilaç dozu kilo verme etkisini belirleyen en önemli göstergeler gibi durmaktadır. Anahtar kelimeler: Obezite, Liraglutid, Kilo yönetimi, Retrospektif
Author
Dr. Gizem Koçoğlu Bilgiç
How to Cite
Gizem Koçoğlu Bilgiç (Tıpta Uzmanlık Tezi). Obezite tedavisi için liraglutid kullanan hastaların değerlendirilmesi, 2021, Baskent University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Baskent University
- Diz protezi cerrahisi geçiren hastalarda preoperatif ve postoperatif kinezyofobinin karşılaştırılması(2023)
- Neoklasik realist perspektiften Türkiye'nin Kuzey Irak politikası (2002-2017)(2023)
- İşçilik alacaklarının talep edilmesinde dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı(2025)
- Irak bağlamında Türkiye-ABD ilişkileri (1990-2003): Neoklasik realizme göre bir değerlendirme(2020)
- Mide kanserlerinde PD-L1/PD-l2 expresyonu ve mikrosatellite instabilitesinin tümör değişkenleri ve prognoz ile ilişkisi(2021)
- Reinke ödemi immunopatogenezinde epitel kaynaklı sitokinlerin rolü(2022)
