Osmanlı Devletinde Sultan IV. Murad ve dönemi yenilik hareketleri: 1623 - 1640
2002
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Refik Turan
Abstract (TR)
Sultan IV. Murad (10.9.1623-9.Z1640) Osmanlı tahtına onyedinci padişah olarak çıktığı zaman devlet düzeni Ankara Savaşı'ndan sonra ilk defa büyük çapta bir darbe yemiş bulunuyordu. Bu durum ise, II. Osman'ın tahttan indirilmesi ve öldürülmesi olaylarının meydana ^getirdiği ağır durumdan kaynaklanmaktaydı. Osmanoğulları Kanunları'nın esaslarına göre ilk defa Osmanlı padişahlarının mevcut otoritesi bu konuda sorumsuz bulunan kuvvetlerin tesiri ve hareketi ile kökünden sarsılmış ve zaman zaman zorbaların devlete hâkim olmalarına yol açmıştır. Yeniçerilerin 50k fazla şımarmaları, padişahın huzuruna kadar girebilen yeniçeri ağaları ve ocak çorbacıları, padişahın adamlarını katletmeye kadar işi vardırmışlardır. Rüşvet ve yolsuzluk aşırı dereceye ulaşmıştır. Devletin itibarı ve siyasi durumu da iyi değildir. Erzurum valisi Abaza Mehmed Paşa İsyan etmiş, eline geçirdiği yeniçerileri katletmeye başlamıştır. Iran da Bağdad'da isyan çıkarmış, Bağdad'ı ele geçirmiştir Kısaca içeride Celâli denilen zorbalar ve dışarıda da Iran Osmanlı Devleti'ni sarsmaktadır. Sadrazamların ve devlet adamlarının görevlerini kötüye kullanmaları ve devlet idaresindeki yetersizlikleri, entrikaları da devlet için büyük bir problem oluşturmaktadır. Padişah IV. Murad, idareye henüz bizzat hükmedememiştir. Devlet ricali ve annesi Kösem Sultan idare etmektedirler. 1632'ye kadar Padişah, acı ve ağır olayların içinde pişip yetişmiş ve bütün bu güçlükleri bertaraf etmeyi bilmiştir. Sultan IV. Murad, valide sultanın, saray ağalarının, bozulmuş devlet adamlarının tesirlerinden silkinip, bizzat devlet otoritesini aldığı günlerde, 1631 yılında Koçi Bey, ıslahat lâyihalarını sunmuştur. Sultan IV. Murad, Koçi Beyin tavsiyelerinden geniş ölçüde yararlanmış ve devlet müesseselerinin tekrar eski işlerliğini kazanması için ne yapılması gerektiğini kavrayarak icraatlarına başlamıştır: ilk yaptığı icraat ise memlekette huzuru bozan zorbaların elebaşılarını teker teker temizlemek olmuştur. Devlet199 otoritesi demek olan kendi otoritesini mutlak şekilde tesis etmiş, altüst olan malî durumu düzeltmiş, yeniçeri ve sipahi ocaklarını, zorbalardan arındırarak sıkı bir disiplin altına almış, bunların savaş^ gücünü yüksek düzeye çıkartarak bu sayede giriştiği mühim bir sefer sonunda Iran Safevî Devleti'nin elinde bulunan Revan kalesini fethetmiş ve bu suretle Osmanlı Devleti'nin askerî gücünün bu devletten çok daha üstün olduğunu ortaya koymuş, bu da İranlılarda Osmanlı topraklarına yeniden saldırma heves ve cesareti bırakmamıştır. Aynı sebeplerden dolayı II. Osman'ın savaştığı halde dize getiremediği Lehistan Devleti de ağır şartlarla barışı kabul etmiştir. İstanbul'da 1043/1633 yılında çıkan büyük yangın üzerine Şeyhülislâmın da fetvasını alarak tütün içmeyi yasaklamış, yasağa uymayanları, devlete isyan etmiş kabul edip katillerine başlamıştır. Kahvehaneleri de kapatmış, gece fenersiz sokağa çıkanları da gerekli cezalarla cezalandırmıştır. Sultan IV. Murad'ın eski Osmanlı padişahlarından farklı olarak yaptığı bir icraat ta ulemâ sınıfından bazı insanları idam ettirmesidir ki o zamana kadar "Görevden azl olunur ve nefy olunabilir; ancak katlolunmaz" şeklindeki bir düşünceyle idam edilmeleri yasaklanmıştı. Bu dönem yenilikçi bir padişah olarak tanıdığımız Sultan IV. Murad, yine yenilikçi olarak IV. Murad'a sunduğu risalelerle dikkat çeken Koçi Bey ve diğer bazı yenilikçi yönleri olan müellifler, XVII. yüzyıllın ilk yarısı itibariyle döneme damgalarını vurmuş seçkin şahsiyetlerdir. Duraklama döneminin bir bölümünü oluşturan Sultan IV. Murad'ın yenilikleri sayesinde devletin eski haşmetini kazandığını ifade edebiliriz. Yalnız bu yenilik hareketlerinde, eğer meselelerin kökenine inilmiş olsaydı daha kalıcı olabilirdi. Dönem aydınları da şefi şerif ve kanun-ı kadime aykırı tutum ve davranışları bozulmanın sebebi olarak görmüşler ve çözümün bunlara dönüşle mümkün olabileceğini savunmuşlardır. Bütün XVII. Yüzyıl yenilikçileri, gelenekçi bir tutum izlemiş, bu da meselelerin geçici olarak çözümüne yol açmıştır. Yapılan yenilik çalışmaları, ait olduğu hükümdar veya sadrazam dönemi için geçerli olabilmiştir. Yine de devletin varlığını uzun bir süre daha koruyabilmesine yardımcı olmuş, devletin ömrünü uzatmış, daha sonra gelen köklü yenilik200 hareketlerinin yapılmasına zemin hazırlamıştır. Daha çok askerî, malî.idarî ve içtimaî alanda yapılan yenilikler merkezî otoriteyi sağlamlaştırmış, devletin içte ve dışta daha uzun yıllar itibar kazanmasını sağlamıştır. Bu dönem yenilikleri genellikle, baskı ve şiddet metodu uygulanarak yapılmıştır. Şurası bir gerçektir ki; Osmanlı idarecilerinin böyle bir yola başvurmalarının sebebi, devletin içinde bulunduğu durum gereğidir. Devlet içindeki başıboşluk, düzensizlik, idaresizlik, rüşvet ve adam kayırma, bürokrat kesimin entrikaları, askerin disiplinsizliği, valilerin serkeşliği vb..gibi durumlar göz önüne alınırsa baskı-şiddet yoluyla bunları önleme tedbiri olağandır. Bu yenilik hareketleri, daha sonraki yüzyılda askerî alana ağırlık veren yenilik hareketlerinin yapılmasına da örnek teşkil etmiştir.
Author
Dr. Meryem Şahin Sungur
How to Cite
Meryem Şahin Sungur (Yüksek Lisans Tezi). Osmanlı Devletinde Sultan IV. Murad ve dönemi yenilik hareketleri: 1623 - 1640, 2002, Gazi University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Gazi University
- Türkiye petrol ve gaz sondaj sahası iş kazaları analiz ve modellemesi(2021)
- Experimental development of the interfacial bond-slip model between textile reinforced mortar strips and masonry walls(2025)
- Yarıiletken nem sensörlerinin geliştirilmesi(2021)
- Bilgisayar destekli ve doğrudan strateji öğretimimin okuduğunu anlamaya etkisi(2021)
- Mühendis adayı öğrencilerinin integral problem çözüm süreçlerinin bloom taksonomisi ile kavramsal ve işlemsel bilgi açısından incelenmesi(2021)
- Borik asit katkılı sülfolanmış polisitiren membranın polimer elektrolit yakıt hücresinde elektrolit olarak kullanılabilirliği(2006)
