Medical SpecialtyOpen Access

Ratlarda bupivakain ve deksmedetomidinin yara iyileşmesi üzerindeki etkisinin araştırılması

2024
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Serkan Karaman

Abstract (TR)

Vücut yapılarının bütünlüğünün bozulmasıyla meydana gelen doku kayıplarına 'yara' ismi verilir. Yara iyileşmesi;hücresel, biyokimyasal ve fizyolojik bir dizi olayın bütünleşmesi sonucu meydana gelmektedir. Bupivakain, amid türevi lokal anesteziklerden bir tanesidir. Bu ilaç lokal infiltrasyonda hem anestezi hem de analjezi etkileri gösterilmiştir. Yara yeri üzerinde ağrıyı azaltmak amacıyla sıklıkla kullanılan bupivakainin yara iyileşmesi üzerine etkileri tartışmalı olduğu çeşitli çalışmalar ile gösterilmiştir. Klinik anestezi yönetiminde selektif alfa 2 adrenerjik reseptör agonisti olan deksmedetomidininsempatolitik, anksiyolitik, analjezik ve sedatifetkisinden faydanılmaktadır. Birçok deneysel ve klinik çalışmada deksmedetomidin uygulanmasının anti inflamatuvar etkilerinin olduğu gösterilmiştir. Bu çalışmada, analjezik özelliği nedeniyle lokal infiltrasyon ile yaygın olarak kullanılan bupivakainin ve yakın zamanda kullanılmaya başlanan deksmedetomidinin yara yeri iyileşmesi üzerindeki etkilerinin araştırılması planlandı. İnsizyon ile yara yeri oluşturulan ratlardabupivakain, deksmedetomidin ve bunların birlikte kullanımlarının erken yara iyileşmesi etkisini inceleyerek yara iyileşmesi tedavisine alternatif olanakları ortaya koymak amaçlandı. Çalışmaya 6 – 8 haftalık 250-350 gr ağırlığındaki, 28 adet Wistar albino cinsi erkek ratlar dahil edildi. Ratlar araştırma başlangıcına kadar oda sıcaklığında (22-24oC), ortalama % 35nisbi nemde, 12 saat aydınlık-12 saat karanlık ortamda tutulup, standart pellet yem ve su ile beslenerek izlendi. Herhangi bir yem ve su kısıtlamasına gidilmedi. Ratlar, her grupta 7' şer adet olmak üzere toplamda dört gruba ayrıldı. Gruplardaki tüm ratların anestezisi intraperitoneal (ip) 50 mg/kg ketamin ile sağlandı. Gerektiğinde ratların anestezi derinliğini sabit tutmak için idame ketamin (yarı dozda, 25 mg/kg) refleks yanıtlara (çene ya da iskelet kası tonusu izlenmesi) bakılarak tekrarlandı. Ratlar anestezi uygulamasından sonra prone pozisyonda operasyon masasına sabitlendi.Sırt bölgesi tüyleri elektrikli tıraş makinesi ile tıraş edilerek temizlendi. İnsizyon yapılacak saha povidon iyot ile silinip 2 dk beklendikten sonra steril gazlı bez ile kurulandı. Her grup için belirlenmiş olan solüsyonlar insizyon bölgesine infiltre edildikten 2 dk sonra sonra steril şartlar altında delikli kompres konularak sırt bölgesinden orta hat boyunca bistüri ile 4 cm'lik cilt ve ciltaltı bağ dokusunu içeren longitudinal cerrahi kesi yapıldı ve sonrasında 3/0 prolen iplik ile cilt ve cilt altı dokular karşılıklı olarak birleştirildi. İşlem sonrasında ağrı kesici olarak içme suyu yoluyla 30 mg/kg, 1-2 ml dozunda asetaminofen verildi. İşlemin herhangi bir aşamasında ve işlem sonrasında antibiyotik verilmedi. Ratlar optimum yaşam şartlarında aynı ortamda aynı tür yiyecek ve su ihtiyaçları karşılanarak barınaklarda 8 gün süre ile tutuldu. Günlük bir kez yara bakımları yapıldı. İşlem sonrası 8. günde intraperitoneal ketamin ile anestezi altında hayvanlar sakrifıye edildi. Bütün ratlar 8. günün sonunda sakrifiye edilip sırt kısmında insizyon yapılan sahadan steril şartlarda 6*4 cm cilt, cilt altı dokusu şerit şeklinde çıkarıldı. Materyalin 2 cm'lik kısmı ile histolojik inceleme, 1 cm'lik kısmı iledokuda hidroksiprolin, geriye kalan materyalle ( 1x1 cm² ) tensiyometri cihazı ile yara yerinin gerilim kuvveti hesaplandı. 0. Saatte alınan intrakardiyak kan ileTnf-alfa, interlokin 6 veinterlokin 10 düzeyleri RT-PCR yöntemi ile çalışıldı. Ek olarak dokulardaki hidroksiprolin seviyesinin analizi için ELİSA yöntemi kullanıldı.Hidroksiprolin ELISA testi, A.B.T LaboratoryIndustry firmasının RatHyp(Hydroxyproline) ELISA Kitlerinde firmanın belirttiği protokol ile yapıldı. Histolojikdeğerlendirmeler, TOGÜ Histoloji ve Embriyoloji laboratuvarında gerçekleştirildi. Elde edilen bütün sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirildi. Çalışmamızda literatüre uyumlu bir şekilde deksmedetomidin verilen grupta bupivakain verilen gruba göre antiinflamatuar sitokin olarak kabul edilen IL-10 gen ekspresyonunun anlamlı olarak daha yüksek olduğu saptandı. Çalışmamızda vaskülarite açısından kontrol ve deksmedetomidin grupları dışındaki tüm gruplar arasında anlamlı farklılık saptanmıştır.Bupivakainyara iyileşmesini olumsuz yönde etkileyerekbupivakainin damar sayısını azalttığı,deksmedetomidinin olumlu yönde etkileyen damar sayısını arttırdığı ve bupivakain+deksmedetomidin kullanılan grubun bupivakainden fazla ancak deksmedetomidin den az damar sayısı oluşturduğu görüldü. Çalışmamızda elde ettiğimiz veriler ışığında, bupivakainin yara yeri iyileşmesine olumsuz, deksmedetomidinin ise genel olarak yara yeri iyileşmesine olumlu etkilerinin olduğu düşüncesindeyiz. Bu iki ilaç beraber kullanıldığında isedeksmedetomidininbupivakainin olumsuz etkisini az da olsa azalttığı kanaatindeyiz. Bu etkinin tam olarak ortaya konması için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Bupivakain, Deksmedetomidin, Yara iyileşmesi, İnflamasyon, Yara infiltrasyonu

Author

Dr. Cihat Ayaz

How to Cite

Cihat Ayaz (Tıpta Uzmanlık Tezi). Ratlarda bupivakain ve deksmedetomidinin yara iyileşmesi üzerindeki etkisinin araştırılması, 2024, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity