Sıçanlarda mobil ve immobil bölgenin yağ greft viabilitesine olan etkisinin araştırılması
2022
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Levent Yoleri
Abstract (TR)
Giriş ve amaç: Plastik, estetik ve rekonstrüktif cerrahi pratiğinde yağ greftleri, doku augmentasyonunda, vücut konturlarının şekillendirilmesinde ve yüz gençleştirmede , skar revizyonlarında sıkça kullanılmaktadır. Otolog yağ greftlerinin avantajları kolay elde edilebilir olması, tekrarlanabilir olması, kolay uygulanabilir olmasıdır. Otolog doku olması nedeniyle yabancı cisim reaksiyonları ile karşılaşılmamaktadır(1). Her zaman istenilen hacmin elde edilememesi, öngörülemeyen rezorbsiyonların olması en büyük dezavantajlarıdır. Yapılan araştırmalara göre otolog yağ grefti uygulamaları sonrasında değişen oranlarda rezorbsiyonların olduğu izlenmiştir (2,3). Otolog yağ greftinde adiposit yaşayabilirliğini artırmak için çok sayıda çalışmalar yapılmıştır (2). Fakat plastik, estetik ve rekonstrüktif cerrahide rutine girmiş standart bir uygulama henüz bulunmamaktadır (4). Literatürde vücuttaki mobil (hareketli) ve immobil (hareketsiz) bölgenin yağ greft yaşayabilirliğine etkisi üzerine çalışma yapılmadığı görülmüştür. Bu çalışmada yeni bir sıçan modeli oluşturularak sıçanın hareketli ve hareketsiz bölgelerinin yağ greftiyle olan ilişkisi araştırılmıştır. Gereç ve yöntem: Çalışmada 24 adet Wistar Albino cinsi erkek sıçan kullanıldı. Sıçanlar randomize olarak iki gruba ayrıldı. Hareketli ve hareketsiz bölge olarak sıçanda alıcı saha olarak yeni bir model tanımlandı. 1. deney grubunda sıçanın sağ inguinal bölgesinden alınan yağ grefti, ağırlık ve hacimleri ölçülerek, hareketsiz bölge olarak seçilen skalpte cilt altında açılan poşa tek parça halinde yerleştirildi. 2. deney grubunda sıçanın sağ inguinal bölgesinden elde edilen yağ grefti ağırlık ve hacimleri ölçülerek hareketli bölge olarak seçilen servikal bölge dorsal yüzünde cilt altında oluşturulan poşa tek parça halinde yerleştirildi. Her iki gruptaki yağ greftleri 6 haftanın sonunda yerleştirildikleri poşlardan çıkarılıp ağırlık ve hacimleri ölçüldü. Histopatolojik olarak adiposit varlığı, fibrozis, inflamasyon, vasküler yoğunluk, nekroz , kist -vakuol oluşumu incelendi. İstatistiksel olarak hacim ve ağırlık karşılaştırması ,histopatolojik verilerin değerlendirilmesi yapıldı. ix Bulgular: 1. ve 2. grup arasında yağ greftlerinin ağırlıkları istatistiksel olarak karşılaştırıldığında anlamlı bir fark izlenmedi (p> 0,05). Histopatolojik verilerin istatiksel analizinde kist- vakuol oluşumunda , inflamasyonda, normal yağ dokusunda, nekrotik yağ dokusunda ,fibroziste her iki grup arasında anlamlı bir fark bulunmadı (p>0,05). Vasküler yoğunluğun grup 1'de daha fazla olduğu görüldü ve istatiksel olarak yapılan değerlendrimede anlamlı bulundu (p<0,05). Tartışma ve sonuç: Plastik cerrahi pratiğinde yağ grefti yaygın olarak olarak kullanılmaktadır. Çalışmamızda yeni bir sıçan modeli tanımlanarak hareketli ve hareketsiz bölgenin yağ greft yaşayabilirliği üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Hareketli ve hareketsiz bölgede 42 gün beklemenin ardından çıkan yağ greftlerinin ağırlıkları kıyaslandığında anlamlı bir sonuç bulunamamıştır. Histopatolojik olarak yapılan incelemede hareketsiz bölgedeki yağ greftlerinde vasküler yoğunluğun daha fazla olduğu ortaya çıkmıştır. Yağ greft sağ kalımını artırmaya yönelik çok sayıda çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalardan bir kısmı sağ kalımı artırmak için yağ greftinin vaskülaritesini artırmaya yönelik olmuştur. Vaskülarite artışı bazı çalışmalarda antioksidan madde kullanımı , neovaskülarzasyonunu tetikleyici ajanlar ile sağlanılmaya çalışılmıştır(3). Bu çalışmaların sonucunda vaskülarite artışında anlamlı bulunan araştırmalar mevcuttur. Fakat rutin prosedürde uygulamaya geçmemiştir. Bizim çalışmamızda vaskülarizasyonu artırmak için yardımcı ajanlara gerek kalmadan hareketiz bölgeye yerleştirilen yağ greftlerinde vasküler yoğunluğun arttığı ve istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür. Vasküler yoğunluk artışı ile birlikte uzun dönem yağ greft sağ kalımlarında artış olabileceği düşünülmektedir. Çalışmamızda sıçanlarda yağ greft uygulamaları için hareketli ve hareketsiz bölgelerin kıyaslanması açısından yeni bir sıçan modeli tanımlanarak literatüre kazandırılmıştır.
Author
Gökçen Çakır Bozkurt
Institution
How to Cite
Gökçen Çakır Bozkurt (Tıpta Uzmanlık Tezi). Sıçanlarda mobil ve immobil bölgenin yağ greft viabilitesine olan etkisinin araştırılması, 2022, Manisa Celal Bayar University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Manisa Celal Bayar University
- Çokkültürcü sosyal hizmet bağlamında ezidi mülteci gençlerin sosyal bütünleşme sürecinin incelenmesi(2016)
- Türkiye'nin Adalar (Ege) denizi güvenliği meselesi(2007)
- Türkiye'de sürdürülebilir büyüme kaynakları açısından orta gelir tuzağı sorunu(2023)
- Fitness merkezi yöneticilerinin krize karşı örgütsel tepkilerine göre liderlik stillerinin incelenmesi: Covid-19 salgını vakası(2023)
- Yeşil lojistik kapsamında çevre etkinlik VZA yöntemleri ile AB ülkeleri ve Türkiye'nin lojistik-çevre etkileşimli performanslarının değerlendirilmesi(2023)
- Çerkes kültüründe gündelik hayat ve kadın(2023)
