Sıçanlarda siyatik sinirin ezilme yaralanması sonrası yüksek yoğunluklu lazer biyostimülasyon tedavisinin rejeneratif etkilerinin değerlendirilmesi
2022
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Doğan Dolanmaz
Abstract (TR)
Maksillofasiyal bölgede yapılan cerrahi işlemler sonucu oluşabilecek komplikasyonlarda; periferik veya santral sinir sistemi yaralanmasına bağlı sinirlerde fonksiyon kaybı, parestezi, hipoestezi, nöropatik ağrılar gibi nörosensöryel bozukluklar izlenebilmektedir. Oluşan hasarın şekli ve bulunduğu bölgeye göre tedaviye başlama zamanını değişmektedir. Tedavi yöntemi olarak invaziv, noninvaziv ve konvansiyonel tedaviler uygulanmaktadır. Periferal veya santral sinir sisteminin dejeneratif ve travmatik zedelenmesi sonrasındaki bir çok tedavi metodu uygulanarak sinirin rejeneratif etkisi gösterildiğine dair çalışmalar bulunmakla birlikte, yüksek yoğunluklu lazer tedavisi ile ilgili literatürlerde herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Tüm ratların sol siyatik sinirleri cerrahi klemp ile 30 sn ezilerek sinir hasarı oluşturuldu. Siyatik sinirin ezilme yaralanmalarını takiben, otuz üç sıçan rastgele olarak kontrol, düşük yoğunluklu lazer tedavisi (DYLT) ve yüksek yoğunluklu lazer tedavisi (YYLT) olarak üç gruba ayrıldı. Kontrol grubundaki sıçanların yaralanan siyatik siniri spontan iyileşmeye bırakılırken, YYLT (120J/seans ve 1024 nm dalga boyu) ve DYLT (2.4J/seans ve 650 nm) ameliyattan hemen sonra başlanıldı ve tedavi süresince 3 günde bir uygulandı. Ameliyat sonrası dönemde siyatik fonksiyonel indeks(SFİ), elektrofizyolojik değerlendirmeler ve histomorfometrik değerlendirmeler ile rejenerasyon durumu araştırıldı. 23 günlük iyileşme periyodunda, SFİ skorunda YYLT grubunun kontrol grubuna göre istatiksel anlamlık mevcuttken (p=,012), kontrol-DYLT (p=,270) ve YYLT-DYLT(p=,473) arasında istatiksel fark olmadığı görüldü. 30 günlük iyileşme periyodu sonunda YYLT grubu kontrol ve DYLT gruplarına göre anlamlı derecede daha iyi SFİ skorları kaydedildi. (p=,000, p=,002) DYLT-Kontrol grupları arasında istatiksel olarak fark yoktu. (p=,419) Elektrofizyolojik değerlendirmede, amplitüt değerlerinde üç grup arasında istatiksel anlamlık bulunmamıştır. (p>0,05) Latans ve süre değerlerinde YYLT grubunun DYLT (p=,002, p=,014) ve kontrol (p=,003, p=,000) grubuna göre istatiksel anlamlılık mevcutken, DYLT-kontrol (p=1.000, p=,162) arasında istatiksel olarak fark yoktu. Histolojik değerlendirmede, schwann hücre sayısı LLLT grubunun kontrol (p=,003) ve YYLT (p=,048) grubuna göre anlamlı derecede fazla olduğu ancak YYLT- kontrol (p=,59) grubunda istatiksel olarak fark olmağını ortaya koydu. G-ratio değerlendirilmesinde, YYLT grubunda, 0,55-0,69 aralığına sahip sinir liflerinin sayısı diğer gruplara göre yüksek çıkmıştır. Fonksiyonel, histomorfometrik ve elektrofizyolojik araştırmalara göre YYLT, ezilme yaralanması sonrası periferik sinir rejenerasyonunda DYLT'den daha iyi sonuçlar ortaya koydu. Bu sonuçla YYLT, periferik sinir rejenerasyonu sırasında daha yüksek penetrasyon derinliği ve etkinliği açısından DYLT'den daha üstün görünmektedir.
Author
Kemal Atakan Bayburt
Institution

Bezmialem Vakıf University
Ağız, Diş, Çene Hastalıkları ve Cerrahisi Bilim Dalı
How to Cite
Kemal Atakan Bayburt (Doktora Tezi). Sıçanlarda siyatik sinirin ezilme yaralanması sonrası yüksek yoğunluklu lazer biyostimülasyon tedavisinin rejeneratif etkilerinin değerlendirilmesi, 2022, Bezmialem Vakıf University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Bezmialem Vakıf University
- Tuberoskleroz tanılı hastalarda mikro RNA düzeyi değerlendirilmesi(2016)
- Açık teknik septorinoplasti yapılan olgularda postoperatif bantlamanın ödeme etkisi(2015)
- Adölesan dönemde hirşutizm tanısı alan hastalarda etyolojik dağılım(2015)
- Unstable angina pectoris hastalarında signal peptide complement C1R/C1S, UEGF, ve BMP1 epıdermal growth factor-like domain-containiing protein 1' in tanısal değerinin araştırılması(2015)
- Deneysel kafa travması modelinde high mobility group box-1 protein düzeylerinin oksidatif stres, apoptoz, serebral ödem ve kan beyin bariyeri üzerine etkilerinin araştırılması(2016)
- 5-fluorourasile bağlı arteryel vazokonstrüksiyon etyolojisinde ürotensin-2'nin rolü(2017)