Medical SpecialtyOpen Access

Trigeminal nevralji in vitro modeli olarak sıçan trigeminal sinir hücreleri üzerine bevacizumabın tedavi edici etkisinin araştırılması

2023
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Ali Rıza Güvercin

Abstract (TR)

Giriş-Amaç Trigeminal nevralji (TGN), kişinin yaşam kalitesini düşüren şiddetli ağrılar ile karakterize nöropatik hastalıktır. Teşhisinin zor olması ve bulguların farklı hastalıklarla karışması sebebiyle, hastalığın görülme oranlarının raporlananlara göre yüksek olduğu düşünülmektedir. Trigeminal nevralji (TGN) günümüzde halen büyük bir sorun teşkil etmekte ve tedavisinde en çok zorlanılan hastalıklardan biri olmaya devam etmektedir. Bu durum hem hastalar hem de toplum için hem psikolojik hem de maddi bir sorundur. Bu yüzden günümüzde yeni çıkan moleküller Trigeminal nevralji tedavisinde denenmekte ve umut olabilmektedir. Trigeminal nevraljide nedenler kesin olmamakla beraber başlangıçta primer olarak herhangi bir lezyonun ya da yapının sinire bası yapması sonucunda trigeminal sinir hücreleri ve etrafındaki nöronlar hasarlanır. Bu durum hücresel düzeydeki inflamatuar kaskadları başlatır. Trigeminal sinirin ihtiyaç duyduğu perfüzyonu bozar ve bu hipoksik durum nöronlarda yapısal hasar meydana getirir. Primer hasardan sonra başlayan ve zamanla devam edebilen bir dizi hücresel değişiklikler oluşur ve genellikle birbiri ardına gelişir. Bu süreçler sonunda trigeminal sinir beslenmesi ve miyelinizasyonu bozulur, ödem gelişir. Demiyelinizasyon sonucu nöronlarda aşırı uyarılabilirlik meydan gelir ve bunun sonucunda ağrı gelişir. Sinir hücrelerinde yenilenme için çalışmalar başlar ancak zayıftır. Genel olarak deneysel tedaviler sekonder hasarı engelleme ve nörorejenerasyona katkı sağlamaya yöneliktir. Yapılan çalışmalar göstermiştir ki sekonder hasar ve iyileşme dönemindeki en önemli durumlardan bir tanesi basının, ödemin azaltılması bir diğeri de revaskülarizasyon ile hem hasarlı bölgedeki yeniden kanlanmayı ve hücresel düzeyde beslenmeyi sağlamak hem de hasarlı alanındaki serbest radikalleri ve zararlı maddeleri uzaklaştırmaktır. Hedef trigeminal sinirin mikrosirkülasyon bozukluğunu ortadan kaldırmak ve perinöral perfüzyonu geliştirmek yani dolaşım bozukluğunu düzeltmektir. Ancak bu dönemde meydana gelen revaskülarizasyonun belirli bir dengede olması gerekir, hasarlı alanda yeterli perfüzyonun olmaması da gereğinden fazla olması da bir sorundur. VEGF (Vasküler Endotelyal Büyüme Faktörü) türündeki ilaçlar bu hasar modellerinde daha önce deneysel olarak kullanılmış ve vaskülarizasyonu arttırarak sekonder hasarı azaltıcı etkileri, hasarlanan nöral dokularda nöroprotektif yönde etkileri de gösterilmiştir. Ancak son zamanlarda Anti VEGF türündeki ilaçların da gereğinden fazla olan vaskülarizasyonu engelleyerek iyileşme üzerinde pozitif yönde etki edebileceği düşünülmüştür. Bu etkilerini basitçe hasar sonrası ödemi azaltarak oksijenin ve enerji kaynaklarının hücrelere iletimini kolaylaştırarak yaptığı, limitli bir anjiyogenez sağlayarak sinir hücrelerinin beslenmesinde verimliliği arttırarak yaptığı, böylece nöroprotektif etkilerinin olabileceği düşünülmüştür ancak litaratürde bu konuda yeterli bilgi ve yayın bulunmamaktadır. Gereç&Yöntem: Deneyde 10 adet sıçan kullanılmıştır. Dekapitasyon sonrası trigeminal ganglionları (TG) çıkartıldıktan sonra hücre kültür protokolleri yapılmıştır. Hücreler ayrıştırıldıktan sonra steril şekilde normoglisemik (NG), hiperosmolar (HPO) ve hiperglisemik (HPG) ortamlar oluşturulup xcelligence sisteminde pleytlere 100-200 hücre olacak şekilde yerleştirilmiş ve hücrelerin adhezyonu, büyümesi ve proliferasyonu için RTCA (Real Time Cell Analysis) yazılımına göre 24 saate kadar biyosensör elektrotlar aracılığı ile empedans ölçümleri gerçekleştirilmiştir. 24 saat sonunda NGF (Nerve Growth Faktör) verilmiş ve empedans ölçümleri 24 saat daha devam etmiştir. 48.saat sonunda her ortama bevacizumab doz 1 (0.025 mg/ml), bevacuzimab doz 2 (0,25 mg/ml), bevacuzimab doz 3 (1 mg/ml), bevacuzimab doz 4 (2.5 mg/ml) şeklinde tedavi dozları verilmiş ve her 15 dakikada bir empedans ölçümleri RTCA yazılımıyla 160 saat sonuna kadar devam edilmiştir. Bulgular: NG ortamda tüm bevacizumab tedavi dozlarının negatif etkinliğinin olmadığı gösterilmiş ancak bunun yanında doz 4 de hücre indeksinde pozitif yönde anlamlı farklılık olduğu görülmüştür (p<0.05). Her ne kadar istatiksel olarak sadece doz 4 ile diğer gruplar arasında anlamlı farklılık olsa da doz arttıkça hücre indeksinde pozitif yönde bir artış olduğu görülmüştür.HPO ortamda bevacizumab tedavisinin tüm tedavi şekillerinde negatif etkisinin olmadığı gösterilmiş ancak hücre indekslerinde doz bağımlı olarak anlamlı farklılık saptanmış olup pozitif etkinliği gösterilmiştir. Her ne kadar istatiksel olarak tüm dozlar arasında anlamlı farklılık olmasa da doz arttıkça hücre indeksinde pozitif yönde bir artış olduğu görülmüştür. HPG ortamda bevacizumab tedavisinin tüm tedavi şekillerinde negatif etkisinin olmadığı gösterilmiş ancak hücre indekslerinde doz bağımlı olarak anlamlı farklılık saptanmış olup pozitif etkinliği gösterilmiştir. Her ne kadar istatiksel olarak tüm dozlar arasında anlamlı farklılık olmasa da doz arttıkça hücre indeksinde pozitif yönde bir artış olduğu görülmüştür. Sonuç: Anti VEGF tedavisinin trigeminal nevraljide nöronal rejenerasyona katkı sağlayabileceği, fonksiyonel nöronları koruyarak sekonder hasarı azaltıcı ya da sınırlayıcı etkisinin olabileceği düşünülmüştür. Anahtar Kelimeler: Trigeminal nevralji, Bevacizumab, Anti VEGF, Nörorejenerasyon, xcelligence

Author

Dr. Kaan Kırımlı

How to Cite

Kaan Kırımlı (Tıpta Uzmanlık Tezi). Trigeminal nevralji in vitro modeli olarak sıçan trigeminal sinir hücreleri üzerine bevacizumabın tedavi edici etkisinin araştırılması, 2023, Karadeniz Technical University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Karadeniz Technical University