DoctorateOpen Access

Türk basınında düzensiz göçün görsel temsili: Taliban yönetimi sonrası Afgan göçü

2024
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Emine Nazlı Aytuna

Abstract (TR)

Günümüzde, 281 milyon insan çeşitli nedenlerden dolayı kısa, orta veya uzun vadeli olarak yaşadığı toprakları terk etmiş ve daha yaşanılabilir yerlere doğru göç etmiştir. Yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda kalan ve daha iyi yaşam koşullarına ulaşmak için riskli bir yolculuğa çıkan insanların bir yandan sığındıkları ülkelerde sosyal, kültürel, ekonomik ve politik sorunlarla mücadele ettiği öte yandan sığındıkları ülkelerin medya organları tarafından "öteki" olarak tanımlandığı ve olumsuz bir şekilde temsil edildiği görülmüştür. Medya tarafından inşa edilen bu olumsuz temsiller hem toplumda nefret söyleminin, önyargıların, kutuplaşmanın, İslamofobik eğilimlerin, göç karşıtı hareketlerin, toplumsal güvensizlik duygusunun ve ayrımcı politikaların artmasına hem de göç gruplarının entegrasyon süreçlerinin zorlaşmasına ve ağır insan hakları ihlallerine zemin hazırlayabilmektedir. Bu muhtemel sorunların aşılabilmesi için göçün medyadaki temsilinin kapsamlı bir biçimde incelenmesi ve bu analizin sonuçlarına dayalı olarak göçün medyadaki sorunlu temsilinin iyileştirilmesine yönelik sürdürülebilir çözüm stratejilerinin geliştirilmesi gerekmektedir. Modern bir devletin, vatandaşlarının güvenliğini sağlamak, adil bir hukuk sistemi oluşturmak, temel hizmetleri sunmak, ekonomik refahı artırmak ve toplumsal uyumu teşvik etmek gibi çeşitli sorumlulukları bulunmaktadır. Bu sorumluluklarını yerine getirmeyen veya getiremeyen devletler, "kırılgan devlet" olarak adlandırılmaktadır. Kırılgan devletlerde; yönetici sınıf kendi maddi çıkarlarını halkın çıkarlarından üstün tutmakta, halkın çoğunluğu yönetimden dışlanmakta, fakir kesim durumlarını iyileştirecek kaynaklara erişememekte, halk cemaatlere bağlılık göstermekte, iç savaşlar ve ağır insan hakları ihlalleri yaşanmakta, doğal felaketler büyük ekonomik krizlere neden olmakta, uluslararası yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılamamakta, terör örgütleri güçlenmekte, kamusal hijyene ve sağlık sistemine çok az yatırım yapılmakta, zayıf politikalar nedeni ile sınırlar kontrol edilememekte ve göç hareketlerine engel olunamamaktadır. Afganistan, kırılgan bir devlet yapısına sahiptir. Afganistan'ın bu devlet yapısı ise büyük göç hareketlerine neden olmuştur. Günümüzde, dünya ülkeleri 7 milyondan fazla kayıtlı Afgan'a ev sahipliği yapmaktadır. Dünya genelinde düzensiz Afgan göçmenlere dair kesin veriler ise bulunmamaktadır. Dünyanın en büyük göç gruplarından birini oluşturan Afganlar, 40 yıldan uzun bir süredir ülkelerindeki ekonomik zorluklar, iç savaş, siyasi istikrarsızlık, ağır insan hakları ihlalleri, eğitim fırsatlarının eksikliği, doğal afetler, yoksulluk, gıda güvensizliği, etnik ve dini ayrımcılık başta olmak üzere çeşitli nedenlerden dolayı ülkelerini kitleler halinde terk etmekte ve istikrarlı bir biçimde Türkiye'ye göç etmektedir. Taliban'ın 15 Ağustos 2021'de ülke yönetimini yeniden ele geçirmesi ile Afganistan'da insani kriz derinleşmiş ve Türkiye'ye yönelik yeni bir düzensiz göç hareketliliği yaşanmıştır. Türkiye'de şu anda 150 bine yakın kayıtlı, 300 binden fazla kayıtsız Afgan yaşamaktadır. Afganlar, Suriyelilerden sonra Türkiye'deki en büyük göç grubunu oluştursa da medya ve göç ilişkisine dair ulusal literatürde yer alan çalışmaların çoğunluğunun geçici koruma rejimi kapsamında Türkiye'ye kabul edilen Suriyelilere odaklandığı görülmektedir. Ulusal literatürde, Afganların Türk basınındaki temsiline dair sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Ulusal ve uluslararası literatürde; Afganların görsel temsiline odaklanan çalışmaların sayısı yok denecek kadar azdır. Taliban'ın ülke yönetimini yeniden ele geçirmesi ile Türkiye'ye yönelik gerçekleşen düzensiz Afgan göçünün Türk basınında yer alan haber metinlerinde ve haber fotoğraflarında nasıl temsil edildiğini ortaya koyan herhangi bir çalışmaya ise rastlanılmamıştır. Bu doktora çalışması, Taliban'ın ülke yönetimini yeniden ele geçirmesinin ardından Türkiye'ye yönelik gerçekleşen düzensiz Afgan göçünün, Türk basınında nasıl temsil edildiğini kapsamlı bir şekilde araştırmayı ve araştırmanın sonuçlarına dayalı olarak göçün medyadaki sorunlu temsilinin iyileştirilmesine yönelik sürdürülebilir çözüm stratejileri geliştirmeyi amaçlamıştır. Bu doktora çalışması temel olarak Türkiye'ye göç eden Afganların haber fotoğrafları üzerinden nasıl temsil edildiğine odaklansa da bu çalışma sadece haber fotoğraflarını değil, aynı zamanda haber metinlerini de analiz ederek, bu iki unsurun haberin toplam anlamını nasıl şekillendirdiğine dair kapsamlı bir bakış ortaya koymayı hedeflemiştir. Göçün medyadaki temsilini ele alan ulusal ve uluslararası literatürdeki çalışmaların, genellikle belirli dönemlerde meydana gelen göç hareketlerinin medyadaki temsilini sınırlı bir kodlama şablonu çerçevesinde incelediği görülmüştür. Bundan dolayı, mevcut çalışmaların göçün medyadaki temsiline dair kapsamlı bulgular ortaya koyamadığı saptanmıştır. Bu doktora çalışması ise göçün medyadaki temsilini sınırlı kategoriler çerçevesinde inceleyen önceki çalışmalardan ayrışarak, ikinci Taliban yönetimi sonrası Türkiye'ye yönelik gerçekleşen düzensiz Afgan göçünün Türk basınındaki temsilini ulusal ve uluslararası literatürdeki tüm kodlama şablonlarından hareketle bütünsel bir bakış açısıyla incelemeyi ve gelecekteki çalışmalara yöntembilimsel bir çerçeve sunmayı amaçlamıştır. Bu doktora çalışmasında öncelikle hem araştırmanın kuramsal temellerini güçlendirmek hem de araştırmanın hipotezlerini ve yöntemini belirlemek amacı ile iki bölümden oluşan bir literatür yazılmıştır. Birinci bölümde, göçün medyadaki görsel temsiline dair kavramsal ve kuramsal bir çerçeve sunulmuştur. İkinci bölümde ise çalışmanın özgün vakası olan Afgan göçünün hem tarihî arka planına, nedenlerine ve sonuçlarına hem de medyadaki temsiline dair bir literatüre yer verilmiştir. Çalışmada, literatürden hareketle 4 hipotez oluşturulmuştur. İlk hipotez (H1), "düzensiz Afgan göçmenlerin Türk basınındaki temsili, gazetelerin ideolojik eğilimlerine bağlı olarak değişmektedir"; ikinci hipotez (H2), "Türk basınında, düzensiz Afgan göçmenler haber metinlerinde ve haber fotoğraflarında ana aktör olarak yer almamaktadır"; üçüncü hipotez (H3), "Türk basınında yer alan haber metinlerinde ve fotoğraflarında Afgan erkekler Afgan kadınlara kıyasla daha fazla öne çıkmaktadır" ve dördüncü hipotez (H4), "Türk basınında yer alan haber fotoğraflarında düzensiz Afgan göçmenler nesneleştirilmektedir" şeklindedir. Çalışmanın üçüncü bölümünde, hipotezlerin sınanması amacıyla tasarlanan araştırma yöntemi açıklanmıştır. Bu kapsamda öncelikle tercih edilen araştırma yönteminin temel unsurları ortaya konulmuştur. Daha sonra ise çalışmanın amacına ve hipotezlerine uygun bir şekilde belirlenen evren ve örneklem ile veri toplama teknikleri açıklanmıştır. Geçerlik ve güvenirlik sağlamak amacıyla izlenen adımlar ortaya konulmuştur. Araştırmaya dahil edilmeyen unsurlar, nedenleri ile belirtilmiştir. Araştırma kapsamında, amaçlı örnekleme tekniği ile seçilmiş olan BirGün, Hürriyet, Sözcü, Yeni Şafak ve Cumhuriyet gibi farklı ideolojik görüşlere, yüksek tirajlara ve dijital haber kaynaklarına sahip gazetelerin web sitelerinde "Afganistan", "Afgan", "Taliban", "Afgan göçmen", "Afgan mülteci", "Afgan sığınmacı" ve "düzensiz Afgan göçmen" gibi anahtar kavramlar kullanılarak düzensiz göçünün resmi olarak kayda alındığı 15 Ağustos 2021 ile doktora çalışmasının araştırma bölümüne başlandığı 15 Ağustos 2023 tarihleri arasında düzensiz Afgan göçüne dair yayımlanan tüm haber metinleri ve fotoğrafları toplanmıştır. Web tarama botları veya otomasyon yazılımları kullanılmaksızın manuel olarak toplanan haber metinleri ve fotoğrafları, Excel veri tablosuna kaydedilmiştir. Araştırmanın ilk aşamasında haber metinleri; ikinci aşamasında ise haber fotoğrafları ulusal ve uluslararası literatürdeki çalışmalarda yer alan tüm kategoriler çerçevesinde içerik analizine tabi tutulmuştur. Elde edilen veriler, görsel araçlar kullanılarak görselleştirilmiş ve analiz edilmiştir. Gazetelerin, düzensiz Afgan göçüne dair 1156 haber yayımladığı tespit edilmiştir. Haber metinlerinde, Afganların çoğunlukla ana aktör olarak yer aldığı ancak olumsuz olayların merkezine yerleştirildiği, sayısal verilere indirgendiği, kendi deneyimlerini ve hikayelerini ifade etme fırsatının kısıtlandığı, kimliklerine dair çok az bilgi sunulduğu, kitleleştirildiği ve "kaçak, tecavüzcü, hırsız, saldırgan, cani, vasıfsız, terörist, gerici, suçlu, tehlikeli, istilacı, uğursuz veya ataerkil" şeklinde nitelendirildiği görülmüştür. Ayrıca, haber metinlerinde Afgan erkeklerin sıklıkla öne çıkarıldığı ve Afganlara dair hukuki statülerin gelişigüzel kullanıldığı saptanmıştır. Haberlerde, 1890 fotoğrafın yer aldığı tespit edilmiştir. Haber fotoğraflarında, Afganların çoğunlukla ana aktör olarak yer aldığı ancak olumsuz olayların merkezine yerleştirildiği, kitleleştirildiği, anonimleştirildiği, sorunlarının küçümsendiği, kimliklerine dair çok az bilgi sunulduğu, fiziksel bir hareketliliğe ve nesnelere indirgendiği ve yasadışı figürler olarak temsil edildiği görülmüştür. Bununla birlikte, fotoğraflarda da Afgan erkeklerin sıklıkla öne çıkarıldığı ve Afgan göçünün hem haber metinlerinde hem de haber fotoğraflarında erkekler üzerinden temsil edildiği saptanmıştır. Göçün medyadaki temsilini ele alan ulusal ve uluslararası literatürdeki çalışmaların, genellikle belirli dönemlerde meydana gelen göç hareketlerinin medyadaki temsilini sınırlı bir kodlama şablonu çerçevesinde incelediği ve bu temsillerin gazetelerin ideolojik eğilimlerine bağlı olarak değiştiğini ortaya koyduğu görülmüştür. Bu doktora çalışması ise ulusal ve uluslararası literatürdeki tüm kodlama şablonlarından hareketle Afgan göçünün ulusal basındaki temsilini incelemiş ve elde ettiği bulgularla farklı ideolojik görüşlere sahip ulusal basının Afganları ortak bir düşman olarak ilan ettiğini ve onları kamusal alanın dışında tutulması gereken varlıklar olarak sunduğunu ortaya koymuştur. Bu bulgular, çalışmanın birinci hipotezini büyük oranda çürütmüştür. Çalışmanın bulguları, Afganların haber metinlerinin ve fotoğraflarının büyük bir kısmında ana aktör olarak yer aldığını ortaya koymuştur. Ancak, Afganların, haber metinlerinin ve fotoğraflarının bir kısmında başkaları aracılığıyla var olabilen ve bir temsilciye muhtaç bireyler veya gruplar olarak temsil edildiği tespit edilmiştir. Bu bulgular, çalışmanın ikinci hipotezini kısmen doğrulamıştır. Çalışmanın bulguları, Afgan erkeklerin haber metinlerinin ve fotoğraflarının büyük bir kısmında belirgin bir şekilde öne çıktığını ve göç olgusunun medyada genellikle belirli bir cinsiyetle ilişkilendirildiğini ortaya koymuştur. Bu bulgular, çalışmanın üçüncü hipotezini büyük oranda doğrulamıştır. Çalışmanın bulguları, Afganların ana aktör olarak yer aldığı veya öznesi olmayan fotoğraflarda nesnelere indirgendiğini ve insani boyutlarının göz ardı edildiğini ortaya koymuştur. Bu bulgular, çalışmanın dördüncü hipotezini doğrulamıştır. Netice itibariyle, doktora çalışmasının ikinci, üçüncü ve dördüncü hipotezlerinin kısmen veya büyük oranda doğrulandığı ve elde edilen bulguların büyük bir kısmının literatürle tutarlı olduğu görülmüştür. Doktora çalışmasının sonuç kısmında, elde edilen tüm bulgular ışığında medyanın göç gruplarını dengeli ve insan haklarına uygun bir biçimde temsil edebilmesi için bir rehber sunulmuştur.

Author

Dr. Zindan Çakıcı

How to Cite

Zindan Çakıcı (Doktora Tezi). Türk basınında düzensiz göçün görsel temsili: Taliban yönetimi sonrası Afgan göçü, 2024, Galatasaray University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Galatasaray University