Master'sOpen Access

Türk sanatında düş, bellek ve gerçeküstücülük

2015
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Mehmet Zahit Büyükişliyen

Abstract (TR)

İnsanların bilinçaltının sırlarını, inceliklerini, düşlerin gizemini çözmek, insanlar için hep merak konusu olmuştur. Gerçeküstücü eylemin ön planında olan düştür. Çünkü insanlığın bu zamana kadar hep merak ettiği ve yorum yaptığı bir konudur. Kişinin asıl benliğini oluşturan öğeler, hep bastırılmıştır. Bunların üzerindeki baskı kalktığı zaman ortaya çıkan dışavurumlar sanata yansıtılmıştır. Burada asıl önemli konu Gerçeküstücü eylemde nesnenin değiştirilmesi unsurudur. Nesnenin dönüştürülmesi, değiştirilmesi meselesi düşlerde de ortaya çıktığı gibi Gerçeküstü akımın oluşumunda önemli katkısı vardır. İmgeye dış dünyanın baskısıyla verilen tanımlar Gerçeküstücü düşüncede tamamen değiştirilmiştir; nesneler sanatçının iç dünyasına göre dıştan bir etki olmadan tanımlanmaya başlanmıştır. İnsanın iç dünyası sürekli bir fantezi dünyasıdır. Sanatçılar buradaki sentezi dışa aktarmaya çalışarak insanın iç dünyasını anlamaya ve ona yönelmeye başlamışlardır. Sanatçının kişiliği eseri aracılığıyla derinliğini yansıtır, tarz ve kişilikleriyle şekillenen sanat eseri gitgide daha dışavurumcu bir hal almış, bilinçaltının artık dışa yansıma için yol aradığı psikolojik durum kendini göstermiştir. Düş dünyasına nüfuz eden bilinçaltı artık sanat hayatına da nüfuz etmeye başlamıştır. Mantık ve estetik yargının engellediği ruhsal sanat ortamı, bu olguların göz ardı edilmesiyle kendini rahatça yansıtma gücünü elde etmiştir. Artık fizik ötesi bir âlem içerisinde yeni bir evren anlayışı Gerçeküstücü bir tavırla insan hayatına nüfuz etmektedir. Düşsel durum insanın kendini daha iyi kavramasına, hayal gücü dünyasını keşfetmeye olanak sağlamıştır. Gerçeküstücülük bu amacı görünür kılarak sunmuştur. Otomatizm, büyü, mistisizm, mizah, gerçeküstücü nesnelerle fantastik olanı arayan ve bu tekniklerle asıl gerçekliğe ulaşmaya çabalayan sanatçılar arzu ve isteklerini dışa yansıtarak belleklerindekileri boşaltmış ve iç dünyanın çözümüne ulaşmaya çalışmışlardır. Biçim ve renk olgularından ziyade Gerçeküstücülükte esas alınan öge duygudur. Çağdaş Türk Sanatında oluşmaya başlayan akımlar Güzel Sanatlar Akademisi'nden bir grup sanatçının yurtdışına gidip oradaki sanat ortamlarıyla kaynaşmasıyla ve yeni ağlarla yeni sanat çevrelerini tanımasıyla oluşmuştur. Bu bağlamda yeni sanat anlayışları Türk Resmine hâkim olmaya başlamıştır. Bunlardan biri de Gerçeküstücülüktür. Gerçeküstücülük ile birlikte fantastik ögelerden ve farklı sanat akımlarından da yararlanan Türk Sanatçılar, Çağdaş Sanatı geliştirmede ve uygulamada önemli adımlar atmışlardır. Bu sanat akımında önemli olan nokta düşler ve bilinçaltının derinliklerinde yatan sırlardır. Amaç bilinçaltının usun boyunduruğundan çıkartılarak insanı daha iyi tanımlamaya, onun sınırlarını aşmaya yöneltmektir. İnsanın iç dünyasını, fantezilerini ön plana çıkarmaya çalışan sanatçılar, nesnelere bambaşka anlamlar yükleyerek, doğayı yorumlamışlardır.Etkilendiği akım yıkıcı olmasına rağmen, Gerçeküstücülük yıkıcı bir faaliyet değil, yapıcı bir ifade aracı olarak kendini göstermiştir. Türk Sanatçılar bu bağlamda Batı Sanatını inceleyerek Türk Resminde o etkiyi oluşturmuşlardır.

Author

Özge Kahraman

How to Cite

Özge Kahraman (Yüksek Lisans Tezi). Türk sanatında düş, bellek ve gerçeküstücülük, 2015, Yeditepe University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Yeditepe University