Medical SpecialtyOpen Access

Yedi-on dört yaş arası hafif persistan ve orta persistan astımlı çocuklarda inhale kromolin sodyum ve inhale budesonid kullanımının karşılaştırılması

2003
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Özkan Karaman

Abstract (TR)

Yedi - on dört yaş arası hafif persistan ve orta persistan astımlı çocuklarda inhale kromolin sodyum ve inhale budesonid kullanımının karşılaştırılması Dr.Dilek Orbatu Bronşial astım tekrarlayan öksürük, hışıltı (vizing) atakları ve değişik derecelerde hava akımında azalmayla seyreden, tedavili veya tedavisiz düzelebilen ve çoğu kez bronş hiperreaktivitesinin eşlik ettiği, eozinofil ve mast hücrelerinin ön planda olduğu hava yollarının kronik inflamatuvar hastalığıdır. Astımda inflamasyon oluştuktan sonra hiperreaktivite oluşmakta, buna bağlı bronkospazm ve sonuçta semptomlar oluşmaktadır. Astım tedavisinde önceleri sadece semptomları giderici tedaviler ön planda iken, günümüzde hastalığın patogenezinin daha iyi anlaşılması ile semptomları yaratan inflamatuvar durumu düzeltmek önem kazanmıştır. Çalışma, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Allerji Bilim Dalı'nda en az bir yıldır hafif persistan ve orta persistan astım nedeni ile izlenen 63 çocuk üzerinde yapıldı. Hastalar üç gruba ayrıldı: Grup l'e inhale kromolin sodyum (lOmg/gün), grup 2'ye inhale budesonid (400ueg/gün), grup 3'e inhale kromolin sodyum (lOmg/gün) ile birlikte inhale budesonid (400ueg/gün) başlandı. Çocuklar bu tedaviye altı ay aralıksız devam ettiler. Tedaviye başlamadan önceki iki haftalık hazırlık safhasında fizik muayeneleri, solunum fonksiyon testleri, P-A akciğer grafileri, hemogram, karaciğer-böbrek fonksiyon testleri, total IgE, total eozinofil ölçümleri, epidermal deri testleri ( skin prick test) yapıldı. Hastaların klinik düzelme, egzersiz kapasitesinde artma, gece uykudan uyanma sıklığında azalma, eliminasyona uyum ve duygu durumlarım içeren semptom skorları oluşturuldu. Aylık p-2 agonist gereksinimleri saptandı. Tedavi başlangıcı ve sonunda kardiyak fonksiyonları ekokardiyografik olarak değerlendirildi. Aktif tedavi periyodunda hastalar altı ay boyunca her ay görülerek klinik bulguları, solunum fonksiyon testleri, semptom skorları kaydedildi. Çalışmaya 26'sı (%41.26) kız, 37'si (%58.74) erkek toplam 63 hasta alındı. Toplam 63 hasta ile başlanan çalışma, bir hasta takipsizlikten, bir hasta da durumu kötüleştiği için 61 (%96.82) hasta ile tamamlandı. Her bir grubu oluşturan hastaların sayısı, cinsiyetleri, ortalama yaşlan, ağırlıkları ve boylan arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık saptanmadı (p>0.05). Çalışma öncesi iki hastada (%3.17) nezle, iki hastada (%3.17) farenjit, iki hastada (%3.17) karın ağrısı mevcuttu. Yedi hastada (%11.1) klinik ve water's grafisi ile uyumluakut sinüzit, dört hastada (%6.3) boğaz enfeksiyonu saptanıp tedavileri yapıldıktan bir ay sonra çalışmaya dahil edildiler. Tedavi öncesi ve sonrası grup içi ve gruplar arasında hematolojik, biyokimyasal ve serolojik parametreler açısından istatistiksel anlamlı farklılık saptanmadı (p>0.05). Tedavinin başında çekilen P-A akciğer grafilerinde patolojik bulgu saptanmamış olup, epidermal deri testleri pozitif olan hastalar çalışmaya dahil edildi. Her üç tedavi grubunun solunum fonksiyon testlerinin FVC, FEVı, FEF25-75 ve PEF parametrelerinde yükselme saptanmış olup, istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Aylık bronkodilatör gereksinimi her üç grupta da tedavi sonunda azalmıştır. Kromolin sodyum alan grupta tedavi öncesine göre sonrasında bronkodilatör gereksiniminde azalma olmakla birlikte inhale kortikosteroidin kullanıldığı grupta istatistiksel olarak anlamlı düzelme sağlanmıştır (p<0.05). Ancak grup 3'te kullanımda azalma tedavinin erken döneminde %95'lere ulaşmaktadır. Her üç tedavi grubunda da klinik düzelme, egzersiz kapasitesinde artma, gece uykudan uyanma sıklığında azalma belirgin olup istatistiksel açıdan anlamlıdır (p<0.05). Eliminasyona uyum açısından grup l'de istatistiksel anlamlılık mevcut iken (p:0.01), grup 2 ve 3'te anlamlılık bulunmamıştır (p>0.05). Hastaların duygu durumları tarafımızca değerlendirilerek, hiçbirşeyi yoksa "0", çok iyi ise "1", iyi ise "2", aym ise "3", kötü ise "4", çok kötü ise "5", çok çok kötü ise "6" olarak skorlandı. Verilen cevapların tutarlılığı istatistiksel analiz ile tedavi öncesi ve sonrasında karşılaştırıldı. Buna göre duygu durum ile ilgili olarak verilen cevapların tutarlılığı açısından grup 1 ve 3'te istatistiksel anlamlı farklılık saptanmış olup (p<0.05), grup 2'de istatistiksel anlamlı farklılık mevcut değildir (p>0.05). Takipte aylık bakılan klinik bulgular, solunum fonksiyon testleri, semptom skorlarında her üç grupta da grup içi ve gruplar arası istatistiksel olarak anlamlı düzelme sağlanmıştır (p<0.05). Hastalar yan etki açısından değerlendirildiğinde hazırlık safhasına göre aktif tedavi periyodunda hiçbir grupta belirgin yan etki artışına rastlanmamıştır (p>0.05). Düzenli tedavi alan bronşial astımlı hastalarda kardiyak fonksiyonları ve tedavide kullanılan ilaçların kardiyak fonksiyonlar üzerine olan yan etkilerini değerlendirmek amacıyla tedavi başında ve sonunda yapılan elektrokardiyografik (EKG) ve ekokardiyografik incelemede, kullanılan parametrelerde ortaya çıkan değişiklikler açısından her üç grupta da istatistiksel anlamlı farklılık mevcut değildir (p>0.05).Sonuç olarak; hafif ve orta persistan astımlı çocukların hastalık aktiviteleri tek başına inhale kortikosteroid ve inhale kortikosteroid ile birlikte inhale kromolin sodyum alan tedavi gruplarında daha belirgin olmak üzere, her üç tedavi rejimi ile de kontrol altına alınmıştır. Hafif persistan astımda kromolin sodyum tek başına kullanılabilir ancak semptomlar düzelmiyorsa inhale kortikosteroide geçilmesi gerekmektedir. Inhale kortikosteroid ve inhale kortikosteroid ile birlikte kromolin sodyum alan iki tedavi grubu arasında klinik düzelme, solunum fonksiyon testi parametrelerinde yükselme benzer olduğundan inhale kortikosteroid başlanması gereken olgularda kromolin sodyum ilave etmenin tedaviyi etkilemeyeceği ortaya çıkmaktadır. Düzenli tedavi alan bronşial astımlı olgularda yapılan EKG ve ekokardiyografik incelemede, kardiyak fonksiyonlarda değişiklik ve astım tedavisinde kullanılan ilaçların uzun süreli kullanımda kardiyak yan etkileri mevcut değildir. Anahtar Sözcükler: Bronşial astım, inhale budesonid, inhale kromolin sodyum, ekokardiyografi.

Author

Dr. Dilek Orbatu

How to Cite

Dilek Orbatu (Tıpta Uzmanlık Tezi). Yedi-on dört yaş arası hafif persistan ve orta persistan astımlı çocuklarda inhale kromolin sodyum ve inhale budesonid kullanımının karşılaştırılması, 2003, Dokuz Eylül University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Dokuz Eylül University