Yumuşak doku tümörlerinde malign ve benign ayrımında b- mod usg, power doppler ve elastografinin etkinliği ve tanıya katkısı
2021
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Gök
Abstract (TR)
Giriş ve Amaç Yumuşak doku tümörler günlük klinik pratikte sıklıkla karşımıza çıkmaktadır ve çoğu benign tümörlerdir. Yumuşak dokuların görüntülenmesi sırasında ana hedeflerden biri malign tümörlerin belirlenmesi olmalıdır. Yumuşak doku tümörlerinde ilk görüntüleme yöntemi olarak US tercih edilmektedir. Ucuz ve kolayca elde edilebilir bir tetkiktir. Bu ileriye dönük çalışmadaki amacımız, B- mod US, Power Doppler ve Shearwave Elastografinin benign ve malign yumuşak doku kitlelerini ayırt etmedeki faydasını ve tanıya katkısını değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem Bu prospektif çalışma kurumumuz etik kurulu onaylanmış ve her muayeneden önce tüm hastalardan yazılı bilgilendirilmiş gönüllü onamları alınmıştır. Tüm hastalara B-mod US, Power Doppler ve pSWE yapıldı. Yumuşak doku tümörlerin morfolojik özellikleri, kanlanmaları ve sertlikleri değerlendirilerek kayıt edildi. US incelemelerinden sonra histopatolojik tanı elde etmek için lezyonlara kesici iğne biyopsi veya eksizyonel biyopsi yapıldı. Tümörlerin histopatolojik tanısı referans olarak kullanıldı. Histopatolojik tanısı olmayan olgular çalışmaya dahil edilmedi. Yetmiş dört hastanın 75 yumuşak doku tümörleri çalışmaya dahil edildi. Kategorik değişkenler arasındaki bağımlılık ki-kare testi kullanılarak belirlendi. Kategorik değişkenler için tanımlayıcı istatistikler sayı (yüzde) olarak verildi. Mann-Whitney u testi iki bağımsız grubu karşılaştırmak için kullanıldı. p<0.05 olan değerler istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular Benign (n=43) ve malign yumuşak doku tümörlerinde (n=32) uzun aksı, şekil, işgal ettiği doku kompartmani, vaskülarizasyon paternleri ve pSWE açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu (p <0.05). Malign nodların ortanca sertliği (46,5 kPa) ile benign nodların ortanca sertliği (27,8 kPa) arasında anlamlı fark bulundu (p<0.05). ROC eğrisi kullanılarak en iyi kesme değeri 34.9 kPa olarak belirlendi. Benign ve malign tümörleri ayırt etmede bu değerin duyarlılığı ve özgüllüğü sırasıyla % 65.6 ve % 70.7 olarak hesaplandı. Eğri altındaki alan 0.664'tü. Tümörün kenar özellikleri, tümörün ekojenitesi, iç kompozisyonu ve homojenliği, benign ve malign tümörler arasındaki ayrımda anlamlı değildi (p >0,05). Sonuç Çalışmamız yumuşak doku tümörlerinde US bulgularının benign malign ayrımındaki yerini incelemiştir. Buna göre tümör boyutu, şekli, vaskülaritesi, lezyonun tuttuğu kompartman sayısı ve son olarak SWE ile elde edilen değerlerin bu ayrımda yararlı olabileceği bulunmuştur. Bu bilgiler ışığında daha geniş olgu serileri ile yapılacak yeni çalışmalar ile, SWE'nin yumuşak doku tümörlerinin ayırıcı tanısında ve yönetiminde daha önemli bir role sahip olacağını düşünüyoruz. Anahtar Kelimeler: Ultrasonografi, Doppler, Elastografi, Shear-wave, Yumuşak doku tümörleri
Author
Dr. Rashıd Mukoya Bwıre
How to Cite
Rashıd Mukoya Bwıre (Tıpta Uzmanlık Tezi). Yumuşak doku tümörlerinde malign ve benign ayrımında b- mod usg, power doppler ve elastografinin etkinliği ve tanıya katkısı, 2021, Adnan Menderes University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Adnan Menderes University
- Adnan Menderes Üniversitesi'ne başvuran hastaların hepatit B virüs seroprevelansının ve bazı demografik özelliklerinin belirlenmesi(2018)
- Türkiye'de kentsel mekânın dönüşümü: Bursa örneği(2018)
- Ağız ve diş sağlığı okuryazarlığı ölçeği kısa formu'nun (adsoy-14) Türk diline uyarlaması(2020)
- Theileria annulata'nın TA15705 proteininin karakterizasyonu ve AP-1 aktivasyonundaki rolünün belirlenmesi(2010)
- Theileria annulata'nın tanısında serolojik (indirekt ELISA) ve moleküler (PZR, çoklu PZR ve lamp) yöntemlerin geliştirilmesi(2010)
- Dalyan Kumsalı (Muğla) Caretta caretta deniz kaplumbağası populasyonunun üreme ekolojisi(2006)
