Acıbadem University
Discipline

Dahili Hastalıklar Hemşireliği Anabilim Dalı

Acıbadem University

4

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

4 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Kemoterapi alan kolorektal kanserli hastalarda ankaferd hemostat' ın oral mukozitleri önlemedeki etkisi

Ağız bakımında amaç, patolojik oral mikrobiyal floranın etkisini azaltmak ve kanser tedavisine bağlı enfeksiyon, ağrı ve kanamayı önlemektir. Kanser tedavisine bağlı mukozitin önlenmesi ve tedavisinde kullanılmak üzere her geçen gün yeni ajanlar eklenmektedir. Bunlardan biri de Ankaferd Hemostat'tır. Ankaferd Hemostat, doku iyileşmesinde pleiotropik etkilere ve anti-enfektif özelliklere sahiptir. Bu çalışmanın amacı, kolorektal kanser tanısı almış erişkin hastalarda kemoterapiye bağlı oral mukoziti önlemede Ankaferd Hemostat'ın etkililiğini değerlendirmektir. Araştırma, kolorektal kanser tanısı yeni konulan ve kemoterapinin birinci kürünü alacak olan hastalar üzerinde randomize kontrollü deneysel bir çalışma olarak tasarlanmıştır. Veriler bilgi formu, Performans Skoru, Oral Mukozit Değerlendirme Skalası ile toplanmıştır. Ankaferd Hemostat ve bikarbonat grubunda kemoterapiden sonra 7. ve 15. gün izlemlerinde mukozit semptom bulguları arasında anlamlı farklılık vardır (p<0,05). İkili lojistik regresyon analizinde, 7. gün mukozit oluşumunu etkileyen faktörlerden modelde sadece nötrofil ve TSH yer alırken, sadece TSH değişkeni istatistiksel olarak anlamlıdır. Çalışmada, literatürde yer alan diğer ajanlara göre daha düşük oranda mukozit görüldü. Kolorektal kanser tanısı almış erişkin hastalarda kemoterapiye bağlı oral mukoziti önlemede Ankaferd Hemostatın etkili olduğu belirlendi.

Ankaferd kanama durdurucuAğızAğız hastalıkları+6
Yasemin Karacan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tip 2 diyabeti olan bireylerin insülin tedavisini kabullenme ve uyum süreçlerindeki deneyimlerinin belirlenmesi

Bu çalışma; Aralık 2014-Nisan 2015 tarihleri arasında, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hastanesi Endokrin ve Metabolizma Hastalıkları Kliniğinde, Tip 2 diyabeti olan bireylerin insülin tedavisini kabullenme ve uyum süreçlerindeki deneyimlerini belirlemek amacıyla niteliksel tipte yapıldı. Araştırmaya insülini uygulama eğitimini almış olup insülin kullanan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 16 hasta dahil edildi. Veriler, görüşme formu ve derinlemesine görüşme yöntemi ile toplandı. Araştırmaya katılan bireylerin yaş ortalamaları %53.7±11.9 yıl ve %75'i ise erkek idi. Diyabetli bireyler araştırma ile ilgili bilgilendirilerek yazılı onayları alındı. Ortalama 9 dakika süren görüşmeler, ses kayıt cihazı ile kayıt altına alınarak 24 saat sonra verilerin yazılı dökümü çıkarıldı. Demografik özellikler için istatistiksel veriler kullanıldı. Niteliksel verilerin analizinde ise içerik analizi yöntemi kullanıldı. Analiz sonuçları doğrultusunda, temalar belirlenerek söz konusu temalar üzerinden çalışma sonuçları değerlendirildi. Araştırmaya katılan bireylerin deneyimlerinden elde edilen ifadeler gruplandırılarak verilerin birleştiği dört ortak kod grubu saptandı. Bu kod grupları insülinle tanışma, insülin algısı, insülinle yaşam ve insülin uygulaması olarak anlamlandırıldı. Sonuç olarak; bireylerden elde edilen ham verilerden insülinle tanışmada; bilgi eksikliği, bilinçsizlik, insülin algısında; korku, üzüntü, kabullenme, insülinle yaşamda; tedaviyi sürdürmede uyum güçlüğü, alışkanlıkların değişmesi, sosyal çevrede enjeksiyon yapma problemi, toplumun insülinle ilgili düşünceleri, kendini daha iyi hissetme, insülin uygulamasında ise; insülin uygulama hataları, insülini taşıma problemi, iğne korkusu ve bilgi eksikliği olmak üzere toplam 14 tema çıkarıldı. Bireylerin tedaviyi kabullenme ve uyum sağlamalarını kolaylaştırmak için diyabet eğitiminin ilk safhasında insülin tedavisinden bahsedilmesi, bireysel gereksinimlere göre planlama yapılması ve empatik bir yaklaşımla insülin tedavisini kabullenme süreçlerine yardım edilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Diyabet, insülin tedavisi, uyum süreci

Gülay Gülşen
Acıbadem University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Hemodiyaliz hastalarının psikolojik dayanıklılık durumları ve etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi

Kronik Böbrek Yetmezliği (KBY) kronik bir hastalık olarak kişilerin yaşam alanlarını daraltan, hayat kalitelerini bozduğu gibi, kişilerin ölüm korkusu yaşamalarını sağlayan, iş gücü kaybına yol açan ve kişilerin çalışma hayatlarını dahi sonlandırmalarını gerektiren, hemen her yaş grubunu en çok da genç erişkinleri etkileyen bir hastalıktır. Bu çalışmanın temel amacı, hemodiyaliz hastalarının psikolojik dayanıklılık durumları ve etkileyen faktörlerin değerlendirilmesidir. Bu amaçla özel diyaliz merkezlerinde hemodiyaliz tedavisi gören 178 bireye sosyo-demografik özellikleri ile psikolojik dayanıklılık anketleri dağıtılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 20.0 paket programı ile yapılmıştır. Sonuç olarak elde edilen bulgular incelendiğinde pozitif psikolojik bir kavram olarak psikolojik dayanıklılığın demografik faktörlerden yaş, aile tipi ve hemodiyalize girme süreleri ile psikolojik dayanıklılıkla herhangi bir şekilde etkilemediği ancak cinsiyetin, medeni durumun, öğrenim durumu ve çalışma durumlarının psikolojik dayanıklılıkla anlamlı ilişkilerin bulunduğu tespit edilmiştir. Yapılan bu çalışmada, varılan bulgular doğrultusunda istenen amaca varıldığı söylenebilir. Ancak yapılan literatür incelemelerinde kullanılan örneklem ile psikolojik dayanıklılık ile ilgili yeterince çalışma yapılmamış olması bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Gelecekte yapılacak çalışmaların buna benzer daha geniş örneklem grupları ve farklı hastalık grupları ile yapılması önerilebilir.

Böbrek yetmezliği-kronikPsikolojiPsikolojik dayanıklılık+1
Emine Dane
Acıbadem University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kronik böbrek yetmezliği hastalarında hemodiyaliz uygulaması sırasında besin tüketme miktarının kan basıncına etkisi

Kronik Böbrek Yetmezliği Hastalarında Hemodiyaliz Uygulaması Sırasında Besin Tüketme Miktarının Kan Basıncına Etkisi Amaç: Bu araştırma, kronik böbrek yetmezliği hastalarında hemodiyaliz uygulaması sırasında besin tüketme miktarının kan basıncına etkisini belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapıldı. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya İstanbul ilinde, hemodiyaliz tedavisi alan 62 hasta alındı. Hasta grupları; besin tüketim miktarlarına göre üç gruba ayrıldı. Veriler, sosyo-demografik özellikler formu ve İzlem formu aracılığı ile toplanarak analiz edildi. Bulgular: Hemodiyaliz tedavisi sırasında, sistolik arter basıncı hemodiyaliz öncesi ölçümüne göre, birinci grupta 123,61' den 109,40 mmHg' ya, ikinci grupta 138,99' dan 115,15 mmHg' ya, üçüncü grupta 134,68' den 121,32 mmHg' ya düştüğü belirlendi. Her üç grupta yer alan bireylerinde besin tüketimi sonrası kan basıncının düşme eğiliminde olduğu gözlendi. Hemodiyaliz tedavisi sırasından besin tüketim zamanının kan basıncı değişimlerinde farklılıklara neden olduğu tespit edildi. Hemodiyaliz tedavisinin ilk bir saatlik diliminde besin tüketen bireylerde kan basıncı değişikliğinin diğer bireylere oranla fazla olduğu saptandı. Bu araştırmada bireylerin interdiyalitik ağırlık kazanımları kan basıncı düşüşünü etkilemediği gözlendi. Sonuç: Hemodiyaliz tedavisi sırasında intradiyalitik hipotansiyon riskinin azaltılmasına yönelik hastaların besin tüketim miktarlarının azaltılması ve besin tüketim zamanının ilk bir saat içinde yapılmaması önerildi.

BeslenmeBeslenme durumuBöbrek+7
Canan Yüksel Acar
Acıbadem University · Institute of Health Sciences
2016
00