Acıbadem University
ACIBADEM

Acıbadem University

60

Archived Theses

0

DOIs Assigned

1

Institute

0%

DOI Rate

Recently Added Theses

View All
Master'sOpen AccessTR

Streptozotosin ile oluşturulan deneysel diyabette ekzojen olarak uygulanan oksitosinin sıçan testisi üzerine olan etkisinin değerlendirilmesi

Bu çalışmada streptozotosin (STZ) enjeksiyonu ile deneysel diyabet oluşturulan sıçanlarda diyabet öncesi ve sonrası oksitosinin tedavi edici ve koruyucu etkisini göstermek amaçlanmıştır. Wistar albino erkek sıçanlar dört gruba ayrıldı; 1) Kontrol grubu (n: 6): sıçanlara 0,3 ml serum fizyolojik intraperitoneal (i.p.) olarak enjekte edildi, 2) STZ grubu (n: 6): 65 mg/kg tek doz STZ i.p. olarak uygulandı ve 4 hafta bekletildi, 3) Oksitosin ön uygulama grubu (n: 6): 5 µg/kg oksitosin i.p. olarak 5 gün boyunca uygulandıktan sonra, tek doz STZ (65 mg/kg) i.p. olarak uygulandı ve 4 hafta bekletildi 4) Oksitosin tedavi grubu (n: 6): tek doz STZ (65 mg/kg) i.p. olarak enjekte edildikten 4 hafta sonra 5 µg/kg oksitosin 5 gün boyunca i.p. olarak uygulandı. Deneyin başında ve deney süresince sıçanlardan alınan kan örnekleri glukometre ile ölçüldü ve glukoz değerleri 200 mg/dl'den yüksek olan sıçanlar çalışmaya dâhil edildi. Uygulamalardan sonra sıçanlar sakrifiye edildi. Testis doku örnekleri ışık ve geçirimli elektron mikroskopi için, kan örnekleri ise malondialdehit (MDA), glutatyon (GSH) ve ileri oksidasyon protein ürünleri (Advanced Oxidation Protein Products, AOPP) ölçümleri için alındı. Testis doku örneklerinden alınan parafin kesitlere histopatolojik skorlama için Hematoksilen ve Eosin (H&E) ve Periyodik asit-Schiff (PAS) reaksiyonu uygulandı. Özellikle oksitosin uygulanan gruplarda; geçirimli elektron ve ışık mikroskopi bulgularında da STZ grubuna kıyasla histopatolojik hasarın anlamlı olarak azaldığı gözlendi. Oksitosin ön uygulama grubunda oksitosin tedavi grubuna kıyasla histopatolojik hasarın anlamlı olarak azalması dikkati çekti. MDA bulgularında oksitosin uygulanan gruplarda STZ grubuna göre anlamlı bir azalma gözlenirken; GSH bulgularında oksitosin uygulanan gruplarda STZ grubuna göre anlamlı bir artış; AOPP'de ise oksitosin uygulanan gruplarda STZ grubuna göre anlamlı azalma gözlendi. Bu bulgular ışığında oksitosinin testisde oluşan diyabet hasarına karşı koruyucu etkisi gösterilmiştir. Sonuç olarak, diyabette oluşan testis hasarına karşı oksitosin uygulamasının klinik olarak önemli bir rol üstleneceğini düşünmekteyiz.

Diabetes mellitus-deneyselMikroskopiOksitosin+2
Pınar Köroğlu
Acıbadem University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İnhomojen dokularda analitik anizotropik ve pencil beam convolution algoritmalarıyla hesaplanan dozların karşılaştırılması

İnsan vücudu kemik, akciğer ve yumuşak doku gibi farklı yoğunluklara sahip dokular içermektedir. Işının geçtiği dokularda su eşdeğeri olmayan inhomojen ortamların varlığı, doz dağılımlarında değişikliklere sebep olacaktır. Işınlanan dokularda dozun doğru olarak belirlenebilmesi için, doz hesaplama algoritmaları inhomojen yapılarda doğru modelleme yapmalıdır. Bu çalışmada yoğunluk ayarlı radyoterapi planlarında (YART) Anizotropik Analitik (AAA) ve Pencil Beam Convolution (PBC) algoritmalarının inhomojen dokulardaki doz dağılımları karşılaştırılmıştır. Ayrıca iyon odası ölçümleriyle hesaplanan ve ölçülen dozların uyumu incelenmiş, homojen ve inhomojen fantomlarda algoritmaların profil ve yüzde derin doz (YDD) eğrileri karşılaştırılmıştır. Bunun yanında AAA ve PBC kullanılarak hesaplanan YART planlarında hedef hacim içerisinde var olan hava eşdeğeri doku hacminin elde edilen doz dağılımına etkisi araştırılmıştır. AAA ve PBC'nin doz dağılımları karşılaştırıldığında, risk altındaki organların maruz kaldığı dozlar arasında klinikte ihmal edilebilecek fark saptanırken, hedef hacim içerisindeki sıcak doz bölgesinin hacmi AAA ile PBC'den anlamı olarak fazla bulunmuştur (p=0.005). Homojen fantomda hesaplanan ve ölçülen dozlar karşılaştırıldığında AAA planları için alamlı fark bulunamazken (p=0.074) PBC planları için anlamlı fark bulunmuştur (p=0.012) fakat bu fark %3'ten küçüktü. İnhomojen fantomda ise hesaplanan ve ölçülen dozlar karşılaştırıldığında AAA planları için anlamlı fark yokken (p=0.139) PBC planları için anlamlı fark saptanmıştır (p=0.007) ve bu fark %6'dan büyüktü. AAA ve PBC'nin homojen fantomdaki YDD ve profilleri arasında anlamlı fark olmamakla beraber inhomojen fantomdaki profil eğrilerinde, özellikle alan kenarlarında anlamlı fark bulunmuştur. İnhomojen fantomdaki YDD'ler incelendiğinde ise hava eşdeğeri dokuyu AAA ve PBC birbirlerinden farklı modellemişlerdir. Ayrıca, hedef içerisindeki hava eşdeğeri hacmin miktarı arttıkça, planlarda maksimum doz ve sıcak doz hacminin arttığı gözlenmiştir.

Anizotropik çözümlerDoz-cevap ilişkisi-radyasyonRadyometri+4
Esra Küçükmorkoç
Acıbadem University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Baş boyun radyoterapisinde yoğunluk ayarlı radyoterapi (IMRT) ve yoğunluk ayarlı ark terapi (IMAT) tekniklerinin karşılaştırılması

Bu çalışmada, 12 baş boyun kanserli hasta için, 5, 7, 9 alanlı IMRT ve 1 ve 2 arklı IMAT planları oluşturulmuştur. Planlar hedeflerin % 95' i dozun tamamını alacak şekilde normalize edilmiş, hedef ve kritik organların doz değerleri DVH üzerinden belirlenen maksimum ve ortalama doz değerleri ile incelenmiştir. IMRT ve IMAT öncelikleri arasında, 5, 7, 9 alanlı IMRT planları arasında, 1 ve 2 arklı IMAT planları arasında ve 7 alanlı IMRT ve 2 arklı IMAT planları arasında karşılaştırmalar yapılmıştır. IMRT öncelikleriyle oluşturulmuş planlarda hedef yapılarda, IMAT öncelikleriyle oluşturulmuş planlarda da kritik yapılarda daha yüksek dozlar elde edilmiştir. 5, 7 ve 9 alanlı IMRT planları kendi aralarında kıyaslandığında 5 alanlı planlarda yüksek doz değerleri daha fazla görülmüştür. En dengeli doz dağılımı 7 alanlı planlarla elde edilmiştir. IMAT planlarında yüksek dozlar, 2 arklı planlara kıyasla genellikle 1 arklı planlarda oluşmuştur. IMRT ve IMAT planları karşılaştırıldığında 2 arklı IMAT planlarında daha yüksek doz değerlerine rastlanmıştır. IMAT planlarında alanlar 360º' den girerek vücut konturundaki düzensizliklerden 7 alanlı IMRT planlarına göre daha fazla etkilenmektedir. MU değerlerine bakıldığında ise IMRT planlarında alan sayısıyla orantılı olarak artan değerler görülmektedir. Oysa IMAT planlarından elde edilen değerler IMRT planlarından elde edilen değerlerin hemen hemen üçte birine yakındır. Özellikle 2 arklı IMAT planlarında tek arklı plana göre belirgin bir MU artışı olmamasına rağmen kritik organ dozları ve doz dağılımında daha iyi sonuçlar elde edilmiştir.

Doz-cevap ilişkisi-radyasyonKafa ve boyun neoplazmlarıRadyometri+2
Mine Doyuran
Acıbadem University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Cyberknife ve gammaknife tedavilerinde hedef hacim ve normal doku dozlarının karşılaştırılması

Stereotaktik radyocerrahi (SRC) küçük intrakranyal lezyonların radyasyonla tedavisi için geliştirilen son derece hassas bir tedavi yaklaşımıdır. SRC'de amaç tümörü yok edecek ve kalıcı lokal kontrol sağlayacak dozu hedefe uygulamaktır.İntrakranyal SRC bu tedavi tekniği için tasarlanmış özel cihazlar ile mükemmel bir şekilde yapılabilir. Gamma Knife ve Cyberknife bu tedavi yaklaşımı için tasarlanmış özel cihazlardır.Bu çalışmada, her iki cihazın tedavi planlama sistemleri kullanılarak 9 hastaya ait 11 metastaz olgusu için SRC planlaması yapıldı. Her olgu için doz hacim histogramları ve dozimetrik parametreler karşılaştırıldı. Bu parametreler homojenite indeks (HI), konformalite indeks (CI), gradyent indeks (GI) ve normal beyin dokusunun 8 Gy (V8), 10 Gy (V10) ve 12 Gy (V12) aldığı hacim değerleridir.CK ve GK tedavi planlamaları için ortalama RTOG CI sırasıyla 1.14±0.07 ve 1.16±0.17 iken, ortalama Paddick CI ise sırasıyla 0.82±0.04 ve 0,85±0.10 olarak bulundu (p>0.05). CK ve GK tedavi planlamaları için sırasıyla ortalama GI ise 3.26±0,47 ve 3.05±0.38 olarak bulundu (p>0.05). CK planlamalarında GK planlamalarına göre hedef içinde daha homojen doz dağılımı elde edilirken, HI değerleri GK ve CK için sırasıyla HI 1.98±0.19 ve 1.09±0,05 olarak bulundu. (p=0,003) . Her iki planlama sisteminde normal beyin dokusu değerlendirmesi için kullanılan V8, V10, V12 değerleri arasında anlamlı fark bulunmadı.GK ve CK tedavi planlama sistemleri evrensel dozimetrik parametreler açısından soliter intrakranyal lezyonların stereotaktik radyocerrahi ile tedavisi için iki araçtır.

BeyinBeyin neoplazmlarıDoz-cevap ilişkisi-radyasyon+4
Namık Kayalılar
Acıbadem University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Yoğunluk ayarlı radyoterapi planlarının portal dozimetri ile kalite kontrolünde kullanılan PDIP ve GLAaS algoritmalarının karşılaştırılması

Radyasyon tedavisinde istenilen dozu hedef hacme doğru şekilde aktarmak büyük önem taşımaktadır. Yoğunluk ayarlı radyasyon terapisi (YART) ve yoğunluk ayarlı ark terapisi (YAAT) gibi kompleks tedavilerde dozimetrik kalite kontrol gerekmektedir. Kalite kontrol, tedavi planlama sisteminde (TPS) modellenen doz dağılımının, ölçülen doz dağılımıyla benzerliği analiz edilerek yapılır. Portal dozimetri, elektronik portal görüntüleme cihazı (EPGC) ile yapılan bir kalite kontrol (KK) yöntemidir. Bu çalışmada Eclipse (sürüm 10) TPS ile yapılan YART ve YAAT tedavi planlarının portal dozimetri ile kalite kontrolünün, PDIP algoritmasını kullanan Varian Portal Dosimetry yazılımı ve GLAaS algoritmasını kullanan Epidos Epiqa yazılımıyla yapılıp karşılaştırılması amaçlanmıştır. Ters planlama tekniğiyle yapılan 40 planın (baş-boyun, beyin, prostat) optimizasyon işleminden sonra Anizotropik Analitik Algoritma'yla (AAA) doz dağılımları hesaplanmış ve kalite kontrol planları yaratılmıştır. Planlar, Varian Trilogy lineer hızlandırıcı cihazına entegre aS1000 EPGC ile ölçülmüş ve doz dağılım görüntüleri elde edilmiştir. Daha sonra Portal Dosimetry ve Epiqa yazılımlarıyla 3mm mesafe uyumu ve %3 doz farkı kriterlerinde gama analizleri yapılıp sırasıyla algoritmaları karşılaştırılmıştır. azılımlar arası farkların ortalama değerleri YART'nde %2,5, YAAT'nde %1,3olarak bulunmuştur. Hesaplanan ve ölçülen doz dağılım görüntüleriyle yapılan gama analizleri sonucu, tüm planlarda (Epiqa 99,4 ± 1,0, Portal Dosimetry 97,6 ± 2,4, p<0,001) ve baş boyun planlarında (Epiqa 99,3 ± 0,9, Portal Dosimetry 98 ± 2,0, p<0,001) değerler arasında istatistiksel olarak anlamlı fark görülmüştür. Baş boyun planları, diğer planlarla karşılaştırıldığında Epiqa yazılımında ideale daha yakın sonuçlar verdiği görülmüştür. Tüm planlarda iki algoritmanın verdiği sonuçların ortalama değerleri arasındaki fark %2'dir. Kalite kontrol sonuçlarının geçerliliğinebakıldığında iki yöntem de yoğunluk ayarlı tedavi planlaması KK'nde kullanılabilir.Anahtar Sözcükler: Gama analizi, GLAaS, PDIP, YAAT, YART

ArkDoz-cevap ilişkisi-radyasyonGama ışınları+3
Alpay Levent
Acıbadem University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

IMRT ve konformal radyoterapi uygulanan meme kanseri radyoterapi uygulamalarında doz dağılımının film dozimetresi ile belirlenmesi

Meme kanserinde radyoterapi planlaması, hedefin akciğer ve kalbi saran, büyük-konkav yapıda olması, akciğer ? meme dansite farkı ve solunum hareketleri nedeniyle zordur. Hedefte homojen doz ve hedef - risk altındaki organlar arasında keskin doz gradienti elde etmek zordur. Bu deneysel çalışma, 3B konformal radyoterapi (3BKRT), Field in Field (FinF) ve yoğunluk ayarlı radyoterapide (IMRT) planlanan dozun doğru bir şekilde uygulandığını, planlanan-ölçülen doz farkını karşılaştırarak araştırmıştır. Bu çalışma için bolus materyalinden meme şeklinde fantom (MŞF) oluşturularak, Alderson rando fantom üzerine yerleştirilmiştir. MŞF'nın izomerkezden geçen sagital-transvers düzlemlerine Gafchromic EBT2 filmler yerleştirilmiş ve planlama amaçlı bilgisayarlı tomografi çekilerek, üç teknik için planlama yapılmış ve her plan ışınlanmıştır. Uygulanan tekniklerde planlanan-ölçülen doz farkı en yüksek %4.5 ile FinF tekniğinde, en az %0.05 ile IMRT tekniğinde bulunmuştur. Farkların %66.6'sında ölçülen planlanandan yüksek, ancak bütün farkların %93'ünde fark %3'ün altında bulundu. En az fark izomerkezden geçen x-y eksenleri boyunca görülürken, izomerkezden uzaklaştıkça fark artmaktaydı. Eksenlerle farklar arasında anlamlı ilişki bulunamamıştır. TPS(tedavi planlama sistemi) en iyi IMRT için olmak üzere doz dağılımını yeterli şekilde modelleyebilmiştir. Bu sonuç, 3DKRT ve FinF'e göre IMRT'de ışın boyunca akciğer segmenti uzunluğunun daha kısa olmasıyla ilişkili olabilir.

Doz-cevap ilişkisi-radyasyonMeme hastalıklarıMeme neoplazmları+5
Özlem Etirli
Acıbadem University · Institute of Health Sciences
2012
00