
985
Archived Theses
2
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
TOBB ETÜ İşletme Bölümü stratejik plan önerisi
Bu çalışmada, stratejik yönetimin önemine, başarılı bir stratejik yönetimin en önemli unsurlarından biri olan stratejik plana ilişkin bilgilere yer verildikten sonra, büyüklüğü, kâr amaçlı olup olmaması vb. bütün özelliklerden bağımsız olarak her işletmenin stratejik plana ihtiyacı olduğu gerçeğinden hareketle TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İşletme Bölümü'ne Stratejik Plan Önerisi sunulmaktadır. Stratejik plan önerisi kapsamında; TOBB ETÜ İşletme Bölümü paydaşlarına beklenti ve önerilerine ilişkin soruların bulunduğu anketler uygulanarak, İşletme Bölümünün mevcut durum analizi yapılmakta; vizyon, misyon, stratejiler, hedef ve eylemler belirlenmekte; stratejik planın izlenmesi ve uygulanması süreçlerinde dikkat edilmesi gereken hususlara, karşılaşılabilecek sorunlara ve çözüm önerilerine yer verilmektedir.Anahtar Kelimeler: Stratejik yönetim, stratejik plan, TOBB ETÜ İşletme Bölümü
Sistematik stratejik planlama ve yönetimi
Stratejik yönetim, örgütün uzun-dönem hedeflerine ulaşması için verilecek kararların ve gerçekleştirilecek eylemlerin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi sürecidir. Stratejik yönetim, örgütün geleceğini şekillendirmede reaktif değil proaktif olmasını, örgütün kendi kaderini kontrol edebilmesi için gerekli eylemleri başlatmasını veya etkilemesini sağlar. İşletmelere, becerilerini geliştirmek için bir çerçeve ve değişimle baş edebilmek için bir kabiliyet kazandıran stratejik yönetim, stratejik bakış açısı ve davranışı ile örgüt çevresini değerlendirme ve geleceği tahmin etme imkânı vermektedir. Stratejik planlama ile amaçlanan örgütün kurumsal etkenliği ve etkililiği sağlamaktır.Bu çalışmada, stratejik yönetim ve stratejik planlama süreci ile ilgili temel kavramlara ve uygulamalardaki sorunlara yer verilmiş ve stratejik planlamada belirlenen bazı sorunları çözmek için Sistematik Stratejik Planlama Modeli geliştirilmiştir. İlk olarak stratejik yönetim unsurları incelenmekte, kavramlar, modeller, teknikler ve uygulanmakta olan stratejik planlama süreci ve yaşanan sorunlar incelenmektedir. İkinci olarak Sistematik Stratejik Planlama Modeli geliştirilirken temel alınan, sistem/ürün tasarımında kullanılan Sistematik Sistem Tasarım Modeli incelenmiştir. Son olarak, Sistematik Stratejik Planlama Modeli açıklanmakta ve örnek bir uygulama ile stratejik planlamada yaşanan sorunların çözümleri ve sistematik bir yaklaşım ile sürecin uygulaması gösterilmektedir.Örnek uygulama sonucunda SSP modelinin stratejik planlamaya sistematik ve bilimsel bir yaklaşım getirerek, vizyon, amaç, hedef, strateji ve eylemler arasındaki ilişki ve etkileşimlerin detaylı bir şekilde incelenmesine fırsat verdiğini, stratejilerin ve eylemlerin uygulamaya sokulmadan önce bağımsızlık aksiyomu kullanılarak kabul edilir olup olmadığının görülebildiğini ve strateji tasarım matrisi aracılığı ile eylem planlarının kolaylıkla çıkartılabildiği gösterilmiştir. SSP modeli ile geliştirilen stratejik planların etkinlik, izlenilebilirlik ve yönetilebilirliğinin de arttığı değerlendirilmiştir.Sonuç bölümünde, SSP modelinin avantajları özetlenmiş ve bu çalışma ile ilgili yapılabilecek değişik araştırma ve iyileştirme çalışmaları tartışılmıştır.
Ekonomik istikrarsızlık dönemlerinde kullanılabilecek ipotekli konut kredileri
Tüm dünyada sürekli artan talebin karşılanamamasından dolayı artış gösteren konut finansman sorunu bu çalışmada incelenmiştir. İlk olarak konut sorununun ayrıntılı olarak ele alındığı çalışmada dünyada ve Türkiye'deki konut sorunu incelenmiştir. İkinci olarak ise konut finansman yöntemleri ele alınmış, bu yöntemler içinden ipotekli konut kredisi kullanımı ayrıntılı olarak incelenmiştir. Çalışmada, 1990-2004 yıllarında arasında veriler kullanılarak ipotekli konut finansmanı çeşitlerinin Türkiye'de şartlarında uygulanabilirliği dönemsel olarak test edilmiştir.Çalışmada klasik ipotek kredisi, fiyat endeksli ipotek kredisi ve çift endeksli ipotek kredisi ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Yapılan analizle ulaşılan sonuçlar göstermiştir ki ekonomik istikrarsızlığın olduğu dönemlerde kullanılabilecek en uygun ipotek kredisi türü çift endeksli ipotek kredisi türüdür.
Otelcilik sektöründe gelir yönetimi uygulamaları
Günümüzde birçok firma, artan rekabet koşulları nedeniyle gelirlerini maksimize edebilmek için matematiksel metotlara başvurmaktadır. Bu bağlamda, `gelir yönetimi' uzun zamandır çeşitli sektörlerde firmaların gelirlerini artırmak için başvurdukları kritik uygulamalardan biri olmaktadır. Otelcilik sektöründe optimal kapasite tahsisi ve fiyat uygulamaları için gelir yönetimi uygulamalarına oldukça ihtiyaç duyulmaktadır. Büyük uluslararası zincirlerin profesyonel modeller geliştirdiği bir ortamda küçük yerel firmaların yarışta kalabilmesi için sistematik politikalar oluşturmaları gerekmektedir. Buradan yola çıkarak bu çalışmada, Türkiye otel sektöründe hizmet veren bir firmanın verilerinden faydalanılarak, rezervasyon limitleri ve koruma seviyeleri hesaplanmış ve otel için farklı talep yoğunlukları da göz önünde bulundurularak optimal bir kapasite tahsisi yaklaşımı oluşturulmaya çalışılmıştır. Modelleme tekniği olarak, bu alanda daha önce yapılan çalışmalarda kullanılmamış olan Beklenen Marjinal Koltuk Geliri (EMSR-b) metodundan faydalanılmıştır. Simülasyon yapılırken otelden alınan doluluk oranları ve müşterilerin rezervasyon özellikleri kullanılmıştır.Bu çalışmanın sonucunda, otelin EMSR-b metodundan daha çok verim alabilmesi için belirli bir talep yoğunluğuna sahip olması gerektiği görülmüştür. Ayrıca söz konusu metodun optimal talep yoğunluğuna kadar toplam hasılatı artırdığı, optimal değer sonrası toplam gelirin giderek düştüğü gözlemlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Otel gelir yönetimi, Beklenen Marjinal Koltuk Geliri (EMSR-b), rezervasyon limiti, koruma seviyesi, iç içe yuvalama, kapasite tahsisi
Borsa İstanbul kurumsal yönetim endeksinde yer alan firmaların kurumsal yönetim derecelendirme notunun marka değeri üzerindeki etkisinin analizi
Bu tez çalışması Türkiye'de Ağustos 2007'den bu güne hesaplanmakta olan BİST Kurumsal Yönetim endeksine dâhil şirketlerin kurumsal yönetim performanslarının marka değerleri üzerinde etkisinin olup olmadığını incelemek amacıyla yapılmıştır. Kurumsal yönetim başlığı altında hesaplanan pay sahipleri, kamuyu aydınlatma ve şeffaflık, menfaat sahipleri, yönetim kurulu ve bunların genel ortalaması olarak hesaplanan notların her biri için ayrı ayrı analiz yapılmış olup marka değeri ile aralarındaki ilişki araştırılmıştır. Araştırmanın ilk aşamalarında kurumsal yönetim kavramının dünyada ortaya çıkışı ve gelişimi süreci incelenmiş, bununla ilgili literatürde bulunan kaynaklar araştırılarak derlenmiştir. Daha sonra marka ve marka değerleme kavramları ile ilgili yapılmış araştırmalar incelenerek piyasada kullanılan marka değerleme yöntemlerine literatür araştırmasında yer verilmiştir Yapılan analizler sonucunda kurumsal yönetim ilkelerinden sadece pay sahipleri ve cari dönem kamuyu aydınlatma ve şeffaflık uygulamaları ile marka değeri arasında anlamlı ve olumlu ilişki bulunmuştur. Diğer ilkeler ile ilgili yapılan analiz sonuçları yeterli istatistiki anlamlılık gösterememiştir.
Örgütlerde yaşanan romantik ilişkiler: Örgütsel davranışlar üzerindeki etkisine yönelik algılar üzerine bir araştırma
Bu tez çalışması, işyerinde yaşanan romantik ilişkiler sonucunda ortaya çıkan davranış değişikliklerine yönelik algıları araştırmaktadır. Değişikliği incelenen davranışlar iş performansı, iş doyumu, motivasyon ve örgütsel bağlılıktır. Bu amaçla aşkın temeli olan bağlanma kuramı, işyerinde yaşanan romantik ilişkiler, konuyla ilgili kuramlar, işyerinde yaşanan romantik ilişkilerin sonuçları açıklanmıştır. Çalışma kapsamında veri toplama yöntemi olarak anket kullanılmıştır. Katılımcıların bir kısmı anketi online (çevrimiçi) doldurmuş, bir kısmı ise formları elden teslim etmiştir. Ankara, Kırklareli, İstanbul ve Bursa'da yaşayan, özel ve kamu sektörünün farklı bölümlerinde çalışan, yaşları 15-64 arasında değişen 229 katılımcıdan toplanan verilere faktör analizi uygulanmıştır. Uygulanan faktör analizi ile kadın ve erkekte işyerinde yaşanan romantik ilişki sonucunda ortaya çıkan davranışlar "olumlu", "olumlu olmayan", "kayırmacı", "iletişimi artırmaya yönelik" ve "diğer çalışanlardan tepki davranışları almak" olmak üzere beş temel faktör altında toplanmıştır. Ardından her bir algıyı açıklamak üzere çeşitli demografik değişkenlerle oluşturulan regresyon denklemlerinden beklenen açıklayıcılık elde edilememiştir. Bu durumun ortaya çıkmasında kontrol edilemeyen değişkenlerin etkili olduğu düşünülmektedir.
Yerel yönetimlerin kadın sorunlarına yaklaşımı
Günümüzde kadın ve erkek eşitsizliğine dayanan sorunlar insan hakları düzeyinde toplumsal bir sorun olarak algılanmaktadır. Kadınların toplum tarafından oluşturulmuş özellikleri onların sorunlarına da neden olmaktadır. 1980?li yıllardan itibaren insan hak ve özgürlüklerinin geliştirilmesi ve kadın sorunlarında önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Bu gelişmelerin ve yasal düzenlemelerin yeterli olmadığı, kadın-erkek eşitliğinin toplumun bütün kesimleri tarafından benimsenmesinin kadına yönelik yaklaşımların değişmesi ile oluşacağı görülmektedir.Toplumların ekonomik ve sosyal hayatını derinden etkileyen küreselleşme süreci, yerel yönetimlerin sosyal politikalar üzerindeki görevini dönüştürürken aynı zamanda toplumsal dengenin sağlıklı olabilmesi için önemli görevler yüklemektedir. Sosyal hayatın yerel kaynaklarla düzenlenmesi belediyelerin planlama, düzenleme ve uygulamalarını etkileyen bir yaklaşımdır.Bu çalışmada, yerel yönetimlerin kadınlara yönelik uyguladıkları çalışmalar yanında bütçeleme, kentli hakları, çevre hareketleri, sağlık ve sosyal hizmet uygulamaları incelenmiş ve farklı siyasal partilerin yönettikleri belediyelerin kadın sorunlarına yaklaşımları araştırılmıştır. Anahtar Sözcükler 1. Toplumsal Cinsiyet 2. Cinsiyet Eşitliği 3. Kadın Sorunları 4. Yerel Yönetimler 5. Belediyeler
Ortaokul eğitim yöneticilerinin bilgi yönetimi yeterlilikleri (Bağcılar ilçesi örneği)
Bu araştırmanın amacı, ortaokullarda görev yapmakta olan orta okul eğitim yöneticilerinin bilgi yönetimine ilişkin yeterlilik algılarının incelenmesidir. Tekil tarama modelindeki bu araştırmada, İstanbul ili Bağcılar ilçesinden rastgele seçilen 44 kamu ortaokulunda görev yapan toplam 186 öğretmenin görüşüne başvurulmuştur. Araştırmada ortaokul yöneticilerinin (bilgi üretimi, bilgi paylaşımı, bilgiyi kullanma ve bilgi depolama alt boyutlarından oluşan) bilgi yönetimine ilişkin yeterlilik algılarını belirlemek için İkram ÇINAR tarafından geliştirilen "Eğitim Yöneticilerinin Bilgi Yönetimi Stratejilerinin Belirleme (EYBYSB) Anketi ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Alt problemlerin çözümlenmesi amacıyla, ölçekler vasıtasıyla ulaşılan veriler SPSS 17 paket programına aktarılmış, aritmetik ortalamaları, standart sapma değerleri, t-Testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yapılmıştır. İstatistiksel analizlerde .05 anlamlılık düzeyi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda şu bulgulara ulaşılmıştır; ortaokullarda görev yapan okul yöneticilerinin bilgi yönetimi yeterlilik algıları bütün boyutlarda ortanın üzerinde nispeten yüksek düzeydedir. Ancak yinede geliştirilmesi gereken alanlar vardır. Ortaokul yöneticilerinin bilgi yönetimi algıları, yaş, mezun olunan okul, hizmet yılı, yöneticilik türü ve yöneticilik süresi değişkenlerine göre anlamlı istatistiksel olarak anlamlı derecede farklılaşmıştır. Bu araştırma teorik olarak alanyazına önemli katkılar sağlamasının yanında pratik olarak politika geliştiricilere ışık tutucu nitelikte olup araştırma sonucunda şu gruplara mensup ortaokul yöneticilerinin bilgi yönetimi eğitimine tabi tutulması önerilmektedir: 50 yaş ve üzeri yöneticiler, Fen edebiyat fakültesi mezunu yöneticiler, 21 yıl ve üzeri hizmet yılı olan yöneticiler, Müdür başyardımcıları, yöneticilik süresi 16 yıl ve üzeri olan yöneticiler. Anahtar kelimeler: Bilgi Yönetimi, Bilgi, Yönetim, Okul yöneticilerinin yeterlilikleri.
Üniversite öğrencilerinin girişimcilik özelliklerinin belirlenmesi
Girişimcilik; dört üretim faktörü olarak bilinen, emek, sermaye, teknoloji ve doğal kaynakların bir araya getirilerek mal veya hizmet üretme sürecini kapsar. Girişimci ise; mal ve hizmet üretmek üzere, pazardaki fırsatları değerlendiren, sermaye, emek ve doğal kaynaklar gibi üretim faktörlerini bir ayaya getirerek risk üstlenen kişidir. Girişimcilik ruhu genetik olabileceği gibi, aile, çevre ve eğitim gibi çeşitli unsurlarında girişimcilik ruhunun gelişmesinde çok önemli etkenler olduğu inkâr edilemez bir gerçektir. Gelişmiş ve uygar toplumlarda yüksek öğrenim görmüş bireylere ?eğitilmeye hazır hale gelmiş kişiler? olarak bakılmaktadır. Diğer toplumlara nazaran daha girişimci olduğu kabul edilen Türk insanının da, üniversiteye adımını atan her bir öğrenciye "girişimci adayı" gözüyle bakması gerekir. Üniversiteler verdikleri eğitimle öğrencilerin girişimcilik eğilimlerinin farkında olmasını sağlamalı ve öğrencilerini girişimciliğe yönlendirmelidir.
Mentorluk ile bireysel kariyer arasındaki ilişki
Bu araştırma, mentorluk ile bireysel kariyer arasındaki ilişkiyi araştırmak amacıyla gerçekleştirilmektedir. Çalışanların, cinsiyet, yaş, eğitim durumu, meslek, medeni durum, çocuk sahibi olup olmama durumu, yöneticisinin cinsiyeti, mesleki kıdem, mesleği isteyerek seçip seçmeme durumu, çalışma süresi, daha önce başka bir işte çalışıp çalışmama durumu, yöneticilik görevinin olup olmaması durumu ve son çalışılan işteki çalışma süresi şeklindeki sorulardan oluşan, kişisel bilgi formu, bireysel kariyer ve mentorluk ölçeği şeklinde üç bölümden oluşan anket 350 çalışana uygulanmıştır.Yeni ilişkiler geliştirme, yeni beceriler kazandırma ve koçluk sağlama ve eğitim geliştirmesi ve terfi arasında, benimseme - onaylama, koruma ve eğitim geliştirme - terfi arasında, benimseme - onaylama, rol modeli olma ve eğitim geliştirme - terfi arasında, Danışmanlık ve eğitim geliştirme - terfi arasında, yeni ilişkiler geliştirme, yeni beceriler kazandırma ve koçluk sağlama ve performans geliştirme arasında, benimseme - onaylama, koruma ve performans geliştirme arasında, benimseme - onaylama, rol modeli olma ve performans geliştirme arasında, danışmanlık ve performans geliştirme arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki vardır.