
5
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Gıdalarda koruyucu olarak kullanılan sorbik, benzoik ve formik asitlerin gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) sperm hücrelerinin muhafazasına etkilerinin incelenmesi
Bu tez çalışmasında, gıda koruyucu niteliği ile yaygın olarak kullanılan sorbik, benzoik ve formik asitlerin gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) sperm hücrelerinin in vitro muhafazasına etkileri değerlendirilmiştir. +4°C'de 7 günlük muhafaza sonrasında, motilite parametreleri (motilite, VCL, motilite süresi ve canlılık süresi), lipid peroksidasyon seviyeleri, toplam antioksidan kapasiteleri değerleri, SOD aktiviteleri ve DPPH inhibisyon kabiliyetleri tayin edilmiştir. Ayrıca örneklerin yağ asidi profilleri saptanarak, bu gıda koruyucu maddeleri içermeyen sulandırıcı ile sulandırılan örnekler ve hiçbir sulandırma yapılmayan örnekler ile karşılaştırmaları yapılmıştır. Sonuç olarak hem motilite parametreleri hem de sperm oksidatif stres parametreleri değerlendirildiğinde özellikle benzoik asidin, sperm muhafazasında kullanımının olumlu ettikleri belirlenmiştir. Ayrıca, benzoik asidin sorbik ve formik aside kıyasla, sperm hücreleri yağ asidi profilini koruyucu özelliği gösterdiği de saptanmıştır.
Diyet anason (Pimpinella anisum L.) yağının Nil tilapyası (Oreochromis niloticus)'nın büyüme performansı, kan parametreleri ve kas besin içeriğine etkileri
Bu çalışmada Nil tilapiası diyetine farklı oranlarda (%0,00, %0,10, %0,20 ve %0,30) anason yağı eklenmiş ve daha sonra balıklar bu yemle 40 gün boyunca günde iki defa olmak üzere beslenmişlerdir. Mevcut araştırmada, anason yağının Nil tilapiasının büyüme performansı, hematolojik parametreler, biyokimyasal parametreleri, serum antioksidan parametreleri, histopatolojisi ve kas besin içeiriği üzerine etkileri araştırılmıştır. Bu araştırma Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dr. Nazmi Tekelioğlu Tatlı Su Ürünleri Üretim ve Araştırma İstasyonunda ortalama 74,20±1,24 g başlangıç canlı ağırlığa sahip 120 balıkla yürütülmüştür. Araştırma sonucunda balıkların final ağırlıkları sırasıyla; 117,59±0,9 g, 124,71±0,81 g, 132,22±0,81 g ve 129,53±0,72 gram olarak ölçülmüştür. Diyet kaynaklı %0,10 ve %0,20 oranında saf anason yağı Nil tilapiasının yem tüketimini arttırırken %0,30 oranında verilen saf anason yağı yem tüketimini azaltmıştır. Ayrıca tilapia yemine ilave edilen %0,10 ve %0,20 oranında saf anason yağı Nil tilapiasının yem çevrim oranını düşürürken %0,30 oranında verilen saf anason yağı yem çevrim oranında artışa sebep olmuştur. Besleme periyodu sonunda balıklardan alınan kanlardan yapılan analizlerde saf anason yağının %0,10 ve %0,20 oranında diyete eklendiğinde kan ve biyokimya parametreleini iyileştirdiği ve antioksidan kapasiteyi arttırdığı görülmüştür. Alınan doku örneklerinde ise anason yağı oranına bağlı olarak küçük miktarda doku hasarları tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Nil tilapiası diyetlerine %0,10 ve 0,20 oranında eklenen saf anason yağının büyüme performansını arttırdığı, kan parameterelerini iyileştirdiği ve antioksidan kapasitesiyi arttırdığı görülmüştür.
Ankara ili Haymana ilçesinde büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık işletmelerinde su ürünleri tüketimi ve tüketici tercihleri üzerine bir araştırma
Balık eti, yüksek besin değeriyle sağlıklı beslenmede önemli rol oynasa da kırsal bölgelerde, özellikle hayvancılıkla uğraşan kesimlerde kırmızı et ve süt ürünlerinin daha yaygın tüketildiği bilinmektedir. Bu araştırma, Ankara İli Haymana İlçesi'nde büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık yapan işletme sahiplerinin su ürünleri tüketim alışkanlıklarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle belirlenen 66 işletme sahibi ile yüz yüze anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Ankete katılan katılımcıların büyük çoğunluğunun (%56,3) 41–50 yaş aralığında ve ayda 2–4 kez balık tükettikleri tespit edilmiştir. Eğitim düzeylerine göre tüketim sıklığı arasındaki ilişki istatistiksel olarak önemsizdir (p>0,05). Katılımcıların %45,5'i kırmızı eti, %22,7'si ise balık etini tercih etmektedir. Balık seçiminde tazelik seçeneği %72,7 ile öne çıkarken, deniz balıkları %97 oranında tercih edilmekte olup, tatlı su balıklarına ilgi düşüktür. En çok tüketilen balık türü %81,8 ile hamsi, en yaygın pişirme yöntemi ise %83,3 ile kızartmadır. Balık satın almada tazelik, %97 oranıyla en önemli kriterdir. Mevsimin etkisine bakıldığında katılımcıların %92,4'ü balığı kış aylarında tüketmekte ve ailelerin aylık balık tüketimi çoğunlukla (%48,5) 1–3 kg arasında değişmektedir. Araştırma bulguları, Haymana ilçesinde hayvancılık ile uğraşan işletmelerde balık tüketim tercihlerinde öncelikle tazeliğe bağlı olarak geliştiğini ortaya koymaktadır. Bu durum, hayvancılıkla uğraşan kırsal bölgelerde farkındalık çalışmalarının artırılması ve balığa kolay ulaşım ve tedarik sürecinin iyileştirilmesi gerektiğini göstermektedir. Veriler, balık tüketimini artırmaya yönelik stratejilerde, yerel yönetim ve sektör paydaşlarına rehberlik edebilir.
Türkiye'nin Ege kıyılarında avlanan deniz balıkları enfekte eden Hysterothylacium (Nematoda: Raphidascarididae) larval morfotiplerin teşhisi
Bugüne kadar Türkiye'nin Ege kıyılarında yakalanan bazı deniz balıklarında Hysterothylacium aduncum, H. fabri ve H. reliquens larvaları rapor edilmiştir. Buna rağmen Ege Denizi'nde yakalanan balıklarda Hysterothylacium larval morfotiplerin varlığı araştırılmamıştır. Bu tez ile Ege Deniz'inde avlanan farklı türdeki deniz balıklarında Hysterothylacium larval morfotiplerinin morfolojik teşhisi ve rDNA ITS gen bölgelerinin moleküler karakterizasyonlarının ortaya konulması amaçlanmıştır. Ege Denizi'nde yakalanan Belone belone (zargana), Boops boops (kupes), Engraulis encrasicolus (hamsi), Euthynnus alletteratus (yazılı orkinos), Lithognathus mormyrus (mırmır), Mugil spp. (kefal), Mullus barbatus (barbunya), Mullus surmuletus (tekir), Sardina pilchardus (sardalya), Sarpa salpa (sarpa), Saurida undosquamis (ıskarmoz), Scorpaena spp. (iskorpit), Spicara maena (izmarit), Trachurus mediterraneus (sarıkuyruk istavrit), Trigla lyra (kırlangıç, öksüz) ve Upeneus moluccensis (paşa barbunu) olmak üzere 16 farklı deniz balık türü incelenmiştir. Nematodlar tek tek toplanmış ve morfolojik incelemeleri sonrasında Hysterothylacium sp. larval morfotipler teşhis edilmiştir. Larval morfotipler arasından rastgele seçilen örneklerin rDNA ITS geni amplifiye edilmiş ve sonrasında sekanslanmıştır. Burada Ege Denizi'nden Hysterothylacium sp. larval tip IV, V ve VIII morfotipleri morfolojik olarak teşhis edilmiştir. Bu morfotiplerinin rDNA ITS gen bölgelerinin nükleotid yapıları ortaya çıkartılarak filogenetik ilişkileri belirlenmiştir. Ege Denizi'nde avlanan Spicara maena (izmarit) balık türünde ilk kez Hysterothylacium sp. larval tip V tespit edilmiştir. Bu nedenle S. maena balık türü Hysterothylacium sp. larval tip V için yeni konak özelliği taşımaktadır. Ayrıca ilk kez Türkiye karasularından saptanan tip V morfotipinin ITS gen dizilimi elde edilmiştir. Burada tespit edilen morfotip tip IV, V ve VIII'in ITS dizileri farklı balık türleri enfekte edebilen larval morfotiplerin identifikasyonu için geçerli genetik verileri sağlamaktadır.
Samsun ilinde akvaryum balıklarında mikobakteriyel türlerin dağılımlarının belirlenmesi
Balık Tüberkülozu hem tatlı hem de tuzlu sularda yaşayan balıklarda görülebilen Mycobacteriaceae familyasına bağlı non-tuberküloz mikobakteriler (NTM) olarak adlandırılan bakteri türleri tarafından oluşturulan, genellikle kronik, granülomatöz, sporadik ve zoonotik potansiyele sahip progresif bir hastalıktır. Bu çalışmanın amacı Samsun ilinde akvaryum balığı satan işletmelerdeki akvaryum balıklarında mikobakteriyel türlerin varlığının ortaya konulmasıdır. Bu amaçla Samsun ilinde 36 farklı türde toplam 151 adet akvaryum balığı Ocak 2022-Ekim 2022 tarihleri arasında toplandı. Balıkların iç organlarından alınan örnekler öncelikli olarak dekontomaninasyon işlemine maruz bırakıldı ve sonrasında hazırlanan yayma preparatlarda Erlich Ziehl-Neelsen (EZN) boyama ile aside dirençli basillerin (ADB) varlığı ortaya konuldu. Kültür için dekontaminasyon işlemi uygulanan örneklerden Löwenstein-Jensen besiyerlerine ekim yapıldı. Elde edilen izolatların moleküler identifikasyonu hsp65 (heat shock protein- ısı şok proteini) gen bölgesinin dizi analizi yapılarak gerçekleştirildi. EZN boyama sonucunda balık örneklerinin 28'inde (%18,54) ADB'ler saptandı. Kültür sonrası ise 43 balıktan (%28,47) toplamda 50 mikobakteri izolatı elde edildi. Dizi analizleri sonucunda her bir izolata ait elde edilen diziler GenBank'a daha önceden kaydedilen diğer mikobakteri türlerine ait hsp65 gen bölgeleri dizileri ile karşılaştırıldı ve elde edilen diziler GenBank veri tabanına kayıt edildi. Bu analizler sonucu 50 izolatın 24'ü Mycobacterium sp. (%48), 16'sı Mycobacteroides chelonae (%32), 8'i Mycobacterium gordonae (%16), ve 2'si Mycobacteroides abscessus (%4) olarak identifiye edildi. Bu çalışmada identifiye edilen türler hem akvaryum balıklarında hemde insanlarda enfeksiyona neden olabilmektedir. Bu nedenle akvaryum balıklarının insanlar için potansiyel bir mikobakteri kaynağı olabileceği yetiştiriciler ve sağlık uzmanları tarafından göz ardı edilmemelidir.