Recently Added Theses
View AllYapıştırılmış ve pim bağlantısı uygulanmış metal levhalardaki gerilmelerin analizi
Mekanik birleştirmeler, yapıştırma bağlantıları ve bunların beraber kullanılmaları ile oluşturulan karma bağlantılar, özellikle son zamanlarda endüstriyel malzemelerin birleştirilmelerinde kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, pim bağlantılı, yapıştırma bağlantılı ve hem pim hem de yapıştırmalı alüminyum levhaların gerilme analizinin yapılmasıdır. Bu farklı bağlantılar önce sadece çekme yükü etkisinde analiz edilmiştir, daha sonra çekme yüküyle birlikte ısıl yük beraber uygulanarak analizler gerçekleştirilmiştir. Analiz için sonlu elemanlar metodu (FEM) kullanılmıştır. Bu amaçla, hem modelleme hem de analiz sürecinde ANSYS 10.0 sonlu elemanlar yazılımından yararlanılmıştır.
Betona yapıştırılmış ve ankrajlı lifli polimer levhaların araştırılması
Son yıllarda Lifli Polimer (LP) levhalar çeşitli bilim dallarında geniş kullanım alanları bulmuştur. İnşaat mühendisliğinde ise betonarme yapıların onarım veya güçlendirilmesi alanlarında yaygın olarak kullanılmaktadır. LP levhalar ile ilgili öncü araştırmalar malzemenin temel özelliklerinin belirlenmesine yöneliktir. Beton veya tuğla üzerine LP levhaların yapıştırılması ve malzeme üzerindeki gerilme dağılımı konusunda yeterince bilgi birikimi olmasına rağmen, levha uçlarında kullanılan LP ankrajlarıyla ilgili literatürde az sayıda araştırmaya ulaşılmıştır. Bu araştırmada betona yapıştırılmış iki ucundan ankrajlı LP levhalar incelenmiştir. LP levhaların betona ankrajlanmasında literatürde de yer bulan iki yöntem kullanılmış ve birbirine göre üstünlükleri ve sakıncaları araştırılmıştır. Yöntemler LP levhanın doğrudan veya fan ankraj şeklinde bağlanmasıdır. Araştırmada incelenen diğer konu ise levha uçlarında kullanılan ankraj sayısıdır. Deneysel çalışmada sabit moment bölgesinde çentiği olan betonarme kirişler kullanılmıştır. Kirişlerin çekme bölgesine LP levhalar deney programında belirtilen şekillerde yapıştırılmıştır. Deney elemanları tekrarlı dört nokta yüklemesi altında test edilmiştir. Çalışmada incelenen değişkenler LP levhanın uçlarındaki ankraj çeşitleri ve ankraj sayısıdır. Deneysel çalışma sonucunda bir adet fan veya doğrudan ankraj kullanılmasıyla benzer sonuçlar elde edilmiştir. Ankraj sayısının artırılmasında ise doğrudan ankrajlı deney elemanlarında başarılı sonuçlar elde edilmiştir.
Duygusal zekanın örgütsel vatandaşlık davranışına etkisi üzerine bir araştırma
Günümüzde bireylerin hem iş hem de özel hayatlarında, çevrelerindeki kişiler ile kurdukları ilişkilerde, duygusal zekaya sahip olmalarının ve bunu etkili bir şekilde kullanabilmelerinin önemi daha çok vurgulanmaktadır. Duygusal zekası yüksek olan bireyler kendilerini tanıyan ve ihtiyaçlarını bilen, güçlü ve zayıf yanlarının farkında olan, duygularını kontrol etmeyi başarabilen ve etkili ilişkiler kurabilen kişilerdir. Örgütsel Vatandaşlık Davranışı kavramı ise; iş görenlerin formel iş tanımlarının ötesindeki gönüllü olarak yaptıkları ekstra rol davranışlarını ifade eder. Bu çalışmanın amacı; duygusal zeka ve örgütsel vatandaşlık davranışı kavramlarını incelemektir.
Kaolin üzerine sulu ortamlardan metil violet 6B boyasının adsorpsiyon şartlarının incelenmesi
Bu çalışmada, kaolin üzerine metil violetin sulu ortamlardan adsorpsiyon şartları araştırılmıştır. Adsorpsiyona; adsorban dozu, pH, iyon şiddeti, adsorpsiyon süresi, sıcaklık, başlangıç boyarmadde konsantrasyonu gibi parametrelerin etkisi incelenmiştir. Elde edilen deneysel verilerden kinetik ve termodinamik parametreler hesaplanmıştır. İyonik şiddet arttıkça adsorpsiyon kapasitesinin azaldığı gözlemlenmiştir. Boya çözeltisinin başlangıç pH'ısının boyanın doğal pH'ına yakın değerlerde kapasite üzerinde belirleyici etkisi olmadığı ve adsorpsiyon çalışmalarının boyanın doğal pH'ında yapılabileceği gözlemlenmiştir. Adsorpsiyonun Langmuir izotermine ve 2. dereceden kinetik modele uygunluk gösterdiği belirlenmiştir. Ancak parçacık içi difüzyonun da adsorpsiyonda etkisinin olduğu anlaşılmıştır. Termodinamik hesaplamalar sonucunda adsorpsiyon entalpi değeri ? 6,78 kJ/mol olarak bulunmuş ve adsorpsiyonun fiziksel adsorpsiyon karakterinde olduğu belirlenmiştir. Diğer termodinamik parametreler de (entropi ve Gibbs serbest enerji) hesaplanmıştır. Serbest enerjinin negatif değerleri adsorpsiyonun kendiliğinden gerçekleşebileceğini göstermiştir.
Endüstriyel atıksulardan biyokatalitik olarak kalsiyum giderimi
Yüksek miktarda kalsiyum içeren atıksular; su boruları, kaynama kazanları ve ısı değiştiricilerde farklı biçimde çökelekler (karbonat, sülfat ve fosfat) oluşturmakta, aerobik ve anaerobik reaktörlerin arıtım performansını olumsuz etkilemektir. Bu problemleri ortadan kaldırmak için endüstrilerde kimyasal prosesler kullanılmakta ancak bu prosesi içeren reaktörlerin işletimi ve kontrolü oldukça zordur. Ayrıca arıtılmış suyun pH değerleri de yüksektir. Sulardan Ca gideriminde biyomineralizasyon iyi bir alternatif olarak görünmektedir. Biyokatalitik Kalsifikasyon Reaktörleri (BKR) endüstriyel atıksulardan Ca'u kalsit olarak gidermek için bakterilerin gerçekleştirdiği üre hidrolizi esasına dayanır. Bu çalışmada BKR'ün Ca içeren sentetik ve gerçek şeker endüstrisi atıksularından Ca giderimindeki potansiyel kullanımı araştırılmıştır. Çalışmanın başlıca aşamaları; (1) kesikli reaktörlerde Ca+2 giderimini katalizleme yeteneğine sahip çamur üretimi, (2) kesikli reaktörlerde optimum Mikrobiyal Karbonat Çökelimi (MKÇ) için uygun süre, pH değerleri, üre, Ca, biyokütle ve organik derişimleri gibi optimum koşulların belirlenmesi, (3) sürekli beslemeli sistemde optimum tasarım ve işletme parametrelerinin araştırılması, (4) YAÇYR(Yukarı Akışlı Çamur Yatak Reaktör)'de metanojenik bakteriler üzerine Ca'un etkisinin belirlenmesi, (5) Ca'lu atıksuların arıtımı için ardışık BKR/YAÇYR sisteminin araştırılması, (6) Ca'lu atıksuların YAÇYR'de arıtımında geri döngü hattına BKR'ün ilave edilmesi ile CO2 sıyırıcı sistemin modifikasyonu. Mineral ortam ve Glikoz-KOİ'sin sürekli yenilendiği inkübasyon süresinin Ca giderimine etkisinin araştırıldığı kesikli çalışmalarda optimum inkubasyon süresi 6 gün bulunmuştur. Kesikli reaktörde Ca giderimi üzerinde ürenin etkisinin araştırıldığı çalışmada optimum üre derişiminin Ca derişiminden fazla olması gerekmektedir. Kesikli reaktörde Ca giderimi üzerinde Ca derişiminin etkisinin araştırıldığı çalışmada 900 mg/L sabit üre ve 0-2500 mg/L arasında Ca derişimleri içeren sentetik atıksuda sonuçlar Ca derişimi arttıkça giderilen miktarın da arttığını göstermiştir. Kesikli reaktörde Ca giderimi üzerinde 4-10 arası değişik başlangıç pH'larının etkisinin araştırıldığı çalışmada Ca gideriminin yüksek pH'larda daha iyi olduğu, ve çökelme ile beraber alkalinitenin tükenmesi ile birlikte son pH değerlerinin tüm reaktörlerde yaklaşık aynı olduğu (pH=7) bulunmuştur. Kesikli reaktörde Ca giderimi üzerine biyokütle derişiminin etkisinin araştırıldığı çalışmada sonuçlar Ca gideriminin biyolojik aktiviteye kesinlikle bağlı olduğunu göstermiştir. Ca giderim süreci üzerinde organik madde derişiminin etkisinin araştırıldığı çalışmada Ca giderimi için en uygun derişiminin deneysel şartlarda 750 mg/L glikoz-KOİ'si olduğu tespit edilmiştir. Ca giderimi üzerinde yaklaşık 2-20 gün arasında çamur yaşlarının araştırıldığı sürekli beslemeli çalışma kalsiyum gideriminde ÇY'nın önemli bir parametre olduğunu ve 11.5 saat'lik HBS'de Ca ve KOİ giderimi için 5 gün civarında olduğunu göstermiştir. Çalışma HBS'nin önemli bir parametre olduğunu ve kalsiyumca zengin sulardan Ca giderimi için 5-6 saatlik HBS'nin optimum olduğunu göstermiştir. Bu HBS'nde KOİ, TN, ve Ca giderim verimleri sırasıyla % 63, % 14 ve % 72 elde edilmiştir. Elde edilen optimum ÇY ve HBS'nde 0-1500 mg/L arasında değişen glikoz-KOİ'sinin etkisinin araştırıldığı sürekli beslemeli çalışmada KOİ'nin düşük değerlerinin bile Ca giderimi için yeterli olduğunu göstermektedir. 5-20 mM arasında üre derişiminin 15 mM Ca içeren sentetik atıksuyu arıtan ürolitik karışık kültür üzerindeki etkisinin araştırıldığı çalışmada Ca giderimi için optimum üre derişimi 15 mM bulunmuştur. Ca içeren bir şeker fabrikasından temin edilen gerçek atıksuyun sürekli beslemeli arıtım çalışmasında YAÇYR'ün önüne ve geri döngüsüne yerleştirilen BKR'ü atıksudan Ca'u etkin şekilde gidermiştir. Sonuç olarak çalışmada önerilen MKÇ esasına dayanan BKR'ü, Ca açısından zengin endüstriyel atıksuların yeniden kullanılacağı durumlarda kullanılabilir olmakla birlikte üreden kaynaklanan azot kirliliğine neden olması en büyük dezavantajıdır.Anahtar kelimeler; Biyokalsifikasyon, Karbonat, Endüstriyel atıksu, Kağıt, Şeker, Anaerobik, Biyoteknoloji
Kimyasal çöktürme yöntemiyle sulardan amonyum giderimi
Canlıların yaşaması ve üremesi için gerekli besi maddelerinden birisi olan azot; sularda amonyum (NH4+) formunda bulunabilir. Düşük konsantrasyonda bile su canlılarına toksik etki yapan amonyum; çeşitli süreçler sonucunda alglerin faydalanabileceği formlara dönüşerek ötrofikasyona zemin oluşturabilir. Dolayısıyla alıcı ortamlara belli bir değerin üzerinde amonyum girişinin engellenmesi gerekir. Sulardan kimyasal çöktürme yöntemiyle amonyum giderimi; işlem sonucu elde edilen ürünlerin (MAP: Magnezyum Amonyum Fosfat) ekonomik getirisi de dikkate alındığında tercih edilen bir yöntemdir.Bu çalışmada MAP çöktürmesinde etkin olan kimyasal ve fiziksel parametreler incelenmiştir. Biyokatalitik Kalsifikasyon Reaktöründe (BCR) ürenin hidrolizi sonucu yüksek miktarda oluşan amonyumun (Cort=348 mg NH4+/L ±38,1 ; n=25) MAP şeklinde çöktürülerek giderimi gerçekleştirilmiştir.Çöktürme için gerekli olan magnezyum ve fosfat; MgCl2.6H2Okatı ve H3PO4sıvı' den sağlanmıştır. Optimum Mg:NH4:PO4 molar oranı 1,25:1:1 olarak belirlenmiştir. Bu oranlarla farklı pH değer aralığında (7-10) yapılan çalışmalarda; 9,36 pH değerinde yaklaşık %96 amonyum giderimine ulaşılmıştır. 30s' lik hızlı karıştırma (200 rpm) ve 2dk' lık yavaş karıştırma (30 rpm) sürelerinin MAP çöktürmesinde yeterli olduğu görülmüştür. Çöktürme sonrası elde edilen struvit gübre olarak kullanılmış ve bitki gelişimini desteklediği gözlemlenmiştir.
