
7
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Romatoid artritli hastaların romatoid artrit bilgi düzeyinin ve ilaç uyuncunun klinik eczacı tarafından değerlendirilmesi
Bu çalışma, eczacı liderliğindeki eğitimsel müdahalelerin romatoid artritli (RA) hastalarda hastalık bilgisi (hastalık bilgisi, farmakolojik tedaviler, farmakolojik olmayan tedaviler, komorbidite, öz bakım ve uyumsal beceriler) ve ilaç uyuncu üzerindeki etkisini değerlendirmektedir. Bu prospektif çalışma, 1 Mart 2025-31 Ağustos 2025 tarihleri arasında bir eczanede yürütülmüştür. RA hastalarından, başlangıçta ve 12 haftalık takip sürecinde hastalık bilgisi ve ilaç uyuncuna ilişkin veriler toplanmıştır. RA bilgisi düzeyini ve ilaç uyuncunu ölçmek için sırasıyla Romatoid Artrit Bilgi Düzeyi Anketi (RAKE) ve Romatoloji Uyum Anketi (CQR) kullanılmıştır.Çalışmaya toplam 95 hasta dahil edilmiştir. Eczacı liderliğindeki eğitim müdahalesinden sonra, daha fazla hasta hastalık bilgisi (p<0,001), farmakolojik tedaviler (p<0,001), non-farmakolojik tedaviler (p<0,001), komorbidite (p<0,001) ve öz bakım (p<0,001) alanlarındaki sorulara doğru yanıt vermiştir. Eğitimden sonra, toplam RAKE puanında istatistiksel olarak anlamlı bir artış gözlenmiştir (46,16±16,16 vs. 72,96±14,40; p<0,001). Eğitim öncesi ve sonrası toplam CQR puanları karşılaştırıldığında, ilaç uyuncunda eğitim sonrası istatistiksel olarak anlamlı artış olduğu gözlenmiştir (60,44 ±10,35 vs. 66,11 ±9,42; p<0,001). Çalışma, romatoid artrit hakkındaki bilgi düzeyi ile kadın cinsiyet arasında anlamlı bir ilişki tespit etmiştir (eğitim öncesi: r=0,344, p=0,0011; eğitim sonrası: r=0,231, p=0,02). Ayrıca, ilaç uyuncunun hastalık süresi daha uzun olan bireylerde (eğitim sonrası: r=0,235, p=0,005) ve yaşlı hastalarda daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir (eğitim öncesi: r=0,384, p<0,001'e karşılık eğitim sonrası: r=0,310, p=0,002). Klinik eczacının müdahalesi sonucunda, romatoid artritli hastaların hastalık bilgisi ve ilaç uyuncunun arttığı görülmüştür. Eczacı liderliğindeki müdahalelerin sürdürülebilirliğini ve uzun vadeli etkilerini incelemek amacıyla, daha uzun takip sürelerine sahip, daha büyük ve çok merkezli çalışmaların yapılması önerilmektedir.
Sakarya bölgesi eczanelerinde yer alan doğal kaynaklı zayıflama ürünlerinin incelenmesi
Son yıllarda yapılan klinik çalışmalara bakıldığında, tüm dünyada obezite ve fazla kilo (vücut kütle endeksinden fazla kiloya sahip olma) oranı oldukça hızlı bir şekilde artmaktadır. Ülkemizde yapılan son çalışmalarda ise yine dünya verilerine paralel olarak özellikle genç yaşta obezitenin yaygın bir sorun haline geldiği gözlemlenmiştir. Kilo kaybını hızlandırmak veya kiloyu düzenlemek için sentetik ilaçlara alternatif tüm dünyada yaygın bir şekilde farmakognozik yaklaşımlar uygulanmaya başlanmıştır. Bitkilerin tıbbi amaçlı kullanımı, oldukça fazla hastalığın tedavisinde ve önlenmesinde terapötik kullanımlarını test eden etnobotanik ve etnofarmakolojik yaklaşımlarla birlikte mümkün olmaktadır ve bunlar sonucunda kilo vermeye yardımcı birçok ürün piyasada kendine yer edinmiştir. Bu çalışmada da Sakarya ili eczanelerinde kilo vermeye yardımcı bitkisel destekli ürünlerin içeriğine ve küresel olarak kilo vermeye yardımcı bitkilere dair detaylı bir literatür çalışması yapılmıştır. Ayrıca Sakarya ili eczaneleriyle bir anket çalışması yapılarak ürünlerin ulaşım kanallarına, değişkenliklerine ve danışanların karakteristik özelliklerine dair değerli bilgiler edinilmiştir. Bu ürünlerin güvenirliğini arttırmak adına piyasada bulunan ürünlerin içerisinde bulunan ve incelenen bitkiler üzerinde daha çok sayıda klinik ve ilaç etkileşim çalışmalarına ihtiyaç vardır. Ek olarak zayıflamaya yönelik piyasada bulunan bu gıda takviyeleri veya destek ürünler eczane dışında da satışı yapılabilen ve tanıtımı birçok yerde olan ürünler oldukları için denetim ve kontrollerinin sık yapılması gerekmektedir.
Nepeta betonicifolia C. A. meyer ve Salvia limbata C. A. meyer bitkilerinin uçucu yağ bileşimi ve biyolojik aktivitelerinin incelenmesi
Nepeta betonicifolia ve Salvia limbata Azerbaycan'da yetişen, Lamiaceae familyasının büyük öneme sahip türleridir. Nepeta çoğunlukla kurak koşullarda Avrasya, Kuzey Afrika ve özellikle Akdeniz'in etrafındaki ülkelerde, Azerbaycan'da özellikle Nahçıvan, Talış, Şuşa, Hınalıq, Tufandağ, Oğuz, Bozdağ, Altıağa'da; Salvia ise Azerbaycan'da Nahçıvan, Göyçay, İsmayıllı şehirlerinde, taşlık güney yamaçlarda ve çalılıklarda yetişmektedir. Nepeta türleri Azerbaycan'da gıda, vitamin, ilaç (derman) olarak, uçucu yağ eldesinde, baharat olarak ve dekoratif amaçlı; Salvia türleri vitamin, ilaç olarak, dekoratif amaçlı ve yem bitkisi olarak kullanılmaktadır. Vücuttaki zararlı toksinlerin atılmasına yardım etmekte, bronşit ve astım semptomlarını ortadan kaldırmaktadır. Karaciğeri temizlemekte, idrar yolu enfeksiyonlarının tedavisine yardım etmekte, fazla terlemeyi, stresi, kan şekerini azaltmakta ve sakinleştirici olarak kullanılmaktadır. Aynı zamanda boğaz ağrısını azaltmakta, saçların beyazlamasını yavaşlatmakta, zihni güçlendirmekte, diş ağrılarında ve ağız yaralarını tedavi etmek için kullanılmaktadır. Bu tez çalışmasında Azerbaycan'dan toplanan, toplandığı ülkede üzerinde çalışmaya rastlanmamış olan Nepeta betonicifolia ve Salvia limbata bitkilerinin uçucu yağ ve hidrolat bileşimleri Gaz Kromatografisi - Gaz Kromatografisi/Kütle Spektrometrisi ile belirlenmiş, biyolojik aktivitelerinin incelenmesi amaçlanmış ve bu konuda araştırmalar-çalışmalar yapılmıştır.
Salvia hispanica L. tohumlarının fitokimyasal ve biyolojik aktivite açısından araştırılması
Salvia hispanica L., chia adıyla bilinen, tropik ya da ılıman iklimde yetişen, beyaz ya da siyah renkli olup üzerinde koyu renkli noktalar bulunan Lamiaceae temsilcisidir. Bu çalışmada, S. hispanica tohumları metanol ve kloroform ile ayrı ayrı ekstre edilerek fitokimyasal ve biyolojik profilleri araştırılmıştır. Kimyasal kompozisyonları, taşıdığı toplam fenol ve flavonoit miktarları, serbest radikal süpürücü etkileri, Troloks'a eşdeğer antioksidan kapasitesi, anti-α-amilaz aktivitesi araştırılmıştır. Serbest yağ asitlerinin verimi (SYA) %75,7, polar ve apolar ekstrelerin ise sırasıyla %1,6 ve %12,7 olarak saptanmıştır. Tüm ekstrelerin serbest radikal süpürücü etkileri model DPPH• radikalini kullanarak spektrofotometrik yöntemle tayin edilmiştir. Metanollü ekstre en yüksek inhibisyon etkisini göstermiştir (IC50 1,63±0,15 mg/mL). Lipofilik ekstre ve SYA fraksiyonu sırasıyla %55,08±5,0 ve %27,5±0,4 aktivite göstermiştir. Tüm ekstrelerin kimyasal profilleri kromatografik tekniklerle aydınlatılmıştır (GC-FID/MS, LC-MS/MS, UPCC). GC/MS tekniği ile tohumun %99,5'ini oluşturan toplam 14 yağ asidi teşhis edilmiştir. Linolenik (%62,4), linoleik (%19,8), oleik (%5,5), palmitik (%7,2) ve stearik (%3) asit olarak saptanmıştır. SYA fraksiyonunda UPCC-MS tekniği ile oleik, linoleik, palmitik, stearik, 11-eikosenoik, palmitoleik, linolenik ve behenik asitler tespit edilmiştir. Metanollü ekstrede LC-MS/MS analizi sonucunda; rozmarinik asit glukozit ve rozmarinik asit tespit edilmiştir. Toplam fenolik bileşik miktarı en yüksek metanollü ekstrede tespit edilmiştir (0.107 mgGAE/g). Kloroformlu ekstre fenolik bileşikler açısından daha zayıf bulunmuştur. Toplam flavonoit miktarları kloroformlu ekstrede (0.019 RuE mg/g) metanollü ekstreye göre (0.010 RuE mg/g) daha yüksek bulunmuştur. Sabit yağların TEAK deneyinde kayda değer etkiye sahip olmadığı ancak metanollü ekstrenin (TEAK 0,25 mM) belirgin bir etki ortaya koyduğu gözlemlenmiştir. Ekstrelerin -amilaz enzimi üzerinde düşük etkisi olup en yüksek inhibisyon SYA fraksiyonunda saptanmıştır (24,23 mg/mL). Anahtar Sözcükler: Salvia hispanica, Sabit Yağ Asitleri, Ekstraksiyon, Aktivite.
Zencefil ekstraktı ile doğal pastil formülasyonunun geliştirilmesi
This study was designed with the idea that the antibacterial property of ginger, especially for oral health, is an important stage of proactive treatment. In developing the soft lozenge in question, various formulas were tried, and the optimal formulation was determined. The GL7 soft lozenge formulation was found to be the most suitable formulation. The formulation contains 25% Ginger (Zingiber officinale), 20% Cinnamon (Cinnamomum verum), 1% Acacia, 0.5% Beeswax, 0.5% Lemon Essential Oil, 1% D-Limonen, 1% Stevia, 1% Lemon Juice, 2% Glycerin and, 10% Honey and 10%Strawbery (freeze dried), 20% Pluronic F 127 (Poloxamer 407). The GL7 formula developed does not contain preservatives, so cinnamon is used in the formula, both for their antibacterial properties and taste. On the other hand, the formula was developed using Pluronic F (Poloxamer 407), which is also present in mouthwashes, often recommended by dentists for oral hygiene, with antibacterial properties alone. For the ginger (Zingiber officinale) contained as the active ingredient with its antibacterial property, the presence of gingerols and shogaols were detected in the developed formula, which was qualitatively determined by thin layer chromatography (TLC). The microbial properties of GL7 formulation were determined and C. albicans, E. coli, P. aureus and P. aeruginosa were found to be effective against bacteria by using disc diffusion method. According to the European Pharmacopoeia for the developed GL7 formulation, dispersion test was carried out and it was found that the dispersion time was 25-30 minutes. With the results obtained, an antibacterial, preservative-free, sugar-free and natural soft lozenge containing ginger extract has been proven to be an alternative dosage form that can be used for oral health.
Lesitinli ve lesitinsiz kollajen kremin yaşlanma karşıtı etkisini karşılaştırın
The present study aims to compare a microemulsion formulation containing hydrolyzed collagen, soybean lecithin, hyaluronic acid, vitamin B5, niacinamide, aloe vera oil, jojoba oil, wheat germ oil, urea, shea butter, and basic cream formula that contains the same ingredients. These formulations will be tested for their anti-aging effect and deep moisturizing effect. The human body loses the most of collagen and elastin after the age of 30, leading to skin dryness, wrinkles, and damage caused by reactive oxygen species (ROS), DNA mutations, telomere shortening, hormonal changes, intrinsic aging, and extrinsic aging caused by environmental factors such as UV radiation (UVR), smoking, diet, chemicals, and trauma. UVR can cause photoaging, which has distinct and overlapping features with intrinsic aging. Therefore, to boost collagen and elastin and keep the skin moisturized, it is essential to supply the skin and connective tissue with appropriate ingredients and to select the safest formula and base that can penetrate the skin effectively. Microemulsions are transparent, thermodynamically stable, and have great potential in topical applications, particularly personal care products. So that study will evaluate microemulsion creams and how can it affect the skin comparing traditional anti-aging creams. According to the obtained photos the appearance of skin before and after five weeks later, an increasing moisturizing effect with collagen-lecithin-containing antiaging cream. Moreover, five weeks later the left cheek (lecithin cream F1 formula) the oil increment percentage amount was found almost 39 %. Finally, the present study according to the incremental amount of oil (sebum) was obtained to develop a highly tolerable, and non-irritating product that can be effective in achieving the desired outcomes.
Ganoderma lucidum ve ticari ürünlerinin in vitro antioksidan aktivitelerinin ve bazı biyoaktif bileşenlerinin tayini ve karşılaştırılması
Amaç: Bu çalışmada, son yıllarda sağlık alanında ve özellikle kanser tedavisinde tedaviye destek amaçlı kullanılan Ganoderma lucidum tıbbi mantarının farklı formları ve piyasada satılan kapsül formlarının in vitro antioksidan aktiviteleri ile bazı biyoaktif bileşenlerinin tayini ve karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Ganoderma lucidum mantarı halk arasında çay olarak veya ekstresi içilerek kullanılmaktadır. Piyasada kapsül formları da satılmaktadır. Üreticisinden kurutulmuş ve ekstrakt halinde temin edilen mantar örnekleri ve piyasadan alınan kapsül formları, infüzyon yöntemi ile ekstrakte edildi. Mantarların öğütülmüş, dilimlenmiş, ticari ekstrakt halinde ve tablet formlarının antioksidan aktiviteleri CUPRAC, FRAP, ABTS ve DDPH yöntemi, toplam fenolik madde içeriklerini ise Folin-Ciocalteu ayıracı ile UV-VIS spektrofotometre kullanılarak tayin edildi. Troloks ve gallik asit standartları kullanılarak elde edilen absorbans/inhibisyon değerlerinden Ganoderma lucidum'un farklı formlarının antioksidan kapasiteleri ve toplam fenolik bileşen miktarları TEAC ve GAE cinsinden hesaplandı. Bulgular: Öğütülmüş ve dilimlenmiş örneklerin antioksidan aktiviteleri (9,66-38,0 mmol TEAC/g örnek), ticari ekstraktların (0,3-10,91 mmol TEAC/g örnek) arasında; kapsül formlarının ise antioksidan aktiviteleri (2,46-136,64 mmol TEAC/g örnek) arasında; toplam fenolik bileşen miktarları sırası ile (29,14-116,21 mg GAE/g örnek) arasında; ticari ekstre için fenolik bileşen miktarı ortalama (12,62 mg GAE/g örnek) olarak bulunmuştur. Sonuçlar: Ganoderma Lucidum'un antioksidan özelliğe sahip olduğu ticari ekstraktın öğütülmüş ve dilimlenmiş formlara göre daha yüksek antioksidan ve fenolik bileşen içerdiği görülmüştür. Kapsül formlarının da karşılaştırıldığında antioksidan aktiviteye ve fenolik içeriğe sahip olduğu, farklı 3 formun da birbiri ile kıyaslandığında farklılıklar gösterdiği bulunmuştur. Kullanımda Ganoderma lucidum mantarının tercih edilmesini, günümüzde sentetik gıdalar yerine doğal gıda takviyesi ve bitkilerle tedavide doktor kontrolünde kullanımının önerilebileceğini düşündürmüştür. Anahtar Sözcükler: Ganoderma lucidum, Antioksidan Aktivite, CUPRAC-FRAPTEAC- DPPH-Folin-Ciocalteu.