
764
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Havacılık endüstrisinde insan kaynakları uygulamalarının uçuş ekiplerinin işe aidiyetine ve işten ayrılma niyetine etkisi: Algılanan yönetici desteğinin aracı rolü
Bu çalışma, Türk havacılık sektöründe insan kaynakları uygulamalarının işe aidiyet ve işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisini pozitivist paradigma ile kesitsel olarak incelemekte ve özellikle algılanan yönetici desteğinin aracı rolüne odaklanmaktadır. SPSS Process Makro 'su Modeli 4 ile metodolojik olarak temellendirilmiş ve istatistiksel sağlamlık için bootstrapping ile güçlendirilmiş olan bu çalışma sonucunda, tüm hipotezlerdeki ilişkiler doğrulanmaktadır. Analiz süreci sonucunda, insan kaynakları uygulamalarının, uçuş ekiplerinin işe aidiyeti üzerinde önemli bir etki gösterdiğini (H1), işten ayrılma niyetlerini doğrudan etkilediğini (H2) ve yönetici desteği algılarını şekillendirdiğini (H3) ortaya koymaktadır. Öte yandan, algılanan yönetici desteği, uçuş ekiplerinin işe aidiyeti üzerinde (H4) ve işten ayrılma niyeti üzerinde (H5) kuvvetli bir doğrudan etki göstermektedir. İnsan kaynakları uygulamaları ile işe aidiyet (H6) ve işten ayrılma niyetleri (H7) arasında bir aracı olarak rol oynamaktadır. Bu bulgular, insan kaynakları uygulamalarının ve yönetici desteğinin Türk havacılık endüstrisindeki kritik rolünü pekiştirmekte ve uçuş ekiplerinin işlerine yönelik tutumları ve davranışsal niyetleri üzerindeki etkilerini göstermektedir. Çalışma, çalışanların aidiyetini ve işten ayrılma niyetlerini, yüksek derecede uzmanlaşmış ve dinamik bir sektörde destekleyici çalışma ortamlarının teşvik edilmesine dair değerli içgörüler sunarak insan kaynakları yönetimi üzerine geniş bir tartışmaya katkıda bulunmaktadır.
Kadın stand-up gösterilerinde kullanılan mizahi söylem stratejileri ve dişil öznellik inşası: YouTube Türkiye örneği
Bu çalışma, YouTube Türkiye'de yayınlanan kadın stand-up gösterilerinde ataerkil kültürün öğrenilmiş beklentilerine karşı, kadın komedyenlerin nasıl bir duruş sergilediklerini ve dişil öznelliklerini hangi söylem stratejileri ile ortaya koyduklarını incelemektedir. Bu amaç doğrultusunda eleştirel söylem analizi ile YouTube Türkiye'deki kadın stand-up gösterileri analiz edilmiş, ardından kadın komedyenlerle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Söylem analizi sonucunda kadın komedyenlerin performanslarında; mimesis, grotesk, ironi, satir, parodi/taklit, toplumsal tersine çevirme, kendini küçümseyen mizah, kişisel hikaye paylaşımı, stratejik mübalağa, toplumsal önkabullere aykırı davranış, tabu, dişil dil ve analoji söylem stratejilerini kullandıkları tespit edilmiştir. Bu stratejileri kullanma biçimleri, kadın komedyenlerin toplumsal cinsiyet eşitsizliklerine karşı mizahı, bir direnç aracı olarak kullandıklarını ortaya koymuştur. Stand-up performanslarında ataerkil kültürün dayattığı beklentileri yeniden değerlendirip eleştirerek patriarkal yapıları sorguladıkları belirlenmiştir. Özel alana ait olduğu varsayılan birçok konuyu, kişisel hikayeleri aracılığıyla sahneye taşıyan kadın komedyenlerin, kadınsı deneyimi kamusal alanda görünür kılarak toplumsal bir diyalog zemini oluşturdukları gözlemlenmiştir. Görüşme verileri ise, kadın komedyenlerin mizah alanında, "kadınlar komik değildir" önyargısı ve cinsel objektifikasyon gibi zorluklarla karşılaştıklarını ortaya koymuştur. Mizahın, kadın komedyenler için bir "başa çıkma mekanizması" olarak algılandığı; ifade özgürlüğü, sosyal eleştiri ve direnç, iyileştirici güç, öz-keşif ve kimlik inşasında kullanılan stratejik bir araç olduğu bulgulanmıştır. Dijital platformların sağladığı özgürlük alanının, kadın komedyenlerin toplumsal değişim ve feminist söylemler yaratma potansiyelini artırdığı belirlemiştir. Çalışma kapsamında, "cinsiyetçi mizah direnci", "sembolik pozitif ayrımcılık" ve "empatik mizah bağı" kavramları literatüre kazandırılmıştır. Elde edilen bulgular; mizahın, toplumsal değişim ve cinsiyet eşitliği mücadelesinde önemli bir araç olduğunu ve kadın komedyenlerin bu süreçte aktif bir rol oynadığını ortaya koymuştur.
Uyumlu kişiliğin işe yabancılaşmaya etkisinde birey-iş uyumunun aracılık rolü
Günümüzün dinamik iş ortamında çalışanın sahip olduğu uyumlu kişilik özelliği ile işiyle arasındaki uyumun, kendisi veya işveren kaynaklı işe yabancılaşma gibi olumsuz etkileri kısmen azaltma noktasında gerek yönetim kademesi gerekse işletmenin genelinde önemli bir etkisi bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, pozitif tutum ve davranışlarla sonuçlanan uyumlu kişilik yapısının işe yabancılaşmayı etkilemedeki rolü ve çalışanların sahip olduğu bireysel özellikleri, işten beklentileri ile işi arasındaki uyumun sonucu gelişen birey-iş uyumunun uyumlu kişiliğin işe yabancılaşma üzerinde etkisinde aracılık rolünün incelenmesidir. Uygulama, sivil havacılık sektöründe yoğunlukla kullanılan Ankara Esenboğa ve İstanbul Sabiha Gökçen havaalanlarında çalışanlara yapılmıştır. Uyumlu kişilik, işe yabancılaşma ve birey-iş uyumu değişkenlerinin birlikte analiz edildiği bir araştırmaya literatürde rastlanmamıştır. Bu nedenle araştırma sonuçlarının sivil havacılık sektöründe hem yönetim kademesi hem de çalışanlar için farkındalık sağlayacağı gibi literatüre de katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırma tasarımında, nicel araştırma yöntemi kullanılmış, veriler anket formuyla 5'li Likert skalası kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmada toplam 403 geçerli anket elde edilmiştir. Araştırma modeli kapsamında oluşturulan hipotez, IBM SPSS ve PROCESS 3.2. (Model 4) programıyla test edilmiştir. Araştırma sonucunda, uyumlu kişiliğin işe yabancılaşma üzerinde negatif, birey-iş uyumu üzerinde pozitif bir etkisinin olduğu, birey-iş uyumu ile işe yabancılaşma arasında negatif yönde bir ilişkinin olduğu, birey-iş uyumunun uyumlu kişilik ve işe yabancılaşma arasındaki ilişkide aracılık rolü oynadığı tespit edilmiştir.
İşe adanmışlığın işten ayrılma niyetine etkisinde lider-üye etkileşiminin düzenleyici rolü
Bu çalışmanın amacı, işgörenlerin işe adanmışlıklarının işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinde lider-üye etkileşiminin düzenleyici rolünü incelemektir. Çalışmanın evreni Türkiye'deki havacılık endüstrisinde çalışan bireyler olarak belirlenmiştir. Örneklemini ise Türkiye'deki havacılık endüstrisinde çalışan N = 605 birey oluşturmaktadır. Çalışmada kullanılan ölçeklerin güvenilirliğini ve geçerliliğini değerlendirmek amacıyla IBM AMOS kullanılmakla birlikte, korelasyon ve moderasyon analizleri için IBM SPSS PROCESS makrosundan faydalanılmıştır. Hem işgörenlerin işe adanmışlıkları hem de lider-üye etkileşimi, işten ayrılma niyeti ile negatif ilişkilidir. Ayrıca, lider-üye etkileşimi ile işe adanmışlık arasında da pozitif bir ilişki gözlemlenmiştir. Bulgular ayrıca, lider-üye etkileşiminin işe adanmışlığın işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinde düzenleyici role sahip olduğunu göstermektedir. Moderasyon analizine göre, işgörenlerin lider-üye etkileşim düzeyleri azaldıkça, işe adanmışlığın işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinin güçlendiği gözlenmektedir.
Sanatta ırkçılık eleştirileri (2001-2021): Viyana Weltmuseum re: present unlearning racism sergisi
Bu çalışma, sanatta ırkçılık eleştirileri kapsamında, 08 Ağustos 2021 ve 01 Mart 2002 tarihleri arasında düzenlenen Viyana Weltmuseum Re: Present Unlearning Racism sergisine odaklanmaktadır. Özellikle 2001 ve 2021 yılları arasındaki gelişmeler içinde ele alınan söz konusu sergi odağında, sanatta ırkçılık eleştirilerinin yapıldığı sanat yapıtları çok yönlü olarak, tarihsel bir perspektif içinde incelenmiştir. Başlangıç noktası olarak ise 11 Eylül 2001 terör saldırısı referans alınmıştır. Bu tarih, yalnızca küresel politikayı yeniden şekillendirmekle kalmayıp aynı zamanda ırkçılık ve ayrımcılık konularının ön plana çıktığı önemli bir dönemin başlangıcıdır. Burada; dönemin ve sergideki yapıtların iyi anlaşılabilmesi için öncelikle ırkçılık kavramı ele alınmış, 2001 öncesi Avrupa ve Amerika üzerinden ırkçılık tarihine genel olarak bakılmış, sanatta ırkçılık üzerine yapılan çalışmalar incelenmiştir. 2001-2021 gelişmeleri paralelinde ise sanat ve ırkçılık arasında bağlantılar kurulmasını olanak sağlayacak unsurlar öne çıkarılmış, ırkçılığa karşı yapıtlarıyla öne çıkan bazı sanatçılar ele alınmıştır. Tüm bu tarihsel perspektif içinde Re: Present Unlearning Racism sergisi ayrıntılı olarak değerlendirilmiş, sergide yer alan on iki sanatçı ve yapıtları değerlendirilmiştir.
Orta Bizans Dönemi Evangelion El Yazması: Grec 74 (Fransa Ulusal Kütüphanesi)
"Orta Bizans Dönemi Evangelion El Yazması: Grec 74 (Paris Ulusal Kütüphanesi)" başlıklı doktora tezinin konusunu olan el yazması, bugün Bibliothèque nationale de France (BnF) (Fransız Ulusal Kütüphanesi)'de Grec 74 No.lu isimle kütüphane arşivinde korunmaktadır. 11. yüzyılın son çeyreğine tarihlendirilen yazma 215 folyodan oluşmaktadır. 147 folyosu tasvirli olan eserde 375 resim bulunmaktadır. Grec 74 nolu el yazmasındaki Matta bölümünde 108, Markos'ta 68, Luka'da 103 ve Yuhanna bölümünde 95 resim yer almaktadır. Grec 74 no.lu el yazmasının banisi ve sanatçısıyla ilgili bilgiler oldukça sınırlıdır. Studios Manastırı'nda üretildiği düşünülen yazmada beş epigram bulunmaktadır. Her bir epigram ilgili İncil bölümünün sonunda, el yazmasının sanatçısı ve/veya siparişçiyle ilgili bir görselle bitmektedir. El yazmasının sonunda yer alan bir imparatora hitaben yazılmış epigram içeren yaprağa göre el yazması İmparator I. Isaakios Komenos (hük. 1057–1059) için yapılmış olmalıdır. Grec 74 nolu el yazması ilk kez 19.yüzyılın sonundan başlayarak bir dizi bilimsel araştırmanın konusu olmuş olsa da el yazmasının sahip olduğu 375 resim daha önce bütüncül olarak ele alınıp değerlendirilmemiştir. Dolayısıyla "Orta Bizans Dönemi Evangelion El Yazması: Grec 74 (Paris Ulusal Kütüphanesi)" başlıklı doktora tezi kapsamında söz konusu 375 resim ikonografik çözümleme bağlamında önce kendi içinde, sonra en erken tasvirleri ve Konstantinopolis atölyelerinde üretilmiş 11. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen diğer el yazmaları, anıtsal duvar resim sanatı örnekleriyle karşılaştırılmıştır
Meslek lisesi öğrencilerinin fonksiyonel düşünme bağlamında problem kurma ve problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada meslek lisesi öğrencilerinin fonksiyonel düşünme bağlamındaki problem kurma ve çözme becerilerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın deseni nicel tarama araştırmasıdır. Araştırmanın örneklemini elverişli örnekleme yöntemi ile seçilen 265 Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi oluşturmaktadır. Bu araştırmada veriler araştırmacı tarafından alanyazın ışığında hazırlanan problem kurma ve çözme testlerinden elde edilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Bu doğrultuda öncelikle öğrencilerin problem kurma ve çözme becerileri incelenmiştir. Daha sonra ise problem kurma ve çözme testlerine verilen cevaplar fonksiyonel düşünme bağlamında tekrar analiz edilmiştir. Bunun yanında öğrencilerin problem kurma ve çözme puanları hesaplanarak iki puan arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerin çoğunluğunun çözülebilir ancak kolay problemler kurduğu ve verilmeyen yakın terimi sordukları görülmüştür. Bununla birlikte problem çözme testinde öğrencilerin çoğunluğunun yakın terimin sorulduğu problemleri doğru cevaplayabildiği ancak kuralın sorulduğu problemleri doğru yanıtlayamadığı tespit edilmiştir. Aynı zamanda öğrencilerin çözümlerinde en fazla liste temsilini ve somut stratejiyi tercih ettikleri belirlenmiştir. Problem kurma ve çözme test puanları arasında ise düşük düzeyde de olsa anlamlı bir ilişki olduğu sonucu elde edilmiştir. Anahtar sözcükler: Problem kurma, Problem çözme, Meslek lisesi, Fonksiyonel düşünme
Helena Augusta: İdeal Hıristiyan imparatoriçe imgesi
Geç Antikçağ'ın önemli kadın figürlerinden biri olan Flavia Iulia Helena Augusta, imparator I. Constantinus'un annesidir. Bununla birlikte ölümünün ardından inventio crucis (kutsal haçın keşfi) ile ilişkilendirilerek Hıristiyanlık tarihi içerisinde çok önemli bir misyon üstlendiğine inanılan Helena'nın yaşamına ilişkin çok az şey bilinmektedir. Nitekim Geç Antikçağ literatürü incelendiğinde, Helena'ya dair bilgi veren kaynakların genel itibarıyla augusta'nın yaşamının son yıllarına tarihlendiği tahmin edilen lignum crucis'i (kutsal haç kalıntıları) arayış öyküsüne odaklanarak yaşamının diğer detaylarını büyük oranda göz ardı ettikleri gözlemlenmektedir. Çalışmamızın amacı, filolojik kaynaklar başta olmak üzere, epigrafik ve nümismatik verilerden yararlanılarak Flavia Iulia Helena Augusta'nın bir biyografisinin oluşturulması ve böylece dini kişiliğinden bağımsız bir şekilde yaşadığı dönemin koşulları içerisinde büründüğü rollerin tartışılmasıdır. Bu doğrultuda çalışmamızın zamansal sınırlılığını, Helena'nın yaşadığı dönem olan III. yüzyılın ikinci yarısı ile IV. yüzyılın ilk yarısı, mekânsal sınırlılığını ise Helena ile ilişkilendirilen epigrafik, nümizmatik ve arkeolojik verilerin dağılımını nedeniyle söz konusu dönemde Roma İmparatorluğu'nun egemen olduğu coğrafya oluşturmaktadır.
Okul terki eğilimi olan ve olmayan öğrencilerin okul terki hakkındaki görüşleri: Bir durum çalışması
Okul terki, ekonomik, sosyal ve bireysel birçok sonucu olan ve ülkeler tarafından istenmeyen bir olgudur. Bu araştırmanın amacı, İç Anadolu bölgesinde yer alan bir şehirdeki Anadolu lisesinde öğrenim gören okul terki eğilimi olan ve olmayan öğrencilerin kendileri, yakın çevre, okul hayatı ve okul terki hakkındaki düşüncelerini anlamaktır. Çalışmanın katılımcılarını 2022-2023 eğitim-öğretim yılında İç Anadolu bölgesinde yer alan bir şehirdeki Anadolu lisesinde öğrenim gören 20 öğrenci ve iki açık öğretim lise öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması modeli benimsenmiş ve veri toplama aracı olarak yarı yapılandıırlmış gözlem ve görüşmelerden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, kendilerine ve yakın çevrelerine dair görüşler incelendiğinde, bireysel algılarının, arkadaş ilişkilerinin, bir işte çalışma durumlarının okul terki düşünceleri ile ilişkili olduğu görülmüştür. Okulun fiziksel ve sosyal durumu konusunda öğrencilerin çoğunlukla memnun oldukları, akademik anlamda ise okulu yetersiz buldukları söylenebilir. Öğrencilerin görüşlerine göre okul terkine en fazla neden olan faktör okul başarısızlığıdır. Elde edilen sonuçlar kapsamında, öğrencilerin örgün eğitim ve açık öğretim konularında daha fazla bilgilendirilmesi, kırsal bölgelerdeki okulların fiziksel ve sosyal koşullarının iyileştirilmeye çalışılması önerilmiştir.
Havaalanı çevre yönetim performansının çok kriterli karar verme yöntemleriyle değerlendirilmesi: Türkiye'deki beş büyük havaalanında bir uygulama
Hava taşımacılığının çevresel etkileri konusunda odak noktası her ne kadar havayolu endüstrisi olsa da havaalanları, yer operasyonlarından salınan emisyonlar, gürültü etkileri ve terminal binasındaki enerji kullanımı gibi pek çok açıdan çevresel etkiler barındırmaktadır. Bu araştırmada havaalanlarının çevresel etkileri daha iyi yönetmesine katkı sağlanması bakımından havaalanlarının çevre yönetim performansını yansıtan kriterleri belirlemek, bu kriterlerin önem derecelerini tespit etmek ve Türkiye'deki en büyük beş havaalanının çevre yönetim performanslarını değerlendirmek amaçlanmıştır. Bu amaçla yarı-yapılandırılmış görüşmeler ve çok kriterli karar verme yöntemleri kullanılmıştır. Kriterlerin ağırlıklandırılmasında SWARA yöntemi, alternatiflerin değerlendirilmesinde ise COCOSO, MARCOS, TOPSIS, VIKOR ve Borda yöntemleri kullanılmıştır. Analizler neticesinde en önemli ana kriterin karbon emisyonu ve enerji yönetimi kriteri olduğu, en az önemli ana kriterin ise biyoçeşitlilik yönetimi kriteri olduğu bulunmuştur. Genel çevre yönetim performansı en yüksek havaalanının İstanbul Havaalanı olduğu görülmüştür. Onu sırasıyla Antalya Havaalanı, Sabiha Gökçen Havaalanı, Ankara Esenboğa Havaalanı ve İzmir Adnan Menderes Havaalanı izlemiştir. Burada daha yoğun havaalanlarının performansının daha yüksek çıktığı görülmüştür. Buna karşın gürültü yönetimi ana kriteri özelinde ise daha az yoğun havaalanlarının performansının daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Su ve atık yönetimi konusunda ise görece daha sıcak iklimde bulunan havaalanlarının performansının daha düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır.