Ankara University
Discipline

Department of Educational Sciences

Ankara University

55

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Beliren yetişkinlikte dijital bağımlılık, sosyal onay ihtiyacı, yalnızlık ve siber zorbalık arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu çalışmada beliren yetişkinlikte dijital bağımlılık, sosyal onay ihtiyacı, yalnızlık ve siber zorbalık arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma grubunu Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören 456 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma verileri Kişisel Bilgi Formu, Dijital Bağımlılık Ölçeği, UCLA Yalnızlık Ölçeği, Sosyal Onay İhtiyacı Ölçeği, Siber Kurban ve Zorbalık Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Bu çalışmada değişkenler arası aracılık, doğrudan ve dolaylı düzenleyicilik rolleri incelendiğinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Verilerin analizinde basit doğrusal ve hiyerarşik regresyon analizleri ve SPSS PROCESS makronun Model 4, Model 8 ve Model 14 eklentileri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, yalnızlığın dijital bağımlılığı ve sosyal onay ihtiyacını pozitif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı etkilediği görülmüştür. Sosyal onay ihtiyacının dijital bağımlılığı pozitif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı etkilediği, yalnızlık ve dijital bağımlılık arasındaki ilişkide aracı rolü olduğu görülmüştür. Siber zorba olma durumunun yalnızlık ile sosyal onay ihtiyacı ve yalnızlık ile dijital bağımlılık arasındaki ilişkide düzenleyici rolünün olmadığı görülmüştür. Aynı şekilde siber zorba olma durumunun sosyal onay ihtiyacı ve dijital bağımlılık arasındaki ilişkide de düzenleyici rolünün olmadığı görülmüştür. Siber kurban olma durumunun yalnızlık ile sosyal onay ihtiyacı ve dijital bağımlılık ile sosyal onay ihtiyacı arasındaki ilişkide düzenleyici rolü olduğu, fakat yalnızlık ve dijital bağımlılık arasındaki ilişkide düzenleyici rolünün olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Siber zorbalık, Dijital bağımlılık, Sosyal onay ihtiyacı, Yalnızlık

Akıllı telefonlarSayısal bağımlılıkSiber zorbalık+7
Beyhan Karaca
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tekboyutluluk inceleme yöntemlerinin KTK çerçevesinde çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı ölçme biliminde önemli bir kavram olan tekboyutluluk kavramının incelenmesi ve KTK çerçevesinde tekboyutluluk incelemelerinde kullanılan KR-20, Omega ve Özdeğer Oranı indekslerinin incelenmesi ve değerlendirilmesidir. Bu amaç doğrultusunda çeşitli faktörlere (örneklem büyüklüğü, madde sayısı, boyutlar arası korelasyon ve faktör yük ortalaması) göre veri üretimi yapılmıştır. Veri üretimi ve analizi R Programı 4.2.3. versiyonu kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Üretilmiş veriler üzerinde KR-20, Omega ve Özdeğer Oranı ortalama indekslerine göre inceleme yapılmış ve elde edilen sonuçlara ilişkin oranlar tablolaştırılıp, çok yüzeyli grafikleme ile görselleştirilmiştir. Analiz ve grafikleme işlemleri araştırmacı tarafından yazılmış olan program aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Farklı değişimleme ölçütlerine göre KR-20, Omega ve Özdeğer Oranı katsayılarının ortalama değerleri hesaplanıp karşılaştırma yapılmıştır. Tekboyutluluk incelemesi için güvenirliğe dayalı yöntemlerden olan KR-20 ve faktör analizine dayalı yöntemlerden biri olan Omega indekslerinin ortalama değerleri tüm değişimlemelerde birbirlerine çok yakın değerler almışlardır. Değişimlenen koşullardan en çok Özdeğer Oranı ortalama değeri etkilenmiştir. Tekboyutluluk için değişen koşullarda daha hassas sonuçlar elde edilmek istenildiğinde temel bileşenlere dayalı bir indeks olan Özdeğer Oranı indeksi kullanılması önerilebilir.

Safiye Şeyda Kuyumcu
Mersin University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Görsel sanatlar öğretmenlerinin teknolojiyi derslerine entegre etme düzeyleri ile derse yönelik uygulamalarının değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı; özel ve devlet okullarında görev yapmakta olan görsel sanatlar öğretmenlerinin teknoloji entegrasyon düzeylerini belirlemek ve teknolojiyi derslerinde nasıl kullandıklarını ortaya çıkarmaktır. Çalışmada derinlemesine araştırma yapmak için nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma yöntemlerden açıklayıcı sıralı karma yöntem kullanılmıştır. Nicel verilerin toplanması ve analizi işlemlerinden elde edilen bulgular ışığında nitel süreç görüşmelerle derinleştirilerek süreç tamamlanmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında elde edilen nicel veriler, Kocaeli ilinde devlet ve özel okullarda görev yapmakta olan 165 görsel sanatlar öğretmeninden elde edilmiştir. Araştırmanın ikinci aşaması olan nitel kısım ise maksimum çeşitlilik yöntemiyle belirlenmiş 10 görsel sanatlar öğretmeniyle yürütülmüştür. Nicel bölümde "Teknoloji Entegrasyonu Göstergeleri (TEG) Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen nicel veriler t testi ve tek yönlü varyans (ANOVA) istatistik tekniği ile analiz edilmiştir. Nitel veriler araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak yüz yüze toplanmıştır. Nitel veriler içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırmanın nicel kısmından elde edilen bulgular neticesinde görsel sanatlar öğretmenlerinin teknoloji entegrasyon düzeylerinin yüksek düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Görsel sanatlar öğretmenlerinin teknoloji entegrasyon düzeyleri cinsiyet değişkenine baktıldığında yalnızca "teknoloji okuryazarlığı" ve "etik ve politikalar" alt boyutlarında erkek öğretmenler lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Okul türü değişkenine baktıldığında; "Teknoloji ve öğretim" alt boyutunda özel okulda görev yapan öğretmenler lehine anlamlı bir fark olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin eğitim teknolojileriyle ilgili eğitim almalarına yönelik değişkene baktıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. Kıdem değişkenine bakıldığında her alt boyutta bir fark olduğu görülmüştür. Teknoloji entegrasyon düzey ortalamasına bakıldığında 1-10 yıl ve 11-20 yıl görev yapan öğretmenlerin lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Bu öğretmenlerin puanları 21 yıl ve üzeri görev yapan öğretmenlerden yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrenim durumları, mezun olunan atölye türü değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. Araştırma sonucunda görsel sanatlar öğretmenlerinin teknoloji entegrasyonuna yönelik görüşlerinin olumlu olduğu fakat süreç içinde içsel ve dışsal birtakım engellerle karşılaştıkları görülmektedir. Teknoloji entegrasyonu sürecinde öğretmenlerin genellikle; donanımsal araçlar (akıllı tahta, bilgisayar, projeksiyon), web araçları, eğitim uygulamaları ve office uygulamalarını kullandıkları görülmektedir. Ayrıca derslerine teknolojiyi entegre eden görsel sanatlar öğretmenleri öğrencilerinin; yaratıcılıklarında, derse katılımlarında, özgün çalışma üretmelerinde olumlu bir etkinin olduğunu söylemişlerdir. Araştırmanın bulgu ve sonuçlarından hareketle görsel sanatlar öğretmenlerinin eğitim teknolojileri ile ilgili kendi alanlarına özgü eğitim almaları, teknoloji entegrasyon eğitimlerinin lisans düzeyinde verilmeye başlanması ve öğretmenlerin okullarında görev yapan bilişim teknolojileri rehber öğretmenleriyle iş birliği içinde çalışmasıyla entegrasyonun artacağı söylenebilir.

Branş öğretmenleriGörsel sanatlarGörsel sanatlar dersi+6
Tuğçe İnce
Mimar Sinan Fine Arts University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Milli Eğitim Sisteminde esnek personel istihdamı politikaları bağlamında ücretli öğretmenlik uygulaması

Türkiye'de genel olarak kamu personel sisteminde olduğu gibi Milli Eğitim Sisteminde de esnek kamu personel sistemine geçme doğrultusundaki politikalar yaygınlık kazanmaktadır. Personel sisteminde esnekleşme politikalarının temel referanslarını yeni kamu yönetimi yaklaşımı sağlarken bu yaklaşımın Milli Eğitim alanına yansıması farklı öğretmenlik istihdam biçimleri ve asıl olarak ücretli ve sözleşmeli öğretmenlik uygulamaları üzerinden somut bir biçim kazanmaktadır. Eğitim sisteminde, gerek öğretmen açığından gerekse öğretmenlerin ülke çapındaki dağılımında yaşanan sorunlardan dolayı çok sayıda ücretli öğretmen istihdam edilmektedir. Ücretli öğretmenler herhangi bir iş güvencesine sahip olmaksızın görev yapmakta ve girdikleri ders saati oranında ücret almaktadırlar. İş ve çalışma koşulları bir yana, ücretli öğretmenlerin okul sistemi içinde diğer öğretmenlerden, yöneticilerden, velilerden ve öğrencilerden kaynaklanan çeşitli sorunlar yaşadıkları bilinmektedir. Bu araştırmanın genel amacı, Milli Eğitim Sisteminde esnek personel istihdamı politikaları bağlamındaki ücretli öğretmenlik uygulamasını, farklı boyutları ile yöneticilerin, kadrolu öğretmenlerin ve ücretli öğretmenlerin görüşlerine dayalı olarak, çözümlemektir. Bu çalışma olgubilim deseninde nitel bir araştırmadır. Araştırmada nitel araştırma tekniği olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2020 – 2021 eğitim-öğretim yılında Ankara ilinde; ilkokul, ortaokul ve lise basamaklarındaki devlet okullarında görev yapan okul yöneticileri, ücretli öğretmenler ve kadrolu öğretmenler oluşturmaktadır. Çalışma grubu belirlenirken, cinsiyet, yaş, kıdem, mezun olunan branş ve öğrenim durumu değişkenleri baz alınarak amaçlı örnekleme tekniklerinden maksimum çeşitlilik sağlamaya yönelik örnekleme tekniği kullanılmıştır. Çalışma grubunda 10 okul yöneticisi, 20 ücretli öğretmen ve 20 kadrolu öğretmen olmak üzere toplam 50 katılımcı bulunmaktadır. Araştırmada ücretli öğretmenlerin, ücretlerinin azlığı, özlük haklarının yetersizliği, işgüvencelerinin olmaması, okul sistemi için çeşitli ayrımcılıklara maruz kalmaları gibi bir dizi sorun yaşadıkları belirlenmiştir. Ücretli öğretmenlik uygulamasının okul sisteminin bileşenleri tarafından, eğitimin niteliği açısından, yanlış bir istihdam biçimi olarak değerlendirildiği sonucuna ulaşılmıştır. Ücretli öğretmenliğin kaldırılması, kaldırılmadığı takdirde ücretli öğretmenlerin iş ve çalışma koşullarının düzeltilmesi önerilmiştir.

Esnek çalışmaEğitim sistemiMilli eğitim+5
Mehtap Uzal
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim nasıl finanse edilmeli: Yönetici, öğretmen ve veli görüşleri

Bu çalışma ile okul öncesi eğitim kurumlarının nasıl finanse edildiği, okul öncesi eğitim kurumlarında var olan finansman sorunları, finansman sorunlarına getirilen çözümler, çözüm önerileri, ailenin sosyo ekonomik düzeyi ile ilgili olarak öğrencilerin kaliteli eğitime ne derece ulaşabildiği ve pandemi sürecinin eğitim sürecine olan etkisi yönetici, öğretmen ve veli görüşlerine dayanılarak ortaya konmaya çalışılmıştır. Araştırma nitel araştırma deseninde yürütülmüş, fenomenolojik araştırma deseni ve doküman incelemesi kullanılmış ve 2019-2020 eğitim öğretim yılında Aydın ili Efeler İlçesi' nde görev yapan 5 okul yöneticisi, 5 okul öncesi öğretmeni ve okul öncesi eğitimde öğrencisi bulunan 5 veli ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcı grup, amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik ve kartopu örnekleme yöntemleri ile seçilmiştir. Katılımcı grup ile yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla pandemi nedeniyle çevrimiçi görüşmeler yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada okul öncesi eğitim kurumlarının kamudan yeteri kadar destek göremediği, başta temizlik, yardımcı personel ve kırtasiye kalemlerinde sıkıntılar yaşandığı, bu sorunların giderilmesi adına aidatların toplandığı fakat düzensiz ödemelerin olması sebebiyle aidatların giderleri karşılamakta yetersiz kaldığı, ailelerin sosyoekonomik durumunun eğitim sürecini etkilediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca pandemi döneminde öğrencilerin okula devam etmemesinden kaynaklı aidatların ödenmemesi, kermes çay gibi etkinliklerin düzenlenememesi okul finansmanını olumsuz etkilerken ailelerin ekonomisinin sarsılması öğrenciye yapılan harcamalara olumsuz yansımıştır. Pandemi döneminde öğrencilerde teknoloji ve ekran bağımlılığı gibi kötü alışkanlıklar oluşması araştırmanın bulguları arasındadır. Okullarda kalite standartlarının eşitlenmesi ve aidatların düzenli ödenmesinin sağlanması öneriler arasındadır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Okul Öncesi Eğitim, Covid 19 Salgınının Eğitime Etkileri, Eğitimde Eşit(siz)lik, Eğitim Finansmanı Sorunları

EğitimEğitim hakkıEğitim kurumları+6
Çiğdem Etçi
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Ebeveynlerin iyi oluşlarında bilinçli farkındalık, öz-anlayış ve ebeveynlik stresinin rolü: Bursa ili örneği

Bu araştırmada normal gelişim gösteren 6-14 yaş arası çocuğa sahip olan ebeveynlerin iyi oluş düzeyleriyle bilinçli farkındalık, öz-anlayış ve ebeveynlik stresi arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Ek olarak araştırmada ebeveyn rolü, yaşı, eğitim düzeyi, algıladığı sosyo-ekonomik durumu, herhangi bir işte çalışıyor olma/olmama durumunun ebeveynlerin iyi oluşları üzerindeki etkisine bakılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2020-2021 yılı bahar döneminde Bursa ili sınırlarında yaşayan normal gelişim gösteren 6-14 yaş arası çocuğa sahip 785 (449 anne, 336 baba) ebeveyn oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla PERMA İyi Oluş Ölçeği, Bilinçli Farkındalık Ölçeği, Öz-Anlayış Ölçeği ve Anne Baba Stres Ölçeği kullanılmıştır. Aynı zamanda ebeveynlerin sosyo-demografik özelliklerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından Kişisel Bilgi Formu geliştirilmiştir. Veriler IBM SPSS 26 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analizlerden önce verilerin tek yönlü ve çok yönlü uç değerleriyle normallik varsayımları incelenmiştir. Ölçeklerden alınan puanların normalliği toplanan verilerin dağılımına ait çarpıklık ve basıklık katsayıları ile birlikte histogram grafiklerinin incelenmesiyle değerlendirilmiştir. Ayrıca çoklu regresyon analizi sayıltılarını karşılayıp karşılamadığına bakılmıştır. Analizlerde ebeveyn rolü ve çalışma durumu için bağımsız gruplar için t testi; yaş, eğitim düzeyi ve algılanan sosyo-ekonomik durum değişkeni için tek yönlü ANOVA kullanılmıştır. Ebeveynlerde bilinçli farkındalık, öz-anlayış ve ebeveynlik stresinin iyi oluşu yordayıp yordamadığını kontrol etmek ve her bir değişkenin yordama gücünü ortaya koymak amacıyla çoklu regresyon ve adımsal regresyon analizleri yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre ebeveynlerin iyi oluş düzeyleri yaşlarına ve algıladıkları sosyo-ekonomik duruma göre anlamlı farklılık gösterirken ebeveyn rolüne (anne, baba), eğitim düzeylerine ve herhangi bir işte çalışıyor olma durumuna göre anlamlı farklılık göstermemektedir. Bilinçli farkındalık ve öz-anlayış ebeveynlerin iyi oluş düzeylerini anlamlı bir şekilde ve pozitif yönde yordarken ebeveynlik stresi anlamlı bir şekilde ve negatif yönde yordamaktadır. Ayrıca bilinçli farkındalığın ebeveynlerin iyi oluş düzeylerini yordayan en güçlü bağımsız değişken olduğu ve bunu sırasıyla, öz-anlayış ve ebeveynlik stresinin izlediği sonucuna ulaşılmıştır.

Bilinçli farkındalıkBursaEbeveynler+4
Ahmet Öztürk
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Siyeri Nebeviye göre Hz. Muhammed'in liderlik eğitiminin incelenmesi

Bu araştırma, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) genç sahabeler ve çocuklar üzerindeki liderlik eğitimi yaklaşımlarını inceleyerek, günümüz toplumlarında etkili genç liderler yetiştirmek için bu modelin nasıl bir kaynak teşkil edebileceğini araştırmaktadır. Nitel (tarihsel) araştırma yöntemiyle yapılan çalışma, siyer kaynakları ve hadisler ışığında Peygamberimizin liderlik özelliklerini, eğitim yöntemlerini ve bu yöntemlerin sahabelerin liderlik vasıflarının gelişimine olan katkısını analiz etmektedir. Araştırma, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) liderlik anlayışını merhamet, istişare, tevazu ve örnek olma gibi temel prensipler üzerine kurduğunu ortaya koymaktadır. Araştırmada, genç sahabelere kademeli sorumluluk verilerek, onların liderlik becerilerinin pratikle geliştirildiği; yetki devri ve güçlendirme stratejileriyle özgüvenlerinin artırıldığı tespit edilmiştir. Ayrıca, katılımlı karar alma mekanizmalarıyla sahabelerin fikirlerini özgürce ifade etmelerini teşvik etmiş ve bu sayede onları geleceğin liderleri olarak yetiştirmiştir. Araştırmada, Nebevî modelin günümüz liderlik eğitimi ile uyumlu olduğu vurgulanmıştır. Özellikle eğitim kurumlarında öğrencilere küçük yaştan itibaren sorumluluk verilmesi, model alınacak öğretmenlerin yetiştirilmesi ve müfredata ahlaki liderlik derslerinin eklenmesi gibi öneriler sunulmuştur. Ayrıca, okullarda öğrenci kulüpleri ve proje yönetimi gibi uygulamalı liderlik deneyimlerinin artırılması tavsiye edilmiştir. Sonuç olarak, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) liderlik eğitimi modeli, günümüzde gençlerin karar verme, sorumluluk alma ve topluma öncülük etme becerilerini geliştirmek için önemli bir rehberdir. Bu modelin modern eğitim sistemlerine entegre edilmesi, ahlaklı ve yetkin liderlerin yetişmesine katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Liderlik, Liderlik Eğitimi, Siyer-i Nebi, Hz. Muhammed, Sahâbi.

Alaa Abusnayma
Fatih Sultan Mehmet Foundation University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Akreditasyonun etkilerinin sistem öğeleri açısından incelenmesi

Bu araştırma akreditasyonun okul sisteminin girdi, süreç, çıktı, geribildirim ve çevre öğeleri üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlayan nitel bir çoklu durum çalışmasıdır. Veriler 2020-2021 eğitim-öğretim yılında, Uluslararası Bakalorya Organizasyonu'nun (International Baccalaureate-IB) İlk Yıllar Programı (Primary Years Programme-PYP) akreditasyonuna sahip üç özel ilkokuldan görüşme, gözlem ve doküman analizi yapılarak toplanmıştır. Veri analiz yöntemi olarak tematik analizden faydalanılmıştır. Veri analizi çerçevesi olarak Katz ve Kahn'ın "Açık Sistem Teorisi" kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular; önce her bir durum için tek tek verilmiş, sonra durumlar karşılaştırılarak akreditasyonun okul sisteminin öğeleri üzerindeki etkileri tartışılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre; üç okuldan birbirine çok benzer bulgular elde edilmiştir. Okulların birbirinden farklı özelliklerine rağmen, PYP'nin okulun sistem öğeleri üzerinde yarattığı etkilerin benzer olduğu görülmektedir. Yönetici ve öğretmenler akreditasyonun okul sisteminin girdi, süreç, çıktı, geribildirim ve çevre öğeleri üzerinde olumlu etkileri olduğunu düşünmektedirler. Ancak bu olumlu etkilerin oluşmasında ve programın başarıyla uygulanmasında; öğrenciler, veliler ve tüm çalışanlardan oluşan okul topluluğunun akreditasyon programına yönelik tutumuyla birlikte, kadronun PYP uygulayıcısı olmadaki mesleki yetkinliği, değişime uyumlanma, iletişim ve takım olma becerileri gibi konuların belirleyici rolü olduğu görülmektedir. PYP okullarında görev yapan öğretmen ve yöneticilerin; ulusal müfredatla PYP'yi örtüştürme, akademik başarı beklentileriyle programın kazanımlarını dengeleme arasında gerilim yaşadıkları görülmektedir. Akredite okulların ulusal eğitim sistemi ve sınav baskısı ile programın hedef ve kazanımları arasında yaşadıkları ikilemi yönetmek için stratejiler geliştirmeleri gerekmektedir. Ayrıca akredite olmak isteyen okulların vizyonları, ekonomik koşulları ve velilerin okuldan beklentileri açısından kendi bağlamlarını çok iyi analiz etmeleri önemlidir. Bu okulların sürdürülebilirlik, fayda-maliyet ve okul topluluğunun hazır oluşu gibi kriterler üzerinden yapacağı değerlendirmeler sonucunda akreditasyon çalışmalarını başlatmaları önerilebilir. Anahtar sözcükler: Akreditasyon, IBPYP, Eğitimde kalite, Açık sistem teorisi.

AkreditasyonAçık sistemlerEğitim kalitesi+7
Hatice Adıyaman
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesinde örgüt kültürü: Bir karma yöntem araştırması

Bu çalışmanın amacı, Aydın ili Efeler ilçesinde anaokulu, ilkokulu, ortaokul ve lise bünyesinde görev yapan okul öncesi öğretmenlerin örgüt kültürüne ilişkin görüşleri alınarak okullarda var olan kültürel yapının incelenmesidir. Karma yöntem desenlerinden açıklayıcı ardışık desen ile yürütülen araştırmanın nicel boyutunda çalışma evreni; 2019- 2020 eğitim öğretim yılında Aydın ili Efeler ilçesinde bulunan devlet okullarındaki bağımsız anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise bünyesinde görev yapan 219 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada, çalışma evrenindeki tüm öğretmenlere ulaşılmaya çalışılmış, dağıtılan 219 anket formundan aşırı ve aykırı olarak değerlendirilen geçersiz anket formları çıkartılarak evrendeki 172 öğretmenin verileri istatistikî analiz değeri olarak kayıtlara geçmiştir. Araştırmanın olgubilim desenindeki nitel boyutunda çalışma grubu ise maksimum çeşitlilik örneklemesi ile belirlenmiş ve her bir okul türünde (bağımsız anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise) görev yapan 2'şer okul öncesi öğretmeni seçilmiş toplamda 8 okul öncesi öğretmeni ile görüşülmüştür. Araştırmada nicel verilerin toplanıp analizi sonrası elde edilen sonuçları açıklamak amacıyla nitel veriler toplanmış ve analiz edilmiştir. Nicel verilerin toplanması için Terzi (2005) tarafından geliştirilen Okul Kültürü Ölçeği (OKÖ) kullanılmıştır. Nitel verilerin toplanması için ise araştırmacı tarafından hazırlanmış olan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Okul kültürüne ilişkin 29 soru sorulmuştur. Elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak parametrik testler ile analiz edilmiştir. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda okul öncesi öğretmenlerinin görüşlerine göre, öğretmenlerin görev yaptıkları okullarında sırasıyla en çok destek kültürü, başarı kültürü, görev kültürü ve son olarak da bürokratik kültürün hakim olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırmada mesleki kıdem, okul kıdemi ve okul türü değişkenine göre okul kültürü analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucu öğretmenlerin mesleki kıdemine göre okul kültürü algılarında anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Okul kıdemi değişkenine göre algı düzeyleri, destek kültürü, başarı kültürü, görev kültürü boyutlarında istatistiksel anlamda bir farklılık göstermemekte iken bürokratik kültür boyutunda okul kıdemi 6-10 yıl olan öğretmenlerin puan ortalamaları ile 16-20 yıl arasında okul kıdemine sahip öğretmenlerin puan ortalamaları arasında anlamlı fark vardır. Okul türü değişkenine göre algı düzeyleri, destek kültürü, bürokratik kültür, görev boyutlarında istatistiksel anlamda bir farklılık göstermekte iken; başarı kültürü boyutunda anlamlı fark göstermemektedir. Destek kültürü boyutunda okul türü ilkokul olan öğretmenlerin puan ortalamaları ile okul türü bağımsız anaokulu olan öğretmenlerin puan ortalamaları arasında anlamlı fark vardır. Bürokratik kültür boyutunda, okul türü ilkokul olan öğretmenlerin puan ortalamaları ile okul türü bağımsız anaokulu olan öğretmenlerin puan ortalamaları arasında; okul türü bağımsız anaokulu olan öğretmenlerin puan ortalamaları ile okul türü lise olan öğretmenlerin puan ortalamaları arasında anlamlı fark vardır. Görev kültürü boyutunda, okul türü ilkokul olan öğretmenlerin puan ortalamaları ile okul türü bağımsız anaokulu olan öğretmenlerin puan ortalamaları arasında; okul türü bağımsız anaokulu olan öğretmenlerin puan ortalamaları ile okul türü lise olan öğretmenlerin puan ortalamaları arasında anlamlı fark vardır. Nitel boyutta ise okul öncesi öğretmenleri ile yapılan görüşmelerde, nicel verileri destekler nitelikte öğretmenler arasında bağlılık ve karşılıklı ilişki ağırlıklı olarak görülmektedir. Elde edilen sonuçlara göre öğretmenlerin okulda alınan kararlara katılımının desteklenmesi önerilmektedir. Böylelikle dikkate alınan öğretmenler okul kültürü oluşturmada okul yönetimine destek olabilecektir. Yöneticilerin ve öğretmenlerin kültürün farklı boyutları ile ilgili eğitimler alması da okul kültürünü geliştireceği düşünülmektedir.

Okul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenlerÖlçekler+2
Seçkin Selimoğlu
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenme güçlüğü olan bireyler için destek eğitim programının değerlendirilmesi

Eğitim süreçlerinde, öğrenme güçlüğü yaşayan bireylerin ihtiyaçlarına yönelik olarak hazırlanan Öğrenme Güçlüğü Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programının etkililiği büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, öğrenme güçlüğü yaşayan bireyler için geliştirilen Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan Öğrenme Güçlüğü Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programını, doküman incelemesi ve öğretmen görüşleri doğrultusunda değerlendirmektir. Bu doğrultuda bu program, eğitim programlarının temel bileşenlerine göre değerlendirilerek, programın güçlü, zayıf yönlerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu araştırmada, 2021'de yayınlanan programın analizi ve 2022-2023 eğitim yılında Marmara bölgesindeki rehabilitasyon merkezlerinde görev yapan 14 öğretmenin görüşleri esas alınmıştır. Veri toplama araçları olarak 'Ölçüt Bağlamında İnceleme Formu ve Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Verilerin analizi için betimsel analiz kullanılmıştır. Elde edilen araştırma sonuçlarına göre, incelenen programın genel yapısının büyük ölçüde istenilen özelliklere sahip olduğu belirlenmiştir. Ancak programın felsefesi konusunda öğretmenler arasında farklı görüşlerin bulunduğu saptanmıştır. Programın hedeflerinin genellikle istenilen özellikleri taşıdığı ve özel öğrenme güçlüğü olan bireyler için hazırlanan hedeflerin ulaşılabilir ve davranışsal olarak ifade edilebilir olduğu tespit edilmiştir. Fakat, hedeflerin ölçülebilir ve gözlenebilir olma konusunda bazı eksikliklerin olduğu gözlemlenmiştir. İçerik boyutunda öğretmenler, modüllerin yeterli ve güncel olduğunu belirtmiştir, ancak ders saatlerinin yetersiz olduğu ve bazı içeriklerin kaynaşıklık durumunu kısmen taşıdığı belirlenmiştir. Öğrenme-öğretme süreci açısından, öğretmenlerin materyal seçiminde ve yöntem-teknik kullanımında bazı zorluklar yaşadığı görülmüştür. Değerlendirme boyutunda, programın geçerli, güvenilir ve kullanışlı ölçme araçları sunduğu, ağırlıklı olarak süreç değerlendirmesine yer verdiği belirlenmiştir. İşlevsellik açısından, programın BEP hazırlama konusunda yeterli destek sağladığı, ancak aile eğitiminin eksik olduğu ve program uygulama eğitiminin bulunmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, bu çalışma, bireysel farklılıkları ve özel gereksinimleri tanımanın ve bunlara uygun tedbirler almanın son derece önemli olduğunu vurgulamaktadır. Bu sonuçlar, eğitimcilere, politika yapıcılara ve kurumlara mevcut uygulamaları inceleme ve gelecekteki girişimleri geliştirme konusunda rehberlik sağlamaktadır. Anahtar Sözcükler: Program değerlendirme, öğrenme güçlüğü olan öğrenciler için destek eğitim programı, öğretmen görüşleri

Emine Sezgin Çelik
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Teknoloji temelli sınıf yaklaşımına ilişkin öğrenci görüşleri: Fırat Üniversitesi İngiliz Dili Bölümü örneği

Technology has come to stay and will continue to grow in all facets of human existence and development. The importance of technology integration in all fields of human growth, academia, teaching and usage by students has been the subject of concern of many scholars and researchers. As technology progresses in humanity, it is gradually taken centre stage in schools around the world. Many institutions are moving from lecturer's centred education to students oriented through technology. Technology integration has been researched for more than two decades; but, studies in both qualitative and quantitative have revealed varied effects on the usage of technology in the classes. However, the role of schools tends to prepare students for challenges of life after graduation and how to stay current; the use of technology is at its peak. Yet the ways of using the technology in classrooms are still in the hands of students. Therefore the opinions of students' can probably affect the use of technology in a class. This study analysed classroom technology evolution in university settings. Technology based classroom were measured via controlled Likert scale surveys. The research aimed to examine whether students' years in usage of technology, how often students use technology based classrooms, and availability of technology based classrooms and facilities influenced their perception of the technology oriented classroom. The use of technology based classroom aids students to become self-oriented learners, motivate them to study English language and their continuous usage of technology based classroom has contributed to self–efficacy in classroom. The data of this study was collected through the means of survey. The survey was administered to three hundred and three (303) English language learning students at Firat University-Department of English language with the following class levels-preparatory, first, second, third- and fourth-year students. The outcome of this study revealed that even though majority of students have electronic and technological gadgets but a lot of time is spending on these tools and materials for other reasons rather than educational purposes. The study also established that students' behaviour towards technology –based classroom is assenting. However, English language students do notse this approach more often. Furthermore, the use of technology- based classroom is not frequent due to several challenges, examples are lack of technological materials, insufficient information about the use of the various types of these gadgets, and programs; inadequate courses for the effective training of teachers and students on how to use this approach. More importantly, the outcome of this study's analysis is that majority of variables recorded no statistically significant differences between the means of the group.However, two variables had meainingful significancy between those variables. It was also established that there were no significant differences between the means of the majority of the variables. Nonetheless,two items recorded significant differences. Lastly, this study provided methodological suggestions like improving the technology based classroom with modern technological tools, materials and providing adequate training for both students and teachers on how to use the technology-based classroom to help increase the implementation of technology in English language learning. Key Words: Technology-Based Classroom, Self-Efficacy, University Setting, Technology Integration, English Language Learning

TechnologyTechnology based instructionTechnology integration+5
Yakubu Issaku
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğretmenlerinin öğretimi planlama yeterlik algıları ile program okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Eğitim sürecinin belirlenen amaçlara ulaşabilmesi için öğretmenlerin sahip olması gereken bazı yeterlikler bulunmaktadır. Öğretmenlerin uygulanacak program ile ilgili bilgi sahibi olması ve öncesinde bu süreç için hazırlık yapmasına ihtiyaç vardır. Bu araştırmanın amacı ortaokul öğretmenlerinin öğretimi planlama yeterlik algıları ile program okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni 2021-2022 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Diyarbakır ili merkez ilçelerinde (Kayapınar, Bağlar, Sur ve Yenişehir) görev yapan 5448 ortaokul öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle belirlenen 675 ortaokul öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Gülbahar (2016) tarafından geliştirilen Öğretimi Planlama Yeterlik Algısı Ölçeği (ÖPYAÖ)" ve Kahramanoğlu (2019)'nun geliştirdiği "Öğretim Programı Okuryazarlığı Ölçeği (ÖPOÖ)" kullanılmıştır. Ölçekler katılımcılara yüz yüze uygulanmıştır. Betimsel istatistiklerin yanında verilerin analizinde bağımsız örneklemler t- testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Spearman sıra farkları korelasyon katsayısından faydalanılmıştır. Araştırma sonuçlarında ortaokul öğretmenlerinin öğretimi planlama yeterlik algılarında cinsiyet, yaş, mezun olunan fakülte, okul türü, haftalık ders saati, hizmet içi eğitim alma durumu değişkenlerine göre herhangi bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Ortaokul öğretmenlerinin program okuryazarlığı düzeylerinde ise cinsiyet, okul türü, haftalık ders saati ve hizmet içi eğitim alma durumu değişkenlerinin anlamlı farka neden olduğu bulunmuştur. Ortaokul öğretmenlerinin öğretimi planlama yeterlik algıları ile program okuryazarlık düzeyleri arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın sonucunda görüşme, gözlem gibi veri toplama teknikleri kullanılarak daha derinlemesine veriler elde edilebilecek nitel araştırmalar yapılabileceği ya da eğitim fakültesinde alınan derslerin öğretmen adaylarının öğretimi planlama yeterlik algılarının ya da program okuryazarlık düzeylerinin gelişimine etkisi üzerine çalışmalar gerçekleştirilebileceği şeklinde öneriler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Öğretim, program, okuryazarlık, planlama, program okuryazarlığı

Branş öğretmenleriEğitim programlarıOrtaokul öğretmenleri+7
Duygu Yıldız
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul İngilizce öğretmenlerinin İngilizce dersindeki değerler eğitimi uygulamalarına yönelik görüşleri

Bu araştırmanın amacı ortaokullarda görev yapan İngilizce öğretmenlerinin İngilizce dersindeki değerler eğitimi uygulamalarına yönelik görüşlerinin incelenmesidir. Araştırmanın modeli nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışmasıdır. Araştırmanın çalışma grubu 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ili merkez ilçelerinde görev yapan ortaokul İngilizce öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu Diyarbakır ili merkez ilçelerinde (Bağlar,Kayapınar, Yenişehir ve Sur) devlet ortaokullarında görev yapan 50 İngilizce öğretmeninden oluşmaktadır. Çalışmanın örneklemi belirlenirken amaçlı örneklem yönteminden ölçüt örneklemden yararlanılmıştır. Katılımcı öğretmenlerin, İngilizce dersindeki değerler eğitimi uygulamalarına yönelik görüşlerini alabilmek için alanında uzman 9 akademisyen ve 7 öğretmenin görüşü alınarak oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Elde edilen bulgular neticesinde öğretmenler değerler eğitimi başlığının yeterli olduğunu ama kazanımlar içerisinde yeterince değerlere yer verilmediğini belirtmişlerdir. Değerler eğitiminin kazanımlarda yüzeysel kaldığını belirtmişlerdir. Öğretmenler programda yer alan saygı, sevgi ve sorumluluk değerlerinin öncelikli olarak öğrencilere kazandırılması gerektiğini belirtmişlerdir. Öğretmenlerin çoğu değerlerin öğrencilere kazandırılmasında kendilerini rol model olarak görmektedirler. Öğretmenlerin değerler eğitimi uygulamaları konusundaki görüşleri değerlerin doğrudan kazandırılması gerektiği yönündedir. Değerlerin kazandırılmasında öğretmenler en geleneksel yöntem olan düz anlatım yöntemini tercih etmektedirler. Bunun yanı sıra dersi eğlenceli hale getirebilmek için oyunlardan, videolardan, filmlerden yararlanmaktadırlar. Öğretmenler, değerler eğitiminin önündeki en önemli problemin, okulda öğretilen değerlerle toplumun değerlerinin uyuşmaması ve sınıf mevcutlarının kalabalık olmasının değerler eğitiminin etkililiğini azalttığı görüşündedirler. Ailenin değerler eğitimi konusundaki eğitimlerinin yetersizliği ise öğretmenler için bir başka en büyük sorunlardan biridir. Öğretmenler, öneri olarak değerler eğitimi dersinin olması gerektiğini ve öğretmenlerin de konu ile ilgili hizmet içi eğitim almaları gerektiğini vurgulamışlardır.

DeğerlerDeğerler eğitimiİngilizce dersi
Öznur Pusa
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin mesleki öz-yeterlikleri ile değerler eğitimi öz-yeterliklerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı sınıf öğretmenlerinin mesleki öz-yeterlikleri ile değerler eğitimi öz-yeterliklerini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda sınıf öğretmenlerinin mesleki öz-yeterlik ile değerler eğitimi öz-yeterlik düzeylerinin ve bu öz-yeterliklerin alt boyutları açısından nasıl bir dağılım gösterdiğini, sınıf öğretmenlerinin mesleki öz-yeterliklerinin ve değerler eğitimi öz-yeterliklerinin cinsiyet, mesleki kıdem, en son mezun olduğu okul, öğrenim düzeyi, bilimsel yayın takip etme sıklığı, bilimsel toplantılara katılma durumu (sempozyum, kongre, konferans vb.) ve değerler eğitimi ile ilgili herhangi bir kurs veya seminer katılıp katılmama değişkenlerine göre istatiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Malatya ilinin ilçelerine bağlı devlet ilkokullarında görev yapan toplam 2515 sınıf öğretmeni arasından basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilen 346 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada sınıf öğretmenlerinin mesleki öz-yeterlikleriyle ilgili veriler; Çolak, Yorulmaz ve Altınkurt (2017) tarafından geliştirilen "Öğretmen Öz-Yeterlik Ölçeği" ile, sınıf öğretmenlerinin değerler eğitimi öz-yeterlikleriyle ilgili veriler ise araştırmacı tarafından geliştirilen "Sınıf Öğretmenlerinin Değerler Eğitimi Öz-Yeterlik Ölçeği" ile toplanmıştır. Elde edilen veriler istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiş ve analizde betimsel istatistik, çarpıklık ve basıklık katsayıları, bağımsız örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), LSD testi ve etki büyüklüğünü hesaplamak için eta kare gibi testler kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre sınıf öğretmenlerinin mesleki öz-yeterlik düzeyleri genel olarak yüksek bulunmuştur. Sınıf öğretmenlerinin mesleki öz-yeterlik düzeyleri, cinsiyet ve değerler eğitimi ile ilgili seminer veya kursa katılıp katılmama değişkenlerinde anlamlı farklılık bulunmuştur. Mesleki kıdem, en son mezun olduğu okul, öğrenim düzeyi, bilimsel yayın takip etme sıklığı ve bilimsel toplantılara katılma durumu değişkenlerinde anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Sınıf öğretmenlerinin değerler eğitimi öz-yeterlik düzeyleri ise genel olarak yüksek bulunmuştur. Ayrıca sınıf öğretmenlerinin değerler eğitimi öz-yeterlik düzeyleri, değerler eğitimi ile ilgili seminer ve kurs alma değişkeninde anlamlı farklılık bulunmuştur. Cinsiyet, mesleki kıdem, en son mezun olduğu okul, öğrenim düzeyi, bilimsel yayın takip etme sıklığı, bilimsel toplantılara katılma durumu değişkenlerine göre herhangi anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Sınıf öğretmenlerinin mesleki öz-yeterliklerinde ve değerler eğitimi öz-yeterliklerinde anlamlı farklılıklar çıkan değişkenlerin etki büyüklükleri incelendiğinde, etki büyüklüğünün düşük olduğu görülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin mesleki öz-yeterlikleri ile değerler eğitimi öz-yeterliklerinin arasında pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur.

Değerler eğitimiSınıf öğretmenleriÖz yeterlilik
Sinan Bayat
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet Dönemi Almanca öğretmeni yetiştirme programlarının incelenmesi

Yabancı dil bilen insan ihtiyacı dil öğrenimini bir gereklilik haline getirmiştir. Geçmişte tek bir yabancı dil bilmek büyük bir avantaj iken bugünün şartlarında en az iki yabancı dil bilmek önemli hale gelmiştir. Almanya ile olan ekonomik iş birliği ve kültürel bağlar başta olmak üzere birçok sebepten dolayı İkinci Yabancı Dil olarak Almanca öğrenimi ülkemizde ön plana çıkmaktadır. Almanca dilinin öğrenme-öğretme sürecinde Almanca öğretmenlerinin etkisi tartışılmazdır. Almanca öğretmenlerinin nitelikli bir şekilde yetiştirilmesi de öğretmen yetiştirme programlarının niteliğine bağlıdır. Bu nedenle, Almanca Öğretmeni Yetiştirme Programlarını incelemek ve gerekli değerlendirmelerde bulunmak önem arz etmektedir. Araştırmanın amacı, Cumhuriyet Dönemi Almanca Öğretmeni yetiştirme programlarıyla ilgili gelişmeleri incelemek, bu programlar arasında karşılaştırmalar yapmak ve değerlendirmelerde bulunmaktır. Araştırma ile ilgili verilerin toplanması, analizi ve yorumlanmasında, nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın hazırladığı ve geliştirdiği Öğretmen Yetiştirme Programları incelenmiş, programların hazırlanış gerekçeleri ortaya konulmuş, her bir programın ders çeşidi, ders sayısı, ders kredi sayısı ve ders saat sayısı bakımından benzer ve farklı yönlerinin neler olduğu saptanmıştır. Ayrıca programlardaki derslerin alan eğitimi, meslek bilgisi ve genel kültür açısından gösterdiği farklılıklar analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Elde edilen bulgular çerçevesinde sonuç ve önerilere yer verilmiştir.

AlmancaEğitim programlarıYabancı dil eğitimi+3
Abdurrahim Tutuş
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmen adaylarına yönelik yapılan mikro öğretim tekniğine ilişkin çalışmaların meta-tematik analizi

Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarına yönelik yapılan mikro öğretim tekniğine ilişkin katılımcı görüşüne yer verilmiş olan nitel çalışmaların meta-tematik analiz süreciyle incelenmesidir. Bu araştırmada mikro öğretim tekniğine ilişkin yapılan çalışmalar bağlamında; "öğretmen adayları ve mikro öğretim", "öğretmen adayları ve mikro öğretim tekniği", "öğretmen adayları ve mikro öğretim yöntemi", "öğretmen adayları ve mikro öğretim uygulamaları" anahtar kelimeleri kullanılarak ulaşılan çalışmalar, sadece Türkçe dilinde yazılmış çalışmalar, yurt içinde yapılan yüksek lisans tezi, doktora tezi ve hakemli akademik dergilerde yayımlanan makaleler, 1992-2020 yılları arasında yayımlanmış çalışmalar, öğretmen adaylarına yönelik yapılmış olan çalışmalar, nitel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı ve katılımcı görüşlerinin yer aldığı çalışmalar, literatür taraması yapılırken kullanılan anahtar sözcükler ve veri tabanlarıyla sınırlı olmasına bağlı olarak veriler toplanmıştır. Bu araştırmada nitel araştırma türlerinden meta-tematik analiz kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularında mikro öğretim tekniğine ilişkin yapılan çalışmaların öğretmen adaylarının bilişsel boyutuna etkisi, duyuşsal boyutuna etkisi, kişisel gelişimine etkisi, mesleki gelişimine etkisi, mikro öğretim tekniğine ilişkin yapılan çalışmalarda öğretmen adaylarının karşılaştığı sorunlar ve mikro öğretim tekniğine ilişkin yapılan çalışmalarda öğretmen adaylarının önerileri incelenmiştir. Bu çalışmanın sonucunda araştırmaya dâhil edilen çalışmaların meta-tematik analizine göre öğretmen adayları mikro öğretim tekniği uygulamalarıyla derse aktif katılım sağladıklarını, yaratıcılık becerilerinin geliştiğini, özgüvenlerinin arttığını, öğretmenlik mesleğini sevmeye başladıklarını, derse ilgilerinin arttığını, mikro öğretim tekniğinin kişisel gelişim sağlamaya katkı sunduğunu, sınıf yönetimini sağlayabildiklerini belirtmişlerdir. Ayrıca araştırmaya dâhil edilen çalışmalar incelendiğinde öğretmen adayları mikro öğretim tekniğini uygularken öğretmenlik rolünü yapmada zorlandıklarını ve kendi sınıflarındaki öğrenci arkadaşlarına uygulamadan kaynaklı sorunlar yaşadıklarını açıklamışlardır. Bununla birlikte öğretmen adayları mikro öğretim tekniğinin uygulanmasına ilişkin olarak gerçek sınıf ortamında uygulanmasını, mikro öğretimin ders olmasını ve sınıf mevcudunun azaltılması gibi önerilerde bulunmuşlardır.

Aday öğretmenlerMeta analiziMikro öğretim+2
Necmeddin Berk Hamidi
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul binalarının fiziksel koşulları ile iş doyumu arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, resmi Anadolu liselerinde görevli öğretmenlerin algılarına göre okul binalarının fiziksel koşulları ile iş doyumu arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Araştırma, nicel araştırma modellerinden betimsel ve ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında, Diyarbakır merkez ilçelerdeki (Sur, Yenişehir, Kayapınar, Bağlar) resmi Anadolu Liselerinde (mesleki ve teknik liseler hariç) görevli 2169 öğretmen, örneklemini ise, random yöntemi ile seçilen 27 resmi Anadolu lisesi ve bu liselerde görevli 358 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Çağlayan ve Yılmaz (2011) tarafından geliştirilen "Okul Binaları Ölçeği" ve Gündüz (2008) tarafından geliştirilen "İş Doyumu Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde; aritmetik ortalama, standart sapma, ortanca, bağımsız örneklem t testi, Mann Whitney U testi, tek yönlü varyans analizi, Kruskal Wallis testi, korelasyon katsayısı ve regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bazı önemli bulgular şöyle sıralanabilir: (1) Öğretmenlerin okul binalarının fiziksel koşullarına ilişkin algıları genel olarak "kısmen yeterli" düzeydedir. Boyutlar açısından; öğretmenlerin öğrenciler için ayrılan alanlara ilişkin algılarının "yetersiz", okulların genel görünümüne ilişkin algıların ise "oldukça yeterli" düzeyde olduğu saptanmıştır. (2) Öğretmenlerin okul binalarının fiziksel koşullarına ilişkin algılarında, medeni durumlarına ve okul büyüklüğüne göre anlamlı bir farklılık bulunmazken, öğrenim durumları, cinsiyetleri ve mesleki kıdemlerine göre algılarında anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır. (3) Öğretmenlerin iş doyumlarına ilişkin algıları ise "normal" düzeyde olup, en çok bireysel faktörler boyutundan memnun oldukları, örgüt iklimi, çalışma koşulları ve sosyal görünüm boyutunda ise en az doyum sağladıkları tespit edilmiştir. (4) Öğretmenlerin iş doyum düzeylerine ilişkin algıları öğrenim durumu, medeni durum, mesleki kıdem ve okul büyüklüğü değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermezken, cinsiyetleri arasında anlamlı bir farklılık saptanmıştır. (5) Öğretmenlerin bulundukları okulların fiziksel koşullarına ilişkin algıları ile sahip oldukları iş doyum algıları arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönlü orta düzey bir ilişki saptanmıştır (r = .624; p<.001). Ayrıca, okul binalarının fiziksel özellikleri öğretmenlerin iş doyum düzeylerinin %38,8'ini açıklamaktadır. Anahtar Kelimeler: Okul binaları, okul binalarının fiziksel koşulları, iş doyumu.

Okul binalarıİş doyumu
Sultan Kenar
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin toksik liderlik davranışları ile öğretmenlerin yaşam doyumu arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, kamu ilkokullarında görevli öğretmenlerin algılarına göre okul müdürlerinin toksik (zehirli) liderlik davranışları ile öğretmenlerin yaşam doyumu arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Araştırmada, genel tarama modeline dayalı betimsel ve ilişkisel tarama modeli kullanılmışıtır. Araştırmanın evrenini, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ili merkez ilçede bulunan 60 ilkokul ve bu okullarda görevli bulunan 2254 öğretmen; örneklemini ise evrenden random yöntemi ile seçilen 25 ilkokul ve bu okullarda görevli 380 öğretmen olşturmaktadır. Araştırmanın verileri; Çelebi, Güler ve Yıldız (2015) tarafından geliştirilen dört boyut ve 30 maddeden oluşan "Toksik Liderlik Ölçeği" ve Diener, Emmons, Larsen ve Griffin (1985) tarafından geliştirilen, Dağlı ve Baysal (2016) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan tek boyutlu ve 5 maddelik "Yaşam Doyum Ölçeği (The Satisfaction with Life Scale)" ile toplanmıştır. Araştırmada varılan bazı önemli bulgular şunlardır: (1) Öğretmenlerin kendi okul müdürlerinin toksik liderlik davranışına ilişkin algılarının ortalaması ölçek bazında "katılmıyorum" seviyesindedir. (2) Öğretmenlerin algılarına göre ölçekte en yüksek ortalamaya sahip ilk madde "onun o anki ruh hali iş ortamının iklimini/havasını belirlemesi (katılmıyorum)", en düşük ortalamaya sahip ilk madde ise "çalışanlarına yeni yollar/yaklaşımlar/yenilikler denemelerine pek izin vermemesi (katılmıyorum)"dir. Toksik liderlik ölçeğinin tüm boyutlarına ilişkin öğretmen algılarının ortalaması ise "katılmıyorum" seviyesindedir. (3) "Öğrenim" ve "medeni durumuna" göre öğretmenlerin kendi okul müdürlerinin toksik liderlik davranışlarına yönelik algıları arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır. Diğer taraftan, öğretmenlerin "cinsiyetine" göre tüm boyutlarda, "kıdeme" göre değer bilmezlik, çıkarcılık ve olumsuz ruhsal durum alt boyutları arasında, "çalıştıkları okulun büyüklüğüne" göre değer bilmezlik, çıkarcılık ve olumsuz ruhsal durum alt boyutları arasında anlamlı farklılık saptanmıştır. (4) Öğretmenlerin kendi yaşam doyumuna ilişkin algılarının ortalaması ölçek bazında "az katılıyorum" seviyesindedir. (5) Öğretmenlerin algılarına göre yaşam doyumu ölçeğinde en yüksek ortalamaya sahip ilk madde "şimdiye kadar yaşamdan istediğim önemli şeylere sahip oldum (orta düzeyde katılıyorum)", en düşük ortalamaya sahip ilk madde ise "yaşam koşullarım mükemmeldir (az katılıyorum)" maddesidir. (6) Öğretmenlerin yaşam doyumuna ilişkin algılarının "öğrenim durumu", "cinsiyet", "medeni durum", "mesleki kıdem" ve "okul büyüklüğü" değişkenlerine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı saptanmıştır. (7) Okul müdürlerinin toksik liderlik davranışlarına yönelik öğretmen algıları ile öğretmenlerin yaşam doyumu genel puanları arasında negatif yönde ve düşük düzeyde bir ilişki saptanmıştır (r=-0,329). Buna göre, okul müdürlerinin toksik liderlik davranışlarına yönelik öğretmen algıları genel puanları arttıkça öğretmenlerin yaşam doyumu azalmaktadır. Ayrıca, okul müdürlerinin toksik liderlik davranışları öğretmenlerin yaşam doyumu düzeylerinin %10.8'ini açıklamaktadır. Anahtar Kelimeler: Toksik, toksik lider, okul müdürü, yaşam doyumu, öğretmen.

Okul müdürleriOkul yöneticileriToksik liderlik+1
Kadriye Eroğlu
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
10
Master'sOpen AccessEN

The relationship between school administrators' perceptions of organizational image and global competence

The purpose of this research is to examine the relationship between the organizational image perceptions and global competencies perceptions of school administrators working in public primary and secondary schools in Diyarbakır. This study was conducted using the correlational survey model, which is one of the quantitative research methods. The population of the study consists of 545 school administrators working in 166 public primary and secondary schools in four central districts of Diyarbakır during the 2022-2023 academic year. The sample of the study, selected through stratified sampling method, includes 351 school administrators. The data collection tools used in the research are the "Organizational Image Perception Scale" consisting of 7 dimensions and 46 items, and the "Global Competence Scale" consisting of 4 dimensions and 32 items. The data obtained in the study were transferred to a computer environment and analyzed using the SPSS software package. In the analysis of the data, Independent Samples t-test, One-Way Analysis of Variance (ANOVA), Kruskal-Wallis H test, Tukey test, and Mann-Whitney U test were used. The analysis results regarding the skewness and kurtosis test of the data are included in this research. Pearson Product-Moment Correlation analysis was conducted to determine the significant relationship between school administrators' organizational image perceptions and their global competence perceptions. Additionally, Multiple Linear Regression Analysis was performed to determine the predictive levels of independent variables on dependent variables. As a result of the research, it was found that the organizational image perceptions of school administrators were at a high level in the dimensions of "service quality," "management quality," "financial quality," "working environment," "social responsibility," "emotional appeal," and "corporate ethics." When examining the global competence perceptions of school administrators, it was observed that their perceptions were very high in the dimensions of "communication skills," "self-knowledge," and "problem-solving styles," while their perceptions in the "open-mindedness" dimension were high. Among school administrators' organizational image perceptions, no significant differences were found in terms of the variables of gender, educational level, and the type of school they work at. However, significant differences were observed in terms of the variables of age, teaching seniority, administrative seniority, and duration of service as an administrator at their current school. Regarding the global competence perceptions of school administrators, no significant differences were found in terms of the variables of gender, age, educational level, teaching seniority, administrative seniority, type of school they work at, and duration of service as an administrator at their current school. Finally, it was found that the dimensions of "service quality," "management quality," "financial quality," "working environment," "social responsibility," "emotional appeal," and "corporate ethics" explained 9% of the variance in school administrators' perceptions of global competence. These dimensions were significant predictors of their perceptions of global competence.

Kadir Arslan
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerin dijital yeterlikleri

Bu çalışmanın amacı, Diyarbakır İli içerisinde Kayapınar, Bağlar, Sur ilçelerinde bu-lunan resmi ve özel okullarda görev yapmakta olan lise öğretmenlerinin dijital yeterliklerinin farklı değişkenler açısından araştırılarak karşılaştırılması, öğretmenlerin dijital yeterlik du-rumlarının ortaya konulmasıdır. Bu kapsamda 2022-2023 eğitim-öğretim döneminde Diyar-bakır İli merkez ilçelerinden Kayapınar, Bağlar ve Sur ilçelerinde lise düzeyinde görev ya-pan 213 öğretmen araştırmaya dahil edilmiştir. Nicel araştırma yönteminin kullanıldığı araş-tırmada veriler daha önce bir yüksek lisans tezinde geliştirilen ''Öğretmen Dijital Yeterlik Ölçeği'' ile elde edilmiştir. Ölçek, 6 boyut (problem çözme, etik, veri okuryazarlığı, iletişim ve iş birliği, güvenlik, dijital içerik üretimi) 46 maddeden oluşmakta ve toplam varyansın %71,967'sini belirtmektedir. Araştırmada veriler, SPSS-22 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen ve-riler arasındaki ilişkinin yönünü ve gücünü belirleyebilmek için pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda öğretmen dijital yeterliği orta düzeyde tespit edilmiş-tir. Okul türü değişkenine göre öğretmen dijital yeterliği incelendiğinde özel liselerde çalı-şan öğretmenlerin iletişim ve iş birliği konusunda yeterlik puanlarının resmi liselerde çalışan öğretmenlere göre daha anlamlı ve büyük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Cinsiyet değişkeni-ne göre kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre dijital yeterlik puanı daha anlamlı ve büyüktür. Medeni hal değişkenine göre bekar öğretmenler evli öğretmenlere göre; problem çözme, iletişim ve iş birliği, dijital içerik üretimi hususlarında anlamlı ve büyük bir farka sahiptirler. Yaş değişkeni incelendiğinde genç öğretmenler yaşça büyük öğretmenlere göre dijital içerik üretimi ve toplam ölçek puanında daha anlamlı ve büyük bir fark oluşturmuş-tur. Mesleki kıdem değişkenine göre meslekte yeni öğretmenler meslekte eski öğretmenlere göre problem çözme ve iletişim iş birliği konusunda daha etkindirler. Öğretmenlerin eğitim düzeyi ve çalıştıkları kurumda geçirdikleri sürenin dijital yeterlik düzeyi ile herhangi bir ilişkisi tespit edilmemiştir.

Jiyan Toptancı
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin hizmetkar liderlik davranışları ile algılanan örgütsel destek arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, resmi anadolu liselerinde görevli öğretmenlerin algılarına göre hizmetkar liderlik davranışları ile algılanan örgütsel destek arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırmada genel tarama modeline dayalı ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında, Diyarbakır ili merkez ilçelerdeki 45 resmi anadolu lisesinde (mesleki ve teknik liseler hariç) görevli 2052 öğretmen ve örneklemini ise 20 resmi anadolu lisesi ve bu liselerde görevli 290 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veriler Hizmetkar Okul Liderliği Ölçeği ve Algılanan Örgütsel Destek Ölçeği ile toplanmıştır. Okul Müdürlerinin hizmetkar liderlik davranışları ile öğretmenlerin örgütsel destek algıları arasında yüksek düzeyde ve pozitif yönde anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Öğretmenlerin algılarına göre okul müdürlerinin hizmetkar liderlik davranışları algılanan örgütsel destek puanları için pozitif yönde ve anlamlı bir yordayıcıdır.

Algılanan örgütsel destekHizmetkar liderlikLiderlik
Cansel Turt Çakadaş
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
20
Master'sOpen AccessTR

Orta öğretim öğretmenlerinin uzaktan eğitim öz-yeterlikleri ile teknostres düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı ortaöğretim öğretmenlerinin uzaktan eğitim öz-yeterlikleri ile teknostres düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Bu amaç doğrultusunda araştırma genel tarama yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini 2022-2023 eğitim öğretim yılı Diyarbakır dört merkez ilçede (Bağlar, Kayapınar, Sur ve Yenişehir) bulunan Anadolu liselerinde çalışmakta olan ve uzaktan eğitim sürecinde eğitim veren ortaöğretim öğretmenleri oluşturmaktadır. Veriler bu dört merkez ilçedeki 1715 öğretmenden basit seçkisiz örnekleme yoluyla seçilen 345 öğretmene yüz yüze uygulanarak elde edilmiştir. Elde edilen nicel veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde çarpıklık ve basıklık değerleri, Levene homojenlik testi, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri, bağımsız örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi, LSD, korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon analizi gibi istatistiksel tekniklerden yararlanılmıştır. Araştırmanın Uzaktan Eğitime İlişkin Öz-yeterlik Ölçeğine ait güvenirlik katsayısı 0.978, Öğretmenlerin Teknostres Düzeylerini Belirleme Ölçeğinin ise 0.945 olarak hesaplanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre uzaktan eğitime ilişkin öğretmen öz-yeterliği algısında cinsiyet, mezun olunan fakülte ve eğitim düzeyi değişkenlerine göre anlamlı birf farklılığa rastlanmazken branş, kıdem ve hizmet içi eğitim alma değişkenlerinde anlamlı farklılıklar bulunmaktadır. Öğretmenlerin teknostres düzeylerine ilişkin puanlarda ise cinsiyet, mezun olunan fakülte, eğitim düzeyi ve hizmet içi eğitim değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar bulunmazken branş ve kıdem değişkenlerinde anlamlı farklılıklar bulunmaktadır. Araştırmanın sonuçları öğretmenlerin öz-yeterlikleri arttıkça teknostres düzeylerinin azaldığını ve öz-yeterliğin teknostresin yordayıcısı olduğunu göstermektedir.

Nurşin Narin
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Liselerdeki öğretmen ve öğrencilerin aktif vatandaşlık algılarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Liselerdeki Öğretmen Ve Öğrencilerin Aktif Vatandaşlık Algılarının Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi Aktif vatandaşlık, demokratik anlayışı geliştirebilmek, sosyal uyumu artırmak, demokrasisini güçlendirmek isteyen bütün ülkeler için önemlidir. Hak ve sorumluluklarını dengeli bir şekilde yerine getiren aktif vatandaş, bir toplumda tüm vatandaşların birbirine bağlı olduğunu bilir ve kişisel çıkarlarının ötesine odaklanarak toplumu bir arada tutan birleştiriciler haline gelirler. Topluma karşı sorumluluklarını bilen ve yerine getiren, hak ve özgürlüklerin anlamını bilen ve uygulayan, özerk olabilen, karar alma süreçlerine katılan, gönüllü olan vatandaşlar ülkelerinin demokrasisinin gelişmesine katkıda bulunurlar. Bu araştırmanın amacı; liselerdeki öğretmen ve öğrencilerin aktif vatandaşlık algılarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Öğretmenlerin de aktif vatandaşlık algıları ve bu konudaki donanımları kadar öğrencilerin aktif vatandaşlık algılarının oluşmasında uygun okul ortamı da etkilidir. Araştırmanın çalışma evrenini 2021 – 2022 Eğitim-Öğretim yılının birinci yarıyılında İzmir il merkezinde bulunan ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören öğrenciler ve öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmaya dahil edilen okullardaki öğrenci sayısı 8298'dür. Araştırmaya dahil edilen okullardaki öğretmen sayısı 1139'dir. Araştırmada öncelikle Aktif Vatandaşlık Algı Ölçeği (AVAÖ) geliştirilmiş ve geçerlilik ve güvenilirlik analizleri tamamlanmıştır. Sonrasında da veriler toplanarak SPSS ve LISREL istatistik paket programları ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, öğretmenlerin aktif vatandaşlık algısı ve alt boyutları cinsiyet, baba öğrenim durumu, ailede sivil toplum kuruluşunda görevli kimse olup olmaması ve alanı dışında hangi sıklıkta kitap, dergi okuduğuna göre farklılık göstermekte olup anne eğitim durumu, meslekteki yılı, öğretmenin kendi öğrenim durumu ve interneti günlük kullanma süresi göre farklılık göstermemektedir. Öğrenci aktif vatandaşlık algısı ve alt boyutlarının ise sınıfa, öğrenim görülen okul türüne, öğrencilerin cinsiyetine, babanın öğrenim durumuna, not ortalamasına, algılanan aile gelir düzeyine, ailede sivil toplum kuruluşunda çalışan birinin olup olmamasına, interneti günlük ortalama kullanım süresine ve ders kitapları dışında hangi sıklıkla kitap, dergi vs. okuduklarına göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermektedir. Anne öğrenim durumu açısından ise öğrencilerin aktif vatandaşlık algısı ve alt boyutları farklılık göstermemektedir. Anahtar Kelimeler: Aktif Vatandaşlık, Öğretmen aktif vatandaşlık algısı, Öğrenci aktif vatandaşlık algısı, Öğretmen aktif vatandaşlık ölçeği, Öğrenci aktif vatandaşlık ölçeği

Aktif vatandaşlıkLise öğrencileriLise öğretmenleri
Nimet Çomak
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin işyeri arkadaşlığı ile tükenmişlikleri arasındaki ilişki (Diyarbakır ili örneği)

Bu araştırmada, kamu ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin iş yeri arkadaşlık algı düzeyi ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır İl merkezindeki resmi ortaokullarda görevli 3840 öğretmen, örneklemini ise evrenden random yöntemi ile seçilen 450 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, Neilsen, Jex ve Adams (2000) tarafından geliştirilen, Türkçeye Kıral (2016) tarafından uyarlanan İş Yeri Arkadaşlığı Ölçeği ile Maslach ve Jackson tarafından (1981) geliştirilen, Çam (1991) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Maslach Tükenmişlik Envanteri kullanılmıştır. İş Yeri Arkadaşlığı Ölçeği iki boyutlu olup 10 maddeden oluşmaktadır. Maslach Tükenmişlik Envanteri ise 3 boyut ve 22 maddeden oluşmaktadır. Araştırmada elde dilen veriler SPSS istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, karşılaştırmalar için t-Testi, ANOVA testi, farkın hangi gruplar arasında olduğunun belirlenmesi için Tukey Testi, değişkenler arası ilişki düzeyinin belirlenmesi için Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı Analizi kullanılmıştır. Verilerin analizinde .05 anlamlılık düzeyi esas alınmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre; Öğretmenlerin iş yeri arkadaşlığı algılarının yüksek düzeyde, tükenmişliklerinin ise düşük ve orta düzeyde olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin iş yeri arkadaşlık algı düzeylerinin cinsiyet, öğrenim düzeyi, meslekteki kıdem, medeni durum ve okulun büyüklüğüne göre farklılaşmadığı görülmüştür. Çalışmaya dâhil edilen öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerinin cinsiyet, öğrenim düzeyi, meslekteki kıdem ve medeni durum göre farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Tükenmişlik algı düzeyinin okulun büyüklüğüne göre ise istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdiği sonucu ortaya çıkmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin tükenmişlik ile iş yeri arkadaşlığı algı düzeyleri arasında korelasyon sonucuna göre negatif yönde düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu sonucu bulunmuştur. Öğretmenlerin iş yeri arkadaşlığı algı düzeyindeki artışın tükenmişlik düzeyinde düşüş sağladığı, iş yeri arkadaşlığı algı düzeyindeki düşüşün ise tükenmişlik düzeyini artırdığı sonucu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: İş Yeri Arkadaşlığı, Tükenmişlik, Ortaokul öğretmenleri.

Esin Bahşi
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu lisesi öğrencilerinin sınıf değerlendirme atmosferine ilişkin algıları ile İngilizce dersine yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada Anadolu lisesi öğrencilerinin sınıf değerlendirme atmosferine ilişkin algıları ile İngilizce dersine yönelik tutumları cinsiyet, sınıf düzeyi, okul türü, son dönem genel akademik başarı ve İngilizce not ortalaması değişkenleriyle incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden betimsel ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmada veri toplamak amacıyla İngilizce dersine yönelik tutum ölçeği ve sınıf değerlendirme atmosferi ölçeği kullanılmıştır. Araştırma 2022-2023 eğitim öğretim yılında Diyarbakır il merkezinde yer alan devlet/resmi Anadolu liselerinde öğrenim görmekte olan 9,10,11 ve 12. sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada küme tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Toplam 926 öğrenciden (9.,10.,11. ve 12. sınıflar) elde edilen veriler, SPSS paket programı yardımıyla analiz edilmiştir. Araştırma problemlerine yanıt aramak için çarpıklık ve basıklık değerleri hesaplanarak geneli itibariyle normal dağılım gösterdiği anlaşılan verilere parametrik yöntemler ile analizler yapılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde student t-testi, One way Anova, Kruskal Wallis H testi ve Pearson korelasyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Verilerin analizi neticesinde, Anadolu lisesinde öğrenim gören öğrencilerin İngilizce öğrenmeye yönelik tutumlarında cinsiyet, sınıf düzeyi, anne ve baba eğitim düzeyi, takviye destek eğitimi alma ve liseye yerleşme şeklinin istatistiksel olarak etkili değişkenler olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte Anadolu lisesinde öğrenim gören öğrencilerin sınıf değerlendirme atmosferine ilişkin görüşlerine ise cinsiyet, anne ve baba eğitim düzeyi, takviye destek eğitimi alma ve liseye yerleşme şeklinin istatistiksel olarak etkili olduğu görülmüştür. Sonuç olarak da Anadolu lisesinde öğrenim gören öğrencilerin öğrenme odaklı değerlendirme atmosferi düzeyleri artıkça İngilizceden zevk alma, İngilizce ders dışı etkinliklere yönelik tutum ve İngilizce ders içi etkinliklere yönelik tutum düzeylerinin arttığı belirlenmiştir. Anadolu lisesinde öğrenim gören öğrencilerin performans odaklı değerlendirme atmosferi düzeyleri artıkça İngilizceden zevk alma, İngilizce ders dışı etkinliklere yönelik tutum ve İngilizce ders içi etkinliklere yönelik tutum düzeylerinin ise azaldığı görülmüştür.

Hüsniye Yokuş
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Değerler eğitimine yönelik ortaokul öğretmen ve öğrencileri ile öğrenci velilerinin görüşlerinin incelenmesi

Toplumların varlıklarını sürdürmeleri, değerleriyle yetişmiş ve benimsemiş bireylerinin varlığı ile mümkündür. Değerler eğitimi, kültürel ve evrensel değerlerin eğitim yoluyla aktarılma sürecidir. Değerler eğitimi, bireylerin ahlaki, etik ve sosyal açıdan gelişmesini sağlamayı amaçlayan bir eğitim süreci olduğu için; aileden başlayıp, örgün eğitimin sonuna kadar devam eder. Bu araştırmanın amacı; değerler eğitimine yönelik ortaokul öğretmen, ortaokul öğrenci ve veli görüşlerinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma evrenini 2021–2022 Eğitim-Öğretim yılında İstanbul il ve ilçe merkezinde bulunan ortaokullarda görev yapan öğretmenler, 8.Sınıfta öğrenim gören öğrenciler ve velileri oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan öğretmen sayısı 919, öğrenci sayısı 1334'tür. Araştırmada görüşülen veli sayısı ise 19'dur. Araştırmada öncelikle öğretmen ve öğrenciler için Değerler Eğitimi Görüşlerini Belirleme Ölçeği, veliler için Görüşme Formu geliştirilmiş, ön uygulamalar sonrasında geçerlik ve güvenirlik analizleri tamamlanmıştır. Geliştirilen ölçekler ve görüşme formları kullanılarak ortaokullarda uygulama yapılmış; sonrasında da veriler toplanarak SPSS ve Lisrel paket programları ile analiz edilmiş, nitel veriler tema ve kodlar vasıtasıyla yorumlanmıştır. Nicel boyuttaki analizlerde ikili değişkenlerin karşılaştırılmasında t Testi, çoklu değişkenlerin analizi ve karşılaştırılmasında Tek Yönlü Anova Testi ve Post Hoc testleri kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutu araştırma yöntemlerinden genel tarama deseni, nitel boyutu ise temel nitel araştırma desenidir. Yapılan araştırmanın sonuçlarına göre; öğretmenlerin değerler eğitimine yönelik görüşlerinin; cinsiyet, meslekteki çalışma yılı, öğrenim düzeyi ve öğretmenlik alanları değişkenlerine göre farklılık göstermekte olduğu; mezun olunan okul türü değişkenine göre farklılık göstermediği bulunmuştur. Öğrencilerin değerler eğitimine yönelik görüşlerinin; cinsiyet, evlerinde yaşayan kişi sayısı, babanın öğrenim durumu değişkenlerine göre farklılık göstermekte olduğu; oturdukları evlerin durumu, anne ve babanın çalışma durumu, annenin öğrenim durumu değişkenlerine göre istatistiksel olarak farklılık göstermediği belirlenmiştir. Velilerin değerler eğitimine yönelik görüşlerinden; velilere göre değer kavramı çağrışımları ve öne çıkan değerler arasında toplumdaki ortak payda, sevgi-saygı, ahlak, yaşamın anlamı, toplumsal hayatı düzenleyen kıymet atfedilen unsurlar ve doğruluk, en önemli gördükleri toplumsal değerler arasında saygı, sevgi, inanç-din, dürüstlük, adalet, vatan sevgisi, ahlak, hoşgörü, dürüstlük, doğruluk ve barış, okullarda en çok kazandırılması gereken değerler arasında sevgi, saygı, dürüstlük, vatan sevgisi, edepli-ahlaklı olma, milli değerler, sorumluluk bilinci, yardımseverlik ve hoşgörü olduğu, velilerin çoğunluğunun okularda verilen değerler eğitimi çalışmalarının zayıf ve yetersiz görüşünde olduğu, değerlerin kazandırılmasında velilerin çoğunluğunun kendilerini yeterli gördüğü, değerler eğitiminin okullarda daha iyi ve nitelikli hale gelmesi için velilerin önerilerinin öğretmenlerin rol-model olması, öğrenci merkezli uygulamalar-oyunlar yapılması, aile ile işbirliği kurulması, sınav odaklı sistemden çıkılması olduğu sonuçlarına varılmıştır. Araştırma sonuçları doğrultusunda; okul-aile işbirliğini kuracak ve geliştirecek eğitim, seminer, uygulamalı drama etkinliklerinin yapılması, örnek davranış gösteren öğrencilerin ödüllendirilmesi, öğretmenlerin rol model olması, ders programlarının oluşturulmasında yapılan çalışmalara eğitim liderleri, denetimcileri ve öğretmenlerin katılımının sağlanarak; anketler, görüşmeler ve odak grupları gibi farklı yöntemler ile değerler eğitimi özelinde görüş ve öneriler alınabileceği başlıklarında öneriler sunulmuştur.

Değerler eğitimiOrtaokul öğrencileriOrtaokul öğretmenleri
Tacettin Demirel
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Lisansüstü Eğitim Yapmakta Olan Öğretmenlerin Lisansüstü Eğitimle İlgili Görüşleri, Karşılaştıkları Sorunlar ve Önerileri

Lisansüstü eğitim gören bireylerin birçoğu, çalışma hayatları ile eğitim süreçlerini paralel yürütmeye çalışmaktadır. Bu durum, özellikle çalışan öğretmenler için daha da karmaşık hale gelmektedir. Bu araştırmanın amacı öğretmenlik mesleğini sürdürürken aynı zamanda bir lisansüstü eğitim programına devam eden öğretmenlerin yaşadıkları sorunların incelenmesi, görüş ve önerilerinin alınmasıdır. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 Eğitim-Öğretim yılında Bitlis ili ve ilçelerinde görev yapan aynı zamanda farklı alanlarda lisansüstü eğitim gören 30 öğretmen oluşturmaktadır. Bu çalışma nitel araştırma desenlerinden olgubilim(fenomenoloji) deseni kullanılarak yürütülmüştür. Katılımcılardan yarı yapılandırılmış görüşme yoluyla veriler toplanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre öğretmenler lisansüstü eğitimin mesleki çalışmalarına en çok mesleki yenilenme bakımından katkı sağladığını düşünmektedir. Öğretmenler lisansüstü eğitim sürecinde kişisel nedenlerden kaynaklı zaman yetersizliği, üniversiteden kaynaklı ders seçimi ve görev yaptıkları kurumdan kaynaklı ders programlarının düzensizliği gibi nedenlerden dolayı sorun yaşamaktadır. Öğretmenlik mesleğini sürdürürken lisansüstü eğitim almaları en çok öğrencileriyle empati yapmalarına katkı sağlamıştır. Katılımcılardan lisansüstü eğitimin daha nitelikli hale gelmesi için öneriler alınmıştır.

Ayşen Kocalar Verim
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessEN

Examination of the relationship between leadership styles and organizational climate of secondary school administrators according to teacher perceptions

The main purpose of this study is to examine the effects of leadership styles of school administrators on organizational climate, based on the opinions of the branch teachers working in secondary schools in the central districts of Diyarbakır (Bağlar, Kayapınar, Sur, Yenişehir). In the research designed as a descriptive study, the relational screening model was used. The research consists of branch teachers working in official secondary schools in the central districts of Diyarbakır (Bağlar, Kayapınar, Sur, Yenişehir) in the 2018-2019 academic year. There are 57 secondary schools in the central districts of Diyarbakır and 3315 teachers work in these schools. Since the content of the study is very large, sampling method was used by using stratified sampling method. For this purpose, the scale was distributed to 450 teachers working in 21 formal secondary schools and the returned 416 scales were taken into consideration. "School Principals Leadership Style Scale" and "School Climate Scale" were used as data collection tools. School Principals Leadership Style Scale includes 35 items and 3 sub-dimensions: "Transformational leadership, Releasing leadership, Sustainable leadership". On the School Climate Scale, there are 23 items and 5 sub-dimensions including "Democracy and commitment to school, Leadership and interaction, Success factors, Sincerity, Conflict". The data obtained in the study were analyzed with SPSS package program. In the analysis of the data; (Independent) T test, One-way variance analysis (ANOVA), Tukey test, Kruskal Wallis-H test, Mann-Whitney U test were used for samples. In addition, Multiple Linear Regression Analysis was conducted to determine the predictive levels of independent variables. As a result of the research, it is understood that the branch teachers, in their general opinions about the level of leadership styles of the managers, "While teachers think that their principals exhibit the behaviours towards the most transformational leadership style, they think that they exhibit the behaviours towards the sustained leadership style and at least the behaviours towards the liberating leadership style." In the general opinions of the branch teachers about the school climate, it is observed that the perceptions of the teachers about the success factors are at the highest level, whereas their perceptions about the conflict level are at the lowest level. Their perceptions about other dimensions respectively are in descending order; democracy and dedication to school, sincerity and leadership and interaction.

LeadershipSchool climateSchool administrators+4
Ramazan Bilgi
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet Dönemi (1924-2018) Türkçe öğretim programlarının incelenmesi

Eğitim kurumlarının ve öğretmenlerin bireylerin ailede edinmeye başladıkları Türkçe eğitiminde çok önemli rolleri oldukları söylenebilir. Türkçe eğitiminin planlı bir şekilde yürütülmesi için öğretim programları, öğretmenlere ve eğitim kurumlarına rehberlik ederler. Eğitim yaklaşımları öğretim programlarını şekillendirmektedir. Öğretim programlarının hedef, içerik, eğitim durumları ve sınama durumları ögeleri de etkileşim içinde oldukları için eğitim yaklaşımlarından etkilenmektedirler. Bu araştırmanın amacı, Cumhuriyetin ilanından günümüze kadar Türkiye'de uygulanan ilkokul ve ortaokul Türkçe öğretim programlarının gelişim ve değişimlerini belirlemektir. Araştırmada 1924, 1926, 1930, 1936, 1948, 1968, 2009 yıllarına ait ilköğretim birinci kademe Türkçe öğretim programları 1924, 1930, 1931-1932, 1938, 1949, 1951, 1962, 1970, 1995, 2006 yıllarına ait ilköğretim ikinci kademe Türkçe öğretim programları ve 1981, 2015, 2017, 2018 yıllarına ait birinci ve ikinci kademe Türkçe öğretim programlarını hedef, içerik, eğitim durumları ve sınama durumlarındaki benzerlikler ve farklılıklar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırma nitel bir çalışma olduğu için araştırmada doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda, Cumhuriyetin ilanından sonraki ilk program olan 1924 Türkçe öğretim programı ile 2018 Türkçe öğretim programı arasında geçen süre zarfında hedef, içerik, eğitim durumları ve sınama durumları ögelerinde anlamlı farklılıkların, gelişimlerin ve değişimlerin yaşandığı görülmektedir. Bu gelişmeler, ilk olarak 1981 Türkçe öğretim programında ortaya çıksa da 2006 programıyla beraber eğitim anlayışının değişmesiyle birlikte daha büyük gelişmelerin yaşandığı görülmektedir. 1924, 1926, 1930, 1936, 1948, 1968 ilköğretim birinci kademe Türkçe öğretim programları, 1924, 1930, 1931- 1932, 1938, 1949, 1951, 1962, 1970, 1995 ilköğretim ikinci kademe Türkçe öğretim programları ve 1981 birinci ve ikinci kademe Türkçe öğretim programında kazanım ifadesi yer almaz iken 2006 ve sonrasındaki Türkçe öğretim programlarında kazanımlar öğrenme alanlarına göre verilmiştir. 2006, 2009, 2015, 2017 ve 2018 Türkçe programlarında tematik ve beceri yaklaşımından dolayı daha önceki programlardan farklı olarak konular temalara ayrılmıştır. Türkçe programında eğitim durumlarıyla ilgili bir bölüme ilk kez 1981 programında yer verilmiştir. Yapılandırıcı eğitim anlayışıyla 2006 ve sonrasında genel olarak eğitim durumları da önemsenmiştir. Sınama durumlarıyla ilgili bir bölüme de yine ilk kez 1981 programında rastlanılmıştır. 2006 ve sonrasındaki programlarda geleneksel değerlendirme teknikleri ve tamamlayıcı değerlendirme teknikleri ile ilgili veriler yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Program geliştirme, Türkçe öğretim programları, hedef, içerik, eğitim durumları, sınama durumları

Program değerlendirmeProgram geliştirmeTürkçe eğitimi+2
Turhalı Ayfer Akboğa
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Lise İngilizce öğretmenlerinin problem çözme becerileri ile öğrenmeye yönelik inançları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı lise İngilizce öğretmenlerinin problem çözme beceri algıları ile öğrenmeye yönelik inançları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2018-2019 Eğitim-öğretim Yılı Diyarbakır ili dört merkez ilçede (Yenişehir, Sur, Bağlar ve Kayapınar) bulunan lise İngilizce öğretmenleri oluşturmaktadır. Bu dört merkez ilçede toplam 281 öğretmen çalışmaktadır ancak veri toplama araçları olan anketleri doldurma konusunda gönüllülük esaslı olduğu için 34 kişi anket doldurmak istememiş ve bu yüzden bu veriler 247 öğretmenden elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak "Problem Çözme Envanteri" ve "Öğrenmeye Yönelik İnanç Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin problem çözme becerileri arasında cinsiyet, yaş, mesleki kıdem değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık bulunmazken, çalıştığı okul türü ve mezun olunan fakülte değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar bulunmaktadır. Araştırmanın sonuçları öğretmenlerin yapılandırmacı öğrenmeye yönelik inançları arttıkça problem çözme beceri algılarının da arttığını, geleneksel öğrenmeye yönelik inançları arttıkça problem çözme beceri algılarının da azaldığını göstermektedir.

Branş öğretmenleriEğitim inançlarıGeleneksel öğrenme yöntemi+6
Meryem Kılıç
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin görüşlerine göre öğrenci kulüplerinin değerlendirilmesi

Bu çalışmanın temel amacı, lise düzeyinde faaliyet gösteren öğrenci kulüplerinin etkililiğini farklı lise türlerinde öğrenim gören öğrencilerin görüşlerine göre değerlendirmektir. Araştırmada bu amaç doğrultusunda öğrencilerin, öğrenci kulüplerine ilişkin "kulüp farkındalığı", "kişisel gelişim", "toplum hizmeti", "demokrasi", "sosyallik" ve "sorumluluk" boyutlarındaki görüşlerinin; cinsiyet, kurum türü, sınıf düzeyi, okul türü, ailenin aylık geliri, anne-baba eğitim durumu, anne-baba iş durumu, etkinliklerin düzenli yapılması durumu, üye oluş nedeni ve etkinliklerin yapılma zamanı değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Ayrıca araştırmada öğrencilerin kulüp danışman öğretmenin kulübüne ilişkin bilgi düzeyi; kulüp etkinliklerinin ders başarısına etkisi; kendi okullarındaki diğer kulüpler hakkındaki bilgi düzeyi; üye oldukları kulübü nasıl değerlendirdikleri; kulüp etkinliklerinin ne zaman yapılması gerektiği; üye oldukları kulüp alanları; okul dışı etkinliğe katılım durumları ve kulüp etkililiğinin artırılması için sundukları öneriler incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama deseninden ve nedensel karşılaştırma araştırma yönteminden yararlanılmıştır. Araştırma, Batman il merkezindeki 2018– 2019 Eğitim-Öğretim yılı birinci döneminde okul türü farklı ortaöğretim kurumlarında (Anadolu, İmam-Hatip, Mesleki ve Teknik, Fen, Sosyal Bilimler, Spor, Güzel Sanatlar ve Proje Lisesi) öğrenim gören 1039 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplamak için literatür ve yönetmeliklerden faydalanılarak altı boyutu olan geçerli ve güvenilir sosyal etkinlik ölçeği geliştirilmiştir. Bulguların çözümlenmesinde betimsel istatistikler olan sıklık ile yüzdeliklerden yararlanılırken demografik değişkenlerle ölçek maddelerine verilen cevapların çaprazlaması yapılmıştır. Alt amaçların incelenmesinde sosyal etkinlik puan ortalamalarının karşılaştırılması için parametrik istatistik çözümleme tekniklerinden t-testi ve One Way Anova testlerinden faydalanılarak veriler analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, lise öğrencilerinin sosyal etkinlik puanları "kulüp farkındalığı", "kişisel gelişim", "toplum hizmeti", "demokrasi", "sosyallik" ve "sorumluluk" boyutlarındaki görüşleri genel olarak "kararsızım" düzeyindedir. Araştırmada en yüksek ortalama değerine "sosyallik" boyutu sahipken en düşük ortalamanın "sorumluluk" boyutunda olduğu görülmüştür. Cinsiyet, kurum türü, öğretim şekli, okul türü, sınıf düzeyi, aylık gelir, anne-baba eğitim durumu, anne-baba iş durumu, kulüp etkinliklerinin yıl boyunca düzenli yapılma durumu, kulübe üye oluş nedeni ve etkinliklerin yapılma zamanı değişkenlerine göre anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin danışman öğretmenin bilgi düzeyini "iyi" düzeyde buldukları ve kulüp etkinliklerinin ders başarısını "olumlu" etkilediği görülmüştür. Öğrencilerin okuldaki diğer kulüplere ilişkin "kısmen yeterli" düzeyde bilgi sahibi oldukları ve kulüp etkinliklerini "sosyalleştirici" olarak değerlendirdikleri belirlenmiştir. Öğrencilerin kulüp etkinliklerinin "ayrı bir ders saatinde" yapılması gerektiğini; en yüksek ortalamanın "sanat" kulüp alanı olduğu ve kulüp faaliyetleri kapsamında okul dışı etkinliklere katılmadıkları sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırmada "Okulunuzdaki öğrenci kulüplerinin daha etkili olması için neler önerirsiniz?" sorusuna "sistem", "fiziki ortam", "proje", "yeterlilik" ve "öğrenci" tema başlıklarında öneriler sundukları görülmüştür. "Sistem" temasında; ders sayısının azaltılıp öğrenci kulüp saatlerinin artırılması, "Fiziki ortam" temasında; uygun şartların oluşturulup materyallerin temin edilmesi, "Proje" temasında; kulüpler aracılığıyla toplumsal ve çevresel projelerin hazırlanması, "Yeterlilik" temasında; yönetici ve öğretmenlerin kulüp çalışmalarını önemsemesi, "Öğrenci" temasında; yetki ve sorumluluğun öğrencilerle paylaşılması önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal etkinlik, öğrenci kulüpleri, ders dışı etkinlikler, eğitsel kulüp ve rekreasyon

Ders dışı etkinliklerLise öğrencileriRekreasyon+3
Şehmus Oral
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Değerler eğitimi ile ilgili yapılan lisansüstü tezlerin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı Türkiye'de 2016-2019 yılları arasında gerçekleştirilen değerler eğitimi konulu yüksek lisans ve doktora tezlerinin incelenmesidir. Çalışma konu başlığı içerisinde "değerler eğitimi" geçen Türkiye'de yapılmış olan tezlerle sınırlıdır.YÖK Ulusal Tez Merkezinde kataloglanmış olan 250 tez belirlenen kategoriler doğrultusunda incelenmiş ve doküman analizi yapılarak elde edilen bulgulara göre değerlendirilmiştir.Tezler;hazırlandığı üniversite, enstitü, anabilimdalı, yayınlandığı yıl, konu alanı, yöntemi/modeli ve deseni, örneklem türü, örneklem büyüklüğü, veri toplama araçları, güvenirlik ve geçerlik çalışmaları ve veri analiz teknikleri ölçütlerine göre incelenmiştir. Araştırmada veri analizi içerik analizi ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler yüzde ve frekanslara dayalı bir şekilde yorumlanmıştır. Araştırma sonucuna göre; değerler eğitimi konusunda tezlerle ilgili en çok yayın yapan üniversitenin Gazi Üniversitesi olduğu görülmüştür. Lisansüstü çalışmalar en fazla Eğitim Bilimleri Enstitüsü kapsamında yayınlanmıştır. Çalışmaların en çok Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi anabilim dallarında oluşturulduğu belirlenmiştir. Tezlerin büyük çoğunluğunun 2019 yılında yayınlandığı belirlenmiştir. Tezlerin çoğunluğu niteldir ve doküman inceleme türündedir. Örneklem büyüklüğü olarak çoğunlukla 1-50 arası katılımcıyla çalışılmıştır. Araştırmalarda veri toplama araçlarının büyük çoğunluğunu doküman inceleme ve anket formu oluşturmaktadır. İçerik analizi en çok kullanılan veri analiz tekniğidir.

DeğerlerDeğerler eğitimiLisansüstü tezler+1
Seval Köksal Süleymanoğlu
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk eğitim sistemi açısından birey özelliklerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı Türk eğitim sisteminin yetiştirmek istediği birey özelliklerini incelemek, bu süreçte yaşanan sorunları ortaya çıkarmak ve gerekli değerlendirmeleri yapmaktır. Bu amaç doğrultusunda araştırmada iç içe geçmiş tek durum deseni kullanılmıştır. Araştırma verileri nitel araştırmalarda veri toplama tekniklerinden doküman incelemesi tekniği ile toplanmıştır. Doküman olarak, "milli eğitim genel amaçları", "okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumları yönetmeliği", "ortaöğretim kurumları yönetmeliği", "yükseköğretim kanunu", "2018 yılında revize edilen öğretim programları genel amaçları", "2018 yılında revize edilen öğretim programları kazanımları", "2019-2020 eğitim öğretim yılında uygulamada olan ders kitapları" incelenmiştir. Verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda milli eğitim genel amaçlarında yetiştirilmek istenen birey özelliklerinin öğretim programlarına ve ders kitaplarına yansıtılmadığı belirlenmiştir. Türk eğitim sisteminde yetiştirilmek istenen birey özellikleri açısından genel amaçlar, yönetmelikler, öğretim programları, ders kitaplarının benzer nitelikler taşımadığı belirlenmiştir. Öğretim programları genel amaçlarında yetiştirilmek istenen birey özelliklerinin öğretim programlarında yer alan kazanımlara yansıtılmadığı tespit edilmiştir. Öte yandan en çok kazandırılmak istenen özelliklerin "kişilik ve karakter", "bölücü ve yıkıcı amaçlar taşıyan davranışlarda bulunmama", "dengeli ve sağlıklı gelişmiş olma", "temel düzeyde beceriler", "yaşadığı yer ve çevre özellikleri", "Türkiye", "yemek", "tasarruf", "temizlik", "Allah (c.c.)", "dostluk", "iyilik", "Atatürk" ve "Osmanlı Devleti" temaları ile ilgili olduğu belirlenmiştir.

BireysellikEğitim sistemiKarakter+5
Sait Çakan
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Özel gereksinimli çocuğu olan annelerde ebeveyn öz yeterliği: Bilinçli farkındalık ve psikolojik dayanıklılığın yordayıcı rolü

Bu araştırmanın ilk amacı özel gereksinimli çocuğa sahip annelerin ebeveyn öz yeterliklerini demografik değişkenler açısından incelemek ikincisi ise ebeveyn öz yeterliklerini bilinçli farkındalıkları ve psikolojik dayanıklılıklarının ne derece yordadığını belirlemektir. İlişkisel tarama yönteminin kullanıldığı çalışmanın örneklemini Bolu ilindeki özel gereksinimli çocuğa sahip 424 anne oluşturmuştur. Bu çalışmada veri toplama aracı olarak Demografik Bilgi Formu, Ebeveyn Öz Yeterlik Ölçeği, Bilinçli Farkındalık Ölçeği ve Yetişkinler için Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizlerinde SPSS 20 programı kullanılmıştır. Analizlere başlanmadan önce veri setindeki kayıp veri ve uç değerler incelenmiş ve dağılımın normalliği test edilmiştir. Katılımcıların ebeveyn öz yeterliliklerinin demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadıkları Bağımsız Örneklemler İçin T Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ile analiz edilmiştir. Annelerin bilinçli farkındalıkları ve psikolojik dayanıklılıklarının ebeveyn öz yeterliklerini yordamasına ilişkin incelemede Aşamalı Regresyon Analizi (stepwise) kullanılmıştır. Araştırma sonucunda özel gereksinimli çocuğa sahip annelerin ebeveyn öz yeterliklerinin gelir düzeyi, eğitim düzeyi ve çalışıp çalışmama durumu açısından farklılaştığı; yaşa göre ise farklılaşmadığı bulgusu elde edilmiştir. Ebeveyn öz yeterliği ile psikolojik dayanıklılık ve bilinçli farkındalık arasında pozitif yönde yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. İki aşamalı modelle gerçekleştirilen aşamalı regresyon analizinin ilk aşamasında daha yüksek düzeyde ilişki olduğu belirlenen bilinçli farkındalık (.86) değişkeni ikinci aşamada ise psikolojik dayanıklılık (.82) değişkeni analize dahil edilmiştir. Analiz sonucunda annelerin ebeveyn öz yeterliklerini bilinçli farkındalıkları ve psikolojik dayanıklılıklarının anlamlı bir şekilde yordadığı; en çok açıklayan değişkenin bilinçli farkındalık (%73.9) olduğu; psikolojik dayanıklılık ile birlikte ise (%81.6) oranında açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen araştırma bulguları alanyazındaki diğer araştırmalar çerçevesinde tartışılarak öneriler sunulmuştur. ANAHTAR KELİMELER: Ebeveyn Öz Yeterliği, Psikolojik Dayanıklılık, Bilinçli Farkındalık, Özel Gereksinimli Çocuğu Olan Anneler

Ana-babaAnnelerBilinçli farkındalık+6
Sedanur Akbuğa
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Lider-üye etkileşimi ve örgütsel sessizlik ile örgüt sağlığı arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, resmi ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin algılarına göre, ortaokul müdürlerinin lider-üye etkileşimi davranışları ve öğretmenlerin örgütsel sessizlik davranışları ile örgüt sağlığı algıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bununla birlikte, resmi ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin lider-üye etkileşimine ilişkin algıları ve örgütsel sessizlik davranışları ile örgüt sağlığı algı düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi de amaçlanmıştır. Araştırma, betimsel nitelikte ilişkisel tarama modeliyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Eskişehir il sınırları içinde bulunan 109 resmi ortaokulda görev yapan 2882 öğretmen, örneklemini ise tabakalı örnekleme yöntemi ile belirlenen 1010 öğretmen oluşturmuştur. Araştırma verileri, araştırmacılar tarafından geliştirilen Üç Boyutlu Lider Üye Etkileşimi Ölçeği (LMX-3D), Doğanay ve Dağlı (2016, 2020) tarafından geliştirilen Örgüt Sağlığı Ölçeği ve Çakıcı (2008) tarafından geliştirilen Örgütsel Sessizlik Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde, betimsel istatistik değerleri ile birlikte Parametrik analiz teknikleri (MANOVA, ANOVA, T-Testi), nonparametrik analiz teknikleri (Mann Whitney U, Kruskal Wallis H) ve regresyon istatistikî tekniklerine yer verilmiştir. Araştırma sonucunda, resmi ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin, lider-üye etkileşimi ve örgüt sağlığına ilişkin algıların yüksek; örgütsel sessizliğe ilişkin algıların çok düşük düzeyde olduğu tespiti yapılmıştır. Bunun yanında, lider-üye etkileşimi ile örgüt sağlığı algı düzeyi arasında pozitif ve orta düzeyde, anlamlı; örgütsel sessizlik ile örgüt sağlığı algı düzeyi arasında negatif ve orta düzeyde, anlamlı bir ilişkinin olduğu saptanmıştır. Lider-üye etkileşimi ile örgütsel sessizliğin birlikte örgüt sağlığı ile anlamlı bir ilişki sergiledikleri; lider-üye etkileşiminin örgüt sağlığı üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu; örgütsel sessizliğin, örgüt sağlığı üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu ve bu iki değişkenin birlikte örgüt sağlığının anlamlı yordayıcısı oldukları belirlenmiştir. Ayrıca, örgüt sağlığı üzerinde lider-üye etkileşimi davranışlarının, örgütsel sessizlik davranışlarından daha fazla etkili olduğu saptanmıştır.

Eğitim kurumlarıLider-üye etkileşimiOrtaokullar+5
Ercan Doğanay
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul müdürlerinin hizmetkâr liderlik davranışları ile okulların örgüt sağlığı ve öğretmenlerin yaşam doyumu arasındaki ilişki

Bu araştırmada, kamu ilkokullarında görev yapmakta olan öğretmenlerin algıları doğrultusunda, ilkokul müdürlerinin hizmetkâr liderlik davranışları ile okulların örgüt sağlığı ve öğretmenlerin yaşam doyumu arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, betimsel tarama ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Mardin iline bağlı 10 ilçe merkezinde bulunan 104 ilkokulda görev yapan 1480 sınıf öğretmeni, araştırmanın örneklemini ise tabakalı örnekleme yöntemi ile seçilen 542 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, Öter ve Dağlı (2020) tarafından geliştirilen 5 boyut ve 35 maddeden oluşan Hizmetkâr Okul Liderliği Ölçeği, Doğanay ve Dağlı (2020) tarafından geliştirilen 4 boyut ve 23 maddeden oluşan Örgüt Sağlığı Ölçeği ve Diener, Emmons, Larsen ve Griffin (1985) tarafından geliştirilip Dağlı ve Baysal (2016) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan tek boyutlu ve 5 maddeden oluşan Yaşam Doyumu Ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmada elde dilen veriler SPSS istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, homojenlik durumu için Levene Testi, karşılaştırmalar için t-Testi, Mann-Whitney U Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi ve Kruskal Vallis H Testi, farkın hangi gruplar arasında olduğunun belirlenmesi için Scheffe Testi, LSD Testi ve Mann Whitney U Testi, değişkenler arası ilişki düzeyinin belirlenmesi için Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı ve yordama düzeylerinin belirlenmesi için Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi kullanılmıştır. Verilerin analizinde .05 anlamlılık düzeyi esas alınmıştır. Araştırmada elde edilen bazı önemli bulgular aşağıda verilmiştir: • Öğretmenlerin kendi okul müdürlerinin hizmetkâr liderlik davranışlarına ilişkin algılarının ortalaması tüm ölçekte ve alt boyutlarda üst düzeyde olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin hizmetkâr liderlik davranışlarına ilişkin algıları arasında görülen farkın öğrenim durumu değişkenine göre hizmet anlayışı ve geliştirme boyutlarında, medeni durum ve mesleki kıdem değişkenlerine göre ise tüm boyutlarda anlamlı olduğu, buna karşın cinsiyet, okul büyüklüğü ve okulun bulunduğu yerleşim yeri değişkenleri açısından ise anlamlı olmadığı saptanmıştır. • Öğretmenlerin kendi okullarının örgüt sağlığına ilişkin algılarının akademik vurgu ve çevresel sağlık boyutlarında ve tüm ölçekte orta düzeyde, moral ve destekleyici liderlik boyutlarında ise üst düzeyde olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin okullarının örgüt sağlığına ilişkin algıları arasında görülen farkın öğrenim durumu değişkenine göre akademik vurgu ve destekleyici liderlik boyutlarında, cinsiyet değişkenine göre akademik vurgu boyutunda, mesleki kıdem değişkenlerine göre tüm boyutlarda, okul büyüklüğü ve okulun bulunduğu yerleşim yeri değişkenlerine göre akademik vurgu ve çevresel sağlık boyutlarında anlamlı olduğu, buna karşın medeni durum değişkeni açısından ise anlamlı olmadığı ortaya çıkmıştır. • Öğretmenlerin yaşam doyumuna ilişkin algılarının orta düzeyde olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin yaşam doyumuna ilişkin algıları arasında görülen farkın öğrenim durumu, cinsiyet, medeni durum, mesleki kıdem ve okulun bulunduğu yerleşim yeri değişkenlerine göre anlamlı olduğu, buna karşın okul büyüklüğü değişkeni açısından ise anlamlı olmadığı belirlenmiştir. • Okul müdürlerinin hizmetkâr liderlik davranışları ile okulların örgüt sağlığı ve öğretmenlerin yaşam doyumu arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. • Bağımsız değişken olarak hizmetkâr okul liderliğinin yönetim becerisi ve dürüstlük boyutlarının bağımlı değişken olan örgüt sağlığı üzerinde anlamlı yordayıcı oldukları, buna karşın bağımsız değişken olarak hizmetkâr okul liderliğinin hiçbir boyutunun bağımlı değişken olarak öğretmenlerin yaşam doyumunun anlamlı yordayıcısı olmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: İlkokul, öğretmen, müdür, hizmetkâr liderlik, örgüt sağlığı, yaşam doyumu

Hizmetkar liderlikLiderlikOkul yöneticileri+4
Ömer Murat Öter
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaokullarda İngilizce öğretiminde ölçme değerlendirme sürecinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ortaokullarda görev yapan İngilizce öğretmenlerinin ölçme değerlendirme sürecine ilişkin görüşlerini incelemektir. Karma araştırma yöntemi çerçevesinde yürütülen bu çalışma, betimsel tarama modelindedir. Araştırmanın nitel veri toplama sürecine dahil edilen katılımcıları, 2019-2020 eğitim öğretim yılı Diyarbakır ili merkez ilçelerine bağlı ortaokullarda görev yapan ve amaçlı örnekleme alma yöntemiyle belirlenen 45 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın nicel verileri ise, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Diyarbakır ili merkez ilçelerinde görev yapan 543 İngilizce öğretmeninden tabakalı örnekleme yöntemi ile seçilen 306 öğretmenden elde edilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ve "Yabancı Dil Becerilerini Ölçme ve Değerlendirme Anketi" kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde içerik analiz yöntemi kullanılırken; nicel verilerin analizinde betimsel istatistiklerden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre İngilizce öğretmenlerinin ölçme değerlendirme sürecine başlamadan önce "Hazırlık" aşamasında planlama yaptıkları ve testin geçerlik, güvenirlik ve kullanışlık özelliklerine çoğunlukla dikkat ettikleri belirlenmiştir. Bununla birlikte, öğretmenlerin çoğu hazırladıkları ölçme araçlarının İngilizce öğretim programıyla uyumlu olmasına kısmen dikkat ettiklerini ifade etmişlerdir. "Uygulama" ana teması altında ise, öğretmenlerin İngilizce dil becerilerinin ölçülmesinde klasik ölçme araçları arasında en fazla çoktan seçmeli testleri; tamamlayıcı ölçme değerlendirme araçları arasında ise en fazla proje ve performans görevleri ile ürün dosyasını (portfolyo) tercih ettikleri belirlenmiştir. Araştırmanın yabancı dil beceri alanlarının değerlendirilmesiyle ilgili nitel ve nicel bulguları incelendiğinde; öğretmenlerin dinleme ve konuşma alanlarında yeterli düzeyde değerlendirme yapamadıkları kaydedilmiştir. Diğer taraftan öğretmenlerin okuma becerilerinin değerlendirilmesine yönelik görüşleri çoğunlukla olumludur. Yazma becerilerinin ise ne dinleme ve konuşma alanları kadar ihmal edildiği ne de okuma becerileri kadar önemsendiği belirlenmiştir. Öğretmenler yabancı dil yapıları arasında en fazla sözcük bilgisinin değerlendirilmesine yönelik uygulamalar yapmaktadır. Ayrıca öğretmenlerin büyük bir çoğunluğunun duyuşsal becerilerin ölçülmesiyle ilgili olumlu görüş bildirdikleri kaydedilmiştir. Araştırmanın "Değerlendirme" ana temasında öğretmenlerin tümünün bir tercih olmaktan ziyade zorunlu olduğu için düzey belirleyici değerlendirme yöntemini kullandıkları tespit edilmiştir. Araştırmanın "Geribildirim" ana temasına ilişkin bulgular incelendiğinde ise, çoğu öğretmenin öğrencilere ölçme sonuçları hakkında geribildirimde bulunmayı oldukça önemsediği belirlenmiştir. Ayrıca öğretmenler nitelikli bir değerlendirme süreci için, ölçme değerlendirme araç ve yöntemleri, öğrenme ortamı, öğretim programı ve öğretim materyallerinin geliştirilmesine yönelik çeşitli öneriler sunmuşlardır. Anahtar Kelimeler: Ölçme, Değerlendirme, İngilizce Öğretimi, İngilizce Öğretmenleri

Dil eğitimiOrtaokullarYabancı dil+4
Berivan Tokur Üner
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının dijital etik tutumları ile çokkültürlü okuryazarlık tutumlarının incelenmesi

Dünya'da ekonomik, teknolojik, politik ve sosyo-kültürel temelli olaylardan kaynaklanan değişimlerin ilk etkilediği alanlardan biri eğitimdir. Oluşan değişime ayak uydurabilecek bireylerin yetiştirilmesi ve değişimlerin mağduriyetler yaratmaması için eğitim sistemine dolayısıyla öğretmenlere ve bu mesleğe hazırlanan öğretmen adaylarına görevler düşmektedir. Dijitalleşme, küreselleşme ve uluslararası göç konularının etkilerinin devam ettiği ülkemizde farklı özelliklere sahip bireylerin sayısının arttığı, fiziki ve dijital yaşamın farklı kültürel özelliklere sahip bireylerden oluşan bir yapı kazandığı söylenebilir. Bu yönüyle öğretmenlik mesleğini gelecekte icra edecek öğretmen adaylarının fiziki ve dijital yaşamda öğretmenlik mesleği yeterlilik alanlarının ve dijital etik kapsamındaki sorumlulukların gerektirdiği "fiziki ve dijital yaşamda meslek itibarını koruma, öğrenci merkezli olma, insan haklarına ve farklılıklara saygılı olma" gibi temel gerekliliklere ilişkin tutum ve becerilere sahip olması önemlidir. Bu çalışmada öğretmen adaylarının dijital etik ve çokkültürlü okuryazarlık tutumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, karma yöntem desenlerinden paralel karma desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2020-2021 eğitim öğretim yılında Dicle ve Siirt Üniversitesi'nde öğrenim gören 1562 öğretmen adayı; çalışma grubunu ise 27 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen "Dijital Etik Tutum Ölçeği ve Çokkültürlü Okuryazarlık Tutum Ölçeği" ile öğretmen adaylarının demografik verilerinin toplandığı kişisel bilgi formu kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmanın nitel verileri ise yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Nicel verilerin analizinde, betimsel istatistiklerden ve non-parametrik testlerden yararlanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise betimsel analizden yararlanılmıştır. Nicel araştırma sonuçlarına göre, öğretmen adaylarının dijital etiğe ilişkin tutumlarının "tamamen katılıyorum" düzeyinde olduğu saptanmıştır. Öğretmen adaylarının dijital etik tutumlarında anne-baba eğitim durumu ve aylık gelir değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir. Bununla birlikte öğretmen adaylarının dijital etik tutumlarının cinsiyet ve interneti günlük kullanım süresi değişkenlerine göre farklılaştığı belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının çokkültürlü okuryazarlık tutumlarının "tamamen katılıyorum" düzeyinde olduğu saptanmıştır. Öğretmen adaylarının çokkültürlü okuryazarlık tutumlarında aylık gelir ve interneti günlük kullanım süresi değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir. Ancak öğretmen adaylarının çokkültürlü okuryazarlık tutumlarının cinsiyet değişkenine göre çokkültürlü okuryazarlığın tüm alt boyutlarında ve genel toplam puanında; anne eğitim durumu değişkenine göre "kültürel farklılıklarda saygı ve eşitlik" boyutunda; baba eğitim durumu değişkenine göre ise "cinsiyet farklılığına saygı" boyutunda farklılaştığı belirlenmiştir. Nitel araştırma sonuçlarına göre öğretmen adaylarının çoğunluğunun dijital sorumluluklara sahip oldukları yönünde görüş belirttikleri, öğretmen adaylarının tamamının dijital etik kurallara uyduklarını belirttikleri; ayrıca öğretmen adaylarının topluma yönelik görüşlerinde dijital etik kurallara uyulması ve dijital sorumluğa sahip olunması konularında toplumda eksiklikler olduğuna ilişkin görüşler belirttikleri gözlenmiştir. Katılımcı öğretmen adaylarının çoğunluğunun çokkültürlü okuryazarlığa ilişkin "Kültürel Farkındalık, Kültürel Farklılıklarda Saygı ve Eşitlik ve Cinsiyet Ayrımcılığı" temalarına ilişkin çokkültürlü okuryazar tutuma sahip oldukları yönünde; öğretmen adaylarının tamamımın " Dilsel Farklılıklara Saygı" temasına ilişkin çokkültürlü okuryazar tutuma sahip oldukları yönünde görüş belirtikleri gözlenmiştir. Bununla birlikte öğretmen adaylarının çoğunluğunun çokkültürlü okuryazarlığın "Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kültürel Farklılıklarda Saygı ve Eşitlik" temalarına ilişkin topluma yönelik görüşlerinde toplumda eksiklikler olduğu yönünde yanıt verdikleri görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Dijital etik tutum, çokkültürlü okuryazarlık tutumu, öğretmen adayları

Aday öğretmenlerDijital etikOkuryazarlık+3
Nazenin Fidan Tunç
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilim ve sanat merkezi öğretmenlerinin proje danışmanlık yeterliklerine ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Bilim ve Sanat Merkezi öğretmenlerinin proje danışmanlık yeterliklerini kendi görüşlerine göre ortaya çıkarmak, bu yeterlik düzeylerini bazı değişkenlere göre incelemek ve gerekli değerlendirmeleri yapmaktır. Bu amaç doğrultusunda öğretmenlerin proje danışmanlık yeterliklerinin belirlenmesine yönelik ölçme aracı geliştirilmiştir. Araştırmada genel tarama modelleri kapsamında kesitsel tarama yönteminden ve ilişkisel araştırma yönteminden yararlanılmıştır. Araştırma verileri, geliştirilen Öğretmen Proje Danışmanlık Yeterlik Ölçeği (ÖPDYÖ) ile toplanmıştır. Araştırmanın evrenini; 2021-2022 eğitim öğretim yılında 81 ildeki BİLSEM'lerde görev yapan öğretmenler oluşturmuştur. Örneklem ise ölçme aracı geliştirme ve geliştirilen ölçeğin uygulanması sürecinde farklı BİLSEM'lerde görev öğretmenlerden seçilmiştir. Verilerin analizinde; Bağımsız örneklem t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) testi, Gabriel testi, Welch testi, ANOVA F değeri ve Eta kare (η2) formüllerinden yararlanılmıştır. Toplanan veriler SPSS ve AMOS paket programlarında analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda 4 boyutlu ÖPDYÖ geliştirilmiştir. Katılımcıların ÖPDY ölçeğinden aldıkları toplam puanların ortalamaları Z standart puana dönüştürülerek, proje danışmanlık yeterlik düzeyleri belirlenmiş ve bu düzeyler için puan aralıkları ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca proje danışmanlık eğitimi alan, toplamda daha fazla projeye danışmanlık yapan, TÜBİTAK araştırma projeleri yarışmasında başarı elde eden, lisansüstü eğitim durumu yüksek olan ve BİLSEM tecrübesi fazla olan öğretmenlerin proje danışmanlık yeterliklerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.

Eğitim projeleri
Emin Yaşar
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokullarda görülen şiddetin kaynaklarına ilişkin öğretmen görüşleri

Araştırmanın amacı, ortaokullardaki şiddetin kaynaklarını belirlemek için öğretmen görüşlerini belirlemektir. Son zamanlarda okullarda meydana gelen şiddet, kaygı verici düzeyde arttığı gözlemlenmiştir. Okullarda meydana gelen bu şiddet olaylarının önüne geçilmesi için şiddetin kaynağının bilinmesi gerekir. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 eğitim öğretim yılında Mardin iline bağlı ilçelerde bulunan ortaokul ve imam hatip ortaokullarında çalışan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise, bu okullardan basit seçkisiz yöntemle belirlenen 555 öğretmenden oluşmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak Parladır (2009) tarafından geliştirilen şiddet kaynaklarını belirleme ölçeği kullanılmıştır. Ölçek beşli likert tipi derecelendirme ölçeğine göre hazırlanan 44 maddeden oluşan 'Ortaokullarda Şiddet ve Şiddetin Kaynakları' isimli veri toplama aracıdır. Ölçek yoluyla toplanan verilerin analizinde ve yorumunda yüzde, standart sapma, t- testi, varyans analizi (ANOVA) ve Scheffe anlamlılık testleri uygulanmıştır. Anlamlılık düzeyi 'p < .05 ' kabul edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgularda öğretmenlerin görüşleri sonucunda, 6. Boyut 'Teknolojiden kaynaklanan' ve 3. Boyut olan 'Aileden kaynaklanan' boyutlarını okulda yaşanan şiddetin kaynakları arasında en önemli şiddet kaynağı olarak görmüşlerdir. Öğretmen görüşlerinde, cinsiyet, kıdem yılı, okulun türü, öğrenim durumu ve okulun büyüklüğü değişkenlerine göre anlamlı farklılık olup olmadığı incelenmiştir. Öğretmen görüşlerinde, 'okulun büyüklüğü' değişkeninde, 'okulun fiziki yapısı ve yönetiminden kaynaklanan' boyutunda ; 'öğretmenin öğrenim durumu' değişkeninde 'öğretmenden kaynaklanan' , 'aileden kaynaklanan' ve 'teknolojiden kaynaklanan' boyutlarında; "cinsiyet" değişkeninde 'öğretmenden kaynaklanan' ve 'öğrenciden kaynaklanan' boyutlarında ; 'kıdem yılı' değişkeninde ise 'okulun fiziki yapısı ve yönetiminden kaynaklanan' boyutlarında anlamlı farklılık ortaya çıkmıştır. 'Okulun türü' değişkeninde anlamlı farklılık ortaya çıkmamıştır. Bu araştırma ile ortaokullarda eğitimin kalitesini olumsuz yönde etkileyen şiddetin çözüm yollarının belirlenmesi ve elde edilen verilerin ışığında yetkililere ve araştırmacılara öneriler sunulması amaçlanmıştır.

Aile içi şiddetBireysel şiddetMardin+5
Mahmut Öner
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Nasreddin Hoca fıkralarının eğitim yönünden değerlendirilmesi

1NASREDD N HOCA FIKRALARININ EĞ T M YÖNÜNDENDEĞERLEND R LMESHazırlayan: Hakan DEDEBAĞIÖZETAraştırmanın genel amacı; Nasreddin Hoca'nın eğitimci yönünü ortaya koyarak,onun mizahın kendisi haline gelen varoluşsal benliğinden coşmuş fıkralarından, gençkuşağın öz benindeki doğal yetileri uyandırma bağlamında nasıl yararlanılabileceğisorusuna cevap aramaktır. Bu amaçla araştırma; kaynak taramaya dayalı olarak, geneltarama tekniği ve içerik çözümlemesi ile elde edilen bilgilerin yorumlanmasıylayürütülmüştür.1 Birinci derecede kaynak olarak "Nasreddin Hoca Fıkraları" diye bilinennükteler esas alınmıştır. Onun fıkraları Türk'ün zekâ inceliğini, nükte gücünü ve hayatfelsefesini en güzel biçimde yansıtmaktadır. Türk halkının mizah dehasının başta gelentemsilcilerinden biri Nasreddin Hoca'dır. Birçok sanatkâr, yazar ve karikatüristin ilhamkaynağı da o olmuştur.Araştırma sonucu ulaşılan kritik bulgular şöyle özetlenebilir:*Nasreddin Hoca, kelimenin tam anlamıyla eğitimci bir millû şahsiyettir.Yediden yetmişe her yaştaki Türk halkı onu tanımakta, sevmekte, onun fıkralarını kendimizahına vasıta yapmaktadır. Nasreddin Hoca'nın bu derece gönülden sevilmesinin anasebebi, onun nüktelerinde ele alınan konuların hayatla iç içe olması ve hiçeskimemesidir. Çünkü bu nükteler, Türk'ün bilinçaltı/bilinç/bilinç ötesi sezgiselyetilerini kendi dönemi itibariyle belli ölçüde yansıtmaktadır.*Nasreddin Hoca'nın fıkralarına gülünür, ama asıl amaç güldürme değil,düşündürerek insan davranışlarında müspet yönde değişiklik meydana getirmekmaksadıyla insanları kılavuzlamaktır. lk bakışta Nasreddin Hoca fıkralarında birmantıksızlık, bir düzensizlik ve bir tutarsızlık göz önüne serilir. Nasreddin Hoca buyolla; insan zihnindeki kaotik durumu ve öz benin içerdiği kozmosu deneyimlemekte veyansıtmaktadır. Bu bağlamda; Nasreddin Hoca'nın fıkralarının ilk bölümünde doğalzekâ ve sezgisel yetiler yerine zihinsel karmaşa görünümü hâkimdir. Bunun önemli birsebebi, her bilinçlilik düzeyi ile bağlantı halinde olma yani bütünlük vizyonudur.1Hasan Akgündüz, ?Eğitime Dair Kurumsal ve Tarihsel Çözümlemeler? Yüksek Lisans Ders Notları,Diyarbakır, 2007.(Araştırmanın özet/amaç/varsayımlar/sınırlılıklar kısmı bu yapıttan yararlanılarak veöğretim üyesinin doğrudan katkılarıyla raporlaştırılmıştır.)2Fıkraların ikinci bölümü ise, insanın yüksek benliğini yansıtan doğal zekâ ışımasıniteliğindedir.*Nasreddin Hoca'nın fıkralarında tabiat ve toplum unsurları çoktur. Onunnüktelerinin ayırt edici özelliği, zamana, mekâna, olaylara ve problemlere uygunluk arzetmesidir. Bu yönüyle Nasreddin Hoca, büyük bir eğitimcidir. Bu nüktelerin bir özelliğide, her zaman vukû bulması muhtemel olan sade olayları konu edinmesidir. Bu se-bepten nüktelerdeki dersler, her zaman tazeliğini koruyacak niteliktedir.*Nasreddin Hoca'nın eğitime en yaratıcı katkısı insan bilincini bloke edenciddiyet ve lakaytlık ikileminde özdeşleşme zincirini kırması, insan varoluşuna mizahve kutsama temelinde oyun bilinci ile yaklaşma farkındalığı getirmesi ve insanın yüksekbenliğini/sezgisel yetilerini öne çıkarmasıdır.*Araştırmada Nasreddin Hoca'nın fıkraları, eğitim açısından bir tasnife tabitutulmuş, fıkralarla farklı alanlarda verilen eğitsel mesajlar tek tek değerlendirilmiş vefıkraların dil duyarlılığı kazanımına katkıları incelenmiştir. Konunun daha iyianlaşılması için, yeri geldikçe bazı gözlemlerle, başka fıkra ve nüktelere de yerverilmiştir. Ancak az da olsa, bir kaç fıkra, birden fazla konuya misal teşkil ettiğinden,birkaç yerde kullanılmak zorunda kalınmıştır.*Nasreddin Hoca, sadece bir eğitim nazariyecisi olarak görülmeyeçalışılmamıştır. Yalnız Nasreddin Hoca'nın temsil ettiği bu kültürün, nasıl bir insanyetiştirmek istediği hususunda önemli ipuçları elde edilmiştir.*Dikkat çekmek istenilen bir konu da, Nasreddin Hoca fıkralarının, genellikle,çocuklar için olduğu kanaatinin yaygın oluşudur. Aslında bu nüktelerden ders almasıgerekenler, öncelikle büyüklerdir.Anahtar Sözcükler: Nasreddin Hoca, Nasreddin Hoca Fıkraları, NasreddinHoca'nın Eğiticiliği, Nasreddin Hoca Fıkralarının Eğitsel Değeri, Türkçe Sevgisi.

Hakan Dedebağı
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
10
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarının etkili okul kavramı açısından değerlendirilmesi (Batman ili örneği)

ÖZETGünümüz dünyasında eğitimin vazgeçilmez bir öneme sahip olduğu bilinen birgerçektir. Hayatımız boyunca devam eden eğitimin sistemli bir şekilde yürütüldüğüyerler okullardır. Eğitim ve öğretimin en önemli alt sistemi olan ve belirli amaçlarıgerçekleştirebilmek için faaliyetlerini sürdüren okullar, harcanan bunca emek ve çabasonucunda acaba amaçlarına ne kadar ulaşabilmektedirler? Bu sorunun cevabı etkiliokul araştırmalarıyla aranmaktadır.Bu araştırmada ilköğretim okullarında görev yapan yönetici ve öğretmenalgılarına göre; yönetici, öğretmen, okul ortamı (kültürü), öğrenciler ve veliler (çevre)boyutlarında ne derece etkili olduklarını; ayrıca yönetici ve öğretmenlerin her birboyuttaki algılarının mezun olunan eğitim kurumu, kıdem, cinsiyet, çalışılan okul türüve cinsiyet değişkenlerine göre aralarında anlamlı fark olup olmadığını saptamakamaçlanmıştır. Araştırmada ?betimleme-survey? yöntemi kullanılmıştır.Araştırmanın evrenini 2003-2004 öğretim yılında Batman il merkezinde 35resmi, 3'ü özel ilköğretimlerde görevli 1676 yönetici ve öğretmen; örneklemini ise 82yönetici ve 635 öğretmen oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında 69 maddelik `etkiliokul anketi'nden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilerinçözümlenmesi, SPSS (Statistical Pakcage for the Social Science) for Windows 12.0programından yararlanılarak yapılmıştır. Verilerin analiz ve yorumunda, t-testi, varyansanalizi (one-way) ve scheffé testinden faydalanılmıştır. Anlamlılık düzeyi 0.05 olarakalınmıştır.Verilerin analizi sonucunda özetle şu sonuçlar elde edilmiştir:1- Mezuniyet değişkenine göre, ilköğretimde yönetici ve öğretmen algılarıarasında ?okul ortamı?, ?öğrenciler? ve ?veliler? boyutlarında anlamlı fark saptanmıştır.2- Mesleki kıdem değişkenine göre, ilköğretimdeki yönetici ve öğretmen algılarıarasında ?okul ortamı?, ?öğrenciler? ve ?veliler? boyutlarında anlamlı fark yansımıştır.3- Okul türü değişkenine göre, ilköğretimdeki yönetici ve öğretmen algıları(?okul müdürü?, ?öğretmenler?, ?okul ortamı?, ?öğrenciler? ve ?veliler? boyutları)arasında anlamlı fark saptanmamıştır.4- Cinsiyet değişkenine göre, ilköğretimdeki yönetici ve öğretmen algıları?öğrenciler? boyutunda anlamlı fark bulunmuştur.5- Çalışılan kademe değişkenine göre, ilköğretimdeki I. kademe ve II. kademeöğretmen algıları (?okul müdürü?, ?öğretmenler?, ?okul ortamı?, ?öğrenci? ve ?veliler?boyutları) arasında anlamlı fark saptanmamıştır.6- Okuldaki konum değişkenine göre, müdür ve müdür yardımcısı algıları ?okulmüdürü? boyutunda anlamlı fark görülmüştür.7- Yönetici ve öğretmen algıları karşılaştırıldığında ?okul müdürü?, ?okulortamı? ve ?öğrenciler? boyutlarında anlamlı fark tespit edilmiştir.8- lköğretimdeki yönetici ve öğretmen algılarına göre, ilköğretim okullarınınetkililiği genel olarak orta düzeyde çıkmıştır.

Şehmus Oral
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarında çalışan psikolojik danışman/ rehber öğretmenlerin iş doyumuna ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi Güneydoğu Anadolu bölgesi örneği

IÖZETBu ara rma ile, Güneydo u Anadolu Bölgesindeki ortaö retim kurumlar naatanan psikolojik dan man /rehber ö retmenlerin ki isel nitelikleri, mesleki ko ullar ,hizmet öncesi ve hizmet içi e itim durumlar ile i doyum düzeyleri aras ndaki ili kilerirdelenerek, elde edilen somut veriler ile gelecekte bu alanda daha verimli hizmetverilmesi maksad yla al nabilecek tedbirlerin ve uygulanacak politikalar ngeli tirilmesine k tutmak amaçlanm r.Ara rman n evren ve örneklemi, 2005-2006 ö retim y nda Güneydo uAnadolu Bölgesinde bulunan Ad yaman, Batman, Diyarbak r, Gaziantep, Kilis, Mardin,Siirt, anl urfa ve rnak il merkezlerindeki genel ortaö retim okullar nda görev yapanpsikolojik dan man/ rehber ö retmenlerden olu maktad r. Ara rman n örneklemini100 psikolojik dan man/ rehber ö retmen olu turmaktad r. Ara rmada; Kuzgun,Sevim ve Hamamc `n n 1999 y nda geli tirdi i 20 maddelik Mesleki Doyum Ölçe ikullan lm r.Ara rmada, öncelikle Güneydo u Anadolu bölgesindeki 9 ilden toplananveriler kay t alt na al nm , daha sonra kaydedilen veriler, SPSS paket programkullan larak analiz edilmi tir. statistiksel analiz yap rken; iki de kenli ba ms zde kenlerin kar la lmas durumunda (cinsiyet, ö renim düzeyi ve medeni durum)t-testi, ikiden fazla ba ms z de kenlerin kar la lmas nda ise tek boyutlu varyansanalizinden yararlan lm r. Anlaml k düzeyi 0,05 olarak al nm r.Ara rma bulgular na göre; Güneydo u Anadolu Bölgesindeki genel liselerdegörevli psikolojik dan manlar n görü lerine göre i doyum düzeylerinin; ki iselözellikler (cinsiyet, medeni durum, memleketinin bulundu u bölge), hizmet öncesi /hizmet içi e itim düzeyleri (ö renim düzeyi, mezun olduklar bölüm, mesleki k dem,hizmet içi e itim faaliyetlerine kat lma s kl ) ve mesleki ko ul (çal klar okulunbulundu u il, gelir düzeyi, görev yapt klar ortaö retim kurumu türü) boyutlar ndaanlaml farkl k göstermedi i görülmü tür.Ayr ca elde edilen bulgular nda, ortaö retim kurumlar nda psikolojikdan manl k ve rehberlik mesle ini icra edecek olan uzmanlar n hizmet öncesi vehizmet içi e itim düzeylerinde geli tirmeler yap labilece i ve mesleki ko ullar n dahaiyi hale getirilebilmesi maksad yla gerekli düzenlemelerin yap labilece ide erlendirilmektedir.

Hakan Bayrı
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen yetiştirme geleneğinin güncel duruşuna ilişkin öğretmen/öğretim elemanı görüşlerinin değerlendirilmesi-Diyarbakır-Ergani Anadolu öğretmen liseleri ve Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi örnekleri

IIÖZETBu araştırmada, Ergani ve Diyarbakır Anadolu Öğretmen Liseleri ile DicleÜniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi örneklerinde Diyarbakır'da güncel öğretmenyetiştirme duruşunu karakterize eden ortaöğretim/lisans programlarınınişlerliği/uygunluğu öğretmenlerin ve öğretim elemanlarının görüşlerine dayalı olarakbelirlenmeye çalışılmıştır. lişkisel tarama modeli niteliğinde olan araştırmanın evrenini2005-2006 öğretim yılında Diyarbakır ve Ergani Anadolu Öğretmen Liselerindeki 60öğretmen ile D.Ü. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi'nde görevli 102 öğretim elemanıoluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, Diyarbakır ve Ergani AnadoluÖğretmen Liselerindeki 48 öğretmen ile D.Ü. Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi'nde görevyapan 56 öğretim elemanı oluşturmaktadır.Verilerin toplanmasında 24 maddeden oluşan envanterden yararlanılmıştır.Araştırmada elde edilen veriler, SPSS (Statiscal Package for the Social Science) forWindows 12.0 programından yararlanılarak çözümlenmiştir. Verilerin analiz edilmesive yorumlanmasında t-testi ve varyans analizi (one-way)'den yararlanılmış, anlamlılıkdüzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir.Dört boyutta (amaç, içerik, öğrenme-öğretme süreci ve ölçme değerlendirme)incelenen öğretmen/öğretim elemanı görüşlerinden elde edilen verilerin analizisonucunda özetle şu sonuçlar elde edilmiştir.1. Diyarbakır-Ergani Anadolu Öğretmen Liselerinde görev yapan öğretmenlerinöğretmen yetiştirme programının uygunluğuna ilişkin görüşleri arasında tüm boyutlardaanlamlı bir fark olmadığı saptanmıştır.2. Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi öğretim elemanlarınınöğretmen yetiştirme programının uygunluğuna ilişkin görüşleri arasında ise, cinsiyetdeğişkenine göre ?değerlendirme? boyutunda, mesleki kıdem değişkenine göre de?amaç ve değerlendirme? boyutlarında anlamlı farkın olduğu saptanmıştır.3. Öğretmenlerin ve öğretim elemanlarının öğretmen yetiştirme programlarınınuygunluğuna ilişkin görüşleri arasında da sadece ?süreç? boyutunda anlamlı farkınolduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Öğretmen Yetiştirme, Anadolu Öğretmen LisesiProgramları, Eğitim Fakültesi Programları.

Cemal Aküzüm
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim programlarının etik bilinci uyandırma yeterliliğine ilişkin öğretmen görüşlerinin değerlendirilmesi Diyarbakır örneği

ÖZETBu araştırmanın genel amacı, Türkiye'de uygulanan güncel ilköğretimprogramlarının insan varoluşunu çerçeveleyen etik koordinatları dıştan oluşturmacı biryaklaşımla mı, yoksa proaktif bilinçteki doğal değerler skalasını uyandırma tarzında mıkılavuzladığı ve her iki durumdaki amaç gerçekleştirme başarısını Diyarbakır örneğindeöğretmen görüşleri çerçevesinde betimlemektir. lköğretimin, bütün eğitim kademeleriiçindeki stratejik önemi bilinciyle araştırmanın genel amacı doğrultusunda etik değerleriuyandırmaya yönelik olarak ilköğretim programlarında izlenen etik eğitimi yöntemi,Türk Milli Eğitim Sistemi içerisindeki ilköğretim programlarının değişim tarihçesi ilegüncel ilköğretim programı irdelenmiş ve etik eğitiminin hangi çalışmalarla daha yararlıhale getirilebileceğinin saptanmasına çalışılmıştır.Araştırma, Diyarbakır il merkezindeki ilköğretim okullarında görev yapan 335öğretmeni kapsamaktadır. Verileri analiz etmek için, frekans, yüzde dağılımı ileIndependent-Sampels T-testi ve One -Way ANOVA testleri kullanılmıştır. Elde edilenbulguların ortaya çıkardığı güncel tablo; öğretmenlerin, etik kavramının önemine vekavramsal boyutuna bakışlarında ?doğuştan masumiyet? yaklaşımına paralel birperspektif ortaya koyduklarıdır. Etik bilincin uyandırılması konusunda ise, etikkavramında sağlanan fikir birliğinin sağlanamadığı, hatta çeliştiği söylenebilir. Etikbilincin uyandırılması sürecinde davranış kazandırma; bilişsel, psikomotor ve duyuşsalboyutta incelenmiştir. Öğretmenler, etik davranışların kazandırılmasında dışarıdaneğitime ihtiyaç olduğunu ifade ederek bilişsel dönüşüme gerek duyduklarını ortayakoymaktadırlar. Bilişsel öğrenmelerin ders dışı aktivitelerle desteklenmesi gerekliliğinekatılmaları psikomotor davranışlara, etik davranışların kazandırılmasında modeldavranışların etkili olduğuna inanmaları ise duyuşsal öğrenmelere verdikleri önemin birgöstergesidir. Davranış kazandırmanın bu boyutlardan sadece biriyle mümkünolamayacağı konusunda ki mutabakat da, öğretmenlerin eğitim konusunda yüksek bilinçdüzeyine sahip olduklarına işaret etmektedir.Anahtar Sözcükler: Ahlak, Etik, Etik Eğitimi, Eğitim Etiği.

Rıdvan Uysal
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Alman yükseköğretiminde değişime karşı direncin altında yatan korkulara ilişkin akademisyen görüşleri

Çalışmanın amacı, Alman yükseköğretiminde meydana gelen son değişimleri belirlemek, değişime gösterilen bir direnç olup olmadığını saptamak ve değişime karşı direncin altında yatan korkuları betimlemektir. Nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması deseninde tasarlanan çalışmada ele alınan durum, Alman yükseköğretiminde gerçekleşen değişim süreci olarak belirlenmiştir. Ölçüt örnekleme yöntemiyle 4 katılımcı çalışmaya dahil edilmiştir. Araştırmaya katılımda gönüllülük esas alınmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla katılımcılarla birebir görüşmeler yapılmıştır. Yapılan görüşmeler yaklaşık 50 dakika sürmüştür. Görüşme sırasında katılımcıların yöneltilen sorulara yaklaşımları, jest ve mimikleri gözlemlenerek not alma tekniği ile kayıt altına alınmıştır. Çalışma grubunu kapsayan ilgili yükseköğretim kurumunun bilgisi dahilinde üniversite arşivinden temin edilen veriler doküman incelemesi yöntemine başvurularak veri toplama zenginleştirilmiştir. Görüşmeler sonunda elde edilen verilerin analizi için betimsel analiz kullanılmıştır. Yapılan kodlamalar sonunda bulgular; değişimin bilinmezliği, hızı ve kontrol edilemezliği alt temalarından oluşan (i) değişimin özelliği; mükemmellik girişimi, demografik değişim, acil uzaktan eğitime geçiş ve eyalet kanunu değişikliği alt temalarından oluşan (ii) değişim türleri; inançlar, geleneklerin zorbalığı/ teknolojiyi bilmezlik (yetersizlik hissi) ve psikolojik etki (bilinmezlik korkusu, kaygı, stres) alt temalarından oluşan (iii) değişime karşı direnç olmak üzere 3 ana tema altında toplanmıştır. Çalışmada elde edilen bu bulgular kaos teorisi ile ilişkilendirilmiştir. Ayrıca katılımcıların bireysel deneyimleri derinlemesine incelenerek değişimin yönetimi konusunda önerilerine yer verilmiştir. Özellikle ani değişim durumlarında yükseköğretimde meydana gelebilecek olası direncin ve bu dirence karşı alınabilecek tedbirlerin söz konusu olduğu çalışmada elde edilen sonuçların alana katkı sağlayacağı öngörülmektedir.

Rabia Yılmaz
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2024
10
Master'sOpen AccessTR

Tersyüz sınıf modelinin ilkokul matematik dersi öğretimine etkisi: Karma yöntem araştırması

Uzaktan eğitim ile sınıf içi eğitimi bir arada yürütmeye uygun olan Ters yüz eğitim metodu, günümüzde uzaktan eğitim alanında ülkemizde de tercih edilen bir sistem olmaktadır. Mevcut matematik okuryazarlık öğretiminin, müfredatın hedeflerine yönelik eksikliği göze çarparken, eksikliği ortadan kaldıran yeni metotlara gereksinim duyulduğu görülmektedir. Bu araştırmada ters-yüz eğitim metodu ile düzenlenen bir öğrenme ortamında, matematik okuryazarlık konusu ana değişken olarak belirlenmiş; çalışmanın hedef kitlesi, ilkokul 4. sınıf öğrencileri olarak belirlenmiştir. Araştırmada Ters Yüz Sınıf modelinin öğrencilerin matematik okuryazarlığı düzeylerine etkisinin araştırılması hedeflenmektedir. Araştırma için 2021-2022 eğitim öğretim döneminde, Antalya ili Manavgat ilçesinde bulunan bir ilkokulda, 4. Sınıfa giden öğrencilerden oluşan deney ve gözlem grupları belirlenmiştir. Uygulama toplamda 5 hafta 45 ders saatinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel örneklemini amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen 4. Sınıfa giden 10 öğrenci oluştururken, araştırmanın nitel örneklemini amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen 4. Sınıfa giden 10 öğrenci oluşturmuştur. Deney grubunda ters- yüz sınıf metoduna göre matematik öğretimi yapılırken kontrol grubunda öğretime herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Araştırmanın yöntemi karma yöntem olup, nicel ve nitel veriler birlikte kullanılmıştır. Araştırma ana desende karma araştırma olup, iç içe geçmiş karma desende deneysel türde araştırma yapılmıştır. Çalışma grubunun akademik başarılarını ölçmek adına nicel araştırma yöntemi olan, ön test -son test kontrol gruplu yarı deneysel desen tercih edilmiştir. Araştırmanın uygulama sürecinde 4.sınıf 1. Dönem matematik müfredatında bulunan konuların temel alınmasından dolayı ön test ve son test soruları farklılık göstermektedir. Öğrencilerin matematik akademik başarılarını ölçmek amacıyla ön test ve son test sınavları Maya Okullarının Ölçme ve Değerlendirme uzmanları tarafından hazırlanılmıştır. Testlerin madde analizi ve güvenirliği tespit edilmiştir. Madde analizinde, her maddenin güçlük ve ayırıcılık indeksleri hesaplanmıştır. Tan (2008), çok fazla sayıda madde olmamak kaydı ile ayırıcılık gücü çok düşük (0.20‟den küçük) olan maddelerin testten atılmasının, güvenirlik katsayısını önemli ölçüde arttırdığını belirtmektedir. Soruların madde güçlük değerleri ve madde ayırt edicilik değerleri incelenerek tüm maddeler 0.20 den büyük olmasından dolayı tüm sorular nitelikli kabul edilmiştir. Büyüköztürk (2012) madde güçlük derecelerinin farklılık gösterdiği durumlarda, başarı testleri için Kuder Richardson-20 (KR20) güvenirlik katsayısının hesaplanmasının uygun olduğunu belirtmektedir. Testin geçerlik-güvenirlik çalışmalarının ve testlerin analitik verileri için KR-20 değerleri tespit edilmiştir. Her iki testtin KR-20 değeri 0.700 den yüksek olmasından dolayı iki test güvenilir olarak tespit edilmiştir. Öğrencilerin akademik testlerinden elde edilen yanıtları derinleştirmek ve öğrencilerin üst bilişsel becerilerini ortaya çıkarmak için öğrencilere yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanılmış ve veriler nitel yaklaşımla analiz edilerek yorumlanmıştır. İncelemeden elde edilen bulgular doğrultusunda TYS modeli ile öğrencilerin matematik konularını daha iyi kavramakta, konulara yönelik akademik sınavlarda daha yüksek puan aldıkları görülmüştür. Deney grubu öğrencileri ile kontrol grubu öğrencilerin ön test puanları arasında herhangi bir farklılık gözlenmez iken deney grubu öğrencileri ile kontrol grubu öğrencilerinin son test puanlarının arasında yüksek bir farklılık olduğunu bulgusuna ulaşılmıştır. TYS modeli ile dersleri gören deney grubu öğrencilerinin son test puanlarının kontrol grubuna göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte öğrencilerin matematik dersine yönelik olumsuz tutumlarının değiştiği gözlemlenmiş, öğrencilerde matematik dersinin aslında kolay anlaşılan bir ders olduğu düşüncesi gelişmeye başladığı bulgusuna ulaşılmıştır. Öğrencilerde TYS modeli ile matematik derslerin devam etme isteği hatta bütün derslerin mümkünse bu yöntem ile yapılması isteği oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak TYS modelinin 4. Sınıf matematik öğretimine olumlu bir etkisi olduğu ve öğrencilerin TYS modelini beğendikleri, dersleri bu yöntem ile uygulanılması istedikleri sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Ters-Yüz Sınıf, 4. Sınıf, Matematik, Eğitim, Hibrit Eğitim

Basamaklandırılmış ters yüz öğrenme modeliKarma yöntemlerKarşılaştırmalı eğitim+6
Dilek Ilgın Özben
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çift kariyerli öğretmenlerin kariyer gelişimlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı çift kariyerli öğretmenlerin kariyer gelişimlerini incelemek, kariyer hedeflerini ve kariyer beklentilerini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda Antalya ilinin beş merkez ilçesinde, ilköğretim ve ortaöğretim okullarında görev yapan, doktora eğitimini tamamlamış, hizmet süreleri ortalama 17 yıl olan, 2 okul müdürü, 6 müdür yardımcısı, 22 öğretmenin görüşlerine başvurulmuştur. Araştırmanın verilerini elde etmek amacıyla katılımcılara, yarı yapılandırılmış bireysel görüşme formu uygulanmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi ile betimsel analiz teknikleri kullanılmıştır. İçerik analizinde nitel araştırma paket programı NVIVO12'den yararlanılmıştır. Analiz aşamasında elde edilen veriler, kodlama listesinde yer alan alt-tema ve ana-tema altına yerleştirilmiştir. Son olarak, alt-tema ve ana-tema altına giren tüm ifadelerin frekans ve yüzdeleri belirlenerek tablo ile sunulmuştur. Araştırmanın bulgularına göre; çift kariyerli öğretmenlerin kendilerini mesleki açıdan geliştirme çabasının, onları doktora eğitimine yönlendirdiği görülmektedir. Çift kariyerli öğretmen olma sebepleri, kişisel nedenlerden daha çok mesleki nedenlerden kaynaklanmaktadır. Çift kariyerli öğretmenler, lisansüstü eğitimlerinin devamında akademisyen olmayı arzulamaktadır. Çift kariyerli öğretmenler gelişime açık, çok yönlü düşünen, araştırmacı bir kişiliğe sahiptir. Çift kariyerli öğretmen olmanın dezavantajlarının, avantajlarından daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Çift kariyerli öğretmen olmanın mesleki açıdan dezavantajları daha fazla iken; kişisel açıdan avantajlarının daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Çift kariyerli öğretmenlerin mesleki açıdan dezavantajlarının; meslektaş kıskançlığı, iki kariyeri birlikte yürütmek, MEB yöneticileri tarafından görmezden gelinmek ve MEB'de kariyer basamaklarının olmaması nedeniyle yükselememek olduğu tespit edilmiştir. Çift kariyerli öğretmenlerin, doktora eğitimi sürecinde daha çok mesleki sorun yaşadıkları görülmüştür. Özellikle kişisel açıdan aileyi ihmal etmek, farklı bir şehirde doktora yapmak ve maddi zorluklar; mesleki açısından ise aynı anda hem öğretmen hem öğrenci olmak ve yönetici engelinin öne çıktığı görülmektedir. Çift kariyerli öğretmenlerin, doktora öğrenimini tamamladıktan sonra mesleki sorunları, kişisel sorunlarından daha fazla olduğu ve kişisel açıdan hayal kırıklığı yaşadıkları tespit edilmiştir. Ancak bu sorunları güçlü bir iletişim kurarak, özverili olarak, fedakârlık yaparak, planlı olarak ve ailesinden hem manevi hem de maddi destek alarak çözdükleri bulunmuştur. Çift kariyerli öğretmenlerin, çift kariyerden mesleki beklentileri kişisel beklentilerden daha fazladır. Özellikle mesleki beklentilerinin üniversitede akademik kadro alıp, mesleğe akademisyen olarak devam etme isteğinin öne çıktığı görülmektedir. Çift kariyerli öğretmenlerin, MEB'den tıpkı üniversitelerde, Sağlık Bakanlığında ve Millî Savunma Bakanlığında olduğu gibi, malî ve özlük hakları da verilerek, unvana ve yükselmeye dayalı bir akademik kariyer bekledikleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Öğretmen, kariyer, çift kariyerlilik.

Eğitim yönetimiKariyerKariyer geliştirme+3
Hakan Bal
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokullarda yetiştirme programı (İYEP) hakkında öğretmen ve veli görüşleri

Bu araştırma 2018-2019 eğitim öğretim yılında uygulanmaya başlanan İlkokullarda Yetiştirme Programı (İYEP) hakkında İYEP'te görev almış sınıf öğretmenleri ve 2019-2020 eğitim öğretim yılında İYEP'e katılmış öğrencilerin velilerinin görüşlerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Adıyaman il merkezinde bulunan ilkokullarda çalışan 2019-2020 eğitim öğretim yılında İYEP'te görev almış 96 sınıf öğretmeni ile Adıyaman il merkezindeki bir devlet okulunda 3. sınıfta okuyan İYEP'e katılmış 10 öğrencinin velisinden oluşmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında; öğretmen görüşü için araştırmacı tarafından Stufflebeam'in Bağlam, Girdi, Süreç ve Ürün Modeline (CIPP) uygun olarak geliştirilen ve 30 maddeden oluşan "İlkokullarda Yetiştirme Programı Değerlendirme Anketi", veliler için ise yarı yapılandırılmış "Veli Görüşme Formu" kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda tarama modeli, nitel boyutunda ise durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada öğretmen görüşlerinin toplandığı anket verileri SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) paket programı aracılığıyla betimsel istatistikler kullanılarak analiz edilmiştir. İYEP' e katılan öğrenci velileri ile yapılan görüşmelerden elde edilen verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. İlgili analizler neticesinde öğretmenlerin İYEP'in bağlam, girdi, süreç ve ürün boyutlarının her birisine ilişkin değerlendirmelerinde programın amacına hizmet ettiği görüşüne katıldıkları belirlenmiştir. Veliler ise İYEP'in öğrencilere bilişsel ve psikososyal yönden olumlu katkı sağladığını, planlama, ders çeşitliliği ve doküman konularında ise zayıf kaldığını ifade etmişlerdir. Araştırma sonuçları, ilgili alanyazın çerçevesinde tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: İYEP, CIPP Modeli, Kurs, Öğretmen, Veli

AdıyamanAna-baba tutumuKurslar+5
Kasım Erdinç
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Akdeniz Üniversitesi 2019 Yabancı Öğrenci Seçme Sınavının (YÖS) başarı puanları açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı, Akdeniz Üniversitesi Yabancı Öğrenci Seçme Sınavına (2019) ait madde ve test istatistiklerini inceleyip, çeldirici analizleri gerçekleştirip elde edilen puanların farklı dil grupları arasında farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama araştırması ile modellenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu çeşitli ülkelerden katılan 5383 kişi oluşturmaktadır. Araştırmanın ilk aşamasında YÖS'te (2019) kullanılan madde analizleri çerçevesince değerlendirilmiştir. Maddelerin güçlük ve ayırt edicilik değerlerinin literatürde belirlenen kriterlerini karşılayıp karşılamadığı, dağılımlarının nasıl olduğu, maddelerin güvenirlik durumlarının nasıl olduğu üzerinde incelemeler yapılmıştır. Araştırmanın ikinci aşamasında YÖS'e (2019) ait test istatistikleri değerlendirilmiştir. İlgili istatistikler literatürde belirlenen ölçütlerle karşılaştırılarak söz konusu sınavın niteliği belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada bir sonraki aşamada ise maddelere ait çeldirici analizleri gerçekleştirilerek maddelerde çalışan ve çalışmayan çeldiriciler belirlenerek tavsiyeler sunulmuştur. Araştırmanın son aşamasında ise YÖS puanları bireylerin sınava girdikleri dil değişkenin gruplara açısından karşılaştırılmıştır. Araştırmanın sonunda YÖS (2019) sınavının madde ve test istatistiklerinin genel itibarıyla bir başarı testi için yeterli değerlere sahip güvenilir bir test olduğu, sınavdan elde edilen puan ortalamalarının girilen dile göre farklılaştığı bulunmuştur. Araştırmada son olarak gerekli niteliklere sahip olmayan maddeler hakkında öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Başarı testi, Madde Analizi, Yabancı Öğrenci Seçme Sınavı, Çeldirici Analizi

Akdeniz ÜniversitesiBaşarıBaşarı testleri+5
Erhan Çatal
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2021
00