Ankara Yıldırım Beyazıt University
Discipline

Business Administration

Ankara Yıldırım Beyazıt University

9,874

Archived Theses

30

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
DoctorateOpen AccessEN

The antecedents of consumer dishonest behavior and its impact on consumer-brand relationship

Bu tezde marka tarafından kandırılmışlık hissi yaşayan tüketicilerin, markayla kendilerini eşitlemek ve bu kandırılmışlık duygusunu telafi etmek amacıyla gerçekleştikleri etik dışı davranışların, tüketici-marka ilişkisine etkileri incelenmiştir. Ayrıca ortamda var alan bir durumsal belirsizliğin tüketici kandırılmışlık hissi ve tüketici etik dışı davranışı arasındaki ilişki üzerindeki düzenleyici etkisine bakılmıştır. Son olarak etik dışı davranış sonucunda oluşan suçluluk duygusunun, etik dışı yollarla edinilen ürüne yani suçluluk duygusu uyaranına maruz kalma sıklığının suçluluk duygusu ve tüketici-marka ilişkisi arasındaki düzenleyici etkisi test edilmiştir.

Unethical behaviourBrandConsumer behavior+1
Didem Gamze Işıksal
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessEN

Bid-ask spread, liquidity and the effects of firm-level and market-level features

Market liquidity is defined as the ability to trade quickly, with low transactions costs, at any time and with no or a minimal impact on price. Liquidity is crucial for well functioning of markets. It has many implications for traders, investors, exchanges, regulators, and the listed firms. Thus, an accurate understanding of liquidity concepts and its determinants is essential. This dissertation consists of three main sections relating to liquidity. We start with a comprehensive review of the frameworks currently available for understanding definitions and determinants of liquidity. We put a special emphasis on various liquidity measures discussed in the literature about equity markets. Indeed, measures that we present have specific properties and capture certain aspects of liquidity. Our purpose, however, is to highlight the differences and similarities of these measures and produce a more complete understanding of their limitations and extensions. To do this, we review and categorize virtually all the equity market liquidity measures. Secondly, we empirically evaluate the performance of five different methods appearing in the market microstructure literature in predicting the cost dimension of market liquidity, in other words "bid-ask spread". Microstructure literature proposes models that attempt to estimate bid-ask spread using low-frequency data. However, the question is whether low-frequency spread proxies really measure what researchers want to measure. This questioning is essential since inaccurate estimates of spreads can create misleading information about actual market liquidity and functioning of financial markets. Thus, we investigate the performance of these proxies on index, currency and gold futures trading in Borsa Istanbul Futures and Options Market (VIOP). Although market liquidity is widely investigated from the markets perspective, the effects of corporate level features mostly are neglected. To fill this gap, in the last section, we develop a log-linear model that combines both corporate-level and market-level aspects in determining the market liquidity of stocks worldwide. The results indicate highly significant effects of the selected features and yield policy implications.

Sale and purchaseLiquidity
Zeynep Güloğlu
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Etkinlik modellemesinde stokastik sınır analizi ve kategorik veri zarflama analizi: Havayolu şirketleri uygulaması

Bu çalışmada ticari hava taşımacılığı alanında faaliyetlerini sürdüren uluslararası havayollarının karşılaştırmalı olarak etkinlik analizi yapılması amaçlanmıştır. Etkinlik analizi hesaplanmasında parametrik olan Stokastik Sınır Analizi ve parametrik olmayan Veri Zarflama Analizi yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmanın veri seti 62 uluslararası havayolunun 2016 yılına ait verilerle oluşturulmuştur. Veriler Bloomberg veri tabanı, şirketlere ait yıllık raporlar ve sektör verilerinin bulunduğu çeşitli raporlar kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen veriler finansal, havayolu özel (operasyonel) ve pazarlama performans göstergeleri ve değişkenler olarak sınıflandırılmıştır. Öncelikli olarak Stokastik Sınır Analizi, Kategorik Veri Zarflama Analizi ve Süper Etkinlik Ölçümü yöntemleriyle şirketlerin etkinlik skorları hesaplanmıştır. Sonraki aşamada şirketlerin farklı açılardan etkinliklerini değerlendirmek amacıyla her boyut için elde edilen modeller yardımıyla yöntemler içinde karşılaştırma yapılmıştır. Daha sonra ise şirket etkinliklerinin yöntemlerde nasıl değiştiğini incelemek amacıyla aynı boyutlar altında farklı yöntemlerle oluşturulan modellerle karşılaştırma yapılmıştır. Sonuç olarak Amerikan menşeli havayolu taşıyıcılarının finansal açıdan etkin olan şirketler olduğu, pazarlama ve operasyonel boyutlarda ise Avrupa ve Uzakdoğu menşeli şirketlerin etkin şirketler olduğu çalışmanın sonunda elde edilmiştir.

EtkinlikHava yolu işletmeleriHava yolu ulaşımı+4
Umut Aydın
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

UFRS 9'un banka performansına karşılıklar bakımından etkisi

Son yıllarda Uluslararası Finansal Raporlama Sistemi'nin 9 numaralı bölümünün dünyada ve Türkiye'de önemi oldukça artmıştır. 2008 yılında Amerika'da başlayan ve küresel bir hale gelen krizden sonra Uluslararası Finansal Raporlama Komitesi bankacılık sektörünün temellerini daha sağlam bir hale getirmek için çalışmalara başlamış ve Haziran 2014'te UFRS-9'un son halini yayınlamıştır. Türk bankacılık sektörünün 2017'deki en büyük gündem maddesi, yayınlanan bu standarta uyum sağlamak olmuştur. BDDK'nın 22 Haziran 2016 tarihinde resmi gazetede yayınlamış olduğu "Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" 01.01.2018 tarihinde yürürlüğe girmiş ve bankalar bilançolarında ayırdıkları karşılıkları bu standarta göre hesaplamaya başlamışlardır. Bu çalışmada öncelikle, BDDK'nın bir önceki yönetmeliğine göre kredi karşılıklarının nasıl hesaplandığı, UFRS-9'a geçiş ile birlikte finansal araçlardaki sınıflandırma ve ölçüm kriterleri, beklenen kredi zararı hesaplamasının nasıl yapıldığı anlatılmıştır. Konunun yeni olması ve literatürde bu konunun yok denecek kadar az olması dolayısı ile bu hesaplamalar çalışmada detaylı olarak anlatılmıştır. BDDK'nın önceki yönetmeliği ve UFRS-9'a göre yayınlanan standartlar ve hesaplamalar anlatıldıktan sonra, örnek bir kredi portföyü seçilmiştir. Seçilen bu kredi portföyünün içerisinde her gruptan kredi bulundurulmasına özellikle özen gösterilmiştir. Her grupta bulunan krediler için, karşılık tutarları hesaplanmış ve iki durum birbiri ile karşılaştırılmıştır. Birinci aşamada bulunan kredilerde yapılan karşılık hesaplamasında BDDK'nın ilk durumda daha muhafazakar davrandığı görülmüştür. Birinci aşamada bulunan krediler standart nitelikli ve herhangi bir sıkıntısı olmayan krediler olduğu için UFRS-9'a göre bu sınıfta bulunan kredilere daha az karşılık ayrılması gerektiği yapılan hesaplamalarda ortaya çıkmıştır. Kredi değerliliğinde azalma olan krediler ikinci ve üçincü aşamada izlenmektedir. İkinci ve üçüncü aşamada bulunan krediler için UFRS-9 ömür boyu karşılık ayrılması gerektiğini belirtmektedir. Birinci aşamada bulunan kredilerde BDDK'nın daha muhafazakar davrandığı sonucuna ulaşılırken, ikinci ve üçüncü aşamada bulunan krediler için bu durum tam tersi olarak gerçekleşmiştir. UFRS-9'a göre bu aşamadaki krediler için daha fazla karşılık ayrılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, yapılan çalışmada toplam verilere bakıldığında kredi karşılık rakamlarında %4'lük bir artışın olması öngörülmüştür. Karşılık rakamındaki bu artışın bankaların net karında bir azalmaya neden olacağı fakat bu durumun banka performansına olan etkisinin sınırlı kalacağı öngörülmektedir. Bunun yanı sıra bankaların derecelendirme sistemlerindeki farklılık ve geçmişteki veri stoklarının kalitesi her bankanın karşılık rakamlarını değiştirmektedir ve bu durumun da bir standartizasyona bağlanması gerektiği önerilmektedir.

Banka kredileriBankalarFinansal raporlama+5
Sinan Yıldırım
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Impact factors and current issues on technology development for industry 4.0 transformation in technopark companies: The case of Turkey

With the advances in technology, today's world is in the fourth industrial revolution. With this revolution, it is expected that all the tools and devices will be smart, self-learning and more efficient hardware and software products will be produced. Thus, industrial production speed, volume and productivity will increase, and economic and social life will develop. Efforts on digital transformation have also begun to appear in all around the world. Technoparks have an undeniable role on technology production and development. Therefore, technopark company's current issues and impact factors on the new technology development regarding Industry 4.0 are analyzed in this study.

Industrial 4.0Technology development areasTechnological developments+1
Gizem Atak
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

The relationship between entrepreneurial characteristics and entrepreneurial intention

In today's complex globalized business environment where innovation in terms of markets and products is increasingly vital for survival of economies, entrepreneurship is a unique resource which should be the focal point. Not only vast majority of the innovation comes from newly founded firms, but also start-ups lift economies by decreasing unemployment, diversifying available products and services, increasing efficiency of the markets and attracting investments. In other words, entrepreneurs are the long sought key solutions for stagnated economies which are ineffectively tried to be revived by fiscal and monetary policies. While the benefits of entrepreneurship for the social and economic welfare are well understood, the same thing cannot be said for the decision-making processes, personality characteristics, thought processes of the individuals behind these companies. Who, where and when becomes an entrepreneur is yet to be clarified and structured in academic literature considering multitude of possible environmental, personality, contingency and cultural factors. The main purpose of this study is to determine whether selected personality traits; need for achievement, tolerance for ambiguity, innovativeness, locus of control, risk- taking propensity, self-confidence, need for autonomy, which are frequently emphasized in the literature, influence entrepreneurial tendencies and have predictive power for entrepreneurial intention of people. In addition to this aim, prevalence and variability of entrepreneurial intention and entrepreneurial characteristics according to demographic variables - age, gender, marital status- and two other variables; entrepreneurship training background and entrepreneurs in the family, are tested. Factor and reliability analyses forced us to remove self-confidence, locus of control, tolerance for ambiguity from the study. Multivariate Regression, T-test, ANOVA and correlation analyses were applied to the rest of the data with using SPSS. Result of statistical analyzes indicated; all of the sample showed high entrepreneurial characteristics and high entrepreneurial intention. Significant relationship found between personality characteristics of innovativeness, risk-taking propensity, need for autonomy and entrepreneurial intention. Need for achievement failed to explain entrepreneurial intention. Males displayed higher entrepreneurial intent than females. People who had entrepreneurial course during their careers also appeared to have higher entrepreneurial intention, risk-taking propensity and innovativeness than who hadn't. Risk-taking propensity came out to decrease with age. And lastly, singles demonstrated higher risk-taking propensity than married. Suggestions and implications for the results are discussed in conclusion.

EntrepreneursEntrepreneurshipEntrepreneurial intention+2
Hüseyin Can Saral
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Akıllı ev sistemlerinin benimsenmesini etkileyen faktörlerin tüketici algıları üzerinden analizi

Akıllı evler gelecekte tüketicilere günümüz standart evlerine göre daha güvenli, daha konforlu ve tasarruflu bir yaşam vaadetmektedir. Tüketicilere sağladığı faydaların yanı sıra akıllı ev sistemleri bir takım risk ve belirsizlikleri de beraberinde getirmektedir. Bu çalışmada, Teknoloji Adaptasyon Modeli temel alınarak akıllı ev sistemlerine yönelik tutum ve tutumu etkileyen faktörleri ölçmek amacıyla yeni bir model kurgulanmıştır. Öne sürülen 19 hipotezden 17 tanesi desteklenmiş, 2 tanesi ise reddedilmiştir. Araştırma sonucunda sistemlerin birlikte çalışabilme yeteneklerinin sistem başarısı için yüksek önem taşıdığı ortaya çıkmıştır. Tüketicilerin, akıllı ev sistemlerinde özellikle güvenlik ve tasarruf faydalarını önemli bulduğu gözlemlenmiştir.

Akıllı evTeknoloji adaptasyonuTüketici algısı+1
Ali Emre Onur
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

İstanbul gayrimenkul ilanlarının metin madenciliği ve konu modellemesi ile analizi

The purpose of this research is to investigate the topics embedded in the real estate post descriptions of Istanbul using Latent Dirichlet Allocation (LDA) topic modelling method. By applying LDA to the announcements of real estate advertisements; the topics used to attract the attention of the consumers, the probabilities of the topics and the frequent words are determined. These figures are also evaluated by location, type of property and transaction type. Finally, human development levels of the districts are used to compare and understand the text patterns used in the posts of real estates at different regions of Istanbul.

Real estateReal estate marketReal estates sector+5
İmge Kızıltan
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

The effects of different information sources on consumer decisions: A comparative study on company and youtuber generated contents

An increasing number of people are spending more than two hours daily on social media. The ability of people to share and discuss about their thoughts and ideas, to share photos and videos with other users, has put a spotlight on social media. The appearance of electronic social media has altered customer experience as it has increased the speed of word of mouth, as well as that of business to customer interactions. Increased usage of social media and its new structure has led to change in people's attitudes and behavior. The current research examines the effects of various online information sources (YouTuber vs company) on consumer decisions. 80% of consumers prefer watching video instead of reading. By some estimates, one minute of video content is the equivalent of 1.8 million words. As a consequence, video sharing platforms have become important platforms to manage consumer attitudes and their decisions. This research concentrates on the most popular video sharing platform, YouTube. As part of the research effort, four characteristics of the video advertising have been identified (whether consumers assess the video being Memorable, Informative, Convincing and Trustworthy). Each of these characteristics can potentially affect intentions of consumers. For this study, an online randomized experiment was conducted. Research design revolved around four mostly unknown products and implied subjects seeing four out of eight carefully selected videos. The total of 120 usable responses were collected to measure of four abovementioned characteristics, as well as the consumer's intentions (likelihood) to purchase the product, to try the product, to get more information about the product and their willingness to pay. Findings show that consumers find both YouTuber and Company generated videos are memorable, informative, convincing and trustworthy. Video sources generated by different sources has no significant influence on consumers' intentions while it has a significant effect on consumers' willingness to pay.

Information sourcesConsumer behaviorConsumer preferences+2
Ecem Bilge Çolak
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Hizmet ortamının karaklık yüzü: Hizmet deneyimleri sırasındaki işlev dışı davranışlar için sistematik literatür taraması ve deneysel bir araştırma

Çeşitli promosyon malzemelerinde sıkça idealize edilerek resmedilenin tersine, hizmet aktörleri arasındaki işlevsel ve prososyal ilişkiler artık gerçek dışı bir ütopyaya dönüşmüş durumdadır (Fisk et al., 2010). Birçok çalışma ve sektör raporu, müşterileri-çalışan etkileşiminin yaygın olduğu bölgeler başta olmak üzere örgütlerde antisosyalliğin artık bir kriz halini aldığını göstermektedir. Tüm hizmet aktörlerinin (çalışanlar, müşteriler, yöneticiler, eski çalışanlar, firmanın müşterisi olmayan diğer tüketiciler…) birbirlerine yönelik olumsuz yönlü davranış biçimlerini sürekli ve sık biçimde hizmet ortamında gerçekleştirildiği görülmektedir. Bununla ilişkili olarak yaklaşık yirmi yıllık süreçte örgütlerin karanlık yüzü ile ilgili çalışmalarda bir patlama yaşandığını göstermektedir. Biriken bilgi birikimi arttıkça, sistematik olmayan bir biçimde üretilen kavramlar çalışma alanındaki yapı temizliğine (construct clarity) zarar vermektedir. Mevcut yaşama dair fenomenleri net bir şekilde hedefleyen kavramsal yapıların açığa çıkarılması ve bu kavramsal yapılan belirli öncül ve sonuçlarla olan ayırt edici ilişkilerinin incelenmesi giderek daha önemli bir hal almıştır. Mevcut tez çalışması (1) hizmet ekosistemlerinde karanlık tarafa ait kavramsal olarak net, işlemsel olarak anlamlı ve tatbiki açıdan önemli kavramsal yapı gruplarının ortaya çıkarılmasını, diğer kavramsal yapı gruplarından ayrıştırılmasını ve (2) bu kavramsal yapıların diğer güdüsel, bilişsel, duygusal ve davranışsal kavramlar ile ilişkisinin anlaşılmasını ve ampirik olarak test edilmesini amaçlamaktadır. Yazar, bu amaçlar doğrultusunda üç ayrı metodolojide (sistematik literatür taraması, meta-analiz ve deneysel araştırma) toplam altı çalışma yürütmüştür. İlk olarak, yazar 1975 ile 2016 yılları arasındaki tüketici ve çalışan davranışının karanlık taraflarını inceleyen indeksli çalışmaları taramıştır. Bu sistematik literatür taramasının sonuçlarından hareketle, iki boyut sayesinde birbirinden ayrışan dört kavramsal altyapıyı (subconstruct) içeren bir tipoloji önermiştir. Bu tipoloji dahilinde odaklı işlevdışılığın (targeted dysfunctionality) dört kavramsal altyapı tarafından net bir şekilde açıklanabildiği görülmüştür: Saldırganlık (aggression), kabalık (incivility), sabotaj (sabotage) ve üretkenlikten sapma (production deviance). Saldırganlık ve sabotaj kavramları, hizmet aktörlerinin zarar verme amaçlarının net olduğu ve açık bir şekilde anlaşılabildiği davranışları ifade ederken; kabalık ve üretkenlikten sapma davranışları zarar verme amaçlarının muğlak olduğu ve kolay anlaşılamadığı durumları ifade etmektedir. Sabotaj ve üretkenlikten sapma davranışları direkt olarak hizmet süreçlerine zarar verme amaçlı davranışları ifade ederken; saldırganlık ve kabalık ise hizmet aktörü bireyleri (çalışanlar, müşteriler, yöneticiler gibi) hedef almaktadır. İkinci olarak, yazar çalışanlar ile müşteriler arasındaki işlevdışı davranışları inceleyen iki meta-analiz çalışması uygulamıştır. İlk meta-analiz çalışmasında, yazar müşteri kötü muamelesi ile ilgili müşteriler ile doğrudan irtibat halindeki çalışanlardan toplanan veriler kullanılarak hazırlanan çalışmalardaki verileri bir araya getirmiş ve tüketici kötü muamelesinin çalışan ile ilgili öncüllerini araştırmıştır. 1990-2018 yılları arasında yönetim, pazarlama ve turizm alanında yapılan çalışmalar ayrıntılı bir şekilde taranmıştır. Örgütsel ve bireysel birçok faktörün çalışanların müşteri kötü muamelesine maruz kalmalarını arttırdığı ve azalttığı görülmüştür. Özellikle, çalışanların müşteri odaklı olmasının bu maruz kalmayı önemli ölçüde azalttığı ortaya çıkmıştır. Kişilik özellikleri arasından ise nevrotik ve olumsuz duygulanımı (negative affectivity) yüksek bireylerin diğer çalışanlara göre daha fazla müşteri kötü muamelesine maruz kaldığı görülmektedir. Ayın zamanda iş arkadaşları tarafından kötü muamele gören ve onlar ile sürekli çatışma yaşayan bireylerin, aynı zamanda müşteriler tarafından da kötü muameleye maruz kaldıkları ve çalışan kötü muamelesi ile müşteri kötü muamelesi arasındaki ilişkinin kuvvetli olduğu görülmüştür. Beklenenin aksine yaş ve tecrübenin diğer faktörlere göre daha zayıf etkilerinin olduğu ortaya çıkmıştır. İkinci meta-analiz çalışmasında, müşteri kötü muamelesi ile çalışanların işlev-dışı davranışları arasındaki ilişki incelenmiştir. Sonuçlar, sistematik literatür çalışması sonucunda önerilen tipolojiyi destekler niteliktedir. Müşteri kötü muamelesi ile saldırgan müşteri davranışları arasında bir ilişki görülmese de kaba çalışan davranışını güçlü bir şekilde arttırdığı görülmüştür. Kabalık üzerindeki etkisi kadar kuvvetli olmasa da müşteri kötü muamelesinin, çalışanların müşteriye yönelik sabotaj davranışlarını ve firma süreçlerine yönelik olarak da üretkenlikten sapma davranışlarını önemli ölçüde arttırdığı meta-analiz çalışması ile ortaya çıkmıştır. Bu etkilerin hizmetin sosyal karakteristiğine göre farklılaştığı görülmüştür. Sosyal niteliği öne çıkan hemşirelik, öğretmenlik, hasta bakım, sosyal hizmetler gibi mesleklerde müşteri kötü muamelesinin çalışanların işlevdışı davranışlarına etkisi daha düşük iken; ticari boyutu öne çıkan satış, konaklama gibi sektörlerde ve işlerde bu etkinin daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Üçüncü olarak yazar iki deneysel çalışma ile müşteriler arasındaki ve çalışanlar arasındaki kötü muamelenin üçüncü kişilerin belirli duyguları ve değerlendirmeleri üzerindeki ilişkisini incelemiştir. Saldırgan davranışlar hizmet ortamının ahlaki ve toplumsal normlarını ihlal etmekte ve bu ahlaki normların ihlali utanma ve utanç duygularını harekete geçirmektedir. Harekete geçen bu duygular empatik eğilimlerin de etkisiyle hizmet ortamındaki diğer müşterilere geçmektedir. Sonuçlara göre hizmet ortamında saldırgan davranışlara tanıklık etmek üçüncü kişi konumundaki müşterilerin utanç ve utanma hislerini uyandırdığı ve hizmet ortamını bir daha ziyaret etme isteklerini azalttığını göstermiştir. Ayrıca çalışanlar arasındaki saldırgan davranışlar, müşteriler arasındaki saldırgan davranışlara göre duygular ve değerlendirmeler üzerinde daha etkili olduğu görüşmüştür. Ortaya çıkan bir diğer sonuç ise empatik eğilimleri yüksek olan bireylerin, tanık oldukları saldırgan davranışlardan bu eğilimleri düşük olan bireylere göre daha fazla etkilendikleri; utanma ve utanç duygularını daha yoğun hissettikleri ve yeniden ziyaret etme niyetlerinin daha fazla azaldığı görülmüştür. İkinci deneysel çalışma sonucuna göre ise saldırgan davranışlara tanıklık etmek hem utanç hem de utanma duygularını harekete geçirirken; kaba davranışlara tanıklık etmek sadece utanma duygusunu harekete geçirmekte; utanç duygusunu etkilememektedir. Sonuç olarak, bu tez projesi zarar-odaklı-davranışların iç yapısını hizmet bağlamında analiz ederek; farklı referans noktaları üzerinden araştırarak ve farklı metodolojik yöntemler ile test ederek literatüre katkı sağlamıştır. Karanlık tarafa ait konuların temel karakteristiklerine dair geçerli açıklamalar geliştirildiği ve sonuçlar ortaya konulduğuna inanılmaktadır. Hizmet bağlamında bu davranışların nasıl oluştuğu ve nasıl sonuçlandığı; hizmet aktörlerinin motivasyonlarıyla, bilişsel süreçleriyle, duygularıyla, çevresel faktörlerle, kişilik özellikleriyle ve hizmet ortamında gösterdikleri davranışlar ile nasıl bir ilişki içerisinde olduğu ortaya konulmuştur.

DavranışFonksiyonel olmayan tutumHizmet pazarlaması+4
Mehmet Okan
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Havayolu şirketlerinde çevrimiçi mağaza tasarım unsurlarının kullanıcı deneyimi üzerinden analizi ve yeniden yapılandırılması: Türk Hava Yolları örneği

Elektronik Ticaret günümüzde her alanda yaygın olarak kullanılmaktadır. Teknolojinin gelişmesi, akıllı telefon kullanımının yaygınlığı ile birlikte hızı ve kolay işlem yapmayı tercih eden insanlar için elektronik ticaret vazgeçilmez bir unsur haline gelmiştir. Teknolojinin gelişimini ve mobil cihaz kullanımının yaygınlaştığını pazarlama alanında rekabet avantajı sağlamak üzere kullanmayı amaçlayan firmalar için çevrimiçi kanallar oldukça önemli bir yere gelmiştir. Bu durum firmaların çevrimiçi kanalları üzerinde geliştirme ve düzenleme yapma ihtiyaçlarına sebep olmuştur. Bu çalışma kapsamında çevrimiçi mağazalar için yapılan düzenleme ve tasarım değişikliklerinin kullanıcı deneyimi etkilerinin analizine yer verilmiştir. Çevrimiçi mağazalar birer self servis ürünü olarak ele alınmış ve self servis teknoloji kapsamında kullanıcıya da kontrolü veren ve birlikte üretimi sağlayan modeler incelenmiştir. Çevrimiçi mağazalar havayolu sektörü kapsamında incelenmiş ve havayolu sektöründe faaliyet gösteren global firmaların çevrimiçi mağazaları incelenmiştir. Havayolu firmalarının çevrimiçi mağazaları üzerinde yaptığı tasarım unsurularının yeniden yapılandırılması örneklerine yer verilmiştir. Çevrimiçi mağaza tasarım unsurlarının yeniden yapılandırılması kullanıcı deneyimi üzerinden incelenmiş olup kullanıcıların yenilikleri adaptasyonunun anlaşılabilmesi için Davis'in Teknoloji Benimseme Modeli'nde (1989) yer alan algılanan kullanım kolaylığı ve algılanan fayda kavramları incelenmiştir. Çevrimiçi mağaza tasarım unsurları beligin içerik, kolay anlaşılabilirlik, teknik yeterlilik, cevap verirlik, etkileşirlik ve güvenirlik olarak belirtilmiştir. Çalışma kapsamında yapılan derinlemesine mülakatlar sonucu elde edilen kullanıcı geri bildirimleri analiz edilerek çevrimiçi mağaza tasarım unsurları ile ilişkilendirilmiştir ve bulgular oluşturulan temalar çalışma kapsamında sunularak sonuç analiz kısmında özetlenmiştir. Çalışma kapsamında Türk Hava Yolu çevrimiçi mağazası üzerinde yapılan düzenleme ve tasarım değişiklikleri üzerinden yola çıkarak eski versiyonla kıyaslamalı şekilde yorumları içerir düzeyde oluşturulmuş bir uygulamaya yer verilmiştir. Bu uygulama sonucunda tasarımlara yönelik edinilen tespitler analiz ve sonuçlar kısmında açıklanmıştır. Çalışmanın akademik literatüre katkısı, çevrimiçi mağaza tasarımlarının yeniden yapılandırılması konusuna olan katkısı olarak özetlenebilir. Global havayolu firmalarının çevrimiçi mağazaları üzerinde yaptıkları düzenleme ve değişikliklerin kolay erişilebilir olmaması bu çalışmanın kısıtları olarak özetlenebilir. Analiz sonucu tespitlerin güvenilirlik düzeyinin artması için kullanıcıların yanında global havayolu firmaları ile derinlemesine mülakatlar yapılarak çalışmanın tekrarlanması önerilebilir.

Elektronik ticaretHava yolu işletmeleriHavacılık sektörü+3
Gözde Tayyip
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessEN

An analysis of voters' perception of visual advertisements with respect to neuromarketing approach: Eye-tracking study

Researchers have progressively used a multidimensional approach in their methodical development, which has led to new understandings and discoveries. The usage of neuroscientific approaches has gained more prominence in several marketing functions and has contributed to greater understanding of human behavior. Neuromarketing is one of these disciplines that integrate multidimensional fields of scientific research; neurology: a science that concentrates on the study of the human brain; cognitive psychology: focuses on exploring the relationship between mind and human behavior; marketing: the field of research that focuses on developing new, lucrative products and services to meet the needs of consumers. Thus, Neuromarketing focuses on researching and understanding consumer behavior and measuring people's brain responses to marketing stimuli. The development of this field basically is reliant on the progress of several principles of study: neuroscience, applied physics, and computer science. Moreover, Neuromarketing is being used to study consumer behavior and purchase decision processes. Neuromarketing save an opportunity basically to researchers to have a deeper insight of the degree of abstraction present in the minds of customers and the role of feelings in decision- making and intentional behavior. Thus, it allows the development of more operative mechanisms for activating and stimulating these feelings. Conventional methods, such as interviews, surveys, or focus groups assume that customers are able to describe their own mental processes. There are numerous brain regions related to vision. The processing of visual attention begins with eyes gazes. Eye movements can be considered good behavioral signals for evaluating visual attention and information acquisition because they are thoroughly related to cognitive processes. Consequently, accepting and observing eye gazes and other patterns in eye movement is a vital part of neuroscience for Neuromarketing. The ability to track eye activities has existed for over a long period of time though it was limited to academic field because the technology was not validly manageable or flexible. Lately, nevertheless, eye tracking technology has stretched to be feasible in marketable developments. Eye tracking is now flexibly and straightforwardly applied and used in marketing settings, that many unique applications are obtainable, principally those that can study phenomena in ordinary setting rather than a laboratory. In the domain of marketing, eye tracking technology is a novel but recognized field of study identified as visual marketing. Eye tracking measures where the person is gazing, the time that this person gazed at this certain region, the movement of his eyes in relation to his head, and even the number of blinks. In addition to the eye gazes and fixations, the sequence in which his or her eyes shift from one location to another that is known as known as the (saccade) can also be measured. There are different eye tracking technologies to measure eye movement and gaze fixations. The most common xxi are those that inspect the monitoring of controlled stimuli at fixed points in videos, photos, and viewer's interaction with a displayed screen. There are more sophisticated tools that also mechanically track the head position in three-dimensional space in relation to the camera. Advertisements are not only limited for business field. In modern representative democracies, political parties employ their optimum capabilities through a variety of tools i.e. public relations, social media activation and various advertising campaigns. All these tools are used to achieve political success by attempting to affect the voters' attention especially during an election campaign. They tend to maintain their success by choosing and producing the best influential advertisements. Therefore, the primary objective of the study is to analyze the effect of advertisement schematic design on viewers' attention. In other words, it measures how the arrangements and positions of the advertisements' elements such as their claim, photo and logo may alter voter's gaze plots and fixations. The study aims at measuring these differences based on eye-tracking technology not self-reporting or traditional research tools such as questionnaires and focus groups. The eye-tracking technique is unique because it gives precise and abstract findings that are not affected by personal judgement of the subjects of the study. Eventually the results will help campaigners and political parties in Turkey get deeper insight of their voters' preferences and gaze attention so that they can design their advertisements accordingly. The dissertation starts with reviewing the literature of political marketing and advertising. Then previous studies utilizing eye tracking approach were thoroughly reviewed. Based on the literature review, conceptual model and hypotheses are formulated and the rationale is discussed. Then, a brief review of the literature of eye tracking approach and its relations to customers' mental attitude based on their age, gender is presented. Then the rationale for the experimental study of eye tracking is conducted then hypotheses and variables are tested. Finally, discussion, findings and conclusions are presented. It aims to offer gaze plots' measurement and eye-tracking techniques as novel methods in political marketing. The contribution is expected to generate a change tendencies in the advertising field mainly when designing the logo, text and pictures of printed advertisements. It aims at investigating both 'focus selection', what the voter chooses to gaze at- and 'focus engagement', the time a voter spends gazing at the components of the advertisement. Both focus selection and focus engagement are offered as indicators of voters' tendencies. A sample of 80 participants were recruited to measure their eye gazes on 32 visual political advertising materials. The findings highlight that voters have variances with various proportions in their visual attention on areas of interests (AOI) as claim, logo, and photo of the printed political advertisements based on their gender, age, partisan affiliation and their level of likeability to the advertisements.

Visual designEye trackingNeuromarketing+3
Ahmet Alioğlu
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Algılanan yıkıcı liderlik davranışlarının çalışanların işperformasına etkisi

Günümüz iş hayatında yıkıcı liderlik davranışlarının çalışanlar tarafından algılanma düzeyi; örgütsel yapı, takım dinamikleri ve bireysel özelliklere göre farklılık gösterebilmektedir. Bu liderlik tarzı, çalışanların iş performansı üzerinde doğrudan etkili olabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, algılanan yıkıcı liderlik davranışlarının iş performansına etkisini ve bu etkinin demografik ve kişilik özelliklerine göre değişip değişmediğini incelemektir. Araştırma, Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren 495 çalışan ile gerçekleştirilmiştir. Veriler yansız örnekleme ile toplanmış, analizlerde parametrik ve non-parametrik testler kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre; erkek çalışanlar aşırı otoriterlik, liderlik için yetkin olmama, etik dışı davranış, değişime direnç ve astlara duyarsızlık gibi yıkıcı liderlik türlerini kadınlara göre daha yüksek düzeyde algılamaktadır. Yaş değişkeninde anlamlı bir fark olmamakla birlikte, 54 yaş üzeri çalışanların yıkıcı liderlik algısı daha yüksek bulunmuştur. Medeni duruma göre evli bireyler belirli alt boyutlarda daha yüksek algılara sahiptir. İş tecrübesi arttıkça bazı alt boyutlarda yıkıcı liderlik algısı da artmaktadır. Düşük maaşlı çalışanlar etik dışı davranışlar ve değişime direnç gibi tutumları daha fazla algılarken, yüksek maaşlılar liderlik yetkinliği eksikliğini daha belirgin hissetmektedir. İş performansı üzerinde ise genel anlamda anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. ANAHTAR KELİMELER: Liderlik, Yıkıcı Liderlik, İş Performansı

Mert Karapınar
Harran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde uygulanan liderlik tarzlarının inovasyon üzerindeki etkisi: Şanlıurfa ilinde bir uygulama

Bu araştırmanın temel amacı, Şanlıurfa ilinde hizmet sektöründe faaliyet gösteren işletmelerde görev yapan çalışanların algıladıkları liderlik tarzlarının inovasyon düzeyleri üzerindeki etkisini analiz etmektir. Çalışmanın bir diğer amacı ise katılımcıların demografik özellikleri (cinsiyet, medeni durum ve yaş) doğrultusunda, liderlik tarzı algıları ve inovasyon düzeylerinde anlamlı farklılıkların bulunup bulunmadığını ortaya koymaktır. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli çerçevesinde desenlenmiş olup örneklem grubunu, kolayda örnekleme yöntemi ile belirlenen ve hizmet sektöründe çalışan toplam 406 birey oluşturmaktadır. Veriler, hem çevrim içi (online) hem de yüz yüze anket yöntemi ile toplanmıştır. Elde edilen veriler, SPSS 27 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Ölçeklerin iç tutarlılığı, Cronbach Alfa katsayısı ile test edilmiş ve kullanılan ölçüm araçlarının yüksek düzeyde güvenilir olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, veri setinin normalliğini değerlendirmek amacıyla çarpıklık (skewness) ve basıklık (kurtosis) değerleri incelenmiş ve verilerin normal dağılıma uygunluk gösterdiği tespit edilmiştir. Araştırmanın temel sorularını yanıtlamak amacıyla yapılan doğrusal regresyon analizi sonuçlarına göre çalışanların algıladıkları liderlik tarzlarının; katılımcı, destekleyici ve araçsal liderliğin, inovasyon üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde etkili olduğu ortaya konulmuştur. Bunun yanı sıra, demografik değişkenlere bağlı olarak farklılıkların analizinde kullanılan Bağımsız Örneklem t-testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) sonuçlarına göre cinsiyet değişkeni açısından liderlik tarzı algıları ve inovasyon düzeylerinde anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ancak, medeni durum ve yaş grupları açısından bazı değişkenlerde kısmen anlamlı farklılıklar tespit

Ramazan Çelik
Harran University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Zorunlu örgütsel vatandaşlık davranışlarının çalışanların örgütsel özdeşleşme düzeyine etkisi

Bu çalışmanın temel amacı, Şanlıurfa ilinde bulunan Harran Üniversitesinde görev yapan idari personelin zorunlu örgütsel vatandaşlık davranışlarının (ÖVD), örgütsel özdeşleşme düzeyleri üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışmanın ikincil amacı ise, katılımcıların zorunlu örgütsel vatandaşlık davranış (ZÖVD) algıları ile örgütsel özdeşleşme düzeylerinin çeşitli demografik değişkenler açısından anlamlı farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Araştırma kapsamında, kolayda örnekleme yöntemi ile seçilen 307 idari personel üzerinde uygulama yapılmış; veri toplama aracı olarak 6 maddelik Örgütsel Özdeşleşme Ölçeği ile 5 maddelik Zorunlu Örgütsel Vatandaşlık Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin güvenilirliği Cronbach Alpha katsayısı ile test edilmiş ve sonuçların yüksek düzeyde güvenilir olduğu belirlenmiştir. Bulgulara göre, zorunluluk temelli örgütsel vatandaşlık davranışlarının artması, çalışanların örgütsel özdeşleşme düzeylerini olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca, erkek çalışanların zorunlu örgütsel vatandaşlık algılarının kadın çalışanlara kıyasla daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Yaş değişkeni açısından genel bir farklılık bulunmazken, 29–39 yaş aralığındaki katılımcıların zorunlu örgütsel vatandaşlık davranış algılarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Medeni durum açısından ise evli çalışanların daha yüksek algılara sahip olduğu belirlenmiştir. Eğitim düzeyi değişkenine göre zorunlu örgütsel vatandaşlık davranışlarında anlamlı bir farklılık bulunmazken, örgütsel özdeşleşme düzeylerinde anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir.

Mehmet Can
Harran University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Konaklama işletmelerinde influencer pazarlama uygulamalarının etkisi

Günümüzde dijital pazarlama stratejileri içinde önemli bir yere sahip olan influencer'lar, konaklama işletmelerinin marka bilinirliğini artırma, müşteri çekme ve satışları yükseltme süreçlerinde kritik bir rol oynamaktadır. Bu çalışmada, KONAKLAMA İŞLETMELERİNDE INFLUENCER PAZARLAMA(NÜFUZLU PAZARLAMA) UYGULAMALARININ ETKİSİNİ araştırma amaçlanmıştır. Sosyal medya platformlarının konaklama işletmelerinin pazarlama faaliyetleri üzerindeki rolü değerlendirilmiştir. Bu amaçla, Türkiye genelinde anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışması için, "Olasılıklı Örnekleme" yöntemlerinden "Rastgele Örnekleme Tekniği" kullanılmış olup, oransal tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılarak %95 güven aralığında, populasyon ortalamasından %5 sapma ile toplam 385 katılımcı ile anket tamamlanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, en çok sosyal medya kullanımı instagram ve youtube olduğu, kampanyaların konaklama işletmeleri için etkili olan sosyal medya platformlarının en yüksek oranı da yine % 75 ile instagram olduğu, sosyal medyada en fazla 2-3 ve 3-4 saat dilimlerinde zaman harcandığı, ancak, sosyal medyada uzun süre geçirmenin yalnız konaklama işletmeleri seçimi ve pazarlanması konusundaki sosyal medya fenomenleri ile ilgili olmadığı ve başka amaçlar için de kullanıldığı tespit edilmiştir. Gençlerin ve eğitim düzeyi bakımından da, lisans mezunlarının konaklama işletmeleri seçimi ve pazarlanması konusundaki sosyal medya fenomenlerinden etkilenmede ilk sırada yer aldığı, gelir düzeyi yüksek kişilerin konaklama işletmeleri seçimi ve pazarlanması konusundaki sosyal medya fenomenlerinden yararlanmaları veya etkilenmelerinin daha fazla olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, konaklama işletmelerinde konaklama işletmeleri seçimi ve pazarlanması konusundaki sosyal medya fenomenleri ve sosyal medya ilişkisinin önemli olduğu, bununla ilgili çok farklı faktörlerin (yaş, eğitim, gelir düzeyi, sosyal medyanın içeriği ve yapısı, sosyal medyada geçirilen zaman v.b.) önemli rol oynadığını söylemek mümkündür. Gelişen teknolojiye bağlı olarak, konaklama işletmeleri için de fenomen ve sosyal medya kullanımının daha da geliştirilmesinin pazarlama açısından gerekli ve önemli oluğu söylenebilir.

Betül Çetin
Harran University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık sektörü ve sağlık ürünlerinde influencer pazarlaması rolü

İnfluencer pazarlaması; işletmelerin sosyal medya platformları üzerinden, etkileyici kişiliklere sahip influencerlar aracılığıyla ürün ve hizmetlerin tanıtması ve potansiyel müşterilere ulaşmasını sağlayan bir pazarlama stratejisidir. Bu teknik, özellikle sağlık ürünleri sektöründe giderek daha fazla kullanılmakta olup, markaların hedef kitlelerine güvenilir ve etkili bir şekilde ulaşmalarını sağlamaktadır. Sağlık ürünleri gibi hassas ve kişisel tercihlere dayalı ürün gruplarında, influencerların önerileri tüketici davranışlarını doğrudan etkileyebilmekte; satın alma niyetini şekillendirebilmektedir. Bu araştırma, influencer pazarlamasının sağlık ürünleri üzerindeki etkilerini ve tüketicilerin satın alma niyetine olan katkısını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Elde edilen veriler içerik analizi ve betimsel analiz yöntemleriyle incelenmiştir. Analiz sonuçlarına göre, bazı markaların influencer pazarlamasından aktif olarak yararlandığı; diğerlerinin ise hedef kitlelerini geleneksel şekilde yönetimi tercih ettiği görülmüştür. İnfluencer pazarlamasını sağlık ürünleri sektöründe; marka bilinirliğini artırma, güven oluşturma, hızlı erişim sağlama ve sosyal medya üzerinden ücretsiz içerik üretimi gibi olumlu etkileri bulunurken; bazı influencerların yeterince bilgi sahibi olmadan ürün tanıtımı yapmaları, sürekli ücretsiz ürün talep etmeleri, etik dışı paylaşımlar ve yanlış hedef kitleye ulaşma ve yanlış ürün yönlendirmesi de gözlemlenmiştir.

Mehmet Aytar
Harran University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Dönüşümcü liderlik ve örgüt kültürünün bilgi üretim sürecine etkisi

Araştırmanın amacı, dönüşümcü liderlik ve örgüt kültürünün bilgi üretim sürecine etkisini istatiksel analizler yardımıyla test etmektir. Araştırma evrenini Türkiye'de faaliyet gösteren bir katılım bankası çalışanları oluşturmaktadır. Veriler anket yöntemi ile toplanmış olup, soruların oluşturulmasında literatürde güvenilirlik ve geçerliği test edilmiş ilgili ölçekler kullanılmıştır. Analiz için SPSS 22 ve AMOS 22 paket programları kullanılmıştır. Toplanan veriler analiz aşamasında ilk olarak açıklayıcı faktör analizine tabi tutulmuş, çıkan sonuçların araştırma modeli ile uyumlu olup olmadığı doğrulayıcı faktör analizi ile incelenmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi uyum iyiliği değerlerinin kabul edilebilir sınırlar içinde olduğu görüldükten sonra hipotezlerin testi için yapısal eşitlik modeli kullanılmıştır. Son olarak analiz sonuçları değerlendirilmiş ve sonraki çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur.

Bilgi üretimiDönüşümcü liderlikLiderlik+2
Hadi Rubacı
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye elektrik piyasasını modellemede arz-talep bazında modeller ile zaman serileri modellerinin karşılaştırılması

Enerji piyasalarında fiyat tahminlemesi problemi, enerji santralleri için yatırım kararı alınmasından başlayarak kurulu bir santralin saatlik optimizasyonunun gerçekleştirilmesine kadar geniş bir kapsamda profesyonellere destek olmaktadır. Bu kararlar alınırken piyasada oluşacak fiyatların tahminlemesi, en önemli girdiyi oluşturmaktadır. Türkiye elektrik piyasasındaki elektrik fiyat tahminlemesi probleminin çözümü için iki farklı model önerilmiş ve sonuçları karşılaştırılmıştır. İlk modelde ardışık ay çiftleri üzerinden zaman serileri modelleri oluşturulmuş, birinci ay seri ile eğitilmiş ve ikinci ay tahminlenerek gerçekleşen fiyatlar ile karşılaştırılmıştır. Arz-talep bazlı modeller ise piyasa özelindeki arzı santral kırılımında detaylandırmakta, aylık talep ile ekonomik sıralama sonucu kesiştirmektedir. Buna göre belirli varsayımlar çerçevesinde emreamade kapasiteleri aylık olarak oluşturulan santraller, yakıt maliyetlerine uygun olarak kısa vadeli marjinal maliyet prensibi çerçevesinde dizilmiş ve talep ile kesiştiği noktada fiyat oluşmuştur. İki modelin sonuçları karşılaştırılmış, zaman serileri modelinin mutlak hata oranları karşılaştırıldığında daha iyi sonuç verdiği görülmüştür.

ArzElektrik piyasasıElektrik santralleri+5
Sinan Doğusoy
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal sorumluluk projelerinin marka değerinin arttırılmasında önemi ve istatistiksel analizi

Bu araştırmanın amacı işletmelerin uyguladıkları sosyal sorumluluk projeleri ile marka değerleri arasındaki ilişkinin tespit edilmesidir. Araştırmanın evrenini, İstanbul Anadolu Yakasında faaliyet göstermekte olan kurumsal ve büyük ölçekli bir şirketin çalışanları oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında basit tesadüfi örneklem yöntemiyle 420 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Anket formu dört bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler şu şekildedir: Demografik Özelliklere İlişkin Sorular, Marka Tercihinde Etkili Olan Faktörler, Sosyal Sorumluluk Alanı, Marka Değeri ve Sosyal Sorumluluk Projeleri. Veri analizi SPSS 16 paket programında yapılmıştır. Araştırmada sosyal sorumluluk projelerinin marka değerine olan etkisi incelenmiş ve sosyal sorumluluk projelerinin marka değerini olumlu şekilde etkilediği tespit edilmiştir.

Demografik özelliklerKurumsal sosyal sorumlulukMarka+3
Övünç Yalçınkaya
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Dönüşümcü liderliğin örgütsel bağlılığa etkisi

Dönüşümcü liderlik ve örgütsel bağlılık konuları geçmişten günümüze kadar pek çok araştırmaya konu olmuştur. Bu araştırmanın özgün olan kısmı katılım bankaları üzerine ilgili konuda yapılmış ilk örnek olmasıdır. Araştırma, dönüşümcü liderlik yaklaşımının örgütsel bağlılık üzerine etkisinin istatistiksel analizler yardımıyla test edilmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaca ulaşabilmek maksadıyla Türkiye'de faaliyet gösteren üç katılım bankası çalışanları araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Anket yardımı ile elde edilen 458 katılımcıya ait veriler SPSS 22 ve AMOS 22 paket programları kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan istatistiki hesaplamalardan sonra dönüşümcü liderlik ve örgütsel bağlılık arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.

Dönüşümcü liderlikLiderlikLiderlik modelleri+1
Ersan Geyik
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yataklı turizm tesislerinde izlenim yönetimi ve örgütsel sosyalizasyon arasındaki ilişkinin araştırılması ve istatiksel analizi

Tarihin başlarından beri şirketler oluşturdukları işlerde başarılılar mı başarılı değiller mi? Bunu ölçmek amacıyla farklı performans ölçme yöntemleri denemişlerdir. En başlarda idareciler sadece ve parasal(finansal) ölçütleri kullanmalarına rağmen, son zamanlarda başarı ölçüm kriterlerine yeni bir yöntem daha katmışlardır; buda stratejik ölçüt kriteridir. Çalışmamızda yataklı turizm tesislerinde izlenim yönetimi ve örgütsel sosyalizasyon arasındaki ilişkinin araştırılması konu başlığı ile araştırmamız yapılmıştır. Birinci bölümde otel işletmelerinin tanımı, tarihi özellikleri, ikinci bölümde izlenim yönetimi, modelleri ve taktikleri üçüncü bölümde örgütsel sosyalizasyon ve performans kriterleri dördüncü bölümde ise analizlere yer verilmiştir.

Konaklama işletmeleriKurumsal izlenim yönetimiOteller+3
Osman Kılıçarslan
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Örgüt içi iletişimin iş tatminine etkisi ve bir örnek inceleme

Karşılıklı duygu ve düşünce aktarımı şeklinde tanımlanabilecek olan iletişim, insanlar açısından hayatın değişmezi olmakla birlikte, insanlardan oluşan örgütler içinde, faaliyetlerin sürdürülmesi adına önemli rol oynar. Örgütlerin oluşumundaki insan faktörü ve iletişimin insan yaşantısındaki yeri, örgüt ve iletişim ilişkisini açıklar. Örgüt içi iletişimle ilişkili olan kavramlardan biri olarak iş tatmini, yaşam doyumunu da etkilemekle beraber hem bireysel anlamda, hem de örgütsel anlamda önem taşır. Bu teorik çerçeve ışığında, kurum içi iletişimin önemi, örgütsel iletişim ve iş tatmini ilişkisiyle incelenmeye çalışılmış, 250 kamu çalışanına ait veriler anket yoluyla toplanarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda iletişim araçları ve iklimi, üst iletişimi, bireysel geribildirim, kurumsal bütünleşme, yatay iletişim ve kurum bilgisi boyutları iş tatminiyle ilişkili bulunmuş, iletişim araçları ve iklimi ile yatay iletişim boyutlarının da iş tatmininin belirleyicileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İletişim araçları ve iklimi ile kurumsal bütünleşme boyutlarında yaşa göre anlamlı farklılıklar bulunmakla birlikte, mesai arkadaşlarıyla uyum içinde çalışmanın iş tatmini açısından önem taşıdığı anlaşılmıştır. Regresyon analizi sonucunda iletişim araçları ve iklimi ile yatay iletişim boyutlarının iş tatmini üzerindeki etkisi ortaya koyulurken, bu boyutlardaki düzey artışlarının iş tatminini de yükselteceği görülmüştür. Bu çalışmayla ulaşılan sonuçların, örgütlerin daha mutlu çalışanlara sahip olmak adına iletişime vermeleri gereken önem açısından dikkat çekici olacağı ve örgütlerin iş doyumunu artırmak için hangi iletişim faktörlerine yönelik uygulamalar yapabileceği konusunda yol göstereceği düşünülmektedir.

Örgütsel iletişimİletişimİş doyumu
Rıfkı Serdar Hancı
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Küresel finansal teknoloji sektöründe ortaya çıkan yeni girişimlerin ekonomik ve teknolojik belirleyicileri

Günümüz finansal teknolojilerinin gelişmesine bağlı olarak sunulan finansal hizmetlerin kalitesi ve çeşitliliği zamanla artmaktadır. Finansal ve teknoloji kelimelerinin birleşmesiyle oluşan FinTek kavramı internet, mobil, veri analitiği gibi inovatif teknolojileri kullanarak geleneksel finansal hizmet anlayışını ortadan kaldırmış, yenilikçi bir yaklaşımla finansal hizmetlerin tüketicilere ulaşmasını kolaylaştırmıştır. FinTek girişimleri ise hem gerçek hem de tüzel işletmeler için inovatif ve kaliteli finansal hizmetler, ürünler ve iş modelleri sunmak için yeni teknolojilerin oluşturduğu fırsatlardan yararlanan işletmelerdir. FinTek girişimlerinin faaliyet gösterdiği farklı iş modelleri mevcuttur. Bu iş modelleri sırasıyla ödemeler, varlık yönetimi, kitle fonlaması, kredilendirme, sermaye piyasası ve sigorta hizmetleridir. FinTek girişimleri geleneksel bankacılık ve finans kurumlarıyla doğrudan rekabet ederek, pek çok açıdan banka ve finans kurumlarını şaşırtmaktadır. FinTek girişimleri yapay zekâ, makine öğrenmesi, uygulama programlama arayüzleri (API), blokzinciri ve kuantum bilişimi teknolojilerini etkin bir şekilde kullanarak yenilikçi finansal ürün, hizmet ve iş modellerini tüketicilere sunmaktadırlar. Gelişen yeni teknolojilere bağlı olarak FinTek girişimleri finansal hizmetlerin nasıl sunulması gerektiğiyle ilgili değişimlere devam etmektedir. Değişim yolunda FinTek girişimlerinin tüketicilere sağladığı avantajlar sadece müşteri deneyimi, hız ve kolaylık değildir; aynı zamanda zaman ve mekândan bağımsız hizmetlere erişim ve düşük maliyetlerde tüketicilerin FinTek girişimlerini seçme nedenleridir. Bu tez çalışmasında, küresel finansal teknoloji sektöründeki FinTek girişimlerinin ortaya çıkmasına neden olan ekonomik ve teknolojik belirleyiciler sayma veri modeli yöntemi ile araştırılmıştır. FinTek girişimlerinin ortaya çıkmasında doğrudan ve dolaylı etkisi olduğu düşünülen değişkenler; ekonomi ve teknoloji alanlardan alınarak araştırmaya dâhil edilmiştir. Araştırma 49 ülkenin 2007-2016 dönemindeki yıllık verileri kullanılarak, 490 gözlemden oluşturulmuştur. Bağımsız değişken verileri panel veriseti olarak oluşturulmuştur. Araştırmadaki bağımsız değişkenler arasında yüksek seviyede korelasyon ve doğrusal ilişkinin tespiti için korelasyon matrisi ve varyans büyütme faktörü (VIF) değerleri incelenmiştir. Araştırmada bağımlı değişken sayma verisi olduğu ve aşırı yayılım gösterdiği için Negatif Binom Regresyon modeli kullanılmıştır. Araştırma modelindeki bağımsız değişkenlerin değerleri, gecikmeli olarak modele dâhil edilmiştir. FinTek girişimlerinin %47'si ABD'de kurulduğu için araştırma sonuçları, ABD FinTek girişim verileri dâhil ve hariç olarak incelenmiştir. ABD verilerinin araştırma sonuçlarını etkilediği tespit edilmiştir. Araştırma modeli FinTek girişim sayıları ekonomik, teknolojik ve tüm bağımsız değişkenler ile ayrı ayrı çalıştırılmıştır. Tüm bağımsız değişkenlerin çalıştırıldığı modeldeki elde edilen sonuçlara göre; işsizlik oranındaki artışın görüldüğü ekonomilerde FinTek girişim sayılarında artış gözlemlenmektedir. Ülkelerin bilimsel ve teknik dergi makale sayısındaki artışın FinTek girişim sayısını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Teknolojik belirleyici olan inovasyon seviyesindeki yükselişin daha fazla FinTek girişimlerinin kurulmasına neden olduğu tespit edilmiştir. Finansal piyasalardaki gelişimin ve iş gücü piyasasındaki verimliliğin FinTek girişim sayılarının artmasına neden olduğu tespit edilmiştir.

Finans sektörüFinansal teknolojilerFintek+6
Selim Taştan
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Entelektüel sermayenin işletme performansına etkisinde yenileşimi destekleyen örgüt ikliminin rolü: Büyük ölçekli işletmelerde bir araştırma

Özellikli teknikler ve ürünler gibi maddi olmayan varlıkları, üretime ve pazar bilgisine özgü teknik bilgiyi ve kendi rekabetçi zekalarını kullanarak rekabet avantajı sağlayan işletmelerin yenileşimi destekleyen işletmeler oldukları da bilinmektedir. Rekabetçi işletmelerin en değerli varlıklarından biri olarak entelektüel sermayenin yenileşimi destekleyen örgüt iklimine ve işletme performansına etkilerini araştırmakla önemli bulgular elde edileceği düşünülmüştür. Bu çalışmada, entelektüel sermaye ile işletme performansı arasındaki ilişkinin ve bu ilişkide yenileşimi destekleyen örgüt ikliminin rolünün araştırılması amaçlanmıştır. İşletmelerin bazı özelliklerinin entelektüel sermaye, yenileşim ve performans ilişkilerindeki rolünün araştırılması araştırmada ikincil olarak amaçlanmıştır.

Entelektüel sermayeFirma performansıKOBİ+6
Akın Tunçer
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

360 derece performans değerlendirme sisteminin metal sektöründeki yöneticiler üzerine etkileri

Bu çalışma kapsamında ekonominin temel dinamiklerinden biri olan metal sektöründe, Kocaeli'nde bulunan KOBİ üstü firmaların personel yapıları incelenmiş ve sektörde bulunan firmaların çalışan yapısının, teknolojide meydana gelen ilerlemelere bağlı olarak mavi yakalı çalışandan, beyaz yakalı çalışana doğru ciddi oranda evirildiği görülmüştür. Önceleri maaş artışları, işten çıkarmalar ve özlük işleri takibi amaçlı kullanılan performans değerlendirme sistemleri yeterli görülüyordu. Günümüzde ise artan beyaz yakalı çalışan sayısı ve insanın sadece bir "kaynak" değil ''kıymet ''olduğu anlayışı gelişmiştir. Stratejik yönetsel anlayış, çalışanların sadece bu günkü değil, gelecekteki performansının ve verimliliğinin belirlenmesi gerekliliğini ortaya koymuştur. Yapılan bu çalışma sonucu, performans değerleme sistemlerinden beklenen çıktıların klasik performans yöntemleri ile mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Bu çalışma ile 360 derecelik performans değerlendirme sisteminin stratejik insan kaynaklarının geleceğe yönelik hedef, vizyon ve misyonlarının belirlenmesinde sağlıklı sonuçlar sağladığı ortaya konmuştur. Anahtar kelimeler: 360 derece performans değerlendirme, metal sektörü, verimlilik. anova, lsd.

360 derece performans değerleme sistemiMetal sektörüPerformans+3
Hasan Fatih Yumak
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Marka kişiliğinin karar verme tarzları üzerine etkisi; Otomotiv sektörü üzerine bir araştırma

Tüketicilerin karar verme davranışını etkileyen en önemli faktörlerden biri markadır. Her tüketicinin fikir sahibi olduğu bir ürün, hizmet veya marka vardır. Ayrıca her markanın kendine ait bir kişiliği de vardır. Bu kişilik özelliklerine göre kişiler kendilerine yakın hissettikleri markayı seçerler. Ancak firmalar tüketicinin ilgili markayı seçerken hangi karar verme tarzına göre seçim yaptığını çok iyi bilmesi gerekir. Tüketiciler yaptıkları seçimlerde karar vermelerine etkili olan unsurlar sadece ihtiyaçları doğrultusunda satın alma eğilimleri olan rasyonel davranış tarzı değil aynı zamanda sezgisel, bağımlı, spontane ve kaçınmacı eğilimler de gösterebilirler. Bu bağlamda satın alma noktasında karar vermeye sebep olan etken bu tarzlar sayesinde tüketicilerin satın alma niyetinin ne yönde olacağı belirlenmektedir. Bu çalışmada marka kişiliği kavramının işletmeler için ne kadar önemli olduğu ve tüketicilerin de karar verme anında sergilemiş oldukları tarzlar üzerinde durulmuştur. Dolayısıyla bu iki değişken arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışma rastgele örneklem yöntemiyle seçilen otomobil markaları hakkında bilgi sahibi olan 455 tüketiciye uygulanmış ve anket sonuçlarından elde edilen veriler SPSS 22 programında analiz edilip yorumlanmıştır.

Karar vermeKarar verme yöntemleriMarka kişiliği+3
Merve Ayyıldız
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Teknoloji kabul modeli kapsamında tüketicilerin mobil (TV) uygulamalara karşı tutumlarının davranışsal niyetine etkisi

Bilişim teknolojilerinde yaşanılan hızlı gelişmeler ve kullanım maliyetlerinin makul bir seviyeye gelmesi nedeniyle, internet kullanım yoğunluğunun sabit bilgisayarlardan mobil iletişim cihazı olarak adlandırılan yeni nesil akıllı telefon ve tabletlere kaymasına neden olmuştur. Bununla birlikte mobil cihaz ve uygulamalarının kullanıcısına sağladığı imkanlar tüketicileri neredeyse günün tamamında mobil olma durumuna getirmiştir. Bu fırsatı gören işletme ve firmalar, pazar paylarını artırmak, yeni ve daha fazla tüketiciye ulaşmak adına farklı mobil pazarlama eylemlerine yönelmişlerdir. Bunlardan biri de video akış hizmeti sunan mobil uygulamalardır. Bu çalışma, akıllı telefon ve/veya tablet üzerinden mobil uygulama kullanan tüketicilerin Netflix, PuhuTV vb. video akış içerikli mobil (TV) uygulamalara yönelik tutumlarını ve bunun davranışsal niyetine olan etkilerini teknolojik kabul modeli kapsamında araştırılması ve bu konuda bir model oluşturma çalışması amaçlanmaktadır. Araştırma, çevrimiçi mağazalar (Google Play, Apple Store ve Windows Phone) üzerinden akıllı telefon ve tablet yoluyla, mobil (TV) uygulamaları indirip kullanan Kocaeli ilindeki 537 katılımcı ile gerçekleştirilmiş ve birincil verilere anket yöntemi kullanılarak ulaşılmıştır. Elde edilen veriler, SPSS istatistiksel veri analizi paket programı ve AMOS yapısal eşitlik modeli analiz programı ile analiz edilerek ulaşılan bulgular değerlendirilmiştir. Bu çalışmanın sonucuna göre, duygusal değer ve algılanan kullanım kolaylığı, mobil (TV) uygulamasının benimsenmesinde algılanan fayda üzerinde iki temel belirleyicidir. Mobil (TV) uygulama kullananların kullanmaya yönelik tutumu üzerinde kilit rol oynayan algılanan fayda, algılanan kullanım kolaylığına kıyasla daha fazla etkiye sahiptir. Tüketicilerin, mobil (TV) uygulama kullanmaya yönelik tutumlarının ise davranışsal niyeti üzerinde oldukça güçlü bir etki oluşturmaktadır. Araştırmada ayrıca, aracılık etkisiyle ilgili bulgular değerlendirilmiş, algılanan kullanım kolaylığı bağımsız değişkeni ile kullanmaya yönelik tutum bağımlı değişkeni arasında algılanan fayda değişkeninin, kısmi aracılık görevi yaptığı sonucuna ulaşılmıştır.

Davranışsal niyetMobil internetMobil uygulama+5
Süleyman Çavuşoğlu
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel değişimin iş-aile yaşam dengesi ve örgütsel bağlılık üzerindeki etkisi: E-ticaret şirketi üzerinde bir uygulama

Günümüzde teknoloji alanında yaşanan hızlı gelişim ve değişim örgütlere de yansımaktadır. Örgütler değişim ile beraber şekillenmektedir. Bu değişim karşısında çalışanlarının iş-yaşam dengesi kurabilmesi için gerekli ortamları yaratması gerekmektedir. Örgüt çalışanlarının örgüte bağlılıklarının da değişim karşısında bağlayıcı olması örgüt için önemlidir. Bu tezin amacı örgütsel değişimin iş-aile yaşam dengesi ve örgütsel bağlılık üzerindeki etkisini ölçmektir. Bu amaçla örgütsel değişimin iş-aile yaşam dengesi ve örgütsel bağlılık üzerindeki etkisi regresyon analizi ile ölçümlemektir. Araştırmanın bir diğer amacı olan örgütsel değişimin örgütsel bağlılık üzerindeki etkisinde iş aile yaşam dengesinin düzenleyici etkisi yapısal eşitlik modeliyle ölçümlenmektir. Bu doğrultuda bir e-ticaret şirketi çalışanları üzerinde soru formları vasıtasıyla araştırma yapılmıştır. Örgütsel değişim, iş-aile yaş dengesi ve örgütsel bağlılık değişkenleriyle kurulan modelde değişkenler arasındaki ilişkinin ve düzenleyici değişkenin etkisi incelenmiştir. Araştırmanın bulguları tanımlayıcı istatistikler, fark analizleri, korelasyon analizleri, regresyon analizleri ve yapısal eşitlik modellemesi vasıtasıyla elde edilmiştir. Örgütsel değişimle beraber iş-aile yaşam dengesinin değiştiği gözlemlenmiştir. Bu değişimle beraber örgütlerin bağlılığını arttırması gerekmektedir. Örgütsel değişimin Covid-19 süreci ile birlikte örgütlerin değişime uğraması, çalışanların iş-aile yaşam dengesini sağlaması ve örgütlerin çalışanlarının bağlığını arttırması gerekecek uygulamalar geliştirmesi gerekmektedir.

AileAile hayatıCOVID 19+5
Selin Şişman
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Covid-19'un havacılık sektörüne etkisi

2019 yılı sonunda Çin'in Wuhan şehrinde ortaya çıkan Covid-19 virüsü kaynaklı koronavirüs salgını hem ülke hem dünya çapında büyük etkilere sebep olmuştur. Ülkeler salgınla mücadele doğrultusunda çeşitli tedbirler alarak salgının bulaşmasını engellemeyi ve durdurmayı amaçlamışlardır. Bu tedbirlerden bazıları havacılık sektörünü de kapsamaktadır. Covid-19 kapsamında alınan tedbirlerden bazıları da uçuşları belli bir zamana kadar durdurmak olmuştur. Bu durum havacılık sektöründe yer alan firmaları finansal anlamda zor durumda bırakmıştır ve ekonomi de buna bağlı olarak etkilenmiştir. Ancak uçuş yasaklarının atmosferimiz üzerindeki pozitif etkilerinden biri uçaklardan kaynaklanan emisyon miktarının azalmasıdır. Bu çalışma Covid 19'un havacılık sektörüne ekonomik finansal ve çevresel etkilerini içermektedir. Araştırmanın problemi; salgının ekonomik, finansal ve çevresel anlamda oluşturduğu olumsuz etkileri en aza indirmektir. Araştırmanın amacı; COVID-19 salgını ile beraber ortaya çıkan küresel krizin havacılık sektörüne küresel etkisini ekonomi, finansal ve çevresel açıdan incelemek, salgın öncesi ve sonrası yolcu sayıları, sefer sayıları ve mali tablolar üzerine yapılan çalışmaları karşılaştırmak ve sonuçları analiz etmektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemleri arasından yazılı doküman inceleme kullanılmış ve doküman analizinde ikincil dokümanlardan yararlanılmıştır. Bu dokümanlar THY'nin 2019-2020 Faaliyet Raporları, Devlet Hava Meydanları Genel Müdürlüğünün 2020 Havayolu Sektör Raporu, THY sitesindeki bilgiler, UNWTO, IATA, ICAO, EUROCONTROL verileridir.

COVID 19Havacılık sektörü
Sevda Nur Dik
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye optik cam pazarında yönetim stratejileri Hoya Corporation örneği

Türk Optik Sektörünün yönetim stratejilerine bir bakış açısı sunmayı amaçlayan bu çalışma, Hoya Corporation'ın incelemesi ile çalışılmıştır. Bu çalışmada Stratejik Yönetim alanında bilgiler sunulmaktadır. Çalışmada ayrıca HOYA'nındünya ve Türkiye pazarındaki konumu ve firmanın optik pazarındaki gelişmelere kendini adapte etme kabiliyeti araştırılmıştır. Ayrıca şirketin inovasyon kabiliyeti ve bu kapasiteye dayalı çeşitlendirilmiş ürün portföyü de incelenmiştir. Optik ürünler portföyünden bir kısım yeni ürün, anket ile Türkiye optik sektörü ve optisyenlerine sunulmuştur. Anketten çıkan sonuç analiz edilmiş, şirketin Türkiye politikasına ait stratejik hatalara çözüm önerileri eklenmiştir. Bu kapsamda çalışma, HOYA Corporation'ın SWOT analizi, optik pazar stratejisinin araştırılması, HOYA'nın stratejik konumlandırması üzerinden optik sektörüne yönelik çözüm önerilerini içermektedir.

Hoya CorporationOptik camlarOptik sektörü+3
Tuba Yıldırım
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessEN

The moderating effect of leadership between the retention management and employee attitudes

The retention of employees is a necessary criterion for any organization that seeks to achieve its organizational objectives and goals as well as creating and maintaining a competitive advantage in the market. The purpose of this study is to discuss the main factors that affect retention management, such as career opportunities and leadership in the Lebanese service sector and to show the role of the management in this area of study. This study will include definitions of key concepts like retention and turnover, as well as the types of factors that significantly affect the willingness of employees to leave or stay in a given organization, and how management can play its role in retaining employees. Based on previous research, the researcher concluded that a relationship exists between these factors and retention management. To reach the research objectives, the researcher used quantitative approach in collecting primary data; this approach used a questionnaire. First, the questionnaire was given in two companies in the service sector to 107 employees, 79 of which filled it in. The answers to the questionnaire were analyzed using SPSS version 23, and the data collected showed main retention factors perceived as most important for employees (career opportunities, and leadership). These factors were analyzed using the cross-tabulation method to show the relationship between these variables. The researcher calculated the Pearson Correlation Coefficient to examine the strength of answers from the collected questionnaires. All the variables' coefficients indicate moderate to high strength of relation. The results of this study show that many reasons have an influence on employee to leave and that management has a role in controlling and using these factors in order to initiate some measures that will make the workplace more desirable for workers, and this will reduce their intention to quit. Keywords: Retention Management, Intention to Leave, Employee Satisfaction.

LeadersLeadershipWorkers+1
İbrahim Missaykeh
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessEN

The managerial practices of Lebanese restaurants towards workforce with disabilities

In Lebanon, people with disabilities face numerous barriers to employment, including issues like accessibility. They are still associated with high-cost accommodations. The aim of this thesis was to explore how managers adopt to accommodate people with disabilities. This thesis investigates the reasons, challenges, and barriers these people encounter at the workplace. Semi-structured interviews were conducted with Lebanese managers. Data were then analyzed using a thematic approach. Different themes emerged and findings revealed that Lebanese restaurants perceive the positive impact of people with special needs in their workplace. However, they are skeptical of their employment since different challenges confront them, such as workplace culture, discrimination, etc. Researchers could use this study as a guide to study people with disabilities in Lebanon's hospitality industry.

Disability employmentDisabled personsLebanon+4
Rasha Al Shaer
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Çalışanların hizmetkâr liderlik algılamalarının iç girişimcilik eğilimlerine etkisi üzerine bir araştırma

Bu tez çalışmasının temel amacı, çalışanların hizmetkâr liderlik algılamalarının iç girişimcilik eğilimlerine etkisi ve bu etkide içsel markalaşma uygulamalarının aracılık rolünü araştırmaktır. Aynı zamanda, çalışanların demografik özellikleri açısından hizmetkâr liderliğin, iç girişimcilik eğiliminin ve içsel markalaşma uygulamalarının bir farklılık gösterip göstermediği tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu araştırmanın kapsamını, Kocaeli ilinde faaliyet gösteren sağlık sektörü çalışanları oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama yöntemi olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak Mühittinoğlu (2018) tarafından geliştirilen Hizmetkâr Liderlik Ölçeği, Selva ve Arslan (2015) tarafından geliştirilen İç Girişimcilik Ölçeği ve Düğer ve Taşkın (2017) tarafından geliştirilen İçsel Markalaşma Ölçeği kullanılmıştır. Çeşitli sağlık kurumlarında çalışan beyaz yakalı 436 gönüllü katılımcı çalışandan 2022 yılı içerisinde geçerli anketler toplanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS ve AMOS paket programları kullanılarak istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Analiz yöntemi olarak yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır. Analizlerde öncelikle betimsel istatistikler, Mann Whitney U ve Kruskal-Wallis H analizleri yapılmıştır. Daha sonra ölçeklerin geçerlilik ve güvenilirlikleri için DFA analizi yapılmıştır. Yapılan DFA sonucunda hizmetkâr liderlik, içsel markalaşma ve iç girişimcilik eğilimi ölçeklerinin Türkiye'de geçerli ve güvenilir olduğu kanısına varılmıştır. DFA işleminden sonra araştırma hipotezleri Spearman Korelasyon analizi ve yol analizi kullanılarak test edilmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda, çalışanların hizmetkâr liderlik algılamalarının, iç girişimcilik eğilimleri ve içsel markalaşma uygulamaları üzerinde pozitif ve anlamlı etkileri bulunmuştur. Araştırma bulgularına göre, çalışanların algıladıkları hizmetkâr liderlik tarzının duygusal destek ve iyileştirme boyutuyla çalışanların iç girişimcilik eğilimini, etik davranma boyutuyla da içsel markalaşma uygulamalarını etkilediği saptanmıştır. Ayrıca, çalışanların hizmetkâr liderlik algılamalarının iç girişimcilik eğilimleri üzerindeki etkisinde içsel markalaşma uygulamalarının aracılık rolü olduğuna yönelik geliştirilen hipotez kabul edilememiştir. Elde edilen diğer bir sonuç ise, bazı ölçek ve/veya alt boyut skorlarının, çalışanların cinsiyet, iş yerindeki görev türü, kurumdaki çalışma süresi ve sektör türü gibi demografik özelliklerine göre farklılık gösterdiği şeklindedir. Araştırmanın entegre modeli, araştırmacılara ve uygulamacılara yön gösterici orijinal bir nitelik taşımaktadır. Bu yönüyle yönetim literatürüne katkı sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Hizmetkâr Liderlik, İç Girişimcilik Eğilimi, İçsel Markalaşma.

Zeynep Akıncı
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Marka beğenilirliği ve marka faydasının ağızdan ağıza pazarlama üzerindeki etkisi: Özel hastanelerde bir araştırma

Araştırmanın amacı, özel hastaneleri tercih eden hastalar için marka beğenilirliği ve marka faydasının ağızdan ağıza pazarlama üzerindeki etkisini tespit etmektir. Bu kapsamda araştırmanın örneklemini Uşak, Kütahya, Afyon ve İzmir illerinde özel hastaneleri tercih eden hastalar oluşturmaktadır. Örneklem seçiminde, Kolayda Örnekleme Yöntemi'nden yararlanılmıştır. Araştırma verileri anket tekniği ile toplanmış ve katılımcılara internet ortamında bir link vasıtasıyla gönderilmiştir. Bunun neticesinde geçerli 657 veriye ulaşılmıştır. Toplanan veriler, SPSS 26 ve AMOS 22 programları ile analiz edilmiştir. Bu bağlamda öncelikli olarak marka beğenilirliği ve marka faydası ve ağızdan ağıza pazarlama ölçekleri için frekans, geçerlilik (keşfedici ve doğrulayıcı faktör analizi) ve güvenilirlik (Cronbach alfa) analizleri uygulanmıştır. Daha sonra, normallik ve betimsel analizler yapılmıştır. Son aşamada, araştırma hipotezlerini test edebilmek adına Korelasyon ve Yapısal Eşitlik Modeli ile Yol Analizi yapılmıştır. Analizler neticesinde; marka beğenilirliğinin olumlu, olumsuz ve online ağızdan ağıza pazarlama üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı bir etkisi tespit edilememiştir. Marka faydasının ise olumlu, olumsuz ve online ağızdan ağıza pazarlama üzerinde istatistiksel açıdan yüksek düzeyde anlamlı etkileri tespit edilmiştir. Araştırma; marka faydası arttıkça özel hastaneleri tercih eden hastaların olumlu ve online ağızdan ağıza pazarlama faaliyetlerinde bulunduklarını göstermiştir. Bununla birlikte, marka faydası arttıkça özel hastaneleri tercih eden hastaların olumsuz ağızdan ağıza pazarlama faaliyetlerinin azaldığı tespit edilmiştir.

Ağızdan ağıza pazarlamaHastane tercihiMarka+3
Nail Burak Öztan
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Rekabet kavramı bağlamında marka bilinirliği ve marka sadakati

Bu çalışmanın amacı rekabet kavramı bağlamında marka bilinirliği ve marka sadakati kavramlarını ilgili literatür kapsamında incelemektir. Çalışma, rekabet, marka bilinirliği ve marka sadakati kavramlari arasındaki ilişkileri ortaya çıkarmak ve bu ilişkinin geliştirilmesi için öneriler sunmak üzere tasarlanmıştır. Çalışma sonucunda marka bilinirliği ve marka sadakati yüksek olan işletmelerin rekabet avantajı elde etme konusunda rakiplerine göre bir adım önce olduğu görüşüne varılmıştır. Bununla birlikte rekabet stratejilerini başarıyla uygulayan işletmelerin işletme performansının yükselmesiyle birlikte tüketicilerin nazarında bilinirliğinin arttığı ve bu durumun da sadakate yansıdığı görülmektedir.

MarkaMarka bilinirliğiMarka sadakati+4
Hümeyra Özcan
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Methods of bank valuation: A comparative study among Turkish banks

Bank valuation is a crucial aspect of the financial industry, as it helps stakeholders make informed decisions about investment and risk management. The Turkish banking sector is no exception, and it is important to analyze the different methods of bank valuation to determine their reliability and relevance in this context. This research aims to provide a comprehensive analysis of various bank valuation methods in the Turkish banking sector and evaluate their accuracy and reliability. The study begins with a literature review of previous discussions on bank valuation and an overview of different valuation frameworks. The sector analysis portion of the study focuses on the economic environment in Turkey, including the characteristics of the Turkish banking sector and any relevant economic issues facing the country, such as the Turkish Lira and high inflation. These factors can significantly impact the performance of valuation methods and should be taken into account. Through a case study research design, data will be collected on a selection of bank peers in Turkey, including AKBANK, VAKIFBANK, HALKBANK, IŞBANK, GARANTIBANK, and YAPIKREDI. These banks have been chosen based on size, market share, and performance metrics. The study will also include a discussion of the general assumptions made in the analysis, including economic, sector, and method-specific assumptions, as well as assumptions related to the cost of equity and growth. The selected valuation models, including the Free Cash Flow to Equity (FCFE) model and the Residual Income (RI) model will be applied to our sample. The results of the analysis will be compared and evaluated in relation to the market value of bank shares. The accuracy and reliability of these methods will be discussed, and the implications of the findings for practitioners and policy makers in the financial industry will be considered. This research will contribute to the existing literature on bank valuation by highlighting the unique challenges and considerations specific to the Turkish bank sector. The results suggest that the performance of valuation methods can be influenced by macroeconomic indicators and market conditions, which should be taken into account when applying these methods in different contexts. Overall, this study aims to provide practical insights for stakeholders in the Turkish banking sector and underline the importance of a comprehensive approach to bank valuation. By analyzing the different methods of bank valuation and their performance in the Turkish context, this research aims to help analysts and researchers make informed decisions about investment and risk management in the evolving banking environment.

BanksValuationValuation models+4
Moetez Ben Abderrahmen
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

COVID 19 sürecinin BİST bankacılık sektöründe işlem gören işletmeler üzerindeki finansal etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı COVID-19 pandemisinin bankacılık sektöründeki finansal performansı üzerindeki etkisini tespit etmektir. Araştırmada bankalara ait veriler, COVID-19 öncesi dönem ve COVID-19 dönemi olarak iki gruba ayrılmıştır. Böylelikle COVID-19 öncesi dönem ile COVID-19 dönemi açısından bankaların 9 çeyreklik dönemi kapsayan finansal oranları karşılaştırılmıştır. Araştırmada BIST Bankacılık endeksinde yer alan 8 adet mevduat bankasının verilerinden yararlanılmıştır. Çalışmaya konu olan toplamda 11 değişken olmak üzere sermaye yeterlilik, aktif kalitesi, gelir gider yapısı, piyasa performansı, karlılık oranı dahil edilmek üzere 5 farklı gruba ayrılmıştır. 2019-2020 ve 2021 yılları arasında gerçekleşen COVID-19 salgını öncesi ve sonrası olarak ayrılan kategoriler dikkate alınarak karşılaştırma yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda COVID 19 döneminde bankaların sermaye yeterlilik, aktif kalitesi, gelir gider yapısı oranlarının etkilendiği tespit edilmiştir. Ayrıca COVID 19 döneminde COVID 19 öncesine göre bankaların karlılıklarında önemli bir değişiklik olmamasına rağmen piyasa performanslarında istatistiksel açıdan anlamlı bir yükseliş olduğu belirlenmiştir.

Bankacılık sektörüBankalarCOVID 19+5
Abdurrahman Volkan İleri
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Stratejik insan kaynakları değerlendirme becerileri ile ulusal inovasyon göstergeleri arasındaki ilişki: AB ülkeri ile Türkiye karşılaştırması

Günümüz bilgi ve iletişim teknolojilerindeki hızla yaşanan gelişmeler sayesinde, küresel çapta yapılan çalışmalardan, ülkemizin durumunu değerlendirmek için önemli verilere ulaşılabilmektedir. Bu bağlamda ülkemizdeki inovasyon seviyesinin tespit edilmesi ve bu seviyenin geliştirilmesi en önemli önceliklerden biri olarak düşünülmektedir. İnovasyon seviyesi iyi olan ülkelerin tespit edilmesi, bu ülkelerin detaylı bir şekilde incelenerek hangi konularda iyi olduklarının ortaya konması ve bu doğrultuda ülkemize faydalı olacak bilgilerin ülkemize yansıtılmasının yerinde bir yaklaşım olacağı düşünülmektedir. Bu kapsamda; dinamik genç bir nüfus zenginliğine (insan kaynaklarına) sahip ülkemizin, inovasyon kültürü alanında hangi konularda eksik ve yatırama ihtiyaç duyduğunun bir yönetim aracı ve hedefi olarak tanımlanıp tespitine çalışılmıştır. Bu çalışmada, stratejik yönetim fonksiyonu olarak ve aynı zamanda kültürel bir değer olarak inovasyon kültürünün önemi vurgulanmıştır. Teknolojinin yüksek gelişim hızı global çapta rekabeti şiddetlendirmektedir. Bu zorlu ortamda kurumların sürdürülebilir hizmet sunması ancak inovasyona bağlıdır. İnovasyonu desteklemek kurumlara kazanç, verimlilik, başarı, kârlılık ve yüksek rekabet avantajı sağlayacaktır. Bu çalışmanın amacı; inovasyon kültüründeki insan kaynakları unsurunun öneminin tespit edilerek gösterilmesidir. Anahtar Kelimeler: Stratejik Yönetim, Stratejik İnsan Kaynakları Yönetimi, Kurum Kültürü, İnovasyon

Avrupa BirliğiKurumsal kültürStratejik yönetim+3
Engin Çakıcı
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Franchising sisteminde franchisee performansını etkileyen faktörler: İletişim, güven ve tatmin ilişkisi; İstanbulda bulunan franchising sisteminde çalışan eğitim kurumları örneği

Bu çalışmanın amacı franchising sisteminde çalışan eğitim kurumlarında performansı etkileyen faktörleri incelemektir. Çalışmada performansa etki edebileceği düşünülen; iletişim, güven ve tatmin kavramları incelenmiştir. Özel eğitim kurumlarının asli görevi olan eğitim ve öğretim hizmeti sağlamayabilmek amacıyla bir işletme olmanın gereksinimlerini yerine getirmeleri gerekliliği gerçeğinden yola çıkılarak bu boyutlarıyla araştırmaya dahil edilmişlerdir. Çalışmanın uygulama kısmı Türkiye'de İstanbul ilinde faaliyet gösteren ve franchising sisteminde çalışan özel okullarda gerçekleştirilmiştir. Araştırma yöntemi olarak nicel ve nitel araştırma yöntemleri sentezlenmiş ve anket tekniğinden faydalanılmıştır. Bu çerçevede söz konusu eğitim kurumlarının işletme sahiplerinin düşünce ve algıları esas alınmıştır. Araştırmada 110 kurumun cevapları araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırma bulgularına göre bireysel anlamlılık testlerine bakıldığında; iletişimin franchisee performansını istatistiksel açıdan anlamlı ve pozitif yönde etkilediği (ß=,618;t=3,702; p<001), güvenin franchisee performansını istatistiksel açıdan anlamlı etkilemediği (ß=-,364; t=-1,917; p>0,05) ve son olarak tatminin franchisee performansını istatistiksel açıdan anlamlı ve pozitif yönde etkilediği (ß=,347;t=2,371; p<05) saptanmıştır.

Eğitim kurumlarıFranchisingPerformans+2
Sevtap Açıkgöz
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Ürün farklılaştırma stratejisi ile inovasyon arasındaki ilişkide kurumsal itibarın rolü

Rekabet stratejilerinden en az birine bağlılığın işletmelerin bir strateji geliştirememesinden daha yüksek performansla sonuçlanacağı görüşü savunulmaktadır. Uygun bir strateji ortamına sahip işletmeler en yüksek performansı gösterirken, stratejilerini değiştirmeyen işletmelerin performansında bir değişiklik olmamaktadır. Hastaneler özelinde de benzer bir durumun varlığı söz konusudur. Pazar yapısı ve rekabet arasındaki ilişkilerin doğası gereği, farklı nitelik ve sayıda hastanenin sisteme dahil olması ile diğer işletmelerde olduğu gibi hastaneler arasındaki rekabette de önemli bir artış olduğu görülmektedir. Bu kapsamda yapılan araştırmanın temel amacı, rekabet stratejilerinden olan ürün farklılaştırma stratejisi ile inovasyon arasındaki ilişkileri ortaya çıkarmak ve varsayılan bu ilişkide kurumsal itibarın aracılık rolü bulunup bulunmadığını tespit etmektir. Araştırma, İstanbul'da faaliyet gösteren özel hastane çalışanları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Anket tekniği ile toplanan 632 adet veri, istatistik paket programları ile analiz edilmiştir. Tanımlayıcı istatistikler sonrasında, her üç ölçek için keşfedici ve doğrulayıcı faktör analizleri uygulanmıştır. Sektörel ve kültürel uyumu sağlamaya yönelik olarak gerçekleştirilen yapısal modifikasyonlarla birlikte ölçeklerin geçerlilik ve güvenilirlikleri sağlanmıştır. Devamında normallik ve betimleyici istatistikler incelenmiştir. Son olarak ise, araştırmaya ait hipotezleri test etmek maksadıyla korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Yapılan araştırmanın sonucunda; ürün farklılaştırma stratejisi ile inovasyon arasında pozitif ve olumlu bir ilişki bulunmuştur. Var olan bu ilişkide kurumsal itibarın aracılık rolü tespit edilmiştir. Bu sonuç, özel hastanelerde ürün farklılaştırma stratejisinin benimsenmesinin, inovasyon uygulamalarının başarısının artmasında doğrudan etkisinin olduğunu göstermektedir. Var olan bu ilişkide kurumsal itibar, ürün farklılaştırma stratejisinin inovasyon üzerindeki etkisini artırarak, inovasyon uygulamalarının başarılı bir şekilde sonuçlanmasını sağlamaktadır.

Farklılaştırma stratejileriKurumsal itibarRekabet+5
Levent Yücel
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Stoklarda hile ve tespit: Perakende sektöründe bir uygulama

Büyüyen ve gelişen dünyamızda teknoloji hayatımızı bütünüyle etkilemektedir. İşletmelerin teknolojiyi olabildiğince doğru ve etkin yöntemler ile kullanarak, gelişmeleri yakından takip etmeleri yönetimlerini kolaylaştırmaktadır. İşletmeler teknolojiye kendi istediği gibi yön vermeye çalışsa da insan faktörünü yönetmek göründüğü kadar basit değildir. İnsanın olduğu yerde yanlışın, hatanın, hilenin ve suiistimalin olması olasıdır. Stok hatalarını sıfırlamak mümkün olmasa da iyi bir stok yönetimi sistemi ile hatalar minimuma indirilerek kabul edilir seviyeye çekilebilir. Bu çalışma ile işletmelerin stokları olumsuz yönde etkileyen ve bozulmasına neden olan hata, hile ve suiistimal ihtimallerini minimuma indirmek ve hile denetimini yapabilmek için hile türlerinin ve özelliklerinin bilinmesi gerektiği anlatılmaya çalışılmıştır. Perakende sektöründe faaliyet gösteren örnek işletmede karşılaşılan hileler incelenmiş ve çözüm önerileri ortaya konulmuştur. Anahtar Kelime: Hile, Stok, Stok Yönetimi, Perakende Sektörü

Bağımsız denetimDenetimHile+5
Nuray Güzel
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Marka imajının marka tercihi üzerindeki etkisinde elektronik ağızdan ağıza pazarlamanın aracılık rolü: Bilişim sektöründe bir uygulama

Günümüzde tüketicilerin tutum ve davranışlarını etkileyen en önemli motivasyonlardan bir tanesi markadır. Hemen hemen herkesin bildiği ve hakkında düşünce sahibi olduğu bir marka, ürün veya hizmet vardır. Tüketiciler satın alma kararını verirken kendilerine yakın gördükleri veya kendileri ile bağdaştırdıkları markalara ve ürünlere yönelirler. Tüketicilerin satın alma sırasında bu algılar ile hareket ettiğini bilen işletmeler ise piyasaya sürecekleri markaları, ürünleri ve hizmetleri bu değer yargılarını üzerinden pazarlamaktadır. Öte yandan markalarına yatırım yapan ve tüketicilerin satın alma motivasyonlarını derinlemesine anlamak ve yönetmek isteyen işletmeler, markaları ve markalarının pazardaki geleceği için stratejiler geliştirme çabası içine girmektedir. Bu bağlamda tüketicilerin zihinlerinde marka ve ürüne ait algıların oluşmasını sağlayan ve destekleyen iki olguya; marka imajı ve marka tercihi olgularına önem vermektedirler. Günümüzde iletişim ve bilgisayar teknolojilerindeki gelişmelere bağlı olarak tutundurma ve pazarlama faaliyetleri ağırlıklı olarak sanal ortama taşınmıştır. Sanal ortamda kendine özgü pazarlama ve tutundurma faaliyetleri başlamış, geleneksel ağızdan ağıza pazarlamanın yerini elektronik ağızdan ağıza pazarlama almıştır. Elektronik ağızdan ağıza pazarlama, yapısı itibariyle etkili ve düşük maliyetli bir pazarlama yöntemidir. Tüketicileri, internet ortamında çeşitli faaliyetler ile etkileyip yönlendirmekte ve satın alma kararlarını olumlu ya da olumsuz olarak etkilemektedir. Bu çalışmada marka imajının, marka tercihi üzerindeki etkisinde elektronik ağızdan ağıza pazarlamanın aracılık rolü, bilişim sektöründeki notebook kullanıcıları üzerinden araştırılmıştır. Araştırma evreni, Türkiyedeki 18 yaş üzerindeki notebook kullanıcıları, araştırma örneklemi ise İstanbul ve Ankara şehirlerindeki 18 yaş üzerindeki notebook kullanıcılarıdır. Araştırma evrenindeki 525 notebook kullanıcı örneklemi üzerinden hareket ile nicel bir araştırma yöntemi kullanılarak anket soruları yöneltilerek veriler toplanmıştır. Tanımlayıcı istatistikler yapılmış, araştırmada kullanılan ölçekler için keşfedici ve doğrulayıcı faktör analizleri yapılmıştır. Model veri uyumu sağlamak için bir takım modifikasyonlar yapılmış, ölçeklerin geçerlilik ve güvenilirlikleri sağlanmıştır. Normallik ve betimleyici istatistikler incelendikten sonra araştırmanın hipotezlerini test etmek için korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda marka imajının, marka tercihi üzerinde bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte araştırmanın bir diğer değişkeni olan elektronik ağızdan ağıza pazarlamanın bu ilişkide aracılık rolünün olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Ağızdan ağıza pazarlamaBilişim sektörüElektronik ağızdan ağıza iletişim+7
Tibet Tebriz Urmak
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19'un Borsa İstanbul'da faaliyet gösteren perakende ticaret işletmelerinin finansal tablolarına etkisi

Ekonomi içinde önemli bir yere sahip olan perakende ticaret, kişisel tüketim ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayarak önemli bir işlevi de yerine getirmektedir. Her alanda etkisini gösteren Covid-19 küresel salgınının perakende sektörüne etkisinin belirlenmesi amacıyla, Borsa İstanbul'da işlem gören 12 perakende ticaret şirketinin salgın öncesi (2019) ve salgın dönemi (2020) 6 aylık verileri karşılaştırılarak salgının ekonomik etkileri belirlenmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda 12 şirketin faaliyet sonuçları tablolarındaki değişim belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre Covid-19 salgını genel olarak perakende ticaret şirketlerini büyük oranda olumsuz yönde etkilemiştir. Çalışmada, mali tabloları incelenen 12 şirketten 8'inin salgından yüksek düzeyde olumsuz yönde, 1 şirketin de orta düzeyde olumsuz yönde etkilendiği tespit edilmiştir. Salgından 2 şirketin yüksek düzeyde, 1 şirketin de düşük düzeyde olumlu yönde etkilendiği belirlenmiştir. Bu sonuçlardan hareketle salgının perakende ticaret sektörünü büyük oranda olumsuz etkilediği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Perakende Ticaret, Covid-19, Salgının Ekonomik Etkileri.

Bulaşıcı hastalıklarCOVID 19Ekonomik etki+6
Ömer Faruk Bahşi
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Davranışsal finansın finansal piyasalar üzerine etkisi: BİST gıda sektörü üzerine bir uygulama

Bu çalışma Klasik İktisadı gölgede bırakacak günümüzde de oldukça gelişme gösteren davranışsal finansı açıklamaya çalışır. Yatırımcıların kararları üzerinde etkili olan davranışların piyasadaki önemi ve etkisi konusu ele alınmıştır. Anomali kavramı ile karar mekanizmalarının aldıkları kararlarda etkili olan nedenlerden bir kısmı açıklanmış ve son olarak BİST üzerinden alınan verilerle BİST GIDA (XGIDA) Sektörü üzerinde davranışsal finansın etkisi ve anomali kavramının piyasaya etkisi araştırılmıştır. Haftanın günleri anomalisi konusu analiz edilerek yorumlanmıştır.

AnomalilerBorsa İstanbulDavranışsal finans+4
Arzu Bilgin
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel güvenin örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki etkisinde örgütsel özdeşleşmenin aracı rolü: İstanbul'da bulunan beş yıldızlı otel işletmelerinde bir araştırma

Bu çalışmanın temel amacı örgütsel güvenin örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki etkisinde örgütsel özdeşleşmenin aracı rolünü otel işletmeleri perspektifinden değerlendirmektir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerine uygun bir şekilde soru formundan yararlanılarak gerçekleştirilmiştir. İstanbul'da bulunan beş yıldızlı otel işletmelerinde gerçekleştirilen bu araştırmanın örgütsel güven, örgütsel vatandaşlık ve örgütsel özdeşleşme literatürüne bir katkı sağladığı düşünülmektedir. Araştırma sonucunda örgütsel güvenin örgütsel vatandaşlık davranışı ve örgütsel özdeşleşme üzerinde pozitif bir etkiye sahip olduğu, örgütsel özdeşleşmenin örgütsel vatandaşlık davranışı üzerinde pozitif bir etkiye sahip olduğu, örgütsel özdeşleşmenin ise örgütsel güvenin örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki etkisinde aracı role sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Güven, Örgütsel Vatandaşlık, Örgütsel Özdeşleşme, Otel İşletmeleri.

Konaklama işletmeleriOtel işletmeciliğiOteller+4
Aslı Şahin
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Şirket kuruluş, vergilendirme ve muhasebe işlemlerinin Türkiye ve Almanya'nın yasal düzenlemeleri açısından karşılaştırılması

Küreselleşen Dünyada, uluslararası ticaretin sınır ötesine taşınması şirketler arası rekabetin uluslararası boyutlara ulaşmasına yol açmıştır. Bu gelişmeleri takiben; şirket kuruluşları, birleşmeleri uluslararası düzeyde gerçekleşmeye başlamış, mükellefler globalleşen dünyada vergisel avantaj ve teşviklerden yararlanmak adına farklı ülkelerde şirketler kurmaya yönelmiştir. Değişik ülkelerde ticaret yapmayı düşünen yatırımcıların bu ülkelerde karşılaşacakları vergi ve ticaret kanunlarınca belirlenmiş yükümlülükleri; ticaretin yapılması istenilen ülke yada ülkelere göre değişmekte, Bu durum mükellef (yatırımcı-tacir) adına olumlu yada olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Bu sonuçları önceden görebilmeyi başaran mükellefler vergi avantajı elde edebileceği ülkelere yönelebilmekte, bu durum kurmayı planladıkları işletmelerinin karlılığını arttırabilmektedir. Ülkeler arasındaki uygulama farklılıklarını fırsata çevirebilen işletmeler, tam rekabetin yaşandığı dünya ekonomisinde rakiplerinin bir adım ötesine geçebilmektedir. Bu tez çalışmasının bilimsel olarak ortaya koymaya çalıştığı ana düşünce; mükelleflerin (diğer adıyla tacir-yatırımcı) ülkemiz dışında kurmayı plandıkları yeni işletmelerinin ulusal ve uluslararası vergi ve ticaret yasaları karşısındaki avantaj ve dezavantajlarının karşılaştırılarak, ortaya konulması, bu karşılaştırmasının sonucu olarak yurtdışında faaliyet göstermek isteyen yatırımcılara ışık tutmaktır. Çalışmanın birinci bölümünde şirket kavramı, türleri, şirket yapıları incelenerek tanımlanmış olup, ikinci bölümde ise vergi kavramı, vergi tarihi, Türk Vergi sistemi arasında bağlantı kurulmuştur. Son bölümde ise Türkiye ve Almanya arasındaki kuruluş, işleyiş, muhasebesel uygulamalardaki farklılık, vergi avantajları ve benzeri yaklaşımlar karşılaştırılmıştır.

AlmanyaKarşılaştırmalı analizKuruluş+6
Ahmet Özmaden
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türev ürünlerin kullanımını etkileyen faktörlerin analizi; Türk bankacılık sektörü üzerine bir uygulama

Bilgi ve iletişim teknolojisindeki gelişmeler ve sermaye hareketleri üzerinde engellerin kalkması ile birlikte finansal piyasalar küreselleşme sürecine girmiştir. Küreselleşme ile birlikte risk sayısı ve çeşitliliğinde yaşanan artış ve yaşanan finansal krizler sonucunda riskin hem yatırımcılar hem de bankalar için daha önemli hale gelmesine neden olmuştur. Özellikle küreselleşmenin yarattığı kur ve faiz riskini kontrol altına almak amacıyla yeni finansal ürünler hayatımıza girmiş ve kullanımları gün geçtikçe artmaya başlamıştır. Bu finansal ürünler arasında futures, forward, swap ve opsiyon gibi türev piyasa ürünleri gün geçtikçe hem gelişmiş hem de gelişmekte olan piyasalarda hedge, spekülasyon ve arbitraj amaçlı kullanılmaya başlanmıştır. Şirketler, bankalar ve yatırımcılar bu araçları kullanarak geleceğe yönelik belirsizliklerini azalttıkça, hem Dünyada hem de ülkemizde türev piyasa ürünlerine olan ilgi artmaktadır. Bu çalışmada, ulusal ve uluslararası platformda önemi gün geçtikçe artan türev ürünlerin Borsa İstanbul'da işlem gören altı adet banka tarafından hangi amaçlarla kullanıldığı ve türev ürün kullanımını etkileyen faktörlerin neler olduğu analiz edilmeye çalışılmıştır.

Bankacılık sektörüBankalarFinansal oranlar+3
Ayşe Kuzpınarı
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Liderlik tarzının inovasyon ile ilişkisinde rekabet avantajının aracılık rolü: Denizcilik sektörü örneği

İşletmelerin sektöründe tutunabilmeleri; müşteri potansiyelini artırabilmeleri ve rekabet edebilmeleri için etkin yönetilmelerine, inovasyon davranışlarına ve rekabet stratejilerine bağlı olarak değişmektedir. Sektörde olan firmalar devamlılığını sağlayabilmek için inovatif davranış sergilemelidir. Rekabet avantajı, inovasyon ve yönetim birbiri ile iç içe ve önemli kavramlardır. Günümüzde, küreselleşmenin doğal bir sonucu olarak iş dünyasında artan rekabet işletmeleri giderek daha yenilikçi olmaya zorlamaktadır. Liderlik ile inovasyon arasındaki ilişkide rekabet avantajının aracılık rolünü belirlemek amacıyla ele alınan bu çalışma, örneklem olarak İstanbul ilinde faaliyette bulunan denizcilik sektöründe çalışan 297 personeli kapsamaktadır. Kolayda örneklem yönteminin kullanıldığı çalışmada veriler demografik, liderlik, rekabet avantajı ve inovasyonu içeren soruların yer aldığı anket tekniğiyle elde edilmiştir. Elde edilen veriler istatistiksel paket programı ile analiz edilmiştir. Çalışmada kullanılan ölçeklerin geçerlilik ve güvenirliliklerini test etmek için açımlayıcı faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Ulusal ve uluslararası literatürdeki çalışmalar ışığında hipotezler oluşturularak aracılık rolünün tespit edilmesinde Bootstraping testinden yararlanılmış ve sonuçlar bu doğrultuda yorumlanmıştır. Liderlik ve inovasyon arasında, liderlik ve rekabet avantajı arasında, rekabet avantajı ve inovasyon arasındaki etkinin önemli derecede etkili olduğu görülmüştür. Araştırmada, liderin rekabet avantajının aracılık yolu ile inovasyon performansını arttırmada kısmi aracılık rolü üstlendiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler:İnovasyon, Liderlik, Rekabet Avantajı.

LiderlikRekabetRekabetçi avantaj+3
Hüsnü Dayan
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Deneyimsel pazarlamada etkili iletişim, ikna teknikleri ve emlak sektöründen örnek bir uygulama

Bu çalışmanın amacı; modern dünyada geleneksel pazarlamanın yetersizliğiyle açığa çıkan sorunsalı, deneyimsel pazarlamada ikna tekniklerinin kullanımıyla, müşteri sadakati ve olumlu izlenim oluşturulmasına ilişkin etkin ve etkili seçeneklerle edinilen verimli sonuçları ortaya koyabilmektir. Deneyimsel pazarlamaya göre, insanlar yaşadıkları olumlu deneyimleri tekrar yaşamak isterken, olumsuz deneyimleri yaşamaktan kaçınma eğilimi göstermektedirler. Bu gerçeklik, işletme, kurum ve kuruluşların olumlu deneyim yaşatabilme isteğini tetiklemektedir. İnsanların olumlu deneyim yaşayabilmelerine ilişkin, onların duygu durumlarında hedeflenen etkiyi yakalayabilmenin kaçınılmaz yolu, ikna tekniklerinin etkili kullanımından geçmektedir. Yapılan bu araştırma kapsamında, İstanbul'da rezidans üreten ve son üç yılda en fazla satış yapan, ödüllü bir gayrimenkul firmasında deneyimsel pazarlama ve ikna teknikleri üzerine anket yapılmıştır. Yapılan anketler neticesinde uygulanan ikna tekniklerinin, deneyimsel pazarlamaya olumlu katkı sağladığı ve müşterilerin tekrar bu deneyimi yaşamak istedikleri ve çevrelerine referans olabildikleri saptanmıştır.

Deneyimsel pazarlamaEmlak piyasasıEtkili iletişim+4
Ömer Furkan Kılıç
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00