
3
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
TRT Türk halk müziği repertuvarında bulunan Elazığ-Harput yöresine ait türkülerin makam ve usûl açısından incelenmesi
Bu araştırmada, TRT Türk halk müziği repertuvarında bulunan Elazığ-Harput yöresine ait türkülerin makam ve usûl açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu temel amaç çerçevesinde türkülerin karar perdeleri, güçlüleri, yedenleri ve asma kalışları incelenerek makamsal özellikleri; zaman, birim, usûl türü, usûl kalıpları incelenerek usûl özellikleri belirtilmeye çalışılmıştır. Bu araştırmanın yürütülmesinde belgesel tarama (yapılanmış) modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni, TRT THM repertuvarında bulunan (4991) kırık havadan oluşmaktadır. Örneklemi ise, TRT THM repertuvarında bulunan 83 Elazığ-Harput türküsüdür. Araştırmada yer verilen analizler sonucunda TRT THM repertuvarı içerisinde bulunan Elazığ-Harput yöresine ait toplam 83 türküye ulaşılmıştır. Bu türkülerde 13 makam dizisi tespit edilmiştir. En fazla %18,0 ile Uşşak, 17,0 ile de Hüseyni makam dizisi vardır. Dolayısıyla Elazığ-Harput yöresinde Hüseyni ve Uşşak makam dizisine ait türküler fazladır. %12,0 ile Hicaz ve Segâh, %9,6 ile Gerdaniye, %8,4 ile Karcığar, %3,6 ile Buselik, %2,4 ile Sabâ ve Rast, %1,2 ile Suzînâk, Mahûr ve Kürdi, %6,0 ile Çargâh ve Muhayyer makam dizileri tespit edilmiştir. Araştırmada yer verilen usûl analizleri incelendiğinde TRT THM repertuvarında bulunan Elazığ-Harput yöresine ait 83 türkünün %55,4 oranıyla 46 türkünün karma usûl, %31,2 oranıyla 26 türkünün ana usûl, %10,8 oranıyla 9 türkünün birleşik usûl ve % 2,4 oranıyla 2 türkünün çoklu usûl olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği, Makam, Usûl, Elazığ-Harput türküleri.
Uzun sap bağlama ve tanburun organolojik ve icra özellikleri açısından karşılaştırılması
Köklü bir geçmişe sahip olan Türk müziği, zaman içerisinde çeşitli değişim/gelişim evrelerinden geçerek çok zengin bir altyapıyla çeşitlenerek günümüze kadar süregelmiştir. Statiklikten uzak olarak dinamik bir şekilde evrenini genişleten Türk müziğinin alt türlerinde de sürekli bir değişim/gelişimin olduğunu söylemek mümkündür. Gerek Türk halk müziği çalgıları ve gerekse klasik Türk musîkisi çalgıları olmak üzere birçok farklı sazı -kendine has çeşitli icra özellikleriyle- bünyesinde barındıran Türk müziği özellikle çalgı çeşitliliği bakımından önemli bir zenginliğe sahiptir. Bu çalışma, Türk müziği için çok önemli bir yere sahip olan uzun sap bağlama ve tanbur sazının yapısal (organolojik) ve icra özellikleri açısından karşılaştırılmasına aynı doğrultuda elde edilen bulgulardan hareketle bu iki sazın benzer ve farklı noktalarının tespit edilmesine odaklanmaktadır. Araştırmanın yürütülmesinde betimsel araştırmalardan tarama modeli kullanılmıştır. Bu doğrultuda konuya yönelik kaynak taraması yapılmış ayrıca ulaşılabilen alan uzmanlarıyla çeşitli kişisel görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma doğrultusunda başlıca; uzun sap bağlama ve tanburun tekne, göğüs (kapak) ve sap (tuşe, klavye, kol) kısımlarında kullanılan ağaçların ayrıca burgular ve burguluk kısımlarının çeşitli açılardan benzerlikler gösterdiği, mızrap malzemesi ve uzunluğu açısından önemli farklılıklar olduğu, bağlama icrasında çok önemli bir yere sahip olan 5. parmağın tanbur sazında hiç kullanılmadığı, incelenen iki sazında özellikle vibrato (süsleme) tekniğini çok farklı şekillerde gerçekleştirdikleri gibi sonuçlara ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türk halk müziği, Klasik Türk mûsîkisi, Tanbur, Uzun sap bağlama.
İlkçağlardan başlayıp, Barok döneme değin müziğin gelişimi ve müzik-toplum ilişkisi üzerine bir inceleme
ÖZET YÜKSEK LİSANS TEZİ İLKÇAĞLARDAN BAŞLAYIP, BAROK DÖNEME DEĞİN MÜZİĞİN GELİŞİMİ VE MÜZİK-TOPLUM İLİŞKİSİ ÜZERİNE BİR İNCELEME EVREN YILDIZ Danışman : Prof. Dr. Babek KURBANOV 2Q01 -SAYFA: 87 Jüri : Prof. Dr. Babek KURBANOV Doç. Dr. Hagigat MUHARREMOVA Doç. Dr. Tamilla KASIMOVA Sesini kullanabilmeyi, eline geçirdiği nesneleri birbirine çarparak çeşitli sesler çıkarabilmeyi, hayvan kemiklerine, içi boş dallara üfleyerek sesini çoğaltmayı öğrenen insanoğlu, antik çağlarda müziği danslar ve çalgılar eşliğinde yaşamının her alanına yaymıştır. Onların, doğa güçlerinin üstesinden gelmek için mırıldandıkları ezgiler zamanla yalnızlıktan, korkudan ya da sevinçten kaynaklanan haykırışlara, yerleşik düzenle birlikte büyü ve savaş çığlıklarına dönüşmüştür. İlkçağlardan başlayıp, barok döneme gelinceye kadar, toplumun yapısı ve toplumsal değişikliklerin "müzik" üzerindeki etkileri, bu çalışmada incelenmeye çalışılmıştır, ilkel toplumlardan, Rönesans'ın sonuna kadarki süreç içinde toplumlar, belli başlıklar altında analiz edilmiştir. Aynı zamanda toplumsal yapı ve müzik etkileşimi ele alınmıştır. Müzik sanatını yönlendiren insan, toplum içindeki konumuna ve o toplumun idare şekline göre müziğini oluşturmuştur. Kuşkusuz, teknolojik gelişmeler de enstrümanların gelişmesini etkilemiştir. Gelişen enstrümanlar ise, müzik sanatını önemli ölçüde geliştirmiştir. ilkel toplumlardan alınarak ortaçağ ve Rönesans'taki müzik-toplum ilişkileri ayrı ayrı ele alınmıştır. İlkel insanı tanımak ve tanıtmakla giriş yapılmış, ilkellerin yaşamında çok önemli bir yeri olan ve müziğin doğuşuna- gelişimine etki eden büyü-din ilişkisi, bunun doğa ile olan etkileşimi de irdelenmiştir. Müzik, birçok uygulaması olan ve her şekliyle evrensel nitelik taşıyan bir sanattır. Bu sanatın gelişimine ait bilgiler çeşitli kitaplardan elde edilebilir. Ayrıca bu araştırmada, sadece literatürsel bilgi verilmemiş, çeşitli kaynakların taranması sonucu elde edilen fikir, yer yer yorum olarak sunulmuştur. Genel olarak müzik gelişimi konusunun. önemi kadar, bu araştırmada bazı bölümlerin yorum şeklinde olması ve tartışmaya yöneltmesi de önemlidir. Çalışmamızda, ilkçağlardan başlayıp, barok döneme gelinceye değin süregelen müziğin gelişimi ve müzik-toplum ilişkisi üzerine bir serüvene çıkılmıştır.