
170
Archived Theses
1
DOIs Assigned
1%
DOI Rate
Archived Theses
Beyaz dut (Morus alba) ve karadut (Morus nigra) yaprak çözütleri üzerine antioksidan ve antimikrobiyal çalışmaları
Son yıllarda gerek gıdalarda gerekse insan metabolizmasındaki işlevselliği nedeniyle antioksidanlara olan ilgi fazlasıyla artmıştır. 1954'te 3,5-di-tert-4-butil hidroksitoluen (BHT) ve tert-butil hidrokinon (TBHQ) gıdalarda raf ömrünü uzatmak amacıyla kullanılmaya başlanmıştır. Fakat sentetik antioksidanların olası kanserojen etkileri büyüyen bir tepkiye neden olmaktadır. Bu nedenle sentetik antioksidanların yerine doğal antioksidanların kullanımı için genel bir istek mevcuttur.Bu çalışmada Beyaz Dut (Morus alba) ve Karadut (Morus nigra) yapraklarının farklı çözücü özütlerinin hücre dışı (in vitro) şartlarda antioksidan aktiviteleri ve antimikrobiyal aktviteleri belirlendi. Artan polariteyle sırasıyla hekzan, etil asetat, metanol ve su kullanılarak takip eden özütleme yapıldı. Özütlerin antioksidan aktiviteleri ß-karoten-linoleik asit sistemi, 2,2-difenil-1-pikrilhidrazil (DPPH) serbest radikal giderim, indirgeme gücü ve şelatlama kapasitesini kapsayan dört farklı test sistemiyle belirlendi. Ayrıca özütlerin toplam fenolik ve flavonoit bileşik miktarı da belirlendi.İki türde de en yüksek antioksidan aktivitesi en polar çözgen olan su özütlerinde hesaplanmıştır. Morus alba ve Morus nigra yapraklarının aktiviteleri ß-karoten-linoleik asit sistemine göre sırasıyla %94,77-93,38 ölçüldü. DPPH serbest radikal giderim aktivitesine göre %74,34-78,25 indirgeme gücü 0,422-0,482 (?max 700nm) ve şelatlama kapasitesi %89,90-92,73 olarak belirlenmiştir.Antimikrobiyal çalışmalarında 11 adet bakteri 1 adet mikrofungus kullanıldı. Bunlar: Escherichia coli, Staphylococcus aureus, Proteus vulgaris, Bacillus subtilis, Bacillus cereus, Enterobacter aerogenes, Sarcina lutea, Salmonella typhimurium, Enterococcus faecalis, Enterobacter cloacae, Staphylococcus epidermidis ve bir mikro fungus olan Candida albicans'tır. Çalışmamız sonucunda sadece metanol özütlerinin bu bakterilere karşı etkili olduğu belirlenmiştir. Bakterilere karşı etkili olan özütlerde Minimum İnhisyon Konsantrasyonu'da hesaplanmıştır. Buna göre en düşük derişim Morus alba'nın Staphylococcus epidermidis bakterisine karşı gösterdiği inhibisyonda ölçülmüştür (0,625 mg/mL).
Gaziantep halı sektöründe kullanılan tutkalların yapıları ve sentezleri üzerine bir çalışma
Bu çalışmada, Gaziantep halı sektöründe kullanılan tutkallar üzerine araştırmalar yapıldı. Sektörden alınan tutkal örneklerinin çeşitlerini tespit etmek için görsel muayeneler ve katı madde oranlarının hesaplanması ile beraber en çok Fourier Transform Infrared (FTIR) spektrometresinden elde edilen spektrumlar kullanıldı. Halı endüstrisinde daha çok polivinilasetat (PVAc) türü tutkalların kullanıldığı tespit edildi. PVAc türü tutkalların yanı sıra az da olsa stiren akrilik ve stiren butadien türü tutkalların da kullanıldığı anlaşıldı.Yapılan laboratuvar çalışmalarında PVAc homopolimer, PVAc akrilik kopolimerleri ve stiren akrilik kopolimerleri sentezlendi. Laboratuvarda sentezlenen tutkal örnekleri ile bunların muadili olan ticari ürünlerin karşılaştırılmaları FTIR ve diğer yöntemlerle yapıldı. Sonuçlar benzer olduklarını gösterdi.Anahtar Kelimeler: Gaziantep, Halı, Tutkal, Emülsiyon.
Polietilen tereftalat (PET)'tan poliester poliol sentezi
PET(polietilen tereftalat), ülkemizde ve dünyada en çok kullanılan ambalaj malzemelerinden birisidir. 1997 de sadece 17.000 ton/ yıl tüketilirken, 2007 de 250.000 ton/yıl olarak tüketildiği tahmin edilmektedir. PET; elyaf, gıda ürünü olmayan ve olan sıvılar için şişe, şerit, levha, mühendislik reçinesi ve diğer geri dönüşüm metodları ile yok edilebilmektedir. Bu çalışmada, PET şişe atığı, dietilen glikol (DEG), trietilen glikol (TEG), dipropilen glikol, 1,4-bütandiol, 1,6-hegzandiol, glikoller ve ftalik anhidrit(PA), adipik asit (AA) gibi diasitler kullanılarak, oda sıcaklığında sıvı olan ve çeşitli poliüretan malzeme sentezinde kullanılabilecek oligo-poliester poliol sentezlenmeye çalışıldı. Yapılan çalışmalar, adı geçen monomerik diol ve diasitler ile PET'tan sıvı oligo-tereftalat poliol sentezlenebileceğini gösterdi.Anahtar Kelimeler: PET, Ambalaj atığı, Poliester poliol, Geri dönüşüm,
Pirinç-mısır bazlı glütensiz makarnaların viskoelastik özellikleri
Çölyak hastalık oranı gelişmiş teşhislere rağmen gittikçe artmakta ve yeme alışkanlıklarını degiştirmektedir. Günümüzde, yüksek kaliteli glütensiz ürünlere karşı büyük bir talep oluşturmaktadır. Glütenin makarnaya güçlü bir ağ yapısı vermesi ve pişirme sırasında dağılmayı engellemesi nedeniyle, glütensiz makarna üretmek zordur. Polisakkaritlerin özelliklerinden dolayı, hidrokolloidlerin hamura eklenmesinin, hamurun viskoelastik özelliğini geliştirmesi beklenir. Hidrokolloidlerin, glütensiz hamurun reolojik özellikleri üzerine etkisi onların molekül yapılarıyla ilgilidir.Glütensiz formülasyonlu hamur reolojisinde proteinler ve hidrokolloidlerin etkisi % 60, 80, 100 jelatinize pirinç ve jelatinize mısır-jelatinize pirinç unu karışımları temel alınarak araştırıldı. Karboksi metil selüloz (KMS), ksantan gam, guar gam, karagenan gam, keçi boynuzu gamı (KBG), kazein proteini ve yumurta akı içeren % 2 g/g hidrokolloidler ve proteinler eklendi. Hamurların reolojik davranış çalışması Dinamik Mekanik Analiz Cihazı (DMA) ve Teskstür Analiz cihazıyla yapıldı. Hamurun deformasyona karşı direnci ve elastikliğini sürünme-geri kazanım ve dinamik viskoelastik ölçümleriyle belirlendi ve sonuçlar Burger denklemiyle modellendi. Eklenen hidrokolloidler arasında en düşük sürünme komplians değerlerini ksantan ve KMS gamlarının gösterdiği bulundu. Sürünme kompliansı elastik kısmının en yüksek değerleriyle kanıtlandığı gibi elastik özelliklerin artırdığını gösterdiler. Mısır-pirinç ve pirinç hamurunun elastik davranışı kazein eklendiğinde artmıştır.
L-sistein etil esterinden türeyen yeni hidrazit-hidrazon türevlerinin sentezi ve karakterizasyonu
Son yıllarda, artış gösteren tüberküloz hastalığına neden olan Mycrobacterium tuberculosis'in, tedavide kullanılan antitüberküloz ilaçlarına karşı rezistans geliştirmesi, araştırmacıları yeni bir etken madde geliştirmeye yönlendirmiştir. Yapılan literatür çalışmaları, hidrazit-hidrazon türevi bileşiklerin çok geniş biyolojik etkiye sahip olduklarını göstermiştir. Bu bağlamda daha az toksik ve aktivitesi açısından daha yüksek verimli olan bir biyolojik aktiveye sahip ajan bulabilmek amacı ile yapmış olduğumuz bu çalışma üç aşamadan oluşmaktadır. İlk aşamada sübsititüe benzoil klorür türevleri ile L-sistein etil ester hidroklorürü etkileştilerek amit türevleri [I-III] kazanılmıştır. Elde edilen oluşturulan amit türevleri, hidrazin monohidrat ile muamele edilerek 4-sübstitüe-N-(1-hidrazinil-1-okso-3-sülfanil- propan-2-il)benzamit türevleri [IV-VI] elde edilmiştir. Bu aşamaları müteakiben bu hidrazit türevlerinin, asetonitril/dioksan ortamında çeşitli sübstitüe aromatik aldehitler ile kondenzasyonu sonucu sübstitüe hidrazit-hidrazon türevleri [VII-XV] sentezlenmiştir.Gerçekleştirilen tüm reaksiyonların takibi İnce Tabaka Kromatografisi (İTK) ile belirlendi ve hedeflenen ürünler uygun çözücülerden kristallendirilerek saflaştırıldı. Sentezlenen bileşiklerinin yapıları fiziksel ve kimyasal yöntemlerin yanı sıra UV, IR, 1H-NMR gibi spektroskopik yöntemler ve elementel analiz (C, H, N) tekniği yardımı ile aydınlatılmıştır.
Simetrik olmayan bazı diketopirolopirol pigmentlerinin sentezi ve özelliklerinin incelenmesi
Bu çalışmada, altı seri simetrik olmayan diaril sübstitüe diketopirolopirol (DPP) pigmentleri sentezlendi. Simetrik olmayan DPP?ler karşılık gelen aromatik nitriller ve pirolinon esterlerinin baz katalizli kondensasyonu ile sentezlendi. Bileşikler spektrofotometrik yöntemlerle ve kütle spektroskopisi ile karakterize edildi. Bileşiklerin absorpsiyon ve floresans spektrumları farklı polarlıktaki çözücüler içinde incelendi. Genel olarak bileşiklerin absorpsiyon spektrumları az, floresans spektrumları ise orta derecede pozitif solvatokromizm gösterdi. Pirazin ve tiyenil halkaları içeren diketopirolopirol türevi en fazla pozitif solvatokromizm gösterdi. Absorpsiyon ve floresans spektral verileri sistemin,fenil halkasındaki sübstitüentlerin elektron verici ya da elektron çekici özelliklerinden az etkilendiğini gösterdi. Bileşiklerin absorpsiyon spektrumları üzerine baz etkisi incelendi. N-heterosiklik halka içeren bileşiklerin baza daha duyarlı olduğu gözlendi.
9. sınıf öğrencilerinin kimyasal değişimler konusundaki kavramsal başarıları üzerine alternatif değerlendirme tekniklerinin etkisi
Bu çalışmada, kimyasal değişimler ünitesinde alternatif değerlendirme tekniklerinin kullanılması durumunda öğrenci başarısındaki ve tutumundaki değişmeyi belirlemek amaçlanmıştır.Uygulama, 2009?2010 öğretim yılında Anadolu Lisesi 9. sınıf öğrencileri (N=176) ile yürütüldü. Rastgele üç sınıf kontrol, diğer üç sınıf ise deney grubu olarak seçildi. Araştırma kontrol gruplu ön test son test deneysel desene ve karma yöntem araştırmasına göre yapıldı. Araştırmada tutum ve başarı testleri, etkinlik kâğıtları nicel veri elde etmede, süreç değerlendirme formları da nitel veri elde etmede kullanıldı. Uygulamada deney ve kontrol grubunun her ikisine de yapılandırmacı yaklaşıma uygun tekniklerle dersler yapıldı. Yalnızca 5E planının değerlendirme kısmında soru teknikleri farklı uygulandı. Araştırmanın sonucunda elde edilen veriler t-Testi, ANCOVA analizi ve içerik analizi yöntemleriyle değerlendirildi. Anlamlılık düzeyi olarak 0.05 alındı.Araştırmanın bulgularına göre deney ve kontrol grubu öğrencilerinin ön test puanları kontrol altına alındığında, başarı testi puanları açısından aralarında anlamlı fark bulunmadığı görüldü. Öğrencilerin tutum ölçeği puanları değerlendirildiğinde, ön test puanları arasında anlamlı bir fark bulunamazken, son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark bulundu. Deney grubu öğrencilerinin süreci değerlendirmeye yönelik formlara verdikleri yanıtlar üzerinde yapılan içerik analizi sonuçları, uygulanan tekniklerin öğrencilerin alternatif değerlendirme sürecini algıları üzerinde olumlu etkisinin olduğunu göstermiştir.Anahtar kelimeler: Alternatif değerlendirme teknikleri, yapılandırılmış grid, tanılayıcı dallanmış ağaç, kavram haritaları, kimyasal değişimler
Kimya öğretmen adaylarının özel alan yeterliklerinin araştırılması
Toplumlarda her alandaki başarı eğitimin kalitesiyle, eğitimin kalitesi ise öğretmenin kalitesiyle doğru orantılıdır. Eğitim öğretim etkinliklerinde başarının en önemli öğesi öğretmendir. Öğretmenlik mesleğinin kalitesinin artırılabilmesi, öncelikle öğretmenlerin sahip olması gereken genel ve özel alan yeterliklerinin bilinerek bu yeterliklerin öğretmenlere kazandırılması ile mümkündür. Bu bağlamda bu çalışmanın amacı, kimya öğretmen adaylarının özel alan yeterlik düzeylerini belirleyerek yeterlik düzeylerinin sınıf seviyesi ve cinsiyete bağlı olarak değişip değişmediğini araştırmaktır.Genel tarama modeline uygun olarak gerçekleştirilen bu çalışma 2010-2011 eğitim-öğretim yılının güz döneminde Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, OFMA Eğitimi Bölümü, Kimya Eğitimi Anabilim Dalı'nın 4 ve 5. Sınıflarında öğrenim gören 37 öğrenci ile yapılmıştır. Çalışmada veriler MEB Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlattırılan Kimya Özel Alan Öğretmen Yeterliklerinden faydalanılarak araştırmacı tarafından düzenlenen özyeterlik ölçeğiyle toplanmış ve SPSS bilgisayar programıyla değerlendirilmiştir.Çalışma sonunda elde edilen bulgulara göre öğretmen adayları hemen her alanda kendilerini yeterli bulmakta, sadece alan bilgisi konusunda bazı eksikliklerinin olduğunu ifade etmektedir. Alan bilgisi konusunda eksiğinin olduğunu ifade eden öğrenci sayısı 5. sınıflarda daha fazladır. Diğer taraftan alan eğitimi konusundaki yeterlik düzeyleri karşılaştırıldığında 5. sınıf öğrencilerin 4. sınıflara oranla kendilerini daha yeterli buldukları görülebilir. Bu durumun temel nedeni eğitim fakültelerinin kimya eğitimi anabilim dallarında uygulanan program olabilir. Çünkü 3,5+1,5 yıl olarak bilinen bu programa göre öğrenciler 3,5 yıl alan bilgisiyle ilgili dersleri, daha sonraki 1,5 yıl ise formasyon ve alan eğitimiyle ilgili dersleri almaktadır. Dolayısıyla öğrenimlerinin son yılında yani 5. sınıfta kimya kavramlarıyla ilgili bilgilerini unutuyor olabilirler.Araştırmada odaklanılan diğer bir konu, farklı cinsiyetteki öğretmen adaylarının yeterlik düzeylerinin karşılaştırılmasıdır. Bu amaçla yapılan analizlerde herhangi önemli bir bulguya rastlanmamıştır. Sadece matematiğin kullanımıyla ilgili performans göstergelerinde erkek öğretmen adayları kızlara oranla kendilerini daha yeterli görmektedir.
Bazı fenolik maddelerin silikajel üzerinde oluşturulacak polimerlerle baskılanması ve polimerlerin karakterizasyonu
Bu çalışmada aktifleştirilen silikajelin -OH uçları viniltrimetoksisilan ile modifiye edilerek vinil grupları bağlandı. Elde edilen ürün 2-(dietilamino)etil akrilat monomeri, etilenglikol dimetakrilat çapraz bağlayıcısı ile 2,4-dinitrofenolün varlığında ve yokluğunda serbest radikalik polimerizasyon yöntemi ile ayrı ayrı 65 oC de polimerleştirildi. Baskılanmış kopolimer içindeki 2,4-dinitrofenol soksile ile ekstarkte edildi. Baskılanmış ve baskılanmamış kopolimerler üzerinde farklı sıcaklıklarda 2,4-dinitrofenolün adsorpsiyonu çalışıldı. Aynı işlemler -naftolftalein için de tekrar edildi. Aktifleştirilen silika jelin yüzeyi aminopropiltrietoksisilan(APTES) ile de modifiye edildi. APTES ile modifiye edilen silikajelin yüzeyindeki amin ucu bromoizobütiroilbromür ile açillendi ve açilleme ürünü atom transfer radikal polimerizasyonunuda (ATRP) başlatıcı olarak kullanıldı. Bu aşamada hazırlanan ATRP başlatıcısı, 2-(dietilamino)etil akrilat monomeri, etilenglikol dimetakrilat çapraz bağlayıcı, CuBr ve bipridin ligandı ile asetonitril içinde 2,4-dinitrofenolün varlığında ve yokluğunda 110 oC de ayrı ayrı polimerleştirildi. Elde edilen polimerin yapısında bulunan bipridin-CuBr kompleksi asitli etil alkol ile karıştırılarak uzaklaştırıldı. Sonra soksilede etil akol çözeltisi kullanılarak küçük moleküller ve kalan ATRP katalizörü uzaklaştırıldı. Baskılanmış ve baskılanmamış kopolimerler üzerinde farklı sıcaklıklarda 2,4-dinitro fenol ile adsorpsiyon çalışması yapıldı. Aynı işlemler -naftolftalein ile de tekrar edildi. Elde edilen polimerlerin tamamı FT-IR spektrumları ile karakterize edildi. Anahtar kelimeler: Silikajel, viniltrimetoksisilan, 2,4-dinitrofenol, α-naftolftalein, APTES, bromoizobütiroilbromür, 2-(dietilamino)etil akrilat, etilenglikol dimetakrilat, ATRP, adsorpsiyon.
Metilmetakrilat makromonomerinden tarak tipi kopolimer sentezi ve karakterizasyonu
Bu çalışmada önce metilmetakrilat makromonomeri ile ?-kaprolakton (?-CL) esaslı makrobaşlatıcı sentezi yapıldı. Bu amaçla, 4-klormetil-7-hidroksi kumarin başlatıcısı kullanılarak, ATRP metoduyla metilmetakrilat?ın homopolimeri sentezlendi. 7-Hidroksi kumarin uçlu PMMA?ın metakriloilklorür ile açilleme reaksiyonundan metilmetakrilat makromonomeri hazırlandı. ?-Kaprolakton?un halka açılma polimerizasyonundan hazırlanan P(?-CL) klorasetilklorür ile sentezinden makrobaşlatıcı hazırlandı. Bu makrobaşlatıcı ile makromonomer, farklı ticari monomerlerle ATRP yöntemiyle bloklaştırılarak tarak tipi blok kopolimerler sentezlendi. Ayrıca, makromonomerin benzilmetakrilat (BMA) ve akrilonitril (AN) ile serbest radikalik polimerizasyonu sonucu tarak tipi kopolimerleri hazırlandı. Yapı karakterizasyonunda, FT-IR, 1H ve 13C-NMR teknikleri kullanıldı. Tarak kopolimerlerin, termal davranışları karşılaştırmalı olarak DSC ve TGA ile ölçüldü. Ortalama molekül ağırlıkları ve polidispersiteleri GPC ile ölçüldü. Serbest radikalik polimerizasyon ile sentezlenen tarak tipi kopolimerlerin monomer reaktivite oranları Kelen Tüdös (K-T) ve Finemann Ross (F-R) metodları ile hesaplandı. Klor uçlu makromonomer dietanol amin ile modifikasyonundan hazırlanan amin uçlu polimer brom krezol yeşili ile boyar madde tutma özelliği araştırıldı. Ubbellohde viskozimetresi kullanılarak tarak tipi polimerlerin viskozite ölçümleri yapıldı. Elde edilen sonuçlardan intrinsink viskoziteleri hesaplandı. Farklı ısıtma hızlarındaki bozunma eğrilerinden yararlanılarak Flyn-Wall-Ozawa metoduna göre, tarak tipi kopolimerlerin termal bozunmaya yönelik aktivasyon enerjileri hesaplandı. Hazırlanan tarak tipi kopolimerlerin dielektrik davranışları impedans analizör cihazı ile ölçüldü. Tarak tipi kopolimerlerin dielektrik sabiti (??), dielektrik kayıp faktörü (???), AC-elektrik iletkenliği (?), susseptans (Bp) ve impedans (IZI) değerleri; sıcaklık ve frekansın bir fonksiyonu olarak incelendi. Bazı tarak kopolimerler EuCl3 ile doplanarak, doplamanın elektriksel özellikler üzerine etkisi incelendi. Anahtar Kelimeler: Makromonomer, Tarak tipi kopolimer, ?-Kaprolakton, ATRP, AC-elektrik iletkenliği, elektrisel özellik, doplama, EuCl3