
2
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Huxley, Zamyatin ve Orwell: Ağ toplumu olarak karşı ütopyalar
Ütopya ile karşı-ütopya birbirlerine anlam bakımından ters düşen kavramlardır. Ütopya idealde olması gereken toplum düzenini yansıtırken, karşı ütopya tamamen karamsar bir toplum düzenini anlatmaktadır. Karşı ütopya olarakta tasvir edilen distopyalar yirminci yüzyılda en etkili eserlerini vererek toplumu derinden etkilemişlerdir. Distopya türü olarak eser veren yazarlardan en etkileyici olanlar Zamyatin, Huxley ve Orwell'dır. Onların yarattığı karamsar dünyalar, distopyanın gelişmesine büyük katkı sunmuştur. Eserlerinde bahsedilen teknolojik bağımlılık ve güvensizleştirme son derece ön plandadır. Günümüz değişen koşullarına göre şekillenen çalışma hayatında birçok değişim yaşanmaktadır. Teknoloji ile daha da ilerleyen fakat buna karşın düşünme kapasitesi azalan bir toplum yaratılmaktadır. Bu düzenin sonucundan doğan yeni bir toplum şekillenmiş ve "Ağ Toplumu" olarak hayat bulmuştur. Çalışmamızın amacı; günümüz koşullarındaki çalışmanın, ağ toplumu anlayışından nasıl etkilendiğinin araştırılmasıdır. Çalışmamızda araştırmalar ve incelemeler nitel araştırma yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Çalışmamızda betimsel araştırma metodu kullanılmış olup, tarama metodu esas alınmıştır. Çalışmamızda üç karşı ütopya örneklem olarak seçilmiştir. Bulgular yazılı döküman ve belge incelemesi metodu ile toplanmıştır. Elde edilen bulgular, bilimsel araştırma kuralarına göre yorumlanmış ve çıkarımlarda bulunularak çözüme kavuşturulmuştur. Bunun sonucunda yeni bir toplum olan ağ toplumunun çalışmayı olumsuz yönde etkilediği sonucuna varmış bulunmaktayız. Bunun yanında distopyalardaki çalışmanın düzen için ne kadar önemli olduğu ve distopyalarda belirtilen "çalışmaya pozitif değer verildiği" sonucuna ulaşmış bulunmaktayız. Anahtar Sözcükler: Ütopya, karşı-ütopya, ağ toplumu, çalışma, teknoloji
Eğitim sektöründe sendikaya üye olan ve üye olmayan lise öğretmenlerinin iş ve yaşam doyumunu belirlemeye yönelik bir alan araştırması: Bursa ili örneği
Her toplum için önem arz eden bir olgu olan eğitim, ülkelerin gelişmiştik düzeylerini belirleyici rolü ile üzerinde çokça durulan bir konudur. Eğitim sektörünün başrolünde yer alan hiç şüphesiz ki eğitimcilerdir. Eğitimciler, ne kadar tatmin düzeyi yüksek bir iş hayatı ve beraberinde refah seviyesi yüksek bir yaşam doyumu içerisinde olursa o denli eğitim sektöründeki ideal başarıda beraberinde gelecektir. Eğitim sektöründeki örgütlenmenin iş ve yaşam doyumuna yaptığı etkiyi gözlemlemek amacıyla hazırlan bu çalışma, sendika üyesi ve sendika üyesi olmayan lise öğretmenlerinin iş ve yaşam doyumları belirlemeye yönelik bir alan araştırmasıdır. Araştırma bölgesi olarak, Güney Marmara bölgesindeki Bursa ilinde, özelde ve kamuda çalışan lise öğretmenlerinin yanıtlarına başvurulmuştur. Daha öncesinde birçok akademik çalışmada 'iş doyumu' ve 'yaşam doyumu' kavramları ayrı ayrı ele alınarak çalışılmıştır. Fakat sendikal örgütlenmenin etkisi gözetilerek iş ve yaşam doyumları kavramları birlikte çalışılmamıştır. Ayrıca çalışmaya farklı bir yön veren bir diğer husus ise lise öğretmenlerinin kamu ve özel sektör şeklinde değerlendirerek ele alınmasıdır. Kamu ve özel sektörde istihdamı gerçekleşen lise öğretmenlerinin iş hayatlarındaki karşılaştıkları sorunların belirlenmesi ve örgütlenmenin iş ve yaşam doyumlarına etkisi gözetilmektedir. Elde edinilen bulgular doğrultusunda bu çalışma, gerek iş hayatındaki yönetici rol ve görevleri gerekse var olan çalışma şartları ile lise öğretmenlerinin optimum beklentileri yönünde düzenlenmesi için bir kaynak oluşturacaktır. Sendikal örgütlenme konusunda, örgüt yöneticileri tarafından üye kazanılması ve var olan üyelerin beklentilerini gözetmek amacıyla da başvurulacak bir kaynaktır.