Bartın University
Discipline

Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Anabilim Dalı

Bartın University

72

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Türkçe geniş zaman kullanımının İngilizce denklik ilişkisi ve eğitbilimsel yaklaşımlı karşıtsal çözümlemesi

Gelişen dünyada küreselleşmenin de etkisiyle birlikte, uluslararası ilişkiler günden güne artmakta ve önem kazanmaktadır. Gerek diplomatik ilişkilerde gerekse yaşanan göçlerle ve bundan doğan sirkülasyonla birlikte uluslararası iletişim kaçınılmazdır. Bunun doğal bir sonucu olarak da bir dili konuşabilmek, yeni bir dil öğrenmek de bu bağlamda oldukça önemli bir hal almıştır. Son zamanlarda ülkemizin de dışardan göç konusunda talep gören bir ülke haline dönüşmesiyle birlikte yabancı dil olarak Türkçe öğretiminin önemi de artmış ve zorunlu bir talep haline gelmiştir. Eğitim görmek için gelen öğrenci sayısının da yadsınamaz olduğu göz önünde bulundurulduğunda, anadili veya ikinci dili İngilizce olan kişilere Türkçe öğretirken kullanılacak kaynakların kısıtlı olduğu görülmüştür. Buna ek olarak yurt dışında yaşayan Türklerin sayısının da son yıllarda hızlı bir artış göstermesinin bir sonucu olarak, yurt dışında yaşayan Türk aileleri ve diğer Türkçe öğrenmek isteyen kişiler için de yabancı dil olarak Türkçe öğretiminin önemi artmıştır. İngilizcenin uluslararası ortak iletişim dili olduğunun bilinmesiyle birlikte, bu alanda kullanılacak kaynak azlığının tespit edilmesinin ardından; Türkçe-İngilizce geniş zaman karşılaştırması yapılmasına karar verilmiştir. Bu yüksek lisans tezinin yazılma amacı yabancılara Türkçe öğretilirken duyulan kaynak ihtiyacını gidermektir. İngilizcede bu yapının tek bir denkliğinin olmaması ve yazılı kaynaklarda detaylı ve kapsamlı şekilde daha önce hiç incelenmemesi dolayısıyla Türkçe geniş zaman konusu seçilmiştir. Farklı dil ailelerine mensup oldukları için Türkçedeki geniş zamanın İngilizcede tek bir zaman ve yapıda karşılığı yoktur. Bundan dolayı bu çalışmada tüm ana zaman yapıları ve bir zamana karşılık gelmeyen yardımcı yapılar tanıtılıp açıklanmıştır. Çalışmanın amaçları çerçevesinde araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Çıkış dili Türkçe olarak seçilmiş bu çalışmada, ek kaynak oluşturması açısından Sabahattin Ali'nin dünyaca ünlü eseri ''Kürk Mantolu Madonna'' kitabı ve İngilizce çevirisi ''Madonna in a Fur Coat'' kitabındaki geniş zaman, geniş zamanın hikayesi ve geniş zamanın rivayetine ilişkin yapılar biçimbirimsel açıdan incelenmiş ve açıklanmış; söz konusu yapıların İngilizcedeki denklik ilişkisi ve eğitbilimsel açıdan karşıtsal çözümlemesi yapılmıştır. Sonuç olarak, çalışma sürecinde elde edilen bulgular, hem istatistiksel hem de teorik olarak analiz edilmiş ve bazı öneriler sunulmuştur. Araştırmanın sonucunda elde edilen verilerin, yurt içinde ve yurt dışında; Türkçeyi yabancı dil olarak öğretenler ve anadili veya ikinci dili İngilizce olan öğrenciler için katkı sağlayıcı bir ek kaynak olarak olarak hizmet etmesi umulmaktadır. Anahtar sözcükler: biçimbilim, dilbilim, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi.

Ayşe Sümeyra Bacak
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe "olmak" eyleminin ve –dır ekinin kullanımının dil öğretimi açısından Almanca "sein" ve "werden" eylemi ile anlamsal, yapısal ve işlevsel denklik ilişkileri açısından karşılaştırılması

Küreselleşme, iş dünyasının yanı sıra sosyo-kültürel ilişkiler açısından da Türkçe'nin önemini arttırmıştır. Gerek yurt içinde gerek yurtdışında Türkçe öğrenimine talep artmakta ve buna paralel Türkçe öğretimi için gerekli altyapı ve öğretici kadrosu desteklenmektedir. Almanya ve Türkiye arasında tarihsel süreç içinde giderek artan ticari, ekonomik ve sosyo-kültürel ilişkiler Almanca anadil konuşucusunu Türkçe, aynı zamanda Türkçe anadil konuşucusunu da Almanca öğrenmeye yöneltmiştir. Bu yüzden Almanca veya Türkçe öğrenirken 'sein' ve 'werden' fiillerinin Türkçede 'olmak' fiili ile karşılaştırılması birtakım güçlükler doğurmaktadır. Kafa karışıklığına yol açmamak için bu konu ile ilgili hassasiyet gösterilmesi söz konu olmaktadır. Bu güçlüklerin başında 'Öğrenciyim', 'Çalışkanım' gibi basit cümle yapılarında yabancı öğrencilerinin kendi anadillerinden kaynaklı olarak 'Öğrenciyimdir', 'Çalışkanımdır' şeklinde mutlaka fiil eki koyma ihtiyacı duyması ve bu durumun dil hatalarına yol açması gelmektedir. Bu zorlukların aşılması amacıyla anadili Almanca olan ve Türkçe öğrenen bireylerin kendi dillerinde 'olmak' anlamında iki eylem; 'sein ' ve 'werden' bulunmasından ve yüklem olmadan cümle kurulamaz olmasından dolayı aktarım yanlışları (İnterferenz) kaçınılmaz olmaktadır. Bu çalışmada Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde karşılaşılan bu zorluklara dikkat çekerek Almanca 'Sein' ve 'Werden' fillerinin kullanımı ile Türkçedeki 'Olmak' fiilinin anlamsal işlevsel ve biçimbirimsel benzerlikleri yanı sıra farklılıkları ortaya çıkarılmaya çalışılmaktadır. Çalışma, Türkçe öğrenirken ve öğretirken karşılaşılabilecek bu türden problemli durumlara ışık tutmayı hedef almaktadır. Türkçe 'olmak' fiilinin kopula ( koşaç) özelliği Almanca 'sein' ve 'werden' fiileri ile karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Türkçe öğretici ve öğrenicilerinin doğrudan kullanabileceği bir bilgi akışının sağlanması düşünülmüş ve ortaya çıkan problemlerin giderilmesi, daha etkin bir öğrenme ve öğretme sürecine katkıda bulunarak verimli bir sonuç alınmasına yardımcı olunması hedeflenmiştir. Anahtar kelimeler: Olmak, Sein, Werden, Kopula, Yardımcı Fiil, Yabancı Dil Olarak Türkçe

AlmancaDil bilgisiDil bilgisi-eylem+6
Mürşide Zühal Pekçağlayan
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde dinleme becerisi için metin uyarlama

Yabancı dil öğretiminde hem öğrenici, hem de öğreticiler açısından özgün metinler büyük bir öneme sahiptir ve sıklıkla kullanılmaktadır. Birçok katkı sunmalarına karşın gereksinimleri tam olarak karşılayamadıkları durumlarda olumsuz yönlerini azaltıp avantajlı yönlerini artırmak için özgün metinler üzerinde metin uyarlama işlemleri uygulanmakta, bu sayede onlardan elde edilen verim artırılabilmektedir. Alanyazın taramalarında, yabancı dil öğretiminde yer verilen özgün metinlerin çok büyük bir oranda yalnızca okuma becerisi için uyarlandığı ve dinleme becerisinin genellikle ihmal edilmiş olduğu gözlemlenmektedir. Bu çalışmada, dinleme ve okuma becerileri kapsamlı biçimde karşılaştırılmış, metin uyarlama aşamaları ayrıntılı olarak incelenmiş ve Türkiye'nin en önemli yazarlarından biri olan Sabahattin Ali'nin Sırça Köşk ve Beyaz Bir Gemi adlı iki öyküsü A2 ve B2 dil düzeylerindeki yabancı dil olarak Türkçe öğrenicileri için uyarlanmıştır. Krashen'in anlaşılır girdi kuramı ile birlikte bazı önemli araştırmacıların etkinliği kanıtlanmış önerilerinden de yararlanılan uyarlama işlemleri, yabancı dil olarak Türkçe öğreticilerinin de yararlanabilmeleri amacıyla ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Çalışmanın sonunda üretilen bütün uyarlanmış metinler öğrenicilerin ve öğreticilerin yararlanabilecekleri biçimde hizmete sunulmuştur.

Dil bilimDil öğretimiDinleme becerisi+5
Samet Erişkin
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde anlatısal metinlerin yazınsal göstergebilim yöntemiyle sadeleştirilmesi: Kürk Mantolu Madonna örneği

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminin geçmişi çok eskiye dayansa da son yıllarda Türkçe öğrenmeye talep hızla artış göstermiştir. Bu artış da öğretimi desteklemek için kullanılacak olan ders içi ve ders dışı materyal ihtiyacı doğurmuştur. Dil öğretiminde hedeflenen dört temel dil becerisinden okuma-anlama becerisini geliştirmek üzere hazırlanan materyallerin de beceriyi geliştirici materyaller olması beklenir. Bu materyaller özgün metinler veya amaca uygun olarak öğretici tarafından hazırlanmış metinler olabilir. Özgün metinlerin ders içi materyal olarak kullanılması eğitimi destekler niteliktedir fakat özgün metinler her düzey ve her öğrenici için uygun olmayabileceğinden düzeye uygun olarak uyarlanması gerekmektedir. Özgün metinler bilgilendirici metinler veya anlatı metinleri olabilir. Okuma etkinliği olarak kısa öyküler veya romanlar kullanılabilir. Roman bir etkinlik için oldukça uzun olduğu için, bir romanın özetlenip kullanılması daha faydalı olacaktır. Anlatı metinlerini özetlemek için yazınsal göstergebilim çözümleme yönteminin kullanılıp kullanılamayacağı bu araştırmanın problemidir. Araştırmanın amacı anlatı metnini özetlemek için yazınsal göstergebilim çözümleme yöntemini deneyip ortaya çıkan özet metni düzeylere göre uyarlamak üzere hazır hale getirmektir. Bu bağlamada örnek bir anlatı metni seçilip (Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali) önce yazınsal göstergebilim çözümleme yöntemiyle tüm yapıları çözümlenmiştir. Çözümlenen metin, çözümleme aşamalarındaki bilgiler kullanılarak yeniden yazılıp özetlenmiştir. Özet metin oluşturulurken yazınsal göstergebilim çözümleme yönteminin aşamalarından faydalanılmıştır. Sonuç olarak ortaya bir özet anlatı metni çıkmıştır ve bu özet arzu edilen her dil düzeyi için uyarlanmaya hazırdır. Yazınsal göstergebilim çözümle yönteminin aşamaları özet metni oluşturmak için kullanılmış ve ortaya özgün metnin tüm parçalarını içeren, metnin özünü yansıtan yeni bir metin çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Yazınsal Göstergebilim, Özetleme, Dil Öğretimi, Yabancı Dil Olarak Türkçe

Dil eğitimiDil öğretimiEdebi metinler+7
Bilgen Erişkin
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ders kitaplarındaki metinlerin eleştirel söylem çözümlemesi

Bu çalışma yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılan ders kitaplarının eleştirel söylem çözümlemesinin yapılması amacıyla hazırlanmıştır. Bu amaçla İstanbul Üniversitesi tarafından hazırlanan İstanbul Yabancılar İçin Türkçe Ders Kitabı C1, Yunus Emre Enstitüsü tarafından hazırlanan Yedi İklim Türkçe C1 Ders Kitabı ve Dokuz Eylül Dil Eğitimi ve Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan İzmir Yabancılar için Türkçe C1 Ders Kitabı Fairclough'ın (1989) "Eytişimsel-İlişkisel Yaklaşım"ı ile incelenmiştir. Fairclough'ın yaklaşımından seçilen sorular, ilgili kitaplarda her üniteden seçilmiş okuma metinlerine uygulanmıştır. 3 kitapta en çok bilgilendirici/açıklayıcı sınıflandırma şeması kullanılmıştır. 26 okuma metninin 13'ü bilgilendirici/açıklayıcı sınıflandırma şemasına aittir. Metinlerdeki sözcük tekrarları incelendiğinde, sözcük tekrarlarının büyük ölçüde erkeklere yönelik olduğu anlaşılmıştır. Eş anlamlı sözcükler incelendiğinde metinlerde Türk kültürüne ilişkin eş anlamlı sözcüklerin kullanıldığı belirlenmiştir ancak cinsiyetlere ve milletlere ilişkin kullanımlar bulunmamıştır. Metinlerdeki zıt anlamlı sözcükler incelendiğinde herhangi bir cinsiyete, millete ve kültüre ilişkin ideolojik kullanıma rastlanmamıştır. Sözcükler incelendiğinde, toplamda 77 alt anlamlılık ilişkili sözcük bulunmuştur. Bu sözcüklerin 656 alt anlama sahip olduğu saptanmıştır. Bu sözcüklerin 67 anlamla en çok Türk kültürüne ilişkin olduğu, 3'ünün kadınlara yönelik olduğu, 22'sinin erkeklere yönelik olduğu belirlenmiştir. Metinlerdeki alt anlamlı sözcükler incelendiğinde Yunan, Türk, İranlı, İbrani ve Arap milletlerine yönelik ifadeler bulunmuştur. Okuma metinlerindeki ifadeler cinsiyetlere, milletlere ve kültürlere bağlı olarak çözümlenmiştir. Çalışmanın sonucunda erkeklere yönelik ifadelerin kadınlarınkinden daha çok olduğuna karar verilmiştir. Türk kültürüne yönelik ifadelerin metinlerde daha sık yer almasına karşılık diğer kültürlere yönelik ifadelerin de metinlerde geçtiği belirlenmiştir. Türk kültürüne yönelik ifadelerin pozitif olmasına rağmen, diğer kültürlere yönelik olumlu, olumsuz ve nötr olabilecek çağrışımlara rastlanmıştır. Türk milletine yönelik ifadelere metinlerde daha sık rastlanmıştır ancak başka milletlere yönelik ifadelerin de metinlerde sık sık yer aldığı ve bu ifadelerin olumsuz çağrışıma sahip olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yabancı dil olarak Türkçe, eleştirel söylem çözümlemesi, ders kitapları.

Ders kitaplarıDil öğretimiEleştirel söylem çözümlemesi+6
İdil Çiçek
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğreten öğretim elemanlarının sınav hazırlama ve ölçme değerlendirme yeterlik algıları

Bu çalışma, yabancı dil olarak Türkçe öğreten öğretim elemanlarının sınav hazırlama ve ölçme değerlendirme süreçlerindeki yeterlik algılarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Boylu (2019) tarafından oluşturulmuş "Türkçeyi Yabancı Dil Olarak Öğretenlerin Sınav Hazırlama ve Değerlendirme Yeterlik Algısı Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçek, "Basit Rastlantısal (Tesadüfi) Örneklem" kullanılarak yabancı dil olarak Türkçe öğretimi yapan gönüllü 100 katılımcıya uygulanmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinde ve eğitimde sıklıkla kullanılan "Tarama (Survey)" modeline başvurularak betimsel bir çalışma oluşturulmuştur. Öğretim elemanlarının demografik özellikleri ve aynı zamanda alt problemler olarak belirlenen değişkenlerin yeterlik algıları üzerindeki etkisini belirlemek için Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis H testleri uygulanmıştır. Çalışmanın sonucunda ise yabancı dil olarak Türkçe öğreten öğretim elemanlarının yanıtlamış oldukları öz değerlendirme anketine göre kendilerini sınav hazırlama ve ölçme değerlendirme konularında yeterli buldukları sonuçlarına ulaşılmıştır. Alt problemler bağlamında ise öğretim elemanlarının demografik özelliklerinin öz yeterlilikleri üzerinde anlamlı bir fark bulunmadığına ulaşılmıştır.

Dil öğretimiMesleki yeterlilikSınav+7
Nermin Altıntaş
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlerin kullandıkları hitap biçimleri

Hitaplar kültürel özelliklerle şekillenmiş, nezaket, saygı unsurlarını barındıran, toplumsal olgulardan etkilenen ve bu olgularla değişen, dönüşen kimi zaman iletişimin başlatıcısı durumunda olan dilsel yapılardır. Muhatabın dikkatini çekme, muhataplar arası ilişkiyi yansıtma, iletişimi devam ettirme, ilişkileri güçlendirme vb. pek çok işlevi olan hitaplar nitelik ve nicelik bakımından tüm dillerde kültürün de etkisiyle farklılaşmaktadır. Hitapların kültürlerde dolayısıyla dillerde kullanımında farklılıkların olması, kültürlerarası etkileşim durumlarını etkilemektedir. Yabancı/İkinci dil olarak Türkçe öğrenmek amacıyla Türkiye'ye gelen öğreniciler gerek sınıf arkadaşlarıyla gerekse de hedef kültürden bireyler ile iletişime geçmekte, kültürlerarası etkileşim durumları yaşanmaktadır. Hitapların bireyler arası iletişimde oynadığı önemli rol nedeniyle bu çalışmada, yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlerin farklı bağlamlarda kullandıkları hitap biçimlerini tespit etmek amacıyla gönüllü 89 katılımcıyla yüz yüze yapılandırılmış görüşmeler yapılmış ve bulgular betimsel analiz ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda yaş, cinsiyet, anadil özelliklerinin ve kültürel farklılıkların yabancı/ikinci dil olarak Türkçe öğrenenlerin kullandıkları hitap biçimlerinde etkisi olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Hitap biçimleri, kültürel farklılıklar, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi.

Dil eğitimiHitaplarKültürel farklılık+4
Fatma Karaalioğlu
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğrencilerinin kültürlerarası farkındalık seviyelerinin karşılaştırılması

Teknolojinin gelişmesi, ülkeler arası ticaretin artması, yaşanan zorunlu göçler ve benzeri sebepler kültürlerarası iletişimi zorunlu hale getirmiştir. Bu durum kültürlerin birbirleriyle daha fazla iletişime geçmesini sağlamıştır. Kültürlerarasındaki ilişkinin daha sağlıklı olması kültürlerarası farkındalık seviyelerinin artmasıyla mümkün hale gelecektir. Ülkemiz özelinde düşünecek olursak gelişmekte olan bir ülke olarak nüfusumuzun gün geçtikçe çok kültürlülük seviyesi yükselmektedir. Türkiye'deki çok kültürlülüğün artması da Türkçe eğitimine duyulan ihtiyacı arttırmaktadır. Sözü edilen ihtiyaç savaş, etnik, dini baskılar, eğitim vb. sebeplerle ortaya çıkabilmektedir. Çalışmanın amacı Türkçe öğrencilerinin kültürlerarası farkındalıklarının yaşları, cinsiyetleri, anadilleri, Türkçe seviyeleri, Türkçeyi öğrenme amaçları gibi kategorilere göre farklılık oluşturup oluşturmadığını ortaya çıkarmaktır. Bu çalışmada Rozaimie ve arkadaşları (2011) tarafından geliştirilen ve Hatice Karabuğa Yakar (2015) tarafından geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılarak Türkçeye uyarlanan Kültürlerarası Farkındalık Ölçeğinden faydalanılmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye'nin farklı şehirlerinde, birbirinden farklı yöntemlerle yabancı dil olarak Türkçe öğrenen, öğrenmiş olan öğrenciler oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini ise 163 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS Statistics 26 ve IBM SPSS Amos 23 programları kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmamızda yer alan katılımcıların kişisel bilgileri için frekans analizi yapılmış ve demografik bulgular tablolar ile açıklanmıştır. Kültürel Farkındalık Ölçeğine Doğrulayıcı Faktör Analizi uygulanmıştır. Katılımcılara ait ifadelerle katılımcıların kültürel farkındalık düzeyi arasındaki ilişkileri test etmek amacıyla T-test ve Anova Testleri yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda öğrencilerin uyrukları, anadilleri, Türkiye'deki eğitim süreleri vb. kategoriler ile kültürlerarası farkındalıkları arasında anlamlı farklar olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi, kültür, kültürlerarası farkındalık.

Dil eğitimiKültürel farklılıkKültürlerarası farklılıklar+6
Rabia Gizem Tunçay
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi açısından Türkiye Türkçesi ve Kazak Türkçesinin dil yapılarının karşılaştırılması

Kazakistan halkı Türkiye Türkçesine her geçen gün yakından ilgilenmektedir. Türkiye cumhuriyeti ile Kazakistan cumhuriyeti arasındaki tarihi bağlar bunu bir nevi mecbur hale sokmuştur. Öte yandan Dünyadaki sosyolojik ve ekonomik değşmeler de bu yolu açık hale getirmiştir. Bu bağların yanında günümüzde gelişen politik ve ekonomik ilişkiler, sosyal faaliyetler, üniversitelerde mevcut bulunan Türkoloji bölümleri, Yunus Emre Enstitüsü gibi Türkçe öğretme merkezleri ilgi duyanların işini kolaylaştırmaktadır. Bu çalışmanın başka çalışmalar için zemin hazırlaması temennimizdir. Bu çalışmamızda elde edilen bilgiler, oradaki Türkiye Türkçesi öğretimi çalışmalarına destek olacaktır. Türkiye Türkçesi ve Kazak Türkçesi arasındaki benzerliklerin ve farklılıkların bilinmesi, hem öğreticiler ve hem öğrenenler için kolaylıklar sağlayacaktır.. Ayrıca, Kazakistan'ın Latin alfabesine geçmesiyle gelecekte Kazak Türkçesine olan ilgi sayısı da artacaktır ve Yabancılara Kazak Türkçesi öğretimi alanında uzmanlara ihtiyaç duyulacaktır. Bu bakımdan çalışmamızın yararlı olacağını düşünmekteyiz.

Eleonora Ryskul
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçenin yabancı dil olarak öğreniminde karşılaşılan sorunlar: Azerbaycan modeli

Araştırmamız Azerbaycan`da Türkiye Türkçesi öğrenen öğrencilerin karşılaştığı sorunları tespit etmeyi amaçlamaktadır. Azerbaycan Türkçesi ile Türkiye Türkçesinin aynı dil ailesine ait olması nedeniyle her iki dil (lehçe) ne kadar bir birine yakın görünse de bu yakınlık çeşitli sorunlar doğurmaktadır. Öğrencilerin bu sorunlar ile baş edememesi halinde Türkiye Türkçesi öğrenimi tamamlanamamaktadır. Sorunların sebeplerini ortaya koymak amacıyla öğrencilere nitel veri toplama tekniklerinden biri olan görüşme tekniği uygulanmıştır. Görüşme süreci bizzat araştırmacı tarafından yüz yüze olacak şekilde gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara yarı yapılandırılmış görüşme soruları yöneltilmiş, araştırmacı tarafından gerektiği sürece ek sorular da eklenerek daha kapsamlı veri toplanması sağlanmıştır. Yapılan uygulamaya göre bulgular değerlendirilmiştir. Katılımcılar özellikle eğitim dili farklı olan 2 ayrı gruptan oluşturulmuştur. Bu sayede 2 ayrı grubun eğitim sürecinde karşılaştıkları farklı sorunlar da kıyaslanmış şekilde incelenmiştir. Örneklem olarak eğitim dili Türkiye Türkçesi olan Bakü Yunus Emre Enstitüsünün B2 grubu kursiyerleri ve Bakü Devlet Üniversitesinin eğitim dili Azerbaycan Türkçesi olan 4. sınıf Türkoloji bölümü öğrencileri seçilmiştir. Araştırmamızın uygulaması 2021 yılının bahar yarıyılında tamamlanmıştır. Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi alanında çok sayıda araştırma bulunmaktadır. Bu araştırmaların geneli öğretime veya Türkiye'de öğrenim gören yabancı öğrencilere yönelik araştırmalardır. Bizim yaptığımız araştırma ise öğrenime yönelik bir araştırma olmasıyla farklı yer edinecektir. Aynı zamanda bu çalışmanın başka bir ülkede yapılmış olması, çalışmayı farklı kılacakxtır. Bu sayede sadece Türkiye`deki yabancı uyruklu öğrencilerin öğrenim sorunları değil aynı zamanda Azerbaycan'da Türkiye Türkçesi öğrenen öğrencilerin de karşılaştıkları sorunlar tespit edilmiş olacaktır. Anahtar Kelimeler: Türkçe öğrenimi, yabancı dil olarak Türkçe, Azerbaycan Türkçesi, yabancı dil öğrenimi, öğrenim süreci, eğitim dili etkisi.

AzericeDil öğrenimiTürkçe+4
Afsana Latıfova
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kürtçenin Irak Sorani ağzındaki Türkçe söz varlığının incelenmesi

Kürtçenin Irak'ta en çok konuşulan ağzılarından biri olan Sorani ağzı, Osmanlı döneminden itibaren Türkçeden etkilenmiştir. Bu çalışmada Sorani ağzında Türkçe söz varlığını incelemek, tespit etmek ve sınıflandırmak amaçlanmıştır. Bu konunun özellikle söz varlığı açısından daha önce işlenmemiş olması konuyu seçmemizde etkili olmuştur. Çalışmada ilk etapta Kürtçe (kelime, atasözü, deyim) sözlükler gibi yazılı kaynaklar esas alınarak Sorani ağzında Türkçe söz varlığı ögeleri tespit edilmiştir, sonra farklı kategorilerilere ayırılmıştır. Çalışmanın bulgular kısmı hem örnekler ile somutlandırılmış, hem de istatistik açıdan değerlendirilerek tablo ve grafikler şeklinde sunulmuştur. Ayrıca çalışmanın Ekler bölümünde birkaç eski metin söz varlığı bakımından analiz edilmiştir ve ekler dizini ile beraber Kelimeler, Deyimler ve Atasözleri Sözlüğü olmak üzere 3 tane sözlük hazırlanmıştır. Çalışmanın neticesinde Kürtçenin Sorani ağzında Türkçe söz varlığının kapsamına giren toplam 2812 kelime ve 39 ek tespit edilmiştir. Tespit edilmiş bu 2812 kelimeden 442'si Türkçe kökenli, 39 ekten ise 18'i çekim ve yapım eklerindendir.

AğızlarIrakKürtçe+4
Hozan Mohammed Jabbar Jabbar
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde Türkçe-Farsça hayvan adları içeren deyim ve atasözlerinde dilsel ve kültürel benzerlikler

Her dil öğretiminde olduğu gibi, yabancılara Türkçe öğretiminde de kültür öğretimi önemli ve gereklidir. Her toplumun yaşam biçimi, gelenekleri, görenekleri ve değer yargıları o toplumun kültürünü oluşturur. Bu kültürel birikimin de dile en yansıyan öğelerinden biri deyim ve atasözleridir. Dolayısıyla yabancılara Türkçe öğretimde deyim ve atasözleri öğretimine yer verilmesi kültür öğretimi kapsamında önem arz etmektedir. Çalışma kapsamında incelenen Türk ve Fars halklarının yaşam biçimlerinde, hayvanlar yaşamın ve çevrenin kaçınılmaz bir parçası olarak görülmekte, genellikle insan davranışlarını ve onların toplumsal ilişkilerini temsil etmektedir. Bundan dolayı bu çalışmada, Türkçede ve Farsçada sık kullanılan ve hayvan adları içeren deyim ve atasözlerinin anlamsal ve yapısal denklik ilişkisi araştırılmıştır. Çalışmamızın neticesinde elde edilen bulgularla anadili Farsça olan ve Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenmekte olan öğrenciler, içinde hayvan adı geçen ve ortak ya da benzer olan deyim ve atasözlerini daha kolay ve daha bilinçli bir şekilde öğrenebileceklerdir. Her iki dilin deyim ve atasözlerinin karşılaştırılması neticesinde birçok dilsel ve kültürel özellikler, farklılıklar ve benzerlikler daha kolay anlaşılacak ve bu şekilde öğrenicilerin zihinsel öğrenme süreçleri hızlanacaktır. Anahtar Kelimeler: Hayvan , atasözü, deyim, kültür, Türkçe, Farsça.

AtasözleriDeyimlerDil özellikleri+7
Sahar Madadı Dehcheshmeh
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçede karşılıklı konuşma becerisi ve kalıp sözler

Dil ve kültür birlikte gelişir. Bir dili öğrenen insan, o dilin kültürünü de öğrenmiştir. Kalıp sözler, Türk kültüründe önemli bir yere sahiptir. Türk kültürünün ve değerlerinin yegane yansıtıcısıdır. Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde de detaylı bir şekilde ele alınması gereken bir konudur. Daha çok sözlü anlatımda karşımıza çıkan kalıp sözlerin, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde konuşma becerisiyle birlikte öğreniciye verilmesi dil öğrenimi açısından daha sağlıklı olacaktır. Bu nedenle yabancı dil öğretiminde konuşma ve kalıp sözler konusu birlikte ele alınmalıdır. Kalıp sözler, günlük kullanımda bağlamlara göre değişiklik gösterebilen sözlerdir. Bağlama ve kişiye göre değişiklik gösterebilen bu sözlerin, bu çerçeve üzerinden öğretilmesi, farklı durum ve olaylar karşısındaki değişikliği göz önüne alınarak öğreniciye gösterilmesi gerekmektedir. Bu anlamda çalışma, bağlama ve kişilere göre değişiklik gösteren bu sözlerin, hangi durum ve kişiler karşısında nasıl kullanılması gerektiğini kazandırmayı amaçlamaktadır. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden tarama modeline göre yapılmıştır. Alanyazındaki çalışmalarla beraber konuşma becerisi ve kalıp sözler birlikte ele alınmış, alandaki uzman akademisyenlerle birlikte birbirinden farklı bağlam ve kişiler üzerinden araştırma soruları hazırlanmış ve çalışma sonucunda ilgili bağlam ve durumların analizleri yapılmıştır. Bundan sonraki aşamada ise 534 farklı katılımcının cevapları doğrultusunda analizler tablolaştırılmış, ortaya çıkan sonuçlar yorumlanmıştır. Yapılan çalışmanın sonucunda kalıp sözlerin bağlam ve kişilere göre değişiklik gösterdiği belirlenmiş, öğretim kitapları, öğretim materyalleri ve ilerleyen çalışmalar için yeni öneriler getirilmiştir. Çalışmanın bundan sonra kalıp sözler üzerine yapılacak çalışmalara yön vermesi ve kaynak oluşturması düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Türkçenin söz varlığı, Kalıp sözler, Konuşma becerisi

Kalıp sözlerKonuşmaKonuşma becerisi+5
Bihter Sena Özcan
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İkinci dil ediniminde teori, model ve yöntemlerin karşılaştırılması ve yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde temel beceriler

Dil edinimi en yalın şekilde ana dilden sonra başka bir dilin öğrenilme süreci olarak tanımlanabilir. İkinci, üçüncü hatta dördüncü dil edinimi olarak dahi bu terimler şekillenebilir. Bu aşamada önemli olan husus, ana dilden sonra ana dil olmayan bir dili edinme boyutudur. Bu sebeple ikinci, üçüncü ve dördüncü olması dikkate alınmadan ana dil dışında öğrenilen her dile ikinci dil denebilir (second language). İkinci dil edinimi bu geniş anlamda düşünüldüğünde doğal, gerçek durumlara maruz kalınarak öğrenildiği gibi sınıf ortamında da edinilen bir dilin süreci olarak ele alınabilir. Buna karşın, yabancı dilin (foreign language), kişinin ana dilinin konuşulduğu bir çevrede öğrenilmesi söz konusudur. Bu bağlamda özellikle Türkiye gibi göç alan ülkelerin dilinin; kişilerin toplumsal, akademik ve meslekleriyle alakalı gelişmelerine katkıda bulunmak, bu bölgelerde; anlamak, anlaşılmak, iletişim kurmak için dilin, kişinin kendi ülkesinde ya da başka yabancı bir ülkede yabancı dil olarak öğrenilmesi kaçınılmaz olmuştur. Tam da bu noktada bu çalışmada, nitel bir metotla, öncelikle dil edinimi kavram, teoremlerini, model ve yöntemleri incelenmiş, karşılaştırılmış ve nitelikli bir yabancı dil edinimi için muhtemel olan en iyi seçim sorgulanmıştır. Bunun neticesinde her bir teori, model ve yöntemin bir önceki ve sonrakinden daha başarılı ya da başarısız olduğu değil, her birinin dil edinimi üzerine belli katkıları olduğu görüşüne varılmıştır. Ardından, ikinci ya da yabancı dil öğrenirken yapılan hataların kaynakları, türleri, hatalara karşı takınılacak tutum ve hata analizinin dil edinimi üzerine etkisi İncelenmiş, sonucunda nitelikli bir dil öğrenimi ve edinimi için hata analizi ile öngörülebilen hatalardan yola çıkarak öğreticilerin alması gereken önlemlerin ve öğretim yöntemlerinin şekillendiği sonucuna varılmıştır. Daha sonraki bölümde, zaman zaman birbiri yerine kullanılan ikinci dil edinimi ve yabancı dil edinimi kavramları üzerinde durularak birbirinden ayrıldıkları hususlar detaylı şekilde ele alınmıştır. Son olarak, yabancı dil olarak Türkçenin beceriler temelinde nasıl öğretildiği ve öğrenildiği incelenmiştir. Ayrıca, bu becerilerin derslerde nasıl geliştirileceğine dair fikirler verilerek ele alınan teorilerin pratiğe dökülmesi konusunda öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Dil edinimi, ikinci dil edinimi, yabancı dil edinimi, yabancı dil olarak Türkçenin öğretimi, hata analizi, dil edinimi becerileri.

Dil becerileriDil edinimiDil oluşum teorileri+7
Hacer Gökçe Yılmaz
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe "olmak" eyleminin kullanımının İngilizce ile anlamsal, yapısal ve işlevsel açıdan denklik ilişkileri ve eğitbilimsel yaklaşımlı karşıtsal çözümlemesi

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde, öğrenicilerin genellikle birinci yabancı dili İngilizce olduğundan, öğreniciler "olmak" eylemini öğrenirken ana dillerinin yanı sıra İngilizce ile kıyaslama yoluna gidebilmektedir. İngilizcede "olmak" eylemine denk gelen "to be" ve "to become" olmak üzere iki eylemin olması ve öğrenicilerin "olmak" eylemini öğrenirken İngilizce ile kıyaslama yoluna gitmeleri bu noktada öğrenme hatalarına, aşırı genelleme (overgeneralization) ya da yanlış kavramsallaştırmaya (false concepts hypothesized) neden olabilmektedir. Bu kapsamda öncelikle dilbilgisi ve dilbilim kitapları taranmış, Türkçe "olmak", İngilizce "to be-to become" eylemlerinin yapısal, anlamsal ve işlevsel açıdan denklik ilişkisi araştırılmıştır. Daha sonra Paulo Chello tarafından yazılan Simyacı ve eserin İngilizce çevirisi olan The Alchemist isimli eserler incelenmiştir. The Alchemist'de yer alan "to be" ve "to become" eylemli tüm tümceler eserin Türkçe çevirisi olan Simyacı'daki karşılıklarıyla denklik ilişkisi bakımından karşılaştırılmış ve tümce sınıflamasına göre bu yapılar ayrı ayrı incelenmiştir. Bu incelemeler sonunda elde edilen sonuçlara ise bulgular kısmında yer verilmiştir. Ayrıca elde edilen denklikler sayısal ve oransal olarak tablolaştırılmıştır. Bu çalışmayla, yabancılara Türkçe öğretiminde, "olmak" eylemi ve kopula yapısının daha anlaşılır hale gelmesi, doğru kullanımı ve böylelikle hataların en aza indirgenmesi amaçlanmıştır. Anahtar sözcükler: Olmak, to be, to become, kopula, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi

Dil bilgisi-eylemKopulaTürkçe+3
Cansu Aydın
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Barış Manço ezgilerinde ekin değerleri

Barış Manço'nun eserlerindeki ekin değerleri tespit etmek, bu değerlerin ne ölçüde örneklendiğini ve nasıl işlendiğini incelemek amacıyla gerçekleştirilen bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yapılmıştır. Sanatçının sözleri kendisine ait 96 Türkçe ezgisi araştırmanın ulaşılabilir evrenini oluşturmuştur. Veriler söz varlığı ögeleri, kavramsal ögeler, tarih ve coğrafya ögeleri, din / inanç ögeleri ve yaşam tarzı ögeleri olmak üzere beş ana ulamda sınıflandırılmış; atasözleri, deyimler, kalıp sözler / ilişki sözleri, ikilemeler, yansımalar, kişiler, hayvanlar, bitkiler, yiyecek içecekler, meslekler, sayılar, renkler, organlar, gönül-yürek-sevdiceğim-yavuklu kavramları, tarihî kişiler-olaylar-eserler, şehirler-mekânlar, dinî kavramlar, gelenek görenekler olmak üzere 18 alt temada içerik analizine tabi tutularak çözümlenmiştir. Geçmiş ile bugün arasında âdeta bir ekin elçisi görevi üstlenen Manço'nun eserlerinde en yoğun deyimlere yer verdiği tespit edilmiştir. Hem dilsel-kavramsal yönden hem de ekin yönünden, ana dili eğitiminde ve yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde Barış Manço ezgileri etkili, verimli, kalıcı, zengin bir ders materyali olma konumundadır. Bulgular bölümünde sıralanan değerlerden yola çıkarak sanatçının ezgileri yoluyla ilgili kavramları öğretmek isteyen öğretmenlere yol gösterici olacaktır. Anahtar Kelimeler: Barış Manço, ekin, değerler.

DeğerlerKültürKültürel değerler+5
Edip Taşdemir
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde yönergeler

Bir iş yapılırken uygulanacak işlemleri, atılması gereken adımları bildiren yönergelerin eğitim alanında aktarılan bilgilerin içselleştirilebilmesi ve doğru dönütler alabilmek için açık ve kolay anlaşılabilir olması önemlidir. Yabancı bir dil öğretiminde ise yönergelerin yalnızca açık ve kolay anlaşılabilir olması değil, dilin kullanım şekilleri de o dilin sistemini çözmeye çalışarak dile alışmaya çalışan öğrenciler için büyük önem taşımaktadır. Dilin bu sistemlerini çözümlememizi sağlayan dilbilimin bir alt alanı olarak edimbilim; dil öğretiminde iletişim becerisinin kazandırılması ve öğrenciye günlük hayatta yararlı olabilecek konularla sözcük dağarcığının öğretilmesi temel işlevine dayanır. Bu çalışmada Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi alanındaki yönergeleri edimbilimsel açıdan incelemek ve betimlemek amacıyla alanda kullanılan en yaygın ders kitapları incelenmiş ve öğreticilerin görüşleri alınmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama ile yapılan araştırmada; alanda en yaygın kullanılan 4 öğretim setine ait ders kitaplarının tüm düzeyleri doküman analizi yoluyla kişi, dilbilgisel kiplik ve edimsel işlev açısından incelenmiştir. Alanda çalışan 21 öğreticinin görüşleri ise yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla alınmış, elde edilen veriler içerik analizi yoluyla değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda hem setler arası hem de kitapların kendi içerisinde farklılıklar olduğu ve öğreticilerin yönerge kullanımlarında değişkenler olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi, yönerge, kiplik, edimbilim.

Dil bilimEdimbilimKipler+4
Deniz Şans Kırımlı
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde deyimler

Dil, belirli kurallar dahilinde duygu ve düşüncelerin aktarımını sağlayan ve gelecek nesiller ile köprü oluşturan canlı bir varlıktır. Dil aracılığı ile insan toplulukları millete dönüşmektedir. Çünkü dil ve kültür, birbiriyle ayrılmaz bağlarla bağlıdır. Dil aracılığı ile yeni nesillere o millete ait kültür aktarılmaktadır. Dil canlı bir varlık olduğundan kültürden de etkilenmektedir. Haliyle dil ve kültür arasında birbirini etkileyen bir etkileşim söz konusudur. Yabancı dil olarak bir dilin öğrenilmesi ile o dilin konuşulduğu milletin de kültürü öğrenilmektedir. Dolayısıyla yabancı dil olarak dil öğretimi, o milletin kültürel ögelerinin yabancılara öğretilmesi anlamını taşımaktadır. Bu kültür aktarımında o milletin kültürü yansıtması bakımından söz varlıklarının önemi büyüktür. Bu çalışmada yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde söz varlıklarından olan deyimlerden ne ölçüde faydalanıldığı incelenmiştir. Bu kapsamda "İstanbul Yabancılar için Türkçe Öğretim Seti" ve "Yedi İklim Türkçe Öğretim Seti'nde" yer alan deyimler incelenmiş ve sonrasında kategorileştirilerek çözümlemeye tabi tutulmuştur. Sonuç olarak yabancılar için Türkçe öğretiminde kullanılan bu setlerde yer alan deyimlerin sayıca az olduğu, en çok vücut bölümlerini içeren deyimlere yer verildiği değerlendirilerek ilgili setlerde deyimlere daha fazla yer verilmesi gerektiği dile getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Dil, kültür, yabancı dil olarak Türkçe, deyimler.

DeyimlerDil-kültürTürkçe+4
Bahar Özyar
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğrenen Çinli öğrencilerin sözcük öğrenme stratejileri

Sözcük, dilin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Yapılan bu araştırmanın amacı Çinli öğrencilerin yabancı dil olarak Türkçe öğrenirken kullandığı sözcük öğrenme stratejilerini araştırmak ve belirlemektedir. Çalışmamızda ayrıca Türkçe öğreniminde cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi vb. etkenlerin farklılık gösterip göstermediğine de bakılmıştır. Nicel yöntemin kullanıldığı çalışmada, Çin'deki üniversitelerin Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerindeki Çinli öğrencilere uygulanan anket ile elde edilen veriler incelenmiştir. Araştırmada uygulanan anket farklı çalışmalarda kullanılan anketlerin geliştirilmesiyle oluşturulmuş SPSS 25 (Statistic Package For Social Science) programıyla analiz edilmiştir. Araştırmanın yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde deneysel olarak katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Çinli öğrencilerin Türkçe öğrenirken; en az ve en çok kullandığı sözcük öğrenme stratejilerini; bu stratejileri kullanırken cinsiyete bağlı anlamlı bir farklılık olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Yaşa göre ise stratejilerim kullanımı değişiklik gösterdiği ve Çinli öğrenciler için en basit ve en zor olan Türkçe öğrenme becerisinin ne olduğu gözlemi de yapılmıştır.

Dil eğitimiDil öğrenimiKelime öğrenme+7
Xueyun Jing
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçede odak algısı

Yabancı bir dil öğrenmenin amacı, o dilde etkin bir şekilde iletişim sağlayabilmektir. Dil öğrenme sürecinde etkin bir iletişim sağlanmasında parçalar üstü ses birimleri önemli bir rol oynamaktadır. Bürünsel ögeler olarak da ifade edilen parçalar üstü ses birimlerini tümce düzeyindeki ses öbekleri üzerinde oluşan ton değişimlerinin tümünü kapsayan ezgi ve onu oluşturan odak, ton, durak ve ses rengi birimleri oluşturmaktadır. Yabancı dil öğrenen bireyin hedef dilde yetkin olabilmesi bürünsel ögeleri konuşma dilinde doğru biçimde kullanabilmesi ile mümkündür. Sözcedeki yeni ya da bilgilendirici sözcük veya tümcelerin vurgulanmasına olanak tanıyan bir yapı olan odak (O) bilgi yapısının en önemli parçasıdır. Aynı zamanda tümcede ve sözcede anlam ayırıcı özellik taşıyan bir birim olup bürünsel ve sözdizimsel olarak işaretlenebilmektedir. Ancak yabancı dil öğrenim sürecinde odağın doğru bir şekilde anlaşılması ve üretilmesi geç ve güç öğrenilebilmektedir. Bu çalışmanın amacı yabancı dil olarak Türkçe öğrenen ve ana dili (D1) Arapça olan Mısırlı konuşurların odağı algılamada ne ölçüde başarılı olduğunu araştırmaktır. Bunun ortaya çıkması için Türkçeyi ana dili olarak bilen konuşurlar çalışmaya dahil edilmiştir. Çalışmada B2-C1 düzeyinde Türkçe bilen ve öğrenmekte olan 12 Mısırlı, 12 Türk katılımcı yer almıştır. Yaşanan Covid-19 pandemi süreci nedeniyle katılımcılara algısal test çevrimiçi uygulanmıştır. Verilerin analizinde sunucu odak (SO), karşıtsal odak (KO) ve geniş odak (GO); özne, nesne ve eylem üzerinde olduğu koşullarda değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara bakıldığında D1 Arapça konuşurların odak algısında en düşük başarı gösterdikleri odak % 18.06 oranla geniş odak türü olurken, nesne üzerinde sunucu odak en başarılı oldukları odak türüdür ve başarı yüzdesi % 80.45'tir. Ana dili Türkçe olan konuşurların algılamada en başarılı oldukları odak türü % 91.67 oranla geniş odak iken en düşük başarı eylem üzerinde karşıtsal odak koşulunda olmuştur, başarı yüzdesi % 45.84'tir.

Dil öğrenimiDil öğrenme yöntemleriOdak+5
Müge Eser
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ders kitaplarında kalıp ifadeler: Derlem temelli bir inceleme

Türkçe öğrenen bireyler için kalıp sözlerin öğrenimi büyük önem taşımaktadır. Bir dili yeni öğrenmeye başlayan kişiler için o dilde en sık kullanılan kalıp sözlerin bilinmesi karşılıklı iletişimi sürdürmede büyük kolaylık sağlamaktadır. En sık kullanılan kalıp sözlerin belirlenmesi ise derlemler sayesinde mümkün olmaktadır. Derlem, doğal dil kullanımına ait verilerin dil araştırmalarında kullanılmak üzere bilgisayar tarafından okunabilecek şekilde bir araya getirilmiş hâlidir. Türkçe öğretim ders kitaplarında öğrencinin seviyesine uygun kalıp sözlerin öğretiminde derlemler yol gösterici kaynaklardır. Derlemler sayesinde kalıp sözlerin farklı kaynaklardaki toplam sıklıklarına bakılarak seviyelerine göre bir sınıflandırma yapılabilir. Bu çalışmada İstanbul Türkçe Öğretim Seti'ndeki A1, A2, B1, B2 ve C1+C2 seviyelerindeki kalıp sözler doküman incelemesi yapılarak belirlenmiş ve bu kalıp sözlerin Türkçe yazılı derlemindeki sıklıklarına bakılmıştır. Araştırmanın amacı kalıp sözlerin derlemdeki sıklıklarının Türkçe öğretim setindeki farklı seviyelerdeki ders kitaplarına nasıl yansıdığını incelemektir. Yapılan analizler sonucunda, İstanbul Türkçe Öğretim Seti'ndeki kalıp sözlerin büyük oranda derlemle paralel olmadığı ve farklı seviyelerdeki kalıp söz çeşitliliğinin yetersiz olduğu belirlenmiştir.

Derlem dil bilimDers kitaplarıDil eğitimi+7
Tuğçe Yıldırım
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe konuşma kalıplarının anadili ve ikinci dil konuşurları tarafından işlemlenmesi

Alanyazınında birçok çalışma kalıp ifadelerin diğer yapılardan daha hızlı işlemlendiğini göstermesine rağmen, bu işlemleme avantajının kaynağı üzerine oldukça sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bütüncül Yaklaşım, bu avantajı kalıp ifadelerin parçalarına ayrıştırılmadan bir bütün olarak işlemlenmesi ile açıklarken, kalıp ifadelerin diğer yapılar gibi parçaları aracılığıyla işlemlendiğini savunan Dağıtılmış Simgeleme, bunu ifadeleri oluşturan sözcüklerin zihinsel bir bağ geliştirerek birbirini etkinleştirmesi ile açıklamaktadır. Maskelenmiş çağrıştırma yöntemiyle Türkçe konuşma kalıplarının anadili ve ikinci dil konuşurları tarafından işlemlenmesinin incelendiği bu çalışmada, kalıp ifadelerin işlemlenmesinde bu görüşlerden hangisinin geçerli olduğu sorgulanmıştır. Tepki süreleri incelendiğinde, Dağıtılmış Simgeleme görüşünün öne sürdüğü gibi konuşma kalıplarının kalıplaşmamış ifadelere benzer bir şekilde parçaları aracılığıyla işlemlendiği tespit edilmiştir. İkinci dil konuşurlarının konuşma kalıplarını anadili konuşurları gibi parçaları aracılığıyla işlemlemelerine rağmen, ortalama tepki sürelerinin daha uzun olduğu, yani konuşma kalıplarını anadili konuşurlarından daha yavaş işlemledikleri görülmüştür. İkinci dil konuşurlarının anadillerinin Türkçeye tipolojik olarak yakın olmasının ve diller arası benzerliğin konuşma kalıplarının işlemlenmesi üzerindeki etkisini incelemek amacıyla çalışmaya anadili Arapça ve Türkmence olmak üzere iki grup D2 konuşu dahil edilmiştir. Öngörülenin aksine, anadili tipolojik olarak Türkçeye daha yakın olan Türkmen katılımcılarla daha uzak olan Arap katılımcıların tepki sürelerinde anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. Ayrıca, anlamsal açıdan saydam olan konuşma kalıplarının saydam olmayanlara göre hem anadili hem ikinci dil konuşurları tarafından daha hızlı işlemlendiği tespit edilirken, katkısız eylem içermenin anlamlı bir fark yaratmadığı görülmüştür.

AnadilKonuşma kalıplarıTürkçe+5
Dilek Göymen
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçedeki durum eklerinin anadilde ve ikinci dilde işlemlenmesi

Durum özellikleri, bir tümcenin temel ögelerinin bir biçimbirim yardımıyla dilbilgisel işlevlerin açık bir şekilde ifade edilmesi olarak tanımlanmaktadır (Spencer ve Zwicky, 1998). Buna ek olarak, durum özellikleri, özne ve nesne gibi tümcenin temel ögelerinin dilbilgisel işlevlerinin tanımlanmasını sağlayan biçimbirimlerdir (Spencer ve Zwicky, 1998). Çoğunlukla eylemi sonda olan ve serbest sözcük dizilişine izin veren Türkçe, Rusça, Baskça, Japonca, Fince, Almanca gibi dillerde tümcedeki öğelerin rolleri hakkında bilgi vermek için kullanılmaktadır (Díaz B., v.d., 2011). Durum özellikleri sözdizimsel, biçimbilimsel ve anlambilimsel süreçlerin hepsi ile ilişkilendirilmektedir (Frisch ve Schlesewsky, 2005). Bu nedenle, bu dilsel özellik benzersiz derecede çok boyutluluk ile karakterize edilmektedir. Bu çalışmanın amacı, Türkçede + belirtili ve – belirtili nesnelerin işlemleme sürecine nasıl etki ettiğini belirlemek ve nesne durumu ile özne durumunun yetkilendirilmesinde işlemleme farklılığının olup olmadığını ortaya koymaktır. Bu amaç için öz ilerlemeli okuma yöntemi uygulanmıştır. Yapılan ilk analizde + belirtili nesnelerin -belirtili nesnelere göre daha kolay işlemlendiği belirlenmiştir. Bunun olası nedenleri olarak +/- belirtili nesnelerin özgüllük ve belirtililik özelliklerinin farklı olması ve – belirtili nesnelerin eylemle yalancı geçişim oluşturması ve bunun da ek işlemleme maliyeti oluşturması görülmektedir. Özne ve nesne durum özelliklerinin incelendiği ikinci analizde ise özne durumunun işlemlenmesinin nesne durumunun işlemlenmesine göre daha fazla işlemleme yükü oluşturduğu görülmektedir. Nesnenin durum özelliğinin EÖ içerisinde yetkilendirilmesinin aksine öznenin durum özelliğinin ZÖ içerisinde yetkilendirilmesi, dahası özne-eylem arasındaki çizgisel mesafenin fazla olması ve öznenin yetkilendirilmesinde daha fazla özelliğin devreye girmesinin bu farklılığa neden olabileceği düşünülmektedir.

AnadilDil bilgisi-durum bildiren eylemDil bilgisi-ekler+6
Elif Erdevir
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde edimsel yeti gelişimi: Rica söz edimi kullanımı

Yabancı dil öğretimi dört temel becerisinin bir bütün olarak geliştirilmesi amacı ile tasarlanan program, materyal ve öğretim faaliyetleri ile dil-kültür ilişkisi çerçevesinde geliştirilen iletişimsel yöntemlerle yürütülmekte ve iletişimsel edinç gelişimi ön planda tutulmaktadır. Yabancı dil olarak Türkçe (bundan böyle YADOT) öğretimi artan talep ve ihtiyaçla hem ülkemizde hem de yurtdışında yürütülmektedir. Öğretim faaliyetleri dilin günlük hayatta kullanımına yönelik görev ve etkinliklerle, iletişimsel edinç gelişimine odaklanan programlar ile yürütülmelidir. Buradan hareketle bu tez çalışmasının amacı YADOT öğrenicilerinin gündelik iletişimin büyük bir bölümünü oluşturan söz edimlerinden rica söz edimini farklı durumlarda kullanımını uygun bir şekilde gerçekleştirip gerçekleştiremediklerini ve kullanmayı tercih ettikleri rica söz edimi stratejilerini belirlemektir. Çalışma örnek olay modelinde yapılan nitel araştırma desenindedir. Araştırma İstanbul Üniversitesi Dil Merkezinde öğrenim gören B1 düzeyi 33 YADOT konuşurunun oluşturduğu örneklem grubu ile yürütülmüştür. Araştırmanın verileri 12 farklı bağlamdan oluşan söylem tamamlama testi ile elde edilmiştir. Problem ve alt problemlerin çözümlenmesinde verilerin analiz edilmesi için Blum-Kulka ve Olshtain' in rica stratejileri sınıflandırmasından yararlanılmıştır. Araştırma sonuçları B1 düzeyi YADOT konuşurlarının rica edimini uygun bir şekilde gerçekleştirdikleri göstermiştir. Genel olarak geleneksel dolaylı seviye, hazırlayıcı koşullara gönderme stratejisinin tercih edildiği gözlemlenmiştir. Bunun yanında katılımcıların geleneksel olmayan dolaylı seviye stratejileri kullanmamaları dikkat çekmektedir. B1 düzeyi YADOT konuşurlarının ricalarında uygun hitap ifadelerini seçebildikleri, zemin hazırlama ve hafifletici belirtecimsi ögelere başvurdukları ancak yükselticilere başvurmadıkları gözlemlenmiştir.

EdimbilimRicaSöz edimleri+3
Başak Ok
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde İranlı öğrencilerin motivasyonları üzerine bir araştırma

Bu araştırma, İranlı öğrencilerin yabancı dil olarak Türkçe öğrenmeye yönelik motivasyonlarını içsel, araçsal ve kültürel boyutlara göre incelemek amacıyla hazırlanmıştır. Amaca ulaşmak için öğrenenlerin cinsiyetleriyle, yaş gruplarıyla, ana dilleriyle, eğitim durumlarıyla ve Türkçe seviyeleriyle Türkçe öğrenmelerine karşı içsel, araçsal ve kültürel motivasyonları arasında istatistiksel olarak farklılığın olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın evrenini Tahran Allame Tabatabai Üniversitesinde Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde eğitim gören ve Tahran Yunus Emre Enstitüsünde Türkçe eğitimi alan öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırma, 2019-2020 akademik yılınının bahar döneminde Türkçe seviyeleri B1, B2, C1 olan toplam 165 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Araştırmanın verileri Sevim (2019) tarafından geliştiren "Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğrenmeye Yönelik Motivasyon Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Çalışmada nicel yöntem kullanılmıştır. Verileri analiz etmek için betimsel istatistik sonuçlarıyla birlikte non-parametrik testlerden Kruskal Wallis-H testi ve Mann Whitney-U testi analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Tahran Allame Tabataba'i Üniversitesinde Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde eğitim gören veya bu bölümden mezun olanlar ve Tahran Yunus Emre Enstitüsünde Türkçe eğitimi görenlerin Türkçe öğrenmeye yönelik motivasyonları sırayla içsel, araçsal ve kültürel olarak belirlenmiştir. Öğrencilerin bu üç motivasyon boyutundaki puan ortalamaları yüksek düzeyde çıkmıştır. Ayrıca Türkçe öğrenenlerin cinsiyet, yaş ve eğitim durumlarıyla Türkçe öğrenmeye karşı içsel, araçsal ve kültürel motivasyonları arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Bununla beraber öğrencilerin ana dilleri ve Türkçe seviyeleriyle Türkçe öğrenmeye karşı motivasyonları arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur.

MotivasyonTürkçeTürkçe eğitimi+7
Melıka Sadrı Ardalanı
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İki dilli ırak Türkmenlerinin yabancı dil olarak Türkiye Türkçesi öğreniminde televizyonun rolü

Günümüzde Türkçenin yabancı dil olarak öğrenilmesine ve öğretilmesine olan ilgi gün geçtikçe artmaktadır. Yabancı dil olarak öğretilen diğer dillerde de olduğu gibi Türkçe öğretiminde de sadece dilsel becerilere odaklanan uygulamalardan, iletişimsel edindirmeye yönelik bütüncül bir bakış açısına geçilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilere söz edimlerinin öğretilmesi ve gündelik hayata uygun bir şekilde kullanımlarının sağlanması da dikkat çekilmesi gereken bir konudur. Yaptığımız bu nitel çalışmanın amacı; iki dilli Irak Türkmenlerinin Türkiye Türkçesini öğrenirken edindikleri yolları ve farklı bağlamlarda kullanımında ne ölçüde başarılı olduklarını ve hangi öğretim araçlarına başvurduklarını belirlemektir. Çalışma için Irak'ın Kerkük bölgesinde yaşayan 20 kişilik iki dilli, Türkçeyi daha önceden öğrenmiş ve ileri seviyeye gelmiş Türkmen öğrenci ve eğitimci seçilmiştir. Veriler, nitel araştırmaya uygun olarak açık uçlu soru yöntemiyle toplanmıştır. Verilerin analizinde katılımcıların yorumları temel alınmıştır. Çalışmanın sonuçlarına bakıldığında araştırmaya katılan bireyler, günlük hayatlarında yabancı dilin öneminin farkında ve yabancı dil bilen birinin karşılaşabileceği sorunları gidermeyi planlamaktadırlar. Birinci bağlama yönelik verilen tüm yanıtlar incelendiğinde, öncelikle her katılımcının yeni bir dil öğrenmenin gerekli olduğunun farkında olması, farklı bir dili bilmenin o dilin kültürünü de kavramış olacağını ve yeni bir iş imkanına kavuşma kanaatinde olduklarını göstermektedir. Ankete katılan bütün katılımcılar, yabancı dilin gerekli olduğunu; televizyon, sosyal medya uygulamaları ve özellikle yeni diziler vasıtasıyla daha eğlenceli bir alan yarattıklarını düşünmektedirler. Katılımcıların tamamı yabancı dil olarak Türkçe öğreniminin Irak'taki önemine vurgu yapmıştır. Son zamanlarda Irak Türkmenlerinin yazı dili olarak da Türkiye Türkçesine olan ilgileri artmış, bu da Türkçenin öğrenilmesi ve öğretilmesine olumlu katkı sunmuştur. Anahtar kelimeler: Yabancı dil olarak Türkçe, iki dillilik, dil öğretimi ve televizyon, Irak Türkmenleri

Irak TürkleriTelevizyonTürkiye Türkçesi+7
Fatımah Jumaah Bahlol Jamrjı
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde B1 düzeyinde dinleme sınavı geliştirme

Bu araştırma yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde uluslararası geçerlikte kullanılabilecek B1 dinleme sınavı geliştirmeyi hedeflemektedir. Bu amaçla, Avrupa Ortak Başvuru Metni B1 düzeyi, Weir (2005) sosyal-bilişsel çerçevesi, güvenirliği ve geçerliği kanıtlanmış, yaygın olarak kullanılmakta olan diğer dil sınavları incelenerek tüm bir sınav hazırlanmıştır. Hazırlanan sınav İstanbul Üniversitesi Dil Merkezi ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi TÜMER'de öğrenim gören 31 katılımcıya uygulanmıştır. Katılımcılara ve öğretmenlere sınavla ilgili görüş bildirmeleri için "Sınav Değerlendirme Anketi" sunulmuştur. Sınavın ve anketlerin sonuçları doğrultusunda sınavın geçerliği ve güvenirliği incelenmiştir. İncelemede dinleme çerçeveleri, Avrupa Ortak Başvuru Metni ve madde analizlerine başvurulmuştur. Son olarak sınavın sınırlılıkları ve ileride kullanılabilecek versiyonları için öneriler sunulmuştur. Uygulamada kullanılan sınav haricinde bu formatta hazırlanan diğer örnek sınavlar ekte öneri olarak sunulmuştur. Bu araştırmada yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde uluslararası tek bir sınav olarak kullanılabilecek B1 düzeyi dinleme sınavı geliştirilmesine katkı sunulacağı öngörülmektedir.

DinlemeDinleme becerisiSınav+6
Berna Tarı Yardımcı
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde A1 ve A2 düzeyleri için görev temelli sözcük öğretim etkinlikleri

Kültürel örgütlenmeler olan toplumların iletişim kurmasını sağlayan en önemli ve en gelişmiş araç dildir. Dil, birey-toplum ilişkisi kurmasının yanı sıra toplum-toplum ilişkisinin de şekillenmesine insanlar var olduğundan beri hizmet etmektedir. Bu sebeple dil öğretimi insan unsurunun olduğu her yer ve her anda önemli olmuştur. Ana dili ediniminin yanı sıra yabancı dil öğrenim ve öğretimi günümüz dünyasına ayak uydurmanın en temel ve pratik yolu olmuştur. Yabancı dil öğretimi yalnızca dil bilgisi öğretimini kapsamamaktadır. Bütünsel açıdan ele alındığında hedef dilin öğretimi dil bilgisi, dört temel dil becerisi olan dinleme, konuşma, okuma ve yazma, sözcük öğretimi ve kültür aktarımını içermektedir. Sözcük öğretimi temel bir beceri alanı olarak görülmese bile beceri alanları, dil bilgisi ve kültür aktarımı içerisine dâhil edilmesi gereken en önemli dil öğretim unsurlarından birisidir. Yabancı dil öğrenimini gerçekleştiren bir bireyden hedef dile ait sözcükleri de aktif bir biçimde kullanması beklenmektedir. Bu nedenle, yabancı dil olarak Türkçe sınıflarında, dil öğrenicilerini bu hedefe ulaştırmak için AOÖÇ'nin önerdiği görev temelli dil öğretim yöntemini temel alan sözcük öğrenim ve öğretim çalışmalarının yapılması gereklidir. Bu bağlamda, yabancı dil olarak Türkçe derslerinde kullanılan İstanbul, İzmir, Yeni Hitit ve Yedi İklim A1 ve A2 düzeyi ders kitapları sözcük öğretim çalışmalarının sıklığı ve görev temelli dil öğretimine uygunluğu açısından incelenmiştir. Bu inceleme sonunda Yabancı Dil Olarak Türkçe derslerinde görev temelli dil öğretim yöntemiyle hazırlanmış sözcük öğretim çalışmalarının ders kitaplarında hemen hemen hiç yer almadığı gözlemlenmiştir. Bu çalışmanın amacı, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kullanmak amacıyla, A1 ve A2 düzeyleri için görev temelli sözcük öğretim etkinlikleri önermektir. Alanyazında eksik olduğu düşünülen bu materyaller aracılığıyla, öğrenenlerin içsel motivasyonlarını sağlamaları, sosyal bir dil kullanıcısı olmaları, dil öğrenme kaygılarının üstesinden gelmeleri ve hedef dilde kendilerini daha etkin bir biçimde ifade edebilmeleri hedeflenmektedir.

Avrupa Ortak Dil ReferanslarıGörev temelli öğretimKelime öğretimi+6
Meral Yıldırım
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

KOVİD-19 salgını sonrası yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde çevrim içi modeller: Ankara Üniversitesi TÖMER örneği

Son dönemlerde Türkiye ve Türkçe dünyada ilgi görmeye başlamıştır. Türkçe dizi ve filmlerin bütün dünyada yüksek bir izleyici kitlesine sahip olması, yabancı öğreniciler için Türkiye'de çeşitli fırsatların sunulması gibi etkenler ülkemize ve Türkçeye olan ilgiyi arttırmıştır. Artan bu ilgi Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesi konusunda da gelişmelerin yaşanmasına sebep olmuştur. Ülkemizde yüz yüze eğitim veren birçok Türkçe kursu bulunmaktadır. Ancak Kovid-19 salgınıyla birlikte hem özel kurslar hem de üniversitelerin Türkçe öğretim kursları yüz yüze öğretimi sonlandırıp çevrim içi olarak kurslara devam etme kararı almışlardır. Türkçenin yabancı dil olarak çevrim içi öğretimini yüz yüz öğretime kıyaslayacak olursak çok yeni olduğunu ve bu konuda sınırlı sayıda çalışma yapıldığını görülmektedir. Çalışmamızın çıkış noktasını da bu durum oluşturmuştur. Buradan hareketle Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesi konusunda en tecrübeli kurumlardan biri olan Ankara Üniversitesi TÖMER'de yapılan çevrim içi öğretim modelini incelemek ve öğreticilerin bu model hakkındaki görüşlerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Ankara Üniversitesi TÖMER'in Kadıköy ve Taksim Şubelerindeki 24 öğreticiyle görüşülmüştür. Çalışmamızda nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Veriler 22 sorudan oluşan açık uçlu cevapların verilebileceği yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla elde edilmiş olup içerik analizine tabii tutularak bulgulara ulaşılmıştır. Çalışmamızda öğreticiler çevrim içi öğretim konusunda verilecek olan eğitimlerin kendilerine özgüven sağlayacağını, çevrim içi öğretim sürecinde teknolojik desteğin kurum tarafından sağlanması gerektiğini, çevrim içi öğretimin olumlu ve olumsuz yönlerinin bulunduğunu belirtmişlerdir. En belirgin şekilde geliştirilmesinde zorlanılan beceri yazma becerisidir. Öğreticiler salgın sonrası çevrim içi dersler devam edecek olursa devam etmek istemektedirler. Burada ilginç olan durum öğreticilerin çevrim içi öğretime devam etmek istemelerine rağmen yüz yüze sınıflarda kendilerini daha rahat hissetmeleridir. Katılımcıların cevaplarına bakıldığında genel olarak ders ve kurs saatlerinin yoğun olduğu ve çevrim içi derslerde kullanılmakta olan Yeni Hitit Seti'nin çevrim içi dersler için pek de uygun olmadığı yönünde görüş bildirdikleri görülmüştür. Katılımcılar genel olarak çevrim içi derslerde kullanılan Zoom adlı ara yüzden memnundurlar.

COVID 19TÖMERTürkçe+4
Uğur Okur
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde sesli hikâye kullanımının dinleme becerisine etkisi: Bir karma yöntem çalışması

Edebî yapıtlar yabancı dil öğretiminde ilk dönemlerden beri kullanılagelmiştir. Günümüz teknolojisi ile edebî yapıtlara basılı ve sesli olarak kolayca ulaşılabilir. Bu durum, alanda büyük bir problem olan dinleme becerisinin eğitiminde etkinlik ve materyal eksikliğini kolayca giderebilir. Araştırmada sesli hikâyelerin yabancı dil olarak Türkçe öğrenicilerinin dinleme becerilerinin gelişimine etkisi incelenmiştir. Ayrıca öğrenicilerin geleneksel dinleme etkinliklerine ve sesli hikâyelerin kullanıldığı etkinliklere yönelik görüşleri alınmıştır. Çalışma grubu İstanbul Üniversitesi Dil Merkezinde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen B1 düzeyindeki 30 öğreniciden oluşmaktadır. Çalışmada karma araştırma yöntemlerinden yakınsayan paralel desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda ön test- son test kontrol gruplu gerçek deneysel desen, nitel boyutunda ise durum araştırması yöntemi kullanılmıştır. Çalışma öncesinde ön test uygulanmış, ardından deney grubuna 14 sesli hikâye uygulaması yapılmıştır. Kontrol grubu geleneksel etkinliklerle derslerine devam etmiştir. Uygulamanın ardından her iki gruba son test uygulanmıştır. Araştırmanın veri toplama araçları: "Katılımcı Tanıma Formu", "Geleneksel Dinleme Etkinlikleri Görüş Formu", "Sesli Hikâye Etkinlikleri Görüş Formu" ve İstanbul Üniversitesi Dil Merkezi Sınav Komisyonu tarafından hazırlanan A2 ve B1 seviye bitirme sınavlarıdır. Nicel veriler bağımsız gruplar t-Testi, nitel bulgular ise betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Analizler sonucunda gruplar arasında deney grubu lehine bir fark oluştuğu; bu farkın istatistiksel açıdan anlamlı bir fark olduğu; bununla birlikte nitel verilerden elde edilen bulgular neticesinde sesli hikâye etkinliklerinin öğreniciler tarafından ilgi çekici ve eğlenceli bulunduğu görülmüştür. Öğreniciler sesli hikâyelerin konularını, uygulama sürecini ve etkinliklerini olumlu olarak değerlendirmişlerdir. Bu çalışmanın sonuçları, sesli hikâyelerin yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde B1 seviyesindeki öğrenicilerin dinleme becerilerinin geliştirilmesinde kullanılabilecek etkili bir araç olduğunu ortaya koymuştur.

Dinleme becerisiHikayeSesli kitap+5
Murat Şimşek
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Müzik eğitiminin okul çağı çocuklarının yabancı dil öğreniminde alıcı beceri düzeyleri üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu araştırma, düzenli olarak her gün müzik eğitimi alan ve almayan ilkokul 2. sınıf öğrencilerinin yabancı dilde "alıcı beceriler" olan dinleme ve okuma becerilerinin düzeyleri karşılaştırılarak, müzik eğitimi ve müzik kulağının yabancı dil öğreniminde alıcı beceriler üzerindeki etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Devlet Türk Müziği Araştırma ve Uygulama Topluluğu sanatçıları tarafından müzik kulağı ölçümü ile müzikal yeterliği tespit edilip Türkiye'nin ilk Türk Müziği İlkokulu'na kabul edilmiş ve bir buçuk yıl boyunca uygulamalı Türk Müziği dersleri almış olan 12 öğrenci ile okulda haftada bir ders saati dışında müzik eğitimi almayan özel bir ilkokuldan 12 öğrenci olmak üzere toplam 24 öğrenciye her iki okulun yabancı dil ders kitabı olarak kullanılan National Geographic Yayınları Our World (Level 1) adlı kitaptaki üç farklı ünitenin hedef sözcük ve dil bilgisi kazanımlarını içeren bir 'Yabancı Dilde Dinlediğini Anlama Başarı Testi' uygulanmış, öğrencilerin velilerine ise bir 'Genel Bilgi Formu' doldurtularak 'müzik eğitimi, 'cinsiyet', 'okul öncesi dönemde yabancı dil eğitimi', 'erken çocukluk döneminde uykuya geçme rutini', 'çalışma alışkanlığı', 'müzik enstrümanı' bağımsız değişkenlerinin yabancı dilde alıcı beceriler üzerinde herhangi bir etki yaratıp yaratmadığı saptanmaya çalışılmıştır. Verilerin çözümlenmesi aşamasında bağımsız değişkenlerin, öğrencilerin müzik kulağı skorları ile yabancı dilde alıcı beceri düzeyleri üzerindeki etkilerini saptamak amacıyla, SPSS programında Non-Parametric Mann Whitney-U Test; müzik kulağı skorları ile yabancı dilde dinlediğini anlama başarı testi skorları bağımlı değişkenleri arasındaki ilişkinin anlamlılığını analiz etmek amacıyla ise Non-Parametric Spearman Brown Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonunda, deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin yabancı dilde alıcı dil beceri düzeyleri arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir.

Alıcı dil becerileriMüzik eğitimiYabancı dil eğitimi+4
Şebnem Topçuoğulları
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğrenen Boşnak öğrencilerin kullandıkları kelime öğrenme stratejileri

Kelime öğrenme stratejileri yabancı bir dili öğrenmenin temelini oluşturan önemli bir yerdedir. İnsanlar temel bir gramer bilgisi ile birkaç şey anlatabilirler fakat kelime bilgisi olmadan hiçbir şey anlatamaz. Bu araştırmada Boşnak öğrencilerin Türkçe öğrenirken hangi stratejileri ne kadar kullandıklarını belirlemek üzerine durulmuştur. Araştırma 2020-2021 eğitim döneminde Türkçe eğitimi gören/görüş öğrencilerden oluşmaktadır. Çevrimiçi ortamda yapılan ankete 210 öğrenci katılmıştır. Araştırmada kullanılan anket Oxford (1990) ve Schmitt (1997)'den derlenen 25 sorudan meydana gelmektedir. Elde edilen verilerin analizi için SPSS 21 programı kullanılmıştır. Elde edilen veriler betimleyici, Kruskal Wallis-H ve Mann Whitney-U testleri ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda yabancı dil olarak Türkçe öğrenen Boşnak öğrencilerin en çok kullandıkları strateji Sosyal Stratejiler olurken en az kullandıkları strateji ise bilişsel stratejiler olmuştur. Katılımcıların yaşlarına göre sosyal strateji kullanmalarında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Öğrencilerin eğitim durumu, cinsiyet ve Türkçe düzeylerine göre kullanılan stratejilerde anlamsal bir farklılık görülmemiştir. Anahtar Kelimeler: Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi, Bosna Hersek'te Türkçe, Sözcük Öğrenimi, Sözcük Öğrenme Stratejileri, Kelime Öğrenme Stratejileri.

Bosna-HersekBoşnaklarKelime öğrenme+5
Merima Isanović
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrenicilerin kullandığı şikâyet edimi stratejileri

Günümüzde Türkçenin yabancı dil olarak öğrenimine ve öğretimine olan ilgi gittikçe artmaktadır. Yabancı dil olarak öğretilen diğer dillerde de olduğu gibi Türkçe öğretiminde de sadece dilsel edince odaklanan uygulamalardan iletişimsel yeterliliği edindirmeye yönelik, bütüncül bir bakış açısına geçilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda yabancı dil olarak Türkçe (bundan böyle YADOT) öğrenicilerine söz edimlerinin öğretilmesi ve gündelik hayata uygun bir şekilde kullanımlarının sağlanması da dikkat çekilmesi gereken bir konudur. Bu nitel çalışmanın amacı YADOT öğrenicilerinin şikâyet ediminin farklı bağlamlarda kullanımında ne ölçüde başarılı olduklarını ve hangi şikâyet edim stratejilerine başvurduklarını belirlemektir. Araştırmanın yapısına uygun olan örnek olay desenine başvurulmuştur. İstanbul Üniversitesi Dil Merkezinde Türkçe öğrenmekte olan B1, B2 ve C1 seviyelerindeki 18 öğrenici ulaşılabilir örnekleme yoluyla seçilmiştir. Veriler söylem tamamlama testi uygulanarak toplanmıştır. Verilerin analizinde on bir şikâyet edim stratejisi temel alınmıştır. Çalışmanın sonuçlarına bakıldığında resmî ortamlarda şikâyet edilirken beklenenin aksine dolaylı şikâyet edim stratejilerinden çok doğrudan şikâyet edim stratejilerine başvurulduğu gözlenmiştir. YADOT öğrenicilerinin şikâyet ediminde iletişimsel yetileri verilmek istenen mesajı anlamada zorluk çekmedikleri, fakat bağlama uygun hitap biçimlerinde ve konuşmaya girişte kullanılan kelime seçimlerinde başarılı olamadıkları tespit edilmiştir.

Dil edinimiDil öğrenimiSöz edimleri+6
Zeynep Arslan
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sanal gerçeklik araçlarının yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde sözcük öğrenimine etkisi ve akılda tutmadaki verimliliği

Teknolojinin büyük bir hızla gelişmesiyle aynı doğrultuda teknolojik araçlar da çeşitlenmeye başlamıştır. Bu çalışmada daldırılmış SG teknolojisinden yararlanılmıştır. Bu teknolojiyle giyilebilir araçlar sayesinde, materyali deneyimleyen öğrenicilerin kendisini tamamıyla içerisinde hissettiği bir ortam sağlanmıştır. Bu teknolojiyle öğrenici farklı eğitim ortamlarını deneyimleme şansına sahip olmuştur. SG teknolojisi, SG gözlükleri, akıllı telefonlar ve akıllı telefonlara indirilen uygulamalar sayesinde kolay bir şekilde kullanılır hale gelmiştir. Bu çalışma, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde sözcük öğrenimine ve akılda kalıcılığına etkisini inceleyen niceliksel bir araştırmadır. Bu çalışma deney ve kontrol grubu olmak üzere iki grup üzerinde gerçekleştirilmiştir. Kontrol grubuna geleneksel yönetemlerle SG araçları kullanılmadan sözcük öğretimi yapılırken deney grubuna geleneksel sözcük öğretiminin yanında SG araçlarıyla sözcük öğretimi yapılmıştır. Öğretim materyalinin etkisini ölçmek için öğrenicilere ön test, son test ve takip testi yapılmıştır. Katılımcıların öğretim materyaliyle ilgili tutumlarını ölçmek için motivasyon anketi uygulanmıştır. Araştırma sonucu, SG teknolojisinin yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde sözcük öğrenimine ve akılda kalıcılığa etkisi olduğunu ortaya çıkarmıştır. Deney grubunun ön test ve son test puanları arasında kontrol grubuna göre artış saptanmış olmasına rağmen gruplar karşılaştırılıp Student's t testi sonuçlarına bakıldığında ortalamalar arası fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0,574). Akılda kalıcılık bakımından deney grubunun son test ve takip testi sonuçlarında anlamlı bir fark bulunmazken kontrol grubunun sonuçlarının ortalamalarında olumsuz anlamda bir fark saptanmıştır. Motivasyon anketi sonuçlarına göre; öğretim materyali, katılımcılar tarafından eğlenceli, dikkat çekici ve motivasyonu arttırıcı bulunmuştur.

Hatırda tutmaKelime öğrenmeKelime öğretimi+5
Zafer Tarhan
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde yabancıların eşdizimsel örüntüleri algılamaları

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminin son zamanlarda önemi artmış ve çalışmalar ivme kazanmıştır. Bu anlamda dikkat edilmesi gereken bir konu da günlük dilde sıkça karşılaşılan çok anlamlı eşdizimlerdir. Bu yapılar başka kelimelerle bir araya gelip farklı anlamlar ifade eden kelime gruplarıdır. Pek çok dilde eşdizimsel yapıların problemli bir konu olduğu belirtilmiş ve üzerinde durulması gerektiği vurgulanmıştır. Mevcut çalışma ikinci dil olarak Türkçe öğrenen ve dilde belirli yetkinliğe ulaşmış bireylerin mecaz anlama gelen eşdizimsel örüntülere ne derece hâkim olduklarını nitel olarak ölçmeyi amaçlamıştır. Yapıların ad+ad ve ad+eylem olma durumları da incelenmiş ve cümle içindeki kullanımlarına dikkat çekilmiştir. Bunun haricinde dil öğrenenlerin eğitim seviyeleri, Türkçe öğrenme süreleri, sertifikaları ve Türkiye'de bulunma süreleri kıyaslanarak bu faktörlerin etkisi betimsel olarak incelenmiş ve yabancı dil olarak Türkçe alanına katkı sağlayacak öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Anlam, gerçek, mecaz, ikinci dil edinimi, eşdizim.

AnlamAnlam bilimBenzetme+7
Begüm Sarıdede
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi kitapları okuma metinlerinde bağlam temelli sözcük öğretim yöntemi kullanımı

Yabancılara Türkçe öğretiminde sözcük öğretimi üzerinde dikkatle durulması gereken konuların başında gelmektedir. Bu sorunun temel kaynaklarından biri sözcüklerin nasıl öğretildiği meselesidir. Bu çalışmanın amacı, yabancılara Türkçe öğretirken kullanılan ders kitaplarındaki okuma metinlerinde bağlam temelli sözcük öğretim yöntemine ne ölçüde başvurulduğunu belirlemektir. Bu çalışmada yöntem olarak doküman analizi modeli kullanılmıştır. Bu doğrultuda YDOT kitaplarından İstanbul B1 ve B2 ile Yeni Hitit B1 ve B2 seviyesindeki ders kitaplarının okuma metinleri ve okuma metinlerinde bağlam temelli sözcük öğretim yönteminin kullanım sıklığı incelenmiştir. Toplanan verilerin analizinde yönteme başvurulma sayısına göre frekans ve yüzdelerden yararlanılmıştır. Çalışmanın sonuçları, incelenen kitapların sözcük öğretirken bağlam temelli sözcük öğretim yönteminden yararlanma konusunda etkinliklerin ve örneklerin sayısı ve nitelikleri bakımından yetersiz kaldığını ortaya koymuştur. Anahtar Sözcükler: bağlam temelli, sözcük öğretimi, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi, sözcük öğretim yöntemleri, dil eğitimi

Bağlam temelli yaklaşımKelime öğretimiOkuma metinleri+5
Mehmet Ünay
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğrenen Afgan öğrencilerin sözcük öğrenme stratejileri

Sözcük öğrenme stratejileri bir yabancı dil ediniminde önemli bir konuma sahiptir. Başka bir ifadeyle sözcükler yazma, konuşma, okuma ve dinleme becerilerinin gelişmesini sağlayan güçlü ögelerdir. Bu tezde Afgan öğrencilerin kullandıkları sözcük öğrenme stratejileri üzerine odaklanılmıştır. Araştırma grubu 2019-2020 öğretim yılında Kabil Üniversitesi ve Yunus Emre Enstitüsünden öğrenim gören 202 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada nicel araştırmalardan olan betimsel analiz uygulanmıştır. Ayrıca verileri elde etmek için alanyazında mevcut olan Schmitt (1997), Oxford (1990), Kocaman ve Kızılkaya Cumaoğlu (2014) ölçeklerinden uyarlanan 25 maddelik sorudan oluşan bir ölçek kullanılmıştır. Veriler SPSS 21 programıyla analiz edilmiştir. Afgan öğrencilerin sözcük öğrenirken en çok kullandıkları strateji üst-bilişsel strateji olurken daha az kullandıkları sözcük öğrenme stratejisi ise belirleme ve sosyal stratejilerdir. Katılımcıların sözcük öğrenirken etnisite değişkenine bakıldığında, Farsça konuşanların Türk kökenli olanlara göre daha çok strateji kullandığı görülmüştür. Sözcük öğrenirken istatistiksel olarak bakıldığında cinsiyetler arasında kayda değer bir fark görülmemiştir; ancak yaş grupları arasında anlamlı bir fark bulunmaktadır. Afgan öğrencilerin Türkçe öğrenirken sözcük öğrenme konusunu orta oranda öğrenmelerinin zor olarak gördükleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Afganistan'da Türkçe, Afgan Öğrenciler, Sözcük, Sözcük Öğrenme Stratejileri, Etnisite

AfganlılarEtnisiteKelime öğrenme+7
Nabıla Nazarı
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancılara uzaktan Türkçe öğretiminde konuşma becerisini geliştirme ve karşılaşılan sorunlar

Savaşlar ve başka nedenlerle insanların yaşadıkları yerleri terkederek kitlesel olarak başka yerlere göç etmesi tarihsel bir olgudur. Bu göçlere bağlı olarak birçok insan kültürüne ve diline yabancı olduğu başka ülkelerde mülteci konumuna düşmekte ve bu farklılığın yarattığı birçok sorun yaşamaktadır. Dil, insanlar arasındaki iletişim ve etkileşimin en önemli araçlarından birisi olarak mültecilerin yaşadıkları toplumu tanıması ve ona uyum sağlamasında önemli bir araçtır. Ancak yabancı bir dilin öğrenilmesinin çok sayıda güçlüğü vardır. Özellikle konuşma becerileri bakımından bu sorunların daha fazla olduğu görülmektedir. Türkiye, Suriye'deki siyasi çatışmanın başlamasından itibaren Suriye dışına göç eden mültecilere kapılarını açık tutmuş ve bunun sonucunda aradan geçen süre içerisinde üç milyondan fazla Suriyeli Türkiye'ye çeşitli şekillerde yerleşmiştir. Her mülteci gibi Türkçe'nin öğrenilmesi ve Türk toplumu ile yeterli bir iletişim kuracak kadar konuşulabilmesi Suriyeli mülteciler için de geçerli bir sorundur. Günümüzde çeşitli öğrenme imkanlarını kullanarak birçok Suriyeli göçmen ve öğrencinin Türkçe öğrendiği görülmektedir. Bu araştırmada Türkiye'de öğrenimine devam etmekte olan ve uzaktan öğretim yöntemiyle yabancı dil olarak Türkçe öğrenen Suriyeli öğrencilerin konuşma becerilerini geliştirme konusunda yaşadıkları sorunlar incelenmiştir. İstanbul Esenler'de uzaktan öğretimle Türkçe öğrenen 100 öğrenciden toplanan verilerle istatiksel analizler yapılmış ve öğrencilerin Türkçe konuşma pratikleri yapmanın öneminin farkında olmasına karşın bu konuda duyarlı davranmadıkları tespit edilmiştir. Uzaktan öğretim yoluyla Türkçe öğrenen 100 öğrenciden toplanan veriler Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) Paket Programı'nda analiz edilmiş ve öğrencilerin konuşma becerileri konusunda önemli sorunlar yaşadıkları tespit edilmiştir. Öğrencilerin en çok resmi konuşmalarda geçen kavramlarla Türkçe soyut kavramları kavramakta ve doğru kullanmakta zorlandıkları görülmektedir. Ancak öğrencilerin konuşma becerilerinin geliştirilmesi için Türkçe pratik yapmanın öneminin farkında olmalarına karşın özellikle sosyal ortamlardaki Türkçe konuşma ve pratik yapma imkanlarını da kullanmadıkları görülmektedir.

Konuşma becerisiMültecilerSuriyeliler+7
Samır Alahmad
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde uyarlanmış metinlerin okuduğunu anlama başarısına etkisi

Bu çalışma, 'Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde' kullanılacak seviyelere göre uyarlanmış destekleyici okuma metinlerinin eksikliği ve uyarlanmış metinlerin yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrenicilerin okuduğunu anlama başarısına etkisinin olup olmadığı, problem durumlarından hareketle oluşturulmuştur. Bu noktada çalışmada öncelikle alan yazın taraması yapılmış, yabancı dil öğretiminde okuma anlama becerisi ve yabancı dil öğretiminde kullanılacak metinlerin seçimi ile metin uyarlama başlıkları üzerinde özellikle durulmuştur. Ardından seçilen üç kısa öykü 'orta özgünlük ve yapısal yaklaşım' ilkeleri doğrultusunda B1 seviyesine göre uyarlanmıştır. Metin uyarlama biçimleri olarak, sadeleştirme ve genişletim kullanılmıştır. Metinlerin okuduğunu anlama başarısını ölçebilmek için uyarlanan metinlere bir son test hazırlanmıştır. Çalışmanın uygulama bölümünde, uyarlanan 'Hayat Güzeldir' adlı metin Kastamonu Üniversitesi Türkçe Öğretim ve Uygulama Merkezi'nde öğrenim gören B1 seviyesindeki 100 öğreniciye şu şekilde uygulanmıştır: öğreniciler seçkisiz şekilde iki gruba ayrılmıştır. Bir gruba 'Hayat Güzeldir' hikâyesinin özgün formu verilmiş, diğer gruba ise aynı hikâyenin uyarlanmış formu verilmiştir. İki grup sözlük kullanmadan, aynı sınıf atmosferinde, aynı şartlar altında metinleri okumuş ve hazırlanan son teste yanıt vermişlerdir. Çalışmanın sonuç ve bulgular kısmında; nicel araştırma desenlerinden, son test kontrol gruplu model yöntemi ile son testten elde edilen veriler tablolaştırılmış ve yorumlanmıştır. Buna göre uyarlanmış metin okuyan öğreniciler lehine anlamlı farklılıklar gözlenmiştir. Bu durum uyarlama aşamasının da temelini oluşturan Krashen'in anlaşılır girdi kuramı ile paralellik göstermektedir. Elde edilen veriler ışığında, A1- A2 ve özellikle dil öğretiminde kritik eşik olarak addedilen B1 seviyesine kadar, anlamlı okuma-anlama etkinlikleri gerçekleştirip öğrenicinin öz yeterlilik algısını ve dile karşı ilgisini artırmak için uyarlanmış metin kullanımının gerekliliği sonucuna ulaşılmıştır.

Dil öğretimiMetinMetin okuma+6
İbrahim Fatih Demirel
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk dünyasında Türkiye Türkçesi öğreten Türkçe ders kitaplarında Türk imgesi

Günümüzde dil öğretiminde dilbilgisi öğrenmenin yeterli olmadığı fark edilmiş ve yeni yöntemler uygulanmaya başlamıştır. Dil-kültür ilişkisi kapsamında, dilin kültür aktarıcısı olduğu unutulmamalıdır. Bir dil öğrenmek aynı zamanda o milletin kültürünü de öğrenmek anlamına gelmektedir. Bu yüzden dil öğretiminin daha etkili olabilmesi için hazırlanan kitaplarda, kültür aktarımına özen gösterilmelidir. Dil öğretimi için hazırlanan kitaplarda kültür aktarımı ile kişilerin kafasında bir imge oluşturulabilir veya oluşmuş bir imge varsa bu imge değiştirilebilir. Bu çalışmanın amacı, Türk Dünyasında Türkiye Türkçesi öğreten ders kitaplarındaki Türk imgesini araştırmaktır. İlk olarak çalışmaya yön veren kültür, imge ve imgebilim kavramları açıklanmıştır. Sonraki bölümde Türk Dünyasındaki Türk imajıyla ilgili bilgiler verilmiştir. Günümüzde bağımsız Türk Cumhuriyetleri üzerindeki etkisi yatsınamayacak Sovyet Dönemi de ayrı bir başlık altında incelenmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise "Türk Dünyası İçin Temel, Orta, İleri Türkçe Alıştırma ve Metinler Kitabı'' ile "Türkçe Öğreniyoruz Orhun'' kitaplarındaki metinler ve alıştırmalar incelenmiş; oluşturulan Türk imgesi tespit edilmiş ve değerlendirilmiştir.

Ders kitaplarıDil eğitimiKitaplar+7
Deniz Akdemir
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde çeviri kullanımı üzerine öğrenici görüşleri

Dilin bireylerarası iletişim için esas olduğu yadsınamaz. Çeviri ise farklı dillerin kullanıldığı ortamlarda kaçınılmazdır. Ne var ki, sadece dilbilgisi kurallarına ve ezbere odaklanan Dilbilgisi-Çeviri yöntemiyle doğrudan ve sorgulanmaksızın ilişkilendirilmesi sonucu yabancı dil öğretiminde çeviri kullanımına çok uzun yıllar yer verilmemeye çalışılmıştır. Bununla birlikte, öğrenicinin anadilini ve çeviri etkinliklerini pedagojik bir araç olarak kullanmayı destekleyecek uygulamalar son yıllarda gündeme gelmiş ve tekrar gözden geçirilmeye başlanmıştır. Öyle ki, dört temel dil becerisi olan okuma, yazma, dinleme ve konuşma becerilerine ek olarak çeviri becerisi de beşinci bir beceri olarak ele alınmaktadır. Çağdaş araştırmalar, anadilin ve çevirinin, zaman zaman sınıf içinde öğrenmeye yardım etmek, öğrendiğini uygulamak, öğrenicinin kaygı düzeyini azaltmak, problemleri tespit etmek ve merkezi sınavlardaki başarıyı arttırmak için işlevsel olarak kullanılması gerektiğini göstermektedir. Bu araştırma ile çağdaş dil öğretiminde çeviri etkinliklerinin ve anadili kullanımının işlevini sorgulamak ve yabancı dil olarak Türkçe öğrenicilerinin çeviri uygulamalarına olan görüşlerini belirlemek amaçlanmaktadır. Araştırmanın sonuçlarıyla, öğrenicilerin yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde çeviri kullanımını karşı olumlu görüş bildirdikleri görülmüştür.

Dil öğretimiTürkçeTürkçe öğretimi+4
Çisem Göçmen
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi kapsamında 'İstanbul Yabancılar İçin Türkçe' setinin görsel düzen açısından incelenmesi

Son zamanlarda Türkçe öğrenimine olan talebin artmasıyla hem yurt içinde, hem de yurt dışında birçok kurum Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi alanında eğitim vermeye başlamıştır. Türkçe eğitimi veren bu kurumlar, dil öğrenimini destekleyecek birçok ders kitabı hazırlama ihtiyacı duymuştur. Hedef dilin etkili bir şekilde öğrenciye aktarılmasında ders kitaplarının önemli bir role sahip olduğu bir gerçektir. Bu yüzden ders kitaplarında öğrencilere aktarılacak olan bilgilerin doğru ve anlaşılır bir şekilde kitapta yer almasına özen gösterilmelidir. Bunun gerçekleşmesi için de kitabın hazırlanma sürecinde görsel düzen ölçütlerine bağlı kalınarak hazırlanmasına dikkat edilmelidir. Bu çalışmada yabancılara Türkçe öğretiminde en çok kullanılan ders kitaplarından biri olan 'İstanbul Yabancılar İçin Türkçe' setinin görsel düzen açısından öğrencilere ne kadar katkı sağladığını ortaya koymak amacıyla, bu alanda eğitim veren öğretmenlere anket düzenlenmiş ve bu anket sonuçlarının değerlendirilmesi yapılmıştır. Anket 9 ana başlık altında sunulmuştur. Çalışmanın ana bölümü olan 9. soruda 19 madde bulunmaktadır. Anket sonuçları bu alanda çalışan 90 öğretmenin görüşleri doğrultusunda değerlendirilmiştir. Anket sonuçları değerlendirilirken hem yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanında çalışan öğretmenlere hem de geçmişte veya şu an 'İstanbul Yabancılar İçin Türkçe' ders kitabını kullanan öğretmenlerin görüşleri dikkate alınmıştır. İstanbul Yabancılar İçin Türkçe ders kitabını kullanan öğretmenlerin 72 kişi olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın sonuçları, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanında en çok kullanılan kitaplardan biri olan İstanbul Yabancılar İçin Türkçe ders kitabını kullanan öğretmenlerin kitabın görsel düzeniyle ilgili görüşlerini, bu görüşler doğrultusunda elde edilen bulguların değerlendirilmesini ve bu ders kitabı hakkında öğretmenlerin genel olarak önerilerini kapsamaktadır.

Ders kitaplarıDil öğretimiEğitim araçları+7
Pelin Telçeker Sertoğlu
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğrencilerinin kalıp söz kullanımlarının incelenmesi: İstanbul Üniversitesi örneği

Bu çalışmanın amacı yabancı dil olarak Türkçe ders kitaplarında yer alan kalıp sözleri belirleyerek bu kalıp sözlerin öğretimine ilişkin etkinliklerin özelliklerini incelemek ve öğrencilerin kalıp sözleri kullanabilme yeterliklerini tespit etmektir. Bu çerçevede, öncelikle örneklem olarak seçilen İstanbul Yabancı Dil Olarak Türkçe A1, A2, B1 ve B2 seviye ders kitaplarında yer alan kalıp sözlerin tespiti ve dil seviyelerine uygunluğu ve kalıp söz öğretim etkinliklerinin incelenebilmesi için nitel veri toplama yöntemlerinden doküman inceleme yöntemi kullanılmıştır. Tespit edilen kalıp sözler dil düzeylerine göre abecesel sıralanmış, kalıp söz varlığı Diller İçin Avrupa Ortak Öneriler Çerçeve'sine göre değerlendirilmiş, kalıp söz öğretim etkinliklerinin ise türleri, içerikleri ve etkinliklerle gelişimi hedeflenen beceriler sunulmuştur. Daha sonra, yabancı dil olarak Türkçe öğrencilerinin kalıp sözleri kullanabilme yeterliklerini belirlemek amacı ile nicel araştırma yöntemlerinden tarama (survey) modeli kullanılmıştır. Bu aşamada, çalışmanın örneklemini oluşturan İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Türkçe Hazırlık Bölümü B1 seviyesini tamamlamak üzere olan 50 öğrenciye altı bölümden oluşan yazılı bir sınav uygulanmıştır. Bu sınavdan elde edilen nicel veriler Microsoft Office 365 Excel programı ile analiz edilmiş ve her bir soru için frekans ve yüzde değerleri tablolar halinde sunulmuştur. Yapılan araştırma sonucunda yabancı dil olarak Türkçe ders kitaplarında dil seviyesi ilerledikçe kalıp söz varlığının ve kalıp söz öğretim etkinliklerinin azaldığı, öğrencilerin kalıp sözleri ne düzeyde kullanabildiği, hangi kalıp sözleri daha fazla kullandığı ve ders kitaplarında yer almayan birçok kalıp söze hâkim oldukları görülmüştür.

Ders kitaplarıDil eğitimiKalıp sözler+6
Emine Kübra Koç
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde dil ihtiyaç analizi: İstanbul örneği

Bu araştırmada, İstanbul Üniversitesi Dil Merkezinde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin, dil ihtiyaçlarının ne olduğu ve bu ihtiyaçların yaş, cinsiyet ve ana dili gibi değişkenlere göre değişiklik gösterip göstermediği belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma, 2019 yılında İstanbul Üniversitesi Dil Merkezinde farklı seviyelerde Türkçe öğrenen 63 erkek, 62 kadın katılımcıdan oluşan 125 yabancı uyruklu öğrenci ile yapılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Iwai ve diğerleri (1998) tarafından Japonca öğrenen öğrencilerin dil ihtiyaçlarını belirlemek için geliştirilen ve daha sonra Çangal (2013) tarafından geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılarak Türkçeye uyarlanan, 36 maddeden oluşan bir anket kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 21 programına aktarılmış ve verilerin analizinde yüzde, aritmetik ortalama, varyans analizi için ANOVA ve t-testinden yararlanılmıştır. Yapılan analizlerin sonucuna göre, İstanbul Üniversitesi Dil Merkezinde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilerin dil ihtiyaçlarında "sınıf içi iletişim kurma" ön plana çıkarken bu sırayı daha sonra "eğitim ve iş imkânı," "bireysel ilgi ve ihtiyaçlar" ve "ticaret ve turizm" alt boyutundaki ihtiyaçlar takip etmektedir. Yapılan istatiksel incelemelerde, katılımcıların dil ihtiyaçlarının, cinsiyet, yaş ve ana dili gibi faktörlere göre anlamlı sayılabilecek bir değişiklik göstermediği tespit edilmiştir.

Dil ihtiyaç analiziDil öğrenimiTürkçe+6
Aysun Deliktaş
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde A2 düzeyinde konuşma sınavı geliştirme

Bu çalışmanın amacı, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde konuşma becerisi için uluslar arası geçerliği olan sınavlar ile Avrupa Ortak Başvuru Metninde belirtilen düzey tanımlamalarını baz alarakA2 düzeyinde bir başarı sınavı geliştirmek ve bu sınavın geçerliği ile güvenilirliğini değerlendirmektir. Çalışmanın ilk bölümünde yabancı dil öğretimi, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi, konuşma becerisi ile ölçme ve değerlendirme üzerine temel kavramlar ve ilkeler ortaya konmuştur. Çalışmanın ikinci kısmında örnek bir konuşma sınavı geliştirilmiş; üçüncü kısmında ise bu sınav farklı artalanlardan gelen 57 öğrenciye uygulandıktan sonra uygulandıktan sonra elde edilen sonuçlar ile sınavın güvenilirliği ve geçerliği tartışılmıştır. Uluslar arası geçerliği olan sınavlarda kullanılan soru türlerine uygun olarak hazırlanmış; ancak geliştirilen sınava dâhil edilmemiş diğer soru türleri de ek kısmında öneri olarak sunulmuştur

Avrupa Ortak Dil ReferanslarıDil öğretimiKonuşma+3
Burcu Ocak
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde B1 düzeyinde okuma sınavı geliştirme

Bu çalışmanın amacı, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanında okuma becerisinin ölçülmesine yönelik bir okuma sınavı geliştirmektir. Sınav, Avrupa Ortak Dil Çerçevesinde B1 düzeyinde yer alan yeterlik tanımlarına göre hazırlanmıştır. Hazırlanan sınav, İstanbul Üniversitesi Dil Merkezi'nde B1 düzeyinde Türkçe öğrenen 76 yabancı öğrenciye uygulanmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen veriler; geçerlik ve güvenirlik yönünden incelenmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde, okuma beceresi ve yabancı dil olarak Türkçede okuma becerisi ele alınmıştır. İkinci bölümde, ölçme ve değerlendirme esasları hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde, oluşturulan örnek okuma sınavının uygulanmasıyla elde edilen veriler geçerlik ve güvenirlik yönünden analiz edilmiştir. Avrupa Ortak Dil Çerçevesine ve uluslararası anlamda kabul görmüş sınavlara uygun olarak hazırlanan; fakat sınavda yer almayan diğer soru türleri ise tezin ek kısmında öneri olarak verilmiştir.

Avrupa Ortak Dil ReferanslarıDil öğretimiOkuma+7
Tuğba Konal Memiş
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde A1 ve A2 düzeyleri için önerilen iletişimsel konuşma etkinlikleri

Yabancı dil öğrenmek, hedef dilde sadece dilbilgisi alıştırmaları yapmak ya da kelime ezberlemek değildir. Aynı zamanda, hedef dilde okuma, yazma, dinleme ve konuşma becerilerini de geliştirmektir. Bu dört beceriden konuşma becerisi, geliştirilmesi en zor olduğu düşünülen beceridir. Yabancı dil edinimini gerçekleştiren bir bireyden, hedef dili iletişimsel olarak kullanabilmesi ve içinde bulunduğu duruma göre kendini sözlü olarak ifade edebilmesi beklenmektedir. Bu sebeple, yabancı dil olarak Türkçe sınıflarında, öğrencileri bu hedefe ulaştırmak için iletişimsel konuşma etkinliklerine yer verilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, yabancı dil olarak Türkçe derslerinde kullanılan İstanbul ve Yedi İklim A1 ve A2 düzeyi ders kitapları, konuşma etkinliklerinin bulunma sıklığı ve iletişimsel olup olmadığı açısından incelenmiştir. Bu inceleme sonunda Yabancı Dil Olarak Türkçe derslerinde İletişimsel Dil Öğretimi prensipleriyle hazırlanmış konuşma etkinliklerinin yetersiz olduğu görüşüne varılmıştır. Bu çalışmanın amacı, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kullanmak amacıyla, A1 ve A2 düzeyleri için iletişimsel konuşma etkinlikleri önermektir. Alanda eksik olduğu düşünülen bu materyaller aracılığıyla, öğrenenlerin eğlenerek öğrenmesi, gerçek hayata yakın durumları tecrübe etmesi, konuşma kaygılarının üstesinden gelmesi ve hedef dilde kendilerini sözlü olarak ifade edebilmeleri hedeflenmektedir.

Dil öğretimiKonuşmaKonuşma becerisi+6
Buket Tanju
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlerin motivasyonları

Günümüzde dünya üzerinde birçok insan internetin gelişmesiyle birlikte rahatlıkla birbirleriyle iletişim kurabilmekte ve etkileşimler oluşmaktadır. İletişim kurulan her topluluk insana bir şeyler katmakta ve insanı bir adım öne taşımaktadır. İnsanlar iletişim kurmak için dile ihtiyaç duymaktadır. Globalleşen dünyada diğer ülkelerle birçok yönden etkileşim halindeyiz. Bu durum yabancı dil öğrenimini bir ihtiyaca dönüştürmüştür. Bu alanda Türkiye de oldukça fazla göç almakta ve Türkçe öğrenilen yabancı diller arasında önemli bir yer tutmaktadır. YÖK verilerine bakıldığında günümüzde 2018 yılı itibariyle 125138 yabancı uyruklu öğrenci yükseköğrenimini tamamlamak için ülkemize gelmiştir. Ülkemize gelen bu öğrencilerin iletişim kurmak ve toplumsal değerleri, yaşantıları ve inanışları yani kültürel faaliyetleri anlayabilmeleri için Türkçeyi öğrenmeleri neredeyse zorunlu hale gelmiştir. Ancak her birey harekete geçmek için motivasyona ihtiyaç duyar. Dil öğrenmek de çabalamayı, harekete geçmeyi gerektirir. Bu çalışmada yabancı ülkelerden gelen bu öğrencilerin Türkçeyi öğrenme motivasyonları incelenmiştir. Öğrencilerin motivasyonları, motivasyon kaynakları ve motivasyon sorunları olmak üzere iki bakımdan ele alınmıştır. Bu amaç doğrultusunda bir anket oluşturulmuş ve 100 tane öğrenciye uygulanmıştır. Uygulanan anket verileri betimsel yöntem kullanılarak analiz edilmiştir. Anket verileri neticesinde öğrencilerin bütünleştirici motivasyona sahip oldukları tespit edilmiş ve anket sonuçları doğrultusunda son bölümde öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi, Motivasyon

Dil öğrenimiMotivasyonTürkçe+5
Ebru Kavi
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlerin dilsel metaforları işlemleme süreci

Dilin önemli söz varlıklarından olan dilsel metaforlara ilgi eski çağlardan beri vardır. Ancak belli bir zamana kadar metaforları, sadece, edebî kaygıyla üretilmiş dilsel ürünler olarak gören anlayış, Kavramsal Metafor Kuramı ile birlikte değişmiştir. Bu kuram, metaforların yerinin dil değil zihin olduğunu ve metaforların zihinde geçirdikleri işlemler sonucu üretildiklerini ortaya koymuştur. Bu nedenle, bu çalışma orta düzey Türkçe bilen yabancı dil konuşurlarının yabancı dil olarak Türkçedeki metaforları nasıl işlemlediklerini görmek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla metaforların işlemlenme sürecini test etmek üzere dilsel metaforlar, düz anlamlı ifadeler ve bozuk ifadelerden oluşan bir deney seti hazırlanmıştır. Deneyde uyaran sunumu E-prime 2 yazılımı aracılığı ile yapılmıştır. Arapça anadili konuşurlarından oluşan D2 grubu ve Türk katılımcılardan oluşan D1 grubuna uygulanan deney ile katılımcıların metaforları doğru/yanlış yargılamalarına bakılmış ve okuma hızları ölçülmüştür. Sonuçlarda, metafor tipleri arasında gruplardan bağımsız olarak anlamlı bir farklılık oluştuğu görülmüştür. Metaforiklik açısından bakıldığında ise kalıplaşmış metaforlar ile düz anlamlı ifadeler arasında ve yeni metaforlar ile bozuk ifadeler arasında anlamlı farklılık oluşmazken her iki grup kalıplaşmış metaforlar/ düz anlamlı ifadeler ve yeni metaforlar/ bozuk ifadeler arasında anlamlı bir farklılık oluştuğu görülmüştür. Doğruluk açısından bakıldığında ise gerek gruplar arasında, gerek dört koşul arasında, gerekse de metafor tipleri arasında anlamlı bir farklılık oluştuğu görülmüştür Bu sonuçlar, D2 grubunun Türkçe metafor bilgilerinin yabancı dil düzeylerine göre daha az geliştiğini ve yeterli olmadığını göstermektedir.

Dil öğrenimiDil öğrenme yöntemleriMetaforik algı+5
Sümeyra Özkan
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yabancı dil öğretmenlerinin özyeterlilik algılarındaki farklılıklar

Toplumu şu an ve gelecekte şekillendiren, yaşantılarımıza yön veren ve bizi birey olarak etkileyen en önemli etkenlerden birisi eğitimdir. Eğitim süreçlerinin başarılı olması öğrenciye ve öğrencinin sahip olduğu kişisel özelliklerin yanı sıra çabalama ve güdülenme gibi etkenlere bağlı olmakla birlikte öğretmenlerin genel başarı üzerinde etkisi daha büyüktür. Bu açıdan öğretmenlerin çağa ayak uydurabilmeleri ve gereken tüm 21inci yüzyıl beceri ve bilgi birikimini elde bulundurmaları gerekmektedir. Yabancı dil eğitiminde öğretmenlerin oynadığı rol sınıfa yeni bir kültür ve yeni bir kimlik oluşturma şartlarının da getirilmesiyle daha da fazla önem kazanmaktadır. Bu açıdan öğretmenlerin sahip olması gereken yeterliliklerin payı eğitimin genel başarısı üzerinde daha da fazla söz söylemektedir. Öğretmenlerin tümünün ortak yeterlilikler sergilemesi istenen eğitim hedeflerine ulaşmada bütünlük sağlayacaktır. Bu bilgiler ışığında Türkiye'de yabancı dil öğreten bireylerin mesleklerinde başarılı olmak için sahip olmaları gereken özyeterlilikleri incelenerek var olabilecek farklılıklara değinilmiştir. Bu amaçla toplam 151 yabancı dil öğretmenine kişisel bilgiler, genelleştirilmiş kişisel özyeterlilik ve öğretmen özyeterliliği hakkında sorular içeren veri toplama araçları dağıtılarak cevapları toplanmış ve analiz edilmiştir. Yapılan araştırmalarda yabancı dil olarak Türkçe öğretmenlerinin İngilizce öğretmenlerine kıyasla daha yüksek öğretmenlik özyeterliliği algısı ile karşı çıkıldığında kendini kabul ettirebilme alt yeterliliğine sahip olduğu sonucu elde edilmiştir. Kadın yabancı dil öğretmenlerinin daha yüksek öğretmenlik özyeterlilikleri olduğu; bunun yanında erkek yabancı dil öğretmenlerinin beklenmeyen durumlarda nasıl davranılacağını bilme ve karşı çıkıldığında kendini kabul ettirebilme alanlarında daha yüksek özyeterlilik algıları olduğu görülmüştür. Ayrıca 21-35 yaş grubundaki yabancı dil öğretmenlerinin daha yüksek öğretmen özyeterliliği ile daha yüksek seviyede idari sorunlarla başa çıkabilme, yeni durumlarda nasıl davranacağını bilme ve kişisel tasarılarını gerçekleştirme konularında daha yüksek özyeterlilik algıları olduğu tespit edilmiştir. Lisans anabilim dalının kişinin özyeterliliğine katkısı yabancı dil öğretmenlerinde daha yüksek özyeterlilik ile ilişkisi olduğu görülmüş; Dil ve Edebiyat, Tercümanlık, Dilbilim vb. gibi alanlardan mezun olan yabancı dil öğretmenlerinin daha yüksek özyeterlilik seviyeleri tespit edilmiştir. Ayrıca anadilini yabancı dil olarak öğretmenin bireylerin zorlayıcı öğrencilerle ders içeriğini öğretebilme açısından daha yüksek özyeterliliğe yol açtığı görülmüştür. Mesleki tecrübenin özyeterliliğe katkısı olumlu yönde tespit edilmiştir, sonuçlara göre toplam öğretmenlik süresi arttıkça öğretmenlik özyeterliliği algısı da artmaktadır. Kişilerin kişisel özyeterlilikleri ile öğretmen özyeterlilikleri arasında olumlu bağıntıya rastlanmıştır. Son olarak eğitim seviyesi arttıkça öğretmenlerin özyeterlilik algılarının da daha yüksek seviyelerde olduğu görülmüştür. Araştırma sonucunda Türkiye'de yabancı dil olarak öğretmenlik yapan bireyler arasında öğretilen dil, katılımcıların yaşı, cinsiyeti, mezun olunan anabilim dalı, öğretilen dilin anadilleri olup olmaması, toplam öğretmenlik tecrübesi ve eğitim seviyeleri değişkenlerinin anlamlı düzeyde özyeterlilik algılarına sebep olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: özyeterlilik, öğretmen özyeterliliği, yabancı dil eğitimi, 21inci yüzyıl becerileri, öğretmen eğitimi.

Mesleki yeterlilikYabancı dilYabancı dil eğitimi+4
Baran Arış
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00