
13
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Aile eğitimi kurslarının yetişkin eğitimi bağlamında etkililiğinin değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, Aile Eğitimi Programları kapsamında verilen kursların, katılımcı ebeveynlerin anne babalık davranışlarını ve becerilerini geliştirmesindeki katkılarının tespit edilmesi ve bu kursların yetişkin eğitimi açısından etkililiğinin değerlendirilmesidir. Bu nedenle çalışmada, eğitimci ve kursiyer anne-babaların konu ile ilgili düşünce ve görüşleri belirlenerek değerlendirilmiş ve önerilerin geliştirilmesi hedeflenmiştir. Araştırmada Bartın ilinde Aile Eğitimi Kursları eğitimi veren 8 eğitici ve bu kurslara katılıp, başarı ile tamamlayan 25 kursiyer anne-baba olmak üzere toplam 33 kişi ile çalışılmıştır. Araştırma için gerekli veriler, eğitimciler ve kursiyer anne-babalara yönelik olarak ayrı ayrı geliştirilen yarı yapılandırılmış "Eğitimci Görüşme Formu" ve " Kursiyer Görüşme Formu" kullanılarak görüşme tekniğiyle toplanmıştır. Eğiticilerle ve kursiyer ana babalar ile yapılan görüşmeler anında not edilerek, veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler araştırma amaç ve alt amaçları doğrultusunda betimsel ve içerik analizi kullanılarak yorumlanmıştır. Veriler yorumlanırken eğitici ve kursiyer ana babaların doğrudan ifadelerine yer verilmiştir. Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlar, eğitici bulgularına ilişkin ve kursiyer bulgularına ilişkin sonuçlar olarak iki başlık altında toplanmıştır. Eğiticiler, aile eğitimi kurslarını gerekli görmekte, kursiyer sayılarını yetersiz bulmaktadırlar. Bunun en önemli nedeni olarak, kurs tanıtımının yeterince yapılmaması ifade edilmektedir. Eğiticiler baba katılımını yetersiz, kursiyerlerin devamsızlığını fazla bulmaktadır. Eğiticiler eğitim-öğretim süreçlerinde, farklı etkinlikler kullandıklarını düşünmekte, ancak kursiyerler etkinlikleri yetersiz bulmaktadır. Eğiticilerin, kurs başlangıcında ve sonunda, ana babaların hazır bulunuşluk durumlarını ölçmedikleri ifade edilmiştir. Çoğunlukla eğiticiler tarafından, ev ziyaretleri yapılmamıştır. Kursiyerler aile eğitimi kurslarını gerekli fakat yetersiz bulmuşlardır. Kursların, etkili iletişim becerilerinin geliştirilmesinde etkili olduğu düşünülmektedir. Kursiyer ana babaların teknolojik araç gereçleri kullandıkları, fakat kurslarda kullanılan araç gereçleri yetersiz buldukları görülmektedir. Kursiyerlerin, öğrenme-öğretme süreçlerinde kullanılan etkinlikleri yetersiz buldukları görülmüştür. Ana babaların genellikle çocuklarının akademik alanda başarı göstermesini hedefledikleri düşünülmektedir. Kursların tekrarlarının yapılmasını istemektedirler. Sonuç olarak araştırmada, aile eğitimi kurslarının, araştırma grubunca önemsendiği, yaygınlaştırılması, hatta zorunlu tutulmasının düşünüldüğü, ancak anne baba katılımına ilişkin bir takım sorunlara çözümler bulunması gerektiği görülmüştür. Araştırmada, aile eğitimi kursları yetişkin eğitimi açısından ele alınacak olup, bu yönüyle alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Aile, Yetişkin Eğitimi, Aile Eğitimi Programı, Yaşam BoyuÖğrenme
Üniversite öğrencilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile özyeterlik algıları arasındaki ilişki
Bu çalışmanın temel amacı Bartın Üniversitesi'nde öğrenim görmekte olan öğrencilerinin demografik özellikleri (cinsiyet, sınıf, fakülte/yüksekokul, anne-babanın eğitimi, anne-babanın mesleği, gelir düzeyi ve serbest zaman etkinlikleri) doğrultusunda yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile özyeterlik algıları arasındaki ilişkiyi belirlemektir.Araştırma ilişkisel bir tarama modelidir. Araştırmanın çalışma grubunu 2014-2015 akademik yılında Bartın Üniversitesi'nin farklı fakültelerinde/yüksekokulunda lisans programlarına devam eden 1. ve 4. Sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Çalışma grubu uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir.Araştırmada 529 öğrenciden veri toplanmış, 59 katılımcının kişisel bilgilerini ve ölçek maddelerini eksik doldurduğu tespit edilmiş olup bu katılımcıların yanıtları geçersiz sayılarak 470 katılımcının doldurduğu veriler değerlendirmeye alınmıştır.Araştırmada verileri toplamak için Kişisel Bilgi Formu, Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimi Ölçeği ve Genellenmiş Özyetkinlik Beklentisi Ölçeği kullanılmıştır. Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimi Ölçeğinin Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı 0,90, Genellenmiş Özyetkinlik Beklentisi Ölçeğinin ise 0,83 olarak bulunmuştur. Araştırmanın verileri SPSS-22.0 paket programı ile analiz edilmiş, verilerin çözümlenmesinde Kruskal-Wallis H, Mann Whitney U ve Spearman Brown testi kullanılmıştır.Araştırma sonuçlarına göre üniversite öğrencilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri yüksek düzeydedir.Yaşam boyu öğrenme eğilimi araştırmanın demografik değişkenleri açısından incelendiğinde cinsiyet, baba mesleği ve serbest zaman etkinlikleri içerisinde yer alan kitap okuma ve televizyon izleme etkinliklerinde anlamlı bir farklılık bulunmuştur.Bu anlamlı farklılıkların; cinsiyete göre kızların lehine olduğu, baba mesleğine göre muhasebeci olanların lehine olduğu ve serbest zaman etkinliklerine göre ise kitap okuyan ve televizyon izlemeyen üniversite öğrencilerinin lehine olduğu görülmüştür. Bununla birlikte üniversite öğrencilerinin özyeterlik algılarının da yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Özyeterlik algıları araştırmanın demografik değişkenleri açısından incelendiğinde cinsiyet, fakülte/yüksekokul ve serbest zaman etkinlikleri içerisinde yer alan kitap okuma ve sinemaya gitme etkinliklerinde anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Anlamlı farklılıkların; cinsiyete göre erkeklerin lehine olduğu, fakülteye/yüksekokuluna göre Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nun lehine olduğu ve serbest zaman etkinliklerine göre ise kitap okumayan ve sinemaya giden üniversite öğrencilerinin lehine olduğu görülmüştür.Üniversite öğrencilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile özyeterlik algıları arasında ise pozitif ve aynı yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Üniversite öğrencilerinin özyeterlik algıları arttıkça yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin de artacağı söylenebilir. Araştırma sonuçlarından yola çıkılarak, üniversite öğrencilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimlerini güçlendirmek ve özyeterlik algılarını artırmak amacıyla, üniversitelerde yaşam boyu öğrenme kavramı, süreci, yaşam boyu öğrenmenin insan hayatındaki önemini anlayabilmelerini sağlayacak programlar düzenlenebilir, üniversitelerin sürekli ve uzaktan eğitim merkezlerinin düzenlediği etkinliklerinin sayısı ve çeşidi arttırılabilir. Anahtar Kelimeler Yaşam Boyu Öğrenme, Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimi, Özyeterlik Algısı, Üniversite Öğrencisi.
Ceza infaz kurumlarında verilen eğitim faaliyetlerinin yaşam boyu öğrenme açısından değerlendirilmesi: Zonguldak ili örneği
Eğitim, bireylerin dil, zihinsel, sosyal ve duygusal becerilerini geliştirme sürecidir. Bu anlayış cezaevlerindeki eğitim için de söz konusudur. Eskiden eğitim denilince cezaevlerindeki düzeni sağlamaya katkı getirici eğitim anlaşılıyordu. Oysa günümüzde eğitimle mahkûmların dil ve zihinsel becerilerini geliştirme, değer ve tutumlarını değiştirerek topluma kazandırma ve geleceklerine yön verme üzerinde durulmaktadır. Mahkûmlara cezaevi sonrası iyi bir yaşam kurmaları için gerekli becerileri kazandırma, geliştirme ve toplumla bütünleşmesini sağlama çalışmalarına öncelik verilmektedir. Böylece mahkûmları hapsetme, cezalandırma, yalnızlaştırma, caydırma ve toplumdan uzaklaştırma anlayışından vazgeçilmektedir. Bu araştırmada Zonguldak Ceza infaz kurumundaki tutuklu ve hükümlülere verilen eğitim faaliyetleri yaşam boyu öğrenme açısından değerlendirilmiştir. Hükümlü ve tutuklulara sunulan eğitim faaliyetleri, temel eğitim, mesleki eğitim, dini eğitim, sosyal ve kültürel etkinlikler, kütüphane ve kitaplık faaliyetleri olmak üzere beş başlık altında toplanmıştır. Araştırmanın örneklemi Beycuma, Devrek ve Karadeniz Ereğli Ceza İnfaz Kurumunda kalan 231 kişiden oluşmuştur. Araştırma sonunda hükümlülerin ' ''Dini Eğitim '' faaliyetlerini diğer faaliyetlere göre daha yeterli buldukları ancak ''Temel Eğitim'', ''Mesleki Eğitim, '' Sosyal Kültürel Faaliyetler'', Kütüphane ve Kitaplık faaliyetlerini kısmen yeterli buldukları ortaya çıkmıştır. Bu durum hükümlülerin toplumsal yaşama katılımlarını sağlayacak eğitim ve meslek edindirme kurslarının, günümüz ihtiyaçları ve yaşam boyu öğrenme doğrultusunda yeniden düzenlenmesi gerektiğini göstermiştir. Eğitim faaliyetlerine ilişkin hükümlülerin görüşleri, ceza infaz kurumuna giriş sayısı, yaş, medeni durum ve eğitim durumuna göre karşılaştırılmış ancak anlamlı farklılıklar bulunamamıştır. Yaşam boyu öğrenmeyi geliştirmek için ceza infaz kurumlarında daha farklı eğitim çalışmaları, araştırma ve projelerin yapılması önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ceza infaz kurumu, eğitim öğretim, topluma kazandırma, yaşam boyu öğrenme
The analysis of life long learning tendencies of teachers in terms of some veriables
The aim of this research is to analyse the life-long learning tendencies of teachers in terms of some variables. Screening model has been used in the research. The population of the research consists of the pre-school, elementary, secondary, and high school teachers in Mardin city centre, while the sample comprises of 1483 teachers who have worked in Mardin city centre in the 2015-2016 years of education. The data for the research have been obtained from the personal details forum which has been developed by the researcher and from the "Scale for Life-Long Learning Tendencies", which has been developed by Diker Coşkun (2009). SPSS-22.0 packaged software has been used for the data obtained to be analysed. Descriptive statistics have been used so as to determine the scores of teachers' tendencies related to life-long learning; and to find out if these scores present meaningful differences in accordance with variables has been used Mann Whitney U test in two independent categories, and Kruskal Wallis H test in three or more ones, for the groups did not present normal distribution. Following the comparisons has been figured out the source of the difference by using Mann Whitney U test as a result of attaining a meaningful difference. The following results have been attained: - Life-long learning tendencies of the teachers are of high level. -Motivation, persistence, deprivation in organising learning and curiosity are of low level while life-long learning tendencies are of high stages. -In terms of gender variable, there is no meaningful difference with teachers' life- long learning tendencies. - There is meaning meaningful difference with life-long learning tendencies of teachers' considering their branches. According to research findings, the teachers of English, geography, art, pre-school and social studies show higher life-long learning tendencies compared to other branches while German exclusively; Arabic, biology, technology and design, physical education, chemistry, music, physics, education of religion and ethics teachers show lower life-long learning tendencies compared to all the other branches. -Considering teachers' professional seniority variable, there is no meaningful difference in their life-long learning tendencies. - Considering the school worked for variable, there is meaningful difference in life- long learning tendencies of teachers. Research findings show that high-school teachers attain lower scores of life-long learning tendencies compared to pre-school, elementary and secondary school teachers. - There is meaningful difference in life-long learning tendencies of teachers considering their wishes for taking master degree, taking part in courses, seminars and symposiums related to their individual and professional development. - While there is no meaningful difference in life-long learning tendencies of teachers considering their motivation, deprivation in organising learning, lack of curiosity in terms of gender or professional seniority; there is substantive difference in their life-long learning tendencies considering branches, school worked for; wish for doing master degree, taking part in individual and professional development courses, seminars and symposiums. Besides, there is no meaningful gender-related difference considering persistence, while there is, including professional seniority, meaningful difference regarding all other variables. Key Words Life-long learning, life-long learning tendencies, motivation, persistence, organising learning, curiosity, teacher.
Bartın Üniversitesi lisansüstü eğitim öğrencilerinin yaşam boyu öğrenmede anahtar yeterliklere sahip olma düzeyleri
Bu araştırmanın temel amacı, lisansüstü eğitim öğrencilerinin yaşam boyu öğrenmede anahtar yeterliklere sahip olma düzeylerini belirlemektir. Araştırmada tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2014-2015 Eğitim Öğretim yılında Bartın Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Fen Bilimleri Enstitüsü ve Sosyal Bilimler Enstitüsünde yüksek lisans öğrenimine devam eden öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklemi ise bu öğrenciler arasından basit tesadüfi yöntemle seçilen 262 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Şahin, Akbaşlı ve Yanpar Yelken (2010) tarafından geliştirilen " Yaşam Boyu Öğrenme Anahtar Yeterlikleri Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Ölçekten elde edilen verilerin aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri belirlenmiş, bağımsız değişkenler arasındaki farkı karşılaştırmak için Mann Whitney U testi ve Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda lisansüstü eğitim öğrencilerinin yaşam boyu öğrenme anahtar yeterliklerinin "Katılıyorum" düzeyinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar yeterliklerin cinsiyet değişkenine göre sadece ana dilde iletişim yeterliğinde, kadın öğrenciler lehine anlamlı farklılık gösterdiği, diğer yeterlik alanlarında ve ölçeğin genelinde cinsiyete göre anlamlı farklılık bulunmadığı görülmüştür. Lisansüstü eğitimde bulunulan aşama değişkeni açısından sadece ana dilde iletişim yeterliğinde tez aşamasında bulunan öğrenciler lehine anlamlı fark bulunduğu, anahtar yeterliklere sahip olma düzeyi açısından en iyi durumda olan fen bilimleri enstitüsü en düşük düzeyde ise sosyal bilimler enstitüsü öğrencileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Kadınlarda yoksulluğun görünümü ve yaşam boyu öğrenmeye etkisi
Yoksulluk ve yoksulluk oranları her ülkede farklı olmakla beraber her insanı da farklı etkilemektedir. Yoksulluktan en çok etkilenen kadınlar ve çocuklar olmaktadır. Bu çalışmada kadınlarda yoksulluğun yaşam boyu öğrenmeye etkileri araştırılmıştır. Bu amaçla Bartın Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfından yardım alan 60 kadına ulaşılmış, bunların eğitim ve yaşam boyu öğrenme durumları incelenmiştir. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilen "Kadınlarda Yoksulluğun Yaşam Boyu Öğrenmeye Etkileri " ile ilgili anketten elde edilmiştir. Anketin güvenirliğini saptamak amacıyla gerçekleştirilen ön uygulama sonucunda güvenirlik (cronbachalpha) katsayısı 0, 913 olarak bulunmuştur. Verilerin analizi için SPSS paket programı kullanılmıştır. Elde edilen veriler araştırmanın amaç ve alt amaçları doğrultusunda betimsel ve içerik analizi kullanılarak yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre örnekleme alınan kadınların çoğunluğunun hem yoksul hem de eğitim düzeyinin de düşük olduğu görülmüştür. Büyük bir kısmı çalışmamakta ve sağlık hizmetlerinden yeterince faydalanamamaktadır. Yoksul kadınların kendilerini geliştirebilecek kurs ve toplantılara katılmadığı ve geleceğe umutla bakmadığı ortaya çıkmıştır. Eğitimden yoksun olan kadınların yaşam boyu öğrenme imkânlarından da yoksun olduğu ve yaşam boyu öğrenme çabalarının düşük olduğu görülmektedir. Araştırma sonunda kadınlarda yoksulluğun önlenmesi ve yaşam boyu öğrenme fırsatları sağlanması hakkında bazı öneriler getirilmiştir.
Yaşam boyu öğrenme bağlamında kamu spot göstergeleri hakkında üniversite öğrencilerinin görüşlerinin incelenmesi (Bartın Üniversitesi örneği)
Bu araştırmanın amacı, yaşam boyu öğrenme bağlamında kamu spot göstergeleri hakkında üniversite öğrencilerinin çeşitli değişkenlere göre görüşlerini incelemektir. Spotlar içerisinde bireylere verilmek istenen mesajların ve bilgilendirmenin istenilen düzeyde hedef kitleye ulaşabilmesi ve kurgusal yapıyla oluşturulmuş mesaj ile alıcı arasındaki algılanışta asimetrik bir yapının varlığının incelenmesi çok önemlidir. Bir bilinç yaratmayı ve toplumsal bilinci arttırmayı amaçlayan kamu spotları ve yaşam boyu öğrenme kavramı açısından bu araştırma önem taşımaktadır. 2015-2016 akademik yılında Bartın Üniversitesi'nde farklı fakültelerde öğrenim gören 915 lisans öğrencisi araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmada, evrenden her bir örneklemin eşit olasılıkla seçilmesi temeline dayanan basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile örneklem belirlenmiştir. Bu araştırmada kamu spot göstergelerinin yaşam boyu öğrenmeye katkısı ile ilgili üniversite öğrencilerinin görüşleri alınmıştır. Görüşler, geliştirilen bir anket ile nicel olarak ve seçilen katılımcılara yapılan görüşmeler ile nitel olarak eş zamanlı elde edilmiştir. Hazırlanan anket, 915 lisans öğrencisine gerekli izin alınarak araştırmacı tarafından uygulanmıştır. İstatistiksel verilerin derlenmesi ve analizi için IBM SPSS 22.0 yazılımı kullanılmıştır. Veriler non-parametrik analizler gerçekleştirilerek betimlenmiştir. Nitel çalışmada, hazırlanan görüşme formu ile yaşam boyu öğrenme, kamu spotları ve "Kitap okuma kültürü" konulu kamu spotu hakkında katılımcıların bilgi, görüş ve önerilerini ortaya koymak ve konuların kendi aralarındaki ilişkileri açıklamak amaçlanmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlatılan kitap okuma kültürü kamu spotu, eğitim ve yaşam boyu öğrenme kavramlarına yakınlığından dolayı uygulamalarda örnek olarak seçilmiştir. Bu kamu spotunun kavramsal yapısının iletişim disiplini ile ilişkili kavramlarla ifade edilebilmesi için hazırlanmış olan kamu spotunun göstergebilim analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonucunda, kamu spotlarının az sayıda yayınlanması, etkileyici olmaması, kitle iletişim araçlarının genelinin etkin kullanılmaması sonuçlarının yanında; cinsiyete, öğrenme sürecine, öğrenim gördüğü fakülteye göre, katkısının farklılık göstermesine yönelik dikkat çekici sonuçlara ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kamu spotu, kamusal tebliğ duyurusu, yaşam boyu öğrenme, göstergebilim.
Yerel gazetelerin yaşam boyu öğrenmeye katkılarının değerlendirilmesi (Bartın ili örneği)
Bu araştırmanın amacı Bartın ilindeki yerel gazetelerde, okurların yaşam boyu öğrenmelerine katkı sağlayan haberlerin belirlenerek okur görüşlerine göre, yerel gazetelerin yaşam boyu öğrenmeye katkılarının değerlendirilmesidir. Araştırmada karma araştırma desenlerinden yakınsayan paralel desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel araştırma aşamasında tarama modeli, nitel araştırma aşamasında ise olgubilim deseni kullanılmıştır. Araştırmanın yerel gazeteler ile ilgili evrenini, 2014 yılında Bartın İlinde günlük olarak yayımlanan Bartın Halk, Hergün, Manşet, Pusula ve 74 Haber oluşturmuştur. Bartın İlinde yerel gazete okurları olarak 160 kadın ve 271 erkek ise araştırmanın diğer bir evrenini oluşturmuştur. Araştırmanın nitel boyutunda görüşme yapılacak okurların belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu bağlamda Bartın İlinde kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan 42 kişi belirlenmiştir. Nicel verilerin toplanabilmesi için kişisel Bilgi Formu ile birlikte araştırmanın amaçları doğrultusunda araştırmacı tarafından "yerel gazetelerin yaşam boyu öğrenmeye katkısına yönelik anket" hazırlanmıştır. Nitel verilerin toplanabilmesi için ise Yerel gazetelerin, yaşam boyu öğrenmeye katkısına yönelik okur görüşlerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. Anket yoluyla toplanan nicel verilerin analizinde betimsel istatistiklerden yararlanılmış ve analiz için SPSS 20.0 yazılımı kullanılmıştır. Araştırmanın nitel bölümünde görüşmelerden elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile incelenmiştir. Bartın İlindeki günlük yerel gazetelerde sağlık, eğitim, sosyo-kültürel, çevre, iş gücü piyasası ve istihdam haberlerinin yayımlanma sıklığı içerik analizi teknikleri içerisinde yer alan frekans analizi yöntemiyle taranmıştır. Verilerin analizi bölümünde yerel gazetelerin yaşam boyu öğrenmeye katkısına ilişkin okurların görüşlerinin bulunmasına yönelik değişkenler arasında oluşabilecek farklılıkların tespit edilebilmesi için Mann-Whitney U ve Kruskal Wallis testleri yapılmıştır. Hangi guruplar arasında anlamlı fark olduğunu belirlemek amacıyla ise Bonferroni düzeltmesi uygulanmıştır Cinsiyet, eğitim durumu, unvan ve çalışılan kurum, yel gazeeyi okuma sıklığı ve süresi değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Araştırmada yerel gazetelerin kısıtlı imkânlarla ve çok yeterli olmayan eğitim, sağlık, çevre, sosyo-kültürel yaşam, istihdam ve işgücü haberleri noktasında dahi olsa kamu kurumlarına ve çalışanlarına ulaşabilmesi sayesinde okurlarının yaşam boyu öğrenmelerine katkı sağlayabildiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Yaşam boyu öğrenme, algın eğitim, gazete, yerel gazete, haber, okur.
Tarihi dizilerle yaşam boyu öğrenme algısı (Bartın ili örneği)
Bu araştırmanın amacı, ortaokul ve lise son sınıf öğrencilerinin tarihi dizilerle yaşam boyu öğrenmelerinin değerlendirilmesidir. Araştırmada karma yöntem (mix medhod) desenlerinden yakınsayan (paralel) desen kullanılmış, çalışmanın nicel ve nitel kısmı eş zamanlı uygulanmıştır. Araştırmanın nicel kısmında tarama deseni kullanılmış ve araştırmacı tarafından araştırmaya uygun ölçek geliştirilerek uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini Bartın İli ortaokul ve ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören 8. ve 12 sınıf öğrencileri; örneklemini ise 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Bartın İli ortaokul ve ortaöğretim kurumlarında 8. ve 12 sınıfta öğrenim gören 1049 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın verileri araştırmacının geliştirdiği kişisel bilgi formu, televizyon izleme durumu formu ve "Tarihi Dizilerle Yaşam Boyu Öğrenme Ölçeği" ile elde edilmiştir. Elde edilen verilerin analizi için SPSS-22.0 paket programı kullanılmıştır. Öğrencilerinin tarihi dizilerle yaşam boyu öğrenmesine ilişkin puanlarını bulmak için betimsel istatistikler; bu puanların değişkenlere göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğini tespit etmek için, Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Karşılaştırmalar sonrasında anlamlı bir fark çıkması sonucunda Mann Whitney U testi ve Bonferroni düzeltmesi ile farkın kaynağı tespit edilmiştir. Araştırmanın nitel kısmında ise (fenemonoloji) olgu bilim deseni kullanılmıştır. Kolay ulaşılabilir örneklem ile seçilen bir ortaokul ve bir ortaöğretim kurumundan amaca uygun tarihi dizileri izleyen 22 öğrenci, ölçüt örneklem ile seçilmiş ve araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ile öğrencilerin görüşleri alınarak NVIVO 11Plus programı ile içerik analizi yapılıştır. Araştırmaya ilişkin şu sonuçlara ulaşılmıştır: - Ortaokul 8. sınıf ve ortaöğretim 12. sınıf öğrencilerinin tarihi dizilerle yaşam boyu öğrenmeleri orta düzeydedir (x2=2,88). Tarihi dizileri izleyerek tarih bilgisi edinme yönüyle kendilerini geliştirmeye istekli oldukları, tarihi dizilerle yaşam boyu öğrenmenin önemli bir boyutu olan tarihsel düşünmenin ve bunun belirleyicisi olan tarih bilincinin öğrencilerde oluştuğu söylenebilir. - Tarihi Dizilerle Yaşam Boyu Öğrenme Ölçeği'nin alt boyutlarına göre, öğrencilerin tarihi dizilerle yaşam boyu öğrenmeleri, tarih bilgisi (x2=3,20), tarih bilinci (x2=2,93), tarihsel düşünme (x2=2,88) ve öğrenmeyi öğrenme (x2=2,60) boyutlarında orta düzeydedir. - Tarihi dizilerle yaşam boyu öğrenmede cinsiyete göre erkekler lehine; okul türünde ortaokul öğrencilerinin lehine; anne eğitim düzeyinde önlisans mezunu olanlar lehine; günde 2-3 saat televizyon izleyenler lehine; tarihi dizileri izleyen öğrenciler lehine; iki-üç tarihi dizi izleyen öğrenciler lehine; "Diriliş Ertuğrul" dizisini izleyenler lehine anlamlı bir fark çıkmıştır. Sınıf, baba eğitim düzeyi, anne mesleği ve baba mesleği değişkenlerinde anlamlı bir fark yoktur. - Nitel sonuçlara göre; öğrencilerde tarihi dizilerin merak uyandırdığı, onların dizide geçen tarihi yer ve mekânlar hakkında bilgi sahibi oldukları bulunmuştur. Öğrenciler, tarihi konuları araştırarak dizide geçen ve daha önce bilmedikleri tarihi karakterleri, olayları öğrenerek bir anlamda öğrenmeyi öğrenmektedirler. Tarihi dizilerde geçen olay akışı öğrencilerin zihninde tarihi olayların kronolojik bir sıra içerisinde yer etmesine katkı sağlamaktadır. Öğrenciler tarih bilgisi edinerek öğrendiklerini anlamlandırabilmekte ve çevrelerine aktarabilmektedir. Bu bağlamda öğrenciler, tarihi dizilerle edindikleri yeni bilgi ve becerileri hem kendi yaşamlarına transfer edebilmekte hem de çevresiyle paylaşarak bu bilgi ve becerilerin yayılmasına katkıda bulunmakta ve böylece yaşam boyu öğrenmeleri zenginleşmektedir. Araştırma sonucunda, televizyonun programlar yoluyla informal (algın) öğrenmede önemli bir rolü olduğu için, bu rol ve görevlerin farkında olunarak dizilerin yayınlanması ve izleyicilere verilmek istenen tarihi mesajların düzenlenmesi önerilmiştir.
Yaşam boyu öğrenme bağlamında mental aritmetik eğitiminin öğrenci başarısına etkisi
Bu araştırmanın amacı yaşam boyu öğrenme bağlamında mental aritmetik eğitiminin öğrenci başarısına etkisini incelemektir. Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Araştırma Bartın Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü 1. sınıf öğrencilerinden istekli olan 20 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Deney ve kontrol grupları 10'ar kişiden oluşmaktadır. Deney grubundaki öğrencilere 8 hafta mental aritmetik eğitimi verilmiştir. Veriler, geliştirilen başarı testi, bilgisayar programı ve görüşme formu ile elde edilmiştir. Verilerin çözümlenmesi aşamasında çalışma grubunun küçük olmasından dolayı verilerin analizinde nonparametrik testlerden Friedman, Mann Whitney U ve Wilcoxon testleri kullanılmıştır. Görüşme formunda öğrencilerin verdikleri yanıtlar ise içerik analizi sonucunda gruplanarak yorumlanmıştır. Yapılan analizler sonucunda deney ve kontrol gruplarının problem çözme başarılarının oldukça iyi düzeyde olduğu, yavaş işlemleri yapmada daha başarılı oldukları, Mental aritmetik eğitiminin problem çözme başarıları ve işlem yapma hızları üzerinde herhangi bir etkisinin bulunmadığı belirlenmiştir. Her iki gruptaki öğrencilerin yavaş işlemleri yapma başarılarının çalışma öncesinde daha yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Deney grubuna araştırma kapsamında verilen Mental Aritmetik Eğitimine ilişkin öğrenci görüşleri incelendiğinde; öğrencilerin daha çok kişisel gelişimleri için eğitime katılmak istedikleri, öğretmenlik yaşantılarına başladıklarında eğitimi uygulamayı ve bunu konuda kendilerini eğitmek ve geliştirmek istedikleri, eğitim öncesinde mental aritmetikle ilgili net bilgiye sahip olmadıkları, zihinsel işlem olarak bildikleri, eğitim sırasında eğlendikleri ve eğitimi faydalı bulup farklılık yarattığını düşündükleri, matematiği sevdirebilmek için faydalı olabileceğini düşündükleri, eğitim sonrasında işlem yaparken hız kazandıkları, okullarda da bu eğitimin verilmesi gerektiğini düşündükleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Beceri, Matematik, Mental Aritmetik, Problem Çözme, Matematik Öğretimi, Yaşam Boyu Öğrenme
Eğitim yöneticilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile bireysel yenilikçilik düzeylerinin incelenmesi
Bu tez çalışmasının amacı; Eğitim yöneticilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile bireysel yenilikçilik düzeylerini çeşitli değişkenlere (cinsiyet, yöneticilik tecrübesi, yaş ve eğitim düzeyi) göre inceleyerek, eğitim yöneticilerinin bireysel yenilikçilik düzeyleri ile yaşam boyu öğrenme eğilimleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada bu amaçla tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını 2015-2016 eğitim öğretim yılında Bartın ilinde görev yapan ve araştırmaya gönüllü olarak katılan 164 eğitim yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırma verileri araştırmacı tarafından geliştirilen ve katılımcılarla ilgili çeşitli demografik bilgileri elde etmek amacıyla kullanılan anket, eğitim yöneticilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimlerini tespit etmek amacıyla Diker Coşkun (2009) tarafından geliştirilen "Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimleri Ölçeği" ile eğitim yöneticilerinin bireysel yenilikçilik düzeylerini tespit etmek amacıyla Kılıçer ve Odabaşı (2010) tarafından Türkçeye uyarlanan "Bireysel Yenilikçilik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizi SPSS paket programı ile yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde betimsel istatistikler (standart sapma, aritmetik ortalama), parametrik testlerden t-testi ve ANOVA; non-parametrik testlerden Mann-Whitney U testi ve Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. İki ölçek arasındaki ilişkiyi belirlemede ise Spearman's rho korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda; araştırmaya katılan eğitim yöneticilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin ölçek orta puanının üzerinde olduğu, bireysel yenilikçilik düzeylerinin ise sorgulayıcı kategoride olduğu görülmektedir. Eğitim yöneticilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile bireysel yenilikçilik düzeyleri arasında pozitif yönde, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan eğitim yöneticilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin cinsiyete göre anlamlı farklılık gösterdiği ve kadın eğitim yöneticileri yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Eğitim yöneticilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin yöneticilik tecrübesine ve yaşa göre anlamlı farklılık olmadığı görülmüştür. Eğitim yöneticilerinin eğitim düzeyine göre yaşam boyu öğrenme eğilimlerinde anlamlı farklılık olduğu ve lisansüstü eğitim yapan eğitim yöneticilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Eğitim yöneticilerinin cinsiyete göre bireysel yenilikçilik düzeyleri arasında anlamlı fark olmadığı görülmüştür. Eğitim yöneticilerinin yöneticilik tecrübesine göre bireysel yenilikçilik düzeylerinde anlamlı fark olduğu ve yöneticilik tecrübesi arttıkça bireysel yenilikçilik puanlarının da arttığı görülmüştür. Eğitim yöneticilerinin bireysel yenilikçilik düzeylerinde yaşa göre anlamlı farklılık olmadığı görülmüştür. Eğitim düzeylerine göre eğitim yöneticilerinin bireysel yenilikçilik puanları arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Eğitim Yöneticisi, Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimi, Bireysel Yenilikçilik
Halk eğitimi merkezlerinin kursiyer görüşlerine göre değerlendirilmesi: Amasra Halk Eğitimi Merkezi örneği
Halk eğitimi, örgün eğitim çağı dışında kalan ve toplumun çoğunluğunu oluşturan yetişkinlerin, sürekli eğitime ihtiyaç duymaları nedeniyle önem taşımaktadır. Halk Eğitimi Merkezleri, topluma eğitim hizmetleri sunan en önemli eğitim kurumlarındandır. Bu bakımdan halk eğitimini, örgütlü, programlı, sistematik olarak yürüten Halk Eğitimi Merkezleri'nin kursiyer görüşlerine göre değerlendirilmesi önemlidir. Bu tez çalışmasının amacı Halk Eğitimi Merkezi kursiyerlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin incelenmesi ve çeşitli değişkenler (cinsiyet, yaş, eğitim ve mesleki durumu vb.) ile olan ilişkisinin belirlenmesidir. Bu amaçla tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma örneklemini 2015-2016 eğitim öğretim yılında Amasra Halk Eğitimi Merkezi'nde eğitim gören 2202 kursiyer arasından tesadüfi yöntem ile seçilen 150 kursiyer oluşturmaktadır. Araştırma verileri araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ve anketle elde edilmiştir. Geliştirilen anket güvenirliği Cronbach α değeri 0,81 olarak bulunmuştur. Elde edilen verilerin analizinde puan ortalamalarını karşılaştırmak için t-testi ve Anova (Varyans Analizi) kullanılmıştır. İkili analizlerde anlamlı farklılıkların hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek amacıyla yapılan Tukey HSD çoklu karşılaştırma testi yapılmıştır. Araştırma verilerinin analizi SPSS 21.0 programı ile yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre eğitim, mesleki ve gelir durumu değişkeninin kursiyerlerin Halk Eğitimi Merkezi'nin fiziksel durumu, eğitim öğretim süreci, yaşam boyu öğrenme boyutları üzerinde anlamlı bir farklılık olduğu görülürken, cinsiyet değişkeninin sadece fiziksel durum boyutunda anlamlı bir faklılık olduğu; yaş, medeni durum, katılınan kurs sayısı ve kurs programı, kurslardan haberdar olma durumuna göre, kursiyerlerin Halk Eğitim Merkezi'nin fiziksel durumu, eğitim öğretim süreci, yaşam boyu öğrenme boyutları üzerinde anlamlı bir farklılık olmadığı görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Halk Eğitimi Merkezi, Yaşam Boyu Öğrenme, Halk Eğitim
Yetişkinlerin hayatboyu öğrenme amaçlı video paylaşım sitelerini kabul ve kullanımlarının incelenmesi
Videolar yapıları itibariyle bireysel öğrenmede kullanışlılık bakımından oldukça önemli bir araç olarak kabul edilebilir. Sosyal medya içerisinde sunmuş olduğu hizmetler ve içeriklerle ön plana çıkan Youtube ise video paylaşım siteleri arasında en çok kullanılan ve tercih edilen sosyal ağlardan birisidir. Bu iki durum göz önüne alındığında, yaşam boyu öğrenme kapsamında yetişkinlerin yeni bir şeyler öğrenmek amacıyla Youtube sitesini kullanma ve kabul durumlarını incelemek ve kullanım niyetlerini etkileyen faktörlerin anlaşılması büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı; Birleştirilmiş Teknoloji Kabul ve Kullanımı Modeli ve Teknoloji Kabul Modeline dayanarak Youtube'un yetişkinler tarafından öğrenim amaçlı kullanım ve kabul durumlarını incelemek ve kullanım niyetlerini etkileyen faktörleri tespit etmektir. Çalışmada kulanılacak olan veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen bir anketle, internet ortamında toplanmıştır. Katılımcıların mesleklerinin öğretmen olması zorunluluğu dışında yaş, cinsiyet, mesleki deneyim, branş gibi herhangi bir özellik gözetilmemiştir. Çalışma grubunu 508 öğretmen oluşturmaktadır. Çalışma grubunda yer alanların cinsiyetlere göre dağılımının %66.7'si kadın ve %33.3'ü erkek olmak üzere kadınların çoğunlukta olduğu, yaşlarına göre 31-40 yaş aralığındakilerin (%48.4), öğrenim düzeyine göre lisans mezunu (%89.4) olanların ve mesleki deneyime göre 11-15 yıl arası deneyime sahip olanların (%22.6) çoğunlukta olduğu belirlenmiştir. Elde edilen verileri analiz etmede açımlayıcı faktör analizi, doğrulayıcı faktör analizi ve yapısal eşitlik modelleme yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre Youtube'un kullanım durumu, "performans beklentisi", "davranışsal niyet", "sosyal etki", "çaba beklentisi" ve "güven" faktörleriyle %74.20 oranında açıklamıştır.