Gazi University
Department

Department of Elementary Education

Gazi University

147

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretiminde öğrenme halkası modelinin uygulandığı fizik laboratuvarı çalışmaları öğrenci başarısına etkisi

ÖZET Çocukluktan başlayarak gelen fene merak, fen konularının öğrencilere etkili bir yöntemle öğretilmesi gereksinimini doğurmuştur. Bu yöntem, öğrencilerin bilimsel bilgiyi öğrenmesi daha sonra da öğrendiği bilgileri günlük hayattaki yaşantısında uygulamasına fırsat vermelidir. Ayrıca öğrendiklerini zihninde yapılandırarak daha kalıcı bir öğrenmeye zemin hazırlamalıdır. Öğrencilere zor gelen kavramları, günlük hayata uyarlama ve öğrendiklerini kalıcı hale getirmek için zihninde yapılandırma sürecini temel alan bir öğretme yöntemi olan "Öğrenme Halkası Modeli"ni fen derslerinde özellikle laboratuvar çalışmalarında uygulamak daha etkili bir öğrenme gerçekleştirmek için öğrencilere faydalı olacaktır. Bu çalışmanın amacı, Öğrenme Halkası Modeli ve Geleneksel Öğretim Yönteminin öğretmen adaylarının fizik labaratuvanndaki başarılarına, fizik laboratuvanna yönelik tutumlarının etkisini ve öğretmen adayları üzerinde hangi yöntemin daha başarılı olduğunu belirlemektir. Bu amaçla üniversite birinci sınıf temel fizik laboratuvan dersinde yapılan "elektrik ve manyetizma" konularını içeren deneylerin öğretilmesinde, Öğrenme Halkası Modeli ve Geleneksel Öğretim Yöntemi uygulanmıştır. 2003-2004 öğretim yılında Gazi Üniversitesi Kırşehir Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Fen Bilgisi Öğretmenliği programı 1. sınıf, 35 deney grubu, 34 kontrol grubu olmak üzere toplam 69 öğretmen adayından oluşan çalışma grubu üzerinde, deney ve kontrol ğruplu deneysel desen (Yan Deneysel Desenler = Quasi Experimental Design)" kullanılmıştır. Çalışmanın alt problemlerini tespit etmek için üç farklı ölçme aracı kullanılmıştır. Fizik Laboratuvan tutum ölçeği (deney ve kontrol gruplannda yer alan öğretmen adaylannın fizik derslerine olan tutumlannm, uygulanan öğrenme yöntemine bağlı olup olmadığı sınamak için), "Elektrik ve Manyetizma" konulannı içeren bilimsel basan testi (BBT) (deney ve kontrol grubunda yer alan öğretmen adaylarının basan derecelerini belirlemek için) ve öğretim yöntemi değerlendirme iiianketi (uygulanan öğretim yöntemi ile ilgili öğretmen adaylarının düşünce ve önerilerini tespit etmek için). Bu ölçme araçlarından elde edilen veriler, SPSS yardımıyla; betimsel istatistik, bağımlı ve bağımsız t- testi ve Pearson korelasyon analizi kullanılarak yorumlanmıştır. Yapılan istatistiki çalışmalar sonucunca; deney ve kontrol grubundaki öğretmen adaylarına uygulanan öntest-son test sonuçlarında, fizik laboratuvanna yönelik tutum puanlan arasında manidar düzeyde bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir. Bilimsel basan testinde, deneysel çalışma öncesinde kontrol grubu deney grubundan daha başarılı olduğu halde, her iki yöntemin de uygulama süresi bittiğinde, deney grubunda yer alan öğretmen adaylarının kontrol grubunda yer alan öğretmen adaylarından daha başanlı olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca, deney grubundaki öğretmen adaylarının fizik laboratuvanna karşı tutum ve "elektrik ve manyetizma" konularını içeren uygulamalardaki başarılan arasında; orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki olmasına rağmen, kontrol grubundaki öğretmen adaylarının tutum ve başarılan arasındaki ilişki daha düşük düzeyde bulunmuştur. Yapılan nicel çalışmalar yanında, öğretmen adaylarına öğretim süreci sonunda uygulanan öğretim yöntemini değerlendirmeleri istendiğinde, elde edilen yorumlar da bu sonuçları desteklemektedir. Bu çalışmanın sonuçları göstermiştir ki, öğrenme halkası modeli, öğretimdeki en önemli sorun olan etkili, anlamlı ve zihinde yapılandırmayla kalıcı öğrenmeyi sağlayabilme noktasında, eğitimcilere ve geleceğimize yön verecek olan genç beyinlere hem gerçek yaşamı öğrenmelerinde ve hem de bunu sınıflara yönlendirmelerinde katkı sağlayabilecek bir yaklaşımdır. iv

Akademik başarıFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+7
Hasret Nuhoğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim yazı öğretimi programının 1. kademe uygulamasının öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi

Ill ÖZET Bu araştırmada, ilköğretim yazı öğretimi programının 1. kademe uygulamasının öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi yapılmıştır. Yazı öğretimi programının değerlendirilmesi için, literatür taraması yapılmıştır. Programın hedef, davranış, içerik, eğitim durumu, araç-gereç, yöntem ve teknikler ile değerlendirme öğelerine göre, program değerlendirme kriterlerine uygun olarak öğretmenlere ön anket uygulanmıştır. Ön anket gözden geçirilerek işlerliği olmayan maddeler yeniden düzenlenmiştir. Düzenlenen anket ilköğretim okulu sınıf öğretmenlerine uygulanmıştır. Anket sonucunda elde edilen bulgular yüzde, ortalama ve standart sapma şeklinde ifade edilmiştir. Araştırmanın değişkenleri cinsiyet, kıdem ve öğrenim durumudur. Araştırmanın bağımsız değişkenlerinden cinsiyet ve öğrenim durumu için "t" testi uygulanmıştır. Kıdem durumu için "tek yönlü varyans" analizi yapılmıştır. Araştırmanın bulguları şöyle özetlenebilir: 1. İlköğretim Okulu Yazı Programı'mn 1.-5. sınıflar arası hedef, davranış, içerik, eğitim durumu, araç-gereç, yöntem ve teknikler ile değerlendirme öğelerine göre programın etkinliği orta derecede gösterilirken, programın öğelerinin hazırlanışında daha fazla açıklayıcı örneklere yer verilmesi gerektiği belirlenmiştir. 2. öğretmenlere "programda belirtilen harflerin yazılış biçimlerindeki problemler" hakkında görüşleri olup olmadığı sorulmuştur. Öğretmenlerin %57.1'i (48 kişi) harflerin yazılış biçimlerini uygun bulurken, %42.9'u (36 kişi) çeşitli harfler üzerine görüş bildirmiştir. Dikkat edilmesi gereken nokta bazı harflerin yazılışına çocukların alışamadığı ve bunların yazılışlarında değişiklik yapılabileceğidir.IV 3. Yazı öğretimi programında sınıflara göre rakamların ve noktalama işaretlerinin yazımının tekrarı yerinde bir karardır. Bir önceki yazı programına göre programdaki değişiklikler olumlu yöndedir. 4. Elde edilen bulgulara göre kadın ve erkek öğretmenlerin yazı öğretimi programının hedef, davranış, içerik, eğitim durumu, araç-gereç, yöntem ve teknikler ile değerlendirme öğelerine ait görüşleri arasında anlamlı bir fark olmadığı bulunmuştur. 5. Öğretmenlerin kıdemlerine göre yazı öğretimi programının hedef, davranış, içerik, eğitim durumu, araç-gereç, yöntem ve teknikler ile değerlendirme öğelerine ilişkin görüşleri arasında anlamlı bir fark olmadığı, kıdeme göre görüşlerin değişmediği saptanmıştır. 6. Öğretmenlerin öğrenim durumuna göre programının hedef, davranış, içerik, eğitim durumu, araç-gereç, yöntem ve teknikler ile değerlendirme öğelerine ilişkin görüşleri arasında anlamlı bir fark olmadığı, öğrenim durumuna göre görüşlerin değişmediği saptanmıştır. Programın genel olarak başarılı olduğu, eksikliklerinin düzeltilmesiyle birlikte program değerlendirme kriterlerine tamamen uyabileceği ve uygulamaya yönelik daha fazla geliştirilebileceği sonucuna varılmıştır.

Ders programlarıYazma becerisiYazma dersi+3
Fatih Taylan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Çoklu zeka kuramına göre hazırlanan öğretim etkinliklerinin 4. sınıf öğrencilerinin matematik erişilerine ve öğrenilen bilgilerin kalıcılığına etkisi

Bu araştırmada, Çoklu Zeka Kuramına göre hazırlanan öğretim etkinliklerinin öğrencilerin matematik basanlarına ve öğrenilen bilgilerin kalıcılığına etkisi ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Araştırma kapsamında, ilköğretim dördüncü sınıf matematik dersi konulan içerisinden "Zaman Ölçüleri" konusu ele alınmıştır. Araştırma Gazi Üniversitesi Vakfı Özel İlköğretim Okulu dördüncü sınıflar üzerinde yapılmıştır. Ön-test puan ortalamaları birbirine denk olan iki şubeden 4-A sınıfı deney grubu, 4-B sınıfı ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Araştırmaya katılan gruplar; öğrenilecek konu öncesi ön test, konu sonrası son-test ve konu bitiminden bir ay sonra öğrenilmesi beklenilen davranışların hatırlanmasını yoklayan bir kalıcılık testi uygulanmıştır. Kalıcılık testi ile grupların unutma derecesi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu amaçla zamanlar ünitesi için hazırlanan çoktan seçmeli ölçme aracı kullanılmıştır. Araştırma deneysel bir çalışmadır. Araştırma sonuçlarından elde edilen bulgulara göre; grupların son -test puanlarına bakıldığında Çoklu Zeka Kuramı ile öğretim yapılan deney grubunun son test puan ortalaması 18.08, geleneksel yöntemle öğretim yapılan grubun son test puan ortalaması ise 15.95 olarak bulunmuştur, t testi analizi sonucunda t değeri 2.55 olarak belirlenmiştir..05 düzeyinde tablo t değeri 2.06 olduğundan bulunan sonucun deney grubunun lehine olduğu anlaşılmaktadır. Grupların kalıcılık puanlarının ortalamalarına bakıldığında Çoklu Zeka Kuramıyla öğretim yapılan deney grubunun kalıcılık puanlarının ortalaması 18.04, Kontrol grubunun kalıcılık testi puanlarının ortalaması ise 14.01 olarak bulunmuştur, t testi analizinde sonuç 7.46 olarak belirlenmiş, 0.5 düzeyinde tablo t değeri 2.06 olduğundan bulunan sonucun deney grubunun lehine olduğu ortaya çıkmıştır.II Deney grubunun son-test puanlarının ortalaması 18. 08, kalıcılık testi puanlarının ortalaması ise 18.04 bulunmuştur, t testi analizinde t değeri 0.2 olarak belirlenmiştir. 0.05 düzeyinde tablo t değeri 2. 06 olduğundan ve hesaplanan t tablo t değerinden küçük olduğundan, son test ve kalıcılık testi puanları arasında anlamlı bir farkın olmadığı ortaya çıkmıştır. Bu sonuç öğrenilen bilgilerin unutulmadığını ortaya çıkarmaktadır. Kontrol grubunun son-test puanlarının ortalaması 15.95, kalıcılık testi puanlarının ortalaması ise 14.01 bulunmuştur, t testi analizinde t değeri 3.18 olarak belirlenmiştir. 0.05 düzeyinde tablo t değeri 2. 06 olduğundan ve hesaplanan t tablo t değerinden büyük olduğundan, son test ve kalıcılık testi puanları arasında anlamlı bir farkın olduğu ortaya çıkmıştır. Bu sonuç ise geleneksel yöntemin öğrenilen bilgilerin kalıcılığı üzerinde olumlu bir etkiye sahip olmadığını göstermektedir. Bu sonuçların yanısıra öğretmenler tarafından yapılan gözlem ve görüşmelerin sonucunda Çoklu Zeka Kuramı ile işlenen derslere katılan öğrenciler, derslerin çok eğlenceli geçtiğini söylemişler ve aktif olarak, yapılan aktivitelere katılmışlardır.

Matematik dersiÇoklu zekaÖğrenciler+2
Özlem Doğan Temur
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Maddenin halleri ve ısı ünitesinin bilimsel tartışma (argümantasyon) modeli ile öğretiminin öğrenci başarısına ve anlama düzeylerine etkisi

Bu çalışmada ?Maddenin Halleri ve Isı? ünitesinin bilimsel tartışma (argümantasyon) modeli ile öğretiminin ilköğretim 8.sınıf öğrencilerinin başarıları, anlama düzeyleri ve bilimsel tartışma becerileri üzerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Yarı deneysel yöntem kullanılarak yürütülen araştırmanın örneklemini Erzurum il merkezindeki bir ilköğretim okulunda sekizinci sınıta öğrenim gören iki farklı şubeden toplam 40 öğrenci oluşturmaktadır. Rastgele olarak bu iki şubeden biri deney, diğeri ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubunda ?Maddenin Halleri ve Isı? ünitesi bilimsel tartışma modeline dayalı çeşitli etkinliklerle işlenirken, kontrol grubuna herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Veri toplama aracı olarak Maddenin Halleri ve Isı Ünitesi Başarı Testi (MHIÜBT), Maddenin Halleri ve Isı Ünitesi Kavram Testi (MHIÜKT), gözlemler ve yarı yapılandırılmış mülakatlar kullanılmıştır. Başarı testi ön ve son test olarak hem deney hem de kontrol gruplarına uygulanmıştır. Kavram testi ise uygulamalar sonunda her iki gruba da uygulanmıştır. Öğrencilerin tartışma becerilerindeki gelişimi belirlemek amacıyla deney grubunda tüm öğretim süreci boyunca gözlemler yürütülmüştür. Ayrıca öğretim sonrasında deney grubu öğrencileriyle yürütülen yarı yapılandırılmış mülakatlarla onların bilimsel tartışma modelinin kullanıldığı öğretim süreci hakkındaki görüşleri alınmıştır. Araştırma bulgularına göre başarı açısından deney grubu ile kontrol grubu arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu ortaya çıkmıştır. Bilimsel tartışma modelinin öğrencilerin üniteye yönelik başarılarına etkisinin yanı sıra kavramları anlama düzeylerine de olumlu etkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca süreç içerisinde öğrencilerin tartışma becerilerinin de geliştiği gözlenmiştir. Çalışmanın sonunda elde edilen bulgular ve sonuçlar dikkate alınarak bir takım önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Bilimsel Tartışma, Maddenin Halleri, Isı, Anlama Düzeyi, Başarı

Akademik başarıAnlamaArgümantasyon tabanlı bilim öğrenme+7
Seda Okumuş
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Geometride şekil oluşturma ve şekli parçalarına ayırma çalışmalarında ilköğretim 6. 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin düşünme süreçlerinin incelenmesi ve bu süreçteki düzeylerinin belirlenmesi

Bu araştırmada, farklı Van Hiele geometrik düşünme düzeyinde ve farklı uzamsal yeteneğe sahip ilköğretim 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin şekil oluşturma ve şekli parçalarına ayırma süreçlerinin derinlemesine incelenmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca şekil oluşturma düzeylerinin çeşitli değişkenlerle ilişkisi araştırılmaktadır.Araştırma kapsamında, hem nitel hem nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Şekil oluşturma ve şekli parçalarına ayırma sürecini incelemek için nitel araştırma yöntemlerinden örnek olay çalışması kullanılmıştır. Şekil oluşturma düzeylerinin çeşitli değişkenler ile ilişkilerinin araştırılması için nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır.Örnek olay çalışmasının katılımcıları, 14 sekizinci sınıf, 13 yedinci sınıf ve 11 altıncı sınıf olmak üzere toplam 38 öğrenciden ibarettir. Araştırmanın örnek olay çalışması verileri, klinik mülakat yöntemi ile toplanmıştır. Mülakatta veri toplama aracı olarak, matematiksel sorular ve görüşme soruları kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri, matematiksel sorular sırasında öğrencilerin matematiksel davranışları, görüşme sorularına verdikleri cevaplar ve araştırmacının tuttuğu gözlem notlarından oluşmaktadır.Tarama çalışmasının örneklemi, İzmir Merkez evreninden tabakalı örnekleme yöntemi ile seçilen 18 okul ve bu okullardan seçkisiz örnekleme ile seçilen 510 altıncı sınıf, 575 yedinci sınıf ve 535 sekizinci sınıf öğrencisi olmak üzere toplam 1620 öğrenciden ibarettir. Araştırmanın nicel verileri ?Van Hiele Geometrik Düşünme Testi? ve ?Şekil Oluşturma Beceri Düzeyi Belirleme Testi? nden elde edilen veriler ile öğrencilerin sınıf, cinsiyet, matematik başarısı değişkenlerine ait verilerden oluşmaktadır.Araştırmanın nitel verileri, içerik analizi ile analiz edilmiştir. Analizler sonunda, ilköğretim 6, 7 ve 8. sınıflar için şekil oluşturma alanında 10 düzey belirlenmiş ve bu 10 düzeyi ölçmeye yönelik bir ölçme aracı geliştirilmiştir. Bu aracın geliştirilmesindeki amaç daha geniş örneklemde öğrencilerin bu beceri düzeylerini belirlemek ve geometrik düşünme düzeyi, sınıf, başarı değişkenleri ile ilişkisini incelemektir.Araştırmanın nicel verileri SPSS 15.0 istatistik programı kulanılarak analiz edilmiştir. Analizde, frekans ve yüzde hesaplamalarının yanında, varyans analizi ve t testi istatistikleri kullanılmıştır. Sonuç olarak, öğrencilerin şekil oluşturma düzeyleriyle sınıf düzeyleri, cinsiyetleri, matematik başarıları ve geometrik düşünme düzeyleri arasında anlamlı fark bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Geometrik Düşünme, Uzamsal Düşünme, Şekil Oluşturma, Şekli Parçalarına Ayırma

GeometriGeometrik düşünmeGeometrik şekiller+8
Funda Gündoğdu Alaylı
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Bütünleştirici öğrenme kuramına uygun bilgisayar destekli dijital deney araçları ile fen laboratuar deneyleri tasarlama ve uygulama

ÖZET Fen laboratuarlarında kullanılan geleneksel deney araçların öğrencileri sınırlı bir alanda çalışmak zorunda bırakması ve teknolojiye kolay adapte olabilecek bireyler yetiştirme zorunluluğu, fen laboratuarlarını bilgisayar destekli modern araçlarla donatmayı zorunlu hale getirmiştir. Bu amaçla fen laboratuarlarında kullanılabilecek bilgisayar destekli dijital deney araçlarından biri Data Logger' dır. Data Logger, sensörleri aracılığıyla gerçek ortamdan aldığı verileri, sanal ortamda grafik ve tablolarla işleyen bir deney aracıdır. Bu çalışma, geleneksel deney araçları yerine Data Logger ile yapılan deneylerin, öğrenci başarısı üzerindeki etkisini araştırmak ve öğrencilerin Data Logger ile yapılan deneyler hakkındaki görüşlerini ortaya koymak amacıyla düzenlenmiştir. Çalışma 2004-2005 eğitim öğretim yılı bahar yarıyılında gerçekleştirilmiştir. Çalışmada öğrenci başarısını test etmek amacıyla deneysel yöntem; öğrencilerin uygulamalar ve Data Logger hakkındaki görüşlerini ortaya çıkarmak amacıyla özel durum yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Fatih Eğitim Fakültesi, fen bilgisi öğretmenliği programı, birinci sınıfta, 2004-2005 öğretim yılı, bahar yarıyılında öğrenim gören ve Temel Fizik-2 dersi kapsamında yürütülen laboratuar uygulamalarına katılan 100 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Deney grubunu örneklemdeki bir şube oluştururken, (N=50) kontrol grubunu da, başka bir şube (N=50) oluşturmuştur. Şubelerden hangisinin deney, hangisinin kontrol grubu olacağı şans yoluyla tayin edilmiştir. Çalışmada veri toplamak amacıyla 22 sorudan oluşan çoktan seçmeli bir test, yan yapılandırılmış mülakat ve yapılandırılmamış gözlem kullanılmıştır. Uygulamada, deney grubuna bütünleştirici laboratuar yaklaşımı doğrultusunda Data Logger ile yürütülen deneyler yaptırılırken, kontrol grubuna aynı yaklaşıma uygun geleneksel deney araçlarıyla yürütülen deneyler yaptırılmıştır. Araştırma sonunda, deney grubundaki öğrencilerin kontrol grubundakilere göre daha başarılı oldukları ortaya çıkmıştır. Ayrıca, mülakat ve gözlemlerden Data Logger ile yapılan deneylerin öğrencilerin ilgisini çektiği, anlamlı öğrenme için fırsatlar sağladığı da tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Data Logger, Bilgi ve İletişi Teknolojileri, Bütünleştirici Laboratuar Yaklaşımı, Fizik Laboratuarı V

Miraç Aydın
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 6. sınıf öğrencilerinin üç boyutlu düşünme düzeylerinin nitel araştırma süreci bağlamında incelenmesi

Bu çalışma ile İlköğretim 6. Sınıf öğrencilerinin, üç boyutlu düşünme düzeylerinin belirlenmesi ve öğrencilerin geometrik düşünme düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır.Veri toplama aracı olarak, Uttal, Meadow, Hand, Lewis, Warren ve Mewcombe (2008) tarafından geliştirilen Uzamsal Beceriler İçin Organizasyon Şeması kullanılmıştır.Araştırmanın örneklemini Ankara ilindeki Özel Evrensel İlköğretim Okulu'ndaki 10 ( 3 kız 7 erkek) 6. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada, tesadüfî tabakalı örnekleme yöntemi kullanılmıştır.Araştırmanın temelini oluşturan Nitel Araştırma Yönteminin tercih edilmesinin temel nedeni; gözlem, görüşme ve doküman analizi gibi nitel veri toplama yöntemlerinin, bu araştırma yönteminde kullanılıyor olmasıdır. Bu da, daha gerçekçi ve bütüncül sonuçlara ulaşılmasını sağlamak adına önemlidir.Sonuç olarak öğrencilerin; Uzamsal Beceriler İçin Organizasyon Şeması alt boyutlarından Özerklik Düzeyi, Uzamsal Görüntüleme Düzeyi ve Uzamsal Kavrama Düzeyi ile ilgili soruları yanıtlamada başarılı oldukları, ancak Zihinsel Dönüşüm Düzeyi ve Perspektif Alma Düzeyi ile ilgili soruları yanıtlamada eksikliklere sahipoldukları belirlenmiştir.

GeometriGeometrik düşünmeMatematik eğitimi+7
Özge Özdem
Baskent University · Institute of Educational Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Yaratıcı dramanın öğretmen adaylarının demokratik tutumları, bilişüstü farkındalıkları ve duygusal zekâ yeterliliklerine etkisi

Bu araştırmanın amacı Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı Programında yetişmekte olan 3. sınıf öğretmen adaylarının demokratik tutumları, bilişüstü farkındalık ve duygusal zekâ yeterlilikleri üzerinde yaratıcı drama eğitimi ve geleneksel öğretim yönteminin etkilerini ortaya koymaktır.Araştırma modeli 2x2 Solomon dört gruplu deneysel desendir. Solomon deneysel desende iki deney, iki kontrol grubu bulunmaktadır. Bunlardan ilk deney ve kontrol grubu araştırmada kullanılan veri toplama araçlarını ön test ve son test olarak alırken, ikinci deney ve kontrol grubu ise araştırmada kullanılan veri toplama araçlarını sadece son test olarak almaktadır. Böylelikle aynı zamanda ön testin sonuçlar üzerinde herhangi bir etkisinin olup olmadığı da araştırılmıştır.İnsan Hakları dersinde sürdürülen ve araştırmacının kendisi tarafından uygulanan çalışmada deney gruplarında yöntem olarak yaratıcı drama, kontrol gruplarında ise geleneksel öğretme yöntemi uygulanmıştır. Deney 1 ve Kontrol 1 gruplarına araştırmanın başında ön test olarak verilmiş olan ?Demokratik Tutum Ölçeği? ?Bilişüstü Farkındalık Ölçeği? ve ?Duygusal Zekâ Ölçeği? araştırmanın sonunda Deney 1, Deney 2, Kontrol 1, Kontrol 2 gruplarına son test olarak uygulanmıştır. Çalışma grubunu her grupta 30 öğretmen adayı olan toplam 120 öğretmen adayı oluşturmaktadır.Araştırmadan elde edilen bulgulara göre;1.Demokratik Tutumlar bakımından; deney ve kontrol gruplarının son testleri arasında anlamlı farklılık yoktur. Deney grubunun ön test ? son test sonuçları arasında son test lehine anlamlı farklılık elde edilmiş iken kontrol grubunun ön test ? son test sonuçları arasında anlamlı farklılık elde edilememiştir. Ayrıca ön testin yapılmasının demokratik tutumlar bakımından deney ve kontrol gruplarında öğrenme ve duyarlılaşmaya etkisi saptanmamıştır.2.Bilişüstü Farkındalık bakımından; deney ve kontrol gruplarının son testleri arasında ölçeğin bütününde ve alt ölçeklerinde anlamlı farklılık yoktur. Deney grubunun ön test- son test sonuçları arasında ölçeğin bütününde ve alt ölçeklerinde son test lehine anlamlı farklılık elde edilmişken, kontrol grubunda anlamlı farklılık elde edilememiştir. Ayrıca ön testin yapılmasının bilişüstü farkındalık bakımından deney ve kontrol gruplarında öğrenme ve duyarlılaşmaya etkisi saptanmamıştır.3.Duygusal Zekâ yeterlilikleri bakımından; deney ve kontrol gruplarının son testleri arasında ölçeğin bütününde ve alt ölçeklerinde anlamlı farklılık yoktur. Yalnız Duygusal Zekâ Ölçeği Genel Ruh Durumu alt ölçeğinde Deney 1 ve Kontrol 1 grupları son testleri arasında deney grubu lehine anlamlı farklılık saptanmıştır. Deney ve kontrol grupları ön test ? son test sonuçları arasında ise Deney 1 grubu Kişilerarası Beceriler, Uyumluluk, Stresle Başa Çıkma alt ölçekleri ve ölçeğin bütününde ön test ? son test sonuçları arasında son test lehine anlamlı farklılık vardır. Kontrol 1 grubunda ise ön test ? son test sonuçları arasında anlamlı fark sadece Stresle Başa Çıkma alt ölçeğinde elde edilmiştir. Bu farklılık son test lehinedir. Ayrıca ön testin yapılmasının duygusal zekâ yeterlilikleri bakımından deney ve kontrol gruplarında öğrenme ve duyarlılaşmaya etkisi saptanmamıştır.4.Öğretmen adaylarının demokratik tutumları, bilişüstü farkındalıkları ve duygusal zekâ yeterlilikleri cinsiyet değişkenine göre değerlendirildiğinde ise;4.a. Öğretmen adaylarının demokratik tutumlarında cinsiyete göre anlamlı farklılık gözlenmemektedir.4.b. Öğretmen adaylarının bilişüstü farkındalıklarında cinsiyete göre Deney 1, Kontrol 1 ve Kontrol 2 gruplarında ölçeğin bütününde ve alt ölçeklerinde anlamlı farklılık gözlenmezken, Deney 2 grubunda ölçeğin bütününde ve alt ölçeklerinde kadın ve erkek öğretmen adayları arasında, kadın öğretmen adayları lehine anlamlı farklılık gözlenmektedir.4.c. Öğretmen adaylarının duygusal zekâ yeterliliklerinde cinsiyete göre ölçeğin bütününde ve alt ölçeklerinde anlamlı farklılık gözlenmezken, Kişilerarası Beceriler alt ölçeği Deney 2 grubu kadın ve erkek öğretmen adayları arasında kadın öğretmen adayları lehine anlamlı farklılık saptanmıştır.Araştırma ile elde edilen bulguların; öğretmen adayı eğitiminde Demokratik Tutum, Bilişüstü Farkındalık ve Duygusal Zekâ ile ilgili olarak yapılacak bilimsel çalışmalara kaynaklık etmesi, Sınıf Öğretmenliği Eğitimi'nde yaratıcı drama ile yapılacak bilimsel çalışmalara katkı ve çeşitlilik sağlaması, Sınıf Öğretmenliği Eğitimi Programı'nın geliştirilmesiyle ilgili yapılacak çalışmalarda işe yarayacak sonuçlar getirmesi ve araştırma sonuçlarının öğretmen eğitimi uygulamalarında yeni düşünce, tartışma ve araştırma konuları yaratması beklenmektedir.

Aday öğretmenlerBilişüstü farkındalıkDrama+5
Ebru Selçioğlu Demirsöz
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İşbirlikli öğrenme yoluyla kavramsal anlamaya yönelik öğretimin öğrencilerin çevre kavramlarını anlamalarına ve çevre farkındalıklarına etkisi:7. sınıf ?insan ve çevre? ünitesi örneği

İşbirlikli Öğrenme Yoluyla Kavramsal Anlamaya Yönelik Öğretimin Öğrencilerin Çevre Kavramlarını Anlamalarına ve Çevre Farkındalıklarına Etkisi: 7. Sınıf ?İnsan ve Çevre? Ünitesi ÖrneğiBu çalışmanın amacı, kavramsal anlamaya dayalı işbirlikli öğrenme yönteminin; öğrencilerin kavramsal anlama düzeylerine, çevre farkındalıklarına, kavramsal anlama ve çevreye yönelik tutumlarıyla ilgili kalıcılıklarına etkisini araştırmaktır.Uygulama, 2008- 2009 yılı bahar döneminde, İzmir ili Buca İlçesi Mehmet Emin Yurdakul İlköğretim Okulu, 7. sınıfında deney grubu olarak 29 öğrencinin bulunduğu 7/B ve kontrol grubu olarak 30 öğrencinin bulunduğu 7/C sınıflarında yürütülmüştür. Yaklaşık, 4 hafta boyunca, deney sınıfında fen ve teknoloji dersi işbirlikli öğrenme yoluyla kavramsal anlamaya dayalı olarak işlenirken, kontrol sınıfında ise Fen ve Teknoloji programına uygun olarak işlenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak; öğrencilerin kavramsal anlama düzeylerini belirlemek için kavramsal anlama düzeyi belirleme testi, çevre farkındalıklarını ölçmek için çevre tutum ölçeği ve çevre farkındalığı görüşme formu, deney grubu öğrencilerinin denel işlem boyunca sürdürülen yöntem hakkındaki görüşlerini tespit etmek için; kavramsal anlamaya dayalı işbirlikli öğrenme görüşme formu kullanılmıştır. Uygulanan veri toplama araçlarından, kavramsal anlama düzeyi belirleme testi, çevre farkındalığı görüşme formu ve kavramsal anlamaya dayalı işbirlikli öğrenme görüşme formu araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Uygulama öncesinde ve sonrasında her iki sınıfa da kavramsal anlama düzeyi belirleme testi, çevre tutum ölçeği uygulanmıştır. Her iki sınıftan 5'er öğrenci ile uygulama öncesinde ve sonrasında araştırmacı tarafından geliştirilen çevre farkındalığı görüşme formu kullanılarak çevre farkındalığı konusunda ve ayrıca uygulama sonunda deney grubunda yer alan 5 öğrenci ile kavramsal anlamaya dayalı işbirlikli öğrenme görüşme formu kullanılarak denel işlem boyunca sürdürülen yöntem konusunda yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Denel işlem sona erdikten 4,5 ay sonra kavramsal anlama düzeyi belirleme testi ve çevre tutum ölçeği her iki gruba kalıcılık testi olarak tekrar uygulanmıştır.Araştırmada, deney ve kontrol sınıfı öğrencileri arasında kavramsal anlama düzeyi açısından deney grubu lehine anlamlı farklılıklar olduğu görülmüştür. Öğrencilerin çevre farkındalıkları konusunda iki grup arasında nicel olarak deney grubu lehine anlamlı fark görülürken aynı zamanda nitel olarak da deney grubu lehine gelişme izlenmiştir. Araştırma sonucunda işbirlikli öğrenme yoluyla kavramsal anlamaya dayalı öğretimin yürürlükte olan fen ve teknoloji programına göre kavramsal anlama ve çevreye yönelik tutumlarla ilgili kalıcılığı sağlamada daha etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca deney grubu öğrencilerinin işbirlikli öğrenme ile ilgili olumlu düşünceler taşıdığı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: İşbirlikli öğrenme, kavramsal anlama, fen eğitimi, çevre farkındalığı, çevreye yönelik tutum, kalıcılık

Fen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimiKavram öğretimi+7
Gonca Solmaz
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönemde yabancı dil öğretiminin dilsel gelişim alanına katkılarının incelenmesi

Bu araştırmada okul öncesi dönemde yabancı dil eğitimi gören çocukların dil gelişim düzeyleri incelenmiştir. Okul öncesi dönemde yabancı dil eğitimi gören 6 yaş çocukları ile, sadece anadilde eğitim gören çocukların, Türkçe dil kullanım becerileri açısından farklılık durumlarının saptanması amaçlanmıştır. Araştırma, İzmir ili SHÇEK ve MEB e bağlı okullarda eğitim gören 100 çocukla geçekleştirilmiştir. Çalışma 2009-2010 eğitim-öğretim yılının II. Dönemini kapsamaktadır. Araştırmada, Dil Kullanım Ölçeği ve Veli Bilgi Formu kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde SPSS 11 programı kullanılmıştır. Veriler yüzde ve frekans dağılımları, ortalama ve standart sapmaları hesaplanarak t- testi analizleri yapılmış ve anlamlılık düzeyi 0.05 esas alınmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, okul öncesi dönemde yabancı dil eğitimi alan çocuklar Türkçe dil kullanım becerileri açısından daha başarılı bulunmuştur. Türkçe ve ikinci dilde eğitim alan 6 yaşındaki okul öncesi eğitime devam eden çocukların; annenin çalışma durumu, baba eğitim durumu, kardeş sayısı durumları incelendiğinde, alt boyutların hiçbirinde farklılık belirlenmemiştir.

Dil gelişimiOkul öncesi dönemOkul öncesi çocuklar+1
Perihan Tuğba Şeker
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2010
00