Gazi University
GAZI

Gazi University

Founded: 2000
Website

3,444

Archived Theses

1

DOIs Assigned

8

Institute

0%

DOI Rate

Recently Added Theses

View All
DoctorateOpen AccessTR

Profesyonel futbolda fauller ve saldırganlık teorileri bakımından değerlendirilmesi

130 ÖZET Bu araştırmanın amacı; profesyonel futbol müsabakalarında yapılan faullerin saldırganlık teorileri bakımından değerlendirilmesini yapmaktır. Bu araştırmada 2000-2001 sezonunda Türkiye 1. Süper Liginde mücadele eden 18 takıma ait, videoya kaydedilmiş 17 müsabaka oluşturmuştur. Müsabakanın analizinde oyun gözlem formu hazırlanarak, faulün gerçekleştiği zaman, mekan, faulün gerçekleştiği anda müsabakanın skoru, faulü gerçekleştiren ve faule maruz kalan oyuncunun oyun içindeki mevkileri, faulün gerçekleştiği andaki aksiyonu, gerçekleştirilen faullerin kategorileri, gerçekleştirilen faullerin iç ya da dış sahada yapılması ve hakemin gerçekleştirilen faullere vermiş olduğu kart türleri göz önüne alınarak değerlendirmeye alınmıştır. Bu tespitlerle birlikte genellikle sporda görülen enstrümantal (araçsal) ve düşmanlık (hostile) içeren saldırgan davranışlar ve daha çok sporcuların saldırgan davranışlarına neden olduğu düşünülen içgüdü, hayal kırıklığı-engellenme ve sosyal öğrenme teorileri bakımından ilişkileri değerlendirildi. Araştırmada kullanılan 17 maça ait video görüntülerinin analizinde "SPSS 11.0" istatistik paket bilgisayar programından yararlanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans ve yüzde dağılımları bulunmuş, iki grup arasında anlamlı bir farkın olup olmadığına t-testi ile, Anova ile test edilen çoklu gruplar arasındaki anlamlılık, Tukey HSD testi ile de anlamlı farkın hangi gruplar arasında olduğunun belirlenmesinde, ayrıca gruplar arasında anlamlı bir ilişki bulunup bulunmadığına Ki-kare (x2) testi ile bakılmıştır. Araştırmada yapılan testler için131 p=0.05 anlamlılık düzeyi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, insan psikolojisinde var olan saldırganlığın profesyonel futbol müsabakalarındaki faullere yansıdığı görülmüştür. Futbolcuların saldırgan davranış göstermelerinin nedeninin çoğunlukla hayal kırıklığı- engellenme ve sosyal öğrenme teorileri çerçevesinde taktiksel amaçlı yani enstrümantal olduğu, faullerin bir araç olarak kullanıldığı, oyuncuların antrenörlerinin etkisinde kaldıkları ve Önceden öğrenmiş oldukları davranışları müsabakalarda sergiledikleri görülmüştür. Faulsüz futbol maçı yoktur, fauller, futbolun gerçeklerinden biridir. Çünkü futbol hem bir takım oyunudur hem de rakip oyuncuyla fiziksel mücadele ve temasa müsaade eder. Özellikle profesyonel müsabakalarda, maçın kazanılması sonucu elde edilen maddi ve manevi kazançlar oyuncuların davranışlarını zaman zaman kontrol etmelerini engellemekte, amacına ulaşamayınca enstrümantal (taktik) ve hostile (düşmanca) saldırgan davranışlar sergilemekte yada gerek antrenörün gerekse seyirci ve basının aşın baskısı sonucu birebir mücadelede rakibini sakatlamaya yönelik hareketler yapabilmektedir. Buna bağlı olarak ta öğrenilmiş bir davranış olması, saldırganlığın sosyal öğrenme- saldırganlık teorisiyle örtüşmektedir.

Hayrettin Gümüşdağ
Gazi University · Institute of Health Sciences
2004
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Postmenopozal hormon replasman tedavisinde 1 mg 17-beta östradiol+0.5 mg noretindron asetat preparatının lipid karbohidrat metabolizması ve kardiovasküler risk parametreleri üzerindeki etkileri

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Polikliniklerine Mart 2004 tarihine kadar 18 ay boyunca başvuran 45-63 yaşlan arasındaki 78 postmenopozal olgu çalışmamıza dahil edilmiştir. 40 hastalara hormon replasman tedavisi (1 mg 17 beta etinil östradiol+0.5 mg noretisteron asetat) kendi istekleri doğrultusunda uygulanmış ve HRT kulanmak istemeyen 38 olgu da kontrol grubunu oluşturmuştur. Çalışmaya başlanmadan önce tüm hastalar değerlendirilerek, biyokimyasal parametrelerinde anomaliler gösteren, diabet ve hipertansiyon anamnezi ya da bulgusu gösteren hastalar çalışmaya dahil edilmemiştir. Yaş, bel-kalça oram, beden / kitle indeksi, menopoz süresi, sigara içme alışkanlığı gibi klinik ve epidemiolojik parametreler değerlendirilmiş ve çalışma başlangıcında ve 6 ay sonra her iki grupta serum FSH, E2, açlık kan şekeri, Apo A, Apo B, lipoprotein(a), HDL, VLDL, total kolesterol, LDL, trigliserid, CRP, homosistein ve fîbrinojen değerleri ölçülmüştür. HRT tedavisi alan grupta 6. ayda, kilo, beden / kitle indeksi ve bel-kalça oranında anlamlı artış izlenirken, total kolesterol, HDL, VLDL, trigliserid, Apo A, Apo B, açlık glukoz sevyeleri ve sistolik tansiyon değerlerinde anlamlı değişiklik izlenmemiştir. Diastolik tansiyonda ise istatistiksel olarak anlamlı azalma kaydedilmiştir. İnsülin, HbAlc, 75 gr OGTT değerlerinde anlamlı azalma görülmüş ve HRT tedavisinin postmenopozal hastalarda karbohidrat metabolizması üzerine yararlı etkisi olduğu gösterilmiştir. Kardiovasküler hastalık için bağımsız birer risk faktörü olarak kabul edilen CRP ve homosistein düzeylerinde artış izlenmiş, bu bulgu ile uyumsuz olarak HRT'nin fîbrinojen ve lipoprotein(a) konsantrasyonları azalttığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak HRT'nin postmenopozal hastalarda karbohidrat metabolizması üzerine yararlı etkilerinin yanısıra, kardiovasküler sistem üzerinde olumsuz ve zararlı etkileri tespit edilmiştir.

Banu Bingöl Günenç
Gazi University
2004
00
DoctorateOpen AccessTR

Kavramsal metin değişim metinlerinin kimyasal denge başarısı üzerine etkisi

11 ÖZET KAVRAMSAL DEĞİŞİM METİNLERİNİN KİMYASAL DENGE BAŞARISI ÜZERİNE ETKİSİ (Doktora Tezi) Hüseyin AKKUŞ GAZI ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Aralık 2004 Bu çalışmanın amacı; öğrencilerin kimyasal denge ile ilgili kavramları anlamalarını kolaylaştıracak ve yanlış kavramaların oluşmasını azaltacak kavramsal değişim metinleri hazırlamak ve öğrencilerin ÖBT, MDGT, KDKT-i ve TT puanlan kontrol altına alındığında, lise 2. sınıf öğrencilerinin kimyasal denge ile ilgili kavramsal başarıları üzerine kavramsal değişim metinlerinin kullanıldığı yapılandırmacı yaklaşımın ve ders kitaplarının kullanıldığı geleneksel öğretim yaklaşımının etkilerini karşılaştırmaktır. Çalışma 2003-2004 öğretim yılının ikinci döneminde Ankara'nın Mamak ilçesindeki Çağnbey Anadolu Lisesinde iki farklı fen sınıfında öğrenim gören 44 lise II. sımf öğrencisinin katılımı ile yapıldı. Sınıflardan biri deneysel grup diğeri ise kontrol grubu olarak seçildi. Kimyasal denge konusu deneysel grupta kavramsal değişim metinlerinin kullanıldığı yapılandırmacı yaklaşımla, kontrol grubunda ise ders kitaplarının kullanıldığı geleneksel öğretim yaklaşımıyla sunuldu. Uygulamadanm önce öğrencilerin ön bilgilerini, mantıksal düşünme yeteneklerini, kimyasal denge ile ilgili önbilgilerini ve kimya dersine olan tutumlarını kontrol altına almak amacıyla her iki gruba da ÖBT, MDGT, KDKT-i ve TT uygulandı. Uygulama sonrasında KDKT-s olarak tekrar uygulandı. Öğrencilerin kavramsal basan, tutum ve algoritmik başarıları arasındaki ilişkiyi ölçmek için basan testi uygulandı. Ayrıca hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin kimyasal dengeyle ilgili yanlış kavramalarım belirlemek amacıyla çoğunluğu öğrencilerin yanlış kavramalanndan oluşan doğru yanlış formatında bir test uygulandı. Çalışmanın sonunda kimyasal denge ile ilgili kavram testinden aldıklan puanlara göre kontrol ve deney grubundan seçilen (yüksek 3, orta 3 ve düşük 3 öğrenci) toplam 18 öğrenciyle her biri 20-25 dakika süren mülakatlar yapıldı. Mülakatlardaki amaç, öğrencilerin kimyasal dengeyle ilgili kavramsal algılamalannı derinlemesine incelemekti. Mülakata, öğrenciler gönüllü olarak katıldı ve ses kaydı Öğrencinin izniyle yapıldı. Mülakatların sonucunda öğrencilerin kimyasal denge ile ilgili episodlan, dizgeleri, önermeleri ve öğrenim sonrasında devam eden yanlış kavramaları belirlendi. Çalışmanın hipotezlerini test etmek için t-testi, korelasyon ve ANCOVA analizi kullanıldı. Analiz sonuçlan; kavramsal değişim metinlerinin kullanıldığı yapılandırmacı yaklaşımın öğrencilerin kimyasal dengeyle ilgili kavramsal başanlan üzerine, ders kitaplarının kullanıldığı geleneksel öğretim yaklaşımına göre daha etkili olduğunu gösterdi. Öğrencilerin kimya dersine olan tutumlanmn ve kimyasal denge ile ilgili önbilgilerinin kimyasal denge kavramlarının anlaşılması üzerine istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi olmamasına rağmen, mantıksal düşünme yeteneklerinin ve önbilgilerinin kimyasal denge ile ilgili kavramsal başanlan üzerine etkisi istatistiksel olarak anlamlıdır ve öğrencilerin kimya dersine olan tutumlan ile kavramsal başarılan arsında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardır.

Kavram öğretimiKavramsal bilgiKimya+3
Hüseyin Akkuş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Otuzbeş yaş üstü infertil hastaların ovulasyon situmulasyonunda multiple doz antagonist ve long lucrin protokollerin karşılaştırılması

65 ÖZET Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Aile Planlaması, İnfertilite ve Üreme Sağlığı Merkezi Tüp Bebek Ünitesine Ocak 2003- Haziran 2004 tarihleri arasında infertilite yakınmasıyla başvuran ve değerlendirilmeleri sonucu IVF işlemi için karar alman 35 yaş ve üstü 72 hasta çalışmamıza dahil edilmiştir. Çalışma grubunu oluşturan 34 hastanın KOH protokolünde GnRHAnt'i ve kontrol grubunu oluşturan 38 hastada da GnRHa'u kullanılmıştır. Çalışmaya başlamadan önce tüm hastalar değerlendirilerek üçüncü gün bazal FSH değeri >10 IU/ml, bazal E2 değeri >60 pg/ml, önceki IVF sutlusunda hCG günü E2 değeri <500 pg/ml ve KOH ile 4'ten az oosit gelişimi, tek övere sahip hastalar, geçirilmiş over cerrahisi veya kistektomi ve ileri evre endometriozis olan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Yaş, infertilite süresi, infertilite nedeni, BMI, gravida, parite, abortus, ektopik gebelik, bazal FSH ve estradiol seviyeleri gibi klinik ve epidemiyolojik özellikler değerlendirilmiştir. Her iki grup KOH sırasında ve daha sonraki embryo transferi sırasında ovulasyon indüksiyonunda kullanılan toplam gonadotropin dozu, ovulasyon indüksiyon süresi, coast edilen gün, indüksiyonun 4-6, 7-8, 9-10, 11-12, 13-14 günleri arasında serumda bakılan serum E2 değeri, maksimum E2 değeri, maksimum LH değeri, hcg günü bakılan ortalama >=17 mm, 17-15 mm, 14-10 mm follüküllerin adedi, OPU ile elde edilen oosit sayısı, OPU ile elde edilen oositlerden elde edilen Mü oosit sayısı, İCSİ(İntra Sitoplazmik Sperm İnjeksiyonu) yapılan oosit sayısı, 2PN(Pronukleus) embriyo sayısı, İCSİ yapıldıktan sonraki ikinci ve üçüncü günde bakılan grade I ve II embriyo sayısı, embriyo transfer adedi, OPU işleminden66 sonra elde edilen oositler içinde MU oosit buluması yüzdesi, implantasyon hızı, fertilizasyon hızı, klivaj hızı, gebelik hızı, klinik gebelik oranı ve eve bebek götürme hızı gibi verilere bakılarak birbirleriyle karşılaştırılmıştır. Anlamlı çıkan sonuçlar tablo XVI' da özetlenmiştir. Tablo XVI: Çalışmanın Anlamlı Sonuçlarının Özeti67 Sonuç olarak; induksiyon boyunca analog ortalama %30 lehine giden verilerimiz aynı oranda gebeliklere de yansımış fakat istatistiksel olarak anlam oluşmamıştır. Anlamlılık için daha fazla sayıda vaka almak gereklidir. Bunun için yapılan güç analizinde analog lehine olan farkın istatistiksel olarak anlam kazanması için; bu oranlar aynı kalıp hasta sayısı analog grubunda 121, antagonist grubunda 148 olmak üzere toplam 269 olması gerekmektedir. Gebelik oranlan ise tablo XVII' de gösterilmiştir. TabloXVII: Çalışmanın Gebelik Sonuçları AZ:Anlamsız

Übeyt Akçin
Gazi University
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Milli Eğitim`de norm kadro uygulamasında karşılaşılan sorunlar ve konuyla ilgili çözüm önerileri

"Milî Eğitimde Norm Kadro Uygulaması'nda Karşılaşılan Sorunlar ve Konuyla İlgili Çözüm Önerileri" konulu araştırmada Millî Eğitim'de Norm Kadro Uygulaması'nda karşılaşan sorunlar ortaya konulmuştur. Konuyla ilgili literatür taraması yapılmış ve mülakat yöntemiyle idareci, öğretmen ve sendika üyelerinin görüşlerine başvurulmuştur. Bu çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Norm Kadro Uygulaması'nın değişim ihtiyacından kaynaklandığı noktasından hareketle değişim gerekliliği vurgulanmış ve Norm Kadro Uygulaması'nın bir toplam kalite çalışması olmasından dolayı Toplam Kalite Yönetimi ele alınmıştır. İkinci bölümde genel olarak Norm Kadro işlenmiş ve ülkemizde uygulanmasının gerekçeleri ve genel olarak uygulamada karşılaşılan sorunlar anlatılmıştır. Üçüncü bölümde Millî Eğitim" de Norm Kadro Uygulaması ve Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar üzerinde durulmuştur. Son bölümde araştırmayı desteklemesi için bazı okul idarecileri, öğretmenler ve sendika üyeleriyle yapılan görüşmelere ve bunların değerlendirilmesine yer verilmiştir. Araştırmadan çıkan en önemli sonuçlar şunlar olmuştur: - Norm Kadro Uygulaması'na geçilmesi yerinde bir karar olmuştur. Ancak; Norm Kadro Uygulaması'na gerekli alt yapı hazırlanmadan başlanmıştır. Okulların sayısının yetersizliği, okulların fizikî durumunun uygun olmayışı ve öğretmen sayısının azlığı bu alt yapı eksikliklerinin en önemlileri olarak karşımıza çıkmıştır. - Uygulamanın zamanlaması iyi olmadığı için birçok sorunla karşılaşılmış ve bu sorunların üstesinden yeni genelgelerle gelinmeye çalışılmıştır. Ancak buçabalar da uygulamanın istenilen zemin üstüne oturtulmasını sağlayamamıştır. - Norm Kadro Uygulaması'na geçilirken idareci, öğretmen, sendika ve akademisyenlerin görüşlerine başvurulmamıştır. Bu da, uygulamanın kabul görmesindeki en önemli engel olmuştur. - Yönetmelik kağıt üzerinde ideali yansıtmasına rağmen, uygulamada özellikle şahıslardan kaynaklanan bazı delinmelere(ihlâllere) rastlanmaktadır ve bu da eşitsizlik ve adaletsizliğe sebep olmaktadır. - Bazı öğretmenlerin eşlerinin görevi ( mülkî idarî amir, hakim-savcı, subay- astsubay, emniyet mensubu olanlar) nedeniyle atamalarda öncelikli olması eşitsizliğe ve adaletsizliğe sebep olmakla birlikte, diğer öğretmenlerin bağlı oldukları kuruma olan güvenlerini sarsmakta ve iş doyumu ile verimliliğin düşmesine yol açmaktadır. Millî Eğitim' de Norm Kadro Uygulaması' nda karşılaşılan sorunların giderilmesine ilişkin getirilen bazı öneriler: - Norm Kadro Uygulaması' ndan önce öğretmenlerin iyi yetiştirilmesine önem verilmelidir. - Okul sayıları yeterli düzeye getirilmeli ve okulların fiziki eksikliklerinin giderilmesine çalışılmalıdır. - Dersi olmayan ya da yeterli dersi olmayan öğretmenlere maaş karşılığı girmeleri gereken ders sayısı kadar ders verilerek ve öğretmenlere gereksiz ek ders ve buna bağlı olarak ek ders ücreti verilmeyerek israfin önüne geçilmelidir.Ill - Norm Kadro Uygulaması eşitliği ve adaleti sağlamalı, bütün öğretmen/okul idarecilerine aynı şekilde uygulanmalıdır. Uygulamada hukuka uygun ve objektif davranılmalıdır. -Değerlendirme ve denetimlerde keyfiyete asla müsaade edilmemeli, demokratik bir yapı oluşturulmalıdır. - Millî Eğitim, ülkenin en önemli meselesi olarak ele alınmalı ki Millî Eğitim Bakanlığı atamaları, diğer bakanlıklara bağlı personelin atamalarına göre şekillenmesin.

Bahadır Gülbahar
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Özel alt sınıflara toplumsal uyum becerilerinin kazandırılması sürecinde grafik resimleri ile piktogramların eğitime katkısı ve bir uygulama önerisi

Bu araştırmanın amacı; Eğitilebilir düzeydeki zihinsel engelli öğrencilere ,toplumsal uyum becerilerinin kazandırılması sürecinde piktogramlarla yapılan görseleğitimin, kalıcılığının ve etkilerinin araştırılmasıdır.Araştırmanın deseni tek denekli deneysel desenlerden çoklu başlama düzeyideseninin bir çeşidi olan çoklu yoklama desenidir.Araştırmada denekler arası çokluyoklama deseni kullanılmıştır.Araştırmanın deneysel denekleri: 2003-2004 Eğitim Öğretim Yılında Aksarayili, Ortaköy ilçe merkezindeki İstiklal İlköğretim Okuluna, Kırşehir il merkezindekiGazi İlköğretim Okuluna ve Ankara il merkezindeki Demetevler İlköğretimOkuluna, devam etmekte olan, toplam 15 Öğrenciden oluşmaktadır.Araştırma verilerinin toplanabilmesi için;Öğrencilerin başlama düzeyi tespitedilip, 6 aşamada sağaltımlar yapılarak, sonuçlar grafiksel verilere dönüştürülüp,karşılaştırılmıştır.Uygulama 13 oturumda, 6 ay boyunca sürdürülmüştür. Ayrıcaailelerin, sosyal çevrenin ve sınıf ortamının etkilerini değerlendirmek için, anketleruygulanmıştır. Araştırma verileri grafiklerle gösterilmiş ve grafikler niteliksel olarakayrı ayrı yorumlanmıştır.Araştırma bulguları; toplumsal uyum becerilerinin piktogramlarla yapılaneğitimi sonucunda , Öğrencilerde olumlu davranış değişikliği gözlemlenmiştir.Diğer bulgular, Zihinsel engelli Öğrencilerin eğitimlerini ilk sırada aileleri, dahasonra sınıf öğretmenlerinin etkilediği belirlenmiştir. Ayrıca zihinsel engelliöğrencilerin Resim ve İş- Eğitimi derslerinde kendilerini daha iyi hissettikleri vedaha iyi ifade ettikleri, uygulamalı sağaltımlar sırasında gözlemlenmiştir.

Taner Akgün
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00