
87
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Lise okul yöneticilerinin değişime yönelik eğilimleri ile problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi: Keçiören ilçesi örneği
Bu çalışma, özel ve devlet liselerinde görevli yöneticilerin değişime yönelik eğilimleri ile problem çözme becerileri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma nicel yöntemle yapılmıştır. Bu araştırmada ilişkisel tarama modeli uygulanmıştır. Bu araştırmanın örneklemini, Keçiören İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı devlet liselerinde ve özel liselerde görevli 101 yönetici oluşturmuştur. Çalışmaya katılanların büyük çoğunluğunu müdür yardımcıları oluşturmaktadır. Çalışma grubunun yaşlarına göre dağılımına bakıldığında çoğunluğun 40 yaş ve üstü olduğu, okul yöneticilerinin çoğunluğunun eğitim fakültelerinden lisans düzeyinde mezun olduğu, yine yöneticilerinin beşte birinin yüksek lisans mezunu olduğu görülmektedir. Branşlara bakıldığında katılımcıların göreceli olarak matematik ve fen bilimleri alanından daha fazla olduğu görülmüştür. Ayrıca, yöneticilerin kıdemli oldukları ve 20 yıl ve üzeri oldukları bulunmuştur. Bu araştırmanın verileri liselerde görev yapan yöneticilerin, demografik özelliklerini içeren kişisel bilgi formu, Heppner ve Peterson (1982) tarafından geliştirilen ölçeğin Türkçe çevirisi Şahin, Şahin ve Heppner (1993) tarafından gerçekleştirilmiş olan Problem Çözme Envanteri ve Akbaba-Altun ve Büyüköztürk (2011) tarafından geliştirilmiş olan Değişim Eğilimleri Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Veriler IBM SPSS Statistics 23 programı ile analiz edilmiştir. Kategorik değişkenler için frekans dağılımları, sayısal değişkenler için en düşük değer, en yüksek değer, ortanca, ortalama ve standart sapma verilmiştir. Veriler analiz edilirken normal dağılım varsayımını sağlayan sayısal değişkenlerin test edilmesinde parametrik yöntemler, normal dağılım varsayımını sağlamayan sayısal değişkenlerin test edilmesinde parametrik olmayan testler uygulanmıştır. İki bağımsız grup arasında fark olup olmadığına parametrik testlerden bağımsız örneklem t testi ve parametrik olmayan testlerden Mann Whitney U testi ile, ikiden fazla bağımsız grup arasında fark olup olmadığına parametrik testlerden tek yönlü varyans analizi ve parametrik olmayan testlerden Kruskal Wallis testi ile bakılmıştır. İki sayısal değişken arasındaki ilişkinin incelenmesinde Spearman ilişki katsayısı kullanılmıştır. Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlar aşağıda belirtildiği şekildedir: Lise okul yöneticilerinin değişim eğilimlerine bakıldığında en fazla değişime direnç alt boyutunda en yüksek puanı aldıkları görülmüştür. Ayrıca okul yöneticilerinin görevler arasında değişim eğilimleri düzeyi bakımından anlamlı fark olduğu görülürken, alt boyutlar açısından anlamlı farklılığın olmadığı görülmüştür. Araştırmada müdürlerin değişim eğilimlerinin müdür yardımcılarından anlamlı derecede yüksek olduğu görülmüştür. Ancak okul yöneticilerinin değişim eğilimleri yaş, cinsiyet, branş, son bitirdikleri okul, mesleki kıdem, yöneticilik kıdemi ve katıldıkları seminer/ kurs sayısı değişkenleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmemiştir. Okul yöneticilerinin yaş değişkenine göre problem çözme düzeyine bakıldığında, problem çözme yeteneğine güven ve yaklaşma kaçınma alt boyutunda istatistiksel olarak anlamlı fark görülmüştür. Problem çözme düzeyi puanlama ile ters orantılı olduğundan 21-40 yaş aralığındaki yöneticilerin lehine yüksek olarak sonuçlanmıştır. Ancak okul yöneticilerinin problem çözme düzeylerinde görevler arasında, cinsiyet, branş, son bitirilen okul, mesleki kıdem, yönetici kıdemi ve katıldıkları seminer/kurs sayısı değişkenleri açısından anlamlı farklılık görülmemiştir. Okul yöneticilerinin değişim eğilimleri ile problem çözme becerileri arasındaki ilişkiye bakıldığında, analiz sonucuna göre problem çözme envanteri ve alt boyutları ile değişim eğilimleri ölçeği ve değişimin (üç) alt boyutları arasında negatif yönlü istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmaktadır. Ancak, problem çözme envanteri ve alt boyutları ile değişimin yararına inanma alt boyutu arasında anlamlı ilişki bulunmazken sadece yaklaşma kaçınma ile değişim eğilimleri ölçeği arasında da istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmadığı görülmüştür.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi a1 düzeyinde kullanılmak üzere Türkçe konuşurların kullandıkları sözcük ve ifadelerin derlenerek bildirişim konuları altında sınıflandırılması
Araştırmanın amacı: Diller İçin Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi'nde genel başlıklar altında önerilen 14 bildirişim konusu içinde, Türkçe konuşurların sıkça kullandıkları sözcük ve ifadelerden bir derlem oluşturmak; bu derlemde yer alan sözcük ve ifadeleri, 14 bildirişim konusu altında sınıflandırarak yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde, öğreniminde, değerlendirmelerinde ve materyal oluşturmada kullanılmak üzere A1 düzeyine göre bildirişimsel yetkinliklerin temel taşı olan "sözcük öğretimi"ne katkıda bulunmaktır. Araştırmanın evrenini; Türkiye'deki Türkçe konuşurlar, örneklemini ise Türkiye'de "Basit Seçkisiz" örneklemeyle rastgele seçilen 45 Türkçe konuşurun ses kaydı oluşturmuştur. Çalışmada saha araştırması yöntemi kullanılmıştır. Diller İçin Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi'nde önerilen genel başlıklar hâlindeki 14 bildirişim konusu içinde geçen bildirişim etkinliklerinin her biri için Türkçe konuşurların 45 adet ses kaydı alınmıştır. Bu ses kayıtlarında hangi sözcük ve ifadelerin ne sıklıkla kullanıldığı saptanmıştır. Türkçe konuşurların sıklıkla kullandıkları sözcükleri, ifadeleri saptamak ve araştırmanın verilerini çözümlenmek, "woordenteller" programıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın bulguları sonucunda önce genel başlıklar hâlindeki 14 bildirişim konusunun alt bildirişim konuları oluşturulmuş; daha sonra bu bulgular, bildirişim konularının altında sınıflandırılmıştır. Araştırmanın sonunda; Diller İçin Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi'nde önerilen bildirişim konuları altında, Türkçe konuşurların sıkça kullandığı sözcük ve ifadelerinden oluşturulan sınıflandırmayla: A1 düzeyinde Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde, öğreniminde, değerlendirilmesinde ve materyal geliştirmede hangi sözcüklerin ve ifadelerin öncelikle verilmesiyle ilgili yol gösterici olmaya çalışılmıştır.. Ortak, standart ölçütlerle bildirişime dayalı, işlevsel ve başarılı bir yabancı dil olarak Türkçe öğretimi gerçekleştirebilmek için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar sözcükler: Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi, Söz Varlığı, Sözlü Derlem, Bildirişim, Kullanım Sıklığı
Ortaokul (5-8. sınıflar) Türkçe dersi öğretim programı ve ders kitaplarında 'metin türü farkındalığı
Çalışmanın amacı, ortaokul (5-8. Sınıflar) Türkçe derslerinde, öğrencilerde geliştirilmesi beklenen 'metin türü farkındalığı'nın yerini ortaya koymaktır. Bu bağlamda, 2018 yılı Türkçe Dersi Öğretim Programı (TDÖP), 'metin türü farkındalığı' açısından incelenmekte ve 'metin türü farkındalığı'nın ortaokul (5-8. Sınıf) Türkçe dersi ders kitaplarına metin ve etkinlikler/sorular boyutuyla nasıl yansıdığı değerlendirilmektedir. TDÖP'de 'metin türü farkındalığı'nı esas alan kazanımlar ve Programın sınıflara göre hangi türden metinlere yer verdiği dikkate sunulmaktadır. Türkçe ders kitaplarında yer alan metinlerin türlere göre dağılımı ve 'metin türü farkındalığını' esas alan etkinliklerin/soruların, öğrenme alanlarına göre dağılımı ele alınmakta; etkinlikler/sorular 'metin türü farkındalığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Araştırmanın kapsamını TDÖP ve 2018-2019 eğitim-öğretim yılında okutulan MEB yayını ortaokul (5-8. Sınıf ) Türkçe dersi ders kitapları oluşturmaktadır. Nitel araştırma özelliği gösteren çalışmamızda döküman analizi yöntemi kullanılmaktadır. Çalışmanın sonucunda, TDÖP'de metin çeşitliliğine önem verildiği ve kazanımların bu çeşitliliği destekler nitelikte olduğu gözlemlenmiştir. Ortaokul (5-8. Sınıflar) Türkçe dersi ders kitaplarında yer verilen metinlerde de tür çeşitliliğine ve metin türlerinin sınıf seviyelerine uygunluğuna dikkat edilmiştir. 'Metin türü farkındalığı'nı esas alan etkinliklere/sorulara da ders kitaplarında çokça yer verilmiş ve öğrenme alanlarına göre dağılımı yapılmıştır. 'Metin türü farkındalığı'nı esas alan etkinliklerin/soruların, öğrenme alanlarına göre dağılımına bakıldığında; yazma ve okuma öğrenme alanlarına daha fazla yer verilirken konuşma ve dinleme/izleme öğrenme alanlarıyla ile ilgili daha az sayıda etkinliğe/soruya yer verildiği görülmüştür. 'Metin türü farkındalığı'nı esas alan ii etkinliklerin/soruların, bilgi ve kavrama düzeyinde kalmayıp uygulama ve analiz basamaklarına da çıktığı söylenebilir.
Okul öncesi öğretmenlerinin okuma-yazma becerisinin gelişimine yönelik rolleri ve uygulamalarının incelenmesi
Bu araştırmada, okul öncesi öğretmenlerinin okuma ve yazma becerilerine yönelik rolleri ve uygulamalarinin incelenmesi hedeflenmiştir. Bu çalışmaya Ankara ili Altındağ, Çankaya, Yenimahalle, Gölbaşı ilçelerinde çalışmakta olan 234 okul öncesi öğretmeni katılmıştır. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak okul öncesinde dil ve okuryazarlık etkinlikleri temelli ölçek, araştırmacı tarafından geliştirilmiş gözlem formu ve açık uçlu soru sorulardan yarı yapılandırılmış soru formu kullanılmıştır. Araştırmaların sonuçlarına göre okul öncesi öğretmenleri okuma yazma hazırlık çalışmalarına yönelik olarak daha çok masa başında gerçekleşen kavram çalışmaları yaptırmaktadır. Çalışmaya katılan okul öncesi öğretmenleri genellikle kitap ve diğer basılı materyalleri incelemesi için çocuklara verdiklerini, yüksek sesle şiir, masal, hikaye ve resimli kitaplar okuduklarını, kitabın arka ve ön kapakları, kitabın başı ve sonu gibi özellikler hakkında bilgi verdiklerini ifade etmişlerdir. MEB Okul öncesi programında yoğun olarak "okuma yazma öğretiminin yapılmaması" ifadesi kullanılırken, çeşitli okul öncesi kurumlarında öğretmenlerin okuma yazma öğretimi yapabileceklerini ifade etmeleri göze çarpmıştır. Bunun yanı sıra bazı kurumlarda okuma yazma öğretiminin 36 aylıktan itibaren başladığı görülmüştür. Verilen cevaplar doğrultusunda okul öncesi öğretmenlerinin okuma yazma hazırlık etkinlikleri ile okuma yazma öğretimi başlıklarını birbirleri yerlerine kullandıkları, kavram yanılgılarına düştükleri ve bazı okul öncesi öğretmenlerinin MEB Okul Öncesi Programını bilmedikleri fark edilmiştir. Genel olarak öğretmenlerin çalıştıkları okulların etkinlik planları, tutumları ışığında cevaplar verdikleri görülmüştür. Okul öncesi öğretmenlerinin yarısı velilerin okuma yazma öğretilmesini istediği belirtirken, yarısının bu durumu istemediği araştırma sonucunda ortaya çıkmıştır.
Exploring the relationship between teachers' mindset and their technology self-efficacy among the secondary school EFL teachers
Technology integration plays an integral role in the English language teaching classrooms today, yet many factors other than having the technical knowledge and accessing to digital devices contribute to teachers' success at technology integration in teaching. Among these are "teachers' technology self-efficacy" and "teachers' mindset"- the two variables of this study. The former is about their ability to use technology and the latter is about their understanding about where ability comes from. The research presents little reports on this topic. This quantitative study was conducted to examine the relationship between teacher's mindset and their technology self-efficacy among the in-service English teacher (n=146) who completed three instruments including demographic questionnaire, Dweck's Mindset Instrument (DMI) and Computer Technology Integration Survey (CTIS). As it is shown in data analysis there is a positive correlation between the variables of the research. Moreover, the mindset is a predictor of teachers' technology use self-efficacy. According to the findings, technology integration is essential for English language teachers. Regarding that, English language teachers should internalize the variables of the examination to have a better teaching atmosphere. Keywords: Foreign language, technology, mindset, implicit theories, self-efficacy.
Okul öncesi öğretmenlerinin biçimlendirici değerlendirme uygulamaları
Bu araştırmada okul öncesi öğretmenlerinin biçimlendirici değerlendirme uygulamalarına yönelik algı ve uygulamalarının araştırılması amaçlanmıştır. Nitel araştırma yöntemi kullanılarak yürütülen bu çalışma, fenomenoloji (olgubilim) deseni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Ankara ve İstanbul illerinde çeşitli okul öncesi eğitim kurumlarda görev yapan 15 öğretmen oluşturmaktadır. Veriler görüşme yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak, okul öncesi öğretmenlerinin biçimlendirici değerlendirme ile ilgili görüşlerini belirlemek için, araştırmacı tarafından hazırlanan yarı –yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Okul öncesi öğretmenlerinin görüşlerine göre, öğretmenler değerlendirme aracı olarak gözlemi tercih etmektedirler. Öğretmenler gözlem yaparken, çocukların gelişimsel özelliklerini, ilgi ve ihtiyaçlarını, olumsuz davranışlarını ve sosyal ilişkilerini dikkate aldıklarını ifade etmişlerdir ve bu durumlara göre çocuklara geri bildirim yaptıkları anlaşılmaktadır. Ayrıca öğretmenler sınıf mevcudunun kalabalık olması, zamanın yetersizliği ve fazladan iş yükü getirmesi gibi sebeplerden dolayı değerlendirme yaparken zorlandıklarını belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: okul öncesi eğitim, biçimlendirici değerlendirme, erken çocukluk eğitiminde değerlendirme
A comparison of Turkish efl students' speaking anxiety in the classrooms of native and non-native instructors
In this study, L1 Turkish EFL students' speaking anxiety in native and non- native instructors' classroom will be compared. Speaking is one of the critical skills in the teaching and learning process in second language acquisition and since it is based on the production of language, it is one of the most compelling ones for students. There are some causes which may negatively affect the process and anxiety is one of those factors, specifically in that it demotivates learners in the classroom environment: thus, this research aims to identify to the sources of speaking anxiety of L1 Turkish EFL students. This study was conducted at three universities in Ankara, the data was collected through a questionnaire and adapted from the Foreign Language Classroom Anxiety Scale (hereafter referred to as FLCAS), which was developed by Horwitz et al. (1986). The results show that there is no statistically significant difference between the learners taught by native and non-native instructors on the basis of learner's gender and age. However, the length of learning was found to be effective in the comparison of the anxiety of learners and so, the participants with more years of instructions showed lower anxiety levels when compared to others. Key words: Speaking anxiety, Turkish EFL students, native instructors, non- native instructors, language skills.
İsveç'te yabancı dil olarak Türkçe öğrenen yetişkinlerin dil ihtiyaçları analizi
Bu çalışmada, İsveç Stockholm Folkuniversitetet Merkezi'nde (İSFM) yabancı dil olarak Türkçe öğrenen yetişkinlerin dil öğrenme ihtiyaçlarını belirlemek ve ihtiyaçların yaş, cinsiyet, eğitim gibi değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma için Iwai ve diğerleri, (1999) "Japanese Language Needs Analysis 1998-1999" adıyla geliştirdiği ve Çangal (2013) tarafından Türkçe öğrenenler için "Türkçe Öğrenme İhtiyaçları Ölçeği" adıyla uyarlanan ölçek kullanılmıştır. İSFM Türkçe okutmanının görüşleri alınarak ölçek yeniden düzenlenmiştir. Bu araştırma İngilizceye çevrilmiş haliyle katılımcılara sunularak veriler toplanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu İSFM'da 2016-2017 yıllarında Türkçe kurslarına katılmış ve araştırma ölçeğini dolduran 65 kişi oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında toplanan nicel ve nitel verilerden nicel veriler istatistiksel analizlere dâhil edilmiş ayrıca nitel veriler ile desteklenerek değerlendirilmiştir. Nicel analizlerde parametrik olmayan testler kullanılıp; parametrik olmayan bağımsız örneklemlerden Mann-Whitney U-testi veya Kruskal-Wallis H-testi kullanılmıştır. Toplanan verilerin analizinde SPSS 23 programı kullanılarak sonuçlar nitel veriler ışığında ortaya konulmuştur. Araştırmadan elde edilen verilere göre İSFM' da Türkçe öğrenen kursiyerlerin dil öğrenme ihtiyaçları sırasıyla Sınıf içi İletişim, Bireysel İlgi ve İhtiyaçlar, Eğitim ve İş İmkânı ve Ticaret Yapma olmak üzere dört alt boyutta değerlendirilmiştir. Araştırmadan elde edilen verilere göre kursiyerlerin Sınıf İçi İletişim Kurma İhtiyacı ön plandadır. Kursiyerlerin yaş düzeyleri arttıkça "Ticaret Yapma'' eğilimi içinde oldukları ve en çok konuşma becerisini geliştirmeye ihtiyaç duydukları sonucuna ulaşılmıştır.
Evaluation of the reading texts in teenwise 9: A textbook written in accordance with the new elt program of Turkish National Education
This study aimed to investigate the appropriateness of the reading texts in Teenwise 9 according to students' perspectives based on content, exploitability, readability, and authenticity through a questionnaire and a semi-structured interview. In addition, students' attitudes towards English classes and their perceptions towards four language skills were investigated. The sample of this study consisted of 9th-grade high school students from a total of three high schools in Ankara, including Mehmet Emin Resulzade Anatolian High School, Ayrancı Vocational and Technical Anatolian High School, and Eryaman Şehit Okan Koç Anatolian Religious Vocational High School. This study employed an explanatory sequential mixed method design which includes both quantitative and qualitative methods. In this context, the opinions of 300 students studying in three different schools were received through a questionnaire. In addition, a total of 30 students, 10 from each school, were interviewed. To analyze the quantitative data, the data set was examined and the answers of 300 students were transferred to SPSS 23.0 program. First, the frequency and percentage values were calculated. Then, the chi square statistic was calculated to determine whether the students' views show a significant difference according to their school type, gender and age. The analysis of the responds of the students to the interview form was conducted with content analysis. First, the main categories for the views were formed, then the sub-categories were determined, and frequency and percentage values were calculated. In addition, the answers of the students were evaluated according to the type of school they study. Some of the results were as follows: 1. In total, 40% (n=12) of the participating students like English classes, 33,3% (n=10) do not like them while 26,7% (n=8) partially like the classes. 2. Among the four skills (speaking, listening, reading, and writing), participants think the productive skills (speaking and writing) are the most difficult. 76,7 % (n=23) of the students find speaking difficult and 73,7% (n=22) state that writing is difficult. As for the receptive skills (reading and listening), 40% (n=12) think reading is difficult, and finally 26,7 % (n=8) think listening is a difficult skill. 3. Regarding the students' opinions about the content of the reading texts, more than 52% of the students agree that they enjoy reading them, but only 27,7 % say the texts make them want to read to find out more about the topics. 4. Participating students tend to agree with the statements regarding the exploitability of the reading texts. Most of them agree that the reading texts allow them to identify meaning of unknown words from context and without the help of a dictionary, and new words are repeated in the subsequent chapters. However, results also indicate that there are significant differences between the school types. 5. According to questionnaire results, Anatolian High School students tend to think that the reading texts were easy and did not include many new words or complex sentences. They also wish to learn more new words at this stage. The interview results supported the quantitative data. Anatolian Religious Vocational High School students have the most negative opinions about the readability of the texts. They think the texts are difficult, include too many new words and long sentences. Finally, according to the quantitative data, Vocational and Technical Anatolian High School students seem to have no problem with the readability of the texts, however during the interviews, most of them did not state any opinions about it. 6. Both the quantitative and qualitative data collected from Anatolian High School students reflect that they generally do not find Teenwise 9 texts authentic. Anatolian Religious Vocational High School students, on the other hand, tend to agree with the statements related to authenticity. The findings of the interviews supported those of the quantitative. According to the questionnaire results, Vocational and Technical Anatolian High School students thought the text were authentic the most. However, the qualitative data did not support the quantitative data, as most students stated that the reading texts were unrelated to real life. Keywords: textbook evaluation, reading text evaluation
Relationship between the attitudes towards internet usage in English and English reading skills among secondary school students
The application of Internet technology by various methods in learning English has become universal and inevitable in educational systems around the world. In this study, the aim was to evaluate the relationship between the attitudes towards Internet usage in English and reading skills in English among secondary school students. Sub-goals of the current study were to find out the relationship between the independent variables including gender, age, educational level of parents, monthly house income level, Internet access status at home, spending time on the Internet per day, and academic achievements in second language learning, and reading skills in English among secondary school students. Participants were 288 7th and 8th-grade students studying at Sincan IMKB Secondary School in Ankara. A questionnaire, including questions about sociodemographic characteristics, self-assessment of students in reading comprehension skills in English, and a 5-point Likert dimension of "The Attitude of the Students Using English on Internet Environment" was conducted to participants. SPSS 22.0 (SPSS Inc., Chicago, IL, USA) statistical package program was used to evaluate the data. Results, obtained at the end of this study were evaluated by Independent sample t-test analysis in two samples average and Chi-square test for categorical data analysis. At the end of the study, the results indicated that the most significant relationship between 4 dimensions of the questionnaire and three components of reading comprehension skills were "the Entertainment-Oriented Attitude Dimensions" which includes students' preference to read lyrics of the English songs on the Internet, to listen to English songs, to watch movie and series in English via the Internet. This outcome showed that learning a new language in joyful activities make learning more effective. According to the results of the study, the use of the Internet in English, particularly in terms of entertainment, contribute positively to English reading skills. For this reason, it is suggested that students should be encouraged to use the Internet in English by Internet security and appropriate time duration. Key Words: Use of English on the Internet, reading comprehension, English as a Foreign Language, students' attitudes