
79
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Muhammed b. Hamîd el-Kefevî'nin Şerhu'l-Emsileti'l-Muhtelife adlı eserinin tahkiki (Edisyon kritik)
Gerek Osmanlı döneminde gerekse önceki dönemlerde yaşamış âlimler Arap dili grameri hakkında farklı metotlarda pek çok eser telif etmişlerdir. Bu eserlerden çok azı tahkîk edilerek gün yüzüne çıkarılmışken birçoğu da kütüphane raflarında muhakkikler tarafından keşfedilmeyi ve ilim dünyasına kazandırılmayı beklemektedirler. Çalışmamızın amacı, Osmanlı döneminde yaşamış âlimlerden olan Muhammed b. Hamîd el-Kefevî'nin Şerhu'l-Emsile adlı eserinin tahkîkini yapıp yayına hazır hale getirmektir. Çalışmamız bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Girişte, Arap edebiyatında gramer ilminin temellerinin atılmasına sebep olan faktörlere değinildikten sonra bu ilmin tarihte geçirmiş olduğu dönemlere ve bu dönemlerde oluşan ekollere değinilmiş, ayrıca bu ekollere mensup olan bazı âlimler zikredilmiştir. Birinci bölümde, Emsile ve üzerine yazılan şerhlere değinildikten sonra Muhammed b. Hamîd el-Kefevî'nin hayatı ve eserleri hakkında bilgiler verilmiş, tezimize konu olan eseri tanıtılmıştır. İkinci bölümde, eserin Türkiye ve farklı coğrafyalarda bulunan nüshaları kısaca tanıtılmış, tahkîkte izlenen metot hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde de, Şerhu'l-Emsile'nin metni tahkîk kurallarına uygun bir şekilde oluşturulmuştur. Anahtar Kelimeler: Emsile, Kefevî, tahkîk, sarf, nahiv.
Çağdaş dönem tefsirinde din ve vicdan hürriyeti: Mevdûdî ve Süleyman Ateş örneği
Çağdaş Dönem Tefsirinde Din ve Vicdan Hürriyeti: Mevdûdî ve Süleyman Ateş Örneği? isimli çalışmamız, öncelikle Kur?ân?a göre ?din ve vicdan hürriyeti? kavramını değerlendirme, daha sonra çağımızın iki büyük müfessirinin gözünden, kavramın anlam alanını tespit ederek, konuya yaklaşımlarını inceleme amacı taşımaktadır. Çalışmamız bir giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş?te Mevdudi ve Süleyman Ateş tefsirlerinin günümüz tefsir çalışmaları arasındaki yeri ve önemi ele alınmıştır. Birinci Bölüm?de insan hürriyeti ve iradesi, kelami açıdan ele alınmış ve kavram olarak din ve vicdan hürriyeti incelenmiştir. İkinci Bölüm?de ise Kur?ân?a göre din ve vicdan hürriyeti ele alınmış ve bu bağlamda Mevdudi ile Süleyman Ateş?in inanç hürriyeti, ibadet hürriyeti, dini tebliğ hürriyeti, nasları yorumlama hürriyeti gibi konuları nasıl anladıkları örnekleri ile birlikte karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: 1) Mevdûdî, 2) Süleyman Ateş, 3) Hürriyet, 4) Din Hürriyeti, 5) Tefsir
Eğitim tarihi bağlamında Türkiye'de Cumhuriyet sonrası din eğitimi ve öğretimi uygulamaları
Bu araştırmanın amacı, Eğitim Tarihi bağlamında Türkiye?deki dini eğitim ve öğretim uygulamalarının Cumhuriyetin ilanından başlayarak günümüze kadar geçirdiği aşamaları incelemek ve araştırmacıların istifadesine sunmaktır. Bu amaçla geçmişte dini eğitimin verilmesinde önemli bir yeri olan Sıbyan mektepleri ve medreseleri ele aldıktan sonra bu eğitim kurumlarının neden kapatıldıkları incelenmeye çalışılmıştır. Daha sonra dini eğitim ve öğretim uygulamalarının, Cumhuriyet?in ilanından başlayarak günümüze kadar geçirdiği aşamalar ele alınmaya çalışılmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre, dini eğitim ve öğretim uygulamaları eğitim sistemi içerisinde sürekli tartışılmıştır. Okullarda din derslerine yer vermemekten, seçmeli ve zorunlu olmasına kadar farklı seçenekler denenmiştir. Ancak bu deneyimler de gösteriyor ki, din eğitimi mutlaka eğitim sistemi içerisinde yerini almalıdır. Din eğitimin varlığını tartışmaktan çok niteliği üzerinde durulmalı, değişen şartlara göre yeniden yapılandırılması tartışılabilmelidir. Anahtar Kelimeler: Din, Din Eğitimi, Din Kültürü, Cumhuriyet Dönemi,
Kur'an-ı Kerim çerçevesinde Hz Peygamber'in eğitim yöntemleri ve uygulama örnekleri
Bu çalışma, Kur?an-ı Kerim çerçevesinde Hz Peygamber?in eğitim-öğretim yöntemlerini ve uygulama örneklerini konu edinmektedir. Çalışmamızın amacı, günümüzde eğitimci pozisyonunda bulunan herkesi, Hz. Peygamber?in, yaşadığı dönemde üstlendiği eğitimcilik misyonu gereği sergilediği tavır ve davranışlardan ve söylediği sözlerden haberdar etmektir. Zira O?nun Kur?an-ı Kerim?den aldığı ilham ile sunduğu eğitim-öğretim faaliyetlerinin ve bu faaliyetlerde uyguladığı metotların, somut örneklerle müstakil bir çalışma ile gündemde tutulmasının günümüz eğitimcilerinin düşünce dünyalarına bir zenginlik katacağı kanaatindeyiz. Bu noktada çalışmamızda kavram analizlerine çok fazla girmeden, Kur?an?ın insanları eğitirken kullandığı eğitim ilke ve metotlarına ayetler ışığında geniş yer verdik. Hz. Muhammed (sav) özelinde konuyu incelediğimizde O?nun her alanda olduğu gibi bu hususta da ümmetine ve insanlığa zengin bir miras bıraktığını bir kez daha gördük. Anahtar Kelimeler: Hz. Muhammed, Din Eğitimi, Kur'an-ı Kerim, Eğitim-Öğretim,Öğretim Yöntemleri.
Türkiye'de ilaç sektöründe faaliyet gösteren firmaların yoğunlaşma düzeyleri ve bir uygulama
Çalışmanın amacı yoğunlaşmanın kavramsal çerçevesini, türlerini ve piyasa yapısına dair paradigmaları inceleyerek, yoğunlaşma kavramın; büyüme, dış ticaret, istihdam, maliyet, rekabet, üretim ve verimlilik ile olan ilişkilerini ele almak ve en temel yoğunlaşma ölçüm metotlarından ikisi olan; M-Firma Yoğunlaşma Oranı (CRM) ve Hirchman-Herfindalh İndeksi (HHI) ile ilaç firmalarının 2005-2013 yılları arasındaki satış değerleri üzerinden Türk İlaç Sektörü yoğunlaşmasını ölçmek ve bu piyasanın yapısal durumunu ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda, CR4'e göre; ilaç sektöründe yoğunlaşma oranı düşük, piyasada rekabet var, CR8'e göre; yoğunlaşma oranı orta düzeyde, piyasada azalan rekabet var, H-H İndeksine göre ise de; yoğunlaşma oranı düşük ve piyasada tam rekabet var sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Yoğunlaşma, Piyasa Yapısı, İlaç Sektörü.
Sürdürülebilirlik açısından stratejik maliyet yönetimi
Modern işletmeler, üretim ve satış odaklı anlayışlarını geride bırakmalarıyla birlikte pazar hakkında sağlıklı ve detaylı bilgi almaya çalışırken, üretim, ulaşım ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler, tüketici ihtiyaç ve taleplerinin değişmesi, işletmeleri küreselleşmeye doğru sürüklemektedir. Bu gelişme ve değişimler işletmelerin iletişim kurmak zorunda olduğu coğrafyayı genişletmiş ve elde edilecek bilgilerinin yorumlanmasını zorlaştırmakla beraber pazar ağını da genişletmiş ve rekabeti daha şiddetli hale getirmiştir. İşletmelerin sürdürülebilir bir politika yürütebilmeleri, vizyon, misyon, strateji ve aksiyonla mümkün olacaktır. Bu dört unsur stratejik yönetimin temel unsurlarını oluşturmaktadır. Stratejik yönetim, ister özel sektör, ister kamu sektörü ve isterse kâr amacı gütmeyen gönüllü sektörde faaliyet gösteren tüm organizasyonlarda geleceğe yönelik amaç ve hedeflerin belirlenmesine ve bu hedeflere ulaşılabilmesi için yapılması gerekli işlemlerin tespit edilmesine imkân sağlayan bir yönetim tekniği olarak karşımıza çıkmaktadır. Küresel rekabetin baskısı altında kalan işletmeler, modern teknolojileri kullanmak suretiyle üretim sistemlerini değiştirmişlerdir. Değişen üretim sistemlerine paralel olarak mevcut maliyet sistemlerini de değiştirme ihtiyacı duymuştur. Artık standart maliyet sistemi gibi geleneksel maliyet sistemleri de günümüzün rekabet şartlarında yetersiz kalmaktadır. Stratejik maliyet yönetimi, şiddetli rekabet ortamında değişen üretim yöntemlerinin ve buna bağlı olarak değişen maliyet ve maliyet yönetim muhasebesi sistemlerinden oluşan bir modern maliyet yönetim yaklaşımıdır. Anahtar Kelimeler: Rekabet, Stratejik Yönetim, Maliyet Yönetimi, Sürdürülebilirlik
Çağdaş Selefiye ve hadis(Suudi Arabistan örneği)
Selefîlik İslâm düşünce tarihinin önemli fırkalarından biridir. Tarihî kökenleri değişmemekle beraber günümüzde Selefiyye içerisinde siyasi, fikri veya ideolojik yönü ön plana çıkan farklı yönelişler ortaya çıkmıştır. Ancak çıkışı itibariyle ehl-i hadîs geleneğine dayanan Selefiyye'nin hadîs ve sünnete verdiği önem geçmişte olduğu gibi bugün de devam etmektedir. Bu araştırmamızda Suûdi Arabistan devletinin kurucu ideolojisi olan Vehhâbilikle birlikte bu devletin adeta resmî mezhebi durumundaki Selefiyye'nin hadîs anlayışını inceledik. Bu çalışmanın birinci bölümünde genel anlamda Selefiyye, Selefiyye'nin ortaya çıkışı ve geçirdiği evreler incelenmiştir. İkinci bölümde Suûdi Arabistan selefîliğinin fikri temelleri ve özelliklerinin yanısıra, Suûdi Arabistan Selefîliğinin fikrî arka planında nelerin olduğu ve bu arka planın temel düşüncelerinin neler olduğu ele alınmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise Suûdi Arabistan Selefiyyesi'nin hadîse ve sünnete bakışı, sened ve metin tenkidine yaklaşımları ve hadîse dair yaptıkları çalışmalar ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Selefiyye, Ehl-i Hadîs, Ashâb-ı Hadîs, Çağdaş Selefiyye, Vehhâbilik, Hadîs, Sünnet, Hadîs Anlayışı
8. sınıf öğrencilerinin öğrenme stilleri ve TIMSS matematik başarılarının farklı değişkenler açısından incelenmesi: Bayburt ili örneği
TIMSS (Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması), 4 yıllık periyotlarla 4. ve 8. sınıf öğrencilerine uygulanan ve matematik ile fen bilimleri alanlarındaki eğitim-öğretimi geliştirmek amacıyla ülkelerin eğitim sistemleri hakkında karşılaştırmalı veri toplamak amacıyla yapılan bir sınavdır. TIMSS sınavına katılan ülkeler, kendilerinin dünya ülkeleri arasında matematik ve fen alanlarında hangi düzeyde oldukları hakkında fikir edinebilirler. TIMSS sınavının her dört yılda bir yapılıyor olması bir önceki sınavın yapıldığı yıla göre ülkenin eğitimdeki politikalarının veya eğitim sisteminin ilerleyip ilerlemediği, ülkenin eğitim durumunu nasıl iyileştirebileceği ve başarılı olan ülkelerin başarılı olmasındaki temel etmenlerin neler olduğunun cevaplarının bulunmasına yardımcı olur. Öğrenme stili kavramı ilk kez 1960 yılında Rita Dunn tarafından ortaya atılmış ve bu yıldan itibaren araştırmacılar öğrenme stillerini değişik biçimlerde tanımlamışlardır. Genel olarak öğrenme stili bireyin bilgiyi alma ve işleme sürecinde tercih ettiği yollar olarak tanımlanmaktadır. Öğrenme stili, öğrenmeye bireysel yaklaşımdır. Kimi öğrenciler, bu öğrenme eğilimlerinden tek birine sahip olurken, kimi öğrenciler bunlardan birkaçına sahip olabilir. Öğrenme stilleri doğuştan var olan karakteristik özelliklerdir. Bu özellikler yürürken, yatarken, otururken, konuşurken, oynarken ve yazarken bireyi etkiler, bu özelliklere göre eylemler yapılır. Bu nedenle eğitim-öğretim sürecinde öğrencilerin başarılı olabilmeleri için öğrenme stillerinin belirlenmesi önem arz etmektedir. Bu araştırmada ilişkisel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini Bayburt merkez ortaokullarında eğitim görmekte olan 652, 8. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri Reid'in öğrenme stilleri envanteri ve TIMSS 2011 matematik soruları içerisinden uzman görüşü alınarak seçilmiş 45 soru üzerinden toplanmıştır. Çalışmada nicel veri analiz yöntemleri kullanılmıştır. Veriler SPSS paket programında frekans, yüzde, varyans, standart sapma, t-testi ve ANOVA kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda öğrenme stillerinin okullara göre farklılık gösterdiği ancak cinsiyete, karne notuna, anne ve baba eğitim düzeyine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. 8. sınıf öğrencilerinin TIMSS başarılarının ise okul türüne, karne notuna, anne ve baba eğitim düzeyine göre değiştiği ancak cinsiyete ve öğrenme stillerine göre değişmediği sonucu elde edilmiştir. Çalışmada elde edilen sonuçlardan yola çıkarak önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: TIMSS sınavı, öğrenme stilleri, 8. sınıf öğrencileri, matematik dersi
İnovasyonun kavramsal çerçevesi ve türleri: TRA1 düzey 2 bölgesinde bir uygulama
İnovasyon, bilgi ve iletişim teknolojilerinin hayatın her alanına hükmettiği günümüzde adını çok sık duyduğumuz bir kavramdır. Küreselleşen dünya piyasalarında rekabet her geçen gün daha da artmaktadır. Artan rekabet ortamında piyasalar minimum fiyat maksimum rekabet şeklinde şekillenmiştir. Uzakdoğu'dan gelen düşük fiyatlı ürünler gelişmekte olan Türkiye gibi ekonomileri çok olumsuz etkilemiştir. Firmalara bu olumsuzluktan çıkış yolu olarak inovasyon yapma bir çözüm önerisi olarak sunulmaktadır. Bu çalışmada inovasyon konusu işlenmiş, TRA1 Düzey 2 Bölgesi OSB imalat sanayi işletmeleri üzerinde bir araştırma yapılmıştır. Araştırmada firmaların kullandığı inovasyon çeşitleri, inovasyon yapma nedenleri gibi birtakım faktörlerin işletmelerin yenilikçilikleri üzerindeki etkileri anket yöntemiyle tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre işletmelerin büyük çoğunluğu genç ve yeni kurulan işletmelerdir. Katılımcı işletmelerin büyük bir kısmı gıda sektöründe faaliyet göstermektedir. İşletmeler en çok müşteri şikayetlerini değerlendiren birimlere bünyelerinde yer vermektedir. Anahtar Kelimeler: İnovasyon, Yenilikçilik, TRA1, Firma
Matematik öğretmeni adaylarının öğretmene biçtiği roller ve teknoloji kullanım düzeylerine mikro öğretim yönteminin etkisi
Teknoloji alanında yaşanan gelişme ve değişmeler her alanda olduğu gibi matematik eğitiminde de köklü bir değişimi zorunlu kılmıştır. Bu değişim sonucunda matematik öğretim programlarında teknolojiye verilen önem artmış ve matematik öğretmenlerinin teknoloji okur-yazarı olmaları adına yapılan çalışmalar değer kazanmıştır. Bilindiği gibi matematik öğretmenlerinin teknoloji donanımlı matematik öğrenme ortamları hakkında bilgi sahibi olabilmelerinde lisans eğitimleri sırasında aldıkları eğitim çok önemlidir. Bu eğitimde mikro öğretim yöntemi önemli bir yer tutmaktadır. Bu çalışma kapsamında öğretmen adaylarının teknoloji donanımlı matematik öğrenme ortamlarına hazırlanabilmeleri için 5 haftalık bir süreçte mikro öğretim faaliyetleri yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini 2 kız, 3 erkek olmak üzere 5 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Durum çalışması yönteminin kullanıldığı bu çalışmada veri toplama aracı olarak gözlem ve mülakatlar kullanılmıştır. Gözlemlerin her biri video kaydına alınmıştır. Verilerin analizinde teknoloji kullanım düzeyi göstergeleri ve öğretmen rolleri ile ilgili açıklamalardan faydalanılmıştır. Bulgular incelendiğinde mikro öğretim öncesinde öğretmen adaylarının teknolojiden genellikle Düzey-1'de faydalandıkları görülmüştür. Mikro öğretim sonrasında ise teknolojiyi Düzey-2 ve Düzey-3'te kullanmaya eğilimli oldukları tespit edilmiştir. Ayrıca mikro öğretim öncesinde teknoloji donanımlı ortamlarda öğretmenlere öğretici rolünü biçen öğretmen adayı sayısı daha fazla iken mikro öğretim sonunda kolaylaştırıcı öğretmen rolünü biçen öğretmen adayı sayısının daha fazla olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak mikro öğretim yönteminin teknoloji donanımlı ortamlarda öğretmene biçilen rolü öğreticiden kolaylaştırıcıya doğru değiştirmede ve teknolojinin daha üst düzeylerde kullanılmasında etkili olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Teknoloji Kullanım Düzeyleri, Öğretmen Rolleri, Mikro Öğretim, Matematik, Öğretmen Adayları