Recently Added Theses
View Allİlk dört halîfenin sünnete yaklaşımı
Bilindiği gibi sünnet, Kur'ân'dan sonra dînimizin ikinci temel kaynağıdır. Geçmişte ve günümüzde Müslümanların benimsemiş oldukları İslam anlayışını Kur'ân ve sünnet belirlemiştir. Ancak sahâbeden günümüze kadar Kur'ân ve sünnet, temel referans kabul edilmesine rağmen, tarihi süreç içerisinde farklı görüşler ve farklı anlayışlar ortaya çıkmıştır. Şüphesiz ki, sağlıklı bir İslam anlayışı onun temel kaynaklarının iyi anlaşılmasıyla doğrudan bağlantılıdır. Yüce kitabımız Kur'ân'ı Kerîm'in ifadesiyle insanlığa rehber olarak gönderilen ve Peygamberler zincirinin son halkası olan Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (s.a.s.) hem sözlerinde hem de davranışlarında kendisine inanan kimseler için güzel bir örnek vardır. Bu sebeple hangi asırda yaşarsa yaşasın ona inanan insanların ideal bir mü'min olabilmeleri elbette ki onun sünnetini takip etmeleri ile mümkün olacaktır. İşte tam bu noktada Rasûlullâh'ın sünnetini sonraki kuşaklara aktaracak olan güzide şahsiyetler yani ashâb-ı güzînin vazîfelerinin ne derece ehemmiyetli olduğu anlaşılmaktadır. İnsanların anlama kabiliyetleri ve anlama metotları neticesinde elde ettikleri farklı anlayışların sağlamasını yapmak için elbette yine Kur'ân ve sünnetin yanı sıra ilk Müslüman nesle yani sahâbeye başvurmamız en doğru yol olacaktır. Çalışmamızın giriş bölümünde genel olarak sahâbenin sünnete yaklaşımlarına kısaca değindikten sonra araştırmanın konusu, amacı, metodu ve kaynaklarından bahsedildi. Kavramsal çerçeveye yer verilerek halîfe-hilâfet, sünnet, hadîs ve ittiba kavramları hakkında yeterli bilgi sunulmaya çalışıldı. Her bir halîfe için ayrı bölümler açılmak suretiyle toplamda dört bölüm oluşturuldu. Her bir bölümde ana hatlarıyla ilgili halîfenin hayatı öz bir şekilde verildikten sonra onların sünnet/hadîs anlayışları, sünnete verdikleri önem ve sünnete bağlılıkları, hadîslere mürâcaât etmeleri, hadîslerin rivâyet edilmesinde gösterdikleri titizlik ve hadîslerin tedvîn edilmesindeki tutumları izah edilmeye çalışıldı.
Şa'râvî tefsirinde belagat ilmi ve Kur'an'ın i'cazı
Bu çalışma Şa'râvî'nin tefsir kitabında işlediği belagat ve i'caz anlayışını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda Şa'râvî'nin tefsirinde işlediği belagat ve i'caza konu olan tüm ayetler incelenmiştir. Tespit edebildiğimiz kadarıyla bu ayetler, Şa'râvî'nin ele aldığı şekliyle klasik dönem tefsir kitaplarıyla mukayeseli olarak açıklanmıştır. Üç bölümden oluşan bu çalışmanın ilk bölümünde Şa'râvî'nin hayatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiş, i'caz ve belagat kavramları temellendirilmiştir. İkinci bölümde, Kur'an-ı Kerim'in belagat bağlamında i'cazı hakkında ayetler örneğinde açıklamalar yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise Kur'an'ın içerdiği gaybî bilgiler ve ilmî hakikatler sebebiyle muciz olmasıyla ilgili izahatlar yapılmıştır. Şa'râvî'nin Kur'an'ın temelde fesahat ve belagat cihetiyle muciz olduğunu ifade ettiği ortaya çıkmıştır. Ancak Kur'an'ı Kerim'in hem içerdiği gaybî bilgiler, hem bildirdiği ilmî hakikatler hem de insan ruhuna etki etmesi sebebiyle muciz olduğunu belirttiği de anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tefsir, Şa'râvî, Kur'an, Mucize, Belagat, İ'caz.
Etial 160 alüminyum alaşımının kokil kalıba dökümünde erbiyum elementi ilavesinin etkisinin incelenmesi
Alüminyum döküm endüstrisinde, alaşım özelliklerini geliştirmek gelişen teknoloji gereksinimlerine bağlı olarak önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı, Etial 160 alaşımına erbiyum elementi takviyesiyle sıvı metal temizliği, akıcılık ve mekanik özellikler üzerindeki etkilerinin kapsamlı deneysel çalışmalarla incelenmesidir. Dökümler kokil kalıba döküm yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Deneylerde, Etial 160 alüminyum alaşımına farklı oranlarda Erbiyum (Er) elementi takviyesinin alaşımın karakteristiğine etkileşimi araştırılmıştır. Çalışmada, Er takviye oranı %0,03, %0,05 ve %0,1 olarak kokil kalıplara dökümler yapılmıştır. Deneylerde vakum altında katılaştırma (RPT), K-mold kalıbı, mekanik test kalıbı, farklı kesit kalınlıkları olan 4 kanallı akıcılık kalıbı ve spiral akıcılık kalıbı tercih edilmiştir. Sonuçlar incelendiğinde Er ilavesinin alaşım akıcılık özelliklerine olumsuz etki ettiği, sıvı metal ilerleme mesafelerinde azalma olduğu görülmüştür. Mekanik test sonuçları açısından Er ilavesi alaşım özelliklerinin geliştirilmesine katkı sağladığı tespit edilmiştir. Yapılan denelerde ilavesiz dökümde 153 MPa olan çekme gerilmesi maksimum %0,1 Er ilaveli dökümde 236 MPa' a kadar çıktığı belirlenmiştir. % uzama değerlerinde 3,04 uzamadan Er ilavesi sonucu 4,56 seviyelerine ulaşıldığı tespit edilmiştir. Er ilavesinin mikroyapı incelemeleri sonucu yapının değiştiği gözlenmiştir.
Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin çok yönlü liderlik yönelimi, rekreasyonel liderlik davranışı ve boş zaman yönetimi arasındaki ilişkinin incelenmesi
Araştırmanın amacı, Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin çok yönlü liderlik yönelimleri, rekreasyonel liderlik davranışları ve boş zaman yönetimi arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilen çalışmada örneklem grubu toplam 385 (n) katılımcının bulunduğu Bayburt Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinden oluşmaktadır. Katılımcıların konu ile ilgili görüşlerinin alınması için 4 ayrı form kullanılmıştır. Bunlar; Kişisel Bilgi Formu, Çok Yönlü Liderlik Yönelimi Ölçeği, Rekreasyonel Liderlik Davranışı Ölçeği ve Boş zaman Yönetimi Ölçeği. Elde edilen tüm ham veriler SPSS (26. versiyon) yazılımında test edilmiştir. Verilerin analiz sürecinde ilk olarak tanımlayıcı analizler gerçekleştirilmiştir ve Parametrik testlerin kullanımına uygun olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda; t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve ilişki testlerinden pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. İlgili testler aracılığı ile yapılan sınamalar neticesinde katılımcıların çok yönlü liderlik yönelimine ilişkin cinsiyet, yaş ve haftalık boş zaman değişkeni bağlı istatistiki açıdan anlamlı bulgular tespit edilmiştir. Rekreasyonel liderlik davranışına ilişkin ise haftalık boş zaman ve yaş değişkenine bağlı istatistiki açıdan anlamlı bulgular bulunmuştur. Boş zaman yönetimine ilişkin cinsiyet ve sınıf düzeyi alt boyutuna bağlı istatistiki açıdan anlamlı bulgular bulunmuştur. Son olarak çok yönlü liderlik yönelimi, rekreasyonel liderlik davranışı ve boş zaman yönetimi alt boyutları arasında düzeyi ve yönü farklılık gösteren ilişkilerin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Türkçe öğretiminde yapay zekâ kullanımı ile ilgili öğretmen görüşlerinin incelenmesi
Türkçe öğretiminde yapay zekâ teknolojilerinin kullanımına yönelik öğretmen görüşlerinin incelenmesini amaçlayan bu çalışmada nitel araştırma yönteminin olgubilim (fenomenoloji) deseni tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi ile ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Araştırma, öğretmenlerin YZ teknolojilerini nasıl algıladıkları, bu teknolojileri hangi amaçlar için kullandıkları, eğitim süreçlerindeki rolünü nasıl değerlendirdikleri ve etik kullanımına ilişkin görüşlerini analiz etmektedir. Çalışma, Türkçe öğretiminde YZ'nin etkin ve etik kullanımını anlamak için öğretmenlerin bu teknolojiyi algılama biçimlerini, tutumlarını ve deneyimlerini incelemeyi hedeflemektedir. Araştırma kapsamında, öğretmenlerin YZ'yi yazma, değerlendirme ve bireyselleştirilmiş öğrenme gibi öğrenim alanlarında nasıl kullandığına ilişkin görüşlerine yer verilerek öğretmen görüşleri analiz edilmiştir. Veri toplama süreci, nitel yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla gerçekleştirilmiş olup, elde edilen veriler içerik analizi ve tematik analiz yaklaşımları doğrultusunda sistematik olarak analiz edilmiştir. Nitel veri analizi programları olan MAXQDA ve NVivo programlarından da yardım alınmıştır. Araştırma bulgularına göre öğretmenler YZ'nin eğitimde öğrenci güdülenmesini arttırma, öğrencilere kişisel ihtiyaçlarına yönelik bireyselleştirilmiş öğretim süreçleri sunma fırsatlarını vurgulamakta; bunun yanı sıra teknolojilerin etik kullanımı, veri güvenliği ve mahremiyet ile ilgili konularında endişelerini dile getirmektedirler. YZ teknolojilerinin Türkçe öğretiminde daha verimli bir şekilde kullanılabilmesi için öğretmenlerin dijitali kullanma yeteneklerinin artırılması ve etik yönergelerin netleştirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca araştırma, yapay zekânın eğitimdeki rolünün daha etkili hale gelmesi için planlar sunmakta ve eğitimcilere yol gösterici bilgiler vermektedir. Anahtar Kelimeler: Yapay zekâ, Türkçe öğretimi, öğretmen görüşleri, eğitim teknolojileri, etik kullanım.
El-Fütûhâtü'l-Mekkiyye bağlamında Muhyiddin Ibnü'l-Arabî'nin kelam ve felsefe eleştirisi
Tezde İbnü'l-Arabî'nin şahıslar bağlamında kelâmcı ve filozoflara; gruplar bağlamında kelâmî ve felsefî ekollere; disiplinler bağlamında ise kelâm ve felsefeye yönelik eleştirileri ontolojik ve epistemolojik açıdan ele alınmaktadır. Çalışmada amaçlanan husus, İbnü'l-Arabî'nin eleştirileri bağlamında, onun bir sûfî olarak düşünce dünyasının, kelâm ve felsefe ya da kelâmcı ve filozoflar arasındaki gerçek konumunu tespit etmektir. Çalışmanın temel kaynağı, İbnü'l-Arabî'nin el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye isimli geniş külliyatıdır. İbnü'l-Arabî'nin zikredilen eserdeki eleştirileri, önemli kelâm ve felsefe metinleri de dikkate alınarak aktarılmakta ve değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda İslâm düşüncesinin bu üç kanalına (tasavvuf, kelâm ve felsefe) ait fikirler mukayese edilmektedir. Çalışma neticesinde İbnü'l-Arabî'nin ontolojik ve epistemolojik bağlamda onu kelâm ve felsefe disiplinlerinden ayrıştıran özgün düşünce sisteminin açıklık kazanmasına katkı sağlandığı söylenebilir. Onun ontoloji alanında teorik fizik ve metafiziğe ilişkin görüşleriyle kendine has bir evren tasavvuru ve vesilecilik anlayışı geliştirdiği; epistemoloji alanında ise özgün bir duyumcu/deneyimci tavra sahip olup bilgide de vesileci bir tutum sergilediği görülmektedir.
