Bayburt University
BAYBURT

Bayburt University

Bayburt, Türkiye
Founded: 2000
Rector: Prof. Dr. Mutlu Türkmen
Websitetwitterlinkedininstagramfacebook

750

Archived Theses

1

DOIs Assigned

3

Institute

0%

DOI Rate

Recently Added Theses

View All
Master'sOpen AccessTR

Ermeni tehcirinin Anadolu'ya etkileri: Göç teorileri bağlamında bir değerlendirme

Bu çalışmada 1915 yılında Osmanlı Devleti tarafından alınan Tehcir kararının tarihsel arka planı, uygulanma süreci ve Anadolu'ya olan etkileri göç teorileri bağlamında incelenmektedir. Ermeni meselesi, Osmanlı'nın son yüzyılında ortaya çıkmış siyasi ve jeopolitik yönleri olan bir sorundur. Birinci Dünya Savaşı'nın kritik döneminde, Ermeni komiteleri Rus ordularıyla iş birliği yaparak sabotaj ve isyan faaliyetlerini yoğunlaştırmış, Osmanlı Devleti de cephe gerisi güvenliğini sağlamak amacıyla Tehcir kararı almıştır. "Vakt-i Seferde İcraat-ı Hükümete Karşı Gelenler İçin Kanun-ı Muvakkat" ile yasal çerçevesi oluşturulan bu uygulama, doğrudan Ermenileri hedef almamış, savaş şartlarında ihanet ve casusluk yapan herkesi kapsamıştır. Osmanlı yönetimi, sevkiyat sırasında göçmenlerin güvenliğini sağlamak için talimatnameler yayımlamış ve yapılan suistimalleri Divan-ı Harplerde yargılamıştır. Tehcirin Anadolu'ya etkileri çok yönlü olup bölgesel güvenlik riskine göre farklı uygulamalar da olmuştur. Tehcir sonrası demografik yapı önemli ölçüde değişmiş, Ermeni nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde boşalan yerleşim alanları muhacir iskânıyla doldurulmuştur. Yine tehcir sonrası Lozan Antlaşması ile Anadolu'da kalan Ermeni nüfusu azınlık statüsü kazanmış, 1939'da Hatay'ın Türkiye'ye katılması gibi dönemlerde önemli göç hareketleri yaşanmıştır. Göç teorileri temelinde yapılan bu araştırmada tehcirle sonuçlanan Ermeni meselesinde; devlet merkezli klasik diplomasi anlayışının ötesine geçilerek, şeffaflık ve bilimsel bilgi temelinde kültürel ve insani etkileşimle, ekonomik iş birliği ve çok katmanlı kamu diplomasisi araçlarını içeren uzun vadeli, proaktif ve yapıcı bir stratejinin benimsenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Gelecekte bu konuda çalışacak araştırmacıların, bu olayın Türk ve Ermeni halkı üzerindeki algısal, sosyo-psikolojik ve politik etkilerini disiplinlerarası yöntemlerle ölçmelerinin; her iki toplumda yanlış algılamaları azaltıp karşılıklı etkileşim alanlarını güçlendirerek kültürel, ekonomik ve iletişim temelli yaklaşımların gelişmesini sağlamaya katkısı olacağı düşünülmektedir.

Ermeni tehciriZorunlu göç
Melih Dursun Tosun
Bayburt University · Institute of Graduate Studies
2026
50
Master'sOpen AccessTR

Düzenli spor yapan ve yapmayan Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin spor amaçlı mobil uygulama kullanım isteklilikleri ve sadakatlerinin incelenmesi

Dijitalleşmenin hızla ilerlemesiyle birlikte mobil uygulamalar, spor ve fiziksel aktivite davranışlarının desteklenmesinde önemli bir araç hâline gelmiştir. Bu araştırmanın amacı, düzenli spor yapan ve yapmayan Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin spor amaçlı mobil uygulama kullanım isteklilikleri ve sadakat düzeylerini karşılaştırmalı olarak incelemektir. Araştırma, gönüllü katılım esasına dayalı olarak ulaşılan 480 üniversite öğrencisi üzerinde yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak Mobil Uygulama Kullanma İstekliliği Ölçeği (MUKİÖ) ve Mobil Uygulama Kullanma Sadakati Ölçeği (MUKSÖ) kullanılmış; elde edilen veriler bağımsız örneklem t-testi ve ANOVA analizleri ile değerlendirilmiştir. Bulgular, kadın öğrencilerin kullanım istekliliğinin erkeklere göre daha yüksek olduğunu; buna karşın erkek öğrencilerin sadakat düzeylerinin daha güçlü olduğunu göstermiştir. Ayrıca düzenli spor yapmayan öğrencilerin uygulamalara yönelik hem kullanım istekliliği hem de sadakat düzeylerinin düzenli spor yapanlara kıyasla daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Spor türü değişkenine göre bireysel spor yapan öğrencilerin takım sporcularından anlamlı düzeyde daha yüksek kullanım istekliliği ve sadakat düzeyine sahip olduğu görülmüştür. Öğrenim görülen bölüm açısından Spor Yöneticiliği öğrencilerinin kullanım istekliliği puanlarının daha yüksek olduğu; uygulama sadakati açısından ise Antrenörlük ve Spor Yöneticiliği öğrencilerinin daha yüksek düzeyde bağlılık sergiledikleri belirlenmiştir. Sonuç olarak spor amaçlı mobil uygulamaların, Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri açısından fiziksel aktivite süreçlerini destekleyebilecek, performans takibini kolaylaştırabilecek ve dijital spor alışkanlıklarının anlaşılmasına katkı sağlayabilecek araçlar olduğu söylenebilir. Elde edilen bulguların, üniversite gençliğinde teknolojiyi spora uyarlamaya yönelik stratejilerin geliştirilmesine katkı sağlayacağı öngörülmektedir.

Sedanur Eğriçayır
Bayburt University · Institute of Graduate Studies
2026
20
Master'sOpen AccessTR

Yapay zekâ destekli okuma stratejileri öğretiminin ortaokul öğrencilerinin strateji kullanma düzeyi ve okuduğunu anlama başarısına etkisi

Bu tezin amacı, yapay zekâ destekli okuma stratejileri öğretiminin ortaokul öğrencilerinin strateji kullanma düzeyi ve okuduğunu anlama başarısına etkisini incelemektir. Bu çalışma, WhatsApp platformu üzerinden erişilen Copilot yapay zekâ asistanının okuma stratejileri öğretim sürecindeki etkililiğini araştırmayı amaç edinmiştir. Araştırma, 2024–2025 eğitim-öğretim yılında Bayburt il merkezinde bulunan Şehit Recep Eşiyok Ortaokulunda öğrenim gören 7. sınıf öğrencileri üzerinde uygulanmıştır. Çalışma grubunu, 7/A ve 7/B sınıflarında öğrenim gören toplam 60 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada, 60 öğrenciden oluşan (30 deney, 30 kontrol) grubu belirlenmiş ve ön test–son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, Kırmızı (2008) tarafından geliştirilen Okuduğunu Anlama Stratejileri Ölçeği (OASÖ) ile Taşkın ve Sallabaş (2022) tarafından geliştirilen Okuma Başarı Testi (OBT) aracılığıyla toplanmıştır. Çalışma kapsamında, kontrol ve deney grubu öğrencilerinin ön test ile son testten alınan puanların karşılaştırılmasında ilişkili bağımlı örneklemler t-testine başvurulmuştur. Gruplar arası anlamlılık düzeyini belirlemek amacıyla ise ilişkisiz bağımsız örneklemler t-testi kullanılmıştır. Ayrıca değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesinde Pearson korelasyon analizine başvurulmuştur. Ön-son test uygulamalarından ulaşılan bulgular, ilk önce Microsoft Excel dosyasına işlenmiştir ardından istatistiksel hesaplamalar için SPSS 26.0 programından yararlanılmıştır. Elde edilen analizlere göre, bu çalışmanın koşulları altında yapay zekâ destekli okuma stratejileri öğretiminin olumlu yönde etkiler gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu bağlamda, deney grubunun strateji kullanımına ilişkin son test puan ortalamalarının (M = 3,6000), kontrol grubuna (M = 3,3987) kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu saptanmıştır (p = 0,001). Benzer şekilde, okuduğunu anlama başarı düzeylerinde de deney grubunun (M = 21,3000) kontrol grubuna (M = 18,9667) göre anlamlı düzeyde daha yüksek bir başarı sergilediği tespit edilmiştir (p = 0,002). Bu bulgular, yapay zekâ destekli okuma stratejileri öğretiminin öğrencilerin okuduğunu anlama performansını artırma noktasında olumlu etkiler gösterdiğini ortaya koymaktadır.

Duygu Atılgan
Bayburt University · Institute of Graduate Studies
2026
10
Master'sOpen AccessTR

Matematik eğitiminde ölçme konusuna yönelik çalışmaların incelenmesi: Uzunluk ölçüleri örneği

Bu çalışmanın amacı, ilköğretim matematik eğitimi müfredatında ölçme öğrenme alanının alt öğrenme alanı olan uzunluk ölçülerinin öğretimi ile ilgili önceden gerçekleştirilen çalışmaları araştırma sentezi yöntemiyle incelemektir. Ölçme kavramı ve uzunluk ölçüleri, matematik eğitimi ile günlük yaşantılarda bilerek ya da bilmeyerek sık kullanılmaktadır. Ölçmeyi kişinin yaşantısının bir parçası olarak düşünmek mümkündür. İnsanların çevresinde olan varlık, eşya, nesneleri tanıma ve bunlar arasındaki farklılıkları anlama merakı olduğu bilinmektedir. İnsanlardaki bu içsel dürtü sayesinde ölçme ihtiyacı daha da önemli konuma getirdiği söylenebilir (Albayrak, 2010). Ölçme öğrenme alanı kapsamında uzunluk ölçme kavramının erken yaşlardan itibaren kazandırılmasının, çocukların zihinsel gelişimini destekleyebileceği düşünülmektedir; bu süreçte yapılan karşılaştırma, sıralama ve somut deneyimlerin, mantıksal düşünme, problem çözme ve dil becerilerine katkı sağlayabileceği ifade edilmektedir. Çalışmanın yöntemi, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan araştırma sentezi tekniğiyle yapılmıştır. Çalışmada kullanılan makaleler, akademik literatür taraması kapsamında Web of Science ve YÖK Ulusal Tez Merkezi veri tabanlarında yer alan bilimsel çalışmalar ve tezlerden elde edilmiştir. İncelenen çalışmalar için, araştırmanın yapıldığı yıl, araştırmada uygulanan yöntemler, araştırmanın örnekleme grupları ve hedefler başlıkları dikkate alınmıştır. Verilerin analizi için tematik içerik analizi metodu kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, ölçme öğrenme alanındaki konuların bazı matematik konularına kıyasla daha soyut olabildiği; ancak bu konuların araç-gereçlerle somutlaştırılması ve günlük yaşamla ilişkilendirilmesinin öğrenmeyi destekleyebileceği düşünülmektedir. Ayrıca uzunluk ölçümünde, günlük kullanım ile matematiksel tanımlar arasındaki farklılıkların öğrencilerin anlamasını zorlaştırabileceği ifade edilmektedir. Bu çalışmada incelenen araştırmaların yıllara göre dağılımı, uzunluk ölçme konusuna yönelik ilginin son yıllarda arttığını göstermektedir. Çalışmaların büyük çoğunluğu makale türünde olup, en fazla nitel yöntemler kullanılmıştır. Araştırmalar farklı örneklem gruplarını kapsamakla birlikte en yoğun olarak ortaokul öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak en çok test ve görüşme teknikleri tercih edilmiştir. Tematik açıdan çalışmaların büyük bölümü öğrenme sürecine odaklanmakta; bunun yanı sıra öğrenci başarısı, kavram yanılgıları ve ölçme becerileri gibi konular da ele alınmaktadır. Genel olarak bulgular, uzunluk ölçmenin öğrencilerin bilişsel becerilerinin gelişiminde önemli bir rol oynadığını ve matematik öğretiminde temel bir alan olduğunu ortaya koymaktadır. Yapılan analizler, programda en yoğun kazanımın "uzunluk ölçme" aşamasında yer aldığını ortaya koymaktadır. İlköğretimin altıncı, yedinci ve sekizinci sınıf düzeylerindeki kazanımların ise bütünüyle uzunluk ölçme alt öğrenme alanı kapsamında, somuttan soyuta doğru yapılandırıldığı anlaşılmaktadır. Bulgular, sınıf öğretmenlerinin öğrenci düzeyine uygun örnekler seçme konusunda özenli olduklarını; ancak çözüm süreçlerinde farklı gösterim türleriyle modelleme yapma becerilerinin sınırlı kaldığını göstermektedir. Ayrıca, öğretmenlerin kavrayış düzeyine uygun etkinlikler tasarlama çabalarına rağmen, işlem süreçleri ile kavramsal anlayış arasında yeterli düzeyde ilişki kurmakta güçlük yaşadıkları anlaşılmaktadır. Buna karşın, mesleki gelişim sürecinin, öğretmenlerin uzunluk ölçme alt öğrenme alanına ilişkin alan bilgilerini olumlu yönde geliştirdiği belirlenmiştir. Bu durum, mesleki gelişim etkinliklerinin öğretmenlerin hem alan bilgisi hem de pedagojik alan bilgisi üzerindeki belirleyici rolünü açıkça ortaya koymaktadır.

Matematik eğitimiUzunlukÖlçme öğrenme alanı+1
Cem Çikot
Bayburt University · Institute of Graduate Studies
2026
00
Master'sOpen AccessTR

Peyami Safa'nın hikayeleri üzerine bir inceleme

Bu çalışma, Türk edebiyatının önemli isimlerinden biri olan Peyami Safa'nın hikâyeciliğini incelemeyi amaçlamaktadır. Türk edebiyatında daha çok romanlarıyla tanınan yazar, hikâye türünde de dikkate değer eserler vermiştir. Bu tezde, Peyami Safa'nın hikâyeleri; yapısal özellikleri, tematik unsurları, kişi kadrosu, zaman ve mekân kullanımı ile dil ve üslup açısından değerlendirilmiştir. Çalışmada öncelikle Peyami Safa'nın hikâyeciliğine genel bir bakış sunulmuş, yazarın hikâyelerinde sıkça karşılaşılan anlatıcı türleri, olay örgüsü, mekân ve zaman kullanımı gibi yapısal unsurlar ele alınmıştır. Hikâyelerde işlenen temalar belirlenerek, bireyin iç dünyası, psikolojik çözümlemeler, toplumsal eleştiriler ve gelenek-modernleşme çatışması gibi konular analiz edilmiştir. Ayrıca, yazarın dil ve üslup özellikleri değerlendirilmiş, hikâyelerinin edebiyat tarihindeki yeri üzerinde durulmuştur. Elde edilen bulgular, Peyami Safa'nın hikâyelerinde bireyin iç dünyasını ve toplumsal yapıyı yansıtan güçlü bir anlatı kurduğunu göstermektedir. Yazarın eserlerinde kullandığı anlatım teknikleri, psikolojik çözümlemeleri ve toplumsal meselelere yaklaşımı, onun Türk edebiyatındaki önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Bu çalışma, Peyami Safa'nın hikâyeciliğini detaylı bir şekilde ele alarak, onun edebî kimliğinin anlaşılmasına katkı sunmayı hedeflemektedir.

Anlatım teknikleriHikayePsikolojik analiz
Meryem Ertem
Bayburt University · Institute of Graduate Studies
2026
00
Master'sOpen AccessTR

Muhammed b. Hamîd el-Kefevî'nin Şerhu'l-Emsileti'l-Muhtelife adlı eserinin tahkiki (Edisyon kritik)

Gerek Osmanlı döneminde gerekse önceki dönemlerde yaşamış âlimler Arap dili grameri hakkında farklı metotlarda pek çok eser telif etmişlerdir. Bu eserlerden çok azı tahkîk edilerek gün yüzüne çıkarılmışken birçoğu da kütüphane raflarında muhakkikler tarafından keşfedilmeyi ve ilim dünyasına kazandırılmayı beklemektedirler. Çalışmamızın amacı, Osmanlı döneminde yaşamış âlimlerden olan Muhammed b. Hamîd el-Kefevî'nin Şerhu'l-Emsile adlı eserinin tahkîkini yapıp yayına hazır hale getirmektir. Çalışmamız bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Girişte, Arap edebiyatında gramer ilminin temellerinin atılmasına sebep olan faktörlere değinildikten sonra bu ilmin tarihte geçirmiş olduğu dönemlere ve bu dönemlerde oluşan ekollere değinilmiş, ayrıca bu ekollere mensup olan bazı âlimler zikredilmiştir. Birinci bölümde, Emsile ve üzerine yazılan şerhlere değinildikten sonra Muhammed b. Hamîd el-Kefevî'nin hayatı ve eserleri hakkında bilgiler verilmiş, tezimize konu olan eseri tanıtılmıştır. İkinci bölümde, eserin Türkiye ve farklı coğrafyalarda bulunan nüshaları kısaca tanıtılmış, tahkîkte izlenen metot hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde de, Şerhu'l-Emsile'nin metni tahkîk kurallarına uygun bir şekilde oluşturulmuştur. Anahtar Kelimeler: Emsile, Kefevî, tahkîk, sarf, nahiv.

ArapçaDilbilgisiMuhammed el-Kefevi+3
Yakup Ziyaalp
Bayburt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
40