
112
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Departman Tezleri
Halit Ziya Uşaklıgil'in "Mâî ve Siyah" adlı romanında bulunan birleşik cümleler
Servet-i Fünun dönemi, Türk Edebiyatı tarihi açısından bir dönüm noktasıdır. Halit Ziya Uşaklıgil bu dönemin en önemli yazarlarındandır. Yazar roman türüne getirmiş olduğu üslup ve teknikle dönemindeki ve kendinden sonraki yazarları etkilemiştir.Halit Ziya'nın romanlarındaki en belirgin özellik ağır ve süslü bir dil yanında kullandığı üsluptur. Yazarın bu özelliklerinin en iyi şekilde görüldüğü Mâî ve Siyah romanında bulunan birleşik cümleler çalışmamızın özünü oluşturmaktadır. Bu cümlelerin incelenmesi yazarın ve dönemin roman dilini anlamak açısından önemlidir.Çalışmanın giriş kısmında, Servet-i Fünun döneminin genel özellikleri, Halit Ziya'nın bu edebî akım içerisindeki yeri ve önemi, romancılığı ve hikâyeciliği, Mâî ve Siyah romanının dil ve üslubu ile birleşik cümle konusu değerlendirilmiştir.Bu değerlendirmelerden sonra Tahsin Banguoğlu'nun birleşik cümle hakkındaki görüşleri esas alınarak Mâî ve Siyah romanının 1914 tarihli orijinal baskısındaki birleşik cümleler incelenmiştir. Eserde birleşik cümle türlerinin hepsinden birçok örnek bulunmaktadır. Yazarın roman diline getirdiği yenilikler bu örneklerden de anlaşılmaktadır.İncelenen eser ve bu eserden hareketle Halit Ziya'nın romancılığı, dil ve teknikteki titizliği, romanlarında sıkça kullandığı birleşik cümle yapıları ve farklı cümle kuruluşları çalışmanın sonuç bölümünde değerlendirilmeye çalışılmıştır.Mâî ve Siyah'ta çok sayıda bulunan yabancı kelime ve anlaşılması güç tamlamalar nedeniyle, incelenen örneklerin anlaşılmasını kolaylaştırmak için çalışmanın sonuna bu romandaki yabancı kelimelerden oluşan bir sözlük eklenmiştir.Anahtar Kelimeler: Servet-i Fünun, Halit Ziya Uşaklıgil, Mâî ve Siyah, BirleşikCümle
Behçet Necatigil'in şiirlerini alımlama estetiğine göre inceleme denemesi
Behçet Necatigil Doğu ve Batı kültürünü birleştirerek, şiirlerini geniş bir yelpazeyle okura sunmuştur. Necatigil'in dizelerinin bir kültür şiiri haline gelmesi, okurda zengin çağrışımlar yaratmaktadır. Bu noktada okurun rolünün değiştiği gözlenir. Okurun aktif, araştırmaya açık ve kültür birikimi geniş olan kişilerden oluşması beklenir. İdeal okur ortaya çıkar. Alımlama estetiği, okurun rolünü ön plana çıkaran bir kuram olduğundan yapılan çalışmaya uygun görülmüştür. Türk edebiyatında İkinci Yeni şairleri gibi Behçet Necatigil de ideal okuru benimseyen şairlerden olmuş; alımlama estetiğine uygun görüşler sergilemiştir.Tezde, Behçet Necatigil'in şiir anlayışına farklı bir açıdan yaklaşılmış; şiirleri alımlama estetiği ışığında incelenmiştir. İlk olarak alımlama estetiğiyle ilgili bilgi verilmiş; ardından Türk edebiyatında alımlamaya uygun düşen görüşler ile Behçet Necatigil'in şiir görüşlerindeki değişimler ortaya konmuştur. Bulgular ve Yorum bölümünde ise farklı yorumlara açık şiirler seçilerek; şiirlerin derin yapısına inilmeye çalışılmıştır. Şiirler izleklere ayrılmış; imge, motif, simge ve metindışı bağlantılardan yararlanılmıştır. Bu bilgilerden yararlanılarak Behçet Necatigil'in hayat-ölüm algısının şiirlerinde nasıl alımlandığı ortaya konmak istenmiştir. Çalışma, Sonuç bölümüyle bitirilmiştir. Sonuç bölümünde Necatigil'in 1956 sonrası şiirlerinin alımlama estetiğine uygun olduğu; fakat Eski Toprak kitabıyla başlayan bu değişimin Kareler Aklar kitabının Aklar bölümüyle bittiği fark edilmiştir. Necatigil'in, Aklar bölümünden ölümüne kadar olan süreçte ise 1955 öncesi gibi farklı yorumlara açık olmayan şiirlere döndüğü gözlenmiştir.
Özbekçe Küntugmiş Destanı
Bu çalışmada Özbek destanlarından biri olan ?Küntu?miş? adlı destanın Latin harfli yazıçevirimi, metnin sözlüğü, indeksi ve tıpkıbasımı yer almaktadır.Metnin orijinali Kril harfleriyle yazılmış olduğu için öncelikle metin Latin harflerine çevrilmiştir. Latin harflerine çevrilen metin üzerinden sözlük ve indeks hazırlanmıştır.Kutadgu Bilig adlı eserin III. cildi olan ?İndeks? bu çalışmanın yol göstericisi olmuştur. Kutadgu Bilig indeksini oluşturmada izlenen yöntem temel alınmış, her ne kadar farklılıklar bulunsa da indeks sırasında yine bu eserde uygulanan sıra takip edilmiştir.Çalışmanın birinci bölümünde Özbekistan'ın tarihi, kültürü, edebiyatı ve Özbek destanları ile ilgili bilgilerin yanı sıra günümüzde Özbeklerin kullandığı alfabe verilmiş; Özbek dili ve Modern Türk Dilleri içinde Özbekçe'nin yeri anlatılmıştır. İkinci bölümde ise ?Küntu?miş? adlı destanın Latin harfli çevirisi ve metnin özeti yer almaktadır. Üçüncü bölüm, indeks oluşturulurken izlenen sıralama, metnin sözlüğü ve indeksinden oluşmaktadır. Tıpkıbasım çalışmanın sonuna eklenmiştir.
Hazâ Kitâb-ı Hulâsa-i Tıbb Cerrâh Mes'ûd
Eski Anadolu Türkçesi döneminden başlayarak her alanda yüzlerce Türkçe eserin ortaya konması, Türk dilini bir konuşma ve edebiyat dili olmaktan bilim dili olmaya doğru taşımıştır. Özellikle 15. yüzyıldan itibaren tıp sahasında yazılmış eserlerin de Türkçenin bilim dili olmasına katkısı büyüktür.Abbasî Halifesi Me'mun'un hastalanması üzerine Ebu Tahir bin Muhammed Arabî başkanlığında toplanan hekimlerin Farsça yazdıkları Hulâsa-i Tıp adlı eser, Cerrâh Mes'ûd tarafından Türkçeye çevrilmiştir. Cerrâh Mes'ûd'un Hazâ Kitâb-ı Hulâsa-i Tıbb adlı eseri 15. yüzyılın ikinci yarısına ait bir cerrahi metindir. Cerrâh Mes'ûd'un bu eseri, 15. yüzyıl tıp bilimini günümüze yansıtması, dönemin dil özelliklerini aktarması ve zengin kelime hazinesiyle önem taşımaktadır. Bu çalışmada, kaynaklarda yer almasına rağmen üzerinde ciddi bir araştırma yapılmamış Kitâb-ı Hulâsa-i Tıbb adlı eser incelenmiştir.Eser giriş, inceleme, metin ve dizinler olmak üzere dört kısımdan oluşmaktadır. Metnin okunmasından sonra metin çeviri yazı alfabesi kullanılarak bilgisayar ortamına aktarılmış, ardından yeni geliştirilen bir bilgisayar programıyla gramatikal dizini alınmıştır. Gerek eser okunurken gerekse dizin alındıktan sonraki haliyle eserin dil incelemesi yapılmış, genel dizine ilave olarak ek dizini ve sıklık dizini konulmuş, genel dizindeki kelimelerin sözlük anlamları verilmiştir.
Ahmet İğciler'in hayatı, sanatı ve eserleri hakkında bir inceleme
Bu çalışma beş bölümden oluşmaktadır.Birinci bölümde Ahmet İğciler'in hayatı, doğumu, çocukluğu ve yetiştiği çevre,eğitimi ve meslek hayatı, öğretmenliği, muhabirliği ve tercümanlığı, aile hayatı, edebişahsiyeti işlenmekte, kendisiyle yapılan mülakatlardan yararlanılarak İğciler'inKosova Türk Edebiyatı'nda yeri ve değeri hakkındaki görüşler irdelenmekte, ayrıcaAnton Çehov'un, İğciler üzerinde bıraktığı etki incelenmektedir.İkinci bölümde, İğciler'in yayımlanan yüzden fazla hikâyesi ayrıntılı bir şekildebilimsel olarak tahlil edilmekte, hikâyelerdeki olay örgüsü, metnin gerektirdiği yerde,bazen özetleme tekniği ile bazen eleştirel irdeleme tekniği ile bazen olay zincirininakışı gösterilerek bazen de gelenek ve göreneklerin hikâyelerde görünüş biçimlerindenkısa alıntılar yapılarak incelenmekte, hikâyelerdeki tasvirlerin mekân ve zamanaçısından önemi vurgulanmaya çalışılmaktadır. Bir bölümdeki, hem basılmışkitaplardaki hikâyeler, hem dergi ve gazete sayfalarında kalan hikâyeler, hem debaşka yazarların kitaplarında var olan hikâyeler tespit edilerek kronolojik bir sıralamaile incelenmektedir. 9 - 12 ve 13 -15 yaş gurubuna ait hikâyeler, sırasıyla bütünhikâyeler yapı başlığı altında, olay örgüsü, şahıs kadrosu, zaman, mekân, bakış açısıve anlatıcı, konu, tema başlıkları altında incelenirken İğcilerin çok sevdiği Prizrenşehri ve orada yaşayan halk tanıtılmaya çalışılmaktadır.Üçüncü bölümü, İğcilerin yayımlanmış ve yayımlanmamış şiirleri üzerinde yaptığımızirdeleme oluşturmaktadır. İğcilerin yayımlanmış ve yayımlanmamış şiirleri dört aynıbaşlık altında, farklı konuları içeren şiirlerle birlikten tematik açıdan incelenmekte,devrin diğer şairleriyle ortak olan noktaları tespit edilerek irdelenmektedir.Dördüncü bölümde, şairin, dinî mimari, sivil mimari ve askeri mimariden oluşan `yokolan Osmanlı eserleri'ni araştıran Yok Olan Osmanlı İzleri adlı kitabı üzerindedurulmakta, bu eserlerin Prizren'e ilave ve hediye ettiği medeniyet eserleri/ izlerivurgulanmaya çalışılmaktadır. Araştırmanın devamında, İğciler'in Monografi adlıkitabından alıntılar yapılmakta, bölümün son kısmında İğciler'in araştırma yazıları,gelenek ve görenek yazıları, internetteki yazıları ve gazete yazıları incelenmektedir.Araştırmanın beşinci aynı zamanda son bölümünde ise İğciler'in kullandığı dil veüslûp ile bu anlatım tarzının nedenleri ve etkileri genel hatlarıyla ortayakonulmaktadır.Anahtar Kelimeler: Prizren, Osmanlı Eserleri, Kosova Türk Edebiyatı.
Türkiye Türkçesinde sıfatlar (tanım, tasnif, mukayese, değerlendirme)
Dil kültürün temel taşıdır. Bir dilin ifade zenginliği o dilin temel göstergesidir. 21. yüz yılda, eğitimde, bilimde, kültürde, zirveleri hedeflemiş bir Türkiye'nin bütün dil kurallarını içerisine alacak bir şekilde Türkçenin öğretiminde istenilen seviyeyi yakalaması icap etmektedir. Eğitim hayatımız içerisinde neredeyse adım başı karşılaştığımız sınavlarda istenilen başarının yakalanması ve piyasadaki kaynakların birtakım konuları gelişigüzel ele almasından dolayı meydana gelen karmaşayı önleme ve sıfatların daha metodik bir şekilde öğrenilmesi için böyle bir çalışma yapılmıştır.Bu çalışma yapılırken kaynaklar da titiz bir araştırmanın neticesinde belirlendi. Kaynak seçilirken öncelikle seçilecek kaynakların her birisinin kendi alanında otorite olması hedeflendi. Kaynak belirlerken üniversitede okutulan kaynak kitaplardan beş, üniversite hazırlık kaynaklarından beş, ilk ve ortaöğretim kaynaklarından birer tane kaynak belirleyip bu kaynaklardaki tanım, tasnif, konu anlatımının nasıl olduğunu ortaya koymak, ardından bunları mukayese etmek ve sıfatların öğretimiyle ilgili yeni bir kaynak oluşturmak hedeflendi. Kaynak taramasının ardından öncelikle bu kaynaklar her bir başlıkta ayrı ayrı dizildi. Ardından her bir başlık altındaki tanımlar, tasnifler ortaya kondu. Bu tanımlar ve tasnifler ortaya konduktan sonra bu tanımlar ve tasnifler kaynaklar kendi aralarında birbirleriyle mukayese edilerek değerlendirmeler ortaya kondu. Değerlendirmenin neticesinde, her bir kaynak grubundan ortaya çıkan genel sonuçlar, birbirleriyle mukayese edilerek en nihayetinde, sıfatlar nasıl bir bakış açısıyla ele alınmalıdır, yöntem nasıl olmalıdır, bunun üzerinde durduk. Yani mevcut şartlar altında Türkiye Türkçesinde sıfatlar nasıl anlatılmalıdır?Bu meseleyi enine boyuna tahlil ederek meseleyi bir neticeye vardırdık. Buradan hareketle, karşılaştığımız manzarayı şöyle özetleyebiliriz: Öncelikle üniversite kaynaklarını incelediğimizde meselelere bakış açısının aynı olduğunu görmekle beraber ifade şekillerinin çeşit çeşit olduğunu gördük. Kanaatimce meseleye bakış açıları, aynı olsa da ifadelerin farklı olması beraberinde birtakım sıkıntıları getirecektir. Dolayısıyla yaptığımız inceleme ve değerlendirmelerde üniversite kitaplarıyla diğer kaynaklar arasında temel bazı noktalarda farklılıklar olduğunu gördük.Bütün kaynaklardaki bilgileri bir araya getirerek yeni bir bakışaçısıyla, yeni, ufku açık bir kaynak oluşturmayı hedefledik.Buradan hareketle sıfatları yeniden ele alıp herkesin istifade edebileceği bir ortak payda inşa ettik.Bunları söylerken dilin canlı bir varlık olduğunu ve tekamül halinde bulunduğunu kayda geçirmek gerekir.Anahtar Kelimeler: Sıfat, Hedef, Öğretim, Bakış Açısı, Tekamül,
Acaibü'l-Mahlukat (106.-140. varak) (transkripsiyonlu metin-giriş-inceleme-dizin-sözlük)
Türk edebiyatında ilk örneklerini 14. yüzyılda gördüğümüz Acaibü'l-Mahlukat tarzında eserler, Yunan kültüründen İslam kültürüne tercümelerle geçmiştir. Arapçadan, Farsça ve Türkçeye yapılan tercümeler sayesinde tüm İslam edebiyatında yaygınlaşmıştır. Eser, ağırlıklı olarak coğrafi bilgiler verir. Bunun yanı sıra kozmografya, astronomi, biyoloji ve tıp gibi birçok alanda verdiği bilgilerle teorik bir kitap olmuştur. Bununla da yetinmeyip yol gösterici pratik bilgiler de aktarır.Türk edebiyatındaki Acaibü'l-Mahlukat genellikle tercüme eserlerdir. Günümüzde tespit edilen ilk Türkçe Acaibü'l-Mahlukat, incelemekte olduğumuz Ali b. Abdurrahman'ın eseridir. Kazvini'nin eserinin Farsçadan çevirisi olan Rükneddin Ahmet'in eserinin yanında Ahmed-i Bican ve Süruri-i Kadim gibi tanınmış kişilerin tercümeleri Türk edebiyatında en tanınmış Acaibü'l-Mahlukat'lardır.Çalışmamız giriş, inceleme, metin ve dizin olmak üzere dört ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Acaibü'l-Mahlukat, Türk edebiyatında Acaibü'l-Mahlukat ve tercümeleri, eserin nüshasının tavsifi, eserin konusu, eserin yazılış tarihi, eserin yazarı hakkında bilgi verilmiştir. İnceleme bölümünde yazılış, ses bilgisi ile birlikte dönemin dil anlayışını örneklerle verdiğimiz dil incelemesi yer almıştır. Metin bölümünde, çalısmamızın temelini oluşturan Ali b. Abdurrahman'ın Acaibü'l-Mahlukat adlı eserinin transkripsiyonu yapılmıştır. Dizin bölümünde ise eserin çözümlemeli dizini yer ve kişi adları ayrı ayrı ele alınarak oluşturulmuş, ardından çalışmamız sonuç kısmıyla tamamlanmıştır.
Kosova Türk ağızları inceleme - metin sözlük
Bugüne kadar Kosova Türk ağızları ile ilgili yapılan çalışmalarda ağız özellikleri kısaca ele alınıp tanıtılmaya çalışılmıştır. Biz bu çalışmamızda güncel Kosova Türk Ağızlarını 29 kişiden ses kayıt cihazı ile yapmış olduğumuz çalışmalarla derledik. 29 kaynak metin kullanılmıştır.Derlediğimiz bu metinleri ağız özelliklerini yansıtacak şekilde ağız çevriyazısına aktardık. Aktardığımız metinleri tarayarak Kosova Türk Ağızlarının ses bilgisi, şekil bilgisi ve cümle bilgisi örnekleri ile incelemeye çalıştık.Sonuç olarak, Türkiye Türkçesi'nin ve ondan önceki dönem olan Osmanlı Türkçesi'nin devamı niteliğinde olan Kosova Türk Ağızları, aynı zamanda dil etkileşimi açısından da incelenmeye değer görülmektedir.
Osman Nevres Dîvânı'nda maddî kültür
19. yüzyıl şairlerinden Osman Nevres Dîvânı'nda yer alan maddi kültür unsurlarının tespiti ve bu unsurların şair tarafından nasıl işlendiğini incelemeye yönelik olan çalışmamızda Dîvân şairlerinin toplum hayatından, sosyal hayattan, çevrelerinden ve ait oldukları toplumun inanç ve kültürel değerlerinden kopuk olmadıklarını; bilhassa maddi kültüre ait unsurlara şiirlerinde sıkça yer verdiklerini Osman Nevres Dîvânı özelinde göstermeye çalıştık.Bunu yaparken ilk olarak belirlediğimiz ilgili unsurları önce açıkladık, sonrasında ise şair tarafından nasıl işlendiğini, hangi özellikleriyle ele alındığını ortaya koymaya çalıştık. Ele aldığımız maddelerin ayrıntılı bir şekilde açıklanması ve yorumlanmasında çeşitli kaynaklardan yararlandık. Ayrıca kullandığımız veya kullanmadığımız ilgili tüm unsurlara ait örnek beyitlerin künyelerini, sahayla ilgili diğer araştırma ve çalışmalarda katkı sağlayacağı düşüncesiyle indeks bölümünde gösterdik.
Türkiye'deki Azerbaycan kökenli Türkologların gramerimize yaklaşımı
Bu çalışma, karşılaştırma yöntemiyle Türkiye Türkologlarının ve Türkiye'deki Azerbaycan kökenli Türkologların Türkçe'deki kelime türlerine, kelime gruplarına, eklere, cümle türlerine yaklaşımlarının belirlenip değerlendirilerek hangi noktalarda benzerlik hangi noktalarda farklılık gösterdiğini ayrıntılarıyla ortaya koymayı amaçlamaktadır.Türkçe'nin öğrenimi ve öğretimi konusunda karşılaşılan zorlukların kaynağı; Türkçe'nin öğretimi için oluşturulmuş ve yayımlanmış olan gramer kitaplarındaki kelime türlerinin, kelime gruplarının, eklerin ve cümle türlerinin tasnifi konusundaki farklılık ve tutarsızlıklardır. Bu farklılıkları oluşturan sebep, Türkologların koordinasyon içinde olmayıp, çalışmalarını kendi bakış açılarına göre yapmalarıdır.Çalışmamda ilgili gramerlerde yer alan kelime türlerinin, kelime gruplarının, eklerin, cümle türlerinin tamamına yer verilerek eksik nokta bırakılmamaya çalışılmış, örnekler de çalışmaya dâhil edilmiştir.Kelime türleri, kelime grupları, ekler ve cümle türlerinin önce belirlenen Türkiye Türkologları tarafından hangi kriterlere göre sınıflandırıldığı tek tek belirtilip, sonra Türkiye'deki Azerbaycan kökenli Türkologlardan yaklaşımları olanlar ortaya konularak karşılaştırmalı bir çalışma yapılmıştır. Bunun sonucunda, benzer noktalardan ziyâde farklı tarafların daha çok olduğu görülmüştür.Bölümlerin her birinden önce ilgili bölümde kullanılan yöntem ve karşılaşılan güçlükler belirtilmiş ve yine her bölüm sonunda bölüm değerlendirmesi maddeler hâlinde belirtilmiştir.Çalışmamızın asıl amacı Türkiye'deki Azerbaycan kökenli Türkologların Türkçe'nin gramerine olan yaklaşımlarında, hem kendi aralarında hem de Türkiye Türkologlarıyla olan benzerlik ve farklılıklarını ortaya koyup, bu alanda çalışma yapacaklara yeni ufuklar açmaktır.Anahtar kelimeler: Karşılaştırma, Türkiye Türkologları, Türkiye'deki Azerbaycan Kökenli Türkologlar