Bingol University
Discipline

Hemşirelikte Yönetim Anabilim Dalı

Bingol University

43

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

43 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Pediatrik birimlerde hata raporlamayı artırma stratejilerinin oluşturulması ve etkinliğinin değerlendirilmesi

Amaç Bu çalışmanın amacı, bir üniversite hastanesinde pediatrik birimlerde çalışan hekim ve hemşirelerin tıbbi hata bildirimini artırmaya yönelik tutumlarının belirlenmesi, raporlamayı artırma stratejilerinin uygulanması ve etkinliğinin değerlendirilmesidir. Yöntem Yarı deneysel, tek grup öncesi-sonrası, tekrarlı ölçüm ve nitel tasarım kullanılan araştırma, Dokuz Eylül Üniversite Hastanesi'nde 2012-2016 yılları arasında yürütülmüştür. Bu araştırmada uygulanan girişimler, pediatrik birimlerde çalışan hekim ve hemşirelere hata raporlamayı artırmak üzere, elektronik olay raporlama sistemi ve uzaktan eğitim programı stratejilerinin uygulanmasıdır. Çalışmada veri toplama aracı olarak, Sosyodemografik ve Çalışma Özellikleri Formu ve Tıbbi Hata Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Olay raporlama sisteminde raporlanan olayların kurumun yazılı sisteminde bildirilen olaylar ile karşılaştırılması, olay kayıt formu aracılığıyla yapılmıştır. Girişim öncesi, girişim sonrası 6. ve 12. aylarda üç ayrı ölçüm gerçekleştirilmiştir. Her üç ölçümde anketleri yanıtlayan 68 hemşire ve 35 hekim olmak üzere toplam 103 kişi araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Veriler tanımlayıcı istatistikler, tekrarlı ölçümlerde varyans analizi, iki ortalama arasındaki farkın önemlilik testi ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın nitel aşamasında, olay raporlama sistemi ve uzaktan eğitim programını kullanan yedi hemşire ve altı hekimle, derinlemesine bireysel görüşme yapılmıştır. Veriler, içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Bulgular Çalışmada, girişim öncesi hekim ve hemşirelerin tıbbi hata tutumlarının olumlu yönde olduğu, iki meslek grubu arasında istatistiksel olarak fark olmadığı belirlenmiştir. Yapılan üç ölçümde de olumlu tutumun devam ettiği saptanmıştır. Hekim ve hemşirelerin tıbbi hata tutum düzeylerinde girişim öncesi ile girişim sonrası 6. ve 12. ay izlemlerde, istatistiksel olarak zamana göre anlamlı fark bulunmuştur. Ancak, her üç ölçümde de gruplar arasında zamana göre anlamlı fark bulunmamıştır. Olay raporlama sisteminin kullanımıyla birlikte raporlama oranında %216 oranında artış sağlanmıştır. Olay raporlama sistemi ve uzaktan eğitim programının kullanımına yönelik yapılan nitel aşamada, olay raporlama sistemi için "teknik donanım ve kullanım" ve "farkındalık" olmak üzere iki ana tema, eğitim programı için "kapsam ve yeterlilik" ve "yeni bilgi" ana temaları belirlenmiştir. Sonuç Pediatrik birimlerde hata raporlamayı artırma stratejileri kapsamında uygulanan elektronik olay raporlama sistemi ve uzaktan eğitim programı, hekim ve hemşirelerin tıbbi hata tutumlarını olumlu yönde etkilemiş ve hata raporlama oranında artış sağlamıştır. Aynı zamanda katılımcıların olay raporlama sistemi eğitim programı hakkındaki görüşleri gelecek çalışmalar açısından yol gösterici olmuştur. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, tıbbi hata, tutum, hasta güvenliği, olay raporlama.

DoktorlarHasta güvenliğiHemşireler+6
Aysun Ünal
Bingol University · Institute of Health Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Kanıta dayalı düşme önleme stratejilerinin hemşirelerin kanıta dayalı uygulamalara yönelik tutumlarına ve hasta düşmelerine etkisi

Amaç: Kanıta dayalı düşme önleme stratejilerinin Yakın İşbirliğine Dayalı İleri Araştırma ve Klinik Uygulama Modeli'ne göre uygulanmasının, hemşirelerin kanıta dayalı uygulamalara yönelik tutumlarına ve hasta düşmelerine etkisinin incelenmesi ile hemşirelerin kanıta dayalı düşme önleme stratejilerine ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesidir. Yöntem: Yarı deneysel, tek grupta tekrarlı ölçüm tasarımı kullanılan araştırma, Sağlık Bakanlığı'na bağlı 554 yataklı, 416 hemşiresi olan bir eğitim araştırma hastanesinde Ocak 2015-Mayıs 2017 tarihleri arasında yürütülmüştür. Araştırmada, kanıta dayalı düşme önleme stratejileri Yakın İşbirliğine Dayalı İleri Araştırma ve Klinik Uygulama Modeli'ne göre uygulanmıştır. Ayrıca, konferans verme, sosyal medya grubu oluşturulması, poster ve broşür gibi kolaylaştırıcılar/hatırlatıcılar ile stratejiler pekiştirilmiştir. Girişimin değerlendirilmesi kapsamında; girişim öncesi ile girişim sonrası 3. ve 6. aylarda ölçek aracılığıyla ölçüm (n=101 hemşire) yapılmıştır. Bununla birlikte girişim sonrası 3. ve 6. aylarda gözlem yapılmış (n=60 hasta) ve girişimin üçüncü ayında hemşirelerin kanıta dayalı düşme önleme stratejilerine ilişkin görüşleri (n=17 hemşire) alınmıştır. Kurumsal çıktı olarak da 2015-2016 yılları için üçer aylık düşme sayıları kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Kanıta Dayalı Hemşireliğe Yönelik Tutum Ölçeği, Kanıta Dayalı Düşme Önleme Girişimleri Gözlem Formu, Düşen Hasta Sayıları Veri Formu ve Kanıta Dayalı Hasta Düşme Önleme Uygulamaları Yarı Yapılandırılmış Soru Formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde nicel veriler için sayı-yüzde, tekrarlı ölçümlerde varyans analizi, iki ortalama arasındaki farkın önemlilik testi; nitel veriler için içerik analizi kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmada, girişim öncesi hemşirelerin kanıta dayalı hemşireliğe yönelik tutumlarının olumlu olduğu belirlenmiştir. Hemşirelerin kanıta dayalı hemşireliğe yönelik tutumlarında girişim öncesi ile girişim sonrası 3. ve 6. ay izlemlerinde, zamana göre istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. Ancak; düşme raporlayan ve raporlamayan gruplar arasında zamana göre anlamlı fark bulunmamıştır. Hemşirelerin kullandıkları kanıta dayalı düşme önleme girişimlerinde %71.3 oranında artış sağlanmıştır. Kurumun sisteminden alınan yıllık raporlanan düşme sayıları 2015 yılı için 34, 2016 yılı için 39'dur. Kanıta dayalı düşme önleme stratejilerinin etkinliğinin değerlendirilmesi için yapılan nitel aşamada; "kolaylaştırıcılar", "engeller" ve "öneriler" olmak üzere üç ana tema ve 13 kategori oluşturulmuştur. Sonuç: Kanıta dayalı düşme önleme stratejilerinin Yakın İşbirliğine Dayalı İleri Araştırma ve Klinik Uygulama Modeli'ne göre uygulanması, hemşirelerin kanıta dayalı hemşireliğe yönelik tutumlarının olumlu yönde etkilemiş, kullandıkları kanıta dayalı düşme önleme girişimlerinde artış sağlamıştır. 2015 ve 2016 yıllarının üçer aylık raporlanan düşme sayılarında ilk altı aylık dönemde herhangi bir değişiklik olmazken, ikinci altı aylık dönemde artış olduğu bulunmuştur. Kanıta dayalı düşme önleme stratejilerinin etkinliğinin değerlendirilmesinde alınan hemşire görüşleri ile kurumda altyapı ile ilgili düzenlemelerin yapılması ve hasta güvenliği kültürünün oluşturulmasında bütün sağlık profesyonellerinin katılımının sağlanmasının etkili olacağı düşünülmektedir. Yapılacak çalışmalarda bütün sağlık profesyonellerinin hasta düşmeleri ile ilgili farkındalıklarının sağlaması önerilebilir.

Düşme kazalarıHemşirelerHemşirelik+5
Yasemin Ayhan Öncü
Bingol University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin advers reaksiyon ve bildirimine ilişkin bilgi ve tutumları ile etkileyen faktörler

Amaç: Bu çalışma, hemşirelerin advers reaksiyon ve bildirimine ilişkin bilgi ve tutumları ile bunları etkileyen faktörleri incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yöntem: Araştırma tanımlayıcı ve kesitsel tasarımda bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemine, İzmir'de bulunan bir eğitim ve araştırma hastanesinde yataklı birimlerde hasta bakımından sorumlu olarak çalışan toplam 193 hemşire olasılıklı örnekleme yöntemi ile alınmıştır. Veriler Ocak – Haziran 2015 tarihlerinde toplanmıştır. Verilerin toplanmasında literatür doğrultusunda oluşturulan bilgi formu kullanılmıştır. Veriler tanımlayıcı istatistikler ve lojistik regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Hemşirelerin %85,0' i advers reaksiyonun tanımını yanlış bilmiş, %68,9'u advers reaksiyon ile ilgili yönetmeliği ve %54,4' ü Türkiye Farmakovijilans Merkezi' ni (TÜFAM) bilmediğini ifade etmiştir. Katılımcıların %47,2' si advers reaksiyon gözlemlemiş ancak bunların %30,7' si bildirimde bulunduğunu söylemiştir. Hemşireler ciddi advers reaksiyon (%88,0) ve hangi ilaçtan kaynaklandığı kesin olmayan şüpheli advers reaksiyonların (%59,6) bildiriminin gerektiğini düşünmektedir. Araştırmada advers reaksiyonun bildiriminin gerektiğini bilmeme (%72,5) ve advers reaksiyonun ilaca bağlı olup olmadığı ile ilgili belirsizlik (%63,7) advers reaksiyon bildirim engelleri olarak bulunmuştur. Advers reaksiyon tanımını bilme durumunu yaş istatistiksel olarak anlamlı şekilde etkilemektedir. Sonuç: Hemşirelerin advers reaksiyon ve bildirimi ile ilgili bilgi düzeyleri ve bildirim oranları düşük bulunmuştur. Yapılan bu çalışma ile, yöneticilere hemşirelerde advers reaksiyon bildirmede farkındalık oluşturmak ve teşvik etmek için büyük bir gereksinimin olduğu önerilmiştir.

FarmakovijilansHemşirelerHemşirelik+4
Gülizar Duman
Bingol University · Institute of Health Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Kanıta dayalı hemşirelik yönetimi uygulamalarının hemşire iş doyumu örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyeti üzerine etkisi

Amaç: Yeniliğin Yayılımı Teorisi ve PARIHS kavramsal çerçevesinin rehberliğinde yürütülen kanıta dayalı hemşirelik yönetimi uygulamalarının, hemşirelerin iş doyumu, örgütsel bağlılığı ve işten ayrılma niyeti üzerine etkisini incelemektir.Yöntem: Yarı deneysel, tek grup öncesi-sonrası, tekrarlı ölçüm tasarımı kullanılan araştırma, Uluslararası Birleşik Komisyon tarafından akredite edilmiş 127 yataklı bir özel hastanede yürütülmüştür. Bu araştırmada, uygulanan girişim, yönetici hemşirelerin, hemşirelerin iş doyumu ve örgütsel bağlılıklarını artırmak ve işten ayrılma niyetlerini azaltmalarını sağlamak üzere, kanıta dayalı karar vermelerinin kolaylaştırılmasıdır. Bunun için hemşire iş doyumu, örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyeti ile ilgili çalışmalar özetlenmiş, yönetici hemşirelerle birlikte oluşturulan kanıta dayalı önerilerin uygulanmasını kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılmıştır. Girişim öncesi, girişimin 5. ve 10. aylarında üç ayrı ölçüm yapılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak, Minnesota İş Doyumu Ölçeği ve Örgütsel Bağlılık Ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca 12 yönetici hemşireden bu sürece ilişkin yazılı geribildirim alınmıştır. Her üç ölçümde anketleri yanıtlayan 58 hemşire araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Verilerin analizi tekrarlı ölçümlerde varyans analizi, iki ortalama arasındaki farkın önemlilik testi ve Cochrane Q testi ile yapılmıştır.Bulgular: Hemşirelerin içsel, dışsal ve genel doyum düzeylerinde girişim sonrası 5. ay ve 10. aylarda, normatif bağlılıklarında ise girişim sonrası 10. ayda iyileşme saptanmış; duygusal bağlılık, devam bağlılığı boyutları ile hemşirelerin işten ayrılma niyetleri açısından üç ölçüm arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Yönetici hemşireler, üniversite-hastane işbirliğinden ve kanıta dayalı önerilerden yararlandıklarını belirtmişlerdir.Sonuç: Hemşirelikte yaşanan insangücü sorunlarının çözümü ve hemşirelik yönetiminde teori ile uygulama arasındaki boşluğun giderilmesi için yönetici ve akademisyen hemşirelerin işbirliğine gereksinim vardır.

HemşirelikYenilikYönetim+3
Havva Arslan Yürümezoğlu
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı kuşaklardaki hemşirelerin meslekten ve işten ayrılma niyetleri ile iş doyumlarının incelenmesi

Amaç: Yönetici hemşirelerin, işten ayrılmaları önlemek için yapacakları planlamalara yol gösterici bilgiler sağlamak üzere yapılan bu çalışmanın amacı, farklı kuşaklardaki hemşirelerin meslekten ve işten ayrılma niyetleri ile iş doyumlarının incelenmesidir.Gereç ve Yöntem: Bu araştırma, Nisan- Haziran 2011 tarihleri arasında İzmir ili sınırları içinde yer alan bir üniversite ve iki Sağlık Bakanlığı hastanesinde çalışan; Büyük Bebek Patlaması Kuşağı (1946-1964 doğumlular), X Kuşağı (1965-1980 doğumlular) ve Y Kuşağı'nı (1981-2000 doğumlular) temsil eden 973 hemşire ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri, sosyo-demografik, çalışma özellikleri ve ayrılma niyeti soru formu ile İş Doyum Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, tanımlayıcı istatistikler, ki-kare analizi, bağımsız gruplarda tek yönlü varyans analizi (ileri analiz olarak Tukey HSD) kullanılmıştır.Bulgular: Araştırmaya katılan hemşirelerin , %5.3'ü Büyük Bebek Patlaması Kuşağı'nda, %50.5'i X Kuşağı'nda ve %44.2'si Y Kuşağı'ndadır. Y Kuşağı'nın meslekten ve işten ayrılma niyetleri Büyük Bebek Patlaması ve X Kuşağı'ndan daha yüksek iken; Büyük Bebek Patlaması Kuşağı'nın genel iş doyum ve altı alt boyut doyum düzeylerinin X ve Y Kuşağı'ndan daha yüksek olduğu bulunmuştur. X Kuşağı'nın ise, ücret alt boyutunda en düşük doyum düzeyine sahip olduğu saptanmıştır.Sonuç: Araştırmada, Y Kuşağı hemşirelerinin meslekten ve işten ayrılma niyetleri; Büyük Bebek Patlaması Kuşağı'nın ise iş doyum düzeyleri diğer kuşaklardan yüksek bulunmuştur. Hemşirelerin kurumda ve meslekte kalmalarını sağlayacak ve iş doyumlarını arttıracak stratejilerin belirlenmesinde bu özelliklerin dikkate alınması önerilmiştir.Anahtar Sözcükler: Kuşaklar, Hemşirelik, Ayrılma Niyeti, Meslekten Ayrılma, İşten Ayrılma, İş Doyum.

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği KonferansıHemşirelerHemşirelik+2
Sevda Şen Bezirci
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Tıbbi hatalarda tutum ölçeğinin geliştirilmesi

TIBBİ HATALARDA TUTUM ÖLÇEĞİNİN GELİŞTİRİLMESİDilek GüleçDr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesidgulec.11@hotmail.comÖZETAmaç: Çalışma, hekim ve hemşirelerin tıbbi hatalarda tutumlarını belirlemek üzere "Tıbbi Hatalarda Tutum Ölçeği"nin geliştirilmesi amacıyla metodolojik olarak gerçekleştirilmiştir.Yöntem: Çalışma, bir eğitim ve araştırma hastanesinde yapılmış olup, araştırmanın örneklemine, araştırmanın yapıldığı hastanede Ocak -Aralık 2012 tarihleri arasında 80 hekim ve 207 hemşire alınmıştır (N: 287). Test tekrar test güvenirliği için aynı örneklem grubundan 65 kişiye üç hafta sonra tekrar test uygulanmıştır. Araştırmanın verileri sosyo-demografik özellikler ve 19 maddelik "Tıbbi Hatalarda Tutum Ölçeği" taslak formu ile toplanmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler, kodlanarak bilgisayar ortamında geçerlik ve güvenirlik analizleri kapsamında sayı, yüzde, korelasyon analizi, faktör analizi, Cronbach Alfa katsayısı ve bağımsız gruplarda iki ortalama arasındaki farkın önemlilik testi kullanılarak değerlendirilmiştir.Bulgular ve Sonuç: Araştırmaya katılanların %45.3'ü 31-40 yaş grubundadır ve yaş ortalaması =36.9 (SS:8.0)'dur. Katılımcıların %78'i kadın, %72.1'i hemşire ve %29.6'sı uzman hekim, %35.9'u lisans mezunudur. Katılımcıların %26.5'i dahiliye kliniğinde, %72.5'i gündüz-gece ve %87.1'i haftada 45 saat ve üzeri çalışmaktadır. Araştırmacı tarafından 20 maddelik ölçek havuzu oluşturulmuştur. Kapsam geçerliği için 19 uzmanın görüşüne başvurulmuş ve alınan geri bildirimler sonrasında madde sayısı 19 olarak belirlenmiştir. Yapı geçerliği için doğrulayıcı faktör analizi sonucunda güvenirlik katsayıları .25'in altında olan üç madde ölçekten çıkarılmıştır. Tıbbi hatalarda tutum ölçeğine 16 madde olarak son şekli verilmiş ve üç faktörde toplanmıştır. Faktörler tıbbi hata algısı, tıbbi hataya yaklaşım ve tıbbi hata nedenleridir. Tüm maddelerin madde toplam puan korelasyon katsayıları .35 ile .56 arasında, pozitif yönde ve istatistiksel olarak çok anlamlı düzeyde bulunmuştur. Ölçeğin Cronbach alfa güvenirlik katsayısı tüm ölçek için ? = .75'tir. Araştırmada test tekrar test güvenirlik katsayısı .91 olup, iki ölçüm puanları arasında pozitif yönde, güçlü ve istatistiksel olarak ileri düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak, "Tıbbi Hatalarda Tutum Ölçeği"nin geçerlik ve güvenirliği yüksek, hekim ve hemşirelerin tıbbi hatalarda tutumlarını belirlemede yeterli bir ölçme aracı olduğu bulunmuştur.Anahtar kelimeler: Hekim, Hemşire, Tıbbi hata, Tutum, Ölçek geliştirme

DoktorlarHemşirelerHemşirelik+3
Dilek Güleç
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kanıta dayalı hemşireliğe yönelik tutum ölçeğinin Türkçe'ye uyarlanması: Geçerlik ve güvenirlik çalışması

?KANITA DAYALI HEMŞİRELİĞE YÖNELİK TUTUM ÖLÇEĞİ?NİNTÜRKÇE'YE UYARLANMASI: GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK ÇALIŞMASIYasemin AYHANDokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik FakültesiHemşirelikte Yönetim Ana Bilim Dalıya.ayhan@gmail.comAmaç: Bu çalışma, Kanıta Dayalı Hemşireliğe Yönelik Tutum Ölçeği'ni Türkçe'yeuyarlamak üzere geçerlik ve güvenirliğini test etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir.Yöntem: Araştırmanın örneklemine, İzmir'de bulunan bir devlet hastanesi, bir üniversitehastanesi ve bir özel hastaneden; yataklı birimlerde hasta bakımından sorumlu olarak çalışantoplam 342 hemşire, tabakalı rastgele örnekleme yöntemi ile alınmıştır. Veriler Mayıs-Eylül2012 tarihlerinde toplanmıştır. Ölçeğin kapsam geçerliliği, hemşirelikte doktorasını yapmışbeş uzmanın görüşü alınarak değerlendirilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde sayı/yüzde,bağımlı ve bağımsız gruplarda t testi, korelasyon analizi, Cronbach ? analizi, açıklayıcı vedoğrulayıcı faktör analizi kullanılmıştır.Bulgular: Ölçeğin tümünün Cronbach ? güvenirlik katsayısı .90; üç alt boyutun güvenirlikkatsayıları .86, .69 ve .71'dir. Madde-toplam puan korelasyonları .57 ile .76 arasındadır(p < .001). Ölçeğin zamana göre değişmezliğini değerlendirmek için dört - altı haftalardayapılan test-tekrar test ölçüm puan ortalamaları arasında fark bulunmamıştır(p > .05). Açıklayıcı faktör analizi sonuçlarına göre ölçek, toplam varyansın %58.65'iniaçıklamaktadır. Doğrulayıcı faktör analizi, ölçeğin, orijinal ölçekteki modelle uyumluolduğunu, üç faktörlü yapıyı doğruladığını, ölçeğin madde ve alt boyutlarının ölçekle ilişkiliolduğunu, her bir alt boyuttaki maddelerin kendi faktörünü yeterli olarak tanımladığınıgöstermiştir.Sonuç: Sonuçlar, Kanıta Dayalı Hemşireliğe Yönelik Tutum Ölçeği'nin orijinal ölçeklebenzer bir yapıda olduğunu, geçerlik ve güvenirliğinin yüksek olduğunu ve Türkiye'deyapılacak araştırmalarda başarıyla kullanılabileceğini göstermiştir.Anahtar kelimeler: Kanıta dayalı hemşirelik, tutum ölçeği, geçerlilik, güvenirlik

GeçerlikGüvenilirlikHemşireler+4
Yasemin Ayhan
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuklara yönelik perioperatif güvenli cerrahi kontrol listesi kullanımının komplikasyon gelişimine etkisi

Amaç: Araştırma, bir üniversite hastanesinin çocuk cerrahi kliniğinde perioperatif güvenli cerrahi kontrol listesi kullanımının komplikasyon gelişimine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Kesitsel ve tanımlayıcı türdeki araştırmanın örneklemine, bir üniversite hastanesinin çocuk cerrahi kliniğinde ameliyat olan 0-16 yaş arası hastalar alınmıştır (n=469). Veriler 'Hasta Bilgi ve Komplikasyon Formu,' Ameliyat Öncesi Dönem Güvenli Cerrahi Kontrol Listesi Formu,' 'Ameliyathane Güvenli Cerrahi Kontrol Listesi Formu' ve Ameliyat Sonrası Dönem Güvenli Cerrahi Kontrol Listesi Formu' ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzde, ki kare ve Fisher kesin ki-kare testi kullanılmıştır. Çalışmada, 117 hastaya güvenli cerrahi kontrol listesi perioperatif dönemde (ameliyat öncesi, ameliyat sırası ve sonrası) uygulanmıştır. 100 hastaya hiçbir aşamada güvenli cerrahi kontrol listesi uygulanmamıştır. Kayıtlardan, veri toplanmasından önceki dönemde ameliyat olan 252 hastanın verileri elde edilmiştir. Bulgular: Hastalarda gelişen komplikasyon oranı; güvenli cerrahi kontrol listesi uygulananlarda %4.3, kontrol listesi uygulanmayanlarda %14.0, kontrol listesi kullanımından önceki dönemde ameliyat olanlarda ise %10.7 olarak bulunmuştur. Güvenli cerrahi kontrol listesi uygulanan ve uygulanmayan hastalarda gelişen komplikasyonlar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0.011). Ayrıca, güvenli cerrahi kontrol listesi uygulanan hastalar ve kontrol listesi kullanımından önceki dönemde ameliyat olan hastalarda komplikasyon sayıları arasındaki fark da istatistiksel olarak anlamlıdır (p=0.028). Sonuç: Güvenli cerrahi kontrol listesi kullanımı çocuklarda görülen komplikasyon oranını azaltmaktadır. Hastanelerde çocuklara yönelik güvenli cerrahi kontrol listesinin oluşturulması ve uygulanması önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Güvenli cerrahi, çocuk cerrahisi, kontrol listesi, komplikasyon.

CerrahiCerrahi tedaviKomplikasyonlar+2
Neriman Turan Mantar
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Hekim ve hemşirelerin hata raporlama engelleri

Amaç: Çalışma, hekim ve hemşirelerin tıbbi hataları raporlama engellerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yöntem: Fenomenolojik yaklaşım kullanılarak yapılan bu araştırma, bir eğitim ve araştırma hastanesinde yürütülmüştür. Araştırmanın örneklem grubu kurumda çalışmakta olan hekim ve hemşirelerden, amaçlı örneklem yöntemlerinden biri olan kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemi ile seçilmiştir. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından oluşturulan sosyodemografik özelliklere ilişkin bilgi formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu ile hekim ve hemşirelerle derinlemesine bireysel görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Görüşmeler veri doygunluğu sağlandıktan sonra sonlandırılmış, sekiz hekim ve 15 hemşire olmak üzere toplam 23 görüşme yapılmıştır. Görüşmelerin tamamı, görüşmecilerden izin alınarak ses kayıt cihazına kaydedilerek yapılmış, elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın geçerlik ve güvenirliğini artırmak için verilerin iki uzman kişi tarafından da kontrol edilmesi sağlanmıştır. Veriler, uzmanlar ve araştırmacı tarafından yeniden düzenlenmiştir. Daha sonra tüm veriler temalara göre yorumlanarak rapor haline getirilmiştir. Bulgular: Çalışmada, hekim ve hemşirelerin bir tıbbi hatayla karşılaştıklarında ya da tanık olduklarında hata raporlamaktan çekindikleri ve raporlamamayı tercih ettikleri görülmüştür. Hata raporlama engelleri incelendiğinde, "korku", "yönetimin tutumu", "sistemle ilgili engeller" ve "çalışanların hata algısı" olmak üzere dört ana tema ortaya çıkmıştır. Sonuç: Bu çalışmanın sonucu, tıbbi hataların önlenmesinde hekim ve hemşirelerin tıbbi hata raporlama engellerini tanılamanın önemini göstermektedir. Hataların önlenmesinde çalışanların tıbbi hata ve hasta güvenliği konularında bilgilerinin desteklenmesi, etkin bir bildirim sistemi kullanılması, kurumlarda bildirim kültürünün oluşturulması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Hekim, Hemşire, Tıbbi Hata, Hata Raporlama, Hasta Güvenliği, Hata Raporlama Engelleri

DoktorlarHasta güvenliğiHasta güvenliği+5
Dilek Soydemir
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ameliyathane çalışanlarının hasta güvenliğine ilişkin tutumları ve etkileyen faktörler

Amaç: Bu çalışmanın amacı, ameliyathane çalışanlarının hasta güvenliğine ilişkin tutumlarının ve etkileyen faktörlerin belirlenmesidir. Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel tasarımda yürütülen araştırma Mart 2014- Haziran 2015 tarihleri arasında İzmir'deki Üniversite Hastaneleri ve Eğitim Araştırma Hastanelerinde yürütülmüştür. Araştırma örneklemini bu hastanelerin ameliyathane biriminde çalışan; cerrahi anabilim dalı öğretim üyeleri ve asistanlar, hemşireler, anestezi teknikerleri olmak üzere toplam 477 kişi oluşturmuştur. Veriler Sosyodemografik ve Çalışma Özelikleri Formu ile Güvenlik Tutumları Ölçeği (GTÖ) (Ameliyathane Versiyonu) veri toplama araçları ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde bağımsız gruplarda t testi, bağımsız gruplarda tek yönlü varyans analizi ve ileri analiz için scheffle analizi ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Ameliyathane çalışanlarının hasta güvenliği tutumları orta düzeydedir. Ameliyathane çalışanlarının hasta güvenliği tutumlarını etkileyen faktörler incelendiğinde en yüksek puanı ekip işbirliği; en düşük puanı ise stres düzeylerinin belirlenmesi almıştır. Çalışanların güvenlik tutumlarını yaş, dinlenme durumları, oryantasyon eğitimi, hizmet içi eğitim, meslekte, kurumda ve birimdeki deneyim süreleri ile hasta güvenliği eğitimi alma durumlarının etkilediği saptanmıştır. Regresyon analizi sonucunda da; yaş, erkek cinsiyet ve hasta güvenliği alma durumunun çalışanların güvenlik tutumlarını %15.4 açıkladığı bulunmuştur. En önemli değişken, hasta güvenliği eğitimi alma durumu olarak belirlenmiştir. Sonuç: Ameliyathane çalışanlarının güvenlik tutumlarının orta düzeyde belirlendiği ve etkileyen en önemli faktörün hasta güvenliği eğitimi alma durumu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu kapsamda, ameliyathane sorumlularına ve yöneticilere, çalışanların çalışma saatlerinin yasal çerçevede düzenlenmesi, hasta güvenliğine yönelik eğitim programlarının arttırılması, ameliyathaneye özgü oryantasyon eğitiminin yapılması, hasta güvenliği kültürünün kalıcı olması için yönetimin bu anlayışı benimsemesi ve bu konuda çalışanlarını desteklemesi önerilebilir. Ayrıca araştırmacılar için de, farklı kurumlardaki ve farklı meslek gruplarındaki çalışanların güvenlik tutumlarının ayrı ayrı incelenerek literatüre katkı sağlanması önerilebilir.

AmeliyathanelerCerrahiCerrahi tedavi+4
Pınar Ongün
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İzmir ilinde bulunan Üniversite ve kamu hastanelerindeki hasta düşmelerinin maliyet analizi

Amaç: Bu çalışma İzmir ilindeki üniversite ve kamu hastanelerinde gerçekleşen ciddi düşmelerin neden olduğu maliyetin hesaplanması ve düşmeye bağlı sağlık bakım maliyetini etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yöntem: Retrospektif ve olgu kontrol tasarımında olan çalışma İzmir ilindeki toplam 28 üniversite ve kamu hastanesinde yürütülmüştür. Araştırmada ciddi düşme (ciddi yaralanma ve ölüm ile sonuçlanan) deneyimi yaşayan 39 hasta tanı, cinsiyet, yaş (±5) ve hastaneye başvuru şekline göre 39 kontrol grubu hasta ile eşleştirilmiştir. Araştırmada vaka grubu ve kontrol grubu hastaların hastanede yatış süreleri ve yatış maliyetleri eşleştirilmiş grupların karşılaştırılması yöntemi ile karşılaştırılmıştır. Veriler tanımlayıcı istatistikler, bağımsız iki grup arasındaki farkın önemlilik testi, Mann-Whitney U testi ve çoklu regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışma kapsamında toplam 1622 düşme raporu incelenmiştir. Ciddi düşmelerin; %69,2'si 60 yaş ve üzeri hastalarda, %46,2'si hastaneye yatıştaki ilk beş gün içerisinde, %53,8'i gece vardiyasında, %82'si dahili birimlerde, %35,9'u servis tuvalet ve banyosunda, %30,8'i kayarak gerçekleşmiştir. Ciddi düşme deneyiminin neden olduğu ilave yatış süresi 14,61 gün, ilave yatış maliyeti ise 8726,94 TL olarak hesaplanmıştır. Düşmeye bağlı yaralanmanın tedavisi için ameliyat olma ve üniversite hastanesinde tedavi görüyor olma ciddi düşme deneyimi yaşayan hastaların yatış maliyetini etkilemektedir. Sonuç: Sonuç olarak hastanelerde yaşanan ciddi düşmeler hastaların daha uzun süre hastanede yatmasına ve hastaların hastane yatış maliyetlerinde artışa neden olmaktadır. Hastane yöneticilerinin kanıta dayalı düşmeleri önleyici uygulamaların maliyet etkililik analizlerini yaparak en maliyet etkili uygulamaları hayata geçirmesi önerilmektedir. Anahtar Sözcükler: Hasta düşmeleri, maliyet, hastane, hemşire

Düşme kazalarıHasta güvenliğiHastalar+7
Veysel Karani Barış
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kemoterapi hazırlayan ve uygulayan sağlık çalışanlarının korunmaya yönelik güvenlik önlemleri alma durumları ve etkileyen faktörler

Amaç: Çalışma, kemoterapi hazırlayan ve uygulayan sağlık çalışanlarının kendilerini ve çevreyi korumaya yönelik güvenlik önlemleri alma durumları ve etkileyen faktörleri incelemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Kesitsel vetanımlayıcı türdeki araştırmanın örneklemine, İzmir'de bulunan üniversite ve eğitim-araştırma hastanelerinin kemoterapi hazırlanan ve uygulanan birimleri alınmıştır (n=200).Veriler araştırmacı tarafından hazırlanan anket formu aracılığıyla Mart 2014- Ocak 2015 tarihleri arasında toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzde, aritmetik ortalama ve ki kare testi kullanılmıştır. Bulgular: Sağlık çalışanlarının %94,8'i hemşire, %3,2'si biyolog, %1,9'u ebedir. Çalışanların en çok aldığı koruyucu önlemler, ilaç hazırlamada luer lock bağlantılı enjektörler (%50), ilaç uygulamada kemoterapi uygulama setleridir(%88,3).Koruyucu önlem alınmasında; kurum, yaş, medeni durum, çocuk sahibi olma, eğitim, mesleki deneyim, çalıştığı birim, görev, kemoterapi deneyimi, çalışma şekli, memnuniyet, onkoloji derneği üyeliği, kemoterapi sertifikası, kemoterapi eğitimi, periyodik eğitim, ailede kanser öyküsü, kemoterapotik ilaç maruziyeti istatistiki olarak anlamlıdır. Güvenlik önlemlerini etkileyen faktörler; iş yoğunluğu (%36,4), malzeme yetersizliği (%33,8) ve koruyucu ekipman kullanım zorluğudur (%32,5). Sonuç: Sağlık çalışanlarının kemoterapi hazırlama ve uygulamada aldıkları koruyucu önlemler yetersizdir. Bu kapsamda yöneticiler tarafından kemoterapotik ilaçların güvenli kullanımına yönelik güvenli kullanım standartlarının oluşturulması, güvenli kullanıma yönelik periyodik eğitim programlarının düzenlenmesi ve çalışanların katılımının desteklenmesi önerilebilir. Anahtar kelimeler: Kemoterapotik ilaç, güvenli kullanım, koruyucu önlem, hemşire

Antineoplastik ajanlarDoktorlarHasta güvenliği+6
Ayşe Önal
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşire yöneticilerin, hemşirelerin araştırma kullanım engelleri ve kolaylaştırıcılarına ilişkin algıları ve etkileyen etmenler

Amaç: Bu araştırmanın amacı İzmir ilinde Sağlık Bakanlığı'na bağlı Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde çalışan, yönetici konumundaki hemşirelerin, hemşirelerin araştırma kullanım engelleri ve kolaylaştırıcıları konusunda algılarını ve engel algılarını etkileyen etmenleri belirlemektir.Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel türde yapılan bu araştırmanın örneklemini, İzmir ilinde altı eğitim ve araştırma hastanesinde çalışan 220 yönetici hemşire (% 85) oluşturmuştur. Araştırmanın veri toplama araçları, hemşirelerin demografik ve çalışma özelliklerini içeren soru formu ile Araştırma Kullanım Engelleri Ölçeği'dir. Hemşirelerin araştırma kullanımına ilişkin tutumları, beşli Likert tipi bir soru ile ölçülmüştür. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler ile t testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır.Bulgular: Araştırma kullanımını engelleyen faktörler içerisinde en yüksek puan kurum, en düşük puan araştırma boyutundan elde edilmiştir. Yönetici hemşirelerin araştırma kullanımında en yüksek engel olarak belirtilen madde ?araştırma sonuçlarının uygulamaya geçirilmesinde olanakların yetersiz olması?; en önemli kolaylaştırıcı ?yönetimin araştırma kullanımını desteklemesi?dir. Lisan ve lisanüstü derecesi olanlar ile öğrenci iken tez/araştırma yapan ve araştırma dersi alanlarda, ölçeğin hemşire alt boyut puanı anlamlı olarak yüksek; çalışma süresi 16?20 olanlarda ölçeğin sunum ve araştırma alt boyut puanı anlamlı olarak düşük; son altı ayda araştırma sunumu dinleyenlerde ölçeğin araştırma alt boyutu puanı anlamlı olarak yüksek bulunmuştur.Sonuç: Çalışma sonuçları, yönetici hemşirelere göre hemşirelerin araştırma kullanma durumlarını engellemede kurumsal faktörlerin öncelikli engel olduğunu; bu engelleri gidermede yönetici hemşirelerin kurumsal düzenlemeler yaparak, araştırma kullanım ortamı ve kültürü oluşturmaları gerektiğini ortaya koymuştur.Anahtar kelimeler: Yönetici hemşire, hemşirelerin araştırma kullanımı, araştırma engelleri, araştırma kolaylaştırıcıları, araştırma tutumu, araştırma aktiviteleri.

Bilimsel araştırmalarHemşirelerHemşirelik+2
Işıl Kaleli
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Bir üniversite hastanesindeki hastaların düşme risk düzeylerinin ve düşme önleme uygulamalarının değerlendirilmesi

Amaç: Çalışma, bir üniversite hastanesinde yatan hastaların düşme risklerinin belirlenmesi ve hastanedeki düşme önleme uygulamalarının değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır.Yöntem: Kesitsel ve tanımlayıcı türdeki araştırmanın örneklemine, bir üniversite hastanesinin poliklinikler, acil, ameliyathane, pediatri ve yoğun bakım dışındaki tüm kliniklerinde yatarak tedavi gören 1000 hasta alınmıştır. Veriler; ?Sosyodemografik Özellikler ve Düşmeye İlişkin Bilgi Formu?, ?DENN Düşme Risk Değerlendirme Formu? ve ?Düşme Önleme Uygulamaları Değerlendirme Formu? ile toplanmıştır. Verilerin analizinde sayı, yüzde ve aritmetik ortalama kullanılmıştır.Bulgular ve Sonuç: Hastaların %41.9'u düşük, %22.7'si orta, %35.4'ü yüksek düşme riskine sahiptir. Örneklem grubunun %9.7'si düşmeyle ilgili eğilimli bir durum, %3.6 'sı ise düşme deneyimi yaşamıştır. Düşme deneyimini en çok erkek hastalar (%61.1) ile fizik tedavi ve rehabilitasyon (%27.7) ve dahiliye (%13.8) kliniklerinde yatanlar yaşamıştır. Örnekleme alınan hastaların %13.7'sinde son üç aya ait 1-2 kez düşme öyküsü bulunmakta, % 40.5'i sandalyeye bağımlı / tuvalet ihtiyacı için desteğe ihtiyaç duymakta ve %54.5'i yürürken bir desteğe ihtiyaç duymaktadır.Düşme için risk faktörleri tanımlamasında; hastaların %93'ünün en az bir kronik hastalığa sahip olduğu belirlenmiştir. Hastaların %95.1'i sürekli bir ilaç kullanmaktadır. Düşme önleme uygulamaları arasında en sık uygulanan önlemler; hareket edebilecek her türlü mobilya / malzemeler / yatak tekerleklerinin kilitli olması, hastanın durumuna ilişkin tıbbi danışmanlık alınması, hastanın taşınması sırasında yardımcı personel bulundurulması, uygun aydınlatmanın bulunması ve kan basıncı değişikliklerinin hekime iletilmesidir.

DüşüşHastalarRisk faktörleri
Kadriye Uysal Madak
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Bir üniversite hastanesinde düşmelerin sıklığı ve kök neden analizi

Amaç: Çalışma, bir üniversite hastanesinde düşmelerin sıklığını ve kök nedenlerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı çalışma olarak gerçekleştirilmiştir.Yöntem: Araştırmanın örneklemine, araştırmanın yapıldığı hastanedeki 29 klinikte, Mart-Ağustos 2010 tarihleri arasında meydana gelen düşmeler alınmıştır (N=61). Araştırmanın verileri, altı bölümden oluşan ?Düşen Hasta Bildirim Formu? ile toplanmıştır. Veriler, formun hemşireler tarafından doldurulması, hastalara sorulması, gerektiğinde hasta dosyasından yararlanılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde sayı, yüzde ve aritmetik ortalama ile Eindhoven Sınıflandırma Modeli kullanılmıştır.Bulgular ve Sonuç: Hastaların, %34.4'ü 61-75 yaş grubundadır ve yaş ortalaması 62.2 (SS=1.55)'dir. Düşenlerin %52.5'i kadındır ve %19.7'sinin daha önce bir veya daha fazla düştüğü belirlenmiştir. Hastaların %32.8'i ilk üç gün içerisinde düşmüştür. Düşmelerin %36.1'i 04:01-08:00 saatleri arasında ve %52.45'i hemşirelerin gece vardiyasında gerçekleştiği belirlenmiştir. Düşmelerin %54.1'inin hasta odasında, %19.7'sinin yerde bulunma şeklinde olduğu ve hastaların %22.95'inin dahili hastalıklar ile ilgili bir veya daha fazla tanıya sahip oldukları saptanmıştır. Alınmamış önlemlerin düşmelere neden olduğu düşenlerden, %21.3'ünün düşme riski değerlendirmesinin yapılmadığı ve %32.78'inde yaralanma meydana geldiği belirlenmiştir. Hastanede düşme oranı 0.33 ve en yüksek düşme oranı olan nöroloji kliniğinde 1.54 olarak bulunmuştur. Düşme nedenleri sırasıyla; hastanın dalgınlık ve dikkatsizliği (%32.8), hastanın fiziksel durumu (%32.8), refakatçi olmaması (%22.0)'dır. Her bir düşme için neden ağaçlarının yapılması sonucu 224 kök neden tanımlanıp sınıflandırılmıştır ve her olay için 3-4 kök neden ortaya çıkarılmıştır. En çok düşmeler hastaya bağlı faktörler (%45), kural kaynaklı hatalar (%23), teknik (%15.8) ve organizasyonel (%8) hatalar nedeniyle gerçekleşmiştir.Anahtar kelimeler: İstenmeyen olaylar, hasta düşmeleri, kök neden analizi, PRISMA

Hasta güvenliğiHastanelerHastaneler-üniversite+2
Yıldız Mülayım
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Morse Düşme Ölçeği'nin Türkçeye uyarlanması ve duyarlılık-seçicilik düzeyinin belirlenmesi

Amaç: Araştırma, Morse Düşme Ölçeği'ni Türkçe'ye uyarlamak ve duyarlılık-seçicilik düzeyini belirlemek amacıyla yapılmıştır.Yöntem: Araştırma kesitsel, tanımlayıcı ve metodolojik tasarımda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemine, bir üniversite hastanesinin Gastroenteroloji-Endokrinoloji (Dahiliye 1-2), Nefroloji (Dahiliye 3-4), Göğüs Hastalıkları, Özel Katlar (Özel Kat 1-2) ve Genel Cerrahi kliniklerinde yatarak tedavi gören 691 hasta alınmıştır. Ölçeğin geçerlik-güvenirlik çalışması için 291 hasta, ölçeğin duyarlılık-seçicilik düzeyinin belirlenmesine yönelik ise 400 hasta örneklem kapsamına alınmıştır. Veriler `Sosyodemografik Özelliklere İlişkin Bilgi Formu' ve düşme risk tanılama aracı olan `Morse Düşme Ölçeği' kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde, tanımlayıcı analizler, Kendall W uyuşum testi, Wilcoxon, Spearman Korelasyon, Kappa analizleri, duyarlılık-seçicilik analizleri ve ROC eğrisi kullanılmıştır.Bulgular: Ölçeğin dil geçerliğinde, altı uzman tarafından Türkçe'ye çevirisi ve altı uzman tarafından da tekrar İngilizce'ye çevirisi yapılmıştır. Kapsam geçerliği için beş uzmandan görüş alınmış ve yapılan analizde uzman puanlarının uyumlu olduğu görülmüştür (Kendall's W: .400, p: .075). İç tutarlık güvenirlik katsayısı .55 olarak bulunmuştur. Madde analizi sonucu madde-toplam puan korelasyon katsayıları r: .33 ile .64 arasında ve istatistiksel olarak anlamlıdır (p<.001). Ölçeğin kesim skoru 52.5'e göre duyarlılık düzeyi %57.5, seçicilik düzeyi ise %79.7 olarak bulunmuştur. Yapılan ROC analizinde eğri altında kalan alan (.771) istatistiksel olarak anlamlıdır (p: .000).Sonuç: Morse Düşme Ölçeği'nin geçerli ancak düşük güvenilirlikte bir araç olduğu belirlenmiştir. Ölçeğin yüksek düşme riskine sahip hastaları etkin tanılayamadığı saptanmıştır. Ölçeğin duyarlılık ve seçicilik çalışmasının daha büyük bir hasta örnekleminde yapılması önerilmektedir.Anahtar Sözcükler: Düşme, düşme risk tanılama, Morse Düşme Ölçeği, geçerlik, güvenirlik, duyarlılık, seçicilik.

DuyarlılıkDüşme kazalarıGüvenilirlik ve geçerlilik+2
Nurşah Yılmaz Demir
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Antalya il merkezi hastanelerindeki yönetici hemşirelerin profesyonel değerler algısı ile iş doyum düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışma, Antalya il merkezi hastanelerindeki yönetici hemşirelerin profesyonel değerler algısı ile iş doyumu düzeylerinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma Antalya ilinde hizmet veren dokuz hastanede çalışan araştırmaya katılmaya gönüllü, veri toplama sürecinde raporlu ve izinli olmayan 216 yönetici hemşire ile yürütülmüştür. Araştırma verilerinin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Hemşirelerin Profesyonel Değerler Ölçeği (HPDÖ) ve Minnesota İş Doyum Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama araçları ile elde edilen veriler, bilgisayar ortamına aktarılarak ?SPSS 18.0? istatistik paket programı yardımıyla analiz edilmiştir. Verilerin analizinde, frekans ve yüzde dağılımı, aritmetik ortalama, Varyans analizi (ANOVA), t test, Kruskall-Wallis Analizi, Tukey testi ve Mann-Whitney U testi, Pearson korelasyon analizi ve Cronbach Alpha kullanılmıştır. Sonuçların yorumlanmasında 0.05 anlamlılık düzeyi ölçüt alınmıştır. Araştırmada yönetici hemşirelerin profesyonel değerler ölçeği puan ortalaması 147.9 (SS=18.8) olarak bulunmuştur. Yönetici hemşirelerin HPDÖ?den aldıkları puan ortalamaları yaş, cinsiyet, medeni durum, çocuk sahibi olma, eğitim durumu, çalışılan kurum, yöneticilik pozisyonu, çalışma şekli, meslekte toplam çalışma süresi, yönetici hemşire olarak çalışma süresi, şu anki hastanede yönetici hemşire olarak çalışma süresi, mesleği seçme nedeni, mesleki dernek üyeliği, bir yıl içinde kurumdan ve hemşirelikten ayrılma düşüncesi karşılaştırıldığında, sadece eğitim durumu grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılığın olduğu görülmüştür. Yönetici hemşirelerin iş doyumu puan ortalamaları genel doyumda 3.63 (SS=0.64), içsel doyumda 3.77 (SS=0.65) ve dışsal doyumda 3.42 (SS=0.73) olduğu saptanmıştır. Yaşları 30 yaş ve altında, evli, SML eğitimli, 11 yıldan az mesleki ve yöneticilik deneyimine sahip, özel hastanede çalışan, müdür/koordinatör/süpervizör pozisyonunda, sürekli gündüz çalışan, mesleğe olan ilgiden dolayı mesleğini seçen, bir yıl içinde kurumdan ve hemşirelikten ayrılmayı düşünmeyen, mesleki derneğe üye olan yönetici hemşirelerin iş doyumlarının daha yüksek olduğu bulunmuştur. Yönetici hemşirelerin profesyonel değerler algısı ile iş doyum düzeyleri arasında pozitif yönde ve orta düzeyde bir ilişki olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak; yönetici hemşirelerin profesyonel değerleri önemli algıladıkları, orta düzeyde iş doyumuna sahip oldukları ve hemşirelerin iş doyumlarının bazı demografik ve mesleki özelliklere göre farklılaştığı saptanmıştır. Ayrıca yönetici hemşirelerin profesyonel değerlere ilişkin algılarının artması, onların iş doyum düzeylerinin de artmasını sağlamaktadır.

AntalyaDeğerlerHemşireler+4
Ayla Kaya
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetici hemşirelerin profesyonel benlik kavramı algıları ve etkileyen faktörlerin incelenmesi

Bu çalışma, Antalya il merkezi hastanelerindeki yönetici hemşirelerin profesyonel benlik kavramı algısı ve bu algıyı etkileyen faktörlerin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma Antalya ilinde hizmet veren dokuz hastanede çalışan araştırmaya katılmaya gönüllü, veri toplama sürecinde raporlu ve izinli olmayan 159 yönetici hemşire ile yürütülmüştür. Araştırma verilerinin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu ve Hemşirelerin Profesyonel Benlik Kavramı Ölçeği (HPBKÖ) kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama araçları ile elde edilen veriler, bilgisayar ortamına aktarılarak "SPSS 18.0" istatistik paket programı yardımıyla analiz edilmiştir. Verilerin analizinde, frekans ve yüzde dağılımı, aritmetik ortalama, Varyans analizi (ANOVA), t test, Kruskall-Wallis Analizi, Tukey testi, Mann-Whitney U testi ve Cronbach Alpha kullanılmıştır. Sonuçların yorumlanmasında 0.05 anlamlılık düzeyi ölçüt alınmıştır. Araştırmada yönetici hemşirelerin profesyonel benlik kavramı ölçeği toplam puan ortalaması 110.08 (SS=8.16), mesleki memnuniyet alt boyutu puan ortalaması 10.73 (SS=2.54), mesleki yetkinlik alt boyutu puan ortalaması 23.70 (SS=2.57) ve mesleki tutum ve beceri alt boyutu puan ortalaması 75.64 (SS=6.34) olarak bulunmuştur. Yönetici hemşirelerin profesyonel benlik kavramı algılarının medeni durum ve çalışılan kuruma göre farklılaştığı saptanmıştır. Ayrıca 30-39 yaş arası, 5 yıl ve daha az süredir yöneticilik deneyimine sahip, kamu hastanelerinde çalışan, bir yıl içinde kurumdan ayrılmayı düşünen, mesleki derneğe üye olmayan yönetici hemşirelerin mesleki memnuniyetlerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur. Bununla birlikte, bekar, özel hastanelerde çalışan, bir yıl içinde kurumdan ayrılmayı düşünmeyen, mesleki derneğe üye olan yönetici hemşirelerin mesleki tutum ve becerilerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur. Çalışma sonuçları, çalışmaya katılan yönetici hemşirelerin profesyonel benlik kavramı algılarının yüksek, mesleki memnuniyetlerinin orta, mesleki yetkinlik ile mesleki tutum ve becerilerinin yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Yönetici hemşirelerin profesyonel benlik kavramı algılarının yaş, medeni durum, yönetici hemşire olarak çalışma süresi, çalışılan kurum, bir yıl içinde kurumdan ayrılma düşüncesi ve mesleki derneğe üyelik durumu değişkenlerine göre farklılaştığı saptanmıştır.

Benlik kavramıHemşirelerProfesyonellik+1
Belkıs Şimşek
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin mesleklerini bırakma nedenlerinin incelenmesi

Hemşire yetersizliği, birçok ülkede acil çözüm bekleyen evrensel bir sorundur. Hemşirelerin çalışma koşullarının zorlaşması ve hemşirelik imajı ile ilgili sorunlar, meslekten ayrılmalara yol açarak hemşire yetersizliğine neden olmaktadır. Bu nedenle dünyada ve ülkemizde hemşirelerin mesleklerini bırakma nedenlerinin bilinmesine gereksinim vardır.Amaç: Bu araştırmanın amacı hemşire insangücü planlamalarına ilişkin yapılacak çalışmalara ve alınacak önlemlere ışık tutacak veriler sağlamak üzere hemşirelerin mesleklerini bırakma nedenlerini saptamaktır.Yöntem: Tanımlayıcı tipte yapılan çalışmanın örneklemini mesleğini bırakan 150 hemşire oluşturmuştur. Örnekleme alınan hemşirelere kartopu yöntemi ile ulaşılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak hemşirelerin kişisel özellikleri ve ayrılma nedenlerine yönelik 11 sorunun yer aldığı anket formu kullanılmıştır. Araştırma verileri, yüz yüze, telefon görüşmesi ve e-posta yoluyla; 29 Mart 2007 tarihinden itibaren bir yıl süre ile toplanmıştır. Araştırma verileri, bilgisayarda SPSS 11.00 paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Mesleği bırakma nedeni ile ilgili açık uçlu soruya verilen yanıtların çözümlenmesi biri araştırıcı olmak üzere iki kişi tarafından yapılmıştır.Bulgular: Mesleklerini bırakan hemşirelerin % 68'i hemşirelik dışı bir alanda eğitim almış; % 81.3'ü ise hemşirelik dışı bir alanda çalışmalarını sürdürmektedir. Mesleklerini bırakmalarının ana nedeninin çalışma koşulları olduğu ve hemşirelik mesleği ile ilgili nedenlerin de meslekten ayrılmada etkili olduğu saptanmıştır. Meslekten ayrılmanın diğer nedenlerinin kişisel, ailevi ve yönetim tutumları olduğu; ücretin ise ayrılma kararında belirleyici olmadığı gösterilmiştir.Sonuç: Hemşireleri meslekte tutmak için çalışma koşullarının düzeltilmesine gereksinim olduğunu gösteren sonuçlara yönelik öneriler sunulmuştur.Anahtar kelimeler: Hemşirelik, meslekten ayrılma, ayrılma nedeni, çalışma koşulları

Ayşen Uğur Gök
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devlet hastanelerinde çalışan hemşirelerin araştırma kullanım engelleri ve etkileyen etmenlerin incelenmesi

Bir meslekte araştırma yapma meslekte yeterlilik ve otonomi sağlaması açısından çok önemlidir. Profesyonel hemşire, hemşirelik uygulamalarını iyileştirmek, değiştirmek ve desteklemek için araştırma sonuçlarını kullanmalıdır. Hemşirelerin araştırma kullanım engellerinin ve etkileyen etmenlerin belirlenmesi; araştırma kullanımını sağlama, araştırma kültürü oluşturma ve araştırma kullanım stratejileri geliştirme açısından yol gösterici olacaktır.Amaç: Bu araştırmanın amacı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (K.K.T.C) devlet hastanelerin de çalışan hemşirelerin, uygulamada araştırma sonuçlarının kullanımı konusunda algıladıkları engelleri ve etkileyen etmenleri incelemektir.Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel türde yapılan bu araştırmanın örneklemini KKTC devlet hastanelerinde çalışan 407 hemşire (%67.5) oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak, hemşirelerin demografik ve çalışma özelliklerini içeren soru formu ile Funk ve arkadaşları (1991) tarafından geliştirilen ve Bayık ve arkadaşları (2005) tarafından Türkçe'ye uyarlanan ?Araştırma Kullanım Engelleri Ölçeği? kullanılmıştır. 29 maddeden oluşan ölçeğe ?araştırmaların yabancı dilde yayınlanmasının ne derece engelleyici olduğu? sorusu eklenmiştir. Hemşirelerin araştırma kullanımına ilişkin tutumları, beşli likert tipi bir soru ile ölçülmüştür. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler ile t testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır.Bulgular: Araştırma kullanımını engelleyen faktörler içerisinde en yüksek puan ?kurum?, en düşük puan ise ?araştırma? boyutundan elde edilmiştir. Hemşirelerin araştırma kullanımında algıladıkları en yüksek engel olarak belirlenen madde ?hemşirelik alanına özgü bilgilerin toplandığı merkezi bir birimin bulunmaması? (%78.1); ikinci sırada yer alan madde ise ?araştırmanın yabancı dilde yayınlanması?'dır (%74.5). İlk on engel arasında en yüksek engelin altısı kurum, ikisi hemşire ve biri de sunum alt boyutundadır. Hemşirelerin bazı sosyo demografik özellikleri, araştırma etkinliklerine katılımları ve araştırmaya ilişkin tutumlarının özellikle kurumsal ve hemşire boyutunda araştırma kullanımını etkilediği saptanmıştır.Sonuç: Çalışmanın sonuçları, kurumsal faktörlerin hemşirelerin araştırma kullanımında öncelikli engeller olduğunu; bu engelleri gidermek için yöneticilerin kurumsal düzenlemeler yaparak araştırma kültürü oluşturmaları, hemşirelere eğitim olanakları ve destek sağlamaları ve araştırma kullanma stratejileri geliştirmeleri gerektiğini ortaya koymuştur.Anahtar kelimeler: Araştırma kullanımı, hemşirelik araştırması, araştırma engelleri, araştırma aktiviteleri, araştırma tutumu

HemşirelikHemşirelik araştırmalarıHemşirelik hizmetleri
Vesile Erdoğan
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Hastanelerde çalışan hemşirelierin hemşirelilk dışı birimlerde istihdamı ve nedenlerinin incelenmesi

Giriş: Dünyada ve ülkemizde çeşitli boyutlarda hemşire yetersizliği yaşanmaktadır. Sağlık insan gücü içinde en kalabalık grubu oluşturan hemşireler, hasta bakımı dışında kalan alanlarda artan talep ve personel eksikliği nedeni ile hemşirelik dışı birimlerde çalışabilmektedirler. Bu durum hasta bakım gereksinimlerini olumsuz yönde etkilemekle birlikte yönetici hemşirelerin kadrolama sorunları yaşamalarına neden olmaktadır.Amaç: Bu araştırma, ülkemizde hemşirelerin hemşirelik dışı birimlerde çalışma durumları ile ilgili bir veri bulunmamasına bağlı olarak yöneticilere veri kaynağı oluşturacak profilin belirlenmesi amacı ile devlet ve üniversite hastanelerinde çalışan hemşirelerin, hemşirelik dışı birimlere dağılımı, bu birimlerdeki görevleri ve yönetici hemşirelerin hemşireleri bu alanlarda görevlendirme nedenlerini incelemek üzere tanımlayıcı olarak yapılmıştır.Yöntem: Araştırmanın örneklemine İzmir ili ve ilçelerindeki 30 yatak ve üzerindeki tüm kamu hastanelerinin (devlet ve üniversite) hemşirelik departmanları alınmıştır (n=25). Araştırma verileri, yönetici hemşirelerin hemşirelik dışı birimlerde kadrolama durumları ve nedenlerini içeren yedi sorudan oluşan anket formu ve hastane kayıtları kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde sayı ve yüzdelik hesaplama kullanılmıştır.Bulgular: Araştırma kapsamına alınan hastanelerdeki hemşirelerin %3.37'si polikliniklerde görev yapmaktadır. Polikliniklerde görevli hemşirelerin oranının hastanelere göre %0.9 ile %32.1 arasında değiştiği belirlenmiştir. Hastanelerdeki hemşirelerin %5.37'si hemşirelik dışı birimlerde çalışmaktadır. Hemşirelik dışı birimlerde çalışan hemşirelerin oranının hastanelere göre %1.2 ile %21.4 arasında değiştiği bulunmuştur. Poliklinik ve klinik dışı birimlerde hemşirelik işi yapan hemşirelerin %33.3'ü hasta hazırlığı ve yaşam bulgusu izlemi, hemşirelik dışı görev yapan hemşirelerin ise %27.2'sinin sekreterlik işleri yaptığı belirlenmiştir. Hemşirelerin %29'u personel eksikliği nedeni ile polikliniklerde ve %27'si farklı alanlarda eğitim ve sertifikasyonlarının olması nedeni ile hemşirelik dışı birimlerde görevlendirilmişlerdir.Sonuç: Hastanelerde hemşirelerin yasa ve yönetmeliklerde yer almayan hemşirelik dışı alanlarda, hemşire istihdamını ve hasta bakım sonuçlarını olumsuz yönde etkileyebilecek görevlerde çalıştırıldıkları belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda hemşirelik işi, yasalar ve hemşire istihdamının etkin yapılmasına yönelik yöneticilere öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Hemşire, istihdam, hemşire istihdamı, hemşirelik dışı işler

Aysun Ünal
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Hastanede çalışan hemşirelerde işgücü devir hızı ve ayrılma nedenlerinin incelenmesi

Hemşirelik tarihsel olarak işdevir hızı yüksek bir meslek grubudur. İş devir hızının yüksek olması hasta bakımının niteliğini, niceliğini ve maliyetini etkilemektedir. Bu nedenle hemşirelerde iş devir hızı ve ayrılma nedenleri, sağlık ve hemşire yöneticilerinin üzerinde önemle durmaları ve etkili stratejiler geliştirmeleri gereken bir konudur.Amaç: Hemşire işgücü planlamasına ve yönetici hemşirelerin ayrılma konusunda alacağı önlemlere ışık tutacak veriler sağlamak üzere yapılan bu araştırmanın amaçları şunlardır: 1)Üniversite hastaneleri ve özel hastanelerde 2005 ve 2006 yılları için gönüllü işgücü devir hızlarını saptamak. 2)Hemşirelerin işten ayrılma nedenlerini incelemek.Yöntem: Tanımlayıcı tipte yapılan araştırmada, işdevir hızlarının hesaplanması için 11 üniversite hastanesi ve iki özel hastane; işten ayrılma nedenlerinin saptanması için 150 hemşire örnekleme alınmıştır. İşten ayrılan hemşirelere kartopu yöntemi ile ulaşılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak hemşirelerin kişisel özellikleri ve ayrılma nedenlerine yönelik soruları içeren anket formu kullanılmıştır. Araştırma verileri, yüz yüze, telefon görüşmesi ve e-posta yoluyla toplanmıştır. Toplanan veriler, bilgisayarda SPSS 11.0 paket programı kullanılarak, tanımlayıcı istatistikler ve ki-kare analizi ile değerlendirilmiştir.Bulgular: Üniversite hastanelerinin işdevir hızları, 2005 yılında kadrolu hemşireler için %0.51- %7.25; sözleşmeli hemşireler için %1.52-%15.82; 2006 yılında kadrolularda %0.34-%5.59; sözleşmelilerde %1.51-%33.34 arasında değişmektedir. Özel hastanelerde ise 2005-2006 yıllarındaki işdevir hızları %20.96-%26.96 arasındadır. İşten ayrılmada ana nedenlerin çalışma koşullarının olumsuzluğu, iş yükü fazlalığı, yönetimden memnuniyetsizlik ve ücret düşüklüğü olduğu saptanmıştır.Sonuç: Bu çalışmanın sonuçları, sözleşmeli hemşirelerin işdevir hızlarının yüksek olduğunu ve çalıştıkları kurumlardan ayrılmalarında çalışma koşullarının önemini ortaya koymuştur.Hemşire devir hızının azaltılması için çalışma koşullarının iyileştirilmesi, yöneticilerin destekleyici olması ve ücretlerin iyileştirilmesi önerilmiştir.Anahtar kelimeler: Hemşirelik, işdevir hızı, işten ayrılma nedeni, kadrolu hemşire, sözleşmeli hemşire.

Pınar Sürer
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin iş doyumlarını belirleyen faktörler: örgüt iklimi, sosyodemografik ve çalışma özellikleri

Amaç: Bu çalışma hemşirelerin iş doyumlarını belirleyen örgüt iklimi, sosyodemografik ve çalışma özellikleri faktörlerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır.Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel türdeki araştırmanın örneklemine, üç kamu hastanesinde çalışan 410 hemşire alınmıştır. Veriler; `Sosyodemografik ve Çalışma Özellikleri Soru Formu', `Örgüt İklimi Ölçeği' ve `Minnesota İş Doyum Ölçeği' ile toplanmıştır. Araştırmada Bilir'in (2005) geliştirdiği `Örgüt İklimi Ölçeği'nin; ekip çalışması, insan ilişkileri, olumsuz etkileşim ve iletişim alt boyutları kullanılmıştır. Ölçek beşli Likert tipindedir ve bu araştırmada alt boyutların güvenilirlik katsayıları .76 ile .88 arasında belirlenmiştir. `Minnesota İş Doyum Ölçeği', Baycan (1985) tarafından Türkçe'ye uyarlanmıştır ve 20 maddeden oluşan beşli Likert tipi bir ölçektir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, iki ortalama arasındaki farkın önemlilik testi, tek yönlü varyans analizi, pearson korelasyon ve çok basamaklı regresyon analizi kullanılmıştır.Bulgular ve Sonuç: Araştırma sonuçları hemşirelerin iş doyumunun orta düzeyde olduğunu göstermiştir. Hemşire iş doyumunun sosyodemografik ve çalışma özelliklerine göre farklılıklar gösterdiği belirlenmiştir. Hemşire iş doyumu ile örgüt iklimi alt ölçekleri arasında güçlü ve orta düzeyde ilişkiler saptanmıştır. İnsan ilişkileri, iletişim, olumsuz etkileşim, yaş, ekip çalışması ve eğitim düzeyinin hemşire iş doyumundaki değişimin %48'ini açıkladığı gösterilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, hemşire yöneticilere ve araştırmacılara, hemşire iş doyumunun yükseltilmesine ilişkin öneriler sunulmuştur.Anahtar kelimeler: hemşire, iş doyumu, örgüt iklimi

Kamuran Cerit
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin işten ayrılma niyetlerini belirleyen faktörler: Örgüt iklimi, sosyodemografik ve çalışma özellikleri

Amaç: Bu araştırmanın amacı hemşirelerin işten ayrılma niyetlerini belirleyen örgüt iklimi, sosyodemografik ve çalışma özelliklerinin incelenmesidir.Yöntem: Tanımlayıcı türde yapılan bu araştırmanın örneklemini kamu hastanesinde çalışan 292; üniversite hastanesinde çalışan 261, toplam 553 hemşire oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak, hemşirelerin sosyodemografik, çalışma özellikleri ve ayrılma niyetini içeren soru formu ve Bilir'in (2005) geliştirdiği ?Örgüt İklimi Ölçeği?nin; ekip çalışması, insan ilişkileri, olumsuz etkileşim ve iletişim alt boyutları kullanılmıştır. Ölçek beşli Likert tipindedir ve bu araştırmada alt boyutların güvenilirlik katsayıları .76 ile .87 arasında belirlenmiştir. Veriler tanımlayıcı istatistikler, Ki- kare analizi, spearman korelayon analizi ve lojistik regresyon analizi ile değerlendirilmiştir.Bulgular: Hemşirelerin %20.3'ü asla hemşirelikten ayrılma niyetinde değil iken; %51'inin yüksek; %49'unun ise düşük ayrılma niyetinde olduğu bulunmuştur. Çalışmada hemşirelerin yaş, eğitim düzeyi, medeni durum, meslekte çalışma yılı, hastanede çalışma yılı, birim çalışma süresi, çalışma saati ve kadro durumu özelliklerinin işten ayrılma niyetini etkilemediği saptanmıştır. Çocuk sahibi olan, cerrahi birimlerde çalışan, hem gündüz hem de gece ve servis hemşiresi olarak çalışan hemşirelerin ayrılma niyetleri yüksek bulunmuştur. Ayrılma niyeti ile kuruma bağlılık ve iş doyumu arasında negatif yönde orta ilişki; ayrılma niyeti ile iş stresi ve iş yükü arasında ise pozitif yönde orta ilişki saptanmıştır. Ayrılma niyeti ile ekip çalışması, insan ilişkileri arasında negatif yönde orta ilişki; ayrılma niyeti ile iletişim arasında negatif yönde zayıf ilişki; ayrılma niyeti ile olumsuz etkileşim arasında ise pozitif yönde orta ilişki belirlenmiştir. Lojistik regresyon analizi sonucunda; önem sırasına göre kuruma bağlılık, iş stresi, olumsuz etkileşim, çalışma şekli ve iş doyumu değişkenlerinin hemşirelerin işten ayrılma niyetinin %22'sini açıkladığı bulunmuştur.Sonuç: Çalışmanın sonuçları, hemşirelerin ayrılma niyetlerinin örgüt iklimi algısı, sosyodemografik ve çalışma özellikleri gibi çok sayıda değişkenden etkilendiği için yöneticilerin soruna yönelik plan ve girişimlerinde konuyu çok yönlü ele almaları gerekliliğini ortaya koymuştur. Aynı zamanda çalışma sonuçları örgüt içi insan ilişkilerini güçlendirme, iş yükü ve stresini azaltma, kurumsal bağlılık ile iş doyumunu artırma girişimleri ile ayrılma niyetinin azaltılabileceği konusunda yöneticilere yol göstermektedir.Anahtar kelimeler: Hemşirelik, işten ayrılma niyeti, örgüt iklimi.

HemşirelikÖrgüt iklimiİşten ayrılma niyeti
Ecem Yaprak
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite hastanelerinde çalışan hemşirelerin sağlıkta özelleştirme ve sendikalaşma konusunda görüşlerinin incelenmesi

ÖZETBu çalışma, hemşirelerin sağlıkta özelleştirme ve sendikalaşma konularındakigörüşlerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır.Araştırmanın örneklemini, iki üniversite hastanesinde çalışan 218 sözleşmeli, 255kadrolu olmak üzere toplam 473 hemşire oluşturmuştur. Veriler, hemşirelerin demografiközellikleri, çalışma ortamları ile mesleki örgüt ve sendika üyeliğine ilişkin 11 soru; sağlıktaözelleşme konusunda 13 soru ve sendikalaşma konusunda görüşlerini ölçen bir soruyu içerenbir anket formu ile toplanmıştır. Sağlıkta özelleşmenin sağlık hizmetleri ve hemşirelere olasıetkilerini değerlendiren sorular beşli likert tipi bir ölçek formunda hazırlanmıştır. Veriler ki-kare analizi ile değerlendirilmiştir.Hemşirelerin, özelleşmenin sağlık hizmetlerini daha çok olumsuz etkileyeceğinidüşündükleri alanlar hizmetin ulaşılabilirliği, hastaların yapacağı sağlık harcamaları, sosyalgüvencesi olan hastaların ücretsiz alacağı hizmetlerin kapsamı, halkın sağlık sorunlarınınçözümü ve sağlıkta eşitsizliğin giderilmesidir. Hizmetin kalitesine ise özelleşmenin olumlu biretki göstereceği beklentisinde oldukları saptanmıştır. Hemşirelerin yaklaşık olarak 2/3'si,sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesinin hemşirelerin iş yaşamının değişik boyutlarınıolumsuz/çok olumsuz etkileyeceği görüşündedirler.Hemşirelerin %26.6'sı bir mesleki örgüte, %12.1'i bir sendikaya üyedir. Hemşirelerin,mesleki bir örgüte ve sendikaya üye olmamalarının en önemli nedenleri sırasıyla dernek içinmeslekleri adına hiçbir şey yapılmaması; sendika için siyasi ve ideolojik faaliyetlere aracılıketmesidir. Hemşirelerin ?Sağlıkta özelleşmenin olası etkileri nedeniyle hemşireler sendikalaraüye olmalıdır? ifadesine, katılıyorum/kesinlikle katılıyorum diyenler %43.3, kararsızım yanıtıverenler %43.1'dir. Evli, 28 yaş ve üzerinde, çalışma süresi altı yıldan fazla olan, kadrolu vebir mesleki örgüte üye olan hemşirelerde sendikalara üyelik oranı anlamlı olarak yüksekbulunmuştur. Lisans ve lisansüstü mezunu ve sendikaya üye olan hemşirelerde?özelleştirmenin olası etkileri nedeniyle sendikaya üye olmalıdır? ifadesine katılma oranıanlamlı olarak yüksek bulunmuştur.Anahtar kelimeler: Özelleştirme, sağlık sistemi reformları, sendika, hemşirelikorganizasyonları

Berrin Koçak
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Bir üniversite hastanesinde çalışan hemşirelerin iş doyumlarını etkileyen etmenelerin incelenmesi

Ülkemizde sağlık sektöründe ve sağlık personeli istihdam politikalarında yaşanan hızlı değişim hemşirelerin çalışma koşullarının yanı sıra işe yönelik tutumlarını ve bu kapsamda iş doyumlarını olumsuz yönde etkilemektedir ve konunun kapsamlı bir biçimde araştırılmasına gereksinim vardır. Amaç: Hemşire yöneticilerin iş doyumu konusunda yapacakları düzenlemelere ışık tutacak bilgiler sağlamak üzere planlanan bu araştırmada şu sorulara yanıt aranmıştır: 1. Hemşirelerin demografik özellikleri ve çalışma özelliklerine göre iş doyumları arasında fark var mıdır? 2. Hemşirelerin rol çatışması, rol belirsizliği, kurumsal bağlılık, işle bütünleşme ile iş doyumu arasında ilişki var mıdır? 3. İncelenen bağımsız değişkenler, iş doyumunun ne kadarını açıklamaktadır? Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel türde yapılan bu çalışmanın örneklemine bir üniversite hastanesinde çalışan 519 hemşirenin 407'si (% 79.4) alınmıştır. Araştırmada kullanılan veri toplama araçları şunlardır: demografik özellikler ve çalışma koşullarını belirleme formu; iş doyumu ölçeği; kuruma bağlılık ölçeği; işle bütünleşme ölçeği; rol belirsizliği ve rol çatışması ölçeği. İlk üç ölçeğin geçerlik ve güvenirlik çalışması Türköz tarafından yapılmıştır. Ölçekler olumsuz uçtaki ifadeye 1, olumlu uçtaki ifadeye 5 puan vererek puanlanmakta; puanların yükselmesi olumlu tutumu, düşmesi ise olumsuz tutumu göstermektedir. Rol çatışması ve belirsizliği ölçeği Erigüç tarafından Türkçe'ye uyarlanmıştır. Maddeler -3 ve +3 arasında değerlendirilmektedir. Verilerin analizinde t-testi, tek yönlü varyans analizi, korelasyon analizi ve basamaklı çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Anket formları gizliliğin korunacağı bildirilerek hemşirelere dağıtılmıştır. Araştırma için etik kuruldan ve verilerin toplanması için hastane yönetiminden izni alınmıştır. Bulgular ve Sonuç: Hemşirelerin iş doyumları ile rol çatışması, rol belirsizliği, kurumsal bağlılık, işle bütünleşme ve iş doyumu ölçekleri arasında anlamlı ilişkiler saptanmıştır. Hemşirelerin kurumsal bağlılıkları, rol çatışması, rol belirsizliği, pozisyonları ve hafta sonu izinli olma durumlarının iş doyumundaki değişimin %60'ını açıkladığı gösterilmiştir. Elde edilen sonuçlar bağlamında kurumsal bağlılığın güçlendirilmesine, hemşirelerin sosyal yaşamlarını engelleyen ve ekip içinde yaşadıkları rol sorunlarının giderilmesine yönelik düzenlemelere ilişkin öneriler sunulmuştur.

Nuray Güneş
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetici hemşirelerin görev, yetki ve sorumluluklarını yerine getirme durumlarının incelenmesi

ÖZET YÖNETİCİ HEMŞİRELERİN GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARINI YERİNE GETİRME DURUMLARININ İNCELEMESİ Münire TÜRKYILMAZ Sağlık insan gücü çalışmalarına ışık tutmak üzere planlanan bu araştırmanın amacı, yönetici hemşirelerin yerine getirdikleri görev, yetki ve sorumlulukları tanımlamak, yerine getirilemeyen görev ve sorumlulukların nedenlerini incelemektir. Araştırma, İzmir il merkezinde bulunan iki üniversite, altı sağlık bakanlığı, üç sosyal sigortalar kurumu, iki askeri hastane olmak üzere toplam 14 hastanede yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemine, bu hastanelerde görev yapan, başhemşire (13), başhemşire yardımcısı (45) ve sorumlu hemşirelerden (99) oluşan toplam 157 yönetici hemşire alınmıştır. Araştırmanın verileri, Aksayan tararından geliştirilen yönetim pozisyonlarına ait "hemşirelik görev tammlan formu' ' kullanılarak toplanmıştır. Yönetici hemşirelerin, "görev tammlan formu"nda listelenen görev, yetki ve sorumlulukları benimseme oranlarının yüksek, yerine getirme oranlarının ise düşük olduğu tespit edilmiştir. Yönetici hemşirelerin, daha çok yürütme ile ilgili görevleri yerine getirdikleri; planlama başta olmak üzere örgütleme, yöneltme, koordinasyon, eğitim ve değerlendirme ile ilgi görevleri daha az yerine getirdikleri saptanmıştır. Görev ve sorumlulukların yerine getirilememe nedenleri olarak görev tammlanndaki belirsizlikler ve yetersizlikler ile kaynak sınırlılıkları gibi yapısal ve mevzuatla ilgili nedenlerin yam sıra yönetici hemşirelerin değişen rollerine ilişkin hazır bulunmayışlarının da etkili olduğu gösterilmiştir. Başhemşire yardımcılarının, eğitim süreleri ile tanımlanan görevlerin yerine getirilme durumu arasında pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p<0.05). Eğitim süresi arttıkça başhemşire yardımcılarının görevlerini yerine getirme puanlarında artma olduğu tespit edilmiştir. Haftalık çalışma süresiyle sorumlu hemşirelerin tanımlanangörevleri yerine getirmesi arasında istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönde bir ilişki saptanmıştır (p<0.05). Çalışma saati uzayan sorumlu hemşirelerin yöneticilik fonksiyonlarım daha az yerine getirdikleri saptanmıştır. Başhemşire, başhemşire yardımcısı ve sorumlu hemşirelerin çalışma yılı, yaş, yönetici olarak görev süresi ve haftalık çalışma süreleri gibi diğer değişkenlerle yönetim görevlerinin, benimsenme ve yerine getirilme durumu arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Anahtar Sözcükler: Yönetim, sağlık hizmetleri yönetimi, hemşirelik hizmetleri yönetimi, görev tanımları

Münire Türkyılmaz
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Kliniği'nde çalışan hemşirelerde zaman kullanımı

ÖZET DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ NÖROLOJİ KLİNİĞİ'NDE ÇALIŞAN HEMŞİRELERİN ZAMAN KULLANIMI Bu araştırma Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Kliniği'nde çalışan hemşirelerin hafta içi gündüz, hafta sonu gündüz ve gece çalışmalarında hastalara ayırdıkları direkt, indirekt bakım, ünite ve kişisel aktivitelerinin zamanlarının iş örneklem yöntemiyle belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu çalışmada, gündüz saatleri (08-20) için 10 haftalık bir örneklem matriksi kullanılmıştır. Rasgele sayılar tablosundan seçilen 15 dakikalık farklı zaman dilimlerinde gözlenen hemşirelik aktiviteleri iş örneklem formuna kaydedilmiştir. Gece saatlerinde (20-08) sürekli gözlem yönteminin kullanıldığı bu çalışmada toplam 10297 hemşirelik aktivitesi gözlenmiştir. Hemşirelerin hafta içi gündüz 12 saatlik çalışmalarında her bir hastaya 11.3 dakika, hafta sonu gündüz 12 saatlik çalışmalarında 17 dakika ve gece 12 saatlik çalışmalarında 14.4 dakika direkt hemşirelik bakım zamanı ayırdıkları saptanmıştır. Araştırmada hemşirelerin hafta içi gündüz 12 saatlik çalışmalarında direkt bakım için %43 (312.5 dakika), indirekt bakım için %41.3 (296.5 dakika), ünite aktiviteleri için %5.9 (40.5 dakika) ve kişisel aktiviteler için %9.8 (70.5 dakika) zaman ayırdıkları saptanmıştır. Hemşirelerin hafta sonu gündüz 12 saatlik çalışmalarında direkt bakım için %51.0 (364 dakika), indirekt bakım için %38.5 (281 dakika), ünite aktiviteleri için %2.5 (17.4 dakika) ve kişisel aktiviteler için %8.0 (57.6 dakika) zaman ayırdıkları saptanmıştır. Hemşirelerin gece 12 saatlik çalışmalarında direkt bakım için %56.4 (390.1 dakika), indirekt bakım için %35.8 (254.5 dakika), ünite aktiviteleri için % 3.0 (34.5 dakika) ve kişisel aktiviteler için %4.8 (40.9 dakika) zaman ayırdıkları saptanmıştır. Anahtar Sözcükler: Direkt, indirekt hemşirelik bakım aktiviteleri, iş ömeklemi, zaman yönetimi.

HemşirelerZaman yönetimi
Ülker Uysal
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerde örgüt ikliminin örgütsel yaratıcılık algılarına etkisi

Araştırma hemşirelerde örgüt ikliminin örgütsel yaratıcılık algılarına etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tasarımda planlanan araştırma, Kocaeli ilinde iki kamu hastanesinde çalışan 625 hemşire üzerinde yürütülmüştür. Veriler; Sosyodemografı̇k ve mesleki özellı̇klerı̇ içeren tanıtıcı bilgi formu, Örgüt İklimi Ölçeği ve Örgütsel Yaratıcılık Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde; tanımlayıcı istatistiksel analizler (ortalama, standart sapma, medyan, frekans, yüzde, minimum, maksimum), Shapiro- Wilk testi, student's t testi, Mann-Withney U testi, One-way ANOVA, Games- Howell testi, Kruskal Wallis testi, Dunn-Bonferroni testi, Pearson korelasyon analizi, Spearman korelasyon analizi, Regresyon ve Lineer Regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmaya katılan hemşirelerin yaş ortalaması 31,73±5,89 olup, % 87,3' ünün lisans mezunu, % 71,5' inin evli olduğu, %33,6' sının 6-10 yıl arası mesleki deneyime sahip olduğu belirlenmiştir. Hemşirelerin örgüt iklimi ölçeği toplam puan ortalaması 2,90±0,29 ve örgütsel yaratıcılık ölçeği toplam puan ortalaması 124,42±15,18 olarak bulunmuştur. Hemşirelerin örgüt iklimi toplam puanları ile örgütsel yaratıcılık algıları toplam puanları arasında pozitif yönde orta düzeyde, anlamlı ilişki belirlenmiştir (r=0,492; p=0,001; p<0,01). Hemşirelerin örgüt iklimi düzeylerinin ve örgütsel yaratıcılık algılarının orta seviyede olduğu, örgüt iklimi düzeyi pozitif yönde arttıkça örgütsel yaratıcılık algısının arttığı görülmüştür. Yapılan regresyon analizi modeli, hemşirelerin örgütsel yaratıcılık algılarında, Örgüte Bağlılık, Destekleyici İklim, İnsan İlişkileri, Olumsuz Etkileşim ve Yenilikçi İklim düzeylerinin belirleyici olduğunu göstermektedir (p<0,01).

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+3
Zeynep Ersay Önal
Bandırma Onyedi Eylül University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çok boyutlu hemşirelik kuşakları ölçeğinin Türkçe' ye uyarlanması

Araştırma, Çok Boyutlu Hemşirelik Kuşakları Ölçeği'ni Türkçe'ye uyarlamak ve hemşirelikte geçerlilik ve güvenilirliğini test etmek amacıyla metodolojik olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma Aralık 2019 –Haziran 2021 tarihleri arasında yürütülmüştür. Araştırma verileri Aralık 2019- Mayıs 2020 tarihleri arasında Bursa il merkezinde faaliyet gösteren bir Sağlık Bakanlığı Hastanesi, bir üniversite hastanesi ve üç özel hastane olmak üzere beş hastanede çalışan 447 gönüllü hemşireden toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu" ve Çok Boyutlu Hemşirelik Kuşakları Ölçeği"nin özgün formu kullanılmıştır. Araştırma için etik kurul izni ve kurum izinleri alınmış olup, veri toplamaya başlamadan önce ölçek uygulamaya hazır hale getirilmiştir. Bu amaçla çeviri- geri çeviri tekniği ile dil eşdeğerliği, uzman paneli ile kapsam eşdeğerliği sağlanarak anlaşılırlık açısından pilot bir uygulama ile test edilmiştir. Asıl uygulama sonrası elde edilen veriler yüzde ve frekans dağılımı, açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi, korelasyon analizi, Cronbach alfa katsayısı, student t testi, Kaiser-Meyer Olkin (KMO) Örneklem Yeterliği analizi, Barlett's Örneklem Büyüklüğü Testi, Varimax Dik Döndürme, Scree Plot testi, Shapiro-Wilks testi, z testleri ile değerlendirilmiştir. Verilerin değerlendirilmesi sonrasında uyarlanan ölçeğin 36 maddeli, toplam varyansın 52'sini açıklayan ve özdeğeri 1.00'in üzerinde "çalışma eğilimi", "kuşaklararası çatışma", "hasta güvenliği" ve "kendi kuşağındakilerle işbirliği" olmak üzere 4 faktörlü bir yapı gösterdiği; madde toplam puan korelasyon değerlerinin .333 ile .588 arasında olduğu, faktör yüklerinin .335-.861 arasında olduğu, ayırt edicilik düzeyinin ve uyum değerlerinin yüksek olduğu, Cronbach alfa değerlerinin .766- .929 arasında değiştiği belirlenmiştir. Çalışma sonucunda Türk kültürüne uyarlanan ölçeğin hemşirelerin çalışma ortamlarındaki kuşaklar arasındaki farklılıklarının belirlenmesinde kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu ortaya konmuştur.

Güvenilirlik ve geçerlilikHemşirelerHemşirelik+3
Gamze Türedi
Bandırma Onyedi Eylül University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerde hasta güvenliği kültürü ile karşılanmayan hemşirelik bakımı arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Araştırma, hemşirelerde hasta güvenliği kültürü ile karşılanmayan hemşirelik bakımı arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Tanımlayıcı-ilişki arayıcı tasarımda bir araştırma niteliğindedir. Araştırma, Anakara ilinde bir üniversite bünyesinde bulunan üç hastanenin yataklı kliniklerinde aktif olarak çalışan 674 hemşire üzerinden evreni bilinen örneklem hesabı yapılarak 245 hemşire ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplamada "Tanımlayıcı Bilgi Formu", "Hasta Güvenliği Kültürü Ölçeği" ve "Karşılanmayan Hemşirelik Bakımı Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler IBM SPSS Statistics 23 programına aktarılarak analiz edilmiştir. Çalışma verileri değerlendirilirken ölçek puanlarının normal dağılıma uygunluğu için Kolmogrov-Smirnov testine bakılmış, uygun olmayan parametrelerin ise aritmetik ortalama, mod ve medyanın eşit ya da yakın olması yararlanılmıştır. Kategorik değişkenler için frekans dağılımı (sayı, yüzde), sayısal değişkenler için tanımlayıcı istatistikler (ortalama, standart sapma, minimum, maksimum) verilmiştir. Ölçekler arasında ilişkinin incelenmesi için pearson korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Hasta güvenliği kültürü ölçeği toplam puan ortalaması 2,95±0,41, karşılanmayan hemşirelik bakımı hizmetleri ölçeği toplam puan ortalaması 1,27±0,68 ve karşılanmayan hemşirelik bakımı nedenleri ölçeği toplam puan ortalaması 3,41±0,52 olarak saptanmıştır. En fazla karşılanamayan hemşirelik bakımı hizmetinin "Hasta ve/veya hasta yakınlarına duygusal destek sağlanması" olduğu, karşılanamayan hemşirelik bakımı için en çok belirtilen nedenin "Çalışan personel sayısının yetersizliği" olduğu belirlenmiştir. Çalışmada yaş, mesai saatlerinde bakılan hasta sayısı ve son vardiyada bakım verilen hasta sayısı ile hasta güvenliği kültürü ölçeği alt boyutları arasında pozitif ilişki saptanmıştır. Demografik değişkenler ile karşılanmayan hemşirelik bakım hizmetleri puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı derecede bir ilişki saptanmamıştır. Haftalık fazla mesai saati ile karşılanmayan hemşirelik bakımı nedenleri puanı arasında pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Bu çalışmada, bu örneklemde hasta güvenliği kültürü ölçeği yönetim ve liderlik alt boyutu ile karşılanmayan hemşirelik bakımı nedenleri malzeme kaynakları alt boyutları arasında negatif yönde bir ilişki saptanmıştır.

Yönetici hemşireler
Derya Özcan
Bandırma Onyedi Eylül University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin yapay zekâ kullanımına ilişkin görüşleri ve hemşirelikte yapay zekâ kaygı ölçeğinin geliştirilmesi

HEMŞİRELERİN YAPAY ZEKÂ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞLERİ VE HEMŞİRELİKTE YAPAY ZEKÂ KAYGI ÖLÇEĞİNİN GELİŞTİRİLMESİ Bu araştırma, hemşirelerin yapay zekâ teknoloji kullanımına ilişkin görüşlerini belirlemek ve bu doğrultuda Hemşirelikte Yapay Zekâ Kaygı Ölçeği'ni geliştirmek amacıyla nitel ve nicel yöntemlerin kullanıldığı metodolojik tasarımda gerçekleştirilmiştir. Araştırma iki aşamada yürütülmüştür. Nitel aşamada, 41 hemşire ile bireysel derinlemesine görüşmeler yapılmış ve veriler Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılarak toplanmıştır. Nicel aşamada ise 515 hemşireye Tanıtıcı Bilgi Formu ve "Hemşirelikte Yapay Zekâ Kaygı Ölçeği Taslağı" uygulanmıştır. Nitel veriler MAXQDA 2022, nicel veriler ise IBM SPSS 25 ve AMOS 24 programları ile analiz edilmiştir. Nitel analiz sonucunda hemşirelerin görüş ve kaygıları; "Yapay Zekâ Teknolojilerinin Sağlık Hizmetlerine Etkileri," "Yapay Zekâ Teknolojilerinin Hemşirelik Hizmetlerine Etkileri" ve "Yapay Zekâ Teknolojilerinin Kullanımına İlişkin Kaygılar" olmak üzere üç ana tema ve 19 alt tema altında toplanmıştır. Bu bulgular ve literatür doğrultusunda 43 maddelik bir taslak ölçek hazırlanmış; kapsam geçerliği indeksi 0,778 olarak belirlenmiştir. Açımlayıcı Faktör Analizi ve Doğrulayıcı Faktör Analizi sonucunda ölçeğin dört alt boyut ve 24 maddeden oluştuğu ortaya konmuştur. Alt boyutlar; "Mesleki Kimlik ve Gelecek Kaygısı," "Teknik Destek ve Güvenlik Kaygısı," "Öğrenme ve Uyum Kaygısı" ve "Hasta Merkezli Bakım ve Empati Kaygısı" olarak adlandırılmıştır. Güvenirlik analizlerinde Cronbach Alpha katsayısı toplam ölçek için 0,96, alt boyutlar için 0,80-0,96 arasında bulunmuş; test-tekrar test yöntemi ile ölçeğin zamana karşı kararlı ve güvenilir olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, Hemşirelikte Yapay Zekâ Kaygı Ölçeği, hemşirelerin yapay zekâya yönelik kaygılarını değerlendirmek için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olarak kullanılabilir. Anahtar kelimeler: Geçerlik Güvenirlik, Hemşire, Kaygı, Ölçek Geliştirme, Yapay Zekâ

İrem Uyanık
Bandırma Onyedi Eylül University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital hastanede hemşire olmak: Nitel bir araştırma

Amaç: Bu araştırma dijital hastanelerde çalışan hemşirelerin dijital hastane deneyimine dayalı algılarını keşfetmeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Bu çalışma, olgubilim (fenomenolojik) araştırma desenine uygun olarak tasarlanmıştır. Çalışmada içerik analizi yapılmış ve elde edilen sonuçlar betimsel bir anlatımla sunulmuştur. Bulgular, doğrudan ifadelerle desteklenerek, ortaya çıkan temalar ve örüntüler, araştırma hedeflerine uygun olarak sınıflandırılmış ve NVIVO 14 nitel araştırma paket programı kullanılarak açıklanmış ve yorumlanmıştır. Dijital hastanede çalışan hemşirelerin, hemşire olmaya ilişkin algıları metafor analizi yöntemiyle belirlenmiştir. Araştırmanın evrenini HIMSS EMRAM seviye 7 kategorisinde yer alan İzmir Ödemiş Devlet Hastanesinde çalışan hemşireler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini, örneklem seçim kriterlerine uyan ve araştırmaya katılmaya gönüllü olan 18 hemşire oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu ve yarı yapılandırılmış hemşire görüşme formu kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan hemşirelerin ifadeleri dört ana tema ve 14 alt tema altında analiz edilmiştir. Çalışmaya katılan hemşirelerin, dijital hastanede hemşire olma kavramına ilişkin algılarını en çok "robot" metaforuyla ifade ettiği görülmüştür. Çalışmaya katılan tüm orta kademe yönetici hemşireler olumlu metafor üretmiştir. Araştırmaya katılan hemşirelerin yarısına yakını dijital uygulamaların, hemşirelerin hasta bakımı yerine bilgisayar odaklı çalıştıkları algısına yol açtığını ifade etmişlerdir. Sonuç: Yapılan araştırma sonucunda dijital hastanelerde çalışan hemşirelerin, yoğun iş yükü altında dijital sağlık uygulamalarını olumsuz bir şekilde değerlendirdikleri, dijital sağlık uygulamalarının avantajlarının da farkında oldukları, hemşirelerin hastaya daha fazla zaman ayırmak ve hasta odaklı bakımı geliştirmek istedikleri ve yönetici hemşirelerin dijital sağlık uygulamalarına yönelik algılarının olumlu olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: dijitalleşme, dijital algı, dijital deneyim, dijital hastane, hemşirelikte dijitalleşme

Deniz Irk
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetici hemşirelerin liderlik davranışları ile hemşirelerin örgütsel sessizlik davranışları arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Amaç: Yönetici hemşirelerin liderlik davranışları ile hemşirelerin örgütsel sessizlik davranışları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Araştırma kesitsel, ilişki arayıcı tanımlayıcı tiptedir. Haziran 2023- Kasım 2024 tarihleri arasında çalışmanın örneklemini Antalya ilinde bir devlet hastanesinde çalışan 209 hemşire oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Liderlik Davranış Ölçeği ve Örgütsel Sessizlik Davranış Ölçeği kullanılmıştır. İstatistiksel analizler SPSS (IBM SPSS Statistics 27) paket program kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın bulgularının yorumlanmasında frekans analizi ortalaması, liderlik davranışları ve örgütsel sessizlik davranışı değişkenlerinde Sperman korelasyon analizi yapılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan hemşirelerin yaş ortalamasının 32,48±7,51 (yıl) olduğu, %74,2'sinin kadın, %79,4'nun lisans mezunu, %41,6'nın ≥10 yıldır meslekte çalıştığı ve %37,8'nin ≥5 yıldır kurumda çalıştığı, %44,5 yoğun bakımda çalıştığı, %45,0'nın ≤1 yıldır birimde çalıştığı ve %81,3'nün gündüz/gece çalıştığı belirlenmiştir. Hemşirelerin yarısından fazlasının işten ayrılmayı ve hemşireliği bırakmayı düşünmediği belirlenmiştir. Liderlik davranış ölçeği alt boyutu çalışan odaklı liderlik ortalamasının 3,65±0,86; görev odaklı liderlik ortalamasının 3,79±0,76 ve değişim odaklı liderlik ortalamasının 3,65±0,80 olduğu belirlenmiştir. Hemşirelerin örgütsel sessizlik davranış ölçeği alt boyutu sessizlik iklimi ortalamasının 2,61±0,78, korkuya dayalı sessizlik ortalamasının 2,30±0,82, kabullenici sessizlik ortalamasının 3,02±0,98, kurumu korumaya dayalı sessizlik ortalamasının 2,69±0,97 ve örgütsel sessizlik toplam puan ortalaması 2,65±0,74 olduğu belirlenmiştir. Liderlik davranışı ölçeği alt boyutları ile örgütsel sessizlik ölçeği toplam ve alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki olmadığı tespit edilmiştir (p>0,05). Sonuç: Yönetici hemşirelerin liderlik davranışları ile hemşirelerin örgütsel sessizlik davranışı arasında anlamlı bir ilişki belirlenmemiştir. Yönetici hemşirelerin liderlik davranışları ile hemşirelerin örgütsel sessizlik davranışlarının farklı örneklemlerde de incelenmesi ve bunun yanında örgütsel sessizlik nedenlerinin araştırılması önerilmektedir.

Aybüke Kocabıyık
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sorumlu hemşirelerde algılanan otantik liderlik ve örgütsel bağlılık ilişkisi

Amaç: Bu araştırmada sorumlu hemşirelerde algılanan otantik liderlik ile örgütsel bağlılığın ilişkinin belirlenmesi ve hemşirelerin otantik liderlik algısının örgütsel bağlılığa etkisinin araştırılması planlanmıştır. Gereç ve yöntem: Araştırmanın örneklemini Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde görev yapan klinik hemşiresi oluşturmuştur. Araştırmada örneklem hesaplanmamış, tüm evrene ulaşılmaya çalışılmıştır. Veri toplama araçlarının 225 tanesi değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, otantik liderlik ve örgütsel bağlılık ölçeği kullanılmıştır. Toplanan veriler SPSS 25.00 programı ile analiz edilmiştir. Ölçeklerin değerlendirilmesinde faktör analizi ve karşılaştırmalarda korelasyon ve çoklu doğrusal regresyon analizi uygulanmıştır. Bulgular: Hemşirelerin sorumlu hemşirelerde algıladıkları Otantik Liderlik düzeylerinin 3,92±0,66 seviyesinde olduğu, örgütsel bağlılık düzeylerinin ise 2,97±0,37 oldukları belirlenmiştir. Hemşirelerin otantik liderlik algı düzeyleri ile örgütsel bağlılık ölçeği alt boyutlarıyla pozitif yönlü, anlamlı ve zayıf düzeyde ilişkili olduğu belirlenmiştir. İlişkilerin çoklu düzeyde incelenmesinde öz farkındalık düzeyleri haricinde diğer alt boyutların örgütsel bağlılık düzeyleri ile doğrusal olarak ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Çalışmadan elde edilen bulgular sonucunda, hemşirelerin sorumlu hemşirelerinde otantik liderlik düzeyleri ile örgütsel bağlılık seviyelerinin anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Algılanan otantik liderlik düzeyinin artmasının hemşirelerin normatif, duygusal ve devam bağlılık düzeylerini anlamlı şekilde yükselteceği belirlenmiştir.

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+4
Merve Yıldırım Demiray
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2022
10
Master'sOpen AccessTR

İşe yeni başlayan hemşirelerde tükenmişlik düzeyinin ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi

Amaç: Bu çalışma, işe yeni başlayan hemşirelerde tükenmişlik düzeyi ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Bu çalışma Ankara ilinde Ankara Şehir Hastanesinde çalışan çalışma süresi 6 ay- 3 yıl arasında olan işe yeni başlayan 1068 hemşire ile yapılmıştır. Araştırma verilerinin toplanması için Kişisel Bilgi Formu ve Kopenhag Tükenme Envanteri kullanılmıştır. Kolmogorov Smirnov testi ile verilerin normalliği değerlendirilmiştir. Bağımsız gruplar için t-testi, farklılıkları belirlemek amacıyla post-hoc analizi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yapılmıştır. Anlamlılık değeri p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: İşe yeni başlayan hemşirelerin tükenmişlik düzeyi 57,8 puanla yüksek düzeyde bulunmuştur. İşe yeni başlayan hemşirelerin bekar olma, hemşirelik mesleğini isteyerek seçmeme, yoğun bakım ünitesinde çalışma, çalıştığı birimden memnun olmama, oryantasyon eğitimi almama, meslektaş desteği almama, mesleğe yönelik bir aktivite yapmama, işten ayrılmayı düşünme, COVID-19 hastasına bakım verme durumlarının tükenmişlik ve tükenmişlik alt boyut düzeylerini artırdığı; cinsiyet, eğitim durumu ve yönetici desteğinin etkilemediği bulunmuştur. Sonuç: Çalışmamızda işe yeni başlayan hemşirelerin tükenmişlik düzeyi yüksek bulunurken hem bireysel hem de mesleki faktörlerin işe yeni başlayan hemşirelerde tükenmişlik düzeyini etkilediği belirlenmiştir. Bu bulgular yönetici hemşirelerin kurumsal düzenlemeler yapmasına olanak sağlayarak işe yeni başlayan hemşirelerin tükenmişliğinin azalmasına ve hasta bakım kalitesinin artırılmasına fayda sağlayabilir. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, işe yeni başlayan hemşire, tükenmişlik

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+4
Gülderen Erçoban
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2023
10
DoctorateOpen AccessTR

Liderlik tarzlarının hemşirelerde iş doyumuna etkisinin meta analiz yöntemiyle incelenmesi

Amaç: Bu araştırma; liderliğin hemşirelerde iş doyumu üzerine etkisinin meta analiz yöntemiyle incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yöntem: Araştırmada meta-analiz yöntemi kullanılmıştır. Literatür taraması zaman sınırlaması yapılmaksızın Pubmed, Science Direct, Scopus, Web of Science, Springer Link, EBSCOhost CINAHL Complete, Cochrane veri tabanlarında yapılmıştır. Dahil edilme kriterlerine uygun 1993-2022 yılları arasında 45 farklı çalışma araştırmaya dahil edilmiştir. Çalışmaların kalite değerlendirmesinde Quality Assessment and Validity Tool for Correlational Studies aracı; verilerin analizinde Jamovi (Version 2.3.26.2021)-MAJOR-Meta-Analysis istatistik programı kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmaya dahil edilme kriterlerine uyan 45 çalışmada toplam örneklem sayısı 36842 hemşireden oluşan olan İngilizce makaleler dahil edilmiştir. Meta-analiz sonucunda; liderliğin hemşirelerde iş doyumu üzerinde ES=0.367 (z =10,8817; p<0,0001) anlamlı bir etkisi olduğu saptanmıştır. Moderatör değişken analizlerindeki etki büyüklükleri; liderlik tarzlarında ES=-0.0144 (p=0,115; p>0,05); ülke değişkeninde ES=0.0088 (p=0,246; p>0,05) ve verilerin toplandığı yıl değişkeninde ES=0.00392 (p=0,251; p>0,05) olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Liderliğin hemşirelerde iş doyumu üzerinde orta düzeyde bir etkisi olduğu saptanmıştır. Moderatör değişkenlere göre (liderlik tarzı, çalışmaların yapıldığı ülke ve verilerin toplandığı yıl) liderlik ile hemşirelikte iş doyumu ilişkili çalışmaların etki büyüklükleri arasında anlamlı bir fark olmadığı saptanmıştır (p>0,05). Bu bağlamda; gelecekte ortaya çıkan farklı liderlik tarzlarının da meta-analizlerinin yapılarak etkin olan yaklaşımların ortaya konması ve liderlik tarzları ile iş doyumu meta analiz çalışmalarının çeşitli kilit konulardaki (örneğin, işle ilgili stres, işten ayrılma, örgütsel bağlılık, çalışan performası gibi) değişkenlerle de incelenmesi; yönetici hemşirelerin liderlik tarzlarını gözden geçirmeleri ve gerekiyorsa geliştirmeleri ve rol model olmaları önerilebilir. Anahtar Kelimeler: liderlik, liderlik türleri, hemşire, iş doyumu, meta-analiz.

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+4
Tangül Aytur Özen
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Çalışan sağlığı ve güvenliği geliştirme programının çalışanların sağlık davranışları ve güvenlik kültürü algısına etkisi

Amaç: Hemşirelerin sağlığı ve güvenliğine yönelik geliştirilen programın çalışanların güvenli sağlık davranışı ve güvenlik kültürü algısına etkisinin incelenmesidir. Yöntem: Araştırma metodolojik, niteliksel ve niceliksel olmak üzere üç aşamada tamamlanmıştır. Metodolojik aşama, 411 hemşire örneklemiyle üç farklı hastanede uygulanmış olup "Standart Önlemlere Uyum Ölçeği"nin psikometrik ve psikolingusitik özellikleri incelenmiştir. Niteliksel aşama, tanımlayıcı-kalitatif tipte, amaçlı örnekleme yöntemi kullanılarak 19 hemşire örnekleminde derinlemesine görüşme yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler "yarı yapılandırılmış görüşme formu" kullanılarak yapılmış veriler "içerik analizi" ile değerlendirilmiştir. Niceliksel aşamada ön-test son-test gruplu yarı deneysel araştırma tasarımı kullanılmış ve hastanenin beş biriminde çalışan tüm hemşireler (n:71) örnekleme alınmıştır. Veriler, başlangıç, üçüncü ve altıncı aylarda 'Standart Önlemlere Uyum Ölçeği' ve 'Çalışan Sağlığı ve Güvenliği Kültürü Ölçeği' ile toplanmıştır. Bulgular: Metodolojik aşamada; 'Standart Önlemlere Uyum Ölçeği'nin dilsel ve içerik açısından yeterli olduğu belirlenmiştir. Cronbach alfa katsayıları, madde toplam puan korelasyonları kabul edilebilir düzeyde, sınıf içi korelasyon katsayısı iyi düzeyde bulunmuştur. Rasch modeli, ölçek maddelerinin modelle uyumlu olduğunu, ölçeğin 4. sorusunun en zor 10. sorusunun en kolay soru olduğunu göstermiştir. Niteliksel aşamada; hemşirelerin çalışma ortamlarında sağlığı ve güvenliği açısından sorun olarak, 'fiziki ortam düzenlenmeleri' ve 'idari düzenlemeler' olmak üzere iki ana tema belirlenmiştir. Niceliksel aşamada; girişim grubunun standart önlemlere uyum ve çalışan sağlığı ve güvenliği kültürü toplam puan medyanları 6. ayda başlangıç ölçümlerine göre anlamlı düzeyde farklılık göstermiştir. Hemşirelerin çalışan sağlığı ve güvenliği kültürü ölçeğinin alt boyutlarından sadece "enfeksiyon önleme" alt boyutundan aldıkları toplam puan medyanları arasında 6. ayda başlangıç-3. ay ölçümlerine göre anlamlı fark bulunurken diğer alt boyutlarda anlamlı bir farklılık olmadığı saptanmıştır. Sonuç: Hemşirelerin standart önlemlere uyumu ve çalışan sağlığı ve güvenliği kültürünün iyileştirilmesinde çoklu stratejilerin kullanıldığı programlar iyileşme sağlayabilmektedir. Ancak çalışan sağlığı ve güvenliği kültürünün tam anlamıyla tüm boyutlarda sağlanması için alt-orta-üst yönetimin tam katılım gösterdiği, çalışan sağlığı ve güvenliği birimi tarafından kapsamlı-sürekli-düzenli takip ve ölçümlerin yapıldığı işbirlikli programların oluşturulması gerekmektedir. Anahtar Sözcükler: Çalışan sağlığı, güvenli çalışma ortamı, hemşire, standart koruyucu önlemler, güvenlik kültürü

DavranışGüvenlik kültürüGüvenlik önlemleri+7
Menevşe Yıldırım
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bir kamu hastanesinin hemşire dostu hastane kriterleri açısından incelenmesi

Amaç: Bu araştırmanın amacı, hemşirelerin çalışma ortamlarını hemşire dostu hastane kriterleri açısından incelenmektir. Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel türdeki bu çalışma, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 2021 yılı Ocak-Mayıs ayları arasında 1076 hemşire ile gerçekleştirmiştir. Verilerin toplanmasında, "Kişisel Bilgi Formu", "Hemşire Dostu Hastane Kriterlerini Değerlendirme İndeksi" kullanılmıştır. Verilerin analizinde Chaid analizi kullanılmıştır. Bulgular: Bu araştırmada hemşireler çalıştıkları kurumda hemşire dostu hastane kriterlerinden "hemşirelik uygulamalarının kontrolü" (3,11±0,86), "orta kademe yönetim sorumluluğu" (3,29±1,06), "kalite girişimleri" (3,20±0,74) kriterini en yüksek; "rekabete dayalı ücret" (1,53±0,56), "mesleki gelişim" (2,51±0,86), "başhemşirelik yeterliliği" (2,63±0,99) kriterini en düşük puan ortalamasına sahip kriterler olarak değerlendirmişlerdir. Hemşirelerin kişisel ve mesleki özelliklerinden hemşire dostu hastane kriterleri toplam puan ortalamasını etkileyen değişkenlerin fiziksel ortam yeterliliği (F=77,042, p=,000), kurumdan 1 yıl içerisinde ayrılma (F=24,726, p=,000), çalışma şekli (F=6,888, p=,029) olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Araştırmada hemşire dostu hastane kriterleri kapsamında çalışma ortamını orta düzeyin biraz üzerinde olumlu algıladıkları, fiziksel ortam yeterliliği ise hemşire dostu hastane kriterlerini en fazla etkileyen değişkendir. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, Çalışma Ortamı, Hemşire Dostu Hastane Kriterleri

HastanelerHastaneler-devletHemşireler+3
Ali İhsan Evci
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin çalıştıkları birimden, kurumdan ve mesleklerinden ayrılma niyetini belirleyen faktörler

Amaç: Hemşirelerin, birimden, kurumdan ve meslekten ayrılmalarını önleyebilmek için ayrılma niyetinin belirleyicilerinin bilinmesine gereksinim vardır. Çalışmanın amacı, hastanede çalışan hemşirelerin birim, kurum ve mesleklerinden ayrılma niyeti düzeyini belirlemek ve yordayıcı değişkenleri incelemektir. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın evreni İzmir il sınırı içinde yer alan iki üniversite hastanesi ve bir Sağlık Bakanlığı hastanesinde çalışan 1636 hemşiredir. Örnekleme bu hastanelerde bir yıl ve üzerinde çalışan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 572 hemşire alınmıştır. Veriler demografik bilgiler, birimden, kurumdan, meslekten ayrılma niyeti, iş yükü ve iş doyumuna ilişkin soruları içeren soru formu, "Meslektaş İlişkileri Algısı Ölçeği" ve "Hekim-Hemşire- Meslektaş İletişimi Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, tanımlayıcı istatistikler, Pearson ki-kare testi, Spearman Korelasyon analizi ve lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın yürütüldüğü hastanelerin yönetimlerinden yazılı izin ve üniversitenin etik kurulundan onay alınmıştır. Bulgular: Hemşirelerin birimden ayrılma niyetinin belirleyicileri; iş doyumu, birimde ve meslekte çalışma süresi, meslektaş dayanışma algısı ve iş yüküdür. Kurumdan ayrılma niyetinin belirleyicileri; iş doyumu, birimde çalışma süresi, iş yükü ve meslektaş dayanışma algısıdır. Meslekten ayrılma niyetinin belirleyicileri; iş doyumu, birimde çalışma süresi, meslektaş dayanışma algısı ve medeni durum olarak bulunmuştur. Sonuç: Birimden, kurumdan ve meslekten ayrılma niyetlerinin ortak belirleyicileri iş doyumu, birimde çalışma süresi ve hemşire meslektaş ilişkileri algısıdır. Bu sonuçlara göre yöneticilere; ayrılma niyetinin azaltılmasında iş doyumu arttıracak ve meslektaş ilişkilerini geliştirecek stratejiler planlanması önerilebilir. Anahtar kelimeler: Ayrılma niyeti, hemşirelik çalışma ortamı, iş doyumu, iş yükü, meslektaş ilişkileri

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+4
Bilge Bayrak
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hasta güvenliği iletişim aracına uygun nöbet teslim sürecinin gerçekleştirilmesi ve değerlendirilmesi

Amaç: Bu çalışmanın amacı, hasta güvenliğinde kullanılan ve önerilen iletişim aracı SBAR tekniğine uygun olarak oluşturulan nöbet teslim formu ile hasta tesliminin gerçekleştirilmesi ve değerlendirilmesidir. Yöntem: Eylem araştırması olarak yürütülen araştırmanın örneklemine İzmir'de bulunan bir üniversite hastanesinin iki cerrahi, üç dahili kliniğinde çalışan 55 hemşire alınmıştır. Veriler Ekim 2018- Eylül 2019 tarihleri arasında toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzdelik ve frekans olarak tanımlayıcı istatistikler kullanılmıştır. Bulgular: SBAR teslim formunun Durum (S) bölümü %98,93, Tıbbi Öykü (B) bölümü %96,17, Değerlendirme (A) bölümü %75,88 ve Öneri (R) bölümü %91,56 oranında doldurulmuştur. Hemşirelerin %86,48'i, nöbet tesliminde SBAR iletişim aracının zaman kaybettirdiğini düşündüğünü bildirmiştir. Bu oran dokuz ay kullanan klinikte %53,84 olarak belirlenmiştir. SBAR iletişim aracı kullanmanın nöbet teslimlerine bir olumlu katkı getirmediğini düşünen hemşire oranı %86,48 olarak bulunmuş, dokuz ay kullanan kliniğe bakıldığında ise bu oranın %53,84 olduğu saptanmıştır. Hemşirelerin %59,45'i ve dokuz ay süreyle kullanan klinik hemşirelerinin %84,61'i SBAR iletişim aracı kullandığı dönemde hiç istenmeyen (advers) olay yaşamadığını bildirmiştir. Sonuç: Çalışmada hemşirelerin büyük çoğunluğu formu kullanmaya devam etmek istemediğini belirtmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda yönetici ve klinik hemşirelere, iletişim süreci ve hasta güvenliği konularında düzenli eğitimlerin planlanması, güvenlik kültürü algılarının yükseltilmesi, profesyonel iletişim tekniği kullanımın sağlanması önerilebilir. Anahtar kelimeler: Hasta güvenliği, hemşire nöbet teslimi, iletişim hataları, SBAR iletişim aracı

Hasta güvenliğiHemşirelerHemşirelik+4
Gülçin Cengiz
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin bireysel ve mesleki otonomilerinin incelenmesi

Erikmen, E. (2015). Hemşirelerin Bireysel ve Mesleki Otonomilerinin İncelenmesi. Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelikte Yönetim ABD, Yüksek Lisans Tezi, İzmir. Bu araştırma, hemşirelerin bireysel ve mesleki otonomi düzeylerini nasıl algıladıklarının belirlenmesi ve hemşirelerde otonomiyi etkileyen faktörlerin incelenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak gerçekleştirilmiştir. İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan hemşirelerle yapılmıştır. Örnekleme gidilmeden, araştırmaya katılmayı kabul eden ve soru formunu eksiksiz yanıtlayan 214 hemşireden elde edilen verilerle araştırmanın analizi yapılmıştır. Araştırma verilerini toplamak amacıyla Bireysel Soru Formu, Sosyotropi- Otonomi Ölçeği (Sociotropi- Autonomy Scale) ve Hemşirelik Aktivite Ölçeği (Nursing Activity Scale) olmak üzere 3 form kullanılmıştır. Birinci bölümde, literatür bilgilerine dayalı olarak hemşirelerde otonomiyi etkilediği düşünülen faktörlere yönelik 7 soru içeren "Bireysel Soru Formu" bulunmaktadır. "Bireysel Soru Formu" hemşirelerin yaşı, medeni durumu, eğitim durumu, çalışma yılı, daha önce başka bir kurumda çalışma durumu, mesleki pozisyonu ve çalışma şeklini belirlemeye yöneliktir. İkinci bölümde, özgün adı "Sociotropy- Autonomy Scale (SAS)" olan 60 maddelik "Sosyotropi- Otonomi Ölçeği (SOÖ)" kullanılmıştır. Üçüncü bölümde, hemşirelerin mesleki otonomi düzeylerini belirlemeye yönelik 30 maddeden oluşan Hemşirelik Aktivite Ölçeği (HAÖ) kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni, hemşirelerin otonomi düzeyleridir. Bağımsız değişkenler ise, otonomiye etki edebileceği düşünülen yaş, medeni durum, eğitim durumu, çalışma yılı, daha önce başka bir kurumda çalışma durumu, mesleki pozisyonu ve çalışa şeklidir. Verilerin değerlendirilmesi SPSS 16.0 versiyonu ile bilgisayar ortamında gerçekleştirilmiş, verilerin analizi için; Sayı ve Yüzde Dağılımları, Puan Ortalaması, Spearman's, Kolmogorow-Smirnov, Kruskal Wallis, Mann- Whitney U Testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda; SOÖ' nin Sosyotropi alt boyutu için puan ortalaması 64.43 ± 15.72, Otonomi alt boyutu için puan ortalaması 81.31 ± 14.41, HAÖ'ne ilişkin genel puan ortalaması 2.72 ± 0.88 bulunmuştur. SOÖ Sosyotropi Alt Boyut Puan Ortalaması ile medeni durumları ve yaş grupları arasında anlamlı düzeyde ilişki saptanmıştır (p<0.05). Buna göre medeni durum ve yaşın sosyotropi düzeyini etkilediği ortaya çıkmaktadır. SOÖ Sosyotropi Alt Boyut Puan Ortalaması ile eğitim durumu, çalışma yılları, daha önce başka bir kurumda çalışma durumu, mesleki pozisyonları ve çalışma şekilleri arasında anlamlı düzeyde ilişki saptanmamıştır (p> 0.05). Sosyotropi alt boyutu için çalışmamız sonucunda araştırmaya katılan hemşirelerin sosyotropik kişilik özelliklerinin orta düzeyde olduğu sonucuna varılmıştır. SOÖ Otonomi Alt Boyut Puan Ortalaması ile medeni durumları, yaş, eğitim durumları, çalışma yılları, daha önce başka bir kurumda çalışma durumları, mesleki pozisyonları ve çalışma şekilleri arasında anlamlı düzeyde ilişki saptanmamıştır (p> 0.05). Özgürlük ve Yalnızlıktan Hoşlanma alt boyutu puan ortalaması ile çalışma yılları arasında anlamlı düzeyde ilişki saptanmıştır (p<0.05). Otonomi alt boyutu için çalışmamız sonucunda araştırmaya katılan hemşirelerin otonomik kişilik özelliklerinin orta düzeyin biraz üzerinde olduğu sonucuna varılmıştır. HAÖ ile medeni durumları, yaş grupları, çalışma yılları, daha önce başka bir kurumda çalışma durumları, mesleki pozisyonları ve çalışma şekilleri arasında anlamlı düzeyde ilişki saptanmamıştır (p>0.05). HAÖ ile eğitim durumları arasında anlamlı düzeyde ilişki saptanmıştır (p<0.05). Otonomi düzeyi en yüksek grup sağlık meslek lisesi mezunu hemşireler, en düşük grup ise ön lisans mezunu hemşirelerdir. Araştırma sonucunda; araştırmaya katılan hemşirelerin (N=214) HAÖ ortalama ölçek puanı 176.15 bulunmuştur. HAÖ değerlendirmesine göre araştırmaya katılan hemşirelerin orta düzeyde otonomi sahibi olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Otonomi, Hemşirelikte Otonomi, Profesyonellik, Karar Verme

Esra Erikmen
Ege University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerde meslektaş dayanışmasının örgütsel iklim üzerine etkisi

Hemşirelerde Meslektaş Dayanışmasının Örgütsel İklim Üzerine Etkisi Amaç: Bu araştırma, hemşirelerde meslektaş dayanışmasının örgütsel iklim üzerine etkisini incelemek amacıyla kesitsel, tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tasarımda gerçekleştirilmiştir. Materyal ve Metot: Araştırma, Şubat 2014- Eylül 2014 tarihleri arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesinde çalışan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 333 hemşire üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri, Kişisel Bilgi Formu, Hemşirelikte Meslektaş Dayanışması Ölçeği, Örgütsel İklim Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Veri toplamadan önce çalışmada kullanılan ölçekleri geliştiren araştırmacıların izni, etik kurul onayı ve kurum izni alınmıştır. Toplanan veriler bilgisayar ortamına aktarılmış ve verilerin değerlendirilmesinde de Cronbach alfa katsayısı, frekans ve yüzde dağılımı, pearson momentler çarpımı korelasyon analizi, basit doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Hemşirelerin çalıştıkları kurumuna ilişkin örgütsel iklim algıları orta düzeydedir. Alt boyutlarda ise hemşireler kurumu orta düzeyde bir ekip çalışmasına ve bürokratik yapıya sahip, stres düzeyini ortalamanın üzerinde, iletişim düzeyi ise ortalamanın altında değerlendirmiştir. Hemşirelerin kendi aralarındaki meslektaş dayanışması düzeyini ise daha yüksek algıladıkları ve dayanışma ile ilgili olumsuz düşünce düzeylerinin düşük olduğu, en fazla duygusal dayanışma içinde oldukları ortaya çıkmıştır. Hemşirelerde meslektaş dayanışması ile örgütsel iklim arasında ilişki olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Meslektaş dayanışmasının örgütsel iklim boyutlarından örgüte bağlılık, ekip çalışması, destekleyici iklim, stres, olumsuz etkileşim, insan ilişkileri, iş doyumu, hiyerarşi, iletişim ve yenilikçi iklim üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, meslektaş dayanışması, örgütsel iklim.

DayanışmaHemşirelerHemşirelik+4
Elif Kılıç Güner
Atatürk University · Institute of Health Sciences
2017
00