Bingol University
Discipline

Special Education

Bingol University

445

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Zihinsel engelli ergenlerin sosyal beceri düzeyleri ve davranış problemleri ile ebeveynlerinin genel öz yeterlilik algı düzeylerinin karşılaştırılarak incelenmesi

Bu araştırmanın amacı zihinsel engelli ergenlerin, sosyal beceri düzeyleri ve davranış problemleri ile ebeveynlerinin genel öz yeterlilik algı düzeylerini karşılaştırılarak incelemektir. Ayrıca öğrencilerin sosyal yeterlilik düzeyleri ve davranış problemlerinin çeşitli değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığı, araştırmanın alt amaçlarını oluşturmaktadır. Bu araştırmada var olan durum değiştirilmeden, olduğu gibi betimlenmek istendiğinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır.Araştırmanın evrenini eğitilebilir düzeyde zihinsel engele sahip ergenler (11-21 yaş) ve onların anne-babaları oluşturmaktadır. Bu araştırmaya 59'u kız, 102'si erkek olmak üzere 161 öğrenci katılmıştır. Araştırmaya katılan ergenlerin hepsi, İzmir ilinde, eğitilebilir düzeyde zihinsel engelli öğrencilere eğitim vermekte olan resmi özel eğitim okulları ile kaynaştırma programı uygulayan devlet okullarına devam etmektedirler. Ayrıca araştırmaya katılan ebeveynlerin 59'u baba, 126'sı annedir.Araştırmada, öğrencilerin okul içi sosyal yeterlilik düzeyleri ve problem davranışlarını ölçmek için, Okul Sosyal Davranış Ölçekleri (OSDÖ) ile ebeveynlerin genel öz yeterlilik algılarını ölçmek için ise Genel Öz Yeterlilik Ölçeği Türkçe Formu kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğrenci ve ebeveynlerin demografik özelliklerini belirlemek amacıyla, `Öğrenci-Ebeveyn Bilgi Formu' araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Elde edilecek verilerin analizinde SPSS 1.5 programından yararlanılmıştır.Araştırma sonuçlarına göre, zihinsel engelli ergenlerin sosyal beceri düzeyleri ile ebeveynlerin genel öz yeterlilikleri arasında pozitif yönlü; zihinsel engelli ergenlerin davranış problemleri ile ebeveynlerin genel öz yeterlilikleri arasında ise negatif yönlü bir ilişki bulunmaktadır.

BeceriBeceri kazandırmaDavranış+11
Gülsüm Elif Çorbacı Serin
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim düzeyindeki işitme engelli öğrencilerin sosyal beceri düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim düzeyindeki işitme engelli öğrencilerin sosyal beceri düzeylerini belirlemek ve bu öğrencilerin sosyal beceri düzeylerinin; yaşa, cinsiyete, devam ettikleri okulun türüne, cihaz kullanma durumuna, kullandıkları cihazın türüne ve iletişim yöntemlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir.Bu çalışma, ilköğretim düzeyindeki işitme engelli öğrencilerin, sosyal beceri düzeylerini bazı değişkenlere göre incelemek amacıyla yapılmış ilişkisel tarama çalışmasıdır. Araştırmanın evreni İzmir ilinde yaşayan işitme engelli ilköğretim öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırma grubu, 2010-2011 eğitim ve öğretim yılında, İzmir ilinde ilköğretim birinci kademede eğitim gören, işitme engelli 114 gönüllü öğrenciden oluşmuştur. Araştırma için gerekli verilerin toplanmasında, Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeği ve öğrencilere ilişkin bilgileri toplamak amacıyla, araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır.Yapılan değerlendirmeler sonucunda, ilköğretim düzeyindeki işitme engelli öğrencilerin sosyal beceri düzeylerinin cinsiyete, devam ettiği okul türü, kullandıkları iletişim yöntemlerine göre farklılaştığı görülmüştür. Kız öğrencilerin sosyal beceri düzeyinin erkek öğrencilere göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Devam ettikleri okul türü değişkenine göre; kaynaştırma ortamlarında bulunan öğrencilerin sosyal beceri düzeylerinin özel eğitim okuluna devam eden öğrencilere göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Kullandıkları iletişim yöntemleri değişkenine göre, sözel yöntemi kullanan öğrencilerin sosyal beceri düzeyinin işaret dili ve her iki yöntemi kullananlara göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Kullandıkları cihaz türü değişkenine göre, sosyal beceri düzeyinde farklılık görülmemiştir. Ancak, bazı alt ölçeklerde koklear implant kullanan öğrencilerin, diğer cihaz türleri kullananlara göre daha yüksek puanlar aldığı görülmüştür. Öğrencilerin sosyal beceri düzeylerinin yaş ve cihaz kullanma durumları değişkenlerine göre farklılaşmadığı bulunmuştur

Kaynaştırma eğitimiSosyal beceriİlköğretim öğrencileri+2
Sevgi Eren
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek işlevli otizm ve Asperger sendromu tanılı çocuklarda İleri Derecede Zihin Okuma Becerileri Öğretimi Programının etkililiğinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı araştırmacı tarafından hazırlanan ?İleri Düzeyde Zihin Okuma Becerileri Öğretim Programı?nın yüksek işlevli otizm ve Asperger sendromu tanılı çocukların ileri derecede zihin okuma becerileri üzerindeki etkililiğinin incelenmesidir. Araştırma modeli olarak ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmaya 9 deney, 9 kontrol grubu olmak üzere 7-14 yaş aralığındaki toplam 18 katılımcı dahil olmuştur. Deney grubundaki katılımcılara eğitim programı uygulanırken, kontrol grubuna eğitim uygulanmamıştır. Katılımcıları belirlerken birinci ve ikinci düzey zihin okuma testlerinden geçmiş olma ön koşul olarak belirlenmiştir. Programın etkililiğini değerlendirme amacıyla hem deney hem de kontrol grubuna ön test olarak gözlerden duyguları okumayı ölçen ?Göz Testi? ile; ileri derecede zihin okuma becerilerini ölçen ?Garip Hikayeler Testi? uygulanmıştır. Deney grubundaki katılımcılara ise 12 oturum süren ?İleri Düzeyde Zihin Okuma Becerileri Öğretim Programı? uygulanmıştır. Bu doğrultuda araştırmanın bağımlı değişkeni; ?Göz Testi? puanları ile ?Garip Hikayeler Testi? puanlarıdır. Bağımsız değişken ise ?İleri Düzeyde Zihin Okuma Beceriler Öğretim Programı?dır. Bunun yanı sıra araştırmaya katılan çocukların ailelerinden sosyal geçerlik verileri toplanarak değerlendirilmiştir. Araştırma bulguları Wilcoxon Testi, Mann Whitney-U Testi ve Kruksal Wallis H Testi ile değerlendirilmiştir. Uygulama sonucunda hem deney hem kontrol grubuna son test olarak ?Göz Testi? ve ?Garip Hikayeler Testi? yeniden uygulanmıştır. Deney ve kontrol gruplarının ön test ve son test puanları arasında anlamlı farklılaşma olup olmadığına bakılarak ?İleri Düzeyde Zihin Okuma Becerileri Öğretimi Programı?nın etkili olup olmadığı incelenmiştir. Sonuçlara bakıldığında deney grubunun Garip Hikayeler Testi?nden aldıkları ön test-son test puanları arasında anlamlı farklılaşma gözlenirken, kontrol grubunda anlamlı farklılaşma gözlenmemiştir. Deney grubunda ise hem deney hem de kontrol grubunda ?Göz Testi?nden alınan ön test ve son test puanları arasında anlamlı farklılaşma gözlenmemiştir. Bu araştırmada araştırmacı tarafından hazırlanan ?İleri Düzeyde Zihin Okuma Becerileri Öğretimi Programı??nın yüksek işlevli otizm ve Asperger sendromu tanılı çocukların ileri derecede zihin okuma becerilerinin gelişmesinde etkili olduğu ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: ileri derecede zihin kuramı, zihin okuma, zihin kuramı becerilerinin öğretimi, yüksek işlevli otizm, Asperger sendromu

Otistik bozukluklarZihin kuramı
Ezgi Dalmış
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Zihinsel engelli çocuğu olan ailelerin çocuklarının cinsel gelişimi ve eğitimine yönelik bilgi düzeylerinin ve tutumlarının incelenmesi.

Cinselliğin sır olarak saklandığı sistemli cinsel eğitim programlarına yer verilmediği ülkemizde zihin engellilerin özelliklerinden dolayı cinsel konularda yeterli ve doğru bilgi edinebilmeleri çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Zihin engellilere yönelik cinsel eğitim programları hazırlanmadan önce kendilerine en yakın kişiler olan ve cinsel eğitimi öncelikle vermesi gereken annelerin ve babaların cinselliğe, cinsel gelişime ve cinsel eğitime yönelik bilgi düzeylerinin ve bunlara yönelik tutumlarının belirlenmesi önemlidir. Bu araştırma zihin engelli çocuğu sahip ailelerin çocuklarının cinsel gelişimlerine ve eğitimlerine yönelik bilgi düzeyleri ve tutumları bazı sosyo-demografik değişkenler açısından incelenmiştir. Zihin engelli çocuğa sahip ailelerin zihinsel engelli çocuklarının cinsel gelişimi ve eğitimine yönelik bilgi düzeylerinin ve tutumlarının ebeveynlerin cinsiyeti, yaşı, mesleği, aylık gelirleri, öğrenim durumları, sahip oldukları çocuk sayıları ile sahip oldukları zihin engelli çocuk sayıları, zihin engelli çocuklarının yaşı, cinsiyeti ve zihin engeli çocuklarının aldıkları özel eğitim süreleri değişkenleri açısından farklılaşıp farklılaşmadığı ortaya çıkartılmıştır. Araştırmada betimsel araştırma yöntemlerinden ?Tarama Modeli? kullanılmıştır. Zihin engelli çocuğa sahip ailelerin çocuklarının cinsel gelişimi ve tutumlarına yönelik bilgi düzeylerini belirlemek amacıyla yapılan araştırma Aydın ilinde özel özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde ve zihin engelli çocukların devam ettiği özel eğitim okullarında zihin engelli çocukların anne ve babalarına uygulanmıştır. Ailelerin demografik özelliklerini bulmak için araştırmacı tarafından hazırlanan ?Anne-Baba Bilgi Toplama Formu? uygulanmıştır. Ailelerin zihinsel engelli çocuklarının cinsel gelişimi ve eğitimine yönelik bilgi düzeylerini belirlemek için ise ?Cinsel Sağlık Anketi? uygulanmıştır. Anket kız ve erkeklerin cinsel gelişimlerindeki farklılıklar düşünüldüğünde cinsiyetlerine göre iki şekilde oluşturulmuştur. Anne babaların zihin engelli çocukların cinsel gelişim ve cinsel eğitimine yönelik tutumları ise Sarı (2005) tarafından geliştirilen ?Cinsel Eğitime Yönelik Tutum Ölçeği? ile belirlenmiştir. Araştırmada elde edilen verilerin anlamlı olup olmadığı parametrik olmayan testlerden Mann Whitney-U ve Kruskal Wallis ile incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre ailelerin zihinsel engelli çocuklarının cinsel gelişimlerine ve eğitimlerine yönelik bilgi düzeyleri ve tutumları sahip oldukları zihinsel engelli çocuklarının sayısı, cinsiyeti değişkenleri ile zihinsel engelli erkek çocuğa sahip ebeveynlerin yaşı değişkenleri açısından anlamlı bir farkın olduğu, diğer değişkenler açısından bu farkın olmadığı bulunmuştur. Anahtar sözcükler: Zihin engelli, cinsel gelişim, cinsel eğitim.

Gülşah Çerçi
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim genel eğitim sınıfı ile özel eğitim sınıfında öğrenim gören kaynaştırma öğrencilerinin sosyal becerilerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, ilköğretim sınıflarına devam eden kaynaştırma öğrencilerinin, ilköğretim sınıflarına devam eden aynı zamanda destek eğitim odasından destek eğitim alan kaynaştırma öğrencilerinin ve özel eğitim sınıflarına devam eden kaynaştırma öğrencilerinin sosyal becerilerini karşılaştırmak ve incelemektir. Araştırma zihinsel yetersizliğe sahip kaynaştırma sürecindeki öğrencilerinin sosyal becerilerini karşılaştırmalı olarak inceleyen betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunu 2010-2011 eğitim-öğretim yılında İzmir ilinde 12 ilköğretim okuluna devam eden zihinsel yetersizliğe sahip 190 kaynaştırma öğrencisi oluşturmaktadır.Bu çalışmada veri toplamak amacıyla Gresham ve Elliot (1990) tarafından geliştirilen Sucuoğlu ve Özokçu tarafından Türkçe uyarlama çalışmaları yapılmış olan Sosyal Beceri Derecelendirme Sistemi-SBDS' nin (Social Skills Rating System) , anasınıfı ila altıncı sınıf çocuklarını değerlendirmek için geliştirilen öğretmen formu kullanılmıştır. Sosyal Beceri Derecelendirme Sistemi'nde 3 ayrı ölçek bulunmaktadır. Bu ölçekler Sosyal Beceri Ölçeği (SBÖ/Social Skills), Problem Davranış Alt Ölçeği (PDÖ/Problem Behaviors) ve Akademik Yeterlilik (AYÖ/Academic Competence) ölçekleridir. Ayrıca öğretmenler ve kaynaştırma öğrencileri hakkında bilgi toplaması amacıyla ?Öğretmen ve Öğrenci Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır.Araştırmanın sonuçlarında ilköğretim sınıflarına devam kaynaştırma öğrencilerinin, ilköğretim sınıflarına devam eden aynı zamanda destek eğitim odasından destek eğitim alan kaynaştırma öğrencilerinin ve ilköğretim okulları bünyesinde açılan özel eğitim sınıflarına devam eden öğrencilerinin sosyal beceri düzeyleri ve problem davranış düzeyleri arasında herhangi bir farklılık bulunmamıştır. Akademik yetersizlik açısından karşılaştırıldığında ise özel eğitim sınıfı öğrencilerinin akademik becerileri düzeyleri diğer iki gruba göre daha yüksek bulunmuştur.

Akademik başarıBeceriBeceri performansı+9
Kamil Sülün
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Zihinsel engelli öğrencilere galoş yapma becerisinin öğretiminde eş zamanlı ipucuyla öğretimin etkililiği

Bu araştırma zihinsel engelli öğrencilere galoş yapma becerisinin öğretiminde eşzamanlı ipucu yönteminin etkiliğini araştırmak amacı ile planlanmıştır. Araştırmanın amacına ulaşabilmek için tek-denekli araştırma yöntemlerinden denekler arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır.Araştırma İzmir ili, Buca ilçesinde bulunan Mehmet Ali Susam Eğitim Uygulama Okulu ve İş Eğitim Merkezi'nde eğitim görmekte olan ve çalışmanın katılım kriterlerini sağlayan 2 erkek ve 1 kız olmak üzere üç öğrenci ile yürütülmüştür.Bu araştırmanın bağımlı değişkeni, galoş yapma becerisidir. Bağımsız değişkeni ise galoş yapma becerisinin öğretiminde eşzamanlı ipucuyla öğretimdir. Zihin engelli bireylere, galoş yapma becerisi öğretiminde eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiğini değerlendirmek üzere toplu yoklama, günlük yoklama, öğretim, izleme ve genelleme oturumları düzenlenmiştir. Değerlendirme için tek fırsat yöntemi kullanılmıştır.Oturumların tümü deneklerle bire bir öğretim düzenlemesi biçiminde gerçekleştirilmiştir. Öğretim sırasında model olma ve sözel ipucu bir arada kullanılarak beceri, tüm basamakların bir arada öğretimi biçiminde öğretilmiştir. Araştırmada gözlemciler arası güvenirlik ve uygulama güvenirliği verisi toplanmıştır.Araştırma sonuçları, galoş yapma becerisinin öğretiminde eşzamanlı ipucuyla öğretiminin etkili olduğunu ve tüm öğrencilerin eşzamanlı ipucuyla galoş yapma becerisini öğrendiğini göstermektedir. Ayrıca çalışılan öğrencilerin, galoş yapma becerisini farklı ortam, farklı araç-gereçlere, farklı uygulamacılara genelleyebildikleri görülmüştür. Öğretimi yapılan galoş yapma becerisinin, öğretim sona erdikten bir, üç ve dört hafta sonra da kalıcılığını koruduğu, yapılan analizler sonucunda kanıtlanmıştır.

EğitimEş zamanlı ipucuyla öğretimZihinsel engelli çocuklar+4
Tolga Leblebici
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Engelli kardeşe sahip olan 18-30 yaş arasındaki bireylerin evliliğe yönelik tutumlarının incelenmesi

Engelli Kardeşe Sahip Olan 18-30 Yaş Arasındaki Bireylerin Evliliğe Yönelik Tutumlarının İncelenmesi Bu araştırmanın amacı, engelli kardeşe sahip olan bireylerin evliliğe yönelik tutumlarının bazı değişkenler ile olan ilişkisini incelemektir. Araştırmada engelli kardeşe sahip olan bireylerin evliliğe ilişkin tutumlarının bazı değişkenlerle ilişkisi betimlenmeye çalışıldığı için betimsel yöntemlerden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, engelli bir kardeşe sahip olan, 18-30 yaş arasında, evli olmayan, normal gelişim gösteren, 65 kadın ve 55 erkek bireyden -toplam 120 katılımcı- oluşturulmuştur. Araştırma İzmir ilindeki özel eğitim okulları ve özel özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde gerçekleştirilmiştir. Veriler, Ertuğrul (2008) tarafından geliştirilen, geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış olan ?Evliliğe Yönelik Tutum Ölçeği? ile bazı değişkenler hakkında bilgi toplanması amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik dağılımlar gösterilmiş ve ölçek puanlarının normal dağılım gösterip göstermediğinin anlaşılması için Kolmogorov-Smirnov Testi, iki grubun karşılaştırılması için Mann Whitney-U Testi ve üç ve daha fazla sayıda grubun karşılaştırılması için Kruskal Wallis Testi uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS programının 15.0 versiyonu kullanılarak yapılmıştır. Verilerin analizi sonucunda şu sonuçlar bulgulanmıştır; ? Engelli kardeşe sahip kadın katılımcıların evliliğe yönelik tutumları erkek katılımcıların evliliğe yönelik tutumlarından daha olumsuzdur (p<0.05). ? Anne-babası birlikte yaşayan katılımcıların evliliğe yönelik tutumları, anne babası birlikte yaşamayan katılımcıların evliliğe yönelik tutumlarından daha olumludur (p<0.05). ? Ağır düzeyde engelli kardeşe sahip katılımcıların evliliğe yönelik tutumları orta ve hafif düzeyde engelli kardeşe sahip katılımcıların evliliğe yönelik tutumlarından daha olumsuzdur (p<0.05). ? Orta düzeyde engelli kardeşe sahip katılımcıların evliliğe yönelik tutumları hafif düzeyde engelli kardeşe sahip katılımcıların evliliğe yönelik tutumlarından daha olumsuzdur (p<0.05). ? Kardeşleri arasında yaşı en büyük olan katılımcıların evliliğe yönelik tutumları kardeşleri arasında yaşı en büyük olmayan katılımcıların evliliğe yönelik tutumlarından daha olumsuzdur (p<0.05). ? Engelli kardeşin bakımı ile ilgilenen katılımcıların evliliğe yönelik tutumları engelli kardeşin bakımı ile ilgilenmeyen katılımcıların evliliğe yönelik tutumlarından daha olumsuzdur (p<0.05). ? Engelli kardeşin eğitim ile ilgilenen katılımcıların evliliğe yönelik tutumları engelli kardeşin eğitimi ile ilgilenmeyen katılımcıların evliliğe yönelik tutumlarından daha olumsuzdur (p<0.05). ? Engelli kardeşin bakımı ve eğitimi ile ilgilenen kişi sayısı arttıkça katılımcıların evliliğe yönelik tutumlarının daha olumlu olduğu bulgulanmıştır (p<0.05). ? İstatistiksel analizler sonucunda katılımcıların, yaş grupları, eğitim düzeyleri, sahip oldukları engelli kardeşin cinsiyeti, sahip oldukları engelli kardeşin yetersizlik türü, ailelerinin aylık geliri, sahip oldukları kardeş sayıları ile evliliğe yönelik tutumları arasında anlamlı bir ilişki gözlemlenmemiştir (p>0,05). Anahtar Sözcükler: Evlilik, engelli kardeş, evliliğe yönelik tutum

Engelli kişilerEvlilikKardeş ilişkileri+2
Hüseyin Mutlu
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının öz-yeterlilik algıları ve kaynaştırma eğitimine bakış açıları

Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının öz-yeterlilik algıları ile kaynaştırma eğitimine bakış açıları arasındaki ilişkiyi incelemektir.Betimsel türde tarama (survey) modeli kullanılan araştırmanın evrenini Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesinde 2012-2013 eğitim-öğretim yılında lisans eğitimi gören 3. sınıf öğretmen adayları, örneklemini ise eğitim fakültesi İlköğretim Bölümü, Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları, Ortaöğretim Sosyal Alanları, Türkçe Eğitimi, Yabancı Diller Eğitimi, Güzel Sanatlar Eğitimi, PDR, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümlerinden Kasti örneklem yöntemi ile seçilen birer şube oluşturmuştur.Araştırmanın verileri; araştırmacı tarafından geliştirilen Demografik Bilgi Formu, Tschannen-Moranand Hoy (1998) tarafından geliştirilen; Çapa, Çakıroğlu ve Sarıkaya (2005) tarafından Türkçeye uyarlanarak geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılan Öğretmen Öz-yeterlilik Ölçeği, Aksüt, Battal ve Yaldız (2005) tarafından geliştirilen Kaynaştırma Eğitimi Anketi ile toplanmıştır.Araştırmada elde edilen veriler SPSS programında çözümlenmiştir. Verilerin analizinde Ortalamalar, Standart Sapmalar, t Testi, Regresyon Analizi, Anova Testi, Scheffé Testi kullanılmıştır.Bu araştırmada, öğretmen adaylarının öz-yeterlilik algılarının oldukça yeterli olduğu bulunmuştur. Öz-yeterlilik algıları ile yaş, cinsiyet, öğrenim gördükleri bölüm, yaşadıkları yer arasında farklılık anlamlı bulunmuştur. Öğretmen adaylarının kaynaştırma eğitimine ilişkin yeterlilikleri ile yaş, cinsiyet, öğrenim gördükleri bölüm, kaynaştırma eğitimi alma arasında farklılık anlamlı bulunmuştur.Öğretmen Öz-yeterlilik Algıları ile Kaynaştırma Eğitimi Yeterliliği arasındaki ilişki anlamlı bulunmuştur. Öğretmen adaylarının öz-yeterlilik algıları kaynaştırma eğitimi yeterliliklerini pozitif yönlü artırmaktadır. Anahtar Sözcükler: Öğretmen adayları, Kaynaştırma, Öz-yeterlilik algısı,

Aday öğretmenlerKaynaştırma eğitimiKaynaştırılmış sanat eğitimi+3
Sibel Dolapci
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Kaynaştırma eğitimi yapılan sınıflarda normal gelişim gösteren çocuğu bulunan ailelerin kaygı düzeyi

Bu çalışmanın amacı, kaynaştırma eğitimi yapılan sınıflarda normal gelişim gösteren çocuğu bulunan ailelerin kaygı düzeylerini incelemektir. Araştırma tarama modelindedir. Çalışmanın evreni 2014–2015 eğitim öğretim yılında İzmir merkezinde bulunan (birinci sınıftan dördüncü sınıfa kadar olan dönemlerde tüm sınıflarda en az bir kaynaştırma öğrencisinin bulunduğu) 30 ilkokulda öğrenime devam eden normal gelişim gösteren öğrencilerin ailelerinden oluşmaktadır. Araştırma 1063 veri ile değerlendirilmiştir. Bu çalışmada ailelerin kaygı düzeylerini ölçmek amacıyla 'Spielberger Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri' ve ailelerle ilgili araştırma değişkenleri hakkında bilgi toplamak amacıyla 'Ailelere İlişkin Demografik Bilgi Formu' kullanılmıştır. Veriler, istatistik program kullanılarak bilgisayar ortamında analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda normal gelişim gösteren çocuğa sahip ailelerin eğitim durumuna, çocuk sayısına ve daha önce kaynaştırma öğrencisiyle karşılaşıp karşılaşmama durumuna göre sürekli kaygı düzeylerinde anlamlı fark saptanmıştır. Cinsiyete, yaşa, kaynaştırma eğitimine yönelik tutumlara, kaynaştırma öncesi bilgilendirme programına katılıp katılmama durumlarına göre ise ailelerin kaygı düzeylerinde herhangi bir farklılık bulunmamıştır. Ailelerin kaygı düzeylerinin azalmasına yardımcı olmak için ailelere kaynaştırma öğrencileri ve programları hakkında bilgi verilmesi önerilmektedir. Anahtar Sözcükler: Kaynaştırma Eğitimi, Engellilik, Normal Gelişim Gösteren Çocuk Annelerinin Kaygı Düzeyi

Ana-babaAna-baba tutumuEbeveynler+7
Fehiman Aysun Tık Yakar
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Engelli kardeşi olan ve olmayan normal gelişim gösteren 7-12 yaş aralığındaki çocukların zihin kuramı becerilerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, engelli kardeşi olan ve olmayan normal gelişim gösteren 7-12 yaş aralığındaki çocukların zihin kuramı yetilerini incelemektir. Araştırma kapsamında İzmir ili sınırları içerisinde, çeşitli okullarda eğitimine devam eden engelli kardeşi olan ve normal gelişim gösteren 83 (43 Kız 40 Erkek) ile engelli kardeşi olmayan ve normal gelişim gösteren 86 (43 kız, 43 erkek) çocuk çalışmaya dahil edilmiştir. Araştırma kapsamında zihin kuramı yetilerini ölçmek için Gözlerden Zihin Okuma Testi Çocuk Formu; katılımcıların alıcı dil düzeylerini belirlemek için Peabody Resim ve Kelime Testi; sosyo-demografik verileri toplamak için araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu uygulanmıştır. Normal dağılım varsayımlarının sağlanması sebebiyle engelli kardeşi olan ve olmayan normal gelişim gösteren çocukların zihin kuramı yetileri bağımsız gruplar için t testi kullanılmış, kardeş durumu ve cinsiyet, anne ve baba birlikteliği, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu ve son olarak ebeveynlerin toplam geliri ortak etkisini incelemek için ise, iki yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Araştırmanın verilerinin analizinde ise, SPSS 18.00 isimli program kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda ise, şu bulgular elde edilmiştir. Engelli kardeşi olan ve olmayan normal gelişim gösteren çocukların zihin kuramı yetileri, engelli kardeşi olmayan normal gelişim gösteren çocuklar lehine anlamlı bir fark göstermektedir. Alt problemler için değerlendirildiğinde ise, engelli kardeşi olan ve olmayan grupta kız katılımcıların erkek katılımcılara göre, ebeveynleri ayrı olan katılımcıların birlikte olan katılımcılara göre daha yüksek zihin kuramı yetilerine sahip olduğu, annelerin eğitim durumu, babaların eğitim durumu ve ebeveynlerin toplam geliri arttıkça zihin kuramı yetilerinin de arttığı bulgulanmıştır. Fakat cinsiyet, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu ve ebeveyn toplam geliri ile kardeş durumu ortak etkisine bakıldığında bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı görülmüştür. Elde edilen bu bulgular literatürdeki diğer bulgularla tartışılmış, çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

Bilişsel becerilerEngelli çocuklarKardeş ilişkileri+6
Umut Haydar Coşkun
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmen adaylarının özel gereksinimli öğrencilerin kaynaştırma programlarına yönelik görüşlerinin değerlendirilmesi

Bu araştırma ile beden eğitimi öğretmen adaylarının özel gereksinimli öğrencilerin kaynaştırma programlarına yönelik görüşlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Araştırmada betimsel türde tarama (survey) modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini; Afyon Kocatepe Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümlerinde eğitim görmekte olan beden eğitimi öğretmen adayları oluşturmuştur.Araştırmada, Aksüt, M., Battal, İ. ve Yaldız, F. (2005) 'nin "Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmeni Adaylarının Kaynaştırma Eğitimine İlişkin Yeterlilikleri " konulu araştırmada geliştirilip kullanılan "Kaynaştırma Eğitimi Anketi" ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS programından yararlanılmıştır.Öğretmen adaylarının kaynaştırma eğitimine ilişkin yeterlilikleri ile yaş, cinsiyet, medeni durum, ailelerinde engelli birey olup olmama, özel eğitim ve kaynaştırma eğitimi alıp almama arasında anlamlılık incelenmiştir.Araştırma sonucunda; öğretmen adaylarının kaynaştırma eğitimine ilişkin yeterlilikleri ile yaş, özel eğitim ve kaynaştırma eğitimi alma arasında farklılık anlamlı bulunmuştur.

Aday öğretmenlerBeden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersi+7
Fevzi Özkuloğlu
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu tanılı çocuklar için geliştirilen zihin okuma becerileri öğretimi programının etkililiğinin incelenmesi

Otistik spektrum bozukluğu (OSB), hayat boyu süren, sosyal etkileşim ve iletişim sorunları, sınırlı ilgi alanları ve yinelenen davranışlarla kendini gösteren nöro-gelişimsel bir bozukluktur. Otizmli bireylerin sosyal ve iletişim becerilerinde gözlenen yetersizlik ve farklılıkları açıklayan kuramlardan biri de zihin kuramıdır. Bu araştırmanın amacı, "Zihin Okuma Becerileri Öğretim Programı"nın Otizm Spektrum Bozukluğu tanı grubundaki çocukların birinci düzey zihin okuma becerileri üzerinde etkililiğinin incelenmesidir. Araştırmada, tek denekli araştırma modellerinden yoklama evreli davranışlar arası çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Çalışma Otistik spektrum bozukluğu (OSB) tanısı almış 3-5 yaş grubu 3 çocukla gerçekleştirilmiştir. Uygulanan eğitim programının etkililiği "Beklenmedik İçerik (Smarties)", "Görünüm gerçeklik" ve "Perspektif Alma" testlerinin ön ve son test puanları ile incelenmiştir. "Görünüm Gerçeklik", "Perpektif Alma" ve "Beklenmedik İçerik" becerilerinin öğretimini gerçekleştirmek amacıyla, araştırmacı tarafından hazırlanan, her beceri alanı için beş farklı materyal kullanılarak hazırlanmış olan toplam 15 ayrı çalışma kullanılmıştır.Araştırma bulguları, uygulanan eğitim programının etkili olduğunu göstermiştir. Birinci denek Ali eğitimi 26 oturum, ikinci denek Ahmet eğitimi 24 oturum, üçüncü denek Murat eğitimi 20 oturum sonunda her üç zihin kuramı beceri alanında da kazanmıştır. Tüm deneklerin, eğitim sonlandırıldıktan 5, 10 ve 15 gün sonra yapılan izleme oturumlarında öğrenilen becerileri koruduğu gözlemlenmiştir.

Otistik bozukluklarZihinZihin kuramı+7
Ebru Uylaş
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Düşünce baloncukları tekniğinin kullanıldığı ?yanlış inanç öğretim paketi? nin asperger sendromu ve yüksek işlevli otizm tanısı almış çocukların ?yanlış inanç? düzeylerine etkisi

Bu çalışma ile düşünce baloncukları tekniğinin kullanıldığı ?yanlış inanç öğretim paketi? nin Asperger Sendromu ve yüksek işlevli otizm tanısı almış çocukların ?yanlış inanç? düzeyleri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırma modeli olarak tek grup ön test- son test deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmaya yedi katılımcı katılmıştır. Bunun yanında sosyal geçerlilik verilerini toplamak amacı ile her bir katılımcının ebeveynlerinden biri araştırmaya dahil edilmiştir.Çalışmanın amacı düşünce baloncukları tekniğinin kullanıldığı ?yanlış inanç öğretim paketi? nin Asperger Sendromu ve yüksek işlevli otizm tanısı almış çocukların ?yanlış inanç? düzeyleri üzerindeki etkisini incelemektir. Bu nedenle çalışmanın bağımlı değişkenini ?yanlış inanç öğretim paketi? ve bağımsız değişkenini de ?yanlış inanç? düzeyleri oluşturmaktadır. Bunun yanında cinsiyetin yanlış inanç düzeyleri üzerindeki etkisi, kronolojik yaşın ve sözel gelişim yaşının yanlış inanç düzeyleri üzerindeki etkisi araştırmanın denenceleri olarak incelenmiştir.Araştırmada ?yanlış inanç öğretim paketi? uygulanmıştır. Araştırma materyalleri araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Ön test ve son testler, Karton Sally-Anne testi, Sally-Anne Testi, Ayıcıklar Testi ve Smarties (Bonibon) Testi olmak üzere dört I. Düzey yanlış inanç testinden oluşmaktadır. Bunların yanında deneklerin özelliklerini belirlemek ve eğitim uyarlamalarını yapabilmek için PEP-R (Psycho-Educational Scale-Revised) Testi ve araştırmacı tarafından hazırlanan diğer formlar kullanılmıştır. Araştırma bulgularını test etmek amacı ile Wilcoxon Testi, Mann Whitney-U Testi ve Kruskal Wallis H Testinden faydalanılmıştır.Yapılan değerlendirmeler sonucunda katılımcıların yanlış inancı anlama düzeylerinde uygulama öncesi ve sonrası test sonuçlarında yapılan karşılaştırma ile sonuçlar arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Farkın son test puanı lehinde olduğu gözlenmiştir. Bu sonuçlara göre uygulamanın, katılımcıların yanlış inanç düzeyini geliştirmede olumlu bir etkisi olduğu ortaya konmuştur. Araştırmanın diğer denencelerine ait bulgularda ise anlamlı sonuç bulunamamıştır.Anahtar Sözcükler: yanlış inanç, otizm, düşünce baloncukları, zihin okuma, zihin kuramı

Asperger sendromuDüşünce baloncuklarıOtistik bozukluklar+2
Deniz Tekin
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretimdeki öğrencilerin sınıflara göre matematik beceri düzeylerinin belirlenmesi

Bu çalışmanın temel amacı; matematik beceri düzeyi ile öğrenme bozukluğunun alt tipi olan matematik güçlüğü arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmanın ikinci amacı ise; matematik bilgisi tarama listesinde ortalamanın altında kalan öğrenciler ile ortalamanın üstünde yer alan öğrencilerin öğrenme güçlüğüne ilişkin testler açısından nasıl bir profil verdiklerini araştırmaktır.Bu amaçlar doğrultusunda ilköğretim 1., 2. ve 3. sınıfa devam eden 1151 öğrenciye matematik bilgisi tarama listesi verildikten sonra ortalamanın 1 standart puan altında ve üstünde puana sahip olan öğrencilere öğrenme bozukluğu ile ilişkili Sayı Dizisi Öğrenme Testi, Görsel İşitsel Sayı Dizisi Testi uygulanmıştır. Öğrencilerle ilgili bilgi sağlamak amacıyla da öğretmenlerine Öğrenme Bozukluğu Tarama Listesi verilmiştir.Araştırmanın modeli betimsel türde tarama modelidir. Araştırma; 2009-2010 eğitim-öğretim yılında ilköğretime devam eden ve öğretmenleri tarafından herhangi bir öğrenme güçlüğü olmadığı bildirilen 1., 2. ve 3. sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. İlköğretim okulları arasından seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilen okullarda 1., 2. ve 3. sınıfa devam eden öğrenciler arasından yine seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilen öğrenciler çalışmaya alınmıştır.Araştırmada öğrenme bozukluğunu değerlendirmeye yönelik Matematik Bilgisi Tarama Listesi, Öğrenme Bozukluğu Tarama Listesi, Sayı Dizisi Öğrenme Testi, Görsel İşitsel Sayı Dizisi Testi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS programından yararlanılmıştır. Araştırmanın istatistiksel işlemlerinde değişkenlere göre t testi, çok değişkenli varyans analizi Manova ve Pearson Korelasyon teknikleri kullanılmıştır.Sonuç olarak; Sayı Dizisi Öğrenme Testi, Görsel İşitsel Sayı Dizisi Testi (İşitsel-Sözel, Görsel-Sözel, İşitsel-Yazılı, Görsel-Sözel Alt Testleri) değişkenleri ile 1.sınıf matematik başarısı yüksek ve düşük olan öğrencilerin Matematik Bilgisi Tarama Listesi puanları arasında anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur (r: 0,80, r2: 0,65, p<0,01). Adı geçen değişkenler matematik başarısı toplam varyansının yaklaşık olarak %65'ini açıklamaktadır. 2.sınıflarda da Sayı Dizisi Öğrenme Testi, Görsel İşitsel Sayı Dizisi Testi (İşitsel-Sözel, Görsel-Sözel, İşitsel-Yazılı, Görsel-Sözel Alt Testleri) ile Matematik Bilgisi Tarama Listesi puanları arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür (r: 0,78, r2: 0,60, p<0,01). Adı geçen değişkenler matematik başarısı toplam varyansının yaklaşık olarak %60'ını açıklamaktadır. 3.sınıflarda da uygulanan testler ile Matematik Bilgisi Tarama Listesi puanları arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür (r: 0,79, r2: 0,63, p<0,01). Adı geçen değişkenler matematik başarısı toplam varyansının yaklaşık olarak %63'ünü açıklamaktadır.

Matematiksel beceriÖğrenme güçlüğüİlköğretim öğrencileri
Çağlar Özkut
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Otistik çocuklu ailelere uygulanacak aile eğitim programının aile içi iletişim becerilerine, ailenin problem çözme becerilerine ve otistik çocuklarıyla ilgili algılarına etkisi

Bu çalışmanın amacı otizmli çocuğa sahip olan ailelere uygulanan aile eğitim programının, ailenin aile içi ilişkilerine, problem çözme becerilerine ve otizmli çocuklarıyla ilgili algılarına etkisini incelemektir.Araştırmanın modeli ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel modelidir. 10 oturumdan oluşan bilişsel temelli olan aile eğitim programına, yaşları 3 ile 15 aralığında otizmli çocuğu olan 16 anne katılmıştır. Çalışma grubu olarak; bir deney, bir kontrol grubundan oluşan 2 grup alınmıştır. Ailelerin aile içi iletişimlerini değerlendirmek için Aile Yapısını Değerlendirme Aracı (AYDA) ve Evlilik Uyum Ölçeği (EUÖ), problem çözme becerilerini ölçmek için Problem Çözme Envanteri (PÇE) uygulanmıştır. Ailelerin otizmli çocuklarıyla ilgili algıları, otizm semptomlarına ilişkin kontrol listesi kullanılarak ve ailelerin bu semptomlara yönelik stres belirti yüzdeleriyle değerlendirilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde SPSS programından yararlanılmıştır. Araştırmanın istatistiksel analizlerinde tek yönlü kovaryans analizi kullanılırken etki büyüklükleri ?2 ile hesaplanmıştır. Analizler sonucunda otizmli çocuklu anneler ile birlikte yürütülen eğitim programının annelerin aile içi iletişimini, evlilik uyumunu ve problem çözme becerilerinin önemli düzeyde arttırdığı bulunmuştur. Ayrıca, verilen eğitim programının otizmli çocuklu annelerin çocukların gösterdiği bazı semptomlara yönelik stres belirtilerini düşürdüğü görülmüştür. Sonuç olarak bu eğitim programının otizmli çocuklu ailelere yönelik kullanılabilecek güçlü bir yöntem olduğuna ulaşılmıştır.Anahtar sözcükler: aile eğitim programı, aile içi iletişim, problem çözme becerileri, evlilik uyumu, otizmli çocukla ilgili algı

Aile eğitimiAile içi iletişimAile içi ilişkiler+9
Gülser Vardarcı
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yetenekli öğrencilerin sayı duyusu düzeylerinin belirlenmesi

Sayı duyusu; matematiğin erken yaşlardan itibaren anlamlı bir şekilde öğrenilmesinde, bilgilerin kalıcı olmasında ve kavramsal öğrenmenin gerçekleştirilmesinde son derece önemli bir role sahiptir. Literatürde yapılan çalışmaların çoğunluğunda normal gelişim gösteren öğrencilerin sayı duyusu ortalamaları düşük bulunduğundan dolayı, sayı duyusu kullanım performanslarının yetersiz olduğu sonucuna ulaşsalar da, bazı çalışmalar bireysel farklılık gösteren öğrenci gruplarında, sayı duyusu kullanım performanslarının yüksek olduğunu bulmuşlardır. Bu incelemeler esas alındığında, özel yetenekli öğrencilerin de sayı duyusu kullanım performanslarının yüksek olacağı düşünülmektedir. Yapılan bu çalışmada, özel yetenekli bireylerin sayı duyusu kullanım performanslarının belirlenmesi ve normal gelişim gösteren öğrencilerin sayı duyusu kullanım performansları ile karşılaştırarak, varsa farklılıkların ortaya çıkartılması amaçlanmıştır. Araştırmada nicel ve nitel veriler birlikte toplanıldığından dolayı karma araştırma yöntemlerinden yakınsayan paralel karma yöntem deseni kullanılmıştır. Çalışmanın nicel aşamasına, 99 normal gelişim gösteren öğrenci ve 50 özel yetenekli öğrenci katılmıştır. Çalışmada, öğrencilerin sayı duyusu kullanım performanslarını ölçmek için Kayhan Altay ve Umay (2013) tarafından geliştirilmiş olan 17 soruluk sayı duyusu ölçeği kullanılmıştır. Sayı duyusu ölçeğindeki sorular hem doğruluk hem de kullanılan çözüm stratejisi (sayı duyusu stratejisi/kural temelli yaklaşım) açısından analiz edilmiş ve sayı duyusu puanları katılımcılar için hesaplanmıştır. Veri analizleri sonucunda özel yetenekli öğrencilerin sayı duyularının, normal gelişim gösteren öğrencilerin sayı duyularına göre istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde daha iyi oldukları bulunmuştur. Çözüm yolları incelendiğinde normal gelişim gösteren öğrencilerin daha çok kural temelli yaklaşımları tercih ederken, özel yetenekli öğrencilerin ise daha çok sayı duyusu stratejilerini kullanmayı tercih ettikleri tespit edilmiştir. Aynı zamanda özel yetenekli öğrencilerin sayı duyusu ölçeğinde göstermiş oldukları matematik performansları ile sayı duyusu performansları arasında da pozitif yönde yüksek ilişki bulunmuştur.

Matematik eğitimiMatematik öğretimiSayı duyusu+2
Ceren Tunalı
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Rehber öğretmen tarafından sunulan Kendini Yönetme Stratejileri Mobil Uygulaması (KYS-MU)'nın kaynaştırma yoluyla eğitim alan öğrencilerin dersle ilgilenme davranışları üzerindeki etkisi

Bu araştırmanın amacı, rehber öğretmenler tarafından sunulan 'Kendini Yönetme Stratejileri Mobil Uygulaması (KYS-MU)'nın kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim alan öğrencilerin dersle ilgilenme davranışlarını sergilenme oranı üzerindeki etkisini belirlemektir. Araştırmada tek-denekli araştırma desenlerinden Değişen Ölçütler Modeli kullanılmıştır. Araştırmaya iki rehber öğretmen ve dördüncü sınıfta eğitim gören kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim alan iki öğrenci katılmıştır. İlk olarak rehber öğretmenlerle Kendini Yönetme Stratejileri ve bu stratejileri öğrencilere nasıl öğretecekleri konularında beş oturumdan oluşan öğretmen eğitimi gerçekleştirilmiştir. Eğitim tamamlandıktan sonra araştırmanın uygulama sürecine başlanmıştır. Rehber öğretmenler katılımcı öğrencilere 'KYS-MU Kullanma Becerisinin Öğretim Planı' ile KYS-MU'nun kullanımı öğretmiş ve uygulama oturumlarını gerçekleştirmişlerdir. Araştırma sonunda elde edilen bulgular incelendiğinde rehber öğretmenlerin müdahale uygulamasını başarılı şekilde yürüttükleri görülmüştür. KYS-MU'nun katılımcı öğrencilerin dersle ilgilenme davranışları sergileme oranlarının artmasında etkili olduğu, uygulama bittikten sonraki eğitim öğretim döneminde gerçekleştirilen izleme oturumlarında da katılımcıların bu becerilerini koruyabildikleri görülmüştür. Gerçekleştirilen genelleme oturumlarında katılımcı öğrencilerin KYS-MU'yu farklı derslerde kullanarak dersle ilgilenme davranışları sergileme oranlarını artırmışlardır. Araştırmanın sosyal geçerlik bulguları rehber öğretmenlerin, sınıf öğretmenlerinin ve öğrencilerin KYS-MU'ya ilişkin olumlu görüşler ifade ettiğini göstermektedir.

BütünleştirmeDavranış değiştirmeDersle ilgilenme davranışı+5
Özlem Toprak
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğal ve yapılandırılmış öğretimle otizm spektrum bozukluğu olan öğrenciye sosyal beceri öğretiminin karşılaştırılması

Bu araştırmada, Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocuklara sosyal beceri öğretiminde yapılandırılmış öğretimle yapılan sosyal beceri öğretimi ile doğal öğretim yöntemi kullanarak gerçekleştirilen sosyal beceri öğretiminin etkililik ve verimliliklerinin farklılaşıp farklılaşmadığı ve araştırmaya katılan denekler ve öğretmenlerinin çalışma hakkındaki görüşleri incelenmiştir. Araştırma, OSB tanısı olan 7 yaşında iki erkek denek ile yürütülmüştür. Yapılandırılmış ve doğal öğretim yöntemlerinin etkililik ve verimliliklerinin karşılaştırılmasında tek denekli araştırma yöntemlerinden uyarlamalı dönüşümlü uygulamalar modeli kullanılmıştır. Uygulama süreci başlama düzeyi, öğretim, yoklama, izleme ve genelleme oturumları olarak toplanmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri kendini tanıtma ve izin isteme becerileridir. Araştırmanın bağımsız değişkenleri ise yapılandırılmış öğretim ve doğal öğretimdir. Bağımsız değişkenlerin etkililik verileri grafiksel analiz yoluyla görsel olarak ve etki büyüklüğü hesaplaması şeklinde sunulmuştur. Araştırmanın verimlilik verileri ve sosyal geçerlilik verileri ise betimsel olarak analiz edilmiştir. Araştırmanın etkililik bulguları otizmli iki deneğin de her iki öğretim uygulaması ile hedef becerileri ölçüt karşılar düzeyde sergilediğini göstermiştir. Her iki katılımcıdan elde edilen verilerin etki büyüklüğü Tau-U değeri % 100 olarak hesaplanmıştır. Ayrıca deneklerin edindikleri becerileri farklı ortam ve kişilere genelleyebildikleri, çalışma sona erdikten bir, üç, beş hafta sonra sürdürdükleri görülmüştür. Yapılandırılmış ve doğal öğretim uygulamaları arasında kalıcılık ve genelleme açısından bir fark görülmemiştir. Yapılandırılmış ve doğal öğretim verimlilik açısından karşılaştırıldığında ise, her iki denekte de yapılandırılmış öğretimle gerçekleştirilen uygulamada hedeflenen becerileri ölçüt karşılanıncaya değin gerçekleşen oturum sayısı, deneme sayısı, hata sayısı ve toplam öğretim süresi açısından daha verimli olduğu görülmüştür. Ayrıca araştırmanın sosyal geçerlilik bulgularında araştırmaya katılan denekler ve öğretmenleri her iki öğretim uygulamasına ilişkin olumlu görüş bildirdikleri sonucuna ulaşılmıştır.

Mihriban Sönmez
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Otizm Spektrum Bozukluğuna sahip çocuğu olan ebeveynlere yönelik ebeveynlik becerileri aile eğitim programının etkililiği

Bu araştırmanın amacı ebeveynlik becerileri aile eğitim programının OSB'li çocuğu olan anne babaların ebeveynlik becerileri, yaşam kaliteleri, stres, anksiyete, depresyon ve baş etme becerileri üzerindeki etkilerini belirlemektir. Araştırmada aynı zamanda geliştirilen Ebeveynlik Becerileri Ölçeği (EBÖ)'nin geçerlik ve güvenirliği test edilmiştir. Araştırma ön test-son test, deney-kontrol gruplu yarı deneysel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunda 6-12 yaş arası OSB'li çocuğu olan 32 ebeveyn yer almaktadır. Belirlenen kontrol ve deney gruplarına Ebeveynlik Becerileri Ölçeği (EBÖ), Beach Center Aile Yaşam Kalitesi Ölçeği (BCAYKÖ), DASS-42 Ölçeği, Baş Etme Yolları Ölçeği (BEYÖ) ön test olarak uygulanmıştır. Araştırmanın deney grubuna araştırmacı tarafından geliştirilen yedi oturumluk Ebeveynlik Becerileri Aile Eğitim Programı çevrimiçi olarak sunulmuştur. Ardından aynı ölçme araçları kontrol ve deney grubuna son test olarak uygulanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde parametrik olmayan testler kullanılmıştır. Araştırmadan edilen veriler SPSS 25.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Deney ve kontrol grubu arasında ön test ve son test skorları arasında anlamlı farklılık olup olmadığını incelemek için Mann Whitney U Testi kullanılmıştır. Kontrol ve deney gruplarının ön test ve son test karşılaştırmalarında hangi ölçüm ikilileri arasında anlamlı farklılık olduğunu incelemek için ise Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda geliştirilen Ebeveynlik Becerileri Ölçeği (EBÖ)'nin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte Ebeveynlik Becerileri Aile Eğitim Programı'nın OSB'li çocuğu olan anne babaların ebeveynlik becerilerini geliştirme, aile yaşam kalitesini artırma, stres, anksiyete ve depresyon düzeylerini azaltma ve baş etme düzeylerini artırma üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Otizm spektrum bozukluğu, Aile eğitimi, Ebeveynlik becerileri, Aile yaşam kalitesi, Stres, anksiyete ve depresyon, Baş etme

Otizm spektrum bozukluğu
Mahir Uğurlu
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğrudan öğretim yönteminin öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin okuduğunu anlama becerilerinin geliştirilmesine etkisi

Bu araştırmada, Doğrudan Öğretim Yöntemi ile sunulan okuduğunu anlama öğretiminin öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin, öykü şemasına göre düzenlenmiş tek olaylı öyküleri anlamalarına ve okuduğunu anlama becerilerini geliştirmelerine ayrıca bu öğrencilerin okuma doğruluğu performanslarını artırmalarında etkisi araştırılmıştır. Bunula birlikte öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin okuduğunu anlama becerilerini ve doğru okuma performanslarını artırmaları durumunda 15, 30 ve 45 gün sonra da bu anlamalarını ve okuma doğruluğu yüzdelerini sürdürmeleri ile ilgili izleme verilerine yer verilmiştir. Araştırmaya öğrenme güçlüğü tanısı konan ve ortaokulun beşinci ve altıncı sınıflarına devam eden dört öğrenci katılmıştır. Araştırmanın sosyal geçerliliğine ait veriler araştırma kapsamına alınan öğrenci velilerinden ve öğrencilerin dersine giren öğretmenlerden öznel değerlendirme tekniği kullanılarak yarı yapılandırılmış görüşmelerle toplanmıştır. Araştırmada tek denekli araştırma yöntemlerinden biri olan çoklu başlama düzeyi modelinin bir şekli olan "denekler arası çoklu yoklama modeli" kullanılmıştır. Araştırma bulguları, doğrudan öğretim yöntemiyle sunulan okuduğunu anlama öğretiminin, öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin öykü şemasına göre düzenlenmiş tek olaylı öyküleri anlamalarında, okuduğunu anlama becerilerini geliştirmelerinde ayrıca bu öğrencilerin okuma doğruluğu yüzdelerini artırmalarında etkili olduğunu, ayrıca 15, 30 ve 45 gün sonra düzenlenen izleme oturumlarında da okuduğunu anlama becerilerini ve doğru okuma yüzdelerini koruduklarını göstermektedir. Araştırma sonunda elde edilen sosyal geçerlilik verilerinde ise öğrenci velilerinin ve öğretmenlerinin çalışma hakkında olumlu görüş belirttikleri, yapılan araştırmanın okuma ve okuduğunu anlama becerilerinde çok faydalı buldukları bulgularına ulaşılmıştır.

Mesut Önder
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara sosyal beceri kazandırılmasında güç kartı stratejisinin etkililiği

Bu araştırmanın amacı otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara sosyal beceri kazandırılmasında güç kartı stratejisinin etkililiğinin araştırılmasıdır. Bu amaç doğrultusunda otizm spektrum bozukluğu olan çocukların gereksinim duydukları öncelikli sosyal beceri olan akran zorbalığı (dışlanma, ittirilme ve gıdıklanma) ile baş etmeye yönelik sosyal beceri kazandırmak için güç kartı stratejisi temelli öğretim programı hazırlanmıştır. Çalışmada OSB olan çocukların güç kartı stratejisiyle öğrendikleri akran zorbalığı ile baş etmeye yönelik sosyal becerisini öğretim oturumlarını izleyen birinci, üçüncü ve beşinci haftanın sonunda koruyup korumadıkları belirlenmiştir. Ayrıca çalışmada otizm spektrum bozukluğu olan çocukların güç kartı stratejisiyle edindikleri sosyal beceriyi karşılaşabildikleri farklı akran zorbalığı durumlarında (alay edilme, eşyasına zarar verilmesi ve görmezden gelinme) kullanıp kullanmadıkları değerlendirilmiştir. Güç kartı stratejisi uygulamasının sosyal geçerliğine ilişkin ailelerin, öğretmenlerin ve araştırmaya katılan öğrencilerin görüşleri de değerlendirilmiştir. Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden, katılımcılar arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmada oturumlar video ile kayıt altına alınarak, çalışmada kullanılan veri toplama araçları, ortam, uygulayıcı, sunulan ipuçları ve çalışma saatleri gibi etmenler aynı ve sabit oranda tutularak araştırma için standart koşullar sağlanmıştır. Bu araştırmanın bulguları; güç kartı stratejisinin otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara akran zorbalığı ile baş etmeye yönelik sosyal beceri kazandırılmasında etkili olduğu görülmüştür. Çocukların kazanmış oldukları bu beceriyi, öğretimin tamamlanmasını takip eden birinci, üçüncü ve beşinci haftanın sonunda hala korudukları, farklı akran zorbalığı (alay edilme, eşyasına zarar verilmesi ve görmezden gelinme) durumlarına genelleyebildikleri, aileler, öğretmenler ve öğrencilerin güç kartı stratejisinin uygulamasının otizm spektrum bozukluğu olan çocuklar üzerinde etkisine ilişkin olumlu görüşlerinin olduğu belirlenmiştir.

Akran zorbalığıBeceri kazandırmaGüç kartı stratejisi+5
Hatice Ulu Aydın
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin, okuma akıcılığının geliştirilmesinde kullanılan müdahale paketinin etkisi

Bu araştırmada, öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin, okuma akıcılığının geliştirilmesinde kullanılan müdahale paketinin etkisi araştırılmıştır. Araştırmaya öğrenme güçlüğü tanısı almış ilkokul ikinci sınıfa devam eden üç öğrenci katılmıştır. Ayrıca öğrenciler okuma akıcılığı ve doğruluğu kazanırlarsa bu becerilerin 3, 5 ve 7 hafta sonra sürdürülmesine ilişkin izleme verileri, farklı metin türlerine beceriyi sergilemelerine yönelik genelleme verileri elde edilmiştir. Araştırmanın sosyal geçerlik verileri, öznel değerlendirme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmada tek denekli araştırma yöntemlerinden "Denekler Arası Çoklu Yoklama Modeli" kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin okuma akıcılığının ve doğruluğunun arttırılmasında model okuma, tekrarlı okuma, hata düzeltme, grafiksel dönüt, hedef koyma ve ödül müdahale paketinin üç öğrencide de etkili olduğunu göstermektedir. Öğrencilerin üçünde de okuma hızında ve doğruluğunda artış olmuş ve müdahale paketinin sonunda ulaşılan seviye izleme oturumlarında da korunmuş, ayrıca farklı metin türlerine genelleyebilmişlerdir. Sosyal geçerlilik bulguları incelendiğinde soruların geneline olumlu yönde görüş verildiği tespit edilmiştir.

Hata düzeltmeOkumaOkuma akıcılığı+6
Büşra Baran
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Zihin yetersizliği olan öğrencilere düşük düzey ile ileri düzey teknolojik araç kullanılarak küçük grup düzenlemesiyle sunulan fen konusu öğretimlerinin karşılaştırılması

Bu araştırmanın temel amacı, zihin yetersizliği olan öğrencilere düşük düzey ile ileri düzey teknolojik araç kullanılarak küçük grup düzenlemesiyle sunulan fen konusu öğretimlerinin etkililiğini ve verimliliğini incelemektir. Mevcut çalışma, tek denekli araştırma yöntemlerinden dönüşümlü uygulamalar modeline göre desenlenmiştir. Araştırmaya, zihin yetersizliği tanısı olan, dördüncü ve beşinci sınıfa devam eden 10-11 yaşlarında dört öğrenci katılmıştır. Araştırmanın sonuçları, zihin yetersizliği olan öğrencilere düşük düzey ile ileri düzey teknolojik araç kullanılarak küçük grup düzenlemesiyle sunulan fen konusu öğretimlerinin etkili ve verimli olduğunu ve öğrencilerin performanslarını uygulamanın tamamlanmasından on ve yirmi gün sonra sürdürdüklerini göstermiştir. Ayrıca, öğrencilerin öğrendikleri kavramları farklı ortam, kişi ve araç gereçlere genelleyebildikleri belirlenmiştir. Bununla birlikte öğrencilerin öğrendikleri bilgiye ek olarak hedeflenmeyen bilgiye öğrenmlerine ait veri toplanmış ve bir öğrencinin hedeflenmeyen bilgiye ait kavramı öğrendikleri belirlenmiştir. Çalışmadan elde edilen sosyal geçerlik verileri ise öğrencilerin, öğretmenlerin ve ebeveynlerin çalışma hakkında olumlu görüşler sunduklarını göstermiştir. Çalışmanın bulguları ilgili alanyazın ışığında tartışılmış, gelecekteki araştırmalar ve uygulamalar için öneriler paylaşılmıştır.

Araç-gereçlerFen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimi+4
Derya Çıkılı Soylu
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çoklu yetersizlikten etkilenmiş çocuğu olan ebeveynler ile tipik gelişen çocuğu olan ebeveynlerin olumlu gelecek beklentisi ile yaşam doyum düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada, çoklu yetersizliği olan anne babalar ile tipik gelişen çocuğu olan anne babaların olumlu gelecek beklentileri ile yaşam doyumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, tipik gelişen çocuklara sahip ebeveynler ile çoklu yetersizliğe sahip çocukları olan ebeveynlerin olumlu gelecek beklenti düzeyleri ve yaşam doyum düzeyleri arasındaki ilişkilerin tespit edilmesi amacıyla ilişkisel betimleme modeli kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan demografik bilgi formu ile olumlu gelecek beklentisi ve yaşam doyumu ölçekleri aracılığı ile toplanmıştır. Araştırma çerçevesinde 50 tipik gelişen ile 50 çoklu yetersizliğe sahip olmak üzere toplam 100 ebeveynden veri toplanmıştır. Araştırmada elde edilmiş verilerin analizinde SPSS 22 programı kullanılmıştır. Araştırma sonunda tipik gelişen çocuğa olan ebeveynler ile çoklu yetersizlikten etkilenmiş çocuğu olan katılımcıların olumlu gelecek beklentisi düzeylerinin yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, çalışma durumu, meslek, çalışma şekli, günlük çalışma süresi ve aylık gelir durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaşmadığı görülmektedir. Tipik gelişen çocuğu olan ebeveynlerin ve çoklu yetersizlikten etkilenmiş çocuğu olan ebeveynlerin yaşam doyum düzeylerinin yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, çalışma durumu, meslek, mesleki kıdem, çalışma şekli, günlük çalışma süresi ve aylık gelir durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaşmadığı görülmektedir. Tipik gelişen çocuğu olan katılımcıların olumlu gelecek beklenti düzeyleri ile yaşam doyum düzeyleri arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı ilişkinin olduğu görülmektedir. Çoklu yetersizliğe sahip çocuğu olan katılımcıların olumlu gelecek beklenti düzeyleri ile yaşam doyum düzeyleri arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı ilişkinin olduğu görülmektedir. Tipik gelişen ve çoklu yetersizliğe sahip çocuğu olan katılımcıların olumlu gelecek beklenti düzeyleri ile yaşam doyum düzeyleri arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı ilişkinin olduğu görülmektedir.

AileAna-çocuk etkileşimiBaba-çocuk etkileşimi+5
Aslıhan Sağ
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmen ve çocuk davranışlarında sınıf çaplı olumlu davranış desteği programının etkililiği

Sınıf çaplı olumlu davranış desteği, öğretmen ve öğrenciler arasında olumlu etkileşim kurulması ve sınıf içi süreçlerin iyileştirilmesini sağlamaktadır. Bu araştırmanın amacı, öğrencilere sınıf içi becerilerin öğretilmesi ve bu becerilerin pekiştirilmesine dayalı olarak geliştirilmiş olan Sınıf Çaplı Olumlu Davranış Desteği Programının, öğretmen ve çocuk davranışları üzerindeki etkililiğinin incelenmesidir. Tek denekli araştırma yöntemlerinden katılımcılar arası eş zamanlı olmayan çoklu başlama düzeyi modelinin kullanıldığı bu araştırmada, Bolu ilindeki okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan üç okul öncesi öğretmenine ve okul öncesi düzeyde kaynaştırma eğitimi alan hafif düzey zihin yetersizliği gösteren üç çocuğa yer verilmiştir. Araştırmanın verilerini toplamak amacıyla, öğretmen ve çocuk davranış kontrol listeleri ile sosyal geçerlik veri toplama formları kullanılmıştır. Araştırmanın etkililik verileri grafiksel analiz yoluyla analiz edilirken; öğretmen, öğrenci ve aile üyelerinden toplanan sosyal geçerlik verileri de betimsel olarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda ise Sınıf Çaplı Olumlu Davranış Desteği Programının, okul öncesi öğretmenlerinin olumlu tepkilerinin artırılması ve olumsuz tepkilerinin azaltılması ile özel gereksinimli çocukların dersle ilgilenme davranışlarının artırılması ve dersle ilgilenmeme davranışlarının azaltılması üzerinde etkili ve kalıcı olduğu ortaya çıkarılmıştır. Ek olarak öğretmen, çocuk ve aile üyelerinin görüşleri doğrultusunda araştırmanın sosyal geçerliğinin de yüksek olduğu belirlenmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Sınıf çaplı olumlu davranış desteği, Zihin yetersizliği, Kaynaştırma, Tek denekli araştırma, Katılımcılar arası eş zamanlı olmayan çoklu başlama düzeyi modeli

Çiğdem Türker Yıldırım
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de bütünleştirmenin uygulanabilirliği ile ilgili okul idarecilerinin görüşleri (Düzce ili örneği)

Bu araştırmanın amacı, yöneticilerin bütünleştirme uygulamalarına yönelik görüşlerini belirlemektir. Bu amaca yönelik olarak devlete bağlı 20 devlet okulunda görev yapan 20 yönetici ile görüşülmüştür. Çalışmaya katılan yöneticilerin mesleki deneyimleri 6 ile 21 yıl arasında değişiklik göstermektedir. Görüşmeler 13 ile 32 dakika aralığındaki sürelerde gerçekleştirilmiştir. Araştırma nitel tasarıma göre planlanmış ve fenomenoloji desenine uygun düzenlenmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşmeler ile ulaşılan veriler tümevarım tekniğine ile çözümlenmiştir. Araştırma bulguları 17 ana tema ve 148 alt temaya bölünmüştür. Araştırma sonucunda ulaşılan bulgulara göre yöneticilerin büyük bir çoğunluğu bütünleştirmenin günümüz okullarını göz önünde bulundurduğumuzda uygulanamadığını ve okulların uygulanabilecek koşullara da sahip olmadıklarını ifade etmişlerdir. Bütünleştirme uygulamalarına yönelik okullarda birçok çalışmanın yapıldığı ancak bu çalışmaların bir sisteme ve plana dayanmadıkları katılımcılar tarafından belirtilmiştir. Bütünleştirme uygulamasının başarılı şekilde okullarımızda uygulanabilmesini engelleyen öğrenci sayılarının fazla olması, akademik başarıyı merkeze alan okullarımızın sayısının fazla olması ve öğretmenlerin bu alanda yeterli bilgi ve donanıma sahip olmamaları gibi sorunların olduğu katılımcılar tarafından ifade edilmiştir. Yöneticileri ile gerçekleştirilen görüşmelerde bütünleştirme uygulamalarının başarılı şekilde uygulanabilmesi halinde normal gelişim gösteren öğrencilerin empati kurabilme, farklılıklara saygı duyabilme, toplumsal uyumlarının kolaylaşması durumlarında gelişim gösterecekleri ulaşılan bulgulardır. Bütünleştirme uygulaması sayesinde özel gereksinimli öğrencilerin iletişim becerilerinin gelişmesi, model alarak öğrenmelerinin hızlanması, sosyal uyumlarının kolaylaşması ve davranış problemlerinin azalması katılımcılar tarafından ifade edilmiştir. Araştırmada bütünleştirme uygulamalarının başarılı olabilmesi için okulların fiziksel alanlarının genişletilmesi, okul sosyal alanlarının niceliksel ve niteliksel olarak artırılması gerektiği, okul ve sınıflarda her sene uzmanlar tarafından gerekli denetimlerin yapılarak öğrenci sağlığı ve güvenliği için uyguna hale getirilmesi gerektiği sonuçlarına ulaşılmıştır. Okulların fiziksel, donanımsal anlamdaki eksikliklerinin giderilmesinin başarılı bir bütünleştirme süreci için tek başına yeterli olmayacağı yöneticiler tarafından belirtilmiştir. Bütünleştirme uygulamalarının başarılı olabilmesi için öğretmenlerin, yöneticilerin ve velilerin özel gereksinimli öğrencilerin de eğitim haklarının olduğunun ve genel eğitim okullarında eğitim görmelerinin özel gereksinimli öğrenciler için çok faydalı olduğunu göz önünde bulundurularak uygulamalar yapmaları gerekmektedir. Öğretmen ve yöneticilerin normal gelişim gösteren öğrenciler ve özel gereksinimli öğrencilerin bu uygulamadan maksimum fayda sağlayabilmeleri için iyi lider olmaları gerekliliği araştırma sonucunda ulaşılan bulgulardır.

Bütünleşik eğitim programıBütünleştirmeKaynaştırma eğitimi+3
Halil İbrahim Coşkun
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda robotik kodlama öğretiminin etkililiği

Bu araştırmada, erken çocukluk döneminde olan OSB'li bireylere doğrudan öğretim yöntemiyle sunulan robotik kodlama öğretiminin etkililiğini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada, "Code-a-pillar" isimli kodlama aracı kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları, yaşları 5-6 arasında değişen bir kız, iki erkek öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada, tek denekli araştırma yöntemlerinden katılımcılar arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, erken çocukluk döneminde olan OSB'li bireylere doğrudan öğretim yöntemiyle sunulan robotik kodlama öğretiminin yüksek düzeyde etkili olduğunu göstermektedir. Öğretim oturumları sona erdikten iki ve dört hafta sonra düzenlenen izleme oturumlarında, katılımcıların edindikleri becerileri sürdürdükleri görülmüştür. Düzenlenen genelleme oturumlarında ise, iki katılımcının edindiği kodlama becerilerini "Think&Learn Code-a-pillar" isimli tablet uygulamasına genelleyebildiği belirlenmiştir. Araştırmada yer alan katılımcıların sınıf öğretmenlerinden ve ebeveynlerinden elde edilen sosyal geçerlik bulguları incelendiğinde, erken çocukluk döneminde olan OSB'li bireylere doğrudan öğretim yöntemiyle sunulan robotik kodlama öğretimine yönelik görüşlerin olumlu olduğu ve katılımcılara birçok açıdan katkı sağladığı belirlenmiştir.

Bilgi işlemsel düşünmeErken çocuk eğitimiFeTeMM+6
Feyza Gezgiç
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Otızm spektrum bozukluğu olan çocuklara sayma becerisi öğretiminde kullanılan sanal - yarı somut - soyut öğretim stratejisinin (VRA) etkililiği

Bu araştırmanın amacı otizm spektrum bozukluğundan etkilenmiş olan öğrencilere atlayarak sayma becerisinin öğretiminde sanal- yarı somut ve soyut öğretim stratejisinin etkililiğini incelemektir. Araştırmada VRA stratejisinin etkililiğinin yanı sıra yapılan öğretimlerin farklı ortam ve farklı kişilere genellenebilirlik düzeyi, yapılan öğretimin 1, 2 ve 3 hafta sonra da izlenebilirliğinin ve yapılan bu çalışmaya yönelik öğretmen görüş ve tutumlarının belirlenmesine yönelik çalışmalar yapılmıştır. Araştırmada tek denekli araştırma yöntemlerinden yoklama evreli denekler arası çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri araştırmaya katılan öğrencilerin atlayarak sayma becerisini gerçekleştirme düzeyleri, bağımsız değişkeni ise sanal-yarı somut-soyut öğretim stratejisi ile yapılan öğretimlerdir. Araştırmada üç aşamadan oluşan bu stratejinin birinci aşamasında kullanmak üzere web temelli bir sanal matematik manipülatifi, ikinci aşamada ise sanal manipülatifin resimli kartı kullanılmıştır. Son aşamada ise herhangi bir materyal kullanımadan sözel olarak çalışma tamamlanmıştır. Bu aşamalar takip edilerek yaşları 8-9 arasında değişen üç öğrenciye doğrudan öğretim yöntemi ile öğretim sunulmuştur. Uygulama sürecinde toplanan veriler görsel analiz ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda otizm spektrum bozukluğundan etkilenmiş olan öğrencilere atlayarak sayma becerilerinin kazandırılmasında sanal-yarı somut-soyut öğretim stratejisinin etkili olduğu görülmüştür. Öğrencilerin edindikleri atlayarak sayma becerisini öğretim bittikten 1, 2 ve 3 hafta sonra da sergileyebildikleri, farklı ortam ve kişilere genelleyebildikleri ve öğretmenlerin sanal-yarı somut-soyut öğretim stratejisi hakkında belirttikleri görüşlerinin olumlu olduğu görülmüştür. ANAHTAR KELİMELER: Otizm Spektrum Bozukluğu, Sanal Yarı Somut – Soyut Öğretim Stratejisi, Atlayarak Sayma, Doğrudan Öğretim Yöntemi

Bilge Gündüz
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm Spektrum Bozukluğu olan çocuklara adı söylenen eylemi bir görsel üzerinde gösterme becerisinin öğretiminde ayrık denemelerle öğretimin etkililiği

Bu araştırmada, OSB olan çocuklara, "adı söylenen eylemi bir görsel üzerinde gösterme" becerisinin öğretiminde ADÖ'nün etkililiği araştırılmıştır. Tek- denekli araştırma yöntemlerinden, katılımcılar arası çoklu yoklama modeli ile tasarlanan araştırma, yaşları 5 ile 7 arasında değişim gösteren OSB olan 3 çocukla yürütülmüştür. Araştırmanın bağımlı değişkeni, adı söylenen eylemi görseller arasından işaret ederek ya da karta dokunarak gösterme davranışıdır. Bağımsız değişkeni ise katılımcı çocuklara öğretim uygulamaları sırasında sunulan ADÖ yöntemidir. Bulgular, ADÖ'nün OSB olan çocuklara adı söylenen eylemi bir görsel üzerinde gösterme becerisinin öğretiminde etkili olduğunu ve öğretim sona erdikten 1, 3 ve 4 hafta sonra çocukların öğrendikleri hedef beceriyi koruduklarını ve ADÖ sırasında sunulan hedeflenmeyen bilgi uyaranlarını kazandıklarını göstermektedir.

Merve Türkeşan
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin perspektifinden özel eğitim uygulama okullarında yaşanan sorunlar

Araştırmanın amacı, öğretmenlerin perspektifinden özel eğitim uygulama okullarında yaşanan sorunların incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda özel eğitim öğretmenlerinin, velilere, idareye, okulun işleyişi ve çalışma kurallarına, okulun fiziki yapısına, sınıfların fiziki yapısı ve donanımına, alan ve partner öğretmenlere, kullandıkları yöntem-teknik, materyal ve ders kitabına, BEP hazırlama ve yürütme sürecine ilişkin görüşleri incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılında İstanbul ve Antalya'da özel eğitim uygulama okulları II. ve III. Kademede görev yapmakta olan 13 özel eğitim öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma fenomenolojik desenin kullanıldığı nitel bir çalışmadır. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşmeler ile toplanmıştır. Veriler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre öğretmenlerin veliler ile iletişim sorunları yaşadığı, okulların fiziki yapısına ilişkin sorunlar olduğu, sınıfların donanımlarının yetersiz olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin BEP hazırlama ve yürütme sürecini tek başlarına yürüttükleri görülmüştür. Öğretmenler alan öğretmenleri ve partner öğretmenler ile eğitim süreçlerinde sorun yaşadıklarını ifade etmişlerdir.

Gamze Tuğyanoğlu
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Matematik öğrenme güçlüğü olan öğrencilere sözlü problem çözme becerisinin öğretiminde sanal-yarı somut-soyut öğretim dizisinin etkililiği: Karma yöntemler araştırması

Bu araştırmada a) matematik öğrenme güçlüğü olan öğrencilere sözlü problem çözme becerisinin edinimi, kalıcılığı ve genellemesinde sanal-yarı somutsoyut (VRA) öğretim dizisinin etkililiğinin belirlenmesi, b) matematik öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin sözlü problem çözme sürecinde yaptıkları hata türlerinin ve sıklıklarının belirlenmesi ile bu hataların azaltılmasında VRA öğretim dizisinin rolünün incelenmesi, c) VRA öğretim dizisinin etkisini anlamada, matematik öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin sözlü problem çözme başarı düzeyleri ile hatalarının azalmasında müdahalenin rolüne ilişkin meta-çıkarımlar yapılması amaçlanmaktadır. Eş zamanlı karma yöntemler araştırma deseni kullanılarak gerçekleştirilen bu araştırmaya, matematik öğrenme güçlüğü olan ve yaşları 12 ile 13 arasında değişen üç erkek öğrenci katılmıştır. Araştırma sürecinde nicel veriler görsel analiz ve etki büyüklüğü hesaplamalarıyla, nitel veriler ise içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları matematik öğrenme güçlüğü olan öğrencilere sözlü problem çözme becerisinin ediniminde VRA öğretim dizisinin etkili olduğunu, öğrencilerin iki aşamalı sözlü problem çözme becerisi öğretiminde gösterdikleri performansları üç aşamalı sözlü problemlere genelleyebildiklerini ve müdahale sona erdikten 1, 2, 3 ve 4 hafta sonra öğrencilerin sözlü problem çözme becerilerini sürdürdüklerini göstermektedir. Araştırmanın sosyal geçerlik verileri ise, matematik öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin VRA öğretim dizisine ilişkin olumlu görüşlerini yansıtmaktadır. Ayrıca, öğrencilerin problem çözme sürecinde en çok anlama, dönüştürme ve süreç becerileri ile ilgili hatalar yaptıkları belirlenmiştir. Matematik öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin sözlü problem çözme sürecinde yapmış oldukları hataları azaltmada VRA öğretim dizisinin önemli bir rolü olduğu gözlenmiştir. Bu bağlamda araştırma sonuçları, VRA öğretim dizisinin matematik öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin sözlü problem çözme başarı düzeylerini artırdığını ve hata yapma olasılığını azalttığını göstermektedir. ANAHTAR KELİMELER: Matematik Öğrenme Güçlüğü, Sanal-Yarı SomutSoyut Öğretim Dizisi, Sanal Manipülatifler, Sözlü Problemler, Karma Yöntemler Araştırması

Nihal Şen
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Etkileşimli kitap okuma programının otizm spektrum bozukluğu olan çocukların dinlediğini anlama ve dil becerileri üzerindeki etkililiği

Bu araştırmanın amacı, etkileşimli kitap okuma (EKO) programının otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocukların dinlediğini anlama ve dil becerileri (alıcı dil ve ifade edici dil) üzerindeki etkililiğinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda 5-6 yaş aralığında OSB olan üç çocuğun dinlediğini anlama ve dil becerilerinin (alıcı dil ve ifade edici dil) geliştirilmesinde EKO programının etkililiği incelenmiştir. Araştırmada ayrıca, çocuklar dinlediğini anlama ve dil becerilerini (alıcı dil ve ifade edici dil) edinirlerse bu becerilerin 1, 2 ve 3 hafta sonra sürdürülmesine ilişkin izleme verileri, farklı araç-gereç ve ortamlarda bu becerileri sergilemelerine yönelik genelleme verileri elde edilmiştir. Araştırmada hedeflenmeyen davranış kazanımı olarak EKO programının OSB olan çocukların etkinlikle ilgilenme davranışı üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın sosyal geçerlik verileri, öznel değerlendirme ve sosyal karşılaştırma yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmada tek denekli araştırma desenlerinden yoklama denemeli katılımcılar arası çoklu yoklama deseni kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, OSB olan çocuklar için uygulanan EKO programının çocukların dinlediğini anlama ve dil becerileri (alıcı dil ve ifade edici dil) üzerinde etkili olduğunu, elde edilen bu kazanımların öğretim tamamlandıktan bir, iki ve üç hafta sonrasında da korunduğunu ve kazanılan becerilerin farklı araç-gereç ve ortamlara genellenebildiğini göstermektedir. Araştırmada hedeflenmeyen davranış olarak değerlendirilen etkinlikle ilgilenme süresinin OSB olan çocuklarda programa katıldıktan sonra arttığı görülmüştür. Sosyal karşılaştırma sonuçları, EKO programı sonrası OSB olan çocukların dinlediğini anlama ve dil becerilerini (alıcı dil ve ifade edici dil) tipik gelişim gösteren akranlarına yaklaştırdığını göstermiştir. Bunun yanında sosyal geçerlik kapsamında öğretmenler ve ebeveynlerle yapılan görüşmeler sonucunda, bu programın sosyal açıdan olumlu etkilerinin olduğu görülmüştür.

Semra Omak
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Ergenlik dönemindeki zihin yetersizliği olan bireyler için hazırlanan cinsel istismardan kendini koruma programının etkililiğinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ergenlik dönemindeki 12- 25 yaş arası zihin yetersizliği olan bireyler için hazırlanan Cinsel İstismardan Kendini Koruma Eğitim Programının (CİKKEP) etkililiğini incelemektir. Bu araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama deseni ve ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel araştırma deseni kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmada kullanılan veri toplama araçları; Cinsel İstismardan Kendini Koruma Bilgi Testi, Çocuklar İçin Durumluk Sürekli Kaygı Envanteri ve Piers Harris Çocuklar için Özkavramı Ölçeği'dir. Araştırmaya dahil edilen ölçeklerin geçerlik güvenirlik çalışması için ergenlik döneminde (12-25) ve hafif düzeyde zihin yetersizliği olan 180 birey; deneysel süreçte ise, 15-18 yaş arası hafif düzeyde zihin yetersizliği olan 38 birey (19 deney, 19 kontrol grubu) katılmıştır. Araştırma sonucunda Cinsel İstismardan Kendini Koruma Bilgi Testi, Çocuklar İçin Durumluk- Sürekli Kaygı Envanteri ve Piers Harris'in Çocuklarda Öz kavramı Ölçeği'nin ergenlik döneminde hafif düzeyde zihin yetersizliğine sahip bireyler için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu belirlenmiştir. CİKKEP sonrası deney grubunda yer alan katılımcıların cinsel istismardan kendini koruma bilgi düzeylerinde anlamlı bir artış olduğu (F=-2,90; p< .05), kontrol grubunda yer katılımcılarda ise anlamlı bir değişiklik olmadığı (F=-2,53; p< .05) sonucuna ulaşılmıştır. Uygulanan CİKKEP'in deney grubunun öz saygı puanlarında anlamlı bir farklılığa neden olmadığı (F=1,68; p> .05) belirlenirken, kontrol grubunun öz saygı puanlarının ön testten, son teste anlamlı bir şekilde düştüğü (F= 5,58; p< .05) belirlenmiştir. CİKKEP sonrası son test ölçümlerine bakıldığında programa dahil olan deney grubu ve olmayan kontrol grubu katılımcılarının durumluk ve sürekli kaygı düzeylerinin düştüğü, izleme ölçümlerinde ise elde edilen düzeylerin korundukları görülmüştür. Deney ve kontrol grubu ayrımı yapılmaksızın, katılımcıların dört ölçümden aldıkları puanların ortalamaları arasındaki farkın sürekli kaygı düzeyi için anlamlı olmadığı (F(3,108) = 1,56; p > .05), ancak durumluk kaygı düzeyi puan ortalamaları arasındaki farkın anlamlı olduğu (F(2,78) = 4,35; p < .05) bulunmuştur.

Merve Çiftci Çiçek
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Otizmli öğrenciler ile normal gelişim gösteren öğrencilerin matematik problemi çözerken kullandıkları bilişsel ve üstbilişsel stratejilerin karşılaştırılması

Bu araştırmanın genel amacı; otizmli ortaokul öğrencileriyle, normal gelişim gösteren akranlarının matematik problemi çözme esnasında kullandıkları bilişsel stratejiler ve üstbilişsel stratejilerin gruplar arasında karşılaştırılmasıdır. Betimsel ilişkisel tarama modeli kullanılan bu araştırmaya, 15 otizmli ortaokul öğrencisi ile 15 normal gelişim gösteren ortaokul öğrencisi katılmıştır. Verilerin toplanmasında, öğrencilerin bilişsel ve üstbilişsel stratejilerini kullanımlarını belirlemek için üç farklı zorluk düzeyinde üç adet matematik problemi sorulmuştur. Bu soruları çözerken kullandıkları bilişsel ve üstbilişsel stratejileri ölçmek için Sesli Düşünme Protokolleri kullanılmıştır. Uygulama sürecinden elde edilmiş olan veriler SPSS 25 istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Veri analizi yöntemi belirlenirken, grup değişkenin kategorik ve öğrencilerin kullandıkları strateji sayısının da sıralı değişken olması nedeniyle fark analizleri yapılırken Ki-kare testi kullanılmıştır. Çapraz tablolarda beklenen değerin 5'ten küçük olduğu durumlarda hücre sayısı toplam hücre sayısının %20'sini geçtiği için alternatif olarak Fisher Exact testi ve Fisher-Freeman-Halton Exact testi kullanılmıştır. Bu test 2x2 tablolarda Ki-kare analizinin varsayımlarının sağlanmadığı durumlarda kullanılan Fisher Exact testinin RxC boyutundaki tablolar için genelleştirilmiş halidir. Araştırmada kullanılan istatistiksel testlerden elde edilen sonuçların yorumlanmasında 0,05 anlamlılık düzeyi dikkate alınmıştır. Bilişsel strateji alt basamaklarında; okuma ve hesaplamanın en sık kullanıldığı görülmüştür. Kendi cümleleri ile ifade etme ve hipotez oluşturma basamağını, tipik gelişim gösteren öğrencilerin otizmli öğrencilere göre daha sık kullandığı görülse de anlamlı bir fark görülmemiştir. Üstbilişsel strateji kullanımında otizmli öğrencilerin kendine soru sorma alt basamağının kolay sorusunda normal gelişim gösteren öğrencilere göre düşük bir farkla daha sık kullandığı görülmüştür. Kendini düzeltme, kendini talimatlandırma ve kendini izleme alt basamaklarının ise düşük sıklıkta seyrettiği ve anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Araştırmanın tartışma ve sonuç kısımlarında araştırmanın bulguları ilgili alanyazın doğrultusunda tartışılmış ve sonuçlar betimlenerek ileri araştırmalara yönelik önerilere yer verilmiştir.

Erdem Zekeriya Kapıcı
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Zihin yetersizliğinden ve Otizm Spektrum Bozukluğundan etkilenen öğrencilerle çalışan taekwondo antrenörleri için geliştirilen özel eğitim programının etkililiğinin incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacı, zihin yetersizliğinden ve otizm spektrum bozukluğundan etkilenen öğrencilerle çalışan taekwondo antrenörleri için geliştirilen özel eğitim programının etkililiğinin incelenmesidir. Bu araştırma, nicel araştırma yöntemi deneysel modellerinden tek gruplu ön test son test modelle kurgulanmıştır. Araştırmanın katılımcıları seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme modeli ile belirlenmiş olup ölçütleri sağlayan ve araştırmaya katılmaya gönüllü 20 antrenör araştırmanın katılımcılarını oluşturmuştur. Araştırmada, öğretim programını uygulamadan önce araştırmacılar tarafından geliştirilen "Taekwondo Antrenörleri İçin Özel Eğitime Yönelik Bilgi Düzeyi Belirleme Anketi uygulanarak ön test bilgi düzeyleri ve üç oturumluk antrenman video kayıtları izlenerek araştırmacılar tarafından geliştirilen "Taekwondo Antrenörleri İçin Özel Eğitime Yönelik Davranış Değerlendirme Aracı" ile uygulama düzeylerine dair ön test verileri toplanmıştır. Antrenörlerin ihtiyaçları dikkate alınarak araştırmacılar tarafından geliştirilip uzman görüşleri ile son hali verilen özel eğitim programı, çevrimiçi olarak her gün üçer saat olmak üzere beş gün toplamda 15 saat olarak sunulmuştur. Özel eğitim programı antrenörlere sunulduktan sonra aynı şekilde bilgi düzeyi ve uygulama düzeyi son test verileri toplanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 25 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, taekwondo antrenörlerinden oluşan gruba ait öntest ve sontest değerleri arasındaki farkın anlamlılığını test etmek amaçlandığı için ankette yer alan her bir maddeyi doğru ya da yanlış cevaplama oranları dikkate alınarak işlem öncesinde ve işlem sonrasında karşılaştırılmıştır. Bu kategorik veri analizinde tekrarlı ölçümler için uygun olan yaklaşımlardan McNemar testi kullanılmıştır. Buna ek olarak betimsel bulguların sunumunda frekans (f) ve (%) değerleri de raporlanmıştır. Araştırmanın işlem öncesi ve sonrası istatistiksel olarak karşılaştırıldığında hem bilgi düzeyinde hem de uygulama becerileri düzeyinde etkili olduğu görülmektedir. Antrenörlerin bilgi düzeyleri ve uygulama becerileri kıyaslandığında bilgi düzeylerindeki artışın daha fazla olduğu söylenebilir. ANAHTAR KELİMELER: Otizm spektrum bozukluğu, Zihin yetersizliği, Taekwondo, Antrenör, Spor

Abdülhamid Ülvan
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
10
Master'sOpen AccessTR

Öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin matematik problemi çözmelerinde şema temelli problem çözme stratejisinin etkililiği

Araştırmanın genel amacı, şemaya dayalı öğretim stratejisinin öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin matematikte sözel problemleri çözme becerilerini kazanmaları ve 1., 3. ve 5 hafta sonra da sürdürmeleri üzerindeki etkililiği araştırmaktır. Araştırmada rutin problem türlerinden değişim türü problemler kullanılmıştır. Ayrıca bu araştırmada, kazanılan problem çözme performansının farklı ortamlara genelleme düzeyi ve kazandırılan stratejinin problem çözümünde kullanılışına yönelik öğretmen görüşlerini belirlemek amaçlanmıştır. Kocaeli ilinde yapılan araştırmaya öğrenme güçlüğü olan ilkokul 2. sınıfta eğitimine devam üç öğrenci katılmıştır. Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden denekler arası yoklama denemeli çoklu yoklama deseni kullanılmıştır. Araştırmada deney süreci; başlama düzeyinin belirlenmesi, şemaya dayalı öğretim stratejisinin uygulanması, öğretim sonu değerlendirme, izleme ve genelleme aşamalarından oluşturulmuştur. Şemaya dayalı öğretim stratejisi, öğretim süreci var olan bilgileri yeniden harekete geçirme, tartışma, model olma, rehberli uygulamalar ve bağımsız uygulamalardan oluşmaktadır. Öğretim adımları, ölçütler baz alınarak düzenlenmiştir. Tüm değerlendirmelerde, öğrencilere çözmeleri için 10 problem verilmiş ve öğrencilerin doğru çözdükleri problem sayısı üzerinden yüzde hesaplaması yapılmıştır. Elde edilen veriler grafiksel analiz metodundan yararlanılarak analiz edilmiştir. Bulgular; şemaya dayalı öğretim stratejisinin, öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin bir aşamalı toplama işlemleri ile çıkarma işlemlerinin bulunduğu değişim problemlerini çözebilmelerinde etkili olduğunu ve araştırmaya katılan öğrencilerin uygulama sona erdikten sonra da 1, 3 ve 5 hafta aralıklarla performanslarını devam ettirebildiklerini göstermiştir. Ek olarak genelleme verileri, öğrencilerin edindikleri becerileri sınıf ortamında genelleyebildiklerini göstermektedir. Sosyal geçerlilik verilerine bakıldığında ise öğretmenlerle gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen sosyal geçerlilik verileri, matematik problemi çözmede şemaya dayalı öğretim stratejisinin kullanımında alınan öğretmen görüşlerinin olumlu yönde olduğu görülmektedir. ANAHTAR KELİMELER: Matematik, Şemaya Dayalı Öğretim, Sözel Problem Çözme, Değişim Türü Problemler

Özgül öğrenme güçlüğü
Uğur Bozkurt
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenme güçlüğü olan ve olmayan öğrencilerin veri işleme alanındaki yeterlilik düzeylerinin karşılaştırılması

Bu araştırmada öğrenme güçlüğüne sahip olan öğrenciler ve normal gelişim gösteren akranlarının veri işleme öğrenme alanındaki yeterlilik düzeylerinin karşılaştırması amaçlanmıştır. Araştırmada ayrıca cinsiyet faktörünün başarı düzeyine etkisi olup olmadığıda incelenmiştir. Çalışma 25 öğrenme güçlüğüne sahip olan öğrenci ve 25 normal gelişim gösteren akranı olmak üzere 50 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların tümü Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilkokullarda öğrenim gören 3. sınıf öğrencileridir. Öğrenme güçlüğü olan öğrenciler ve normal gelişim gösteren öğrencilerin tümü 32 tane açık uçlu soru ve test sorularından oluşan Veri İşleme Başarı Testi ile değerlendirilmiş ve demografik bilgileri içeren kişisel bilgi formu kullanılarak bilgileri toplanmıştır. Başarı testiyle toplanan bulgular bilgisayar ortamında SPSS paket programı mann-whitey U testi ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre Veri İşleme Başarı Testinde öğrenme güçlüğüne sahip olan öğrencilerin normal gelişim gösteren akranlarına oranla anlamlı derecede düşük puan aldıkları sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin başarı testi puanları cinsiyet faktörüne göre karşılaştırıldığında her iki öğrenci grubunda da anlamlı bir fark bulunamamıştır. Araştırmanın sonuçları ilgili literatür ve teorik görüşler çerçevesinde tartışılmış, araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Grafik okuma
Hacer Akbaş
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin kaynaştırma eğitimine ilişkin tutumları ile okulların bütünleştirme uygulamalarına yönelik yeterliliğinin ilişkisi

Bu araştırmanın genel amacı okul yöneticilerinin kaynaştırma eğitimine ilişkin tutumları ile okulların bütünleştirme uygulamalarına yönelik yeterliliğinin ilişkisinin belirlenmesidir. Bu amaca yönelik olarak yapılan çalışma, betimsel araştırma modellerinden ilişkisel tarama modeli ile desenlemiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, Bolu ve Düzce illerinde görev yapan ve kaynaştırma programı yürüten 101 okul yöneticisi oluşturmuştur. Araştırmanın verileri Kaynaştırma Eğitimi ile ilgili Düşünce, Tutum, Endişe Ölçeği ve Okulların Bütünleştirme Uygulamalarına Yönelik Yeterlilik Ölçeği ve Genel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Verilerin analizinde Mann Whitney U testi ve Spearman Brown sıra farkları korelasyon tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, okul yöneticilerinin kaynaştırma eğitimine yönelik olumlu düşünce ve tutumları ile endişelerinin orta düzeyde olduğu, okul yöneticilerinin görev yaptıkları okulların bütünleştirme uygulamalarına yönelik genel yeterliğinin yüksek olduğu, okulların bütünleştirme uygulamalarına yönelik yeterliliği arttıkça, okul yöneticilerinin kaynaştırma eğitimi konusundaki endişelerinin azaldığı, okul yöneticilerinin kaynaştırma eğitimine yönelik endişelerinin lisans veya lisansüstü düzeyde özel eğitim ve kaynaştırma ile ilgili bir ders alma ve özel eğitim ve kaynaştırma ile ilgili bir hizmet içi eğitim alma durumlarına göre durumlarına göre anlamlı farklılık gösterdiği, okulların bütünleştirme uygulamalarındaki yeterliliklerinin çeşitli değişkenlere göre değiştiği belirlenmiştir.

İbrahim Karagöz
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Görme yetersizliğinden etkilenen bireye baston becerilerinin öğretiminde eş zamanlı ipucu ile öğretimin etkililiği

Bu araştırmada, görme yetersizliğinden etkilenen bireye bağımsız hareket becerilerinden, baston becerilerinden sarkaç baston tekniği ile yürüme becerisi, bastonla merdiven çıkma becerisi ve bastonla asansöre binme becerisinin kazandırılmasında eş zamanlı ipucu ile yapılan öğretiminin etkililiği araştırılmıştır. Ayrıca öğretim bittikten 7. , 14. ve 21. Gün sonra kazandığı bu baston becerilerini işlevsel hale getirip getirmediği incelenmiştir. Buna ek olarak aynı becerileri farklı ortamlarda genelleyip genelleyemediği araştırılmıştır. Araştırmada yanlışsız öğretim yöntemlerinden eş zamanlı ipucu yönteminin etkililiğini belirlemek için tek denekli araştırma modellerinden davranışlar arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmada görme yetersizliğinden etkilenen ortaokul kademesinde tam zamanlı kaynaştırma eğitimine devam eden bir öğrenci ile üç davranış öğretimi çalışılmıştır. Eş zamanlı ipucu yöntemiyle sunulan öğretimin etkililiğini değerlendirmek için araştırma süresince yoklama, öğretim, izleme ve genelleme oturumları düzenlenmiştir. Araştırma bulguları görme yetersizliğinden etkilenen bireyin öğretilen baston becerilerini eş zamanlı ipucu yöntemi ile etkili bir şekilde edindiğini göstermiştir. Yapılan öğretim sonucunda 7. , 21. ve 28. günlerde davranışın kalıcılığının sürdüğü ve aynı becerileri farklı ortamlarda da genelleyebildiği bilgisine ulaşılmıştır. Sosyal geçerlik formu verilerine göre, yapılan öğretime yönelik ebeveyn görüşlerinin olumlu olduğu belirlenmiştir.

Melike Alak
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
10
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin Otizm Spektrum Bozukluğu konusundaki bilgi düzeylerinin belirlenmesi

Bu araştırma, sınıf öğretmenlerinin otizm spektrum bozukluğu( OSB) hakkındaki bilgi düzeylerini ve farkındalıklarını tespit etmek amacıyla nitel araştırma yöntemi ile yapılmıştır. Araştırmada yarı yapılandırılmış sorular kullanılmış ve Zonguldak ili Karadeniz Ereğli ilçesinde görev yapan 22 sınıf öğretmeniyle görüşülmüştür. Öğretmenlerin OSB'li bireylerle ilgili bilgi ve deneyimlerine odaklanılmıştır. Araştırmanın bulguları, öğretmenlerin OSB'yi gelişimsel bir bozukluk olarak tanımladıklarını, otistik bireylerin sosyal becerilerde zorluklar yaşadığını ve takıntılı davranışlar sergilediklerini ortaya koymaktadır. Ancak, öğretmenler bu bozukluğa dair derinlemesine bilgiye sahip olmadıklarını ifade etmişlerdir. Eğitim materyalleri, sınıf mevcutları ve bireyselleştirilmiş eğitim planlarının (BEP) uygulanmasında karşılaşılan zorluklar öne çıkan diğer önemli bulgulardır. Öğretmenler ayrıca OSB'li öğrenciler için kaynaştırma eğitiminin önemine vurgu yapmış; ancak daha fazla bireysel destek ve uzman desteğine ihtiyaç duyduklarını dile getirmişlerdir. OSB'nin nedenlerine ilişkin görüşler, genetik faktörlerden çevresel etkenlere, dijital maruziyetten aşı tartışmalarına kadar geniş bir yelpazeye yayılmıştır. Ancak, literatür ışığında bu görüşlerin birçoğu belirsizlik içermekte ve öğretmenlerin konuya dair daha fazla bilgiye ihtiyaç duyduğu görülmektedir. Erken teşhisin önemi vurgulanmış, ailelerin teşhis süreçlerindeki kabullenme zorlukları öğretmenler tarafından belirtilmiştir. Ayrıca, aile iş birliğinin OSB'li çocukların eğitim süreçlerinde kritik bir rol oynadığı ifade edilmiştir. Bu çalışma, öğretmenlerin OSB konusunda bilgi düzeylerinin artırılması ve desteklenmesi gerektiğini, kaynaştırma eğitiminin etkili bir şekilde uygulanabilmesi için sınıf mevcutlarının azaltılması ve öğretmenlere yönelik hizmet içi eğitimlerin düzenlenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca, ailelerin bilgilendirilmesi ve eğitilmesi, OSB'li çocukların eğitim süreçlerinde önemli bir faktör olarak öne çıkmaktadır. ANAHTAR KELİMELER: Otizm spektrum bozukluğu, kaynaştırma eğitimi, bireyselleştirilmiş eğitim planı (BEP).

Emine Efe
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğrenme güçlüğü olan öğrencilere saat öğretiminde somut yarı somut soyut öğretim yönteminin etkililiği

Araştırmanın amacı öğrenme güçlüğü olan öğrencilere yönelik somut yarı somut soyut öğretim yönteminin kümülatif tekrar stratejisi ile kullanımının etkililiğini incelemektir. Araştırmada ayrıca somut yarı somut soyut öğretim ve kümülatif tekrar stratejisi yapılan saat öğretiminin farklı ortamlar, farklı kişiler ve farklı saatlere genellenme etkisi; öğretim bittikten sonra 7., 14. ve 21. günlerde yapılan izleme ölçümlerine ilişkin etkisi; ayrıca bu yöntemle gerçekleştirilen saat öğretimine yönelik katılımcıların ve ailelerin görüşlerini belirlemeye yönelik sosyal geçerliliği araştırılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni, katılımcı öğrencilerin analog saatleri doğru okuma düzeyleridir. Bu kapsamda tam saat, yarım saat, çeyrek geçe, çeyrek var ve dakika ifadelerini doğru okuma becerileri değerlendirilmiştir. Araştırmada tek denekli araştırma desenlerinden yoklama denemeli katılımcılar arası çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırma, İstanbul ilinde ikamet eden, 11 yaşlarında 5.sınıfa devam etmekte olan öğrenme güçlüğü tanısı almış iki kız bir erkek öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre somut yarı somut soyut öğretim yönteminin kümülatif tekrar stratejisi ile kullanımı, öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin saat okuma becerilerinin kazandırılmasında etkili olmuştur. Ayrıca, yöntem öğrencilerin saat okuma becerilerinin farklı ortamlar, farklı kişiler ve farklı zaman dilimlerine genellenmesinde de etkili bulunmuştur. İzleme verileri, öğretim bittikten sonra 7., 14. ve 21. günlerde yapılan ölçümlerle elde edilmiştir. Bu veriler, öğrencilerin kazandıkları saat okuma becerilerini sürdürebildiklerini göstermiştir. Öğrencilerden ve ailelerden toplanan sosyal geçerlik verilerine göre öğrenciler ve aileler somut yarı somut soyut öğretim yönteminin kümülatif tekrar stratejisinin saat öğretiminde kullanımına ilişkin olumlu görüşlerde bulunmuşlardır.

Hülya Yıldız
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenme güçlüğü olan öğrencilere ikna edici metin yazma becerisinin kazandırılmasında POW+TREE stratejisinin etkililiği

Araştırmanın amacı öğrenme güçlüğü bulunan öğrencilere ikna edici metin yazma becerilerinin öğretiminde öz düzenlemeli strateji geliştirme modeli temelinde şekillenen BOY + KSAS (POW+TREE) stratejisinin etkililiğini incelemektir. Bu amaçla araştırmada BOY + KSAS (POW+TREE) stratejisi ile yapılan öğretimlerin farklı ortam ve kişilere genelleme etkisi, öğretim tamamlandıktan bir ve iki hafta sonra izleme etkisi ve bu strateji ile ilgili öğrenci ve öğretmen görüşlerini belirlemeye yönelik veriler toplanarak sosyal geçerliği araştırılmıştır. Araştırmada tek denekli araştırma desenlerinden, katılımcılar arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Bu araştırma, Karadeniz Ereğli'deki özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde destek eğitim hizmeti alan, öğrenme güçlüğü tanısı konmuş üç ortaokul öğrencisiyle yürütülmüştür. Araştırmanın bağımlı değişkeni öğrenme güçlüğü bulunan öğrencilerin ikna edici metin yazma becerilerini gerçekleştirme düzeyleri, bağımsız değişkeni ise BOY + KSAS (POW+TREE) stratejisi ile yapılan öğretim müdahalesidir. Bu stratejinin öğretim basamakları öz düzenlemeli strateji geliştirme modelinin altı aşamasına göre planlanmıştır. Bu stratejiye göre öğretim oturumları: (1) ön bilgileri geliştirme, (2) stratejiyi tartışma, (3) stratejiyi ezberleme, (4) stratejinin modellenmesi, (5) Rehberli uygulama (6) bağımsız uygulamadır. Bu Araştırma sürecinde elde edilen veriler grafiğe işlenmiş ve görsel analiz ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda öğrenme güçlüğü olan bireylere ikna edici metin yazma becerisinin kazandırılmasında BOY + KSAS (POW+TREE) stratejisinin etkili olduğu görülmüştür. Ayrıca bireylerin kazandıkları bu beceriyi öğretim sona erdikten 1 ve 2 hafta sonra da devam ettirdikleri, farklı ortam ve kişilere genelleyebildikleri, öğretmen ve öğrencilerin BOY + KSAS (POW+TREE) stratejisi ile ilgili yapılan müdahaleye ilişkin görüşlerinin olumlu yönde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Ayşenur Topaç
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ebeveyn aracılı LEGO® oyun müdahalesinin otizmli çocukların sosyal etkileşim düzeylerine etkisi

Bu araştırmada, ebeveyn aracılı LEGO® Oyun Müdahalesinin otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan okul öncesi çocukların sosyal etkileşim davranışları üzerindeki etkisi incelenmiştir. 3-5 yaş aralığındaki üç OSB'li çocuk ve anneleriyle yürütülen çalışmada, çocukların sosyal etkileşimi başlatma, sosyal etkileşime tepki verme ve uygun olmayan sosyal etkileşim davranışlarındaki değişimleri belirlemek amacıyla katılımcılar arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Müdahalenin etkilerini değerlendirmek amacıyla, sosyal etkileşim davranışları için SEDA, OSB belirtileri için GOBDÖ-2-TV ve ebeveyn-çocuk etkileşimi için PİKOLO ölçekleri ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Ayrıca, kazanımların kalıcılığını belirlemek amacıyla izleme oturumları gerçekleştirilmiş ve genelleme verileri toplanmıştır. Bulgular, LEGO® Oyun Müdahalesinin sosyal etkileşimi başlatma ve sosyal etkileşime tepki verme davranışlarını artırıp, uygun olmayan sosyal etkileşim davranışlarını azalttığını, elde edilen kazanımların zaman içinde sürdüğünü, farklı kişiler ve oyun materyalleriyle de genellenebildiğini göstermiştir. Müdahale sürecinde çocukların dikkat sürelerinin uzadığı, oyunlarda daha fazla iş birliği sergiledikleri ve ebeveyn-çocuk etkileşimlerinin arttığı gözlenmiş; uygulama ve gözlemci güvenirliği yüksek bulunmuştur. PİKOLO bulguları ebeveyn-çocuk etkileşiminde duygusal yakınlık, duyarlılık, cesaretlendirme ve öğretme boyutlarında iyileşmeler olduğunu ortaya koyarken, GOBDÖ-2-TV sonuçları OSB belirtilerinde genel bir azalma eğilimi göstermiş, Otistik Bozukluk İndeksi puanlarındaki düşüşler dikkat çekmiştir. SEDA ise müdahale sonrasında sosyal etkileşimlerin arttığını, tepkisizliğin azaldığını ortaya koymuştur. Sosyal geçerlilik açısından hem anneler hem öğretmenler müdahaleyi eğlenceli, sürdürülebilir, günlük yaşama uygun ve etkili bulmuş; bu bulgu nitel ve nicel verilerle desteklenmiştir. Sonuç olarak, ebeveyn aracılı LEGO® Oyun Müdahalesinin OSB'li okul öncesi çocukların sosyal etkileşim, dikkat ve oyun davranışlarını desteklemede etkili, sürdürülebilir ve sosyal açıdan kabul edilebilir bir yaklaşım olduğu sonucuna varılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Otizm spektrum bozukluğu, Sosyal etkileşim, LEGO® Oyun Müdahalesi, Ebeveyn aracılı müdahale, Okul öncesi

Zühal Köse
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kaynaştırma öğrencilerinin okul başarılarının değerlendirilmesine ilişkin öğrenci, öğretmen ve ebeveyn görüşleri

Bu araştırmanın amacı, kaynaştırma öğrencilerinin okul başarılarının değerlendirilme süreçlerini derinlemesine anlamak, bu süreçlerde karşılaşılan güçlükleri ortaya koymak ve bu güçlüklerin çözümüne yönelik öneriler geliştirmektir. Bu araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji deseniyle düzenlenmiş ve örneklem, tipik durum örneklemesiyle belirlenmiştir. Araştırmada, Bolu ilinde yer alan bir ortaokuldan seçilen 10 öğrenci, 10 öğretmen ve 10 ebeveyn olmak üzere toplam 30 katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulguları, kaynaştırma öğrencilerinin özel eğitim ihtiyaçlarının çeşitlilik gösterdiğini ve bu ihtiyaçların akademik performansla doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Öğrencilerin değerlendirilme süreçlerinde kullanılan yöntemlerin, bireysel farklılıklara uygun hale getirilmesinin başarı üzerinde olumlu etkileri olduğu görülmüştür. Ayrıca, öğretmenlerin uyguladığı değerlendirme uyarlamaları, sınıf içi düzenlemeler ve materyal seçimlerinin, öğrencilerin akademik motivasyonunu artırdığı belirlenmiştir. Araştırma, aynı zamanda iş birliği süreçlerinin ve destek mekanizmalarının etkili şekilde işlemesinin, kaynaştırma öğrencilerinin gelişiminde belirleyici bir rol oynadığını göstermiştir. Öğretmen, öğrenci ve ebeveynler arasında kurulan sağlıklı iletişimin hem değerlendirme sürecinin niteliğini artırmakta hem de öğrencilerin eğitim sürecine aktif katılımını desteklediği görülmüştür. Ancak, bazı durumlarda iş birliğinin yetersiz kaldığı, ebeveynlerin bilgilendirilmesinde eksiklikler olduğu ve okul dışı kurumlarla iş birliğinin sınırlı kaldığı da dikkat çekmektedir. Araştırma kapsamında önerilen çözüm yolları arasında, öğretmenlerin değerlendirme yöntemleri konusunda hizmet içi eğitimlerle desteklenmesi ve ailelerin kaynaştırma süreci hakkında bilgilendirilmesine yönelik rehberlik faaliyetlerinin artırılması yer almaktadır.

Kaynaştırma eğitimiOkul başarısıÖzel eğitim+1
Nurullah Aygül
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Rehber öğretmen adaylarının özel eğitimde psikoljik danışma ve rehberliğe ilişkin öz yeterlik algıları

Bu araştırmanın temel amacı rehber öğretmen adaylarının özel eğitimde psikolojik danışma ve rehberlikle ilgili rolleri ve sorumluluklarına ilişkin öz yeterlik algılarını incelemektir. Bu temel amaca yönelik olarak bu araştırmada iki çalışma yer almaktadır. Araştırmanın birinci çalışmasının amacı rehber öğretmenlerin özel eğitimde psikolojik danışma ve rehberlikle ilgili rolleri ve sorumluluklarına ilişkin öz yeterlik algılarını belirlemeye yönelik geliştirilmiş olan Rehber Öğretmen Özel Eğitim Öz Yeterlik Ölçeği'nin (RÖ-ÖEÖYÖ) rehber öğretmen adayları ile geçerlik ve güvenirliğinin sınanmasıdır. İkinci çalışmanın amacı ise rehber öğretmen adaylarının özel eğitimde psikolojik danışma ve rehberlikle ilgili rolleri ve sorumluluklarına ilişkin öz yeterlik algılamalarını belirlemektir.İki bağımsız çalışmayı içeren bu çalışmada, yedi farklı üniversitenin (Ankara, Gazi, Uludağ, Marmara, Selçuk, Karadeniz Teknik ve Çukurova) Eğitim Fakülteleri bünyesindeki Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Programına birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıflarından toplam 1298 öğrenci toplam katılımcılar olarak çalışmada yer almıştır. Katılımcıların yaşları 17 ile 41 arasında değişirken, yaş ortalaması 20.58 (SS=1.6)'dir. Katılımcıların 908'i kadın, 390'ı ise erkektir. Çalışma grubu olarak belirlenen yedi üniversiteden 60 katılımcı olmak üzere toplam 420 katılımcı araştırmanın birinci çalışmasında yer almıştır. Birinci çalışmada yer alan katılımcıların yaşları 17 ile 39 arasında değişmekte, yaş ortalaması ise 29.66 (SS=1.6)'dır. Birinci çalışmada yer alan katılımcıların 224'ü kadın, 196'sı ise erkektir. Araştırmanın ikinci çalışmasında toplam 878 katılımcı yer almıştır. Katılımcıların 683'ü kadın iken, 195'i ise erkektir. İkinci çalışmada yer alan katılımcıların yaşları 17 ile 41 arasında değişirken, yaş ortalaması 20.54(SS=1.6)'dür.RÖ-ÖEÖYÖ'nün geçerlik ve güvenirliği, yapı geçerliği, madde analizi, test-tekrar-test güvenirliği ve Cronbach Alpha iç tutarlık katsayısına bakılarak değerlendirilmiştir. Bulgular, RÖ-ÖEÖYÖ'nün tek boyutta (40 madde) yeterli düzeyde psikometrik özelliklere sahip olduğunu ortaya koymuştur. Rehber öğretmen adaylarının özel eğitim öz yeterlik algılamalarına etki eden değişkenlerle öz yeterlik düzeyleri arasındaki ilişkiye dair verilen bulgular incelendiğinde; yapılan bağımsız örneklemler t-testi analizi rehber öğretmen adaylarının cinsiyetlerine göre özel eğitimdeki öz yeterlik algılarının değiştiği görülmüştür. Erkek adayların kadın adaylara göre daha yüksek öz yeterlik algısına sahip oldukları görülmüştür. Ayrıca rehber öğretmen adaylarının okudukları sınıf düzeyi arttıkça özel eğitime ilişkin öz yeterlik düzeylerinin de arttığı tek yönlü varyans analizi sonucu olarak ortaya çıkmıştır.Anahtar Sözcükler: Rehber Öğretmen Adayları, Öz Yeterlik, Özel Eğitim, Psikolojik Danışma ve Rehberlik.

Aday öğretmenlerEğitimPsikolojik danışma+8
Kenan Yüksel
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan öğrencilere çıkarma işlemi becerisinin öğretiminde sanal-yarı somut-soyut öğretim stratejisinin etkililiği

Araştırmanın amacı otizm spektrum bozukluğu olan öğrencilere çıkarma işlemi becerisinin öğretiminde VRA stratejisinin etkililiğini belirlemektir. VRA stratejisi ile yapılan öğretimlerin farklı ortam ve farklı kişilere genelleme etkisi, öğretim sona erdikten iki hafta sonraki izleme etkisi ve bu strateji hakkında öğrencilerin ve öğretmenlerinin görüşlerini belirleyeme yönelik sosyal geçerliliği araştırılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri öğrencilerin çıkarma işlemi becerilerini gerçekleştirme düzeyleri; bağımsız değişkeni ise VRA stratejisi ile yapılan öğretimdir. Araştırmada tek denekli araştırma yöntemlerinden yoklama denemeli denekler arası çoklu yoklama modeli kullanılmıştır ve yaşları 8-9 arasında değişen, otizm spektrum bozukluğu tanısı almış üç öğrenci araştırmanın deneklerini oluşturmuştur. Her bir işlem için belirlenen denek ile farklı zamanlarda, seçilen doğrudan öğretim yöntemi basamaklarına göre bire oturumlar gerçekleştirilmiştir. Bu oturumlarda veri toplamak için araştırmacı tarafından hazırlanan formlar kullanılmıştır ve oturumlar video kamera ile kayıt altına alınmıştır. Sosyal geçerlik verileri için öğretmen ve öğrencilerden ayrı ayrı veriler toplanmıştır. Araştırmanın sonucunda otizm spektrum bozukluğu gösteren öğrencilere çıkarma işlemi becerisinin öğretiminde VRA stratejisi ile yapılmış öğretimlerin etkili, kalıcı ve genellenebilir olduğu görülmüştür.

Nurcan Sakarya
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Zihin yetersizliğinden etkilenen öğrencilere diş muayenesi davranışlarının öğretiminde video modelle öğretimin etkililiği

Bu araştırmanın amacı, ilkokul birinci kademeye devam eden ve yaşları 8–9 arasında değişen zihin yetersizliği tanısı bulunan üç öğrencinin diş muayenesi sırasında sergilemeleri gereken davranışların video modelle öğretimin etkili olup olmadığını, öğretim sona erdikten sonraki 1., 2. ve 4. haftalarda sürdürülüp sürdürülmediğini ve farklı ortam ile materyallere genellenip genellenmediğini belirlemektir. Araştırmada tek denekli araştırma yöntemlerinden yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmış ve model katılımcılar arası yinelenmiştir. Başlama düzeyi, uygulama, yoklama, izleme, genelleme ve sosyal geçerlik verileri araştırmacılar tarafından geliştirilen formlar aracılığıyla toplanmıştır. Öğretim oturumları tamamlandıktan sonra katılımcıların edindikleri davranışların sürdürülme düzeyi belirlemek amacıyla 1., 2. ve 4. haftalarda izleme oturumları düzenlenmiştir. Ayrıca katılımcıların öğrendikleri davranışları farklı ortam ve materyallere genelleyebilme düzeyleri de değerlendirilmiştir. Araştırmada sosyal geçerlik verileri, katılımcıların ebeveynleri ve öğretmenlerinden öğretim öncesi ve sonrasında alınan görüşler aracılığıyla toplanmış; bu veriler, uygulamanın sosyal açıdan kabul edilebilirliğini belirlemek amacıyla betimsel analiz tekniğiyle incelenmiştir. Öğretim oturumlarından elde edilen veriler ise grafiksel analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir. Araştırma bulguları, katılımcıların hedeflenen diş muayenesi davranışlarını video modelle öğretim aracılığıyla edindiklerini ve bu becerileri öğretim sona erdikten 1., 2. ve 4. haftalarda da sürdürdüklerini göstermektedir. Ayrıca katılımcıların öğrendikleri davranışları farklı toplumsal ortamlarda ve materyallerle sergileyebildikleri, yani genelleme gerçekleştirdikleri belirlenmiştir. Sosyal geçerlik bulguları, katılımcıların ebeveynlerinin ve öğretmenlerinin uygulamaya ilişkin görüşlerinin olumlu olduğunu, yöntemin hem etkili hem de uygulanabilir bulunduğunu ortaya koymuştur. Bu doğrultuda, video modelle öğretim yönteminin zihin yetersizliği olan bireylere diş muayenesi davranışlarının kazandırılmasında etkili, kalıcı ve sosyal açıdan kabul edilebilir bir yöntem olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Gül Akgül
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Otistik bozukluğu olan çocuğa sahip ebeveynlerin öz yeterlik algılarının belirlenmesi

Bu araştırmada otistik bozukluk gösteren çocuğa sahip ebeveynlerin öz yeterlik algılarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ilk olarak Ebeveyn Bilgi Formu ve Ebeveyn Öz Yeterlik Belirleme Ölçeği ile otistik bozukluğu olan çocuğa sahip ebeveynlerin öz yeterlik algıları araştırılmıştır. Araştırmanın katılımcıları, ülkemizdeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Otistik Çocuklar Eğitim Merkezleri' ne devam eden otistik tanısı konulmuş çocukların ebeveynlerinden oluşmuştur. Araştırmanın gerçekleşmesinde Otistik Çocuklar Eğitim Merkezleri'nde öğrenim gören 22 merkezdeki 1109 öğrenci ebeveynine ?Ebeveyn Öz Yeterlik Ölçeği? (EÖYÖ) ulaştırılmış, 325'i (% 80) anne, 81'i (% 20) baba olmak üzere 418 ebeveynden dönüt alınmıştır. Yedi ebeveyn EÖYÖ eksik doldurduğundan araştırma dışında tutulmuş, eksiksiz doldurulan 411 veri toplama aracı ile elde edilen veriler kullanılmıştır.Araştırmaya katılan ebeveynlerin 326'sı (% 81) çekirdek aile, 78'i (% 19) ise geniş aileden oluşmaktadır. Araştırma evreninin 325'i (% 79,85) erkek öğrencilerden, 82'si (% 20,15) ise kız öğrencilerden oluşmaktadır.Araştırmada elde edilen sonuçlara göre; ebeveynlerin öz yeterlik algıları genel olarak ortalamanın biraz üzerinde bulunmuştur. Ebeveynlerin öz yeterlik algıları, otistik bozukluğu olan çocukların cinsiyetine, yaşına, tanılama yaşına, eğitim aldığı süreye, ebeveynlerin anne baba olma durumlarına, ebeveynin yaşına, geniş aile ya da çekirdek aile oluşuna, ailedeki çocuk sayısına ve ailede özel gereksinimli birey olup olmadığına göre farklılık göstermemektedir.

AileEbeveynlerEngelli kişiler+4
Yücel Beral
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Zihinsel yetersizliği olan ilköğretim kaynaştırma öğrencilerine yabancı dil öğretiminde eşzamanlı ipucuyla sunulan bireysel destek eğitimin etkililiği

Bu çalışma ile, zihinsel yetersizliği olan ilköğretim okulu dördüncü sınıf kaynaştırma öğrencilerine yabancı dil öğretiminde eşzamanlı ipucuyla sunulan bireysel destek eğitimin etkililiği araştırılmıştır. Aynı zamanda eşzamanlı ipucuyla sunulan bireysel destek eğitimin araç gereçler arası genelleme etkisi ve izleme etkisi de incelenmiştir.Tek denekli araştırma yöntemlerinden, davranışlar arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli ile tasarlanan araştırma, iki zihinsel engelli tanısı konmuş kaynaştırma öğrencisi ile yürütülmüştür. Araştırmada her deneğe üç farklı sözcük grubunun (kıyafetler, renkler ve vücudun bölümleri) İngilizce karşılıkları öğretilmiştir. Araştırmanın yoklama, öğretim ve izleme oturumlarında İngilizce karşılıkları öğretilecek olan sözcüklerin resimleri kullanılmıştır.Araştırmanın genelleme oturumlarında öğretilecek kıyafet isimleri için gerçek kıyafetler, renk isimleri için kuru boya kalemleri ve vücudun bölümleri isimleri için ise uygulamacının kendi vücudunun bölümleri kullanılmıştır. Genelleme oturumları her iki denekle de uygulama bittikten bir hafta sonra gerçekleştirilmiştir. İzleme oturumları ise uygulama bittikten sonra 5, 10, 15 ve 35 gün sonra gerçekleştirilmiştir. Genelleme ve izleme oturumları tıpkı yoklama oturumları gibi düzenlenmiştir.Yoklama, öğretim, izleme ve genelleme oturumlarının hepsinde öğrencilerin doğru tepkileri pekiştirilmiştir. Yanlış tepkiler ise öğretim oturumlarında hata düzeltmesi ile sonuçlandırılırken, yoklama, izleme ve genelleme oturumlarında görmezden gelme ile sonuçlandırılmıştır.Araştırmanın bulguları, eşzamanlı ipucuyla gerçekleştirilen bireysel destek eğitiminin, kaynaştırma öğrencilerine yabancı dil öğretiminde etkili olduğunu göstermektedir. Araştırmaya katılan denekler öğrenmiş oldukları sözcüklerin İngilizce karşılıklarını söyleme becerisini farklı araç-gereçlerden oluşan başka öğretim setlerine genelleyebilmişlerdir. Bu araştırma, eşzamanlı ipucu öğretim yöntemiyle sunulan bireysel destek eğitim hizmetlerinin araç gereçler arası genellemede ve kalıcılıkta etkili olduğunun bir göstergesidir. Araştırmada, uygulama güvenirliği ve gözlemciler arası güvenirlik verileri de toplanmış ve her iki güvenirlik verileri de yüksek düzeyde bulunmuştur.

Bireysel destekleyici eğitimEş zamanlı ipucuyla öğretimKaynaştırma eğitimi+6
Sevilay Çulha
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Otistik özellikler gösteren çocuklara eşzamanlı ipucuyla öğretim ile eşzamanlı ipucuyla öğretim ve video modelle öğretimin birlikte sunulmasının etkilerinin karşılaştırılması

Otistik özellikler gösteren bireylerin eğitiminde yaygın olarak kullanılan tepki ipucu yöntemleri etkili öğretim uygulamaları arasında yer almaktadır. Ancak son yıllarda otistik özellikler gösteren bireylerin görsel uyaranları daha kolay algıladıkları ve işledikleri, dolayısıyla görsel destek ve ipuçlarının otistik özellikler gösteren bireylerin; çevrelerini algılama, iletişim kurma, günlük rutinleri gerçekleştirme, yeni beceri öğrenme ve bağımsız yaşamlarını destekleme gibi durumlarda yararlı olduğu ifade edilmektedir. Buradan hareketle tepki ipucu yöntemleri ile görsel uyaranların bir arada kullanılmasının öğretimsel verimliliği artırmada etkisi olup olmadığı tartışılmaktadır.Bu araştırmada, otistik özellikler gösteren çocuklara yiyecek-içecek hazırlama becerilerin öğretiminde eşzamanlı ipucuyla öğretimin yalnız sunulduğu ve video modelle birlikte sunulduğu öğretim uygulamalarının etkililik ve verimliliklerinin farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Ayrıca çalışmaya katılan deneklerin anne-babalarının ve öğretmenlerinin görüşlerine ilişkin toplanan verilere dayalı olarak çalışmanın sosyal geçerliği belirlenmiştir.Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden uyarlamalı dönüşümlü uygulamalar kullanılmıştır. Çalışma otistik özellikler gösteren 5-6 yaş aralığında dört erkek öğrenci ile yürütülmüştür. Öğrencilerden üçü Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü Gelişimsel Yetersizlik Uygulama Birimi'nde grup eğitiminden, biri ise bire-bir eğitim hizmetinden yararlanmaktadır.Araştırmada öğrencilere öğretilecek hedef davranışlar ?kakaolu süt hazırlama-sandviç hazırlama?, ?toz içecek hazırlama-çikolatalı ekmek hazırlama?, ?mısır patlatma-sıcak çikolata hazırlama?, ve ?çikolatalı ekmek hazırlama-kahvaltı gevreği hazırlama? becerileridir.Araştırmanın etkililik bulguları, otistik özellikler gösteren dört denekten üçünün hedef davranışlarını her iki uygulamayla da ölçütü karşılar düzeyde öğrendiklerini göstermiştir. Dördüncü denekte video modelle birlikte sunulan eşzamanlı ipucuyla öğretimin öğretim uygulamasının daha etkili olduğu gözlenmiştir. Dördüncü denekte eşzamanlı ipucuyla öğretimin yalnız sunulduğu öğretim uygulamasıyla üzerinde çalışılan beceride belirli bir düzeyde öğrenme gerçekleşmiş olmasına rağmen ölçüt karşılanamamıştır. Deneklerin tümünde iki uygulama arasında kalıcılık ve genelleme etkisi bakımından önemli bir farklılık olmadığı görülmüştür. İki öğretim uygulaması verimlilik açısından karşılaştırıldığında; elde edilen bulguların tüm deneklerde tutarlı bir biçimde yinelenemediği görülmektedir. Çalışmaya katılan deneklerden birinde tüm parametreler açısından eşzamanlı ipucuyla öğretimin yalnız sunulduğu öğretim uygulaması daha verimli olmuştur. Deneklerden üçünde video modelle sunulan eşzamanlı ipucuyla öğretimin ölçüt karşılanıncaya kadar gerçekleşen oturum sayısı ve deneme sayısı açısından yalnız sunulan eşzamanlı ipucuyla öğretime kıyasla daha verimli olduğu görülmüştür. Verimlilik bulguları, yanlış tepki oranı açısından değerlendirildiğinde, deneklerden ikisinde video modelle sunulan eşzamanlı ipucuyla öğretimin daha verimli olduğu görülürken; diğer iki denekte ise, yalnız sunulan eşzamanlı ipucuyla öğretimin video modelle sunulan eşzamanlı ipucuyla öğretime kıyasla daha verimli olduğu görülmüştür. Başka bir deyişle, bu çalışmada eşzamanlı ipucuyla öğretimin yalnız sunulduğu öğretim uygulamasıyla video modelle birlikte sunulduğu öğretim uygulaması arasında verimlilik değişkeni açısından önemli bir fark görülmemiştir.Araştırma bulguları, deneklerin anne-babalarının ve öğretmenlerinin her iki uygulamayla da öğretim sunulması konusunda olumlu görüşler ifade ettiklerini göstermiştir.Anahtar Kelimeler: Eşzamanlı ipucuyla öğretim, etkili öğretim, otizm, video modelle öğretim.?

Eş zamanlı ipucuyla öğretimOtistik çocuklarVideo destekli öğretim+1
Derya Genç
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2010
00