
37
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Nurettin Rüşdü ve Cadaloz gazetesi
II. Meşrûtiyet döneminde Osmanlı imparatorluğu'nda basında meydana gelen patlamadan mizah basını da payını almıştır. Bu dönemde hem geleneksel tarzda hem de Batılı anlamda mizah gazeteleri yayınlanmıştır. Mizah gazeteleri yalnızca yazı karakterli değil beraberinde olmazsa olmazı olan karikatürleri de beraberinde kullanmıştır. Cadaloz Gazetesi 1911 yılında Nurettin Rüştü ve Haydar Rüştü tarafından yayımlanmaya başlanan bir mizah gazetesidir. Gazete mizah gazetesi olmakla beraber dönemin sosyal, ekonomik, siyasal, toplumsal konularını haftada iki gün yayın yaparak değerlendirmiştir. Cadaloz Gazetesi geleneksel tarzda yayın yapan bir mizah gazetesidir. Cadaloz Gazetesi sadece içeriğiyle değil aslında karikatürleri ile de dönemin güncel olaylarını anlatan bir gazetedir. Tezimizde de karikatürler değerlendirilirken siyasi içerikli olanlar ve toplumsal içerikli olanlar diye iki başlık halinde yansıtılmıştır. Anahtar Sözcükler: Mizah, Karikatür, Cadaloz Gazetesi, Nurettin Rüştü
42 Numaralı Vidin Şer'iyye Sicil Defteri'nin transkripsiyonu: H. 1144 - 1146 / M. 1732 - 1733
42 numaralı Vidin Şer'iye Sicili H.1144-1146 / M.1732-1733 senelerini ihtiva etmektedir. Bu Şer'iye Sicili XVIII. yüzyıl Osmanlı Devleti'ne tabi Vidin kazasında meydana gelmiş olup, mahkemede sonuçlanan bütün olayları ele almaktadır. Vidin halkının miras, evlenme, boşanma, şikâyet, ölüm, vergi, halkın birbirleriyle olan ilişkileri, İslamiyet'e geçiş gibi konular detaylı bir şekilde yer almakla birlikte, Vidin kazasının sosyo-ekonomik, demografik, kültürel, hukuki, askeri ve benzeri özelliklerine de gözler önüne sermektedir. Transkripsiyon ve değerlendirmesini yaptığımız 42 numaralı Vidin şer'iye sicili toplam 232 hükümden oluşmakla birlikte bu hükümlerin 76 adet tereke, 28 ferman, 5 buyruldu, 98 hüccet, 11 ilam, 6 maruz, 2 mektup, 1 Arapça, 3 arzuhal, 2 berat gibi konunları ele almaktadır. Anahtar Kelimeler Osmanlı Devleti, Vidin, Şer'iye Sicili, Mahkeme, Kadı,
99 numaralı mühimme defteri transkripsiyonu ve değerlendirmesi (91-180)
Mühimme Defterleri, Divan-ı Hümayun toplantılarında görüşülen iç ve dış konulara ait siyasi, askeri, kültürel, ekonomik kararların kaydedildiği defterlerdir. Bu defterler Osmanlı Devleti'nin merkez ve taşra teşkilatındaki idari ve askeri organların yapısı, karşılıklı ilişkileri hakkında önemli bilgiler içerir. Mühimme Defterleri, XVI. Yüzyılın ortalarından XX. Yüzyılın başlarına kadar ki dönemi kapsayan önemli tarihi kaynaklardır. Ayrıca komşu ülkeler ile Avrupa, Rusya, Ortadoğu, Kafkaslar, Kuzey Afrika, Arabistan Yarımadası hakkında önemli bilgiler içerir. '99 No'lu Mühimme Defterinin Transkripsiyonu ve Değerlendirilmesi' başlığını taşıyan yüksek lisans tezi, II. Süleyman'nın saltanatı (1687-1691) yılları içinde yer alan,1688-1689 yıllarında tutulmuş olan Mühimme defterinin, transkripsiyonu, değerlendirilmesi ve tasnifini içermektedir. Defter; 1688-1689 Osmanlı Tarihinin genel profiline uygun olarak, Belgrad, Vidin, Avlonya gibi Balkanlarda yüzyıl içinde Avusturya ile mücadeleye sebeb olan beldelerin, savunulması, bu savunmalar için gerekli olan mühimmat ve askerin tedariki, bunlarla ilgili, Osmanlı'nın kendi kuvvetlerine, ya da ona tâbi olan Erdel kralı, Eflak voyvodası, Boğdan voyvodası ve Kırım hanlarına gönderilen hükümleri içermektedir. Buna ek olarak bu dönemde oldukça yaygın olan eşkıyalık faaliyetleri, devlet görevlilerinin müsbet ya da menfî çeşitli faaliyetleri, kilise tamirleri, halkın korunması, görev tevcîhi, asker kaçakları ve halka yaptıkları vs. gibi birçok konu defterde bulunmaktadır. Anahtar kelimeler: Mühimme, Mühimme Defterleri, Divân-ı Hümâyûn, Eşkıyalık
10 Numaralı Vidin Şer'iye Sicili Defteri'nin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi
Osmanlı tarihinin önemli belgelerinden olan Şer'îyye Sicilleri, geçmişin daha iyi anlaşılması için başvurulması gereken ilk elden kaynaklardır. Şer'îyye Sicilleri siyasi, içtimai, askeri, iktisadi, sosyal, kültürel, hukuki vb. konularda önemli bilgiler içermektedir. Bu çalışmanın konusu 10 Numaralı Vidin Şer'îyye Sicil defterinin (H. 1142-1145/M. 1729-1732) transkripsiyonu ve değerlendirmesidir. Çalışmanın hedefi belgeler ışığında Balkan tarihinin daha da iyi anlaşılmasına bir nebze de olsa katkı sağlamaktır. Araştırma, 10 Numaralı Vidin Şer'îyye Sicil defterinin transkripsiyonunu temel alıp bununla beraber Osmanlı hukukuyla alakalı farklı konu başlıklarını da içermektedir. Araştırmanın Balkan tarihi için yapılacak olan çalışmalara bir kaynak olması amaçlanmıştır. Defterin transkripsiyonu yapılarak bölgenin sosyal, ekonomik, siyasi, idari, iktisadi, hukuki, kültürel vb. alanları hakkında bilgi sahibi olunması amaçlanmıştır.
Tanzimat'ın Hakkari'de uygulanması
Tanzimat dönemi sosyal, ekonomik, idari, kültürel ve siyasi tarihimiz açısından bir dönüm noktasıdır. Bu devrin en önemli özeliklerinden biri de merkez ve taşra idarelerinde yapılan değişikliklerdir. Hiç şüphesiz modern anlamdaki Türk İdare Sisteminin oluşumunda, yapılan bu değişikliklerin etkisi büyüktür. Bu tezimizde, Tanzimat Fermanının Doğu Anadoluya özellikle Hakkâri Bölgesine etkileri ele alınmıştır. 3 Kasım 1839'da ilan edilen Gülhane Hattı devlet anlayışı ve idaresinde modernleşmenin başlangıcı ve temelidir. Tanzimat Devri bir bürokrasi devri olacaktır. Reşit Paşa, devlet otoritesini, ıslahatı uygulayacak bürokrasinin elinde toplamak suretiyle devleti modernleştirecegine inanıyordu. Bu durum daha sonraları, Yeni Osmanlılar tarafından bu bürokrasinin temsilcilerine karşı açılan mücadeleye bir hürriyet mücadelesi rengini vermiştir. Devletin son bir asırlık tarihinde memleketi ileri götürmek isteyen ıslahatçılar karşılarına dikilen engelleri yenmek için her şeyden önce fazlasıyla merkeziyetçi bir idare ve ona hizmet eden bir bürokrasi yaratmaga çalısmışlardır. Şunu da göz ardı etmemek gerekir ki, bir asırdan beri modernleşme çabalarının başarıları kadar pek çok ağır sorunlar da belki bu özellige bağlanabilir. 1845-1847 yılları arasında uzun süre devleti meşgul etmiş olan bu isyan hareketleri Bölgenin coğrafi ve sosyo-politik yapısını dikkate aldığımızda Tanzimat'ın Hakkâri ve çevresinde uygulanmasını zorlaştıran nedenlerin başlıcalarıdır. Tanzimat'ın Hakkâri ve çevresinde uygulaması sırasında yaşanan güçlükler isyancı bazı Kürt beylerinin bölgeden uzaklaştırılmalarından sonra da devam etmiştir. Hükümetçe alınan her türlü önlem ve iyi niyet çabalarına rağmen Tanzimat'ın Hakkâri ve çevresinde uygulanması şeklen gerçekleştiyse de hiçbir zaman uygulama alanı bulamamıştır.
99 numaralı mühimme defteri transkripsiyonu ve değerlendirmesi(1-90)
Divan-i hümayun kayıtlarının tutulduğu defterlere Mühimme Defterleri denilmektedir. Divan-ı hümayun toplantılarının kaydedildiği defterlerden biri olan Mühimme defterleri siyasi, sosyal ve askeri tarih gibi birçok konuda temel kaynak olma vasfını taşırlar. Mühimme Defterleri; Dîvân-ı Hümâyûn'da görüşülüp alınan kararların önemli olanları için yazılan fermân ve nâmelerin kaydedilmeleriyle ortaya çıkmış bir defter serisidir. Bu defterler, dîvândan çıkan karaların bir sûretinin kaydedildiği defterler olmaları açısından tarih araştırmaları için çok önemli kaynaklardır. Çünkü devletin idârî ve askeri organlarının yapısı, siyâsî konumu, içtimâî ve iktisâdî yansımaları bu defterlerde görülebilmektedir. 99 No'lu Mühimme Defterinin Transkripsiyonu ve Değerlendirmesi (1-90 ) başlığını taşıyan yüksek lisans tezi, II. Süleyman'nın saltanatı (1687-1691) yılları içinde yer alan,1688-1689 yıllarında tutulmuş olan Mühimme defterinin, transkripsiyonu, değerlendirilmesi ve tasnifini ihtiva etmektedir. Defter; 1688-1689 Osmanlı Tarihinin genel profiline uygun olarak, Belgrad, Vidin, Avlonya gibi Balkanlarda yüzyıl içinde Avusturya ile mücadeleye sebeb olan beldelerin, savunulması, bu savunmalar için gerekli olan mühimmat ve askerin tedariki, bunlarla ilgili, Osmanlının kendi kuvvetlerine, ya da ona tâbi olan Erdel kralı, Eflak voyvodası, Boğdan voyvodası ve Kırım hanlarına gönderilen hükümleri içermektedir. Buna ek olarak bu dönemde oldukça yaygın olan eşkıyalık faaliyetleri devlet görevlilerinin müsbet ya da menfî çeşitli faaliyetleri, kilise tamirleri, halkın korunması, görev tevcîhi, asker kaçakları ve halka yaptıkları zulümler vs. gibi birçok konu defterde bulunmaktadır. Anahtar kelimeler: Mühimme, Mühimme Defterleri, Divân-ı Hümâyûn, Eşkıyalık
İran'da siyasi ve ekonomik çıkar çatışmaları
İran bölgede siyasi anlamda bütün süper güçlere karşı topraklarını her zaman korumaya çalışmıştır. Fakat zaman zaman bu konumunu kaybetmiştir. Kaybettiği konumunu toparlamaya, sıfırdan başladığı dönemler de olmuştur. Hiçbir zaman asla kendi doğrularından vazgeçmemiştir. 20.Yüzyılında ülkenin jeopolitik ve petrol yataklarının bol olması sebebi ile uluslararası arenada kendine has ve özgü bir duruş sergilemiştir. Birinci ve İkinci Dünya Savaşları sırasında süper güçlerin saldırılarına maruz kalmıştır. Ancak hiçbir zaman da taviz vermemeye çalışmıştır. İran her zaman ülkenin toprak bütünlüğünü korumaya ve güçlü olmaya çaba sarf etmiş ve aynı zamanda, yaşanan karışıklıklara karşı direnmeye çalışıyordu. Sıkıntılı dönemleri atlatmaya çalışmıştır. Iran dönem dönem ekonomik sebeplerden dolayı batılı ülkelerle petrol çıkarmada ilişkilerini sıcak tutmaya çalışmıştır. 1925–1979 yılları arasındaki dönem ise Pehlevi sülalesinin İran tahtında bulunduğu dönemdir. Pehlevi sülalesinin İran tahtında bulunduğu süre içinde geçen en buhranlı dönem, İkinci Dünya Savaşı yıllarıdır. 1938 yıllarından sonra İran'da Alman tesiri şiddetli bir şekilde kendisini hissettirmeye başlamış, bunun neticesinde İran'da pek çok Nazi-Almanya'sının teknisyenlerinin bulunması, başta İngiltere olmak üzere müttefik devletleri tedirgin etmiştir. Bununla başlayan gerginlik, 1952 senesinde İran'ın İngiltere ile diplomatik ilişkilerini kesmesine kadar ilerledi. İran Başbakanlarından Musaddık'ın yönetimin başında bulunduğu dönemlerde İran Komünist Partisi olan Tudeh'e büyük tavizler vermesi ve bunları Batıya karşı koz olarak kullanmaya çalışması, memlekette huzursuzluklar meydana gelmesine sebep olmuştur. Bunun üzerine Şah, Musaddık'ı başbakanlıktan azlederek yerine General Zahid'i tayin etmiş ve batıya karşı yönetimi kurtarmaya çalışmıştır. Şah bir müddet sonra kendisine yardımcı olan ülkelerin petrol şirketleriyle anlaşarak, yabancıların İran petrollerinden önemli paylar almasına razı olmak mecburiyetinde kalmıştır. Buna rağmen, İran petrol gelirleri eskiye oranla oldukça iyi bir duruma gelmiştir. Bu geliri akıllıca kullanan Şah, ülkesinde yeni reformlar gerçekleştirmek için çalışmalar başlatmıştır.
1876-1909 Balkan vilayetlerindeki ormanlar ve ormancılık faaliyetleri
İnsanlık tarihinin en eski ticaret ve üretim alanlarının en temel hammaddesi olan orman ürünleri Mezolitik Çağ'dan beri işlenmektedir. Bu açıdan değerlendirildiğinde orman ürünlerine bağlı olarak ahşap oymacılığı, işlemeciliği, mobilya tasarımı ve ahşap mimarisi önemli bir gelişme sağlamıştır. Bunun yanısıra tarihin en eski devirlerinden günümüze kadar insanlığın vazgeçilmez ısınma ve pişirme yöntemlerinde de önemli bir yakıt olarak odun, kereste, çıra gibi orman ürünleri kullanılmıştır. Bundan dolayı binlerce yüzyıldır orman ürünlerine bağlı olarak gelişen ormancılık faaliyetleri çok önemli bir yer tutmaktadır. Sanayi İnkılabı ile birlikte ormancılık faaliyetleri gerek hukuki gerekse bilimsel açıdan modernize edilerek orman, botanik bilimleri üzerine araştırma yapan bölümler ve ormancılık faaliyetlerinin çağdaşlaştırıldığı teknik okullar açılmıştır. Sanayi İnkılâbına bağlı olarak ortaya çıkan çeşitli sanayi kollarında üretimin sağlanması için çok amaçlı olarak kullanılan tabii zenginliklerin başında hiç kuşkusuz orman ürünleri gelmektedir. Sanayi İnkılâbı'nda orman ürünleri pişirme amaçlı bir yakıt aracı olarak kullanıldığı gibi mobilya endüstrisinin vazgeçilmez hammaddesi olarak da kullanılmıştır. Yine aynı dönemlerde yaşanan hızlı nüfus artışı, köylerden şehirlere doğru yaşanan göçler sonucunda ısınma ve barınmayı sağlamaya yönelik en önemli ihtiyaçlardan birisi olarak yine orman ürünleri kullanılmıştır. Sanayi İnkılâbı ile ormancılık artık kırsal bir üretim aracı olmaktan çıkmış aynı dönemlerde kâğıt üretimi, mobilyacılık, çeşitli sanayi kollarında yaşanan artış nedeniyle uluslararası ticarete yön veren bir faaliyet haline gelmiştir. 20. Yüzyılın başlarında özellikle İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya, Norveç gibi ülkeler orman ürünleri üretiminde uluslararası ticarete yön veren ülkeler olmuştur. Bu yüzyılda orman ürünleri küresel ticarete yön veren maddelerden biridir. Bu sebepten dolayı Avrupa ülkeleri 19. yüzyılın başlarından itibaren orman ürünleri ve ormancılık faaliyetlerine yönelik kurumsallaşmaya giderek bu alanda hukuksal düzenlemeler yapmıştır. Osmanlı Devleti ise Kuruluş döneminden yıkılış dönemine kadar geçen süreç içerisinde ormancılık faaliyetlerine ya da orman ürünleri üretimine pekte önem vermemiş, bu üretim alanını sadece kırsal bölgelerde vergilendirme aracı, savaş ve saray ihtiyaçlarını karşılama aracı olarak görmüştür. Tanzimat Dönemi'yle birlikte ormanların tabii ve maddi değerinin anlaşılmaya başlamasıyla Osmanlı Devleti ormanlara yönelik müstakil nizamnameler, kanunnameler yayınlamıştır. Orman Umumi Müdürlüğü, Orman Taşra Teşkilatı ve Orman Mektebi'ni kurarak ormanların korunmasında hassasiyet gösterilmeye başlanırken diğer taraftan kereste açısından zengin ormanların ihale yoluyla satışları gerçekleştirilmiştir. Tezimizde 1876-1909 yılları arasında Osmanlı Devleti'nin Balkan coğrafyasındaki ormanalanları, ormancılık faaliyetleri, ormancılığa dair idari ve hukuki düzenlemeleri ile ormandan elde edilen gelirleri bölümler ve alt başlıklar halinde ele almıştır.
Türkiye'de ara rejim dönemleri (1960-1973)
Türkiye, 1923'te Cumhuriyetin ilanından İkinci Dünya Savaşı'nın sonuna kadar, 22 yıl tek partili sistemle yönetilmiştir. 1945'te iç ve dış şartların zorlamasıyla çok partili sisteme geçilmiş ve bu süreçte Demokrat Parti kurulmuştur. 14 Mayıs 1950 genel seçimleri sonucu Demokrat Parti, 27 yıllık Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminden sonra iktidara gelmiştir. Demokrat Parti, ilk döneminde birçok alanda ve özellikle ekonomide ciddi başarılar sağlamıştır. Ancak, 1950'li yılların ikinci yarısından itibaren olumsuzluklar baş göstermiş; ülke hızla siyasi ve ekonomik krize doğru gitmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi ile bir kısım aydın-bürokrat ve basının da kışkırtmasıyla, Demokrat Parti gittikçe muhalefete karşı sert tedbirlere başvurmuştur. Ordu içerisinde örgütlenen bazı subaylar, ülkenin içerisinde bulunduğu kriz ortamını gerekçe göstererek 27 Mayıs 1960 darbesini gerçekleştirmişlerdir. Demokrasinin rafa kaldırıldığı ve ülkenin Milli Birlik Komitesi eliyle yönetildiği bir ara rejim dönemi oluşturulmuştur. Bu dönemde siyasi faaliyetler yasaklanmış, Demokrat Parti kapatılmış ve Demokrat Parti yöneticileri yargılanarak cezalandırılmışlardır. Bu süreçte yeni bir anayasa hazırlanmış ve tekrar Ekim 1961'den itibaren demokrasiye geçilmiştir. 1965 seçimlerine kadar ülke, koalisyon hükümetleri tarafından yönetilmiştir. 1965 seçimlerinde Adalet Partisi'nin tek başına iktidara gelmesinden sonra, 1968 gençlik hareketi ile başlayan siyasi kriz ve şiddet gittikçe artmıştır. Artan terör olaylarını bitirmek ve reformları uygulamak gerekçesi ile 12 Mart 1971'de Silahlı Kuvvetler bir muhtıra vermiştir. Bunun üzerine hükümet istifa etmiş ve askerlerin himayesinde yeni bir hükümet kurulmuştur. 12 Mart 1971 müdahalesinden sonra, askerler doğrudan yönetimi ele almamışlardır. Askerin himayesinde oluşturulan ara rejim döneminde de sorunlar ve şiddet bitmemiştir. Bazı partiler kapatılmış ve tutuklamalar yaşanmıştır. Nihayetinde Ekim 1973 seçimleri ile ara rejim dönemi sona ermiştir. Anahtar Kelimeler: Demokrasi, cumhuriyet, darbe, askeri yönetim, ara rejim.
Klasik Türk şiirinde bahçe ve unsurlarının anlamsal ilişkileri
Bahçe ve unsurları klasik Türk şiirinin başlangıcından itibaren en çok kullanılan dış dünya unsurlarıdır. Bugüne kadar bahçe ve unsurlarıyla ilgili olarak birçok çalışma yapılmış olup bu çalışmalar genelde makale düzeyinde kalmıştır. Hâlbuki klasik Türk şiirini etkileyen en önemli dış dünya faktörü olan bahçe ve unsurları, makalelerle hatta birkaç eserle anlatılamayacak kadar kapsamlıdır. Makalelerde ve bazı eserlerde bahçe ve unsurlarından biri ya da bir türü ele alınmıştır. Bahçe ve unsurlarından herhangi biriyle ilgili yazılan bir eser diğerlerine dair yeterli ve gerekli bilgiyi vermez. Bundan dolayı tezde bahçe ve unsurları bir bütün olarak ele alınmış, bahçe ve unsurlarının diğer kelimelerle olan anlam ilişkileri irdelenmiştir. Bahçe ve unsurlarıyla ilgili yapılan çalışmalarda genelde bahçe unsurlarının yan başlık olarak kullanıldığı gözlenmiştir. Tezimizde bunun tersi yönünde bir yol izlenmiştir. İncelenen divanlardan seçilen nazım birimlerinde, bahçe unsurlarıyla anlam ilişkisi içerisinde olan kelimeler yan başlık olarak kullanılmıştır. Bu yan başlıklar altında, seçilen beyitlere yer verilmiş ve tahlil yöntemi kullanılarak anlam ilişkisinin açıklanması yoluna gidilmiştir. Tezimiz beş bölümden oluşmaktadır. Bölüm başlıkları sırasıyla divanı incelenen şairler, din, evren, insan ve insani hâller ile sosyal hayat şeklinde sıralanmaktadır. Tezde konuyla ilgili olarak farklı sonuçlara ulaşılması dikkat çekicidir. Bahçe unsurlarından birçoğunun birden fazla yan başlıkla anlam ilişkisi içerisinde olması; birden fazla yan başlığın bir bahçe unsuruyla anlam ilişkisi içerisinde olduğunun görülmesi; bahçe unsurlarının sevgili ve âşığın dışındaki durumlar için de kullanılması; yüzyıllara, coğrafi şartlara, sosyal ve siyasi duruma, şairin eğitimine, mizacına, hayatına ve dinî anlayışına göre bahçe ve unsurlarının kullanımın değişiklik arz etmesi ve bazı şairlerin daha önce hiç kullanılmayan bazı anlam ilişkilerine yer vermeleri dikkati çeken hususlardan bazılarıdır.