Çukurova University
Discipline

Felsefe Grubu Eğitimi Anabilim Dalı

Çukurova University

27

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

27 Theses
Master'sOpen AccessTR

Luce Irıgaray'da fark feminizmi

Bu tez, Luce Irigaray'da fark feminizmini incelemektedir. İki bölümden oluşan çalışmamızın ilk bölümünde feminizme ilişkin temel kavramlar ve feminizmin tarihsel arka planı verilmiştir. İkinci bölümde Luce Irigaray'ın fark feminizmi ele alınmıştır. Irigaray'ın öne çıkardığı ve sorunsallaştırdığı temsil, öznellik, aynı, fark, cinsel fark, benzerlik, öteki, dil vb. gibi kavramlar değerlendirilmiş ve bu kavramlar ışığında Irigaray'ın feminist düşünce içerisindeki katkıları değerlendirilmiştir. Aynı zamanda Irigaray düşüncesinin Freud ve Lacan özelinde psikanaliz ile ilişkisine yer verilmiş, eril dilin tahrip edilerek dişil bir yeni dilin imkânının olabilirliği tartışılmıştır. Öte yandan Irigaray felsefesinin eril dilin ya da kodun taşıyıcısı olarak görülen pek çok isim (Platon, Hegel, Nietzsche, Freud vb) ile ilişkisi de ele alınmıştır. Sonuç bölümünde ise elde ettiğimiz veriler doğrultusunda genel bir değerlendirme yapılmıştır.

FelsefeFeminizmIrigaray, Luce
Fatime Gümüş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

John Dewey'in eğitim felsefesinde deneyim kavramı

Bu araştırmamızda yaşadığı dönemde yeni bir eğitim sistemi oluşturan ve döneminin eğitim filozofları içerisinde önemli bir isim olmayı başarmış John Dewey'in eğitim anlayışı ve oluşturduğu eğitim kuramında çok önemli bir yere sahip olan deneyim kavramının eğitim sistemindeki, yeri, önemi ve etkisini ele alacağız. Araştırmamızda John Dewey'in genel olarak eğitim anlayışı ve onunla ilişkili özgürlük, kültür, demokrasi, bilgi gibi kavramlar ile bunun yanı sıra John Dewey'in düşüncelerini etkileyen akımlar ve filozoflar incelenecek, eğitim üzerine düşüncelerinde deneyimin tüm yönleri, yeni eğitim anlayışına olan katkıları, döneminin geleneksel eğitim anlayışıyla kıyaslanarak gözler önüne serilecektir.

DeneyimDewey, JohnEğitim+1
Aykut Aksakal
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki mevcut siyasi partilerin milliyetçilik anlayışlarında dinin yeri

Tez çalışmasında Türkiye'deki mevcut siyasi partilerin milliyetçilik anlayışlarında dinin yerinin incelenmesi hedeflenmiştir. Günümüzde milliyetçi söylemi oluşturan yedi siyasi partinin tüzüklerinin, ideolojik kısımlarının seçilmesi yoluyla araştırma yapılmıştır. Milliyetçilik kuramları doğrultusunda, Türkiye'deki milliyetçilik anlayışlarının siyasi parti tüzükleri yoluyla çözümlenmesi çalışmanın kapsamını oluşturmaktadır. Milliyetçiliğin ne olduğu, tarih içerisinde ne zaman ortaya çıktığı, nasıl gelişim gösterdiği, ne zaman sosyal bilimlere konu olduğu, üzerine yapılan tartışmaların ve araştırmaların neler olduğu, Türkiye'ye nasıl ve ne zaman girdiği ile milliyetçiliğin Türkiye'deki tarihsel dönüşümü çalışmanın konusu olacaktır. Milliyetçiliğin gerek Dünyada gerekse Türkiye'de tarihsel, siyasal ve toplumsal olarak yaratmış olduğu dönüşümlerden ötürü, sosyal bilimcilerin araştırma konusu olmuştur. Türkiye'de de milliyetçilik, milliyetçilik ve din üzerine çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Ancak sosyal bilimlerin güncelliğini koruması ve ülkemizde milliyetçiliğin yeni evrelere girmesinden ötürü, güncel çalışmalara her zaman ihtiyaç olduğu söylenebilir. Ayrıca bu çalışma, Türkiye'de mevcut olan milliyetçi görüşleri, siyasi partilerin tüzüklerinde, milliyetçi kuramlar doğrultusunda inceleyeceğinden, milliyetçi olarak değerlendirilen görüşlerin, ne olduğuna dair de yeni bir fikir sağlayacaktır

Din sosyolojisiDin-siyaset ilişkileriMilliyetçilik+2
Harun Saygı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınlarda eğitim, çalışma durumu, sosyal medya kullanımı, evlilik eğilimi, boşanma eğilimi arasındaki karşılıklı ilişkiler

Bu çalışmanın amacı; kadınların eğitim, çalışma durumu ve sosyal medya kullanımı ile evlilik ve boşanma eğilimleri arasındaki ilişkileri incelemektir. Bu tez çalışmasında, Adana'nın merkez ilçelerinde ve Kozan'da yaşayan 18-45 yaş arasında beş farklı eğitim ve meslek grubundan 120 kadının aile kökenleri, eğitim seviyeleri, çalışma durumları ve sosyal medya kullanımlarına göre evlenme ve boşanma eğilimleri irdelenmiştir. Katılımcıların otoriter ve dini tutumları ile anne- babalarının eğitim ve gelir durumlarının evlilik ve boşanma eğilimlerine olan etkisi de araştırılmıştır. Tezin kuramsal ve kavramsal kısmında toplumsal cinsiyet, cinsiyet kültürü, evlilik, aile, boşanma ve sosyal medya kavramları ile Adana ili ve Türkiye'deki evlilik ve boşanma istatistikleri sunulmuştur. Araştırma bulgurlarına göre kadınların eğitim ve çalışma durumlarına, doğduklarında yaşadıkları yere, dini-otoriter eğilimlere, sosyal medya kullanımlarına, anne-babalarının eğitim ve gelirlerine göre evlilik ve boşanma eğilim oranları değişebilmektedir. Kadınların eğitim seviyesi ve çalışma durumu yükseldikçe evlilik eğilimi düşmemektedir fakat boşanma eğilimi kısmen artmaktadır. Sosyal medya hesabı olanların olmayanlara göre evlilik eğilimi daha düşük, boşanma eğilimi daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Kadınların eğitim ve çalışma durumları ne kadar üst seviyede olsa da sosyoekonomik ve kültürel koşullar da evlenme ve boşanma eğilimlerinde önemlidir.

AnkaraBoşanmaEvlilik+5
Gülten Kunt
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Din ve okul başarısı - PİSA verileri kapsamında uluslararası bir karşılaştırma

Bu tezde makro veriler üzerinden ülkelerdeki yaygın din (mezhep) ve din eğitimi durumları ile Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) sınav başarıları arasındaki ilişkiye bakılmıştır. Çalışmada öncelikle 2000 ile 2015 yılında PISA sınavına giren ülkelerin puan ortalamaları analiz edilmiştir. Sırasıyla PISA 2000 ile 2015 yılına ait ülkelerin ekonomik göstergeleriyle birlikte PISA fen okuryazarlığının, matematik okuryazarlığının, okuduğunu anlama puan ortalamalarının etkileri regresyon yöntemi kullanılarak değerlendirilmiştir. Ayrıca PISA 2000 ve PISA 2015 sınavına giren ülkelerin nüfus göstergeleri, insani gelişmişlik endeksleri, eğitim indeksleri, öğrenci sayıları, öğrenci kayıt oranları, zorunlu ve seçmeli din derslerinin PISA sınavına etkileri regresyon analizi kullanılarak analiz edilmiştir. 2000 yılından 2015 yılına kadar PISA sınavına katılan ülkelerin din durumlarına göre eğitimlerinin nasıl bir farklılaşma izlediği nicel araştırma yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Yine bu tezde PISA verilerinden yola çıkarak dinin eğitim üzerindeki etkisi farklı değişkenler çerçevesinde ortaya konulmuştur. Analizlerden ortaya çıkan regresyon katsayıları ile farklı yıllardaki PISA sonuçlarına ilişkin bulgular rapor edilip tablolaştırılmıştır. Bu tablolardan elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Çalışma sonucu göstermiştir ki yıllar içerisinde dinin eğitim üzerindeki etkisi azalmakla beraber baskın olduğu ülkelerde başarı büyük oranda düşmüştür. İnsani gelişmişlik ve ekonomik düzeyin yüksek olması ise PISA başarılarını pozitif yönde etkilediği görülmüştür. Herhangi bir sınav türünde başarılı olmanın diğer sınav türünde başarılı olmayı sağladığı analizler sonucunda tespit edilmiştir. Ayrıca ülkelerin demografik göstergelerinin PISA sınavı üzerinde herhangi bir etki yaratmadığı çalışmamız sonucuna ortaya çıkmıştır.

BaşarıDinDin eğitimi+3
Fahriye Aytolu Kara
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Iris Murdoch'ın felsefi eserlerinde iyilik kavramı

Bu çalışmada, yirminci yüzyıldaki önemli düşünürlerden olan Iris Murdoch'un ahlak felsefesi ve bu felsefenin temelindeki iyi kavramı varoluşçulukla ilişkisi içerisinde incelenmiştir. İlk olarak Iris Murdoch'un yaşamı ve yaşamındaki önemli dönüm noktalarının felsefesine yansılamaları irdelenmiştir. Sonraki bölümde ise ana hatlarıyla varoluşçuluğun nasıl bir felsefe olduğu, ahlak felsefesi alanındaki çıkarımları, Iris Murdoch'un ahlak felsefesi ve varoluşçuluğa sunduğu katkılar ve itirazlar tartışılmaya çalışılmıştır. Daha sonraki bölümün konusunu ise felsefe tarihinde iyi kavramının nasıl anlaşıldığı, farklı dönemlere ait düşünürlerin iyi kavramı hakkındaki görüşleri ve son olarak Iris Murdoch'un iyi kavramının incelenmesi oluşturur.

Ahlak felsefesiFelsefeMurdoch, Iris+1
Ali Taner
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kötülük problemine iki bakış: Augustinus ve Spinoza

Kötülük problemi felsefe tarihinde epistemoloji, ontoloji, siyaset, etik vb. birçok alanda tartışılan önemli bir konu olmuştur. İnsan var olduğu günden itibaren farklı düzeylerde de olsa bu meseleyle ilgilenmiş, evrendeki kötülükleri anlamlandırma çabasına girmiştir. Çalışmada ele alınacak filozoflardan Augustinus kötülük problemini, teodise ekseninde ele almaktadır. Kötülüğün kaynağını insanın özgür istencinde bulan Augustinus, Tanrı'nın evrendeki kötülüklerden sorumlu olmadığı görüşüyle Ortaçağ düşüncesinde etkili bir isim olmuştur. Çalışmanın diğer filozofu, Modern Dönemin ve Kıta rasyonalistlerinin önemli isimlerinden Spinoza ise kötülük problemini, meşhur Tanrı/Doğa anlayışı üzerine temellendirmiş, meseleyi ele alırken tek töz olarak içkin bir Tanrı anlayışına uygun açıklamalar yapmıştır. Kötülük problemini açıklarken mutluluğa ve dolayısıyla iyiye giden yol olarak gördüğü erdemlilik anlayışını, yaşamda kalmayı sürdürme eğilimi olarak gördüğü conatus öğretisiyle birlikte ele alarak iyi-kötü anlayışını ortaya koymuştur. Bu çalışmada Augustinus ve Spinoza'nın kötülük problemi hakkındaki düşünceleri, kendi felsefe anlayışları ve yaşadıkları çağ içerisinde ele alınacak, iki farklı çağda söz konusu meseleyle ilgili benzerlik ve farklılıklara dikkat çekilecektir.

AugustinusKötülükSpinoza, Baruch
Sevgican Akça
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Şenlik alayı: Spinoza'da neşe kavramının politik dönüşümü

Bu çalışma esasında kolektif birlikteliği arzulayan; kopmaların, frakral dağılmaların, kederli varolma biçimlerinin karşısına Benedict de Spinoza'nın neşe kavramını yerleştirmektedir. Bu neşe kavramı, bedenin ve zihnin bir bütün halde etkilenmesiyle bir yeğinlik eşiğini ifade eder. Elbette bütün bu yeğinlik; karşılaşmaların, kurulacak olan ilişkilerin, kolektif birlikteliğin örgütlenmesiyle oluşabilir. Bu bağlamda Spinoza'nın neşe kavramı ontolojiden, etiğe, etikten politikaya değin iyi bir yaşamın olanaklarını ifade eden etkin bir kavramdır. Bütün bunlar insanın kendi çevresiyle bağlantı kuramadığı, hali hazırda içinde yaşadığı doğanın içkin olanaklarını dönüştüremediği, onunla birlikte kendisinin de dönüşüp, değişemediği bir yüzyılda politik bir dönüşümün olanaklarını göstermeye çalışacaktır. Çünkü durağanlık ve zamanın renginin grileştiği düşüncesi herkesin zihninde yer etmektedir. Buna bağlı şekilde bulanık bir görüntüyle kederin mevcudiyetini sürekli arttırdığı felsefi, ontolojik ve politik iklim hakimiyetini sürdürmeye devam etmektedir. Beden bu durumda tamamen atıl bir pozisyondadır. Beden yoksa, neşe de yoktur. Neşe yoksa hareket de yoktur. Bütün bunların gölgesinde; kopmanın, ayrışmanın kuvvetle arttığı eşiğe gelinir. İnsan varoluşunun bütün olanaklarının atomize olduğunu görmek, hiçte zor değildir. Buna bağlı olarak yalnızlaşmanın, yalınlaşmanın, soyutlaşmanın sürekli gündemde olduğu da görülebilir. Spinoza'nın felsefesi özelde ise neşe kavramı buna karşı kolektif birlik oluşturur. Neşeli çokluğun etkin varoluşunu imleyen bu neşe nosyonu zamanın rengini birden değiştirip, bulanık görüntüyü ortadan kaldırır ve zamanı şenliğe çevirir.

EtikNeşeSiyasal dönüşüm+3
Mustafa Ağaoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Eugen Fink'in oyun kavramı

Bu tez, Eugen Fink'te Spiel (Oyun) kavramının varoluşsal boyutu üzerinden bir değerlendirmeyi içermektedir. 3 bölümden oluşan çalışmamızın ilk bölümünde oyun kavramına ilişkin genel bir tanımlamaya, sahip olduğu özelliklere, temel unsurlarına ve etimolojik kökenine değinilmektedir. İkinci bölümde Fink'in oyun kavramının üzerinde durduğu felsefi boyutu Herakleitos, Platon, Schiller, Nietzsche, Huizinga, L. Wittgenstein ve Heidegger üzerinden ele alınmaktadır. Üçüncü Bölümde Fink'in ele aldığı ve sorunlaştırdığı insani oyun ve onun varoluşsal boyutu, kült oyun kavramı, mitosun oyun yorumu, insan varoluşunun dünya ile ilişkisi ve oyun olarak dünya konusu ele alınmaktadır. Son olarak Fink'in oyun kavramını ele alış tarzı tartışılmakta ve genel bir değerlendirme yapılmaktadır.

Fink, EugenHeidegger, MartinHerakleitos+7
Saime Say
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde internet bağımlılığı, yalnızlık düzeyi ve ruminatif düşünme biçimi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Geçmişten günümüze önemi hızla artan internet, insan hayatını önemli ölçüde kolaylaştırmaktadır. İnternetin varlığı, sağladığı kolaylıkların yanında internette normalden daha fazla zaman harcamaya sebep olan ve insan yaşamını olumsuz etkileyen interet bağımlılığına da sebep olmaktadır. İnternet bağımlılığına sadece internet ortamındaki farklı seçenekler değil kişinin toplumdan kopuk olması ve sosyal açıdan kendini eksik hissetmesi olan yalnızlık ve kişinin olumsuz duygu ve düşüncelerinin ortaya çıkmasına, kendini umutsuz hissetmesine sebep olan ruminatif düşünceler de etkilidir. Bu araştırmada özellikle internet bağımlılığı, yalnızlık ve ruminatif düşünce biçimi arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmaya Çukurova Üniversitesinde eğitim görmekte olan 386 üniversite öğrencisi alınmıştır. Katılımcıların 201'i kız (%52), 185'i erkek (%48) öğrencilerden oluşmaktadır. Bununla beraber internet bağımlılığının yordanması için Çoklu Regresyon Analizi tekniği kullanılmıştır. İnternet bağımlılık düzeyi, yalnızlık düzeyi ve ruminatif düşünme biçimi ise araştırmanın ana problemini oluşturan değişkenler olarak incelenmiştir. Cinsiyet, yaş, ailenin gelir düzeyi, içinde yaşanılan aile tipi, ailenin gelir düzeyi ve genel akademik başarı ortalaması ise alt problemleri oluşturan demografik değişkenlerdir. Araştırmada demografik değişkenlerin ölçülmesi için kişisel bilgi formu kullanılmış olup, yalnızlık düzeyini ölçmek amacıyla UCLA Yalnızlık Ölçeği, internet bağımlılığı düzeyini ölçmek amacıyla İnternet Bağımlılığı Ölçeği ve ruminatif düşünce biçimini ölçmek amacıyla Ruminatif Düşünme Biçimi Ölçeği kullanılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda İnternet bağımlılığının araştırma sorularında bahsedilen demografik değişkenlerden cinsiyetle anlamlı bir ilişki içerisinde olduğuna ulaşılmış olup; yaş, içinde yaşanılan aile tipi ve ailenin gelir düzeyi genel akademik başarı ortalaması değişkenleriyle anlamlı bir ilişkiye sahip olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. İnternet bağımlılık düzeyinin, yalnızlık düzeyi ve ruminatif düşünce biçimleri değişkenleri ile anlamlı bir ilişkisi olduğu, yalnızlık düzeyinin ve ruminatif düşüncelerin, internet bağımlılığına etkisi olduğu gözlemlenmiştir. Anahtar kelimeler: İnternet bağımlılığı, yalnızlık düzeyi, ruminatif düşünceler.

BağımlılıkRuminatif düşünmeYalnızlık+3
İsmet Can Turhan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Lefebvre'in dönüşüm modelinde toplumsal farkındalık ve kısıtlılık ölçütleri ve geçerlilik düzeyleri

Bu çalışma; toplumların oluşumu, farklılaşması ve dönüşmesi süreçlerini açıklamak üzere bir model olup olamayacağı tartışmasını ele almaktadır. Bu kapsamda alan okumalarından yola çıkarak toplumsal dönüşüm modelinin belirlenmesi ve açıklayıcılığının sınanması amaçlanmıştır. Bunun için öncelikle nitel analiz ile teorik modelin ana kategorileri çıkarılmakta, bu kategorilerin somut ölçülebilir göstergeleri belirlenmekte ve ülkelere dair makro verilere dayalı olarak modelin açıklayıcılık gücü ortaya koyulmaktadır. Anahtar kelimeler: Toplum, toplumsal dönüşüm, toplumsal farklılaşma

Eğitim felsefesiGeçerlikKısıtlılık analizi+2
İsmail Kurşat
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Deleuze felsefesinde olayın kurucu rolü: Leibniz okuması

Bu tez, Deleuze'ün "Olay" kavramının, Stoacılar ve Leibniz üzerinden ontolojik bir düzlemde değerlendirmesini içermektedir. İki bölümden oluşan çalışmamızın ilk bölümünde Deleuze felsefesinin temel kavramları olan Aşkınlık ve İçkinlik, Temsil ve Özdeşlik, Fark ve Tekrar ele alınmaktadır. İkinci bölümdeyse Leibniz felsefesinin Olay ve Fark kavramlarının açılımıyla Deleuze'ün Leibnizci Kıvrımı ve Leibnizci Olay mefhumu ele alınmaktadır. Sonuç bölümünde olayların ontolojik düzlemde nasıl ele alınabileceğine dair irdelemede bulunup genel bir değerlendirme yapılmaktadır.

Deleuze, GillesFelsefeFelsefe tarihi+2
Zahid Bilal Özhanlı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Varoluşçulukta yaşamın ve etiğin teist ve ateist temellendirilmesi: Jaspers ve Sartre

İnsan yaşamının etik temellerini arama ve yaşamın anlamlandırılması çabaları, insanın var olma tarihiyle aynı yaşta olan ve günümüze kadar güçlü konumunu muhafaza etmiş bir felsefi sorundur. Varoluşçu Felsefe; insanların kendini bilimsel devrimler ardından hayal ettiği yerden çok uzakta bulduğu, dünya savaşları yoluyla kitlesel cinayetler işlediği, doğal olarak da etik krizlerle yüz yüze kaldığı yani Friedrich Nietzsche'nin de ifade ettiği gibi "değerlerin tekrar değerlendirilmesi" gereken bir dönemin ürünüdür. Çalışmamızda Varoluşçuluk ekol içinde değerlendirilen, Teist ve Ateist kanada mensup iki filozof "insanın değer arayışına" ve "etik çıkmazlara" getirdikleri öneriler bakımından değerlendirilecektir. Ele alınacak filozoflardan Jaspers, döneminin en önemli etik sorununun insanın bilim ve ya dinin baskısı altında kendine yabancılaşması ve "kişiliksizleşmesi" olarak belirlerken, Sartre ise insanı etkileyen koşulların insanın kararlarına bağlı olarak var olabileceğinin altını çizerek bilinç kaynaklı bir özgürlük anlayışına dayanarak bu sorunları aşabileceğimizi belirtmektedir. Bu çalışmada ayrıca filozofların etik sorunlara getirdikleri bakış açıları yoluyla muhteva olarak çok da farklı görünmeyen günümüz etik çıkmazlarına da çözüm önerileri getirilmeye çalışılacaktır.

Ufuk Özyıldırım
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kürt, Arap ve Süryani kadınların üç farklı ilde üç kuşak boyu konumlarının ve kadına yönelik tutumlarının dönüşümü

Bu araştırma farklı etnik/anadili gruplarında ve farklı yerleşim yerlerinde bulunan yükseköğrenimli genç kuşaktan kadınların, onların annelerinin ve anneannelerinin konumlarının ve kadına yönelik tutumlarının belirlenmesi ile aralarındaki farklılaşma ve dönüşüme dairdir. Bu kapsamda Adana, Şanlıurfa ve Mardin‟de Kürt, Arap ve Süryani yükseköğrenimli genç kuşak ve onların anneleri ve anneanneleri olmak üzere 141 kadınla görüşülmüş, yükseköğrenimli kuşakla diğer iki kuşak arası, anadili grupları arası ve kentler arası farklılaşma durumu analiz edilmiştir. Anadili veya kentsel farklılaşmalar daha sınırlı düzeyde olup yükseköğrenimli genç kuşak kendi iki büyük kuşağından anlamlı derecede farklılaşmaktadır. Kadınların konumları ve tutumlarının değişimindeki farklılaşmanın temel nedeni eğitim durumları arasındaki farklılık olmakla birlikte kuşaklara, etnisiteye (anadili, din, mezhep, aşiret grubuna) ve illere (kentlere) göre de bazı anlamlı farklılaşmalar bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Toplumsal Cinsiyet, Patriarşi, Sınıf, Statü, Zümre/Nüfuz Grupları, Kuşak, Anadili, Toplumsal Değişme

Nigar Daşçı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Walter Benjamin'in felsefesinde estetik modernizm

Walter Benjamin her ne kadar sistematik bir felsefe ortaya koymamışsa da, ilk yazdığı metinden son yazdığı metine kadar olan süreçte, yazılarının temel bir problemi olduğunu görürürüz. Walter Benjamin, modern çağın bir düşünürü olarak yaşadığı çağın dinamiklerini, dönüşümlerini çözümlemeye çalışır. Onun temel sorunsalını oluşturan şey ilerleme, tekniğin gelişimi ve deneyimin dönüşümüdür. Benjamin'in estetik ve sanat teorisi bu bağlamda geleneğin çözülüşüyle birlikte sanatın kazandığı yeni işlev ve biçimleri sorgulamak, yeni kültürel pratiklerin devrimci potansiyeli açığa çıkarmaktır. Benjamin, sanatın tarihsel anlamının, tekniğin gelişimiyle bir değişime uğradığı kanaatindedir. Bu yeni biçimlerden biri de estetik modernizmdir. Estetik modernizm, geç kapitalist dönemde ortaya çıkan ve modernleşmenin krizinin farkında olan ve modernleşmeyi kıyasıya eleştiren şair, yazar ve düşünürlerin tutum ve kültürel değerlerinin toplamını ifade eder. Estetik modernizm, ilerleme yerine primitivizme, akıl yerine akıl dışılığa, gerçek yerine düşe yönelir. Walter Benjamin'in estetik modernizme yaklaşımı, modern çağın estetiğinin neliğine ilişkindir. Benjamin, estetik modernizm ile teknik ve deneyimin arasıdaki ilişkiyi çözümlemeye çalışır. Benjamin, tekniğin gelişimi ile sanatın ritüel- auratik yapsının çözüldüğünü belirtir. Bu çözülüşün sanatsal alandaki en önemli çıktısı, Aristotelesci poetikadan güçlü bir kopuşun söz konusu olmasıdır. Bu çözülme sanat eserinin dokunulamaz, hiyerarşik, anti-demokratik yapısının da çözülmesi anlamına geliyordu. Sanatla gündelik hayat arasındaki duvar kalkmıştır. Benjamin açısından tekniğin dönüşümü sanatsal pratiği demokratikleştirmiştir. Bu bağlamda estetik modernizm ile devrimci sanatın imkanlarını sorgular. Böylece, Benjamin estetik modernizmin ilerici potansiyelini açığa çıkartır. Bunu yaparken Spinoza'dan Leibniz'e Alman Yas Oyunundan Romantizme, Marx'tan Nietzsche'ye, edebiyattan sinemaya, Freud'tan Bergson'a kadar kadar çok geniş bir spekturumda çalışmalarını yürütmüştür. Yazmış olduğu metinler kendisinden sonra pek çok düşünürü ve yazarı etkilemiştir. Felsefeden kültürel çalışmalara, sanattan siyasete uzanan geniş bir alanda özgün bir filozof olarak yerini almıştır.

Volkan Koyutürk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bir hayalet siyaseti: Derrida'nın Marx okuması üzerine bir inceleme

Bu çalışma Fransız felsefesinde önemli bir yere sahip olan Derrida'nın Marx'ı/Marksizm'i Hauntoloji merkezli bir siyaset kavrayışıyla nasıl okuduğunu sorunsallaştırmaktır. Derrida'nın Marx okuması miras, yas, vaat, bellek vs kavramları üzerinden deneyimlenir. Derrida'nın hayalet kavramı üzerinden yorumladığı bu okuma, hayaletleri anmayı ve belleğe sahip çıkmayı gerektirir. Bu sebeple hayalet siyaseti, bir bellek siyaseti yapmayı da getirir. Zira hayaletler geçmişin, şimdinin, geleceğin izlerini, mirasını taşırlar. Bu amaçla, ilk bölümde Derrida'nın hayalet siyasetinin kökenlerine değinilecek ve onun bu perspektif üzerinden geliştirdiği tartışmanın ard alanı değerlendirilecektir. İkinci bölümde Derrida'nın "Son" teorilerine özellikle de Fukuyama'nın "Tarihin Sonu" söylemine karşı hauntolojiyle direnebilmenin olanağı ele alınacaktır. Çünkü hayaletlerin bir sonu yoksa tarihin ve Marksizm'in de sonu yoktur. Bu bağlamda Marx'ın/Marksizm'in hayaletlerinin bu tartışmadaki rolü açığa çıkarılmak suretiyle Derrida'nın Marx okuması üzerine detaylı bir inceleme yapılacaktır. Üçüncü bölümde ise adalet namına mesihçi bir eskatolojinin olanağı sorgulanacak ve buradan doğacak tartışmaların yani Derrida'nın mesihçi vaatte betimlediği şeyin," adalet", "gelecek demokrasi" "egemenlik" ve "laiklik" fikirleriyle nasıl bir ilişki ağına girdiği ortaya koyulacaktır.

Demet Altun
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Deprem sürecinde otizmli çocukların yaşadığı hane içi iletişim güçlükleri

Bu araştırmada OSB'li çocukların deprem öncesi, deprem anı ve deprem sonrası hane içindeki iletişim durumları ve iletişim güçlükleri kıyaslamalı olarak incelenmiştir. Bu kapsamda 69 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmış, Adana'da 6 Şubat 2023 Depremini yaşayan otizmli çocuğa sahip ailelerin otizmli çocuğa birincil dereceden ilgilen 19 anne 1 yaşam koçu olmak üzere 20 katılımcı ile görüşülmüştür. Betimsel analizler ve bazı fark ve varyans analizleri yapılmış, bunun için Jamovi programından yararlanılmıştır. Adana'da deprem öncesine kıyasla deprem sonrasında ilgilenen kişi ve yaşadıkları hane aynı kalmakla birlikte OSB'li çocukların iletişiminde anne ve baba ağırlığı artmış; çocuklar sözel iletişimden işaret ve bedensel gibi sözel olmayan yöntemlere yönelmiş; ifade edememe, ağlama ve endişe tepkileri artmış; uyku düzenleri, iletişim biçimleri, oyun ve ödev rutinlerinde sınırlı değişiklikler görülmüştür. Bu sonuçlar OSB'li çocukların iletişimleri üzerinde aile içi etkileşimin, rutinlerin korunmasının ve çevresel faktörlerin etkisini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Otizm Spektrum Bozukluğu, İletişim, İletişim Güçlükleri, Afet, Deprem

Otistik çocuklarOtizm spektrum bozukluğuİletişim becerisi+2
Rümeysa Karataş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş bilinç sorunsallığı üzerine kuantum teorisi bağlamında incelemeler

Bu çalışma bilinç sorunsallığını ele almaktadır. Bugünün tüm bilimsel gelişmelerine rağmen bilinç için genel olarak kabul edilen bir tanım yoktur. Bundan dolayı öncelikle bilinç kavramını ele aldık. Birinci bölümde: Bilinç ile ilgili çalışmalarda bilinç kavramının ne olduğu ve nasıl oluştuğu ile ilgili fikirlerin genel bir çerçevesini çıkarmaya çalıştık ve felsefe tarihinde bilincin hangi kavramlara karşılık geldiğine baktık. Baktığımızda bilinç bugünün bilimsel çalışmalarının vermiş olduğu anlamlardan ziyade felsefi ve bilimsel gelişmelere bağlı olarak değişmektedir. Bu bilimsel gelişmelerden klasik fiziğin getirmiş olduğu bilimsel yöntem ve felsefe anlayışına bağlı olarak bilinç konusu zihin felsefesi ve sinir bilim alanında incelenmektedir. Kuantum teorisinin gelişmesiyle birlikte klasik fiziğin getirmiş olduğu bilimsel yöntem ve felsefe anlayışı birçok bilim insanı ve felsefeci tarafından eleştirilmiş ve yetersiz bulunmuştur. Kuantum teorisinin felsefi içerimlerini de içerecek şekilde kuantum mekaniği-beyin-bilinç ilişkili birçok kuram ileri sürülmüştür. Bu bağlamda ikinci bölümde: klasik fizik temelli ve kuantum fizik temelli bilinç yaklaşımları ele alınıp karşılaştırılması yapılmıştır. Sonuç olarak her ne kadar kuantum mekaniği temelli bilinç kuramları epistemolojik açıdan daha kapsayıcı olsa da bilinç konusunun ontolojik-metafiziksel bir konu olduğu sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan aynı dönemlerde ortaya çıkan kuantum teorisinin felsefi içerimlerinin kavramları ile post yapısalcı felsefenin kavramları paralellik göstermektedir. Bu bağlamda üçüncü bölümde: bilinç konusu bu kavramlar çerçevesinde yorumlayıp ontolojik-metafiziksel bir konu olduğu gösterilmeye çalışılacaktır. Bu çalışmanın bilinç sorununa bilim-felsefe bağlamında katkı sağlanması beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Bilinç, bilinç kuramları, klasik fizik, kuantum teorisi, felsefe

Elif Haköver
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinde dijital bağımlılık ve beş faktör kişilik özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmayla lise öğrencilerinde Dijital Bağımlıklık Ölçeği ve Beş Faktör Kişilik Ölçeğinden faydalanarak toplanan veriler ışığında ikisi arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca Dijital bağımlılık ile beş faktör kişilik özellikleri arasındaki ilişkide araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formunda bulunan yaş, cinsiyet, sınıf, anne-baba eğitim düzeyi, kardeş sayısı, dijital aletlerde geçirdikleri süre ve dijital aletleri kullanım amacına yönelik önemli tespitlerde bulunulmuştur. Bu araştırmanın örneklem grubunu Adana ili Yüreğir ilçesinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi bir Anadolu lisesinde öğrenim gören, okul başarı puanı ve türü dikkate alınmaksızın seçilmiş 301 (194 kadın, 107 erkek) öğrenciden oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak 10 sorudan oluşan Ergenler ve Gençler için Dijital Bağımlılık Ölçeği, 50 sorudan oluşan Beş Faktör Kişilik Envanteri ile araştırmacı tarafından oluşturulmuş Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Toplanan verilerin analizinde SPSS 25.00 programı kullanılmış, Büyük Beş-50 Kişilik Testi Ölçeği ve alt boyutları ölçeğini kullanarak ergenler ve gençler için dijital bağımlılık ölçeği değişkenini yordamak amacıyla tek yönlü birçok değişkenli varyans analizi T- testi ve ANOVA istatiksel programla analiz edilmiştir. Bu analizlerde betimsel istatistikler (ortalama, standart sapma, minimum, maksimum) ve parametrik testler uygulanmıştır. Ergenler ve Gençler için Dijital Bağımlılık Ölçeği Güvenirlik Analizi sonucunda, güvenirlik katsayısı, 838 olarak tespit edilmiştir. Bu oran ölçeğin güvenilir olduğunu göstermektedir. Büyük Beş-50 Kişilik Testi Türkçe Ölçeği Güvenirlik Analizi sonucunda, güvenirlik katsayısı, 717 olarak tespit edilmiştir. Bu oran Beş faktör kişilik ölçeğinin güvenilir olduğunu göstermektedir. Çalışmanın sonucunda dijital bağımlılık ile beş faktör kişilik özellikleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Konuyla ilgili görüşler bildirilmiş, önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Lise öğrencileri, dijital bağımlılık, beş faktör kişilik özellikleri

Kezban Aydınlı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuklar için felsefe bağlamında Mustafa Ruhi Şirin'in bazı eserlerinin incelenmesi

Bu çalışma Mustafa Ruhi Şirin'in bazı şiir ve hikayelerinin çocuklar için felsefe etkinliğinde bir uyaran olarak kullanılabileceğini göstermek için yapılmıştır. Bu çalışmada çocuklarla felsefe yaklaşımının derinlemesine ve ayrıntılarıyla incelenebilmesi için 'literatür taraması' tercih edilmiştir. Araştırmada nitel veri toplama yöntemlerinden döküman incelenmesine dayalı içerik analizi tarama modeli kullanılmıştır. İncelenen metinlerin hermeneutik okuması ve yorumu yapılmıştır. Mustafa Ruhi Şirin alanında yayınlanmış yüksek lisans, doktora tezi, yayınlanmış eserleri, makale ve yayınlanmış diğer yazılarının incelenmesinden oluşmaktadır. Bu kapsamda Mustafa Ruhi Şirin'in "Aşk Olsun Çocuğum Aşk Olsun", "Dünya Kardeş Sobe" şiir kitapları ve "Her Çocuğun Bir Yıldızı Var" öykü kitabı Çocuklar İçin Felsefe (ÇİF) eğitim programı bağlamında incelenmesi, çocuklar için felsefeyi eğitim sürecinde kullanmak isteyen kolaylaştırıcıya yol gösterecek bir referans oluşturması ve uygulamaya yönelik önerilere yer verilerek felsefi anlamların ortaya çıkarılması bu çalışmada planlanmıştır. Çalışmanın inceleme nesnesi olarak belirlenen eserler üzerinde gerçekleştirilen çözümlemeler sonucu, eserlerin çocuklar için felsefe etkinliğine uygun bir araç olarak kullanılabileceği ortaya konmuştur. Anahtar kelimeler: Mustafa Ruhi Şirin, çocuklar için felsefe, düşünme

Özgür Sevimli
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Felsefi denemede "Kendini bilme"nin anlam ve sınırları: Montaigne, Cioran ve Nermi Uygur

Bu tezin araştırma konusu "kendini bil" anlayışının Aydınlanma dönemi ve sonrasındaki gelişiminde "deneme" türünün etkisi üzerinedir. Dolayısıyla bu tez "kendini bil" kavramının Montaigne, Cioran ve Uygur‟un denemeleri bağlamında incelemesini içermektedir. İlk bölümde kendini bilmenin sınırlarına ve felsefe tarihindeki yerine kısaca değinilmiştir. İkinci bölümde Montaigne‟in insan ve kendini bilme anlayışı etik, siyasi, varoluşsal ve metafizik olarak ele alınmıştır. Üçüncü ve dördüncü bölümlerde Cioran ve Uygur‟un düşünceleri aynı çerçevede incelenmiştir. Son kısımda ise Antik dönemdeki "kendini bil" düşüncesinin deneme etkisiyle yeniden doğup doğmadığı tartışılmıştır. Anahtar kelimeler: Cioran, cesaret, etik, insan, kendini bilme, metafizik, Montaigne, ölçülülük, özgürlük, siyaset, Uygur, varoluş.

Sinem Özdemir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Durkheim sosyolojisi ve Durkheım'ın sosyolojik düşünceye katkıları

Bu araştırmada, Durkheim sosyolojisi ve Durkheim'ın sosyolojik düşünceye katkıları çeşitli yönleriyle incelenmiştir.Birinci bölümde, problem durumu, araştırmanın amacı, önemi, yöntemi belirtilmiştir.İkinci bölümde, Durkheim'ın hayatı, Durkheim'ın yapıtları, Durkheim'ı etkileyen düşünce akımları ele alınmıştır. Ayrıca bu bölümde Durkheim'ı etkileyen A. Comte'nin pozitivist sosyolojisi ve sosyolojik düşünceye katkıları üzerinde de durulmuştur.Üçüncü bölümde, Durkheim sosyolojisinin genel özellikleri ana başlığı altında, Durkheim'a göre sosyolojinin konu ve yöntemi, Durkheim'ın toplumsal işbölümü anlayışı ve bu alt başlık altında mekanik ve organik dayanışma konuları, ayrıca Durkheim'ın intihar anlayışı ve türleri, Durkheim'ın din teorisi ve Durkheim'ın din teorisinde ulaştığı sonuçlar, Durkheim'ın bilgi kuramı ve bilgi sosyolojisi konuları ele alınmıştır. Araştırmanın bu bölümünde son olarak Durkheim'ın sosyolojik düşünceye katkıları üzerinde durulmuştur.Araştırma sonunda Durkheim sosyolojisi ve Durkheim'ın sosyolojik düşünceye katkıları ile ilgili bazı sonuçlara ulaşılmış, bu sonuçlar tartışılmış ve bazı öneriler geliştirilmiştir.

Durkheim, EmileSosyoloji
Hasan Turhan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Necati Öner'in mantık bilimine katkıları

Bu araştırma Necati Öner'in mantık bilimine yaptığı katkıları incelemek üzere hazırlanmış ve ortaya koyduğu kavramlara değinilerek mantık anlayışı derinlemesine incelenmeye çalışılmıştır. Araştırma, bu amaçlar doğrultusunda Öner'in mantık anlayışını bir bütün olarak ele almıştır.Birinci bölümde; araştırmanın amacı, önemi, yöntemi ve konuyla ilgili diğer çalışmalar ele alınmıştır.İkinci bölümde; Necati Öner'in yaşamı ayrıntılı biçimde incelenmiş, eserleri, ilmi şahsiyeti, felsefi-mantıki çizgisinin temellerini oluşturan düşünsel ilgileri kapsamlı olarak açıklanmıştır.Üçüncü bölümde; Öner'in doktora tezi ''Tanzimattan Sonra Türkiye'de İlim ve Mantık Anlayışı'' doğrultusunda Türkiye'de mantığın tarihsel süreç içindeki seyri ele alınmıştır. Mantık üzerine tanımlar, belli dönemlerde görüşleriyle etkin olan düşünürlerden örnekler verilmiş ve İslam dünyasındaki mantık, Osmanlı medreselerindeki mantık, Tanzimat öncesi ve Tanzimat sonrası mantık anlayışları derinlemesine incelenmiştir.Araştırmanın çıkış noktasını oluşturmaktadır. Öner'in doçentlik tezi ?Fransız Sosyoloji Okuluna Göre Mantığın Menşei Problemi? temelinde Öner'in Fransız Sosyoloji Okulu'nu eleştirisi ve mantığın kaynağı problemi üzerinde durulmuştur. Sınıflama, zihniyet, ilkel düşünce, iştirak, kategori ele alınan başlıca konulardır. Temel zihniyetlere üçüncü bir zihniyet olarak eklenen eleştirel zihniyet kavramı, Öner'in ikinci dereceden zihniyetlere neden tutum adını verdiği incelenen diğer konulardır.Dördüncü bölüm ise Öner'in mantık anlayışında oldukça önemli bir yere sahip olan aklın ilkelerini içermektedir. ?Mantığın Ana İlkeleri? başlığı altında Öner'in profesörlük tezi ?Mantığın Ana İlkeleri ve Bu İlkelerin Varlıkla Olan İlişkileri? ele alınacaktır.Araştırmanın sonunda ise Öner'in mantık anlayışı ile ilgili genel bilgilere ulaşılmış; bu bilgiler tartışılmış ve yorumlanmıştır.Anahtar Sözcükler: Eleştirel zihniyet, Tutum, Akıl ilkeleri, Zihniyet.

MantıkÖner, Necati
Neşe Kilsedar
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Jose Ortega Y. Gasset'de insan ve toplum

Bu çalışmanın amacı, Jose Ortega Y. Gasset felsefesinde insan ve toplum kavramlarını, insan ve toplum arasındaki ilişkiyi, günümüzde insan ve toplumun geldiği sıkıntılı noktaları ele almak, bu problemlere J. Ortega Y. Gasset'nin sunduğu çözüm önerilerini incelemektir. Kullanılan kaynaklar başta J. Ortega Y. Gasset'nin eserleri olmak üzere, onun hakkında yazılan kitaplar ve makalelerden oluşmaktadır.Çalışmanın birinci bölümünde, ele alınan konunun problem durumu, çalışmanın önemi, amacı, sınırlılıkları, kullanılan yöntem açıklanmış ve konuyla ilgili daha önce yapılan çalışmalar yer almıştır.Çalışmanın ikinci bölümünde, Ortega Y. Gasset'in hayatı, eserleri ve yetiştiği dönemin felsefi ortamı açıklanmıştır.Çalışmanın üçüncü bölümünde, Ortega Y. Gasset'in temel kavramları ve bu kavramlar arasında insan ve toplum felsefesinin yeri açıklanmıştır.Çalışmanın dördüncü bölümünde ise Ortega Y. Gasset'in insan anlayışı, toplum anlayışı, insan ve toplum arasındaki ilişki ve Ortega Y. Gasset'in günümüz açısından oluşturabileceği açılımlar ele alınmıştır.

Gasset, OrtegaToplumİnsan
Nilüfer Önder
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretimde öğretim ilke, yöntem ve teknikler açısından mantık öğretimi

Bu araştırmada Türkiye'de ortaöğretimde öğretim ilke, yöntem ve teknikler açısından mantık öğretimi çeşitli yönleriyle incelenmiştir.Birinci bölümde problem durumu, araştırmanın amacı, önemi, yöntemi belirtilmiştir.İkinci bölümde mantığın bir bilim olarak kuruluşu ve tarihçesi, mantığın diğer bilimlerle ilişkisi, mantığın tanımı, konusu ele alınmıştır. Ayrıca mantığın ve mantık öğretiminin önemi, mantık-dil-düşünce ilişkisi üzerinde durulmuştur.Üçüncü bölümde Türk Eğitim Sisteminde mantık öğretiminin genel görünümü ele alındıktan sonra 1924'ten günümüze mantığın öğretim programlarında yer alış durumu ayrıntılı şekilde incelenmiştir. Ayrıca bu bölümde Cumhuriyetten günümüze kadar olan ders programlarının amaçları, içerikleri, üniteleri karşılaştırmalı olarak incelenmiş ve genel değerlendirilmesi yapılmıştır. Halen uygulanmakta olan mantık dersi öğretim programı program geliştirme açısından ele alınmıştır.Dördüncü bölümde mantık öğretiminde planlamanın nasıl yapılabileceği ve mantık ders kitapları seçimi üzerinde durulmuştur.Beşinci bölümde öğretim ilke, yöntem ve teknikler açısından ortaöğretimde mantık öğretiminde kullanılabilecek öğretim stratejileri, öğrenme modelleri, öğretme yöntemleri, teknikleri incelenmiştir. Ayrıca mantık öğretiminde araç-gereç kullanımı üzerinde durulmuştur.Altıncı bölümde mantık öğretiminde ölçme ve değerlendirme, ölçme araçlarının özellikleri, mantık öğretiminde bilişsel ve duyuşsal davranışların ölçülmesi, mantık öğretiminde kullanılabilecek ölçme teknikleri, değerlendirme ve not verme ele alınmıştır.Araştırma sonunda Türkiye'de mantık öğretimi ile ilgili bazı sonuçlara ulaşılmış, bu sonuçlar tartışılmış ve bazı öneriler geliştirilmiştir.

Ekrem Ziya Duman
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarındaki izcilik faaliyetlerinin sosyolojik açıdan incelenmesi "Kütahya ili örneği"

Bu çalışma ile, orta öğretim kurumlarında sürdürülen izcilik çalışmaları aracılığıyla verilen izcilik eğitiminin, bu eğitime katılan öğrencilerin sosyalleşmeleri ve olumlu kişilik özellikleri geliştirmeleri üzerindeki etkisinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında Türkiye'deki ve Dünyadaki izcilik hareketinin gelişimine değinilmiş, izciliğin olumlu kişilik özelliklerinin kazanılması ve sosyalleşme üzerindeki etkisini saptayabilmek amacıyla da bir anket hazırlanarak izcilik eğitimi alan ve izcilik eğitimi almayan iki ayrı öğrenci grubuna uygulanmıştır. Ölçek sonuçları bağımsız gruplar için t-test ile analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda izcilik faaliyetlerine katılan öğrencilerin, faaliyetlere katılmayan öğrencilere oranla daha olumlu davranış özellikleri gösterdikleri sonucuna ulaşılmıştır.

Ortaöğretim kurumlarıOrtaöğretim kurumlarıSosyalleşme+2
İlker Bıyık
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyolojik açıdan liderlik ve yöneticilik: Ankara il merkezi orta öğretim kurum müdürlerinin liderlik ve yöneticilik vasıflarına uygunluk düzeyleri konusunda bir araştırma

Bu araştırma ile, orta öğretim kurumlan genel lise müdürlerinin, yöneticilik statülerinin gerektirdiği liderlik rolleri; demokratik, karizmatik, katılımcı, kişiler arası ilişkilerde, bireysel ihtiyaçları karşılamada, modern liderlik kuramlarında ve öğretimsel olmak üzere yedi ayrı özellik şeklinde tespit edilmiş ve büyük ölçüde sos yolojik bir bakış açısıyla ele alınmıştır Araştırmada, Ankara ili sınırları içerisindeki sekiz merkez ilçede yer alan ort:ı öğretim kurumları genel lise müdürlerinin, belirlenen bu özelliklere uygunluk dü zeylerinin ne durumda olduğunun, sözü edilen okullarda görev yapan öğretmenlere uygulanan bir anket çalışması ile ortaya konulması amaçlanmış, hazırlanan sorularda müdürlerin grup yapısını ve yaşamını ne şekilde etkiledikleri, öğretmenlerle olan ilişkilerinde ne gibi davranışlar sergiledikleri anlaşılmaya çalışılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak kullanılan anketin içerik geçerliliği için uzman görüşlerine başvurulmuş, iç tutarlılığını hesaplamak üzere madde istatistikleri yapılmış, güvenilirlik hesabı için ise önceden 84 öğretmene uygulanmıştır. Anket d 7 okuldaki 4556 öğretmenden 366 öğretmen üzerinde yapılmıştır Anketlerin geri dönüş oranı yüzde yüzdür. Anketten elde edilen verilerin çözümlenmesi için SPSS paket programından yararlanılmıştır. Çözümlemelerde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma ve t-testi teknikleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlara göre, Ankara ili merkez ilçele rinde bulunan genel lise müdürleri demokratik, karizmatik, kişiler arası ilişkilerde. bireysel ihtiyaçları karşılamada, modern liderlik kuramlarında, katılımcı ve öğretim sel liderlik yeterliliklerini "orta" düzeyde sergilemektedirler. Öğretmenlerin cinsi yetlerine göre ise, okul müdürlerinin liderlik boyutlarını algılamaları arasında an lamlı farklılıklar bulunmamaktadır.

LiderlikMüdürlerOkul yöneticileri+3
Sibel Erülken
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2001
00