
4
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Sağlık çalışanlarının iş yükü algısı ve hizmet kalite algısı arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada, sağlık çalışanlarının iş yükü algısı ile hizmet kalite algısı arasındaki ilişki incelenmiştir. Nicel yöntemle ilişkisel tarama modeli benimsenmiş, veriler İş Yükü Algısı ve Hizmet Kalite Algısı Ölçekleri ile toplanarak SPSS 25 ile analiz edilmiştir. Bulgular, iş yükü algısının yüksek olduğunu, bunun görev yoğunluğu ve mesai koşullarından kaynaklandığını göstermiştir. Hizmet kalite algısı da yüksek bulunmuştur. Demografik analizlerde, yaş grupları arasında genel olarak anlamlı fark olmamakla birlikte, genç çalışanlar insan kaynakları uygulamalarına daha duyarlıdır; yaş ilerledikçe kalite uygulamalarının faydasına dair algı güçlenmektedir. Cinsiyete göre iş yükü ve kalite algılarında anlamlı fark bulunmazken, kadın çalışanlar daha fazla yönetsel ve meslektaş desteği algılamakta, ancak çalışma ortamı memnuniyetleri daha düşüktür. Görev süresi ve medeni duruma göre anlamlı fark gözlenmemiştir; ancak bekâr çalışanlar yönetici desteği ve çalışma ortamında daha olumlu algıya sahiptir. Öğrenim düzeyine göre lise mezunlarının iş yükü algısı yüksek, destek ve kalite değerlendirmelerinde memnuniyetleri fazladır; bu, öğrenim düzeyi arttıkça beklentilerin yükseldiğini göstermektedir. Mesleki gruplar arasında hemşirelere kıyasla sağlık çalışanları, birim desteği ve ölçme değerlendirme açısından daha olumlu değerlendirmiştir. İş yükü algısı ile hizmet kalite algısı arasında orta düzey pozitif ilişki bulunmuş; sosyal destek ve yapısal faktörlerle iş yükü algısı pozitif ilişkilidir. Ancak iş yükü artışı, işi sürdürme niyetiyle ters yönlü ilişkilidir. İş yükünün dengelenmesi, çalışan bağlılığı ve hizmet kalitesinin sürdürülebilirliği için kritik öneme sahiptir.
İlk ve acil yardım teknikerlerinin stres ve kaygı düzeyleri ile hasta güvenliği kültürünün algılarının değerlendirilmesi: Paramedik derneği örneği
Bu araştırmanın amacı; ilk ve acil yardım teknikerlerinin mesleki kaygı düzeyleri ile hasta güvenliği kültürü algıları değerlendirmektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği kullanılmıştır. Araştırma evrenini İstanbul'daki bütün 112 ilk ve acil yardım teknikerleri oluşturmaktadır. Tüm evrene ulaşılması zaman ve maliyet içerdiğinden dolayı örneklem belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemini Paramedik Derneği üyeleri ve İstanbul ilinde çalışan 112 ilk ve acil yardım teknikerleri oluşturmaktadır. Bu araştırmanın örneklemini ulaşılan 255 kişi oluşturmaktadır. Bu araştırmada veri toplama araçları olarak demografik bilgi formu, acil sağlık çalışanları için mesleki kaygı ölçeği ve hasta güvenliği kültürü ölçeği kullanılmıştır. Araştırmadan toplanan veriler SPSS 25.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre; 112 ilk ve acil yardım teknikerlerinin mesleki kaygılarının cinsiyet, yaş, meslekteki yıl, mesleki mutluluk, çalışma şekli, çalışma şartları, işyeri yoğunluğu, hasta güvenliği eğitimi, hasta güvenliği eğitimi almayı isteme gibi demografik değişkenlere bağlı olarak anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir. Hasta güvenliği kültürü algılarının da cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, meslekteki yıl, mesleki mutluluk, çalışma şekli, çalışma şartları, işyeri yoğunluğu, hasta güvenliği eğitimi gibi demografik değişkenlere bağlı olarak anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir. Hasta güvenliği kültürü ile mesleki kaygı, bedensel, fiziksel ve hayati kaygılar, ortam, çalışan, ekipman ve çevresel faktörlere ilişkin kaygılar arasında negatif yönlü ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu bulunmuştur. Hasta güvenliği kültürü mesleki kaygıyı negatif yönde etkilemektedir. Yönetim ve liderlik, çalışanların eğitimi, beklenmedik olay ve hata raporlama, bakım ortamı mesleki kaygıyı negatif yönde etkilemektedir.
Hastanelerdeki tehlikeli kimyasalların yönetimi ve risk analizi: Bir eğitim ve araştırma hastanesi örneği
Bu çalışmada, hastanelerde tehlikeli kimyasalların yönetiminin çevresel sürdürülebilirlik ve halk sağlığıyla uyumlu hale getirilmesine katkı sağlanması amaçlanmıştır. Tehlikeli kimyasalların sağlık ortamlarında özellikle hastanelerde yönetimi, halk sağlığı, güvenlik ve çevresel sürdürülebilirliği iç içe geçiren karmaşık bir zorluk içermektedir. Çalışma, tanımlayıcı türde olup İstanbul İlindeki Bir Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 2024 yılı Mart-Mayıs Ayları arasında yapılmıştır. Risk Analizi Fine Kinney Metodu ile yapılmış olup risk değerlendirme tablosunda her bir tehlike ve riski tanımlayan numara, tehlike, risk, mevcut durum, olasılık, frekans/sıklık, şiddet, risk puanı, alınacak önlemler ve yapılacak faaliyetler, termin, sorumlu kişi bilgilerine yer verilmiştir. Ayrıca bu araştırmada, tehlikeli kimyasalların depolanması, kullanılması ve bertaraf edilmesiyle ilişkili potansiyel tehlikeler tanımlanarak hastaları, sağlık çalışanlarını ve çevreyi korumak için alınması gereken tedbirler vurgulanmaya çalışılmıştır. Hastanelerdeki tehlikeli kimyasalların etkin yönetimi ve risk analizi, hastaların, personelin ve daha geniş anlamda toplumun güvenliğini ve refahını sağlamak açısından kritik öneme sahiptir. Bu bağlamda hastanelerin herkes için daha güvenli, daha sağlıklı bir ortam yaratması özenli yönetim, kapsamlı eğitim ve sürekli iyileştirme yoluyla değerlendirmek, yerinde olacaktır.
Hemşirelerin sosyal medya kullanımları ve iş performanslarının değerlendirilmesi
Günümüzde dijitalleşmenin hızla artmasıyla birlikte sosyal medya platformları, hem kişisel hem de profesyonel yaşamda önemli bir araç haline gelmiştir. Sağlık sektöründe çalışan hemşirelerde bu dijital dönüşümden etkilenmiş, sosyal medyayı çeşitli amaçlarla kullanmaya başlamıştır. Hemşireler bu platformları mesleki bilgi paylaşımı, eğitim, iletişim ve sosyal destek sağlama gibi çeşitli amaçlarla kullanmaktadır. Sosyal medyanın, hemşirelerin iş performansı üzerindeki etkisi ise hem olumlu hem de olumsuz yönleriyle tartışılmaktadır. Bu tezde, hemşirelerin sosyal medya kullanım alışkanlıkları ile iş performansları incelenmiş, bu kullanımın iş verimliliği ve mesleki performansa olan etkileri değerlendirilmiştir. Bu çalışma İstanbul'da faaliyet gösteren bir hastaneler grubunda çalışan hemşirelerin sosyal medya kullanım durumlarını ve iş performanslarını değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya, Hemşirelik ve Sosyal Medya, İş Performansı, Hemşirelik ve iş performansı, Sosyal Medya ve İş Performansı, Sağlık Alanında Sosyal Medya