
428
Archived Theses
1
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Güzel sanatlar eğitimine yönelik hazırlanan bir eğitim cd' sinin sanat tarihi öğretimine katkıları
Bu araştırmada, Türkiye'de lisans düzeyinde, bilgisayar destekli eğitiminin tarihsel gelişimi, bu günkü durumu, avantajları ve dezavantajları Sanat Tarihi dersi ekseninde incelenmiş ve akabinde uygulama olarak Sanat Tarihi Dersi Eğitim ve Çalışma CD' si tasarlanmıştır. Hazırlanan bu eğitim CD'si yoluyla, Sanat Tarihi ders sorumlusu gözetiminde, bir ünite temel alınarak işlenmiş ve sonuçları bir anket aracılığıyla değerlendirilmiştir.Uygulanan ankette deneklere CD ile ilgili, biçim, içerik ve genel değerlendirme soruları yöneltilmiş ve sonuçları incelenmiştir. Ayrıca verilen cevaplara ek olarak Sanat Tarihi ders sorumlusu öğretim elemanlarının görüş ve önerileriyle sonuç zenginleştirilmiştir.Anketin çözümlenmesinden, araştırmacının gözlemlerinden CD' nin kullanabilirlik, taşınabilirlik, saklanabilirlik, verimlilik ve satın alınabilirlik açısından avantajlı olduğu. Ders öğretim elemanın yorumlarından ise, derste öğrencilerin bol görseli bir arada görerek ders sorumlusunun anlattığı her bir sanat tarihi konusunu daha iyi kavradıkları ve derse olan ilginin teknoloji aracılığıyla arttığı saptanmıştır.
Üniversite öğrencilerinin mükemmeliyetçi kişilik özelliği ile empati düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin mükemmeliyetçi kişilik özelliği ile empati düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi ve ilişkiyi ortaya koymaktır. Bu amaçla araştırma Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi, sosyal ve fen- matematik programlarında öğrenimlerini sürdüren, rastgele seçilen 430 kız ve erkek üniversite öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği Özbay ve Mısırlı-Taşdemir (2003); Kişiler Arası Tepkisellik Ölçeği Davis (1980) tarafından geliştirilen ve Özbay ve Yıldırım (2003) tarafından geliştirilen ve araştırmacı tarafından da geliştirilen kişisel bilgi formu kullanılmıştır ve araştırmanın verileri elde edilmiştir. Araştırmada Manova, Person Momentler Çarpımı Korelâsyon, t-testi, Anova ve scheffe testi Tekniği kullanılmıştır.Cinsiyete göre mükemmeliyetçilik alt boyutları ile empati alt boyutları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Mükemmeliyetçilik alt boyutları ( hatalara aşırı ilgi, aile beklentileri ve kişisel standartlar) ile empati alt boyutu (bakış açısı alma) arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Yaşa göre mükemmeliyetçilik alt boyutları ile empati alt boyutları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Fakat yaşa göre, empati alt boyutuna (kişisel strese) göre anlamlı bir fark bulunmuştur. Mükemmeliyetçilik alt boyutları ile empati alt boyutları arasında öğrenim gördükleri alan ve sınıf değişkenine göre anlamlı bir fark bulunmamıştır. Ama sınıfa göre, mükemmeliyetçilik alt boyutu olan davranışlardan şüphe'ye göre anlamlı bir fark bulunmuştur.
Türkiye ve Arnavutluk'taki üniversiteyöneticilerinin öğretimsel rollerinin karşılaştırılması
Bu arastırma ile, Türkiye ve Arnavutluk`taki yüksek öğretim kurumlarında görevyapan yöneticilerin öğretimsel liderlik rolleri ve bu roller arasındaki anlamlı farklılıklarınölçülmesi amaçlanmıstır.Arastırmanın örneklemi olarak, Türkiye ve Arnavutluk`taki yüksek öğretimkurumlarinda görev yapan 613 öğretim üyesi alınmıstır ve 613 anketin istatistikseldeğerlendirilmesi yapılmıstır. Arastırmada bilgi toplama aracı olarak, iki bölümden olusananket kullanılmıstır. Birinci bölüm kisisel bilgilerden, ikinci bölüm ise yöneticilerin;üniversitenin misyonunu tanımlama, öğretim kaynağı olma ve öğretimi yönetme ve olumluüniversite iklimi olusturma rollerini ölçmeye yönelik sorulardan olusmaktadır.Anketin uygulanması sonrası, toplanan veriler SPSS 11.5 (Statistical Packet for SocialSciences) programına aktarılmıstır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama,standart sapma ve çift yönlü varyans analizi hesaplandı. Sonuçlar p<.01 düzeyinde test edildi.Arastırmanın sonucunda, Arnavut ve Türk öğretim üyelerinin, yöneticilerin öğretimliderliği rollerine iliskin algıları ayrı ayrı değerlendirildiğinde; üniversitenin misyonunutanımlama, öğretim kaynağı olma ve öğretimi yönetme ve olumlu üniversite iklimi olusturmaalgılama düzeylerinde anlamlı bir farklılık görülmemistir. Aynı zamanda, bu üç boyutunbağımsız değiskenlerine göre ülkeler ayrı ayrı incelendiğinde de anlamlı bir farklılıkbulunmamıstır. Arnavutluk ve Türkiye'deki öğretim üyelerinin algıları birliktekıyaslandığında ise, anlamlı farklılık görülmüstür. Türkiye'deki ve Arnavutluk'takiüniversiteler görev yapan öğretim elemanlarının ?misyon tanımlama? boyutu ile ilgiligörüsleri incelendiğinde ülke değiskeninin; üniversitedeki kıdem, eğitim durumu ve üniversitetürü ile birlikte ele alındığında anlamlı bir farklılık gösterdiği; mesleki kıdem, cinsiyet veunvan değiskenleri ile birlikte ele alındığında ise anlamlı bir farklılık göstermediğigörülmektedir; ülke değiskeninin ?öğretim kaynağı olma ve öğretimi yönetme? boyutuüzerinde anlamlı bir etkisi bulunmakta, ?olumlu üniversite iklimi olusturma? boyutu ile ilgiligörüsleri incelendiğinde ise ülke değiskeninin; mesleki kıdem, üniversitedeki kıdem ve eğitimdurumu ile birlikte ele alındığında anlamlı bir farklılık gösterdiği; cinsiyet, üniversite türü veunvan ile birlikte ele alındığında ise anlamlı bir farklılık göstermediği görülmektedir.
Expectations of young learners and teenagers in terms of language teaching materials
This study analyses the material expectations of young learners and teenagersin English lessons. When the characteristics of each age group are identified, theimportance of choosing right activity types for each group is highlighted as well. Ifthe activity types and choice of materials appeal to age groups appropriately,language learning will become an enjoyable, memorable and interesting experience.The work is composed of five chapters and the first chapter aims to give thepurpose of the study. However, the second chapter informs readers about the relatedstudies made in the field. After identifying young learners, the ideas of philosophersand educational psychologists are presented chronologically about how childrenlearn. Then, teenagers and the way they learn are defined. Finally, language teachingmaterials and their characteristics are introduced in detail.In chapter three, methodology, data collection and analysis techniques aredescribed. Pre- test results gathered from both groups are analyzed and sample lessonplans which are followed by post- tests analysis of students and observers areexemplified. This chapter ends with a conclusion section.Chapter four consists of suggested activity types and materials for younglearners and teenagers.The last chapter includes conclusions which are derived from the findings.The study has six appendices; full version of the questionnaire so called pre-test -one in Turkish and one in English, the post test with English and Turkish translationand finally the one for observers which is in English and in Turkish again.
Coğrafya dersi öğretim programının (2005)öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu tez, 2005 Eğitim Öğretim yılında uygulamaya konulan Coğrafya Dersi Öğretim Programının öğretmenler tarafından nasıl değerlendirildiğini belirlemek amacıyla yapılmış bir araştırmayı kapsamaktadır.Araştırma 2007-2008 eğitim öğretim yılında Ankara, Adana, Balıkesir, Burdur, Elazığ, Hakkari, Isparta, Karaman, Konya, Mersin, İstanbul illerinden tesadüfi yöntemlerle seçilen ortaöğretim kurumlarında görev yapan 237 öğretmen üzerinde yapılmıştır.Coğrafya Dersi Öğretim Programının (2005) Öğretmen Görüşlerine Göre Değerlendirilmesine yönelik anket geliştirilmiştir. Coğrafya Dersi Öğretim Programının (2005) amaçlarına, içeriğine, yöntemine, ölçme ve değerlendirme ögelerine ilişkin veriler anketle toplanmıştır.Öğretmenlerin maddeler hakkındaki görüşlerinin sonucunda elde edilen puanların ayrı ayrı aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Görüşler ``t'' testi ile test edilmiştir. İkiden fazla grupların ortalamaları arasındaki farkın ortaya çıkarılabilmesi amacıyla tek yönlü varyans analizi (ANOVA) test tekniğinden faydalanılmıştır. ``P'' değerinin manidar olduğu durumlarda farkın kaynağını belirlemek amacıyla Sheffe tekniği uygulanmıştır, ayrıca sıralama ölçeği kullanılmış ve sıralamaların yapılmasında ağırlıklı puan yöntemi uygulanmıştır. Araştırmada en az hata payı 0.05 olarak kabul edilmiştir.
Ortaöğretim öğrencilerinin uygun problem çözme stratejisi kullanabilme becerileri
Bu çalışmanın amacı, problem çözme stratejilerini geliştirmek için oluşturulan öğretim durumunun 11. sınıf öğrencilerinin çeşitli problem çözme stratejilerini kullanabilme ve problem çözerken uygun olanları seçebilme becerilerine etkilerini araştırmaktır.Araştırmada; nicel yöntemlerden, bir gruplu ön test-son test deseni ile nitel yöntemlerden, fenomenografik yöntem kullanılmıştır. Araştırmaya 11. sınıf öğrencilerinden, 10 öğrenci katılmıştır. 10 hafta boyunca deneysel olarak yürütülen çalışmanın verileri, uygulamanın başında ve sonunda uygulanan ön test ve son testin yanı sıra uygulama esnasında verilen ödevlerle uygulama sonunda öğrencilerle yapılan görüşmelerden elde edilmiştir.Verilerin analizinde, öğrencilerin ön test, son test ve ödevlerdeki problem çözümleri, verilen bir stratejiyi kullanabilme ve uygun strateji seçme becerileri bakımından, öğrencilerin verilen bir stratejiyi kullanabilme sıklıklarına bakılarak incelenmiştir. Öğrencilerin problemlerin çözümünde seçtikleri uygun stratejiler ise, ön test ve son test karşılaştırılarak incelenmiştir. Öğrencilerin görüşleri ise nitel araştırma yöntemlerinden fenomenografik yöntemle karşılaştırılmış, kategorilere ayrılmış ve yorumlanmıştır.Verilerin analizi sonucunda, ?oluşturulan öğretim durumun? uygun stratejilerin seçimine, kullanımına ve problem çözmeye olumlu bir etkisi olduğu görülmüştür. ?Oluşturulan öğretim durumunun? daha uzun süreli gerçekleştirilmesi halinde bu etkinin daha da artacağı izlenimi edinilmiştir. Ayrıca, öğrencilerin bir problemin çözümünde kullanılabilecek pek çok stratejinin var olduğunun farkına vardıkları ve yeni öğrendikleri stratejileri kullanmaya eğilim gösterdikleri tesbit edilmiştir.Anahtar kelimeler: Problem çözme stratejileri, Problem çözme
Öğretmen adaylarının bazı geometrik kavramlarla ilgili sahip oldukları kavram imajlarının ve imaj gelişiminin incelenmesi üzerine fenomenografik bir çalışma
Bu araştırmanın amacı; bazı geometrik kavramlar ile ilgili öğretmen adaylarının sahip oldukları kavram imajlarını keşfetmek ve kavram imajlarındaki gelişimleri anlamaktır. Katılımcılar, bir devlet üniversitesinin Orta Öğretim Fen Ve Matematik Alanları Eğitimi Bölümü Matematik Öğretmenliği Anabilim Dalında lisans eğitimi alan beş öğretmen adayından oluşmaktadır. Bu çalışma katılımcıların sahip oldukları kavram imajlarını ve imaj gelişimlerini keşfetmek için yapılan bir eğitim deneyimine dayanmaktadır. Bu eğitim deneyimi öğretmen adaylarının lisans seviyesinde aldıkları Seçmeli Geometri dersidir.Beş öğretmen adayı amaçlı örneklem tekniğine( Patton, 1990) göre seçilmiş ve çalışmaya gönüllü olarak katılmışlarıdır. Veriler; görüşmeler, öğrencilerin yazılı dokümanları (testler ve vize sınavı) ile sınıf gözlemlerinden elde edilmiştir. Yapılan analizde özel olarak, katılımcıların verdikleri cevaplar doğrultusunda sahip oldukları kavram imajlarını teşhis etmek üzere, görüşme sorularına odaklanılmıştır. Elde edilen verilerin tamamı genel olarak Tall ve Vinner(1981) tarafından geliştirilen kavram imajı ve kavram tanımı yapısı esas alınarak analiz edilmiştir.Verilerin analizinde öğretmen adaylarının görüşleri fenomenografik yöntemle karşılaştırılmış, kategorilere ayrılmış ve yorumlanmıştır. Büyük bir veri yığınının ışığı altında, şu açıklamalar yapılabilir: geometrik kavramları içeren bir problem durumu ile karşı karşıya gelen öğretmen adayları farklı tecrübelerinin etkileriyle şu eylemleri gerçekleştirmektedir. (1) Sadece kazandıkları yeni kavram imajlarını kullanmaktadırlar. (2) İlk olarak yeni kavram imajı ile problemin üstesinden gelmeye çalışmakta, eğer bunu başaramazlarsa eski kavram imajına geri dönmektedirler. (3) Problem çözme sürecinde eski ve yeni kavram imajlarını birlikte kullanmayı tercih etmektedirler.Araştırmadan çıkan bir diğer bulgu ise, öğretmen adayları problem çözmeye çalışırlarken uygun bir kavram imajı kullanmaya gereksinim duymaktadır. Aksi halde öğretmen adayları amaçlanan davranışı sergileyememektedirler. Araştırma için baz alınan Seçmeli Geometri dersi öncesinde geometrik kavramlarla ilgili uygun kavram imajı geliştiremeyen öğretmen adaylarının, dersin sonunda uygun kavram imajı geliştirdikleri görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Geometri Öğretimi, Geometrik Kavramlar, Öğretmen Adayları, Açı, Çember, Geometrik Yer, Metrik, Kavram İmajı, İmaj Gelişimi.
Ankara il merkezindeki iş okullarında 1. ve 4. sınıfa devam eden zihinsel engelli çocukların annelerinin kaygı ve sosyal destek düzeylerinin karşılaştıkları problemlere göre incelenmesi
Bu araştırma, zihinsel engelli çocuğu olan annelerin kaygı ve sosyal destek düzeylerinin karşılaştıkları problemlere göre incelenmesi amacıyla planlanmıştır.Çalışmada, tam örnekleme modeli kullanılmıştır. Ankara il merkezinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı İş Okullarında 1. ve 4. sınıfa devam eden zihinsel engelli çocuğu olan toplam 151 anne örneklemi oluşturmuştur.Araştırmada veri toplamak amacıyla annelere araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan, annelere ilişkin bilgiler ve problemlerini içeren sorulardan oluşan ?Kişisel Bilgi Formu? ve ?Anket Formu?, Akkök tarafından geliştirilmiş ?Özel Gereksinimli Çocuğu Olan Anne-Babaların Kaygı ve Endişe Düzeyini Ölçme Aracı (K.E.Ö.A.)? ve Kaner tarafından geliştirilmiş olan ?Aile Destek Ölçeği (ADÖ)? kullanılmıştır.Elde edilen veriler, SPSS 12.0 paket programı yardımı ile değerlendirilmiştir. 2 gruplu karşılaştırmalarda Mann-Whitney U testi, 3 ve daha fazla gruplu karşılaştırmalarda Kruskall-Wallis Testi kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiye Spearman Korelasyon Analizi ile bakılmıştır. Anlamlılık seviyesi olarak 0,05 ve0,01 kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda, 1. sınıfta çocuğu olan annelerin kaygı seviyelerinin, 4. sınıfta çocuğu olan annelerden daha yüksek olduğu saptanmıştır. Her iki grupta da kaygının Ailenin Yaşamına Getirdiği Sınırlılıklar, Ömür Boyu Bakım ve Aileye Getireceği Zorluklar alt boyutlarında yüksek olduğu bulunmuştur. 4. sınıfta çocuğu olan annelerin Kişisel Ödül Eksikliği ve Fiziksel Sınırlılıklar puanlarının, 1. sınıfta çocuğu olan annelerden daha yüksek, 1. sınıfta çocuğu olan annelerin Bilişsel Bozukluk alt boyutundaki puanlarının ise 4. sınıfta çocuğu olan annelerden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. 4. sınıfta çocuğu olan annelerin sosyal destek puanları incelendiğinde, Duygusal Destek, Bakım Desteği ve toplam Sosyal Destek puanlarının, 1. sınıfta çocuğu olan annelerden daha düşük olduğu saptanmıştır.
Bankalarda risk yönetimi ve operasyonel risk süreçlerinin değerlendirilmesi; bankacılık eğitimi açısından bir değerlendirme
Son yıllarda bankacılık sektöründe operasyonel risk bazlı dalgalanmalar ve bu dalgalanmalar neticesinde sektörde yaşanan büyük kayıplar operasyonel risk yönetiminin önemini ve güncelliğini arttırmıştır. Operasyonel risk en eski risk türü olarak bilinse de kredi ve piyasa riskine oranla daha az önemsenen bir risk türüydü. Meydana gelen büyük kayıplar operasyonel risk yönetiminde bir takım çalışmaların ve düzenlemelerin yapılması gerekliliğini ortaya koymuştur. Özellikle Basel Bankacılık Komitesinin, operasyonel risk yönetimi ile ilgili düzenlemeleri başta Avrupa olmak üzere, Türkiye'de de etkisini göstermektedir.Düzenlemelere ayak uydurma ve gelişmelerden daha fazla yararlanma düşüncesinden hareketle, operasyonel risk yönetiminde eğitim ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu çerçevede Türkiye'de BDDK'nın çalışmalarına ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunun düzenlemelerine hızlı adaptasyon süreci önemlidir. Hızlı adaptasyonu sağlayacak olanda operasyonel risk yönetimi eğitim çalışmalarının arttırılması ve mevcut çalışmaların kalitelerinin yükseltilmelerine bağlıdır.Banka şube müdürleri ve banka şube şeflerine yapılan anket ile çalışanların operasyonel risk yönetimi ile ilgili yeterli bilgiye sahip olmadıkları görülmüştür. Araştırmaya katılanların % 58,3'ü operasyonel risk yönetimi ile ilgili bir eğitim almamışlardır. Bu durumda Türk Bankacılık sektöründe operasyonel risk yönetimi ile ilgili eğitim ihtiyacının olduğu görülmektedir.
Ankara il merkezindeki anasınıflarında görev yapan öğretmenlerin müzik eğitiminde yaşadıkları sorunların incelenmesi
Bu araştırma, Ankara il merkezindeki anasınıflarında görev yapan öğretmenlerin, müzik eğitimi uygulamalarını ve karşılaştıkları sorunları saptamak amacıyla planlanmıştır. Araştırmaya tabakalı rasgele örnekleme yöntemi ile seçilen 166 okuldan toplam 212 öğretmen dahil edilmiştir. Veriler anket aracılığıyla toplanmıştır. Anket, literatür taraması sonucunda geliştirilmiş ve alanında uzman 7 öğretim elamanının görüşlerine sunulmuştur. Alınan öneriler doğrultusunda ankete son şekli verilmiştir. Öğretmenlere ait demografik özellikler frekans ve yüzde dağılımı şeklinde tablolarda verilmiştir. Araştırmanın alt amaçlarına ilişkin değişkenlere verilen yanıtların frekans ve yüzde dağılımları hesaplanmış ve önem sırasına göre değerlendirilmiştir. Değerlendirmeler ağırlıklı toplamlar yardımı ile yapılmış olup ağırlığına göre tercih edilen cevaplar sıralanmış ve tablolarda yer almıştır. Elde edilen veriler incelendiğinde; Öğretmenlerin % 80, 2' sinin müzik eğitimini mesleki eğitim sırasında aldığı, % 80, 7' sinin müzik eğitimi konusunda hizmet içi eğitime ihtiyaç duyduğu, % 57,1' inin etkinlikler sırasında çalgı kullanmadığı, % 57, 6' sının sınıfında orijinal çalgı bulunmadığı, % 55,7' sinde de sınıfında her çocuğa yetecek kadar çalgı bulunmadığı saptanmıştır. Öğretmenlerin müzikli hikaye çalışmalarını 1. öncelikle yaptırmadıkları, % 37, 5' inin yaratıcı dans çalışmalarında ise 1. öncelikle çocuklardan müzik eşliğinde nesne, hayvan?vs. varlıkları taklit ederek yaratıcı dans etmelerini desteklediklerini belirtmiştir. Öğretmenlerin % 35,2' sinin ritim çalışmalarında 1. öncelikli olarak ritmi verdiği ve çocukların bu ritimle yürümesini, koşmasını, zıplamasını istediği bulunmuştur. Bunun yanı sıra öğretmenler, ses dinleme ve ayırt etme çalışmaları, ritim çalışmaları ve yaratıcı dans çalışmaları sırasında 1. öncelikle herhangi bir sorun yaşamadıklarını ifade etmişlerdir. Öğretmenler şarkı seçilen ise; 1. sırada sözlerinin basit ve anlaşılır olmasına dikkat etmektedirler. Öğretmenler şarkı öğretiminde 1. sırada şarkıyı bölüm bölüm çocuklara söyleyip katılmalarını beklemektedirler. Öğretmenlerin müzik eğitimi konusundaki iş doyum düzeylerine bakıldığında orta düzeyde olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, öğretmenlerin müzik eğitiminde sadece bilgi sahibi oldukları konuları uyguladıkları ancak bu bilgilerin yetersiz olduğu belirlenmiştir. Dolayısı ile müzik eğitiminin içeriği konusunda öğretmenlerin tekrar hizmet içi eğitime almaları gerektiği saptanmıştır.