
26
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Kürtçe romanda anlatıcı perspektif ve söylem
Günümüzde dünya edebiyatı içinde yer alan Kürtçe roman, doğduğundan 1990‟lara kadar çok, tartıĢmanın dozu hafiflemiĢ haliyle de 2000‟lere kadar ontolojik bağlamda tartıĢmalı bir alan olmuĢtur. Bu tartıĢmanın en büyük sebebi, anı, biyografi, yaĢanmıĢ gerçeklik ya da kurgulanan gerçekliklerin, hatta deneme ve karalamaların roman adı altında yayınlanmasıydı. Yanı sıra muhtemelen yayıncıların Kürtçe yazımı teĢvik etme kaygıları nedeniyle teknik anlamda yetkin olsun olmasın Kürtçe yazılmıĢ birçok metni roman kategorisi altında yayınlaması, Kürtçe roman tartıĢmasını alevlendiren faktörlerdendir. Yayın aĢamasındaki değerlendirmelere benzer biçimde Kürtçe romanın eleĢtiri ve analizi de çoğunlukla içeriksel bağlamda yapılagelmiĢ, yapısal ve teknik yönü büyük oranda göz ardı edilmiĢtir. Bu çalıĢma, anlatıcı, perspektif ve söylem özelinde Kürtçe romanın bir anlatıbilimsel değerlendirmesidir. 1990 sonrasında yazılmıĢ realist, modernist ve postmodernist romanlara yoğunlaĢan çalıĢma, 1990‟ların Kürtçe roman için bir dönüm noktası olduğu ve edebi anlayıĢların romanın yapısal özeliklerinin biçimleniĢinde etkili olduğu iddiası taĢımaktadır. Bu bağlamda çalıĢma, 1990 sonrasında belli bir ivme kazanan Kürtçe romanın etkisinde yazıldığı realizm, modernizm ve postmodernizmin de doğrultusunda gerçekleĢen değiĢim ve dönüĢümünü, anlatıbilimin anlatıcı, perspektif ve söylem unsurları çerçevesinde ortaya serme amacındadır. ÇalıĢmaya konu edinen Kürtçe romanlar, Gérard Genette‟in yöntemi esas alınarak analiz edilmekle beraber diğer önemli anlatıbilimcilerin konuya dair yaklaĢımları da göz önünde tutulmuĢtur. ÇalıĢmada anlatıbilim üzerine okumalar analitik ve diyalektik yöntemle araĢtırma malzemelerine uygulanmıĢtır. Anahtar Sözcükler: Kürtçe Roman, Edebi AnlayıĢlar, Anlatıcı, Perspektif, Söylem.
Şeyh-i Meczûb Divanı (Metin-inceleme)
Şeyh-i Meczûb, gerçek adıyla Muhammed Sa'îd, Osmanlı'nın son döneminde yaşamış ve klasik tarzda Kürtçe şiirler yazmış Cizreli sûfî bir şairdir. Bu tez çalışmasının ana konusu da onun Kürtçe divanının ilk kez Latin harfleriyle neşri ve incelenmesidir. Çalışmanın birinci bölümünde Şeyh-i Meczûb'un hayatı, eserleri ve sûfîliği üzerinde durulmuştur. İkinci bölümün konusu Şeyh-i Meczûb'un edebî kişiliğidir: Şairliği, dili, etkilendiği ve etkilediği şairler, divanının şekil yönünden incelenmesi, edebî sanatlar bu bölümün konu başlıkları arasındadır. Çalışmanın üçüncü bölümü divanın içerik yönünden incelenmesi yani tahlili üzerinedir. Bu bölümde Şeyh-i Meczûb Divanı'nda klasik Doğu şiiri geleneğinin izlerini aradık. Kullanılan belli başlı mazmunları, telmihleri, özel isimleri açıklayarak divanın anlaşılmasını kolaylaştırmaya çalıştık. Çalışmamızın dördüncü ve son bölümü divan metninin neşridir. Bu bölümde şairin bütün Kürtçe şiirleri eldeki yazma nüshalar taranarak transkripsiyonlu Latin alfabesine aktarılmıştır.
Kürtçe (kurmanci lehçesi) ve ingilizce' deki zarfların karşılaştırılması
Bu çalışma temelde zarfları ele almaktadır. Özellikle Kürtçe' deki zarflar geniş bir şekilde ele alınmıştır. Daha sonra İngilizce' deki zarflara da yer verilmiştir. Son bölümde ise her iki dildeki zarflar yapı bakımından incelenmiştir. Karşılaştırma yöntemiyle benzer ve farklı yönler vurgulanmıştır. Kürtçe dilbilgisi kitaplarında en çok kullanılan zarflar tercih edilmiştir. İngilizce' deki zarflar da güncel örneklerden seçilmiştir. Böylece güncel bir çalışma ortaya konmuştur. Kaynakların incelenmesiyle dilbilimcilerin arasında ortak bir tanım olmadığı görülmüştür. Zarf türlerini belirleme açısından da farklılıklar tespit edilmiştir. Zarfları isimlendirirken bile farklılıklar görülmüştür. Bu çalışmanın temel amacı zarfların kullanımını tespit etmektir. Daha sonra zarf türlerini bilimsel analiz ışığında açıklamaktır. En son olarak da örneklerle daha iyi kavranılmasını sağlamaktır. Bu çalışmada zarflar yapı, anlam ve görev açısından ele alınmıştır. Buradaki amaç zarfları yapı ve aldığı görevler açısından değerlendirip cümleye kattıkları anlamlara dikkat çekmektir. Böylece Kürtçe' deki zarfları standardize etme ekseninde İngilizce' deki zarflarla karşılaştırmaktır. Ortaya çıkan anlamsal ve morfolojik yapıları mukayese ederek amacımız her iki dilde dil öğrenimine katkı sunmaktır. Anahtar Sözcükler: Zarflar, zarf türleri, karşılaştırma, Kürtçe, İngilizce
Kürt ve Alman masallarının tip ve motif yönünden karşılaştırılması
Halk edebiyatının en önde gelen anlatı türlerinden biri masaldır. Masallar basit yapılarına rağmen hem biçimsel hem de içerikleri dolayısıyla kompleks çalışmaların konusu olmuşlardır. Folklor araştırmacıları, masalların özünü veya kaynağını bulmak, daha iyi anlaşılması ve karşılaştırılması amacıyla çeşitli çalışmalar yapmışlardır. Bunun yanında masallar üzerinde çalışma yapan araştırmacıların başvurduğu iki kavram tip ve motif kavramı olmuştur. Tip ve motif kavramları temel alınarak masallar üzerine birçok çalışma yapılmıştır. Biz de bu çalışmamızda masal dünyasının önde gelen örneklerinden Alman Wilhelm ve Jacob Grimm kardeşlere ait masallar ile Kürt masallarını tip ve motifleri bağlamında karşılaştırdık. Karşılaştırmalı folklor alanında değerlendirilebilecek bu çalışmamızda on dokuz masal tipine ait yirmi üç Alman masalı ile otuz dört Kürt masalını karşılaştırdık. Bu karşılaştırılmanın gerçekleştirilebilmesi için aynı masal tipine ait örneklerin motifleri teker teker tespit edilip bu motifler birbirleriyle kıyaslanmıştır. Bu karşılaştırma bunun yanında her ne kadar tip ve motif temelli olsa da masallarda yer alan diğer sosyal-kültürel öğeler de tespit edilip karşılaştırmaya dahil edilmiştir. Masallarda yer alan bu motiflerin ve sosyal-kültürel öğelerin benzerlik ve farklılıkları ile beraber bunların anlamları da açıklanmıştır. Kürt masallarında yer alan özgün motifler de tespit edilip bunların Motif-İndekste yer alması gereken başlıklar da belirtilmiştir.
Kürtlerde halk hekimliği ve halk inanışları Hakkari Rındık (Geçimli) köyü örneği
Halk hekimliği, içinde bulunduğu toplumun sağlığa bakış açısını, beslenme alışkanlıklarını, doğayla olan diyalektik bağını, özetle tüm yaşam tarzını yansıtan folklorik bir alandır. Bu bağlamada, halk hekimliği alanı üzerinde yapılan çalışmalar, çalışma alanına konu olan toplumun kültürel yapısını tanımlamada önemli bir yere sahiptir. Kürdoloji araştırmaları çerçevesinde, halk hekimliği çalışması Kürtlerin kültürel özelliklerini değerlendirmede yararlanılacak öğelerden biridir. Çalışma alanımız, halk hekimliğine kaynaklık edecek zengin bitki çeşitliliğine sahip ve Kürt kültürel değerlerinin halen büyük ölçüde orijinalliğini koruduğu bölge olan Hakkâri' ye bağlı Rindik (Geçimli) köyü olarak belirlenmiştir. Çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde halk hekimliği geleneğinin tarihsel kökeni üzerinde durulmuştur. Yine aynı bölümde modern dönem halk hekimliği, halk hekimliğinde kadının rolü ve son olarak Kürt halk hekimliği değerlendirilmiştir. İkinci bölümde çalışma alanımız olan Rindik (Geçimli) köyündeki halk hekimliği uygulamalarına ve kullanılan bitkilere yer verilmiştir. Üçüncü bölümde bölgedeki halk inanışlarına değinilmiştir. Anahtar sözcükler: Kürt kültürü, Halk hekimliği, Hakkâri, Dermanên Kurdî, Rindik (Geçimli) Köyü
Kurmancî Kürtçesi ağızları hakkında sosyolinguistik bir inceleme (Muş, Adıyaman, Şırnak örneği)
Standart Kurmanci ve Kurmancinin üç ağzının nominal morfolojisinin dilbilimsel ve sosyolinguistik bir bakış açısıyla ele alındığı tez çalışması, Kurmancinin seçilen ağızlarını hem standart Kurmanci ile hem de birbiriyle karşılaştırmaktadır. Bununla birlikte, tezde üzerine çalışılan ağızlarda cinsiyet ve yaş eksenli seçilen görüşmecilerin farklı kullanımları sosyolinguistik bir bakış açısıyla incelenmiştir. Kurmancinin güneydoğu, kuzey ve güneybatı ağızlarının çalışıldığı tezde, bu bölgeleri temsilen sırasıyla Şırnak, Muş ve Adıyaman illeri seçilmiştir. Yöntem olarak, literatür incelemesi ve saha çalışması kullanılmıştır. Literatür çalışması ile Kurmancinin nominal morfolojisi ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Saha çalışmasında ise bu tezin yazarı tarafından geliştirilen 185 soruluk bir ölçüm aracı seçilen ağızlarda kadın ve erkek olmak üzere yaşlı, orta yaş ve genç görüşmecilere uygulanmıştır. Tez ile şimdiye kadar ayrıntılı bir şekilde çalışılmayan "Kurmancinin cinsiyet belirleme sistemi" sistematik bir şekilde açıklanmıştır. Dil etkileşiminin çok olduğu Muş ve Adıyaman bölgelerinde ikili gramatik cinsiyet uyumunun Muş bölgesinde durum işaretlerinde Adıyaman bölgesinde ise izafe ekinde olmak üzere bir formda standartlaştığı gözlemlenmiştir. Ergatif yapının işaretleme ve uyumu noktasında, dil etkileşiminin çok olduğu bölgelerdeki görüşmecilerde ergatif yapı yerine çift büküm ve/veya akuzatif yapıların kullanıldığına şahit olunmuştur. Nesiller ve cinsiyetler bağlamında, genç ve kadın görüşmecilerin yaşlı ve erkek görüşmecilere oranla yeni nominal morfolojik formları daha çok kullanma eğiliminde oldukları gözlemlenmiştir. Sonuç olarak: Kurmancinin ağızları hem birbirleriyle karşılaştırıldıklarında hem de kendi içlerinde analiz edildiklerinde, dil içi ve dil etkileşimi kaynaklı farklı kullanımlar göstermekte oldukları ifade edilebilir. Anahtar Sözcükler: Kurmanci, Ağız, Nominal Morfoloji, İzafe, Cinsiyet, Durum, Ergativiti, Sosyolinguistik.
Kürtçe (Kurmanci) masalların anlatı tipolojisi Narration typology of Kurdish (Kurmanci) folktales
Bu çalışmada analitik okuma yöntemiyle Kürtçe masalların anlatı analizi yapılarak bir tipoloji ortaya konulmuştur. Tipolojiden kasdımız yapısal temelde en tipik, genel ve standart formu ortaya çıkarmaktır. Bu tipolojiyi oluşturmadaki amaç yazılacak olan modern anlatılara bir örnek oluşturmaktır. Yukarıda belirtilen amaç doğrultusunda derlenerek yazıya geçirilmiş 1300 masalın Thompson-Aarne'nin sınıflandırması ve anlatı bilimin dört kategorisine (ses ve odaklanma, karakter ve karakterleştirme, olay zinciri, zaman ve mekân) göre taraması yapılarak en uygun 85 masal seçilmiştir. Daha sonra bu masallar temelinde çalışmamızın birinci bölümünde anlatıcı ve odaklanma tipolojisi çıkarılmaya çalışılmış ve ekstradiegetik-heterodiegetik anlatıcı ve sıfır odaklanmanın bu kategoride temel tipoloji olduğu belirtilmiştir. İkinci bölümde karakter ve karakterleştirme kategorisi ele alınmış ve en tipik karakterlerin iyi-kötü düalizmi üzerine şekillenen düz karakterler olduğu ve ayrıca açık karakterleştirmenin yoğunlukta olduğu tespit edilmiştir. Üçüncü bölümde olay zinciri analizi yapılmış ve sonuçta elimizdeki tüm masalların iki ayrı yapıya ayrıldığı ve olağanüstü masalların işlev modeli üzerine ve olağanüstü olmayanların aktant modeli üzerine yapılandığı görülmüştür. Dördüncü bölümde zaman ve mekân irdelenmiş ve masallardaki öykü zamanının belirsiz olduğu, söylem zamanının genellikle kronik, geçmiş zamanda ve özetleme ve sahne teknikleriyle şekillendiği görülmüştür. Olay mekânının gerçek-fantastik, uzak-yakın düalizmi üzerine şekillendiği ve masallar aksiyonel olduklarından en çok açık alanlarda olayların geliştiği tespit edilmiş ve ayrıca anonim olduklarından, masalların söylem mekânının tespit edilemediği görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Masal, Anlatı Bilim, Anlatıcı, Odaklanma, Karakter, Olay, Zaman, Mekân, Tipoloji
Gılgamış Destanı'nda Sümerce ile Kürtçenin sosyo-linguistik bağlantısı
Bu çalışmada, Gılgamış destanından yola çıkarak Mezopotamya'nın en eski halklarından Sümerler ile Kürtlerin tarihi-kültürel ve sosyo-linguistik bağlantısı işlenmiştir. Bu amaçla kültürel mirası üzerinden yeterli araştırmaların yapılmadığı Kürt ve Sümer tarihi araştırılmış ve M.Ö. 3000'lerde Mezopotamya'da oluşmaya başlayan ve dünyadaki ilk destan olarak kabul edilen Gılgamış'taki bazı kavram, motif ve sözcükler etimolojik bir çalışmaya tabi tutulmuştur. İncelenen eserlerde başta Gılgamış sözcüğü olmak üzere, bazı Sümerce sözcüklerin Kürt dili ve kültürü ile bağlantılı olduğu ve ortak coğrafyada yaşamaları neticesinde tarihi-kültürel-dilsel ortak bir geçmişin olabileceği düşünülmüştür. Anahtar Sözcükler GılgamıĢ, Kürtçe, Sümerce, Mezopotamya, dil, tarih, etimoloji, motif, destan, sosyolinguistik.
İngilizce, Kürtçe ve Türkçede zamanların sentaks (Sözdizimsel) karşılaştırması
İnsanların, varoluşundan beri iletişim için kullandıkları temel araç dildir. İletişim için kullandığımız bu dil; sözlü, yazılı veya beden hareketleriyle olabilir. Dilin nasıl doğup geliştiği ile ilgili birçok teori mevcuttur. Dil, doğduğumuz aile veya toplumda başlar, yaşantımızla beraber farklılıklarla veya çeşitliliklerle şekillenir çünkü dil birey ve toplum gelişiminde var olan bir kavramdır. Bu çalışmada; öncelikli olarak dil kavramı, dilin doğuşu, anadil kavramı ve dilin kültür ile olan ilişkisi tanımlanmaya çalışıldıktan sonra, dillerin köken ve yapı durumları araştırılmıştır. Bu çalışma; Ermenistan, Azerbaycan, İran, Irak, Suriye ve Türkiye'de konuşulan Hint-İran dilleri gurubunda yer alan Kürt dili, Asya dil grubunda Ural-Altay kolunun Altay kolunda yer alan Türk dili ve Avrupa grubunun Cermen dilleri arısında yer alan İngiliz dili ile ilgili yapılmıştır. Bu dillerin her birinin farklı lehçe ve şiveleri olmasına rağmen, diller genel olarak incelenmiştir. Çalışmadaki Kürt, Türk ve İngiliz dilleri temel alındığından; bu dillerin doğuşu, kısa bir tarihi ve yeryüzünde gelişimi incelenmiştir. Ayrıca bu dillerin yeryüzünde konuşulduğu bölgeler, dillerin başlıca önemli unsurları ve eserleri kısaca araştırılmıştır. Öncelikli olarak çalışmada; Kürt, Türk ve İngiliz dillerinin kısa tarihi geçmişleri incelenmiş ve daha sonra, bu dillerdeki zamanların sentaks durumları araştırılmıştır. Çalışmada her bir dil için dört basit zaman olan Geniş Zaman, Şimdiki Zaman, Geçmiş Zaman ve Gelecek zaman bağımsız olarak incelenmiştir. Daha sonra tüm bu zamanlar birbirleriyle karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma sonucunda Kürt, Türk ve İngiliz dillerin sentaks durumu saptanmıştır. Bu dillerin sentaks bakımından, hem benzer hem de farklı özellikler barındırdığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler Kürtçe, İngilizce, Türkçe, Sentaks, Benzerlikler, Farklılıklar, dil Karşılaştırması.
Seçmeli Kürtçe dersine karşı veli tutumları
Kürt Açılımıyla birlikte Talim ve Terbiye Kurulunun 07/09/2012 tarih ve 154 sayılı kararıyla Yaşayan Diller ve Lehçeler dersi 5. Sınıflardan itibaren okutulmak üzere seçmeli ders olarak konulması kararı alınmıştır. Fakat bölge halkı nezdinde büyük kabul gören bu girişim herhangi bir alt yapı çalışması olmadan başlatıldığı için çeşitli aksaklıklarla karşılaşılmıştır. Seçmeli Kürtçe dersinin eğitim-öğretim programına eklenmesinden sonra veliler, öğretmenler ve öğrenciler nezdinde ki olumlu veya olumsuz tepkiler konusunda farklı yerlerde değişik çalışmalar yapılmış olmasına rağmen ülkemizde akademik düzeyde herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu boşluğu doldurmak için tarafımızdan bu konu seçilmiştir. Bu konu Diyarbakır ili özelinde Seçmeli Kürtçe dersinin verildiği okullar seçilerek Kürtçe dersine olan ilgi incelenmiştir. Çalışmanın ismi Seçmeli Kürtçe Dersine Karşı Veli Tutumları olarak seçilmiştir. Bu dersi seçmeli olarak tercih eden öğrenciler ve velilerin seçme nedeni, beklentileri velilerin bu derse nasıl baktıkları, bu dersin daha verimli olarak işlenebilmesi için neler yapılması gerektiğine yönelik olarak bu çalışma hazırlanmıştır.
Dı nav çanda kurdî de çîrokêk sîndrella
Masal; çocukların hayal dünyasını zenginleştiren ve onların yeni dünyalara yelken açmalarını sağlayan bir araçtır. Avrupa edebiyatında yüzyıllar içinde halk arasında anlatılan masalların zamanla sözlü gelenekten yazarlar vasıtasıyla yazıya geçirilmesi ve kitap olarak yayınlamaları, kaybolmaya yüz tutmuş hikâye ve masalların zamana direnerek kalıcı hale gelmesini sağlamıştır. Savaşlar ve göçler nedeniyle, ticaret yolları üzerinde bulunan coğrafyalar arasındaki bir ülkede bilinen bir masal, başka bir ülkede o ülkenin kültürel değerlerini de alarak yeniden şekillenir; fakat konu ve içerik bakımından yine de birbirinden izler taşıdığı görülür. Grimm kardeşlerin "Kinder und Hausmärchen" adlı kitabında yer alan Cindrella masalı, Diyarbakır ve Mardin yöresinde yaşayan Kürtler arasında sözlü olarak yıllardan beri ''Çîroka Sêwîke û Çîroka Çêleka Zêrin'' adlarıyla bilinir. Halen nineler ve dedeler tarafından torunlarına uzun kış gecelerinde masal olarak anlatılmaktadır. Bu tespit sonrasında yapılan bu çalışmayla unutulmaya yüz tutmuş ve sözlü olarak devam eden bu hikâye yazılı bir hale getirilmiştir. Kürt edebiyatının da dünya edebiyatları içerisindeki yerinin ve zenginliğinin görülmesi ve hakettiği yeri alması için çalışmalar yapılması ve daha ileri seviyelere taşınması gerekir.
Feqîyê Teyran'ın Şêxê Sen'an şiirinin içerik açısından incelenmesi
Feqîyê Teyran, Ehmedê Xanî ve Melayê Cizîrî ile beraber klasik Kürt edebiyatının üç büyük kurucusundan biridir. Bilindiği gibi Kürt klasik edebiyatı, Arap ve Fars edebiyatlarının etkisi altında kalmış, Arapça ve Farsça mazmun ve tamlamaların yer aldığı dili ağır bir edebiyattır. Oysa Feqîyê Teyran da klasik şairler içinde yer almasına rağmen dili, son derece sade, halkın kullandığı dildir, içerik olarak da klasik edebiyatta kullanılan klasik mazmunların dışına çıkarak halkın sorunlarını, tabiatı, beşer aşkını dile getirmiştir. Bu çalışmada onun bu özelliğine, divanından geçen şiirlerden hareketle örneklendirmeye çalışılmıştır, bunu yaparken bir yandan şiirlerinde işlediği konulara yani içeriğine değinirken diğer yandan açık ve duru üslubuna, kafiye örgüsüne, söz sanatlarına, mahlasına kısacası şiirlerinin tarzına değinmeye çalıştık. Bu çalışmadaki örnek şiirler Kadri Yıldırım'ın Faki-yi Teyran Divan (2014) isimli çalışmasından alınmıştır. Şairin önemli eserleri arasında yer alıp da divanında yer verilmeyen şiirlerinin kaynağı da ayrıca belirtilmiştir. Birinci bölümde Feqîyê Teyran'ın hayatı, ikinci bölümde şairliği ve edebi yönü, üçüncü bölümde ise onun en uzun eserleri arasında yer alan ve yaklaşık olarak 362 beyitten oluşan Şêxê Sen'an şiiri içerik açısından incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Feqîyê Teyran, Divan, Şêxê Sen'an, İçerik, Üslup
Kürtçe masallar ile Grimm Kardeşler masallarının motifler açısından karşılaştırılması
Bu çalışmada Grimm Kardeşler'in dört masalı ile Kürtçenin Kurmanci lehçesine ait dört masal karşılaştırılmıştır. Her iki dile ait masallar Stith Thompson'un Motif İndeks Listesindeki motiflere göre karşılaştırılmıştır. Tezin karşılaştırma bölümünde; önce masalların özeti verilmiş, daha sonra liste sırasına göre masallarda aynı ve farklı olan motiflerin karşılaştırmaları yapılmıştır. Bu karşılaştırma sonucunda görülmüştür ki her iki milletin masalları birbirine çok benzemektedir. Bu çalışmayla masalların evrensel olma özelliği bir kez daha kanıtlanmıştır. Yine bu çalışmayla Kürtçe masalların motif açısından zenginliği olduğu ortaya çıkmıştır. Çalışmamızın birinci bölümünde terimsel olarak folklor, masal, motif, formel ve tip kavramlarının tanımı yapılmıştır. Bölümün devamında masalların sınıflandırılmasına ilişkin fikirler, masalların kaynağına ilişkin görüşler ve masal inceleme metodları paylaşılmıştır. İkinci bölümde Grimm Kardeşler'in hayatı ve çalışmaları ve Kürtçe masalların tarihi hakkında bilgiler verilmiştir. Üçüncü bölümde ise masallar motiflere göre karşılaştırlmıştır. Anahtar Sözcükler: Masal, Karşılaştırma, Grimm Kardeşler, Motif, Kürtçe Masallar, Stith Thompson
Zazacanın fonetik açıdan incelenmesi; Kuzey, güney ve merkez Zazacasının karşılaştırılması
Zazaca, zengin bir sözlü edebiyata sahip olmakla beraber, yazılı alanda geri kalmıştır. Son yıllarda yapılan çalışmalar, kültür envanterinin yazıya geçirilmesini ve dilin standartlaşmasının önünü açmıştır. Bu çalışmanın amacı, Zazacayı bölgelere göre incelemek; kuzey, merkez ve güney bölgelerinde konuşulan ağızları karşılaştırmaktır. Türkiye'nin doğu ve güneydoğu kısmında yaşayan Zazaların coğrafik olarak birbirinden ayrı olmaları, dillerine de yansımıştır. Çalışmada, Zazacanın farklı ağızları, fonolojik ilke ve kriterlere göre, karşılaştırmalı bir şekilde ele alınmıştır. Çalışma fonolojiyi ele almakta, fizyolojik fonolojiyi ve akustik fonolojiyi kapsamaktadır. Genel bir çerçevede dil, dilbilim, dilbilimin alt dalları, dil aileleri, Kürtçenin lehçeleri ve Zazacanın konuşulduğu yerler izah edilmiş; fonoloji ve alt dalları, fonolojinin yasa ve ilkeleri tanıtılmıştır. Zazacada var olan vokal ve konsonant sesler, bölgelere göre örnek sözcüklerle ve her bölgedeki frekans değerleri hesaplanarak izah edilmiştir. Zazacada meydana gelen ses olayları, farklı bölgelerden seçilen folklorik metinlerden örnekler verilerek incelenmiştir. Çalışmada; örneklendirme, tanık gösterme, grafikle gösterme, sayısal verilerden yararlanma, açıklama gibi yöntem ve tekniklerden yararlanılmıştır. Her bölgeden bir korpus oluşturulmuş, bu korpustan seslerin frekans değerleri hesaplanmış ve grafikle gösterilmiştir. Ek kısmında bazı sözcüklerin akustik görüntüleri, ses grafiği olarak ilave edilmiştir. Zazacada bölgeler arasında fonolojik farklılıklar vardır. Bir sözcük, ağızlara göre farklı şekillerde seslendirilmektedir. Ağızlar arasında, seslerin frekans yoğunlukları farklıdır. Ağızlar üzerine yapılacak çalışmalar, bu farklılıkları meydana çıkaracak bunları aza indirecektir.
Adıyaman ve çevresinde halk inançları ve halk hekimliği(Bawerıyên gelêrî û dermanê kurmancî lı herêma semsûrê)
İnsanoğlu var olduğu günden bugüne kadar hastalıklar ve ölüm korkusu ile yüz yüze kalmıştır. İnsanlar, bu problemlerini çözmek için farklı yöntemlere ve araçlara başvurmuştur. Bu yöntemlerin bir kısmı dinsel iken bir kısmı da bitkisel, hayvansal veya madensel emlerin kullanımı biçiminde olmuştur. Adıyaman, tarihsel ve kültürel olarak zengin bir birikime sahiptir. Bu kültürel zenginlik içerisinde Kürtler arasında, "Dermanê Kurmancî" olarak ifade edilen Kürt halk hekimliği ve ocaklık kültürü önemli bir yer tutmaktadır. Buna rağmen bu alanda yapılmış, geniş çaplı bilimsel çalışmaların sayısı oldukça sınırlıdır. Bu çalışmanın amacı bu alandaki zengin kültürel birikimi kayıt altına alarak yok olmaktan kurtarmak, bilimsel olarak ele almak ve araştırmacıların dikkatine sunmaktır. Konu hakkında literatür taraması yapılmış ve kartopu yöntemi kullanılarak, 164 kişiyle yüz yüze görüşme yapılmıştır. Görüşmeler, kişilerin izni doğrultusunda kayıt altına alınarak deşifre edilmiştir. Görüşme yapılan kişilerin önerileri doğrultusunda göl, su, taş, türbe gibi halk arasında kutsal sayılan mekânlar ziyaret edilmiştir. Adıyaman Kürt halk hekimliği, tıbbi emler ve inanışlar olmak üzere iki eksen üzerinde ilerlemektedir. İnanışlarda ocaklar ve türbeler önemli yer tutmaktadır. Halk hekimliği uygulamaları doğum öncesi başlamakta ve ölüm sonrasına kadar devam etmektedir. Tedavilerin bir kısmı belli kişilerce yapılırken bir kısmı da genel bilgilere ve tecrübelere dayanmakta, hemen herkes tarafından uygulanmaktadır. Uygulamalarda bitkiler, hayvansal ürünler ve bazı madenlerden yararlanılmaktadır. Ocaklılar, tedavilerde okuma, üfleme, kesme vb. yöntemlere başvurmaktadır. Uygulamaya başvuranların hemen hepsi, kendilerini "inançlı" olarak ifade etmekte, yaş olarak orta yaş ve üzerinde ve eğitim seviyesi olarak okuryazar olmayan ya da "düşük" eğitim düzeyindedir. Son yıllarda sağlık alanındaki gelişmelere bağlı olarak halk hekimliği uygulamalarında azalma görülmekle beraber farklı biçimlerde tedavi ve uygulamalar devam etmektedir. "Çok basit" veya "umutsuz vaka" olarak adlandırılabilecek durumlarda, halk tıbbına hala danışılmaktadır. Anahtar Sözcükler: Adıyaman, Kürt halk hekimliği, Hastalık, Bitkilerle tedavi, Türbe, Dermanê Kurmancî, Ocak
İkinci dil olarak Kürtçe öğretimi fêrkırına zımanê Kurdî wekî zımanê duyem
Bu çalışmanın ana konusu ı̇kı̇ncı̇ dı̇l olarak Kürtçe öğretı̇mı̇dir. Dil öğretimi alanında diğer dillerden çok geride kalan Kürtçenin, modern bir yöntem üzerine kurulu sistemli bir öğretim programına ihtiyacı olduğu malumdur. Bunun için çalışmada şu soruların cevabını aradık: Nasıl bir yöntem böyle bir öğretim programını oluşturmaya ve Kürtçeyi öğretmeye uygundur? Bu sorunun cevabı bu alandaki mevcut boşluğu doldurma konusunda bir zemin oluşturacaktır. Bu amaç doğrultusunda tezde dil öğretiminde kullanılan temel yöntemler açıklanıp irdelenmiştir. Kaynaklara ve Koya Üniversitesi'nde çalışan Kürt olmayan öğretim görevlileri ile yapılan görüşmelere dayanarak IKB'nde1 Kürtçe öğretiminde karşılaşılan sorunlar analiz edilmiştir. Tezde dil öğretim yöntemleri açıklanıp Kürtçeye uyarlandıktan sonra gelişmiş dünya dilleri gibi Kürtçenin de iletişimsel dil öğretimi (communicative language teaching) yönteminden oldukça faydalanılabileceği sonucuna vardık. Nitekim diğer yol ve yöntemlerin aynı görevi göremeyeceği tarafımızdan kabul edilmektedir. Bu doğrultuda, tezin ekinde gelişmiş bir bilgisayar programına dayanılarak Kürtçe öğretim sınıflarında kullanılması için yetkin bir öğretim programı sunulmuştur. Araştırma; giriş, dil öğretim yöntemleri, dil öğretim yöntemlerinin Kürtçeye uyarlanması, Kürtçe öğrenim ve öğretiminde karşılaşılan engeller, sonuç, kaynak ve eklerden oluşmaktadır. Ekler kısmında, Kürtçenin ikinci dil olarak öğretimi için hazırlanmış bir öğretim programı mevcuttur.
Kurmanci Kürtçesinde ergatif (Özeçişlilik) Nûra Gelban tefsiri örneği
Bu çalışmanın konusu Kurmanci Kürtçesindeki ergatif yapısıdır. Ergativite (özegeçişlilik) 20.yüzyılın başından itibaren dilbilimde yerini almış ve o günden itibaren hala tartışıla gelmiş bir konudur. Dixon (1994) dünyadaki dillerin yaklaşık dörtte birinin ergatif olduğunu ve ergatifiği geçişsiz cümlenin öznesinin geçişli cümlenin nesnesiyle aynı şekilde hareket ettiği ve her ikisinin geçişli cümlenin öznesinden farklı hareket ettiği dilbilgisi olgusu olarak tanımlar. Kurmanci Kürtçesi de geçmiş zaman geçişli cümlelerinde bu yapı ortaya çıktığından ergatif bir dildir. Ancak şimdiki ve geçmiş zamanlı cümleler ile tüm geçişsiz cümlelerde akuzatif bir dizge sergiler. Bu ikili dizgeden dolayı Kurmanci Kürtçesi yarı ergatif bir olarak kabul edilir. Bu çalışmanın amacı, yazılı bir eserde ergatif dizgesinin kullanımını ve işe yararlılığını tespit etmek ve örnekler ışığında tahlil ederek sunmaktır. Bu amaçla Kurmanci Kürtçesiyle yazılmış bir tefsir kitabından çıkarılan örnek cümleler üç grupta sınıflandırıldı. Her birinin analizi, yorumu ve değerlendirilmesi yapılarak bu dildeki ergatif yapısının kuralları ve özellikleri belirtilmiş ve konunun bazı istisnaları durumları ortaya konulmuştur. Araştırma konusu edinilen eserde ergatif yapısının önemli bir yer tuttuğu ve oldukça kullanışlı olduğu ancak göze çarpan bazı hatalı kullanımlara rağmen yazar tarafından ustalıkla kullanıldığı tespit edildi. Son olarak, Kürtçe dil bilgisi kitaplarında bahsedilen ergatif dizgesinin kural, kaide ve özelliklerin oldukça genel ve eksik olduğundan dolayı bu konuda karşıla bazı sorunları çözmede yeterli olmadığı görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Kürtçe, Kurmanci, Ergatif, Akuzatif, Geçişli Fiil, Geçmiş Zaman, Şoşiki, Kürtçe Tefsir
Mele Nurullahê Godîşkî'nin "Çenta Yetîman" adlı eserinin transkripsiyonu, Türkçeye çevirisi, tahlil ve tenkidi
Kürt çocukları için hazırlanmış ve Kürtçe akide/ilmihal kitaplarına güzel bir örnek teşkil eden, Mele Nurullahê Godîşkî'ye ait "Çenta Yetîman" adlı eser üzerinde yapılan bu tez çalışmasıyla, genel olarak akide ve fıkıh ilimlerinin gayelerine değinilmiş ve Kürtler arasında yaygın olan, medreselerde okutulan Kürtçe akide kitaplarının öneminin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Özelde ise eserin Kürt diline katkıları ve diğer Kürtçe akide kitaplarıyla benzer ve farklı noktalarının tespiti amaçlanmıştır. Kitabın, yapılan tercüme ve transkripsiyon çalışmaları ile daha geniş bir kitleye ulaşmasını hedefleyen bu çalışma neticesinde, "Çenta Yetîman"ın elde edilen iki nüshası arasındaki değişiklikler tespit edilmiş, kitabın kullandığı dil ve konuları işleyiş tarzı bakımından özgün bir eser olduğu anlaşılmıştır. "Çenta Yetîman" bağlamında da Kürtçe akide kitaplarının genel olarak birbirine benzediği, medrese eğitimi almış olan yazarlarının, bunları yazmadaki amaçlarının halkın ihtiyaç duyduğu itikadî bilgileri ele almak, halkı dini yönden eğitmek ve onların itikadî yönden yozlaşmalarını önlemek olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Mele Nurullahê Godîşkî, Çenta Yetîman, Kürtçe Akide Kitapları, Akide, Medrese
Zazaki için Hunspell: Vate Dergisi Derlemi temelli morfolojik analizör ve yazım denetleyicisi
Bu çalışma, düşük kaynaklı bir dil olan Zazaki için kural tabanlı bir morfolojik analizör ve yazım denetleyicisi geliştirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın temel hedefi, Zazakinin karmaşık morfolojik yapısını modelleyip dilin dijital ortamlarda doğru ve etkin kullanımını destekleyecek bir hesaplamalı dil bilim aracı olan Zazaki Hunspell'i Hunspell mimarisi temelinde oluşturmaktır. Bu bağlamda, öncelikle Zazaki morfolojisi (çekimsel ve morfofonetik) Korpusê Kovara Vateyî/ Vate Dergisi Derlemi üzerinden incelenmiş ve Vate Çalışma Grubu Sözlükleri de kullanılarak bir kök sözlük (.dic dosyası) ve Zazakinin ek yapısını yansıtan bir ek kural dosyası (.aff dosyası) hazırlanmıştır. Geliştirilen sistemin performansı, hem morfolojik analiz (gövde bulma ve biçim birim ayrıştırma) hem de yazım denetimi (hata tespiti ve düzeltme önerileri) açısından daha çok nicel olmak üzere nitel metotlarla değerlendirilmiştir. Amancê na xebate o yo ke seba ziwanêkê kêm-çime (low-resource) zazakî, bingehê qaydeyan (rule-based) ser o analîzkerêko morfolojîk û kontrolkerêkê rastnuştişî bivirazo. Meqsedê bingehîn ê xebate zî o yo ke awanîya morfolojîk a zazakî modelîze bikero û Hunspellê Zazakî bivirazo. No model do zî enstrumanêkê ziwannasîya komputurî bo ke mîmarîya Hunspellî ser o bêro sazkerdiş û mecrayanê dîjîtalî de do piştî bido xebitnayîşê ziwanî yo rast û tesîrdar. Na çarçewa de, morfolojîya zazakî (antiş û morfofonetîk) Korpusê Kovara Vateyî ser ra ame viraştiş û bi hetkarîya Ferhengê Gruba Xebate ya Vateyî, ferhengêko kokî (dosyaya .dic) û dosyayêka qaîdeyanê gireyan (dosyaya .aff) ke nawitoxê awanîya gireyanê zazakî ya, ame amadekerdîş. Performansê sîstemê viraştî, bi giranî bi hewayêko kantîtatîf, hem wareyê analîzê morfolojîk (peydakerdişê kok û beşkerdişê morfolojîk) hem zî kontrolkerdişê rastnuştişî (tespîtkerdişê şaşîyan û pêşnîyazê rastkerdişî) de bi metodanê çendinîye (quantitative) û senînîye (qualitative) de ame erjnayîş. Encamê destkewteyî mojnenê ke metodê Hunspellî yo ke bingehê qaydeyan (rule-based) ser o saz beno, modelkerdişê awanîyanê bingehînanê ke sey ziwanê zazakî morfolojîya xo dewlemend a û tesbîtkerdiş û rastkerdişê şaşîyanê rastnuştişî de bi duştêko qabîlê qebulbîyaye de yo, şeno bifeyde bo. Na xebate, analîzkerêko morfolojîk û kontrolkerêkê rastnuştişî yo yewin û hîra yo ke seba zazakî ameyo viraştiş. Firsendê ke teknolojîya Natural Language Processing/ Prosesê Ziwananê Xozayî (NLP) aver benê, dinyaya dîjîtale de estbîyayîşê ziwanan xurt kenê û bitaybetî seba cehddayîşê pawitiş û ganîkerdişê ziwananê kêm-çimeyan de wezîfeyêkê muhîmî vînenê. Na çarçewa de, averberdişê Hunspellê Zazakî tena destkewteyêko teknîkî nêmojneno eynî wext de wayîrê ê potansîyelî yo ke mecrayanê dîjîtal de asayîşê zazakî do zêde bikero û piştî bido cehddayîşê resnayîşê ziwanî bi azanê ameyoxî. Encamê na xebate, seba cigêrayoxanê ameyoxan ê ziwannasîya hesabî ya zazakî zemînê xebate amade keno û bingehêk pêşkêş keno ke şeno seba ziwananê bînan ê kêm-çimeyî û wayîrê taybetmendîyanê winasîyan ê, bibo model. Kilîtçekuyî Zazakî, kirmanckî, Hunspell, analîzo morfolojîk, kontrolkerdişê rastnuştişî Armanca vê lêkolînê ew e ku ji bo zimanekî kêm-çavkanî (low-resource) zazakî, analîzkereke morfolojîk a li ser bingeh-qaîde (rule-based) û kontrolkereke rastnivîsînê pêş bixe. Meqseda bingehîn a lêkolînê jî ew e ku avanîya morfolojîk a zazakî modelîze bike û Hunspella Zazakî biafirîne; ev amûreke zimannasîya kompîturî ye ku li ser mîmarîya Hunspellê hatîye avakirin û di mecrayên dîjîtal de wê piştgirîyê bide bikaranîna zimanî ya rast û bi bandor. Di vê çarçoveyê de, morfolojîya zazakî (kêşan û morfofonetîk) bi bikaranîna Korpusê Kovara Vateyê hate lêkolînkirin û bi sûdwergirtina ji Ferhengên Koma Xebatê ya Vateyê, ferhengeke kokî (dosyaya .dic) û dosyayeke qaîdeyên gireyan (dosyaya .aff) ku nîşanderê avanîya gireyên zazakî ye, hatin amadekirin. Performansa sîstema pêşxistî, bi giranî bi awayekî kantîtatîf, di warê hem analîza morfolojîk (dîtina kok û dabeşkirina morfolojîk) û hem jî kontrolkirina rastnivîsînê (tesbîtkirina şaşîyan û pêşnîyarên rastkirinê) de bi rêbazên çendanîyê (quantitative) û çawanîyê (qualitative) hate nirxandin. Encamên bidestxistî nîşan didin ku nêrîna bingeh-qaîdeyî (rule-based) ya li ser Hunspell saz dibe, dikare di modelkirina avanîyên bingehîn ên zimanekî dewlemend ên mîna zazakî ji alîyê morfolojîk ve û di rastkirina xeletîyên nivîsînê bi rastbûnê de alîkar be. Ev xebat, yekem analîzkera morfolojîk a berfireh û kontrolkera rastnivîsînê ye ku ji bo zazakî hatîye pêşxistin. Îmkânên ku teknolojîyên Natural Language Processing/ Pêvajoya Zimanê Xwezayî (NLP) pêşkêş dikin, dema ku hebûna zimanên li cîhana dîjîtal xurt dikin, bi taybetî ji bo parastin û vejîna zimanên kêm-çavkanî firsendên girîng pêşkêş dikin. Di vê çarçoveyê de, Hunspella Zazakî, ji serkeftineke teknîkî wêdetir, xwedî potansîyela zêdekirina dîtbarbûna dîjîtal a zazakî û ragihandina ziman ji nifşên pêşerojê re ye. Encamên xebatê, ji bo lêkolînên pêşerojê yên zimanzanîya hesabî li ser zazakî zemînekê amade dikin û ji bo zimanên din ên kêm-çavkanî yên bi taybetmendîyên wekhev in, mînakekî lêveger pêk tînin. Peyvên Miftehî Zazakî, kirmanckî, Hunspell, analîza morfolojîk, kontrolkirina rastnivîsînê Elde edilen sonuçlar, Hunspell tabanlı kural tabanlı yaklaşımın, Zazaki gibi morfolojik açıdan zengin bir dilin temel yapılarını modellemede ve yazım hatalarını belirli bir doğrulukla tespit edip düzeltmede etkili olabildiğini göstermektedir. Bu çalışma, Zazaki için geliştirilmiş kapsamlı ilk morfolojik analizör ve yazım denetleyicisi olma niteliği taşımaktadır. Natural Language Processing/ Doğal Dil İşleme (NLP) teknolojilerinin sunduğu imkanlar, dillerin dijital dünyadaki varlığını güçlendirmekte ve özellikle düşük kaynaklı dillerin korunması ile canlandırılması çabalarına önemli katkılar sunmaktadır. Bu bağlamda, Zazaki Hunspell'in geliştirilmesi, sadece teknik bir başarıyı değil, aynı zamanda Zazakinin dijital görünürlüğünü artırma ve dilin gelecek nesillere aktarılmasına yönelik çabalara destek olma potansiyelini de taşımaktadır. Çalışmanın sonuçları, Zazaki üzerine yapılacak gelecekteki hesaplamalı dil bilim araştırmaları için bir temel oluşturmakta ve benzer özelliklere sahip diğer düşük kaynaklı diller için de model olabilecek bir uygulama sunmaktadır. Anahtar kelimeler Zazaki, Kırmancca, Hunspell, morfolojik analiz, yazım denetimi
Bextiyar Elî'nin Hinara Dawî ya Dinyayê romanında büyülü gerçekçilik
Büyülü gerçekçilik, Avrupa'da tohumlarının atıldığı yirminci yüzyılın ikinci yarısından sonra Latin Amerika'da gelişerek dünyaya yayılan bir akım olmuştur. Bu akım aynı zamanda Avrupa kökenli fantastik, gerçeküstücülük ve postmodernizm gibi edebiyat akımlarının bazı özelliklerini içinde barındırmakla birlikte bu akımlara tepki olarak ortaya çıkmıştır. Tarihsel süreci ve tanımı üzerine birçok görüş ileri sürülen akım, genellikle büyülü olanla gerçeğin, sıradanla sıradışının harmanlanarak okuyucuya etkili bir şekilde aktarılması şeklinde tanımlanmıştır. Latin Amerikalılar kendi topraklarında yüzyıllarca süren sömürgenin ardından bireyselleşmeyi ve yalnızlaşmayı vurgulayan postmodernizm yerine, yerelliği, özgünlüğü ve her şeyiyle kendine ait olana sahip çıkmayı savunan büyülü gerçekçiliğe yönelmişlerdir. Büyülü gerçekçilik, Latin Amerika ile birlikte modernleşme yolunda olan halklar için yazan bütün roman yazarlarının eserlerine de damga vurmuştur. Modernliğin ve modernleşmenin her zaman baskı yarttığı Ortadoğu'da büyülü gerçekçiliğe dayanan eserler bu modernliğin bahtsız bilincini ele vermeye yarayabilir hale gelmişlerdir. Irak Kürdistan'ında yaşanan olumsuzluklara bire bir şahitlik eden Bextiyar Elî de, Kürt halkının toplumsal ve siyasi durumunu, olumsuz koşullarda yaşayan insanların tarihini anlatmak için büyülü gerçekçiliği bir yöntem olarak kullanmıştır. Bu nedenle Bextiyar Elî'nin romanları da Gabriel Garcia Marquez, Salman Rushdi, Derek Walcott ve Toni Morrison'nun romanları gibi büyülü gerçekçi romanlar olarak değerlendirilmektedir. Eserlerinde çok farklı konuları ele alan Elî yarattığı karakterlerin zihinsel ya da kültürel kapasitesiyle bire bir örtüşmese de büyülü gerçekçiliğin en belirgin özelliğini kullanıp bunlara ontolojik eklemeler yapmıştır. Elî, romanlarında doğal kanunların dışına çıkan unsurları kullanarak olayların gerçek yönünü kabul eden okuyucusuna, büyülü olaylara şaşırmadan gerçekliği kavratabilmeyi başarmıştır. İki bölümden oluşan tezimizin birinci bölümünde, büyülü gerçekçiliğin tanımı ve tarihsel sürecinin yanısıra, büyülü gerçekçiliğin özelliklerini ve temsilcilerini inceledik. Ayrıca Kürt edebiyatında büyülü gerçekçilik akımının temsilcilerinden biri olan Bextiyar Elî'nin hayatı, eserleri ve edebi anlayışını ele aldık. İkinci bölümde ise, Bextiyar Elî'nin Hinara Dawî ya Dinyayê ( Dünyanın Son Narı) romanındaki büyülü gerçekçi unsurları ele alarak detaylı bir şekilde işledik.
Hawar Dergisinin yazarları ve Kürt edebiyatındaki yerleri
Bu tez, 15 Mayıs 1932'de yayın hayatına başlayan Hawar dergisini ve özellikle de yazarlarını çeşitli yönlerden tanıtırken Hawar dergisinin ve bu derginin yazarlarının Kürt edebiyatındaki yerlerini açıklamaya çalışmıştır. Çalışma, yazarların hayatlarını ve Kürt edebiyatına katkılarını konu edinmiştir. Tez iki bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde Hawar dergisinin çıkarıldığı döneme kısaca değinilmiş, sonrasında dergi çeşitli yönlerden tanıtılmıştır. İkinci bölümde ise Hawar dergisi yazarlarından Mîr Celadet Alî Bedirxan, Kamiran Alî Bedirxan, Cegerxwîn, Osman Sebrî, Qedrî Can, Dr. Nûredîn Zaza çeşitli yönleriyle anlatılmıştır. Bunun yanında Hawar dergisinde yazan Pîremêrd, Rewşen Bedirxan, Qedrî Cemîlpaşa, Reşîdê Kurd, Dr. Ehmed Nafîz, Elî Seydo Gewranî, Faîq Bêkes, Hesen Hişyar ve Ehmed Namî hakkıda kısa bilgiler verilmiştir. Tezde on beş yazar üzerinde durulmuştur; bu yüzden yazarların hayatı ve Kürt edebiyatına katkıları anlatılırken ayrıntıya çok girilmemiş, belirli yönlerden incelenmiş, Kürt edebiyatının, Hawar dergisinin ve derginin yazarlarının genel çerçevede de olsa tanınması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kürtçe, Hawar Dergisi, Kürt Edebiyatı, Mîr Celadet Alî Bedirxan
19. yüzyıl İngiliz seyahatnamelerinde Kürtler
19. yüzyıl, tüm Dünya'da olduğu gibi Kürtlerin yaşadığı coğrafyalarda da büyük değişimlere sahne olmuştur. Sömürgecilik faaliyetlerinin en üst düzeye çıktığı bu dönemde, Britanya'nın sömürgesi olan Hindistan'a giden yollar üzerinde bulunan Kürdistan, bu özelliğiyle alakalı olarak birçok asker, jeolog, ajan, diplomat ya da misyoner seyyah tarafından ziyaret edilmiştir. Kürdistan'ı ziyaret eden seyyahların bir kısmı, Kürtler ve Kürdistan hakkında önemli bilgiler içeren notlarını daha sonra seyahatname olarak yayımlamıştır. Bu eserler seyyahlar tarafından, Kürtlerin arasında kalınarak ve birincil gözlemlere dayanılarak yazıldıkları için hem yönetici, hem de sıradan Kürtlerin yaşam pratikleri hakkında geniş bilgiler içermektedir. Yöneticiler ya da hanedan aileleri dışında özellikle reaya Kürtler hakkında içerdikleri geniş bilgiler, seyahatnamelerin tarihi, sosyolojik ve antropolojik çalışmalarda kullanılmasına olanak vermektedir. Çalışma bu perspektifle 19. Yüzyılda İngiliz seyyahlar tarafından yazılan ve Kürtlere dair bilgilerin yer aldığı seyahatnamelerden elde edilen bilgilerle, farklı kaynaklarda üzerinde daha az durulan Kürtlerin dini, ekonomik, toplumsal ve idari yapısını analiz etmeye ve genel olarak Kürtlerin gündelik yaşam pratiklerini ortaya koymaya çalışmıştır. Çalışmada 19. yüzyıl boyunca Kürdistan'ın idari yapısında meydana gelen değişiklikler ve bunların Kürtlere yansımaları üzerinde de durulmuştur. Bunun yanı sıra Kürtlerin kim oldukları, nasıl göründükleri, nasıl giyindikleri, nasıl savaştıkları, nerelerde ve nasıl yaşadıkları, neler yiyip içtikleri, evlikleri, yasları, gün içi eğlenceleri, ritüelleri, hangi inançlara sahip oldukları, nelere saygı duydukları, nasıl geçindikleri, hangi ticari faaliyetlerle ilgilendikleri, neden hoşlandıkları, neden şikayetçi oldukları ve başkaları tarafından nasıl algılandıkları gibi konular incelenmiştir.
Kürtçe, Türkçe ve İngilizce'de atasözleri- bağlamsal bir karşılaştırma
Geçmişten günümüze kadar insanların kullandığı en temel iletişim aracı dildir. Bu çalışmanın temel amacı Kürtçe, Türkçe ve İngilizcedeki atasözlerinin bağlamsal olarak irdelenip benzer olanlarını saptamaktadır. Ayrıca her üç dilde benzer atasözlerinin bulunmadığı durumlarda Kürtçe-İngilizce veya Kürtçe-Türkçe olarak benzer atasözlerinin saptanması amaçlanmıştır. Çalışmamız için birçok kitap, makale ve bilimsel çalışma tarama deseni modeliyle incelenmiştir ve çalışma için faydalı olacağı düşünülen birtakım eserler saptanmıştır. Çalışmamız giriş, iki bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş bölümünde; çalışmanın amacı, önemi, çalışmayla ilgili varsayımları, çalışmanın hangi problem ya da araştırma sorusu kapsamında veri topladığı, çalışmamızla ilgili sınırlılıklar, çalışmada önemli olduğunu düşündüğümüz başlıkların çok kısaca tanımlamaları ve yöntemi ile ilgili araştırmalar yapılmıştır. Birinci bölümde; dil, genel olarak dilin tanımı ile ilgili çeşitli görüşler, dilin kültürle ilişkisi, kültürdilbilim, dilbilim ve anlambilim ilişkisi, atasözleri kavramı, tanımı, özellikleri, atasözlerinin sınıflandırılması, atasözlerinin dilbilim ile ilişkisi, modern dilbilimde atasözlerinin semantik rolü ve bu atasözlerinin bağlamsal olarak incelenmesi hususunda araştırmalar ve bilgiler irdelenmeye çalışılmıştır. İkinci bölümde, Kürtçe, Türkçe ve İngilizce'de yer alan atasözleri betimleyici ve tarama modeline göre incelenip, bağlamsal açıdan benzer olanlar belirlenip yorumlanmaya çalışılmıştır. Ayrıca her üç dilde aynı bağlamda bulunmayan; ancak Kürtçe-İngilizce ve Türkçe-İngilizce açısından aynı bağlamda yer alan atasözleri bağlamsal ve betimleyici olarak incelenmiştir. Sonuç bölümünde ise Kürtçe, Türkçe ve İngilizcede de bağlamsal açıdan benzer atasözlerinin olduğu; ancak, her üç dilde benzer atasözlerinin bulunmadığı durumlarda ise Türkçe-Kürtçe ve Kürtçe- İngilizce bağlamında benzer atasözlerinin olduğu saptanmıştır.
Türkiye'de Kürtçe öğretim deneyiminin incelenmesi (1968-2018)
Bu çalışmada 1968-2018 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde bağımsız kurum, enstitü ve kurslarda; özel kurs ve üniversitelerde; kamu kurum, enstitü, okul ve üniversitelerinde yapılan Kürtçe öğretiminin dil öğretim yöntemleri, materyal tasarımı, ders kitapları ve öğretmen yeterlilikleri açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma deseninde yer alan çalışmada veri toplama teknikleri olarak "Derinlemesine Görüşme" ve "Katılımcı Olmayan Gözlem" teknikleri kullanılmıştır. Derinlemesine Görüşme kapsamında otuz üç Kürtçe öğretmeni, akademisyen ve Kürtçe dil öğretim kitap yazarı ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Gözlem kapsamında Mardin/Artuklu ve Şırnak/Cizre'de Seçmeli Kürtçe Dersi'nin verildiği toplam sekiz ortaokulda "Katılımcı Olmayan Gözlem" gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre ilkin çeşitli dernek ve kültür merkezlerinde gerçekleştirilen Kürtçe öğretiminin 1993 yılından itibaren enstitü, 2004 yılından itibaren özel kurs ve nihayet 2010 yılından itibaren devlet okul ve üniversitelerinde yapıldığı bulgusuna varılmıştır. Araştırma bulgularına göre farklı mekânlarda yapılan Kürtçe öğretim deneyiminin ders materyali, öğretmen yeterliliği ve öğrenci profili yönünden farklılıklar arz ettiği görülmüştür. İlkin sadece dilbilgisi kitapları ile genelde dilbilgisinin öğretimi şeklinde yapılan Kürtçe öğretimi, sonraki yıllarda sadece Kürtçe öğretimi amacıyla hazırlanan dil öğretim kitapları ve modern dil öğretim metotları takip edilerek yapılmıştır. Başından itibaren Kürtçe öğretim faaliyetlerine katılan öğrencilerin genelde anadili Kürtçe olan kişiler oldukları tespit edilmiştir. Bu özelliğinden dolayı Türkiye'deki Kürtçe öğretimi okuryazarlık kursu olarak değerlendirilebileceği gibi dilin yanında öğrenciler Kürt edebiyatı, tarihi ve kültürü hakkında da bilgi sahibi oldukları için eleştirel okuryazarlık olarak değerlendirmek de mümkündür. 2012 yılından itibaren ortaokullarda Seçmeli Ders statüsünde okutulmaya başlanan Kürtçenin belli tabuları yıktığı ve Kürtçenin görünürlüğünü arttırdığı için genelde olumlu karşılandığı ancak materyal tasarımı ve öğretmen yeterliliğinin istenilen seviyede olmadığı görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Dil öğretimi, Kürtçe öğretimi, eleştirel okuryazarlık, materyal tasarımı, öğretmen yeterliliği.
Kürt mirliklerinde edebi patronaj (1514-1846)
Ortaçağ devlet anlayışının en belirgin özelliği, patrimonyal yönetim anlayışına sahip olmasıdır. Söz konusu devlet düzeninde her şeyin merkezinde hükümdar vardır. İktidar ve gücü temsil eden hükümdarın sahip olduğu bu önemli konum, her alanda etkisini göstermiştir. Nitekim bu alanların en önemlilerinden biri de ilmi ve edebi sahadır. Bu çalışmada ortaçağ Şark-İslam dünyasında hükümdar ve şairler arasındaki ilişki, Kürt mirlikleri özelinde işlenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın amacı iktidar ve otorite sahibi Kürt mirlerinin muktedir oldukları sahada şairlerle olan ilişkilerini edebi patronaj çerçevesinde ele almaktır. Bu doğrultuda, öncelikle iktidar kurumu olan Kürt mirliklerinin genel olarak siyasi tarihlerinin yanı sıra idari yapıları da ele alınmıştır. Kürt mirliklerinde edebi patronaja hazırlık olması amacıyla, mirlikler öncesi Kürt hanedanlıkları ve devleti gibi iktidar kurumlarında hükümdar ve şairler arasındaki edebi ilişki örneklerle işlenmeye çalışılmıştır. Benzer şekilde edebi patronaj ilişkisi 1514-1846 yılları arasında Osmanlı hâkimiyet sahası içinde kalan Kürt mirliklerinde örneklerle ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bütün bu çalışmalar; araştırma konusuna ve sistematiğine uygun olarak, tanımlayıcı ve tarihsel karşılaştırma yöntemleri, literatür tarama ve örneklem metodolojisi kullanılarak sonuca gidilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın sonunda her Kürt mirliğinde patronaj ilişkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler Kürt mirlikleri, Klasik Kürt Edebiyatı, edebi patronaj, mir, himaye, şair, methiye.
Üç Kürt (Kurmancca) romanında üç özgürlük anlatısı (Emekçi, Kürt, Kadın)
Özgürlük kavramı felsefe tarihi boyunca felsefi tartışmaların merkezinde yer almıştır. Bu kavramı kendi felsefesinin merkezine oturtan Hegel açısından "Dünya Tarihi özgürlük bilincindeki ilerlemeden başka bir şey değildir." Hegel "Tinin Görüngübilimi'nde" bilincin aşamalarını inceler. Özbilinç başlığı altında iki özbilincin kaşılaşması ve tanınma için giriştikleri mücadeleyi ele alır. Bu mücadeleyi efendi ve köle ilişkisi olarak tanımlar. Ona göre efendi ve kölenin tanınma için giriştikleri bu mücadele ancak bir devlet formunda çözülür. Devlette tikel ve tümel bütünleşmiş, bütün özbilinçler birbirlerini karşılıklı olarak tanımışlardır. Devlet ona göre Tanrı'nın yeryüzündeki yürüyüşüdür ve onda özgürlük olgusallaşmıştır. Bununla beraber Hegel'in özgürlük ile eşdeğer tuttuğu "devlet"inin de kendi içerisinde çelişkileri vardır. Ne Hegel'in devletinde ne de ondan sonraki modern devletlerde çelişkiler bütünüyle çözülememiştir. Hegel kendi devletinden kadınları kovarken orta sınıfı ise devletinin merkezine oturtmuştu. Bu nedenle ardılları, onun felsefesini kendi felsefelerini oluşturmada dayanak yaparken aynı zamanda da onun felsefesi eleştirilerin hedefi olmuştur. Marx ve Simone de Beauvoir gibi filozoflar kendi felsefelerini oluştururken Hegel'in Efendi Köle Diyalektiği'nden etkilenmişlerdi. Aynı zamanda postkolonyal kuramın en önemli temsilcileri olan Fanon, Memmi ve Césaire, sömürge ile sömürgecinin karşılaşmasının Hegel'in diyalektiği çerçevesinde incelenmesi gerektiğini düşünüyorlardı. Hegel'in diyalektiği bugün bile güncelliğini korumaktadır. Bu çalışma Hegel'in Efendi ve Köle Diyalektiği'nden yola çıkarak Kürt romanlarında özgürlük bilincinin hangi uğraklardan geçerek ilerlediğini göstermeyi amaçlıyor. Bu nedenle üç Kürt romanı seçilerek bu üç roman, üç toplumsal grubun özgürlük anlatısı açısından Goldmann'ın "Genetik Yapısalcı" yöntemiyle incelenmiştir. Bu yönteme göre bir edebi eser, bir toplumsal grubun ya da sınıfın dünya görüşünün anlatımıdır. Bir edebi yaratımın öznesi, bireysel olarak yazarın kendisi değil, kolektif öznedir. Goldmann'ın yöntemi sadece eserin içkin analizine değil, grubun toplumsal bilincinin oluşumuna yönelir. Bu bilincin oluşumu da ancak tarihsel ve toplumsal bir inceleme ile açığa çıkabilir. Bu bağlamda bu çalışmada Erebê Şemo'nun Jiyana Bextewar adlı romanı, Jan Dost'un Mijabad adlı romanı ve Çidem Baran'ın Lerizînên Tenêtiyê adlı romanı incelenmiştir Bu şekilde üç farklı toplumsal grubun dünya görüşü açısından, Kürt romanında özgürlük bilincinin gelişimi gösterilmeye çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler Efendi ve Köle Diyalektiği, Marksizm, Milliyetçilik, Feminizm, Kürt Romanı