Gazi University
Department

Department of Business Administration

Gazi University

656

Archived Theses

1

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Algılanan kalitenin hastane marka değerine etkisi: Tüketici değerlendirmesi

Günümüz iş dünyasında her sektörde olduğu gibi sağlık sektöründe yer alan işletmelerinde artan rekabet şartlarına uyum gösterebilmek için, kaliteli ve etkin hizmet sunmanın yanında rakiplerinden farklı kılacak uygulamalara ihtiyaçları vardır. Bu farklılığı yaratacak en önemli uygulamalardan birisi olan markalaşma, kendine özgü özellikleri ile diğer mal ve hizmet üreten işletmelerden farklı olan sağlık işletmeleri için oldukça önemlidir. Marka oluşturmanın önemli bir parçası ise, müşterinin risk algısını azaltan, müşteri tatminini ve rekabet avantajı sağlayan marka değeri oluşturmak olarak kabul edilir.Marka değeri konusunda farklı sektör ve işletmelerde yürütülen birçok bilimsel çalışma olmasına rağmen, sağlık sektöründe uygulama alanı henüz yeterli çalışmaya rastlanılmamıştır. Bu çerçeveden yola çıkılarak yapılan bu çalışmada amaç, tüketicilerin bakış açısıyla literatürde marka değeri boyutları olarak tanımlanan algılanan kalite, marka bağlılığı, marka farkındalığı ve marka çağrışımının, hastane marka değerine olan görece önem ve etki derecelerinin tespit edilmesi, özellikle de algılanan kalitenin hastane marka değerine olan etkisini ortaya koymaktır. Çalışmanın uygulama kısmında kullanılan anket soruları, Aaker tarafından önerilen marka değerleme yöntemlerinden tüketici algı ve tercihleri dikkate alınarak gerçekleştirilen tüketici temelli model temel alınarak hazırlanmıştır.Çalışma sonucunda, tüketicilere göre Sakarya il merkezinde faaliyet gösteren hastanelerin marka değerlerinde en etkili boyutun algılanan kalite olduğu ortaya çıkmıştır (tahmin değeri=0,48, t-değeri=5,370). İkici en yüksek etkiyi ise marka çağrışımı boyutu göstermektedir (tahmin değeri=0,25, t-değeri=2,840). Ancak marka farkındalığının hastane marka değerine anlamlı bir etkisinin olmadığı (tahmin değeri=-0,07, t-değeri=-1,246), marka bağlılığının ise gösterdiği etkinin beklenenin altında olduğu saptanmıştır (tahmin değeri=0,22, t-değeri=2,536). Dolayısıyla bu sonuçlardan yola çıkılarak hastane yöneticilerine, yapmış olduğu faaliyetler ile ilgili çeşitli halkla ilişkiler metotları kullanarak tüketicilerin bilinçlendirilmesi önerilmektedir.

Algılanan kaliteHastanelerKalite+2
Oğuz Işık
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Dünya'da ve Türkiye'de dış borç sorunu ve dış borcun sürdürülebilirliği

Bu çalışma, ülkelerin ekonomik gelişmişlik seviyeleri ile dış borçlarının sürdürülebilirliği ilişkisini, ülkelerin kendine özgü tarihsel, sosyal ve ekonomik özelliklerini de dikkate alarak, dış borç oranları ve ekonometrik modelle incelemeyi amaçlamaktadır. Finansal ekonomi olgusunun geliştiği ve dış ticaretin global olarak serbestleştiği sermayenin küreselleşmesi dönemi, 20.yüzyılın son çeyreği ile beraber hız kazanmıştır. Bu gelişme, ekonomik büyümenin dış kaynaklarla finanse edilmesinin, daha sık başvurulan bir politika aracı haline gelmesine yol açmıştır. Ancak, 1980'lerde başlayan ve gelişmekte olan ülkelerde ardı ardına patlak veren dış borç krizleri, dış finansmanın sınırsız bir kaynak olmadığını ortaya koymuş ve dış borçların sürdürülebilirliği kavramının iktisat doktrinine yerleşmesini sağlamıştır.Ulusal tasarrufların yetersiz olduğu ekonomiler, dış borçlanma yöntemine sıklıkla başvurmaktadır. Ancak, her ülke aynı şartlarda dış kaynak temin edememektedir. Bunun sebebi, gelişmişlik düzeyinin, kreditörlerin risk algısını aşağı çekmesidir. Ekonomik büyümeyi yakalayabilmek için dış borçlanmaya şiddetle ihtiyaç duyan az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin kredibilite problemi bulunmaktadır. Bu durum, dış borçlanmanın maliyetini artırmakta, sürdürülebilirliği zorlaştırmaktadır. Öte taraftan, gelişmiş ülkeler ise, dış borçların sürdürülebilirliğini, ekonomik, politik ve tarihi birçok avantaj nedeniyle, düşük risk primi ödeyerek sağlayabilmektedir.Dış borç teorisinde esas alınan temel rasyolar vasıtasıyla yapılan analizin de gösterdiği gibi, dış borçların sürdürülebilirliği, ülkelerin gelişmişlik düzeyi, sahip olduğu mukayeseli üstünlüklerin kapsamı ve ekonomi politikalarının kalitesinin bir fonksiyonu niteliğindedir. Ancak, hali hazırda içinden geçtiğimiz küresel finansal ve ekonomik kriz, gelişmişlik düzeyi yüksek olan ülkelerin dahi dış borçlarının sürdürülebilirliği konusunda kaygılar oluşabileceğini göstermiştir. Bu nedenle, ihtiyatlı ve uzun vadeli bakış açısına sahip ekonomi politikaları, dış finansmana ihtiyaç duyan ve bunu sürekli kılmayı arzulayan her ekonomi için ön koşul niteliği taşımaktadır.Anahtar Sözcükler1. Dış Borç2. Dış Borç Sürdürülebilirliği3. Ekonomik Gelişmişlik Düzeyi4. Dış Borç Yönetimi5. Dış Borç Krizleri

BorçlarDış borç yönetimiDış borçlanma+3
İskender Suvay
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de tarımsal kredi politikaları uygulamaları

Türkiye ve dünya ekonomisi içerisinde, önemli bir yeri olan tarım sektörü, finansmanına çözüm aranan başlıca sektördür. Üretici, gelirleri yeterli düzeyde olmadığı için işletme sermayesi ve yatırım ihtiyacını kredi veren organize olmamış ve organize olmuş kredi kaynaklarından karşılamak zorunda kalmaktadır. Gelişmiş ülkelerde tarım işletmeleri ihtiyaç duydukları sermayeyi organize olmuş kredi kaynaklarından sağlarken, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler çoğunlukla akraba, arkadaş, tüccar, aracı gibi organize olmamış kredi kaynaklarını tercih etmektedir. Bu tarz krediler çoğunlukla kısa vadeli, yüksek faizli ve ödeme şartları oldukça ağır ve organize olmuş kredi kaynaklarının yarattığı boşluğu dolduran kredilerdir. Bu sebeptendir ki eğitim seviyesi düşük olan tarım sektörünü ekonomiye katabilmek için kredi işlemleri basit ve anlaşılabilir olmalıdır. Faiz oranları piyasa koşullarına düşürülerek, üretici köy tefecileri ve fırsatçılara yüksek faizle borçlanmaktan kurtarılmalıdır. Üreticilerden gereksinim duydukları krediye karşılık makul teminatlar talep edilerek zor durumda kalmaları önlenmelidir. Kredi kuruluşlarının organize biçimde hareket etmeleri, kredinin zamanında uygun ve ihtiyaç duyulan alanlara ulaştırılması ve amacına uygun kullanımının denetlenmesi sağlanmalıdır.

FinansKredi politikalarıKrediler+3
Reyhan Taşkıran
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye enerji piyasaları, doğalgaz dağıtım sektöründe sektör riskinin hesaplanması ve özellikli bir firmada kaynak maliyetinin belirlenmesi

Son yıllarda Türkiye enerji sektöründe yaşanan gelişmelerle birlikte sektöre yapılan yatırımlar gözle görülür bir şekilde artmaktadır. Bu bağlamda, enerji piyasalarından biri olan doğalgaz dağıtım sektörüne yapılacak yatırım kararlarının değerlendirilmesinde ve uzun vadeli kredi finansmanında bir öngörü oluşturularak sektörün riskinin ve özellikli bir firmada ağırlıklı ortalama sermaye maliyetinin belirlenmesi ve söz konusu sektörde yaşanan ve gelecekte yaşanacaklara ilişkin bir görüş oluşturmak bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Bu amaç doğrultusunda Türkiye enerji piyasaları hakkında genel bir bilgi verilmiş, doğalgaz sektörü detaylı olarak anlatılmış, ancak hesaplamalarda doğalgaz dağıtım sektörü ile sınırlı kalınmıştır. Diğer taraftan piyasada faaliyet gösteren şirketlerin verileri gizlilik esası çerçevesinde değerlendirilmiş ve hesaplamalarda şirket isimleri kullanılmamıştır. Bu kapsamda doğal gaz dağıtım sektöründe faaliyet gösteren 44 şirketin verileri üzerinden sektör riski analizi yapılmış ve tek bir firma için ağırlıklı ortalama sermaye maliyeti analizi yapılmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonrasında;?Sektör için beta katsayısı 0,418 olarak hesaplanmıştır.?Sektörü temsil kabiliyetine sahip dört firmanın birleşik kaldıraç dereceleri 4,96 ile 11,93 arasında değişmektedir. Bu sebeple satışların artması durumunda hisse başına karlılıklar da hızla artacaktır.?Sektörün tahsilat riskinin yok denecek kadar az olduğu,?Sektörün tarifelerinin düzenleyici kuruluş tarafından belirlenmesinin sektörün politik riskini oluşturduğu,?Sektörün ekonomik dalgalanmalara duyarlı olduğu,?Sektörün büyüme döneminde olduğu,?Konut tüketimlerindeki düzensizliğin sektör için risk oluşturduğu,Sonuçlarına ulaşılmış ve sektörü temsil kabiliyetine sahip özellikli bir firma için borçlanma maliyeti %13,50, risksiz getiri oranı %8,47, Betası 0,4373, piyasa risk primi %14,48 hesaplanarak sektör ağırlıklı ortalama sermaye maliyeti CAPM modeli kullanılarak vergi öncesi %14,09 vergi sonrası da %12,61 olarak hesaplanmıştır.

DağıtımDoğal gaz dağıtım piyasasıEnerji+6
Serkan Özbilgin
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin üniversite örgüt kültürü algılamaları: Gazi Üniversitesi İİBF'de bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi dördüncü sınıf öğrencilerinin üniversite kültürü algı düzeylerini belirlemektir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kültür ve örgüt kültürü, ikinci bölümde ise üniversitelerde örgüt kültürü üzerinde durulmuştur. Çalışmanın uygulama aşamasını oluşturan üçüncü bölümde İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi dördüncü sınıf öğrencilerinin üniversite kültürü algı düzeyleri incelenmiştir.Çalışmanın amacına uygun olarak demografik özellikler ve örgüt kültürü arasındaki ilişkinin ölçülmesinde anket yöntemi kullanılmıştır. Toplam 30 sorudan oluşan anket, değişik bölümlerden 319 Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi dördüncü sınıf öğrencisine uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarının incelenmesinde SPSS 12 programı kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre, genel olarak örgüt kültürü boyutları açısından öğrenciler orta düzeyde bir algılamaya sahiptirler ve demografik özelliklerle örgüt kültürü boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılığın olduğu ilişkilere rastlanılmıştır. Denilebilir ki, en önemli amacı etkin bir eğitim sürecini gerçekleştirmek olan üniversitelerin bu amaca hizmet edecek uygun bir üniversite kültürüne sahip olması gerekmektedir.Anahtar Sözcükler:1.Kültür2.Örgüt Kültürü3.Üniversite4.Algı5.Öğrenci

AlgıKültürÖrgüt kültürü+2
Harika Güneş
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Tedarik zinciri yönetimi ve maliyetlere etkisi

İster üretim, ister ticari, isterse hizmet işletmesi olsun, çıktı elde eden bütün işletmeler tedarik faaliyeti yapmak zorundadır. Bu nedenle tedarik fonksiyonu, işletmelerin en temel ve en stratejik fonksiyonlarından biridir. Tedarik fonksiyonu; istenilen kalite ve miktarda, uygun fiyatla, doğru zamanda gerekli her türlü girdinin tedarik edilmesi sorumluluğunu üstlenir. Ancak bu stratejik önemine rağmen tedarik fonksiyonu, hala ülkemiz işletme literatüründe ve birçok işletmede bağımsız bir fonksiyon olarak yer bulamamaktadır.Tedarik zinciri yönetimi; tedarik ve satın alma, üretim, pazarlama ve lojistik faaliyetlerin bütünlüğünü, zincire üye işletmeler arasındaki faaliyetlerin uyumlaştırılmasını gerektirir. Bunun yanında TZY; tedarikçilerin stratejik ortakolarak değerlendirilmesini, karşılıklı ilişkilerin geliştirilmesini, işletmelerin üretim, yönetim ve organizasyon yapılarının değiştirilmesini içeren çok yönlü bir yönetim anlayışıdır.Maliyetlerin ölçülmeden ve analiz edilmeden düşürülmesi çok zordur. İşletmelerde oluşan maliyet ve gelir unsurlarının tedarik zinciri kapsamında sınıflandırılarak analiz edilmesi, işletmelerin maliyet düşürmede ve gelir artırmada hangi unsurlar üzerinde iyileştirme yapabileceğini göstermesi bakımından önemli bir faaliyettir.Çalışmada; bir işletmenin, maliyet ve gelir unsurları, tedarik zinciri yönetimi kapsamında sınıflandırılarak değerlendirilmiş ve tedarik zinciri yönetimi uygulamalarının maliyetler üzerindeki etkisi belirlenmeye çalışılmıştır.

MaliyetTedarikTedarik zinciri+2
Gülşen Can
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütlerde performans değerlendirmesi ve kamu iktisadi teşebbüslerinde bir uygulama

Bu tezin amacı, kamu iktisadi teşebbüslerinde yöneticilerin günümüzde giderek daha fazla önem kazanan performans değerlendirmesinde hangi kriterlere daha fazla önem verdiklerini ortaya koymaktır. Bu amaca uygun olarak, öncelikle performans değerlendirmesi, önemi, performans değerlendirmesinin tüm adımları ve performans değerlendirme sonuçlarının kullanıldığı alanlar teorik bir çerçevede incelenmiş ve detaylı bir literatür taraması yapılmıştır. İzleyen bölümde, kamu kesiminde personelin sicil yoluyla nasıl değerlendirildiği ve bu sisteme yapılan eleştiriler yer almaktadır. Yine aynı bölümde kamu iktisadi teşebbüslerinin kuruluşu, tarihçesi, personelinin statüsü incelenmiş ve performans değerlendirme sistemi ele alınmıştır.Tezin araştırma kısmı olan son bölümde ise, bir kamu iktisadi teşebbüsü olan Devlet Malzeme Ofisi'nde orta ve üst kademe yöneticilerin personeli değerlerken hangi kriterlere daha fazla önem verdikleri araştırılmıştır. Analiz sonucunda, yöneticiler tarafından soru bazında en fazla yapılan işin kalitesine önem verdikleri gözlemlenmiştir. Aynı zamanda soru grupları baz alındığında da yöneticilerin en fazla yöneticilik yeteneklerini ön planda tuttukları görülmektedir. Yöneticilerin takip ve denetime önem vermekle birlikte astlarında yöneticilik vasıfları ile sosyal yönlerini de ön planda tuttukları sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Performans değerlendirme, performans değerlendirme kriterleri, kamu iktisadi teşebbüsleri, sicil, Devlet Malzeme Ofisi.

Devlet Malzeme OfisiKİTPerformans değerlendirme+1
Ebru Satır
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan kaynakları yönetimi perspektifinden Türkiye'de 1990 sonrası dönemde istihdamı teşvik politikaları, sorunlar ve çözüm önerileri

ORHAN, Sadettin. İnsan Kaynakları Yönetimi Perspektifinden Türkiye'de 1990 Sonrası Dönemde İstihdamı Teşvik Politikaları, Sorunlar ve Çözüm Önerileri, Yüksek Lisans Tezi, 2011Aktif istihdam politikaları, 1990'lı yıllarla birlikte gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin istihdam politikaları içerisinde önemli bir ağırlık kazanmaya başlamıştır. Bu anlamda aktif istihdam politikalarının bir aracı olan istihdam teşviklerine de işsizlikle mücadelede sıkça başvurulmaktadır.Bu çalışmada, Türkiye'de 1990'lı yıllar itibariyle uygulanan istihdamı teşvik politikaları İnsan Kaynakları Yönetimi bakış açısıyla incelenmiş ve bu politikalara yönelik gerek literatürdeki eleştiriler ve gerekse kendi eleştirilerimiz dile getirilmiştir. Uygulanan teşvik politikalarıyla ilgili olarak tespit edilen eksiklikler de dikkate alınmak suretiyle, Türkiye için istihdamı teşvik politikalarına dair öneriler bütünü oluşturulmuştur. İleri sürülen öneriler, istihdamı artırmak amacıyla yürürlüğe konulacak bir teşvik politikasının hazırlık, uygulama ve uygulama sonrası değerlendirme aşamalarını kapsamaktadır. Bu yönüyle çalışmamız, Türkiye için hazırlanmış bir ilk deneme niteliğini haizdir.

Teşvik politikalarıTeşviklerİnsan kaynakları yönetimi+2
Sadettin Orhan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Yataklı tedavi kurumlarında performans yönetimi ve iç müşteri menuniyetine etkisi: Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi örneği

Hastaneler, hasta ve yaralıların tedavi edildikleri merkezler olmaları yanında, toplum sağlığının yükseltilmesinde de önemli rol oynarlar. Hastaneler, hizmet üretim kapasitesi ve sağlık harcamaları bakımından sağlık sisteminin en önemli alt sistemidir. Türkiye'de sağlık insan gücünün çok büyük bir kısmı hastanelerde çalışmaktadır.Taleplerin hızla artarak çeşitlendiği günümüzde, elimizdeki kaynaklar sınırlıdır. Kıt kaynaklarımızı mal ve hizmete dönüştürürken verimsizlikten kaçınmak için yönetim biliminde yeni yöntemler geliştirilmektedir. Bu yöntemlerden biri olan performansa dayalı yönetim anlayışı, ister kurum bazında ister birey bazında olsun çok çalışan ile az çalışanı birbirinden ayırmak için performansı ölçmeyi, değerlendirmeyi ve arttırmayı amaçlayan bir yöntemdir.Bir işletmede verimliliği arttırmak, yönetici yetiştirmek, geliştirmek, ödüllendirmek, yükseltim ve işten işe aktarma kararlarında esaslar belirlemek bakımından performans değerlendirmesi önem taşımaktadır.Sağlık Bakanlığı da performans yönetimi uygulaması ile sağlık hizmetlerinin etkili verimli ve eşit şekilde sunmayı amaçlamıştır. Performansa dayalı ek ödemede amaç sağlık çalışanlarının verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunma konusunda teşvik edilmesi ve olumlu katkıda bulunanların ödüllendirilmesidir.Bu araştırmada performans yönetimi anlayışı içerisinde iç müşterinin sağlık hizmetindeki yeri ve önemi teorik olarak incelenerek, Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde iç müşterilerden olan hemşirelerin performans yönetimi ve performansa dayalı ek ödeme sistemi hakkında tutum ve düşüncelerini belirleyerek, ortaya çıkan sonuçların tartışılmasını amaçlamıştır.Yapılan anket çalışmasının bulgularına göre, hemşire grubu memnuniyeti açısından öne çıkan yönlerinden biri ?PDEÖS'den sonra iş yükümüz arttı? önermesi aritmetik ortalamaya göre en çok desteklenen önermedir. ?PDEÜÖS' nin adil bir şekilde uygulandığı? önermesine katılım çok düşüktür. PDEÜÖS çalışanlar arasında çatışmaya yol açmaktadır önermesi aritmetik ortalamaya göre en çok desteklenen önerilerden biridir. ?PDEÜÖS çalışanları daha çok çalışmaya teşvik etmektedir? ve ?Aldığımız ek ödeme iş yükü artışına bağlı olarak arttı? önermelerine düşük katılım gerçekleşmiştir. ?Sağlık bakımı ve tetkikler nicelik olarak arttı? önermesine katılım yüksektir. ?Hastaların aldığı hizmetin kalitesi PDEÜÖS'den olumlu etkilendi? önermesine katılım düşüktür.Performans yönetiminde hekim dışı grubun iş süreçlerinin tanımlanmadığı ve performans kriterleri içinde yer almadığı ve hekim dışı personelin performanslarının klinik veya hastane ortalamasına göre değerlendirilmesinin hemşire grubunda motivasyonu olumsuz yönde etkilediği düşünülmektedir. Hemşirelerin iş süreçleri tanımlanarak performans kriterleri içine dahil edilmelidir. Hemşirenin hasta bakımı için gerçekleştirdiği tüm işlemler bağlı çalıştığı doktor adına puanlandırılarak, klinik ortalaması üzerinden hemşire grubunun performansını etkilemektedir. Bireysel olarak ekibin performansına yapılan katkı oranında gelirden pay almak hemşire grubu için söz konusu değildir.PDEÖS'nin hizmet sunumu üzerindeki etkisinin sağlık çalışanlarının görüşlerine dayalı olarak ortaya koyulmaya çalışılması ve sağlık hizmetleri sunumunun objektif göstergelerinin değerlendirme dışında tutulması önemli bir eksikliktir. Performans yönetimi gibi özendirici planların uygulanması sırasında, özellikle çalışanların planlara muhalefetinin çoğu kez planın tasarımından çok işleyişinden kaynaklandığı düşünüldüğünde, işleyişe dönük yeni düzenlemeler gerektiği ortadadır.

Hasta memnuniyetiHastanelerHizmet kalitesi+3
Zehra Hekimoğlu Özen
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Pazarlama faaliyetlerinde alt kültür etkisi ve Kalecik - Çamlıdere ilçeleri örneği

Günümüz işletmeleri artan rekabet koşulları ile beraber pazarlama stratejileri geliştirme ve değiştirmeye başlamışlardır. İşletmelerin Pazarlama faaliyetleri, hedeflenen Pazar, Pazar bölümü için farklılaşmaktadır. Bu yüzden işletme her bir Pazar için farklı strateji ve kararlar ile hareket etmektedir.Bu amaçla işletmeler hedeflenen pazarın davranış, tutum ve kültürüne göre pazarlama faaliyetlerini geliştirmekte ve hatta değiştirmektedirler. Özellikle küresel bazda faaliyeti bulunan işletmeler her bir farklı Pazar için, o pazara hitap eden pazarlama faaliyeti üretir. Kültür ve alt kültür unsurları burada önem arz etmektedir. Çünkü hedef pazarın egemen kültürü ve egemen kültürü oluşturan alt kültürlerin davranış ve tutumlarına göre pazarlama faaliyetlerini şekillendirmektedir.Bu çalışmadaki amaç pazarlama faaliyetlerinin alt kültür üzerine etkisinin değerlendirilmesidir. Ayrıca alt kültür unsurunun pazarlama faaliyetleri ile ilişkisi de değerlendirilmiştir. Ankara ili Çamlıdere ve Kalecik ilçeleri arasında ki alt kültür farkının değerlendirilmesi yapılmıştır.Araştırma gıda, kıyafet ve mobilya/beyaz eşya üzerinde yoğunlaştırılmıştır. Alt kültür farklılığını ortaya çıkarmak için yaş ve eğitim alt kültürü değişkenleri ile değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında Ankara ili Çamlıdere ve Kalecik ilçelerinde ikamet eden kişiler araştırma kapsamına alınmıştır.Araştırma kapsamında Çamlıdere ilçesinde 300 adet ve Kalecik ilçesinde 300 adet olarak, toplamda 600 anket araştırma kapsamına alınmıştır. Anket analizinde SPSS-15.0 paketi kullanılarak analizi yapılmıştır. Verilerin analizinde regresyon analizi yapılmıştır.ANAHTAR KELİMELER:1.Pazarlama,2.Pazar analizi,3.Kültür,4.Alt kültür

Alt tabakaAnkara-KalecikAnkara-Çamlıdere+8
Burak Çetin
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00