
340
Archived Theses
1
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Departman Tezleri
Rekabetçi işletmelerde esnek üretim sistemlerinin avantajları ve analitik hiyerarşi sürecinin kullanılması
Rekabetçi işletmelerin iç ve dış çevrelerinde meydana gelen hızlı değişimler karşısında ayakta kalabilmeleri ve dolayısıyla rekabet edebilmeleri, üretim ve yönetim teknolojilerini başarıyla kullanmalarına bağlıdır. Bu tür işletmeler sahip oldukları avantajların yanı sıra dezavantajları da birer fırsat haline dönüştürebilen bir yapıya sahiptirler. Günümüzde işletmelerin değişimlere hızlı cevap verebilmeleri için hızlı kararlar alabilmeleri çok önemlidir. Bu doğrultuda karar alırken rekabetçi üstünlük sağlayacak faktörlerin göz önünde bulundurulması ve işletmelerin, rekabet kavramını üretim süreçlerine yansıtabilecek ekipmanlara, tezgahlara, kısacası Esnek Üretim Sistemlerine sahip olması gerekmektedir.Bu esnekliği ve dolayısıyla hızlı kararı elde edebilmek için, işletmelerin sahip olduğu ya da olmayı düşündüğü varlıkları değerlendirirken, modern bilimin ortaya koyduğu yöntem ve teknikleri uygulaması yol gösterici bir anlayış olacaktır. Literatürde çok kriterli karar verme sürecini kolaylaştırıp, etkinleştirici bir yöntem olarak yerini alan Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS); karar vericilerin karşılarına çıkan problemleri hiyerarşik bir şekilde bileşenlerine ayırmaları ve bu bileşenler arasındaki ilişkiyi ve etkileşimi görmelerini sağlayan yararlı bir araçtır. Bu çalışmanın amacı, eğitim sektöründeki rekabetçi bir işletmenin, CNC torna tezgahı satın alma kararını etkin bir şekilde verilebilmesini, AHS'nin kullanılmasıyla sağlamaktır.
Mağaza atmosferinin müşteri sadakati oluşturmadaki rolü: büyük ölçekli gıda perakendeciliğinde bir araştırma
Son yirmi yılın hizmet endüstrileri yakından incelendiğinde, perakende sektörü; küreselleşme sonucu sayısı artan uluslar arası perakende zincirleri, ortaya çıkan yeni mağaza formatları ve teknoloji, iletişim ve taşımacılık alanlarında yaşanan gelişmeler ile birbirinden farklı tüketim alışkanlıkları ve gelir düzeylerine sahip günümüzün faydacıl ve karmaşık tüketicilerinin varlığının bir sonucu olarak zorlu ve fırsatlarla dolu bir sektör haline gelmiştir.Müşterilerin büyük çoğunluğu, tatmin edici bir alışveriş deneyimi yaşamayı ve alışverişlerini çekici ve eğlenceli bir ortamda yapmayı istemektedir. Müşterilerin alışveriş deneyimini etkileyen başlıca etkenlerden biri mağaza atmosferidir ve temel olarak müşterilerin bir mağazayı ziyaret ettiklerinde mağazanın fiziksel özellikleri hakkında sahip oldukları his olarak tanımlanmaktadır. Mağaza atmosferi, perakendecilere, müşterileri tatmin etmek, müşterilerin daha fazla harcamalarını ve tekrarlı alışveriş yapmalarını sağlamak ve böylece mağaza sadakatini arttırmak konusunda önemli fırsatlar sunmaktadır.Bu çalışmanın başlıca amacı, mağaza atmosferi değişkenleri ile büyük ölçekli gıda perakendecisi mağazaların müşterilerinin sadakat niyetleri arasındaki ilişkilerin ortaya çıkarılmasıdır. Bu amaç doğrultusunda kapsamlı bir literatür araştırması yapılmış ve İzmir ilindeki büyük ölçekli gıda perakendecilerinden alışveriş yapan 397 müşteriden toplanan birincil veriler, oluşturulan kavramsal çerçeve dahilinde istatistiki olarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları, mağaza atmosferinin müsterilerin mağaza sadakatinin arttırılmasında önemli bir etken olduğunu ve mağaza atmosferi unsurları ile mağaza sadakati arasında anlamlı bir korelâsyon bulunduğunu göstermektedir. Algılanan mağaza atmosferi düzeyi arttıkça, mağaza sadakati de artmaktadır. Bu çalışma ayrıca, akademik ve uygulamalı kullanım için birçok çıkarımda bulunmakta ve gelecek araştırmalar için önerilerde bulunmaktadır.Anahtar Kelimeler: Büyük Ölçekli Gıda Perakendeciliği, Mağaza Atmosferi, Müşteri Sadakati
Yatırım formlarının performans ölçümü ve 2005 ? 2008 döneminde türkiye' deki yatırım fonlarının performans değerlendirmelerine yönelik bir uygulama
Sermaye piyasasına yeni enstrümanların girmesi, gelecekle ilgili bir takım belirsizliklerin bulunması, yatırımcıları portföylerini daha profesyonelce yönetmeye sevk etmiştir. Küçük yatırımcıların kendi imkanları ile optimal bir portföy oluşturmaları, gerek bilgi gerekse finansal açıdan oldukça güçtür. Uzmanlık gerektiren bu konularda yatırım fonlarının önemi artmaktadır.Yatırım fonları, Dünyada ve Türkiye'de hızla büyüyen ve gelişen bir endüstri haline gelmiştir. Bu da yatırım fonlarının performanslarının ölçülmesi konusunu beraberinde getirmiştir. Seçilmiş karşılaştırma ölçütlerine göre daha yüksek getiri oranları sağlanması, yatırımcıların tasarruflarını yatırım fonlarına yönlendirme kararlarında etkili olmaktadır.Bu çalışmada, Türkiye'de faaliyet gösteren, A ve B tipi olmak üzere 6 fon türünden seçilen 60 adet yatırım fonunun, 2005 Ocak-2008 Haziran ayları arasındaki 42 aylık süre zarfında gösterdikleri performansın piyasa portföyünün performansına göre daha yüksek olup olmadığı araştırılmıştır. Bu amaçla portföy performans ölçüm yöntemlerinden Sharpe, Treynor ve Jensen endeksleri kullanılmıştır.Anahtar Kelimeler: Sermaye Piyasası, Yatırım Fonları, Performans Ölçüm Teknikleri, Performans Değerleme.
Lojistik yönetimi açısından Azerbaycan pazarının değerlendirilmesi
Lojistik, müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere hammaddenin başlangıç noktasından, ürünün tüketildiği son noktaya kadar olan sürecin kontrol edilmesi olarak tanımlanabilir. Bu süreç, tedarik zincirinin içindeki malzemeleri, servis hizmetlerini ve bilgi akışının etkin ve verimli bir şekilde iki yöne doğru hareketini ve depolanmasını, planlanması ve uygulanmasını içerir. İşletmelerde lojistik yönetimi, müşteri ihtiyaçları doğrultusunda talep tahminleri ile başlamaktadır. Küreselleşme bir çok sektörleri etkilediği gibi lojistik sektörünü de etkilemektedir. Lojistik işletmeler küreselleşme ortamında daha iyi rekabet edebilmeli ve günümüz lojistik yeniliklerine açık olmalıdırlar.Azerbaycan coğrafi konumu itibariyle tarihi ipek yolu gibi önemli ticaret yollarının üzerinde bulunmaktadır. Ayrıca sahip olduğu yeraltı kaynakları, bunların çıkarılması, depolanması ve dağıtımı açısından Sovyetler Birliği'nden miras kalan önemli lojistik sistemlerine sahiptir. Bununla birlikte. Sovyetler Birliği'nin ani çöküşü tüm Türk Cumhuriyetleri'nde olduğu gibi Azerbaycan'da da ekonomik, sosyal ve siyasi alanlarda pek çok sorunun yaşanmasına sebep olmuştur. Bu sorunlar tabi ki lojistik sektörünü de etkilemiştir.Bu çalışmanın temel amacı, Azerbaycan'da bulunan lojistik işletmelerinin ve Azerbaycan Hükümeti'nin, sektörün gelişimi için neler yapabileceğinin belirlenmesidir. Bu amaca ulaşabilmek için SWOT analizi yapılmıştır. Yapılan bu araştırma ile Azerbaycan'ın nasıl lojistik bir üs olabileceği konusunda ilgili kişi ve kurumların dikkatinin çekilmesi amaçlanmaktadır.Anahtar Kelimeler: Lojistik, Tedarik Zinciri ve Lojistik Yönetim, Azerbaycan'ın Lojistik Statüsü
Kişi imajı uygunluğunun marka tercihine etkisi: Bir mayo markası ve bir güneş gözlüğü markası için İzmir'de yürütülen bir çalışma
Companies should develop effective marketing strategies to exist in the competitive business environment. One way to survive in today's competitive market is to build a strong brand. A strong brand is an important asset of a company. For building a strong brand, marketers need to understand the needs and wants of the consumers deeply.Consumers are faced with numerous choices. There are many factors that influence their buying behavior and brand preferences. These factors have been significant area of research for marketing professionals. Among all the factors that influence consumers' preferences over specific brands, self image congruence has a significant importance. Self image congruence can be defined as the consistency of an individual's self image and the image of a typical user of the product.The objective of this study is to measure the effect of self image congruence on brand preferences for two brands from different product groups which are Zeki Triko swimsuits and RayBan sunglasses. A valid scale previously used in literature is applied for measurement. In addition, the influence of demographic factors such as, age, marital status, income and education on the relationship between the self image congruence and brand preference is analyzed. The results of this study indicate a positive relationship between self image congruence and brand preference for both brands. Also findings show that the demographic factors have influence on the relationship between the self image congruence and brand preference.
Azerbaycan'daki şirketlerin dış pazarlara giriş yöntemleri ve swot analizi
Bu çalışma uluslararasılaşma sürecinde gelişmekte olan ülkelerin bu süreç içerisinde karşılaşacakları aşamalar, sorunlar, yapısal değişiklikler vb. kısaca işletmelerin dış pazarlara giriş yöntemlerinden bahsedilmiştir. Tezimizin Birinci bölümünde uluslararasılaşma süreci incelenirken, ikinci bölümde uluslararasılaşma sürecine Azerbaycan'daki işletmelerin genel tanımı, çeşitleri, işletme özellikleri ve bunları etkileyen faktörler işlenmiştir.Üçüncü bölümde ise Azerbaycan ülke raporuna yer verilerek, ülkenin dış ticaret politikası ve yapısına değinilerek Azerbaycan uluslar arası piyasaya dönük Swot Analizi yapılmıştır.Kısaca; Swot analizi kullanarak uluslararasılaşma sürecinde olan Azerbaycan ve Azerbaycan'daki işletmeler için hangi yöntemin daha uygun olacağı konusunda yol göstermeye çalıştık.Ek olarak; Azerbaycan'da faaliyette olan iki üretici şirketin dış pazarlara açılırken kullandığı yöntemleri belli etmek için konuyla ilgili anket çalışması yapıldı ve anketin sonucu neticesinde bu şirketlerin dış pazarlara açılırken hangi yöntemleri kullandıkları tespit edildi.
Kültür turizmi bakımından Azerbaycan Şirvan bölgesinin arz potansiyelinin değerlendirilmesi
Bu ealismada bir turistik ürün olarak kültür turizmi ele alinnus, Azerbaycan'ın Dağlık Sirvan Bölgesi'nin kültür turizmi potansiyeli arastinlmistir. (Talismada Azerbaycan'da turizmin tarihi ve bugünkü durumu da ineelenmistir ve turizmin gelistirilmesi konusunda yapılabilecekler üzerinde durulmustur. Özellikle son zamanlar turizm konusunda çok ilgi çeken Azerbaycan'ın Dağlık Sirvan Bölgesi'nin turizm potansiyeli ele alınarak, burada kültür turizminin bölge ekonomisine, insanların sosyal yasamlanna ve çevresel açıdan ne gibi pozitif ve negatif etkilere neden olabileceği arastirilmistir.Alan calismasi için, tarihi ve doğal zenginlikleri nedeniyle devlet tarafından ve yatırımcılar tarafından ilgi alanı olan Dağlık Sirvan Bölgesi secilmistir. Arastirmanin ana konusunu bu bölgenin doğal özellikleri, iklimi ve tarihsel geli§imi, günümüz turizm arzı ve talebi, gecmi§ yılların da tecrübesi göz önünde bulundurularak kültür turizminin bu bölgedeki potansiyelinin ölçülmesi olusturmaktadir. Son bölümde yapılan anket calismasinin sonuçları, uzmanların konuyla ilgili bakislanni açıklamaktadır.Bu calisma Azerbaycan'ın Dağlık Sirvan Bölgesi'nde kültür turizmi açısından devlet ve özel sektörün hangi yönde yatırım yapabileceğini ve bu yatırımların bölgeye yapacağı etkiyi anlamak için yapilmi§tir. ^alisma sonucunda uzmanların bölgede kültür turizminin gelisimine olumlu baktıkları ve bölgede kültür turizminin gelisimi için gerekli olan yeterli turistik potansiyelin bulunduğu görülmektedir.Anahtar Kelimeler: Turistik Ürün, Kültür Turizmi, Dağlık §irvan Bölgesi.
Küreselleşmenin KOBİ'ler üzerindeki etkilerine yönelik bir inceleme : Çin malları örneği
Günümüzde ekonomik, sosyal ve kültürel alanda meydana gelen gelişmeler ülkelerarası sınırları ortadan kaldırarak uluslar arası rekabetin değişimine yol açmaktadır. Bu ise işletmelerin söz konusu değişime uyum sağlamalarını zorunlu hale getirmektedir. Uluslar arası rekabette yaşanan bu değişiklikler büyük ölçekli işletmeler kadar, küçük ve orta büyüklükteki işletmeleri de etkilemektedir. Bu yüzden KOBİ'lerin bu değişime ayak uydurması zorunlu bir hale gelmektedir. KOBİ'lerin yoğun rekabet ortamında ayakta kalabilmeleri, büyümeleri ve sürekliliklerini sağlayabilmeleri ise küreselleşmeleri ile mümkün olmaktadır.KOBİ'leri ve bunlara ilişkin alt yapıları güçlü olmayan ekonomilerin, işsizlik, ihracat, üretim ve büyüme gibi konularda ortaya çıkan sorunlara çözümler bulabilmeleri ve bu konuda önemli açılımlar yapabilmeleri zordur. Onun için ülkeler KOBİ'lerin rasyonel büyümelerine katkı sağlayacak teşvik ve desteklerde bulunmakta, KOBİ'lerin büyümesini desteklemektedir.Küreselleşme süreci ile giderek yoğunlaşan ve bilgiye dayalı ekonominin getirdiği yeni koşullar çerçevesinde daha farklı bir boyuta taşınan rekabet ortamı, yeni rekabet koşulları ile mücadele edilmesini sağlayacak stratejilerin belirlenmesinde dikkatlerin ekonomide ağırlıkla bir yere sahip olan KOBİ'ler üzerinde yoğunlaşmasına yol açmıştır.
Örgütsel politikanın işleyişi: Örgütsel politika algısı ve politik davranış arasındaki ilişkiler
Bu çalışmanın amacı, çalışanların örgütsel politika algıları ile politik davranışları arasındaki karşılıklı ilişkileri araştırmaktır.Bu amacı gerçekleştirmek için, öncelikle bir ?örgütsel politika algısı ve politik davranış ilişkisi? modeli geliştirilmiştir. Daha sonra (a) örgütsel politika algısı kapsamında çıkarcılık, yükselmek için gerekeni yapmak, örgüt politikaları ve uygulamaları, üst'ün ve çalışma arkadaşının davranışı ile terfi ve maaş uygulamalarına yönelik politik algıları; (b) politik davranış kapsamında hiyerarşiye- baskı kurmaya ve destek (ağ) oluşturmaya yönelik taktik düzeyleri (c) katılımcıların demografik özellikleri hakkında bireysel düzeyde veri toplamak için bir survey araştırması gerçekleştirilmiştir.Regresyon analizi sonuçları, çalışanların politik algıları ile sergilenen politik davranışlar arasında çeşitli boyutlar açısından karşılıklı ve önemli ilişkiler olduğunu göstermektedir.
Örgütsel ögrenme düzeyleri arasındaki ilişkiler ve örgütsel ögrenmenin performans üzerindeki etkilerine yönelik bir araştırma
Birçok arastırmacı ve uygulamacı, hızla degismekte olan is çevresinde rekabetavantajı ve degisime uyum saglayabilmekte örgütsel ögrenmenin yasamsalöneme sahip bir olgu oldugunun farkına varmıslardır. Örgütlerde ögrenmeninkarmasık dogasını anlayabilmek için yogun bir ilgi bulunmakla birlikte,ögrenmenin birey, takım ve örgüt düzeylerinde olusacagına iliskin yaygın birkabul vardır. Örgütsel ögrenmenin olumlu performans etkileri olacagına yönelikgenel kanı, bireyler aracılıgıyla mı gerçeklestigi yoksa takımların örgütselögrenme birimi mi oldugu konusundaki tartısmaları arttırmaktadır. Örgütselögrenme dinamiklerinin anlasılması örgütte ögrenme yetenegini güçlendirmekiçin stratejiler gelistirebilmek açısından oldukça önemlidir.Bu çalısmada isaret edilen iliskiler ögrenme düzeyleri arasındaki iliskiler ileörgütsel ögrenme - takım performansı ve takım halinde ögrenme - takımperformansı iliskileridir. Çalısmanın hipotezlerini test etmek üzere, tüketicielektronigi sektöründe faaliyet gösteren bir isletmenin ürün gelistirme takımlarıçerçevesinde görgül bir arastırma yapılmıstır. Söz konusu örgütte, ögrenmedüzeyleri arasında, güçlü olmamakla birlikte, anlamlı olumlu iliskilerbulunmustur. lginç sekilde, takım halinde ögrenme takım performansı iliskisibeklenildigi gibi güçlü degildir. Çalısmanın diger bir bulgusu, takım halindeögrenmenin örgüt içerisinde bilgi aktarımı zayıf oldugunda örgütsel ögrenmeyedönüsmeyecegini göstermektedir.