Ege University
Discipline

Bağımlılık Toksikolojisi Anabilim Dalı

Ege University

5

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

5 Theses
Master'sOpen AccessTR

Yasadışı olarak kullanılan esrar (kannabinoidler)'in idrar analizinde farklı türevlendiricilerin karşılaştırılması

Yasadışı maddelerin, biyolojik örneklerde hızlı, güvenilir ve uygulanması kolay yöntemlerle analizi giderek önem kazanmaktadır. Esrar günümüzde en yaygın kötüye kullanılan ve bağımlılık yapabilen yasadışı bir maddedir. Esrar kullanımının tespiti, kenevir bitkisinin psikoaktif maddesi olan Δ9-THC ve metabolitlerinin biyolojik örneklerde analiziyle mümkün olabilmektedir. Yasadışı maddelerin adli toksikolojik analizleri için yaygın olarak kullanılan biyolojik materyallarden olan idrar; invaziv olmaması, örnek alma kolaylığı ve yasadışı maddelerin metabolitlerinin nispeten yüksek derişimlerde bulunması nedeniyle tercih edilmektedir. Bu tez çalışmasında, idrarda esrarın önemli bir metaboliti olan THC-COOH'un farklı türevlendiricilerle hızlı, kolay ve tekrarlanabilir analizi için kemometrik bir yol izlenerek kromatografik olarak tayin edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla farklı türevlendirici ajanlar denenmiş ve iki farklı türevlendiricinin (N,O-bis (trimetilsilil) asetamid, BSA) ve N,O-bis (trimetilsilil) trifloraasetamid, BSTFA) optimizasyonu için merkezi kompozit tasarım ile optimum koşullar belirlenmiştir. Ön çalışmalar sonucunda türevlendirme aşamasını etkileyen parametrelerin örnek hacmi, türevlendirici hacmi, türevlendirme sıcaklığı ve türevlendirme süresini olduğu belirlenmiştir. Denemeler sonucunda yapılan istatistiksel analizler ile BSA ile türevlendirme aşamasında idrar hacminin ve türevlendirici hacminin miktarının optimum koşulları belirleme de oldukça önemli olduğu tespit edilmiştir. BSTFA analizlerinde ise, idrar hacmi, türevlendirici hacmi, türevlendirme sıcaklığı ve türevlendirme süresinin ayrı ayrı ve ikili etkilerinin oldukça etkin olduğu belirlenmiştir. BSA için örnek hacmi, türevlendirici hacmi, türevlendirme sıcaklığı ve türevlendirme süresinin optimum değerleri 5 ml, 100 µl, 100°C ve 60 dakika iken, BSTFA için ise, 5 ml, 99,06 µl, 100°C ve 5 dakika olarak bulunmuştur. Sistematik olarak tasarlanan bu metot ile en az sayıda deney yapılarak, optimize edilmiş yöntem geliştirilebileceği ve böylece esrar kullanımın bir göstergesi olan THC-COOH'un idrar örneklerinde başarılı olarak tespit edildiği gösterilmiştir.

KanabinoidlerKanabisKemometrik yöntem+3
Pelin Koç
Ege University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Genç nüfusta kullanımı yaygın olan amfetamin türevlerinin (ekstazi) idrarda GC/MS ile tayini

Giriş: Sentetik olarak üretilen yeni psikoaktif maddelerin yasadışı kullanımı son yıllarda önemli bir halk sağlığı sorunu ile birlikte artan küresel bir sorun haline gelmiştir. Amfetaminler sentetik psikoaktif ilaçlar grubundadır. Son yıllarda amfetaminlerin tüketimi kolay ulaşılması ve düşük maliyetli olması nedeniyle önemli ölçüde artmıştır. Biyolojik örneklerdeki amfetaminlerin saptanmasında genellikle yöntemlerin çoğunluğu Gaz Kromatografisi-Kütle Spektrometrisi (GC-MS) ' e dayanmaktadır. Bu çalışmanın amacı, idrarda amfetamin miktarının tayini için güvenilir ve hızlı olan GC-MS kullanılarak yöntem geliştirmektir. Basit bir yöntem olan rahatça uygulanabilen, ucuz ve güvenilir sıvı sıvı ekstraksiyon (LLE) kullanılarak örnek temizlenmiştir ve valide edilmiş yöntem gerçek idrar örneklerinde uygulanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma Bağımlılık Toksikolojisi ve İlaç Bilimleri Enstitü' sünde Bağımlılık Toksikolojisi Laboratuvarında geliştirilmiştir ve temiz idrar örnekleri gönüllü enstitü çalışanlarından elde edilmiştir. Gerçek idrar örnekleri ise adli ve toksikolojik olgularından elde edilmiştir. İdrar örnekleri LLE prosedürüne göre işlenmiştir. Standart çözeltiden alınan bir örnek (100 μg / L), 2.0 mL idrara ilave edilmiştir. 1 mL KOH çözeltisi eklenerek bazik hidroliz yapılmıştır. Idrar örneği bu amaçla özel olarak hazırlanan asitli maddeler içeren kartuşlara (Toxitüp-A) aktarılır ve örnek 5 dakika boyunca çalkalanır. 4100 rpm' de 5 dakika süren santrifüjlemeden sonra, organik faz temiz bir tüpe aktarılır ve 40° C'de azot akımı altında kuruyana kadar buharlaştırılır. Örneklere etil asetat eklenir ve GC / MS analizi öncesinde Pentafloropropionik anhidrit (PFPA) ile türevlendirilir. Bulgular: Yöntemin seçicilik, doğrusallık, LOQ, LOD, kesinlik ve geri kazanım parametreleri valide edilmiştir. Uygulanan kromatografik yöntemde, 5.59 dakikalık bir alıkonma zamanı içinde AMP elüsyonü gerçekleştirilmiştir ve kabul edilebilir simetrik pikler sağlanmıştır. Kantitasyon; döteryumlu analoğun entegre alanda referans ile özel kromatogramlar altında kalan alanın entegre edilmesi ile gerçekleştirilmiştir. Yöntemin seçiciliği; alıkonma zamanı, öncü iyonlar ve ürün iyonları (91, 118, 190) 'in kombinasyonu ile sağlanmıştır. LOD ve LOQ değerleri sırasıyla 5.6 ve 18.8, olarak bulunmuştur. Doğrusallık için R2> 0.9996 iken 1000 μg / L'ye test edilmiştir. Sonuç: LLE sonrası GC-MS ile idrarda amfetamin tayini için hızlı ve hassas bir yöntem valide edilmiştir. Ayrıca yöntem başarılı bir şekilde amfetamin kullanıcılarından alınan gerçek örneklere uygulanmıştır.

AmfetaminBağımlılıkGençler+5
Kader Sönmez
Ege University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Metamfetamin ve MDMA (EKSTAZİ)'nın idrar ve saçta kromatografik yöntemlerle tayini

Günümüzde amfetamin türevi stimülantların (metamfetamin, MDMA vb.) kolay ulaşılması ve düşük maliyetli olması nedeniyle gençler ve yetişkinler arasında kullanımı ve kullanıma bağlı ortaya çıkan ekonomik, sosyal ve sağlık sorunları gittikçe artmaktadır. Bu nedenle bu maddelerin biyolojik örneklerde doğru, hızlı, güvenilir yöntemlerle yapılan toksikolojik analizleri büyük önem kazanmıştır. Bu çalışmada amfetamin tipi stimülantlardan metamfamin ve MDMA'nın GC-MS ile idrarda ve LC-MS/MS ile saçta tayini için yöntem geliştirilmiştir. Bu maddelerin toksikolojik analizlerde sık kullanılan biyolojik materyallerden olan idrarda GC-MS ile tayini için sıvı-sıvı ekstraksiyon (Toxi Tube A) yöntemi kullanılmış ve yöntem optimize edilmiştir. Optimum değerler 2 ml idrar hacmi, 60 °C hidroliz sıcaklığı ve 30 dk. hidroliz süresi, 70 °C türevlendirme sıcaklığı ve 30 dk. türevlendirme süresinde elde edilmiştir. Optimize edilen yöntem seçimlilik, geri kazanım (metamfetamin=% 87,7- % 113,1; MDMA=% 88,2- % 99,7), gün-içi ve günler arası tekrarlanabilirlik (100 µg/L derişimde 5 gün, 3 paralel, metamfetamin= % RSD 5,8; MDMA=% RSD 3,1), linearite ( metamfetamin 25- 1000 µg/L, MDMA 50-2000 µg/L arasında lineer), LOD (metamfetamin=5,6 µg/L, MDMA=8,33 µg/L), LOQ (metamfetamin=18,5 µg/L, MDMA=27,8 µg/L), stabilite (4 saat stabil) ve matriks etkisi parametreleri incelenerek valide edilmiştir. Çalışmada 10 mg saç örneği kullanılarak katı-faz ekstraksiyon yöntemiyle LC-MS/MS'de metamfetamin ve MDMA'nın tayini için yöntem geliştirilmiştir. Yöntem seçimlilik, geri kazanım (metamfetamin=% 71,8, MDMA=% 75,0), LOD (metamfetamin=1,3 pg/mg, MDMA= 40,9 pg/mg), LOQ (metamfetamin=4,0 pg/mg, MDMA=123,8 pg/mg), linearite (her ikisi de 25-2000 pg/mg arasında doğrusal) ve matriks etkisi parametreleri incelenerek valide edilmiştir. Çalışma ile geliştirilen yöntemler birçok gönüllü madde kullanıcısından alınan idrar ve saç örneklerine başarı ile uygulanmıştır.

Adli tıpKromatografiKromatografi-gaz+7
Rukiye Döğer
Ege University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Etil alkol kullanımının doğrudan biomarkerı olan etil glukuronidin saçta analizine yönelik valide yöntem geliştirilmesi

Alkolün kötüye kullanımı sadece ülkemizde değil dünyada da büyük bir sorun oluşturmaktadır. Dünya genelinde 2 milyar insanın alkol kullandığı ve bu insanların 73,6 milyonunda tanı konulmuş alkol kullanım bozukluğu olduğu bildirilmektedir. Alkol kullanım bozukluğunun, hastalıkların yanı sıra pek çok kazaya, dolayısıyla yaralanma ve ölümlere sebep olduğu bilinmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) raporunda 2012 yılı kayıtlarına göre ülkemizde yaklaşık 1,95 milyon kişide tanı konulmuş alkol kullanım bozukluğu ve yaklaşık olarak 577 bin kişide alkolizm olduğu bildirilmektedir/. Alkol kullanım bozukluğu olan kişilerin tanı ve tedavisinde kişilerin takibi için ve alkol ile ilgili meydana gelen medikolegal durumlarda olayların yetkililer tarafından doğru bir şekilde aydınlatılması aşamasında alkol biomarkerlarının bilinmesi ve bu kişilerin bu bilgilerle birlikte değerlendirilmesi önemlidir. Son yıllarda bilim insanları yaygın olarak kullanılan kan ve idrar gibi biyolojik materyallere göre geriye dönük kullanımı değerlendirmek için kullanılabilen alternatif materyaller üzerinde çalışmalar gerçekleştirmektedir. Bu materyallerin en başında saç analizleri gelmektedir. Bu tez çalışmasında, saç materyalinde etil alkol kullanımının doğrudan biomarkerı olan etil glukuronidin (EtG) analizine yönelik sıvı kromatografisi tandem kütle spekrometresiyle(LC-MS/MS) bir yöntem geliştirilmiştir. Geliştirilen bu yöntem seçicilik, doğrusallık, belirtme altı sınırı(LOD), tayin alt sınırı(LOQ), geri kazanım ve matriks etkisi gibi validasyon parametreleri dâhilinde değerlendirilmiştir.

Alperay Girişbay
Ege University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Karaciğer hücrelerinde in vitro olarak test edilmiş etkin antioksidan bitkisel preparatların eldesi

Alkol (etanol) tarihi yazılı kaynaklar ışığında ilk keşfedilen psikofarmakolojik ajandır. Bu nedenledir ki bağımlılık yapıcı maddeler içerisinde en çok kullanılanlardan biridir. Alkol kullanımı birçok hastalığa yol açabilmekle beraber bunların içerisinde en çok karaciğer üzerinde meydana getirdiği toksik etkiler dikkat çekmektedir. Geçmişte ve günümüzde birçok bitkinin kendisi veya tohumlarının farklı hastalıkların tedavisinde kullanıldığı bilinmektedir. Gerçekleştirilen bu tez çalışması kapsamında süperkritik karbondioksit ekstraksiyonu ile elde edilen Nigella sativa (çörek otu) tohum yağları kullanılarak farklı içerikte nanoemülsiyonlar (A1 ve A2 formülasyonları; sırasıyla GSH içeren ve içermeyen) hazırlandı. Nanoemülsiyonların çeşitli içerik ve karakterizasyon testleri yapıldıktan sonra alkol hasarına uğratılmış, normal yetişkin karaciğer epitel hücrelerinin fenotipik karakteristiklerini sergileyen ve tümörijenik olmayan THLE-2 hücre hattı üzerinde söz konusu hasarın önlenmesi ve giderilmesine yönelik bir dizi in vitro hücre kültürü çalışmaları gerçekleştirildi. Bağımlılık alanında, özellikle hepatoprotektif aktivitesi yüksek olan çıktıların elde edilmesi amacıyla gerçekleştirilen bu çalışma sonucunda umut vaadedici sonuçlar elde edildi. Deneysel aşamada ilk olarak hazırlanan nanoemülsiyonların içerik analizleri ve karakterizasyon çalışmaları gerçekleştirildi. Ardından in vitro hücre kültürü denemelerinde kullanılacak nanoemülsiyon dozları 0,5 mg/mL olarak belirlendi. Devamında, nanoemülsiyonların in vitro hücre kültürü koşullarında yara kapama, proliferasyon, antioksidan aktivite ve floresans görüntüleme çalışmaları gerçekleştirildi. Çalışmanın ana hedefi olan, nanoemülsiyonların hepatoprotektif aktivitesi araştırılırken, THLE-2 hücreleri farklı süreler ve derişimlerde etanole maruz bırakılarak çalışma boyunca kullanılacak etanol derişimi 400 mM olarak belirlendi. Ardından belirlenen nanoemülsiyon dozlarının koruyucu etkilerini görmek amacıyla 2 saat, 0,5 mg/mL nanoemülsiyon ön uygulamasına tabi tutulan hücrelere 48 ve 72 saat süreyle 400 mM etanol uygulanarak canlılık tayini yapıldı. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda hem A1 hem de A2 formülasyonlarının model olarak kullanılan THLE-2 hücre hattı üzerinde hepatoprotektif etkisi gösterilmiş oldu.

EtanolNigella sativa
Ozan Yeşiltepe
Ege University · Institute of Health Sciences
2017
00