Ege University
Discipline

Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı

Ege University

6

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

6 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Tıbbi terminasyon kararı alınan gebelere roy adaptasyon modeli doğrultusunda geliştirilen destek programının etkinliği

Bu çalışma; maternal veya fetal nedenlerden dolayı tıbbi terminasyon kararı verilen gebelere tedavi süreci boyunca rutin hemşirelik bakımına ek olarak uygulanan Roy Adaptasyon Modeli doğrutusunda geliştirilen hemşirelik destek programının (TTDP) etkinliğini değerlendirmek amacıyla gerçekleştirildi. Ön test-son test düzeni kullanılarak yapılan bu çalışma, prospektif, tek körlü, randomize kontrollü tipte deneysel bir çalışmadır. Çalışma bir Üniversite hastanesinde Kasım 2016-Nisan 2018 tarihleri arasında yürütüldü. Ön değerlendirme aşamasında tıbbi terminasyon kararı verilen tüm kadınlara Sürekli Kaygı Ölçeği (STAI-2) dolduruldu. Çalışma kriterine uyan ve STAI-2'den toplam 42 puan ve altı alan 77 kadın örneklem grubuna dahil edildi. Deney grubuna, rutin hemşirelik bakımına ek Roy Adaptasyon Modeli'ne temellendirilmiş tıbbi terminasyon hemşirelik destek programı uygulandı. Kontrol grubuna ise rutin hemşirelik bakımı uygulandı. İlk ve son değerlendirme aşamasında; Hasta Tanıtım Formu, Durumluk Kaygı Ölçeği (STAI-1), Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği (SBÖ) ve Rol Fonksiyon Alanına Yönelik Adaptasyon Değerlendirme Formu (RFADF) kullanıldı. İzlem değerlendirmesinde Perinatal Yas Ölçeği (PYÖ) uygulandı. Deney grubunda TTDP sonrası, kontrol grubuna göre ilk ve son değerlendirme kaygı puanı farkı daha fazla saptansa da istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edilmedi. Kontrol grubuna göre, rutin hemşirelik bakımına ek olarak TTDP uygulanan deney grubunda SBÖ, RFADF ve fiziksel şikayetlerde olumlu yönde farklılık olduğu belirlendi. İzlem değerlendirmesinde ise kontrol grubunda PYÖ toplam puanı istatatistiksel olarak ileri düzeyde anlamlı fazla saptandı. Sonuç olarak, rutin hemşirelik bakımına ek olarak uygulanan Roy Adaptasyon Modeli'ne temellendirilmiş tıbbi teminasyon hemşirelik destek programı kadınların fizyolojik, benlik kavramı, rol fonksiyonu, karşılıklı bağlılık uyum alanına olumlu etkiler sağlayarak yas sürecini kolay atlatmasını sağladığı görüldü. Anahtar Kelimeler: Gebeliğin tıbbi terminasyonu, Perinatal kayıp, Perinatal yas, Roy Adaptason Modeli, Kaygı

AnksiyeteDestek programlarıGebelik+3
Meltem Kaydırak
İstanbul University · Institute of Health Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

İstanbul ilinde gebelikte fekal inkontinans sıklığı ve ilişkili faktörler

Bu çalışmanın amacı ülkemizde gebelik döneminde sağlık ekibi tarafından ihmal edilen bir konu olan fekal inkontinans sıklığının ve risk faktörlerinin belirlenmesi ile koruma/önleme, tedavi ve bakıma ilişkin veri tabanı oluşturmasına katkı sağlanmasıdır. İstanbul ilinde yaşayan gebeleri temsil edecek bir prevalans ve risk belirleme çalışmasıdır(n=1140). Çalışmada gebelik süresince dışkılama ve gaz problemleri nedeniyle duygusal/ psikososyal değişiklik ifade edenlerin %5,4 (n=62) olduğu görülmüştür. Gebelik süresince dışkılamaya engel olamama ya da kazara dışkılama varlığı ifade edenlerin %0,7'si (n=8) olduğu görülmüştür. Gebelik süresince dışkılama veya gaz problemleri nedeniyle sosyal hayatta sorun varlığı ifade edenlerin %11,1'i (n=127) olduğu görülmüştür. Wexner Kontinans Değerlendirme Skalası Toplam Puanı "5 puandan az" arasında bulunan %88,2 oranında (n=1005), "5 puan ve üzeri" aralığında olanlar ise %1,8 (n=135) oranında olduğu bulunmuştur. Çalışma sonucunda; daha önce doğum yapmış olma, sosyo ekonomik düzeyin düşük olması, önceki doğum hikayesinin normal vajinal doğum olması, müdahale hikayesi ve hemoroid veya anal fissür varlığının fekal (anal) inkontinans görülme olasılığını arttırdığı bulunmuştur. Çalışmamızda fekal inkontinans görülme sıklığını hemoroid /anal fissür varlığı 30,511 kat; gebelikte alınan kilonun 13kg'nin üzerinde olması 1,847 kat arttırırken; eğitim düzeyinin lise altında olmasının 0,464 kat ve üriner inkontinans problemi varlığının eşlik ettiği durumda 0,142 kat oranında azalttığı görülmektedir.

EnkoprezFekal inkontinansGebelik+4
Demet Avcı Alpar
İstanbul University · Institute of Health Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Gebelerde düşme riski ölçeğinin geliştirilmesi

Araştırma gebelerin düşme riskini belirlemek amacıyla Gebelerde Düşme Riski Değerlendirme Ölçeği geliştirmek için planlandı. Araştırma, metadolojik bir çalışma olup, Samsun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Gebe Polikliniği'nde gerçekleştirildi. Araştırmanın evrenini Kasım 2016-Kasım 2017 tarihleri arasında polikliniğe başvuran bütün gebeler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, araştırmaya dahil edilme kriterlerine uyan ve araştırmaya katılmaya gönüllü I. trimesterden 105, II. trimesterden 210, III. trimesterden 320 gebe (toplam 630) oluşturmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak; gebeyi tanımaya yönelik 10 sorudan oluşan Gebe Bilgi Formu ve çalışma sırasında geliştirilen Gebelerde Düşme Riski Değerlendirme Ölçeği kullanıldı. Ölçek geliştirme sürecinde; önce 63 soruluk madde havuzu taslağı oluşturularak 10 uzman görüşüne sunuldu. Yapılan kapsam geçerlilik içerik analizi sonucu maddelerin ortalaması 0,95 geçerlilik iyi bulundu ve uzmanların önerileri doğrultusunda ölçek madde sayısı 42 ye düşürüldü. Bu taslağın 30 kişiye pilot çalışması uygulanarak ölçeğe son şekli verildi. Ölçeğin Cronbach alfa katsayısı 0,604 orta düzeyde güvenilir bulundu. Ölçekle ilgili CART ve QUEST algoritmasının gebelerin düşme durumlarını tahmin etmek için son derece başarılı bir model olduğu görüldü. Sonuç olarak gebelerin düşme riskini belirlemek amacıyla 42 maddeden oluşan Gebelerde düşme riski değerlendirme ölçeği geliştirildi ve ölçeğin gebelerin düşme risklerini belirlemede geçerli ve güvenilir bir araç olduğu belirlendi. Anahtar Kelimeler: Gebe, düĢme, risk, ölçek geliĢtirme, travma

Düşme kazalarıGebelikKazalar+4
Emine Koç
İstanbul University · Institute of Health Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Menopoz dönemindeki kadınların yaşadıkları deneyimlerin geçiş teorisine göre incelenmesi

Araştırma, kadınların menopoza geçiş deneyimlerini, bununla ilişkili duygu, düşünce ve davranışlarını geçiş teorisine göre derinlemesine görüşmeler ile ortaya koymak amacıyla fenomenolojik (olgu bilimi) niteliksel olarak yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, amaçlı örneklem yöntemi ile belirlenen Nisan - Temmuz 2014 tarihleri arasında İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvuran menopoz dönemindeki 13 kadın oluşturmuştur. Araştırma verilerinin toplanmasında; Birey Tanılama Formu ve Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Veri toplama yöntemi olarak; ortalama yarım saat süren yüz yüze derinlemesine görüşme tekniği kullanılmış ve görüşmeler ses kayıt cihazına kaydedilmiştir. Kayıtlar bilgisayar ortamında yazılı döküm haline getirilmiş, veriler kodlanıp temalara göre sınıflandırılmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda 'Geçiş Özellikleri' grubu içerisinde; farkındalık, paylaşma/bilgi arama, fiziksel değişim ve farklılık, psikolojik değişim ve farklılık, sosyal değişim ve farklılık olmak üzere beş ana tema; 'Geçiş Koşulları; kolaylaştıran, önleyen' grubu içerisinde etkileyen faktörler; 'Yanıt Şekilleri' grubu içerisinde sürece ilişkin ve sonuca ilişkin, 'Terapötik Hemşirelik' grubu içerisinde danışmanlık alma isteği ana teması elde edilmiştir.Araştırmada kadınların menopoza yönelik bilgi edinmek için doktora başvurdukları, çevreyle ve aileyle bu deneyimi paylaştıkları, internet/kitap gibi materyalleri kullandıkları, bu dönemde başlıca vazomotor semptomlar olmak üzere fiziksel, psikolojik ve sosyal değişim ve farklılıklar yaşadıkları saptanmıştır. Kadınlar için menopozun rahatlık, zorluk, yaşlılığa geçiş gibi anlamlar ifade ettiği saptanmıştır. Çalışmada kadınların aile üyelerine bakım verme ya da ailevi ve ekonomik sorunlar sebebiyle menopoza odaklanamadıkları, bu süreçte üzüntü, özgüven duyguları yaşadıkları ve başetme yöntemleri geliştirdikleri, dönem sonunda ise kabullenme ve olgunlaşma hissettikleri saptanmıştır.

Duygu Güleç
Ege University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Gestasyonel diyabetli gebelerin öz-bakım gücünün ve sosyal desteklerinin değerlendirilmesi

Araştırma gestasyonel diyabetli gebelerin öz-bakım gücünü ve sosyal destek düzeylerini değerlendirmek amacıyla tanımlayıcı olarak planlanmış ve uygulanmıştır. Araştırma; Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde Ağustos 2012- Ocak 2013 tarihlerinde yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı'nda gestasyonel diyabet tanısı alıp yatan 71 gebe oluşturmuştur. Araştırma verilerinin toplanmasında, ilgili literatür doğrultusunda araştırmacı tarafından geliştirilen "Gebe Tanıtım Formu" (Ek 1), "Öz-Bakım Gücü Ölçeği" (Ek 2) ve "Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği'nin Gözden Geçirilmiş Formu" (Ek 3) kullanılmıştır. Çalışma verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metotlar (Ortalama, Standart Sapma, Medyan, Frekans, Oran, Minimum, Maksimum), Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Parametreler arası ilişkilerin değerlendirilmesinde de Spearman's Korelasyon Analizi yapılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak belirlenmiştir. Değerlendirmede şu sonuçlar elde edilmiştir: Olguların Öz-bakım gücü ölçeği puanları 66 ile 140 puan arasında değişmekte olup, ortalama 127.74±10.81 puandır. Olguların Sosyal Destek toplam puanları 36 ile 84 puan arasında değişmekte olup, ortalama 66±15.32 puandır. Sosyal destek alt boyut puanları 4 ile 28 puan arasında değişmekte olup, ortalamaları aile desteği için 27.21±3.16, arkadaş desteği için 23.08±7.42, özel insan desteği için 15.7±10.64 olarak bulmuştur. Gebelerin yaş ortalamasının 31.38±5.13 olduğu saptanmıştır. Gebelerin %49.3'ünün ilköğretim mezunu, %66.2'sinin çalışmadığı, %88.7'sinin planlayarak gebe kaldığı, %95.8'inin kendi bakımını kendi sağlayabildiği, %40.8'inin gebeliğinde en çok eşi ve ailesinin yardım ettiği, %88.7'sinin daha önceki gebeliklerinde diyabet tanısı almadığı, şimdiki şekerleri değerlendirildiğinde % 64.8'inin şeker düzeylerinin regüle olduğu belirlenmiştir. Gebelerin eşlerinin eğitim durumlarına göre olguların sosyal destek ölçeği toplam puanı ve özel insan desteği puanları anlamlı derecede farklılık göstermekte, eğitim durumu arttıkça sosyal destek puanı da artmaktadır. Çalışma durumlarına göre gebelerin sosyal destek, arkadaş desteği ve özel insan desteği puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki olduğu saptanmış (p<0.05), çalışan gebelerin puanları daha yüksek bulunmuştur. Eşlerin mesleklerine göre gebelerin sosyal destek ölçeği özel insan puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmış (p<0.05), diğer meslek grubunda olanların puanları daha yüksek bulunmuştur. Bakıma yardımcı kişilerin varlığında öz-bakım gücü ve aile desteği ölçeği skorları anlamlı derecede artmaktadır. Aile desteği artarken öz-bakım gücünün de arttığı pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı zayıf bir ilişki saptanmıştır. Gestasyonel diyabetli gebelerin günlük aktivitelerini ve kendi bakımlarını maksimum seviyede gerçekleştirebilmeleri açısından, hemşirelerin öz-bakım gücünün önemi konusunda bilgi sahibi olmaları ve gebelere öz-bakımın nasıl yapılacağı konusunda eğitim vermeleri gerekmektedir. Sağlık çalışanları gebelik dönemindeki kontrollerde sadece bebeğin durumunu değil annenin de ruhsal durumunu değerlendirmeli, anneyi etkileyen ve etkileyebilecek durumlarla nasıl başa çıkabileceklerini ve destek sistemlerini arttırmaya ve kaliteli olmasına yönelik çalışmalarda bulunmalıdırlar. Anahtar Kelimeler: Gestasyonel diyabet; öz-bakım gücü; sosyal destek.

Ayla Avcı Atasever
Ege University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Riskli gebelerde gebeliğe uyumun ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi

Riskli gebelerde gebeliğe uyum ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi postpartum dönemde gebelikte karşılaşılacak problemlerin giderilmesinde ve önlenmesinde yol gösterilecektir. Bu tanımlayıcı ve kesitsel araştırma, riskli gebelerin gebeliğe uyumunu ve etkileyen faktörleri incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evreni; İzmir Kamu Hastaneler Birliği Güney Sekreterliği Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Doğum Servisi'nde ve İzmir Kamu Hastaneler Birliği Kuzey Sekreterliği Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Perinatoloji Servisi'nde tedavi gören riskli gebelerden oluşmaktadır (N: 2235) Araştırmanın örneklemi; belirtilen hastanelerdeki bir önceki yıla ait riskli gebe sayısı göze alınarak Evreni Bilinen Örneklem Formülü ile belirlenen 479 riskli gebeden oluşmuşturAraştırma verileri; Mart 2014- Mart 2015 tarihlerinde toplanmıştır. Araştırma kapsamına, izinli hastanelerde riskli gebelik tanısı ile tedavi gören ve herhangi bir psikiyatrik hastalığı olmayan, Türkçe konuşan, araştırmaya katılmaya gönüllü gebeler alınmıştır. Veri toplama aracı olarak; Gebe Tanılama Formu, Prenatal Kendini Değerlendirme Formu (PKDÖ) ve Prenatal Bağlanma Envanteri (PBE) kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizi, bilgisayarda Statistical Package for Social Science (SPSS) 16.0 paket programında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacına uygun olarak verilerin analizinde; sayı, yüzde, Student t test, Varyans analizi, Mann Whitney U analizi, Kruskal Wallis Varyans analizi ve Korelasyon analizi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, riskli gebelerde, gebenin tedavi gördüğü hastane, yaşı, eğitim durumu, çalışma durumu, medeni durumu, eşin eğitim durumu ve çalışma durumu, medeni durumu, evlilik yılı, sosyal güvence varlığı, aile tipi, gelir durumu, gebelerin eşlerinin eğitim durumu, eşlerin çalışma durumu, eşlerin gebeliğe karşı tutumu, gebelik sayısı, doğum sayısı, gebeliğin planlı olması, gebelik haftası, önceki gebelik problemi, kronik hastalığının olup olmaması ve prenatal bağlanma ile PKDÖ ve alt ölçekleri puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0.05). Araştırmada PKDÖ ve PBE arasında yapılan korelasyon analizinde; iki ölçek arasında negatif yönde düşük bir ilişki olduğu belirlenmiştir (r=- 0,457, p<0.05). Bu bulguya göre, PKDÖ puanı azaldıkça PBE puanı artmaktadır. Buna göre, gebeliğe uyum arttıkça, bağlanma da artmaktadır. Bu çalışmanın sonucunda; riskli gebelerde gebeliğe uyumu birçok faktörün etkilendiği bulunmuştur. Hemşireler, riskli gebelerde gebeliğe uyumu arttırarak, gebelik ve doğum sonrasında oluşan problemlerin azalmasını sağlayabilirler. Anahtar kelimeler; Gebeliğe uyum, Bağlanma, Prenatal kendini değerlendirme

Fatma Pehlivanoğlu
Ege University · Institute of Health Sciences
2015
00