Ege University
Discipline

Türk Dünyası Edebiyatları Anabilim Dalı

Ege University

15

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

15 Theses
Master'sOpen AccessTR

Sabir Rüstemhanlı - Edebî kişiliği ve romanlarında millî tavır

Azerbaycan Türkleri, tarih boyunca oldukça uzun bir süre bağımsızlıkları için mücadele vermişler, pek çok sıkıntı ile karşılaşmışlardır. Doğal olarak da Azerbaycan edebiyatı, yaşanan bu sıkıntılardan büyük ölçüde etkilenmiştir. Azerbaycan'ın şair ve yazarları, yaşanan olayları edebî eserlerine yansıtarak, gelecek kuşakların millî şuur sahibi olmalarında önemli bir rol üstlenmişlerdir. Azerbaycan edebiyatında, bu sahada çalışanlar arasında, Sabir Rüstemhanlı önemli bir yer tutar. Yazar, Azerbaycan Türklerinin millî bilinç kazanması sürecinde gerek sanat ve kültür gerekse siyasi alanda önemli çalışmalar ortaya koymuştur. Rüstemhanlı'nın "Ömür Kitabı" adlı eseri, onun millî duygu ve düşüncelerini özetleyen en önemli çalışmaları arasında yer alır. Yazar, roman türündeki bu eseri ile halkına, genç nesillere milli ve manevi duygular aşılamış, verilecek bağımsızlık mücadelesi açısından önemli bir ilham kaynağı olmuştur. Rüstemhanlı'ın eserlerini incelediğimizde, Türk tarihine, kültürüne ve edebiyatına ait birçok unsurla karşılaşmaktayız. Kendini genellikle şair olarak tanıtan Rüstemhanlı, esasen nesir alanında da önemli eserler ortaya koymuş çok yönlü bir yazardır. Onun özellikle romanları ilhamını tarihî olaylardan alır. Dolayısıyla bu eserlerdeki kahramanlar da çoğunlukla tarihî şahsiyetlerdir. Bu kahramanlarını çoğu milliyetçi düşünceye sahip, Türklüğü ile gurur duyan, eğitimli ve kendini geliştirmiş karakterler olup, Türk milleti için çalışmış ve bu yolda mücadele etmiş kişilerdir. Romanlarını yazmadan önce romana konu olacak zaman dilimi ve kahramanlar ile ilgili geniş çaplı araştırma yapmaya çalışan yazarın romanları, tarihe kaynaklığı ilke edinmiş bir nitelik taşır. Rüstemhanlı, romanlarında Türklerin geleneklerine, göreneklerine, âdetlerine ve ahlaki değerlerine önemli ölçüde yer vermiştir. Bu tez çalışmamızda, Azerbaycan edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olan Sabir Rüstemhanlı'nın hayatı, sanatı ve edebî kişiliği araştırılmış, romanları ve romanlarındaki millî düşünceler incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sabir Rüstemhanlı, Azerbaycan Edebiyatı, Azerbaycan Edebiyatında Millî Şuur, Roman, Edebiyat ve Hamaset.

AzerbaycanAzeri edebiyatıBiyografi+4
Gulnar Hüseynova
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sabit Mukanov - Hayatı, sanatı ve hikâyeleri

Säbit Mukanov (1900-1973), Kazak edebiyatına kendi döneminde damgasını vurmuş, önde gelen isimlerden biridir. Sosyalist realizm akımının temsilcilerinden olan yazar, eserlerinin tümünde bu görüşünü yansıtmıştır. Sözlü geleneğe bağlı olan Kazak edebiyatında Säbit Mukanov da halk arasında söylenen şarkı, türkü ve şiirleri küçük yaşlarda ezberlemiş; bu türlerde de eserler ortaya koymuştur. Şiirde, Abay Kunanbayev'in izlerini takip eden sanatçılardan olan Säbit Mukanov, Kazak şiirini zenginleştiren şiirler yazmıştır. Nesirlerine Sosyalist realizm ideolojisinin yanı sıra, 1920'den sonra başa geçen Sovyet Hükümeti'nin yön verdiği görülür. O dönemde yazarlar, Komünist Parti'nin, Sovyet Hükümeti'ni öven eserler yazma yönündeki baskılarına boyun eğmek zorunda kalmışlardır. Buna karşı çıkan ya da bu yönde eser vermeyen edipler ise hapis, sürgün ya da ölüm cezasına çarptırılmışlardır. Bu dönemde Säbit Mukanov da kovuşturmalar yaşamış; ancak Parti'nin isteği doğrultusunda ve hükümet lehine hareket ettiği için ceza almamıştır. Säbit Mukanov, romanlarında Kazak toplumundaki sınıfsal farklılıkları, töre adına uyulan çağ dışı kuralları ve bunların topluma verdiği zararları eleştirmiştir. Ayrıca 1916'daki Kazak bağımsızlık hareketlerini, 1917 Rus Devrimini, II. Dünya Savaşı'nın Kazaklarda bıraktığı etkileri başarılı şekilde aktarmayı başarmıştır. Benzer konulara hikâyelerinde de yer veren yazar, daha çok Çarlık dönemi ile Sovyet Hükümeti dönemini karşılaştırarak ortaya çıkan karşıtlıkları Sovyet Hükümeti lehine ve onu yüceltecek şekilde anlatmıştır. İnsanların emeklerinin karşılığını alamaması, yoksulluk içinde yaşamaları ve hastalıklarla mücadele etmeleri, din adamları tarafından inançları kullanılarak kandırılmaları da yazarın değindiği diğer konulardır. Anlatımda halkın anlayacağı bir dil kullanan Säbit Mukanov, yaşanmış olayları ve dönemleri tercih ederek nesnel zamanı ön plana çıkarırken mekân olarak da daha çok köyü ve şehri tercih ederek ikisi arasında karşılaştırma yapmış; şehirle gelişmişliği, köyle de geri kalmışlığı vurgulamak istemiştir. Tiyatro, makale, deneme ve edebiyat tarihi gibi türlerdeki çalışmaları ile de çok yönlü bir yazar profili ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Sabit Mukanov, Kazak Edebiyatı'nda Hikâye, Sosyalist Realizm, Repressiya Dönemi ve Edebiyat, Kazakistan.

HikayeKazak edebiyatıMukanov, Sabit+1
Demir Tezcan Özakaydın
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Halimat Bayramuk'un hayatı, edebî şahsiyeti ve mensur eserleri

Dünyada, özelliklede Rusya egemenliği ve etkisindeki milletlerin hayatında derin etkiler oluşturan Ekim Devriminin meydana geldiği 1917 yılında günümüzde Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti içerisinde yer alan Hurzuk köyünde dünyaya gelen Halimat Bayramuk, Devrim'le beraber büyümüş ve bu dönemin getirdiği koşullara, gelişmelere yakından şahit olmuştur. İkinci Dünya Savaşı yıllarında gönüllü olarak askeri hastanede görev almış ardından 2 Kasım 1943'te tüm Karaçay halkıyla birlikte Orta Asya'ya sürgüne gönderilmiştir. 1957 yılında sürgünden döndükten sonra Halimat Bayramuk, Karaçay-Malkar edebiyatını yeniden canlandırmak için Karaçay'ın diğer edebiyatçılarıyla birlikte yoğun çalışma sürecine girmiş ve sürgün döneminde yayımlayamadıkları eserlerini bastırmaya başlamışlardır. Modern Karaçay-Malkar edebiyatının kurucuları arasında yer almış olan Halimat Bayramuk kaleme aldığı eserleriyle başta Kafkasya olmak üzere tüm Sovyetler Birliğine adını duyurmuştur. Tez çalışmamızda, Halimat Bayramuk'un roman ve hikâyelerinin incelenmesi ve incelemeden hareketle, onun Karaçay-Malkar edebiyatındaki yeri ve öneminin belirlenmesi amaçlanmıştır. "Giriş", "Sonuç" ve üç ana bölümün yer aldığı bu çalışmanın "Giriş" bölümünde Karaçay-Malkar Türkleri, Karaçay-Malkar sözlü ve yazılı edebiyatı hakkında genel bir bilgi verilmiştir. "Birinci Bölüm"de Karaçay-Malkar edebiyatının ünlü kadın yazar ve şairi Halimat Bayramuk'un hayatı, edebî kişiliği, hakkında yapılan çalışmalar ve eserlerine dair örnekler yer almıştır. "İkinci Bölüm" de Halimat Bayramuk'un dört romanı tahlil edilmiştir. Roman tahlillerinde önce özet, ardından olay örgüsü, şahıs kadrosu, zaman ve mekân, dil ve üslup incelemesi yapılmıştır. Çalışmamızın "Üçüncü Bölüm"ünde Halimat Bayramuk'un yirmi beş hikâyesi tahlil edilmiştir. Hikâye tahlillerinde önce eserin özeti, olay örgüsü ardından şahıs kadrosu, zaman ve mekân, dil ve üslup incelenmiştir. "Sonuç" bölümünde Halimat Bayramuk'un hayatı, edebi kişiliği, romanları ve hikâyeleri üzerine yapmış olduğumuz bu çalışmayla ilgili genel bir değerlendirmede bulunulmuştur. Varılan sonuçlar ve yapılan tespitler sunulmuştur.

BiyografiHalimat, BayramukHikaye+4
Ferıde Alıeva
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Abdurrahim Bey Hakverdiyev, hayatı - sanatı ve tiyatro eserleri

Abdurrahim Bey Hakverdiyev, Hayatı - Sanatı ve Tiyatro Eserleri Abdurrahim Bey Hakverdiyev (1870-1933), Azerbaycan realist edebiyatının öncülerinden biridir. Yazar, XIX. yüzyılın sonlarından itibaren edebî faaliyete başlamış ve ilk eseri olan "Yeyərsən Qaz Ətini, Görərsən Ləzzətini" 1892 yılında kaleme almıştır. Edebî faaliyete tiyatro yazarı olarak başlayan Hakverdiyev, Molla Nasrettin dergisinde çalışmaya başladıktan sonra burada satirik hikâyeler ve makaleler de yazmaya başlamıştır. Bu yıllarda yazar, "Xortdanın Cəhənnməm Məktubları", "Mozalan Bəyin Səyahətnaməsi" satirik hikâyelerini ve "İki İl", "Təsəttür-Nisvana Dair", "Bizim Yabılığımız" gibi makaleleri kaleme almıştır. Yazar, Sovyet döneminde de edebî çalışmalarına devam etmiş ve bu dönemde daha çok sosyalizmin etkisinde kalarak eserler vermiştir. Hakverdiyev, Sovyet döneminin ilk yıllarında art arda yazdığı tiyatro eserleriyle yeni düzeni övmüştür. Bu konuda yazarın kaleme aldığı tiyatro eserleri arasında "Ağac Kölgəsində", "Qırmızı Qarı", "Ədalət Qapıları" örnek gösterilebilir. Bunun yanı sıra yazar bu dönemde; hikâye ve makaleler de yazmaya devam etmiş ve Batı ve Rus edebiyatından birkaç eseri Azerbaycan Türkçesine çevirmiştir. Bu tez çalışmasında, Abdurrahim Bey Hakverdiyev'in hayatı ve edebî faaliyetleri araştırılmış ve ayrıca yazarın tiyatro eserleri incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Abdurrahim Bey Hakverdiyev, Azerbaycan, edebiyat, tiyatro.

Azeri edebiyatıBiyografiHakverdiyev, Abdurrahim Bey+2
Huseyn Ahmadov
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

20. yüzyıl başlarında Kazak edebiyatında hikâye

"20. Yüzyıl Başlarında Kazak Edebiyatında Hikâye" adlı bu çalışmamızda, söz konusu dönemdeki Modern Kazak Hikâyesi'ni metin merkezli bir yaklaşımla değerlendirmeye çalıştık. 20. yüzyıl başları ifadesinden kastımız, siyasi hareketlerle beraber Modern Kazak Edebiyatı'nın da ivme kazandığı 1905 yılı sonrasından başlayıp II. Dünya Savaşı'ndan hemen önceki döneme kadar uzanan süreçtir. Bu süreç içerisinde, 1920'ye kadar süren kısım Kazak Tarihi'nde "Alaş Dönemi" olarak adlandırılmaktadır. 1920'deki Sovyet hâkimiyetinden sonra, takip eden iki on yıllık süreçte, 20'lerin ve 30'ların sonlarında; Stalin'in "aydın katliamı" yahut "repressiya siyaseti" Sovyetler Birliği'ne bağlı bütün Türki cumhuriyetlerde vahşice uygulanmıştır. Bu süreçte Kazak edipler, Kazak halkının içinde bulunduğu iptidai şartların yanında Birinci Dünya Savaşı; Ekim Devrimi; Rus İç Savaşı ve Kazakistan'da Sovyet hâkimiyetine tanıklık etmişlerdir. Tezimizde incelediğimiz hikâyelerde, bu tarihî serüven sırasında halkın durumunu aydınlatan göstergeleri yakalamaya çalıştık. Giriş bölümünde, 20. yüzyıl başlarında Kazakların ve Kazakistan'ın siyasi durumundan bahsettik. Daha sonra ise geleneksel (sözlü) edebiyattan ve yazılı edebiyatın nasıl başladığından bahsettik. Birinci bölümde Modern Kazak Hikâyesi'nin başlangıcından bahsederek 20. yüzyıl başlarındaki önemli hikâye yazarlarının hayatlarını anlattık. İkinci bölümde, bu dönemde yazılmış 13 hikâyeyi inceledik. Üçüncü bölümde, incelediğimiz hikâyeler ışığında dönemin ve toplumsal yaşamın edebiyata nasıl yansıdığına dair tespit ve değerlendirmelerimizi ortaya koyduk. Sonuç bölümünde ise çalışmamız ışığında döneme dair genel düşüncelerimizi ve yorumlarımızı yazdık.

20. yüzyılHikayeKazak edebiyatı
Mehmet Sağlam
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Nigar Refibeyli; Hayatı -sanatı ve şiirleri

Nigar Refibeyli; Hayatı, Sanatı, Şiirleri isimli monografik çalışmada, Azerbaycan edebiyatının ünlü isimlerinden Resul Rıza'nın eşi ve Anar Rızayev'in annesi olan Nigar Refibeyli'nin, bu kimliğinden sıyrılıp sanatçı kimliği ön plana çıkarılarak Türk okuyucuya tanıtılması amaçlanmıştır. 1913 yılında Gence'de dünyaya gelen Nigar Refibeyli, ilk şiirini henüz 16 yaşında iken yayınlamıştır. Babası Xudadat Bey'in idamından beri Sovyet tehdidi ile yaşayan şair, bir ev baskını sırasında ele geçen ve kendisine ait olmayan bir şiir yüzünden zor günler yaşamıştır. Sovyet baskısı karşısında eşini ve ailesini koruma güdüsüyle sanat hayatına ket vurmak zorunda kalan şairin şiirleri, nicelik yönünden az ama nitelik yönünden okuyucuyu ve sanatseverleri tatmin edebilecek zengin sanat ürünleridir. Şair, Sovyetlerin ilk zamanlarında inkılaba ve sosyalist-realizm akımına uygun örnekler vermiş olsa da çok sevdiği lirik şiirlerden vazgeçmemiş, Stalin'in ölümünden sonra da tamamıyla bu çeşide yönelmiştir. Çalışmanın "Giriş" kısmında, Nigar Refibeyli'nin eser verdiği çağdaki şartları daha iyi anlamak için kısaca XX. yüzyıl Azerbaycan edebiyatının gelişimine değinilmiştir. İlk bölümde sanatçının hayatı, eğitimi, evliliği, çalıştığı ve yetiştiği çevre anlatılmış, çeşitli eleştirmen ve sanatçıların görüşlerine de yer verilerek sanat anlayışı ve eserleri açıklanmıştır. İkinci bölümde ise şairin şiirleri içerik ve yapı yönünden incelenmiştir. Sonuç kısmında çalışma ile ilgili genel bir değerlendirmeye varılırken ekler kısmında da şairin şiirlerinden seçme örneklere yer verilmiştir.

Azeri edebiyatıBiyografiMonografi+3
Dicle Cica
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İsmail Gaspıralı'nın eserlerinde kadın tipolojisi

İsmail Gaspıralı'nın Eserlerinde Kadın Tipolojisi adlı tez, İsmail Gaspıralı'nın kaleme aldığı metinlerdeki kadın karakterlerin ve bunun yanı sıra kadın meselesine dair çeşitli başlıkların incelemesinin yapıldığı bir çalışmadır. Çalışmada, Türk dünyasında öncü bir isim olan İsmail Gaspıralı'nın ilerici karakterinden yola çıkılarak, dönemin Müslüman-Türk toplumlarında kadınların sosyal konumuna dair çıkarımlar yapmak; böylece İsmail Gaspıralı'nın fikrî dünyasının ve Türk dünyası için önerdiği ideal yaşamın daha doğru bir şekilde kavranmasına hizmet etmek amaçlanmıştır. İsmail Gaspıralı, Türk dünyasında eğitim, basın, politika gibi pek çok konuda öncü bir isim olmuş ve onun temellerini attığı düşünceler, özellikle "Ceditçilik" fikri, tüm Türk coğrafyasında yayılmış, benimsenmiştir. Yaşamı boyunca çok geniş alanda çalışmalar yapmış olmasının yanı sıra çeşitli edebî metinler de ortaya koymuştur. Toplumsal yaşamın önemli bir parçası olan kadınlar ve onlara dair meseleler de Gaspıralı'nın eserlerinde geniş bir yer bulmuştur. Yarattığı kadın karakterlerle ve onlar üzerinden yaptığı eleştiriler ile toplumun dikkatini bu soruna yöneltmeyi hedeflemiş ve başarmıştır. Çalışmanın "Giriş" kısmında, yazarın eser verdiği dönemin ve şartların daha doğru anlaşılması için Kırım coğrafyasının tarihine, kültürel ve sosyal yaşamına dair genel bilgiler verilmiştir. Tezin birinci bölümünde İsmail Gaspıralı'nın hayatı, yetiştiği çevre, eğitimi; kültürel, sosyal ve politik faaliyetleri ve yaşamında birinci dereceden rolü olan kadınlar hakkında bilgiler yer almaktadır. İkinci bölümde, tezde incelenecek olan edebî metinlerin özetleri verilmiş, daha sonra bu metinlerdeki kadın tipleri ve onlar üzerinden aktarılan kadın meseleleri, toplumsal cinsiyet rolleri de gözetilerek ele alınmıştır. Ayrıca yazarın edebî metinleri dışında kaleme aldığı yazılarında da kadın konusu üzerine çözümlemeler yapılmıştır. "Sonuç" kısmında yaptığımız çalışma neticesindeki genel değerlendirmelerimiz yer almış, İsmail Gaspıralı'nın eserlerinden yola çıkılarak, bu dönemde Müslüman ve Türk kadınların toplumsal yaşamdaki yeri ve sorunları ortaya koyulmuştur. İsmail Gaspıralı'nın bu soruna dair tespit edilebilen çözüm önerileri de aktarılmıştır. Çalışmamızda bize rehberlik eden ve başvurulması mümkün ilgili bibliyografyanın sunulduğu kaynakça da eklenmiştir.

Edebi eserlerEdebiyatGaspıralı İsmail+3
Yasemin Koç
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Oğuznâme ve Şehnâme üzerine karşılaştırmalı bir inceleme

"Oğuznâme ve Şehnâme Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme" adlı çalışmamızda, Türk kültürü ve tarihinin temel taşlarından biri olan Oğuz Kağan Destanı ve ya Oğuznâmeler adıyla bilinen İslamiyet'ten sonraki dönemlerde yazıya geçirilen rivayetler, öte yandan da İran kültürü ve Farsların İslamiyet'ten önceki tarihini yansıtan Şehnâme ele alınmıştır. Hacim itibariyle çok büyük olmayan Oğuz Kağan Destanı'nın çok sayıda varyantlarının bulunması, Şehnâme'nin de başlı başına hacimli ve büyük bir eser olması, çalışmamızı bazı nüshaları incelemekle sınırlı tutmamıza sebep olmaktadır. Oğuz Kağan ve çocuklarının hayatını başka bir ifadeyle Türk boylarının sosyal, siyasal ve hukukî yaklaşımlarını incelemek adına, İslamiyet'ten önceki dönemlere ait Uygurca Oğuz Kağan Destanı, İslamî rivayetlerden de Reşideddin Oğuznâmesi, Ebülgazi Bahadır Han'ın Şecere-i Terakimesi ve Kazan'da bulunup son yıllarda bilim âlemine tanıtılan, literatürde Kazan Oğuznâmesi olarak adlandırılan üç eser esas alınmıştır. Dünya çapında birçok geçerli nüshası olan Şehnâme için de Muhammed Dabirsiyakî'nin hazırladığı beş ciltlik çalışmadan yola çıkarak "Oğuznâme ve Şehnâme Üzerinde Karşılaştırmalı Bir İnceleme" adlı tezimizin İran Millî Destanı Şâhnâmeh (Şehnâme) bölümü oluşturulmuştur. Çalışmamızın başında tarihin ilk çağlarından bu yana bulundukları coğrafya nedeniyle devamlı münasebette bulunan İranlılar ve Türklerin siyasi ve tarihî ilişkilerine değinilmiştir. Bu münasebetlerden sonra destan mefhumu, iki milletin literatüründedestanların özellikleri ve çeşitliliği ele alınıp İran epik anlatıları için bir sınıflandırma yapılmıştır. Bu sınıflandırma çerçevesinde farklı tarihi devirlerde ortaya çıkmış olan kahramanlık eserleri için örnekler verilmiştir. "Oğuznâme ve Şehnâme Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme" adlı çalışmamızın asıl amacına -iki eserin karşılaştırılmasına- geçmeden önce, Türk destan geleneği kapsamında namecilik ve oğuznâmecilik kavramları incelenip Oğuznâmelerin farklı varyantları tanıtılmıştır. Bugüne kadar üzerinde çok az çalışma yapılmış Kazan Oğuznâmesi'nin de etraflı bir özetine yer verildikten sonra sıra Firdevsî ve şaheseri Şehnâme'yi tanıtılmasına gelmiştir, Şehnâme'den de detaylı bir özet sunulmuştur. Oğuznâme ve Şehnâme'nin karşılaştırılması bölümünde, iki eserin mitik, epik ve tarihi yönleri ele alınıp incelenmiştir. İran ve Türk edebiyatı için birer destan mahiyetinde olan Şehnâme ve Oğuznâme'nin anakahramanlarının özellikleri ve bu iki eserde yer alan kahraman tiplerinden söz edilmiştir. Oğuznâme ve Şehnâme'nin kahraman kadrosu dahilinde yer alan kadın kahraman tiplerinden sonra, iki eserde bulunan erkek kahramanlar üzerinde de durulmuştur. Her ne kadar birbirinden bağımsız görünseler de ilginç noktalarda benzerlik gösteren Oğuznâme ve Şehnâme'nin mitik unsurları, mekân ve zaman kavramları, olay örgüsü ve motif yapısı, bu iki eserdeki hükümdarlık ve padişahlık kavramları ve İslamî unsurları tartışıldıktan sonra, bu karşılaştırmanın bizi ulaştırdığı sonuçlar tespit edilip sıralanarak "Oğuznâme ve Şehnâme Üzerinde Karşılaştırmalı Bir İnceleme" adlı çalışmamız sonlandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Oğuznâme-Şehnâme-Fars ve Türk İlişkileri-Destan- Benzerlikler ve Farklılıklar- Karşılaştırma.

Fars edebiyatıHalk edebiyatıKarşılaştırmalı değerlendirme+7
Somayeh Easy
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
10
DoctorateOpen AccessTR

Irak Türkmen şairi Hasan Görem: Hayatı - edebî kişiliği, dili, üslûbu ve bütün şiirleri

Eserlerinde Irak Türkmenlerinin geçmiş yaşantısını ve geleceğini; sosyal, kültürel ve siyasi yönden çeşitli sorunlarını dile getiren Hasan Görem, Irak Türkmen edebiyatının önde gelen temsilcilerinden biridir. Hasan Görem, şiirlerinde işlediği milli kültüre dair konularla ve felsefi görüşleriyle, son dönem Irak Türkmen edebiyatında kendisine önemli bir yer edinmiştir. Çalışmamız, Hasan Görem'in "Rü'yâ" isimli kitabında yer alan şiirlerin şekil ve içerik özellikleri bakımından incelenmesini kapsamaktadır. "Irak Türkmen Şairi Hasan Görem (Hayatı, Edebî Kişiliği Dili, Üslûbu ve Bütün Şiirleri)" adını taşıyan çalışmamız bir girişten ve üç ana bölümden oluşmaktadır. Tezin giriş kısmında; çalışmanın araştırma ve inceleme yöntemi, Irak Türkmenlerinin tarihçesi, coğrafyası, nüfusu ve edebiyatıyla ilgili bilgiler yer almaktadır. "Hasan Görem'in Hayatı ve Edebî Kişiliği" adını taşıyan birinci bölümde, şairin hayatı, edebi şahsiyeti ve üslûbu hakkında bilgi verilmiştir. Yine bu bölümde, şairin "Rü'yâ" adlı eserindeki şiirler, şekil, içerik ve üslûp özellikleri bakımından incelenmiştir. Bu bölümün sonunda, Hasan Görem hakkında yapılan çalışmalara yer verilerek bölüm tamamlanmıştır. Çalışmanın "Hasan Görem'in Şiirlerinde Dil" adını taşıyan ikinci bölümünde ise Hasan Görem'in şiirleri dil özellikleri bakımından incelenmiştir. Bu bölümde, Hasan Görem'in şiirlerinde yer alan sözcüklerin, kullanılan yapım ve çekim eklerinin ve onomastik unsurların dil özellikleri çerçevesinde analizleri gerçekleştirilmiştir. Çalışmamızın üçüncü bölümünde, incelemeye kaynaklık eden şiirlerin Türkiye Türkçesi'ne aktarımları yapılmıştır. Sonuç bölümü, yaptığımız incelemeler doğrultusunda Hasan Görem'in şiirleriyle ilgili tespit ve değerlendirmeleri içermektedir. Hasan Görem'in "Rü'yâ" adlı eserinin orijinal metinleri ve araştırmamız sırasında elde ettiğimiz bazı malzemelere ise çalışmamızın sonundaki ekler kısmında yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türk Dünyası Edebiyatları, Irak Türkmen Edebiyatı, Irak Türkmen Şiiri, Hasan Görem, "Rü'yâ", Dil ve Edebiyat İncelemesi.

BiyografiDilbilgisiDilbilim+7
Murtadh Haydar Azaat
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
10
DoctorateOpen AccessTR

Handânî Dîvânı (İnceleme-Tenkitli metin-Sizin)

16. y.y. şairlerinden olan Handanî‟nin gerçek adı Halil‟dir. 946 (1539-40) tarihinde doğan şairin ölüm tarihi bilinmemektedir. 1001 (1592-93) yılında hayatta olduğu anlaşılan şair, Kanunî Sultan Süleyman, II. Selim ve III. Murat dönemlerine şahitlik etmiştir. Handanî hakkında, tezkirelerde ve edebiyat tarihlerinde herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Şairle ilgili veriler, bilinen tek eseri divanından yola çıkılarak elde edilmiştir. Handanî Divanı‟nın tespit edilebilen dört nüshası olup bu çalışmada tüm nüshalar, metin tenkidine dâhil edilmiştir. Ağırlıklı olarak dinî ve tasavvufî konuların işlendiği metinde 49 kaside, 15 mesnevi, 44 musammat, 105 gazel, 58 nazm ve 44 tuyuğ bulunmaktadır. Bu çalışmada Handanî Divanı, ana hatlarıyla üç bölümde incelenmiştir. İlk bölümde şairin hayatı ve sanatı hakkında bilgi verilmiş; ikinci bölümde metin, şekil ve muhteva özellikleri açısından değerlendirilmiştir. Özellikle Handanî‟nin, Hurufilikten etkilenen bir şair olduğu düşünüldüğünden eser, bu cihetten de ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise divanın tenkitli metni oluşturulmuştur. Anahtar Kelimeler: Handanî, Handanî Divanı, 16. y.y

16. yüzyılDivan edebiyatıDivanlar+5
Hayriye Durkaya
Atatürk University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Manavgatlı Ali Zelîlî'nin Niyâzü'l-Müznibîn'in

XVI. yüzyıl sonu XVII. yüzyıl baĢında yaĢayan Ali Zelîlî mutasavvıf bir Ģairdir. ġairin hayatı hakkında kaynaklarda yeterli bilgi bulunmamaktadır. Bu çalıĢmada onun tek eseri olan Niyâzü‟l-Müznibîn adlı mesnevisinin çeviriyazılı metni ve incelemesi yer almaktadır. Eserin tespit edilen 22 nüshasından özelliklerine göre seçilen 6 nüsha karĢılaĢtırılarak transkripsiyonlu metin ortaya çıkarılmıĢtır. 5667 beyit, 1379 dörtlükten oluĢan metinde 120 ilahi, 108 fasıl ve 8 adet de gazel bulunmaktadır. ÇalıĢmanın "GiriĢ" kısmında baĢlangıçtan XVII. yüzyıla kadar Türk edebiyatında dinî-tasavvufi-ahlaki mesneviler hakkında bilgi verilmiĢtir. "Birinci Bölümde", Ali Zelîlî ve eseri hakkında bilgiler ile bu mesnevinin yazılıĢ tarihi ve sebebine değinilmiĢtir. "Ġkinci Bölümde" eser, iç ve dıĢ özellikleri bakımından incelenmiĢ vezin, kafiye ve iktibaslar açısından değerlendirilmiĢtir. "Üçüncü Bölümde" ise nüshaların tavsifleri yapılmıĢ, yazmaların soy ağacı çıkarılmıĢ ve tenkitli metin verilmiĢtir. Klasik Türk edebiyatının hemen her döneminde yazılan dinî-tasavvufi-ahlaki mesnevilere, XVII. yüzyılda Niyâzü‟l-Müznibîn‟i nazmederek bir yenisini daha ekleyen Ali Zelîlî, eserinde kendi üslubu ile özdeĢleĢen örnekler vermiĢtir. Anahtar Kelimeler: Ali Zelîlî, Niyâzü‟l-Müznibîn, Mesnevi, Klasik Türk Edebiyatı, 17. yüzyıl

16. yüzyıl17. yüzyılAli Zelili+6
Nilay Kınay Civelek
Atatürk University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Tanzimat devri edebiyatında şiir ve felsefe ilişkisi (Birinci dönem)

Tanzimat Edebiyatı, Divan Edebiyatı'nın sınırlarını, kalıplarını zorlamış ve bunun dışına çıkmıştır. Bu durumun oluşmasında Osmanlı Devleti'nin o dönemki siyasal ve sosyal konumu etkili olmuştur. Ayrıca Batı'da yaşanan gelişmelerin toplum üzerindeki etkisi bu döneme yön vermiştir. Bu çalışma ile Tanzimat döneminin, edebiyat, sanat, aydın dünyasına bilhassa da şiir konusunun etkisinin ne olduğu üzerinde durulmaya çalışılmıştır. Dönemin felsefî yönelimleri ve Tanzimat aydınının düşünceleri etrafında yeni düzenlemelerin şiire etkisi incelenmiştir. Divan edebiyatını takip eden dönemde oluşan yeni şiiri oluşturan etkenler açıklanmaya çalışılmıştır.

FelsefeOsmanlı DönemiSanat+4
Neslihan Tezcan
Atatürk University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Bursalı İbrahim Râzî Divanı

Bu çalışma, XVIII. yüzyılın sonu ile XIX. yüzyılın başında Bursa'da doğmuş ve yaşamış Bursalı İbâhîm Râzî'nin Divan'ının Konya Mevlana Müzesi'nde kayıtlı mevcut tek nüshası üzerine yapılmış bir doktora çalışmasıdır. Çalışmada Mevlevî bir şair olan ve Destârizâde adıyla tanınan Bursalı İbrâhîm Râzî ile Divan'ının klâsik Türk edebiyatı sahasına tanıtılması amaçlanmıştır. Eserin baş tarafında kendi Divan'ından derlenen bilgilerle Bursalı İbrâhîm Râzî hakkında bilgiler verilmiş, sonrasında ise Bursalı İbrâhîm Râzî Divanı'nın biçim ve muhteva bakımından ayrıntılı bir incelemesi yapılmıştır.

18. yüzyıl19. yüzyılBursalı İbrahim Razi+5
Mehmet Elaldı
Atatürk University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Gülistân-ı Vâhidî (İnceleme-transkripsiyonlu metin)

Kanunî Sultân Süleymân devri şâirlerinden olan Vâhidî'nin asıl adı Abdulvâhid'dir. Doğum tarihi bilinmeyen şâirin, ölüm tarihi için verilen bilgiler de ihtilaflıdır. Bursalı Haşimi, ölümü için düştüğü tarihte (Vâhidî reft ez cihân derdâ) bu tarihi H. 985/ M. 1577 olarak belirtirken Tuhfe-i Naili ve Sicill-i Osmânî'de bu durum 975/ 1567-68 olarak belirtilmiştir. Vâhidî hakkında tezkirelerde ve edebiyat tarihlerinde verilen bilgiler sınırlıdır. Kınalızâde Hasan Çelebi tezkiresine ve Osmanlı Müellifleri'ne göre İstanbul, Beliğ tezkiresine göre Bursa'da doğan Abdülvâhid Çelebi, Delâ'ilü'l-Hayrat'ın şârihi Kara Dâvûd Efendi (ö. 948/ 1541)'nin torunu ve Süleyman Çelebi'nin oğludur. Kanunî Sultan Süleyman devri Osmanlı şâir ve yazarlarındandır. Önce ilmiye mesleğine intisap etmesine rağmen daha sonra tasavvuf yolunu seçmiştir. 16. y.y. tarikatlarından olan Zeyniyye adlı bir tarikata girmiş ve de Şeyh Abdülaziz Efendi'ye mürid olmuştur. Sadece Osmanlı Müellifleri'nde, Saadet-nâme ve Şifâu's-sudur adlı eserlerinin bulunduğu belirtilmiştir. Bu çalışma Vâhidî'nin Gülistân-ı Vâhidî adını verdiği, ağırlıklı olarak dinî, tasavvufî ve ahlakî konuların işlendiği, manzum-mensur karışık bir şekilde tertip edilmiş eseri üzerine hazırlanmıştır. Eserin bilinen tek nüshasından hareketle, eser ana hatlarıyla üç bölümde incelenmiştir. İlk bölümde şâirin hayatı, eserleri, ilmî ve edebî yönü hakkında bilgi verilmiş; ikinci bölümde esere dâir bilgiler (adı, yazılış tarihi) verildikten sonra eser, muhteva ve şekil özellikleri açısından değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde ise Gülistân-ı Vâhidî adlı eserin transkripsiyonlu metni oluşturulmuştur.

16. yüzyılEski Türk edebiyatıGülistan+4
Fatma Özçakmak
Atatürk University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Zonguldak Halkevi Karaelmas dergisi üzerine bir inceleme

Cumhuriyet tarihinin önde gelen kuruluşlarından biri olan Halkevleri, halkın her alanda gelişimini sağlamak amacıyla 19 Şubat 1932'de on dört il merkezinde kurulur. Zaman içerisinde sayılarında artış görülse de 1951'de kapatılmak zorunda kalır. Halkevleri, süreç içerisinde birçok yayınla edebiyat tarihinde önemli bir yere sahip olur. Atatürk ilkelerini, inkılaplarını ve Cumhuriyet rejiminin getirilerini halka öğretmeyi esas alan Halkevleri, bununla da kalmaz ve bireyi ilgilendiren her konuda eğitimin vazgeçilmez bir parçası olur. Halkevleri ekonomik, sosyal, kültürel, siyasal, sağlık ve eğitim alanlarında faaliyet gösterir. Bireyi ve toplumu merkeze alarak halkın ihtiyaçlarına yanıt arar. Farklı idealler peşinde koşan bireyleri çatısı altında himaye eden Halkevleri, güçlü bireylerle muasır medeniyetler seviyesine ulaşmış bir toplum yaratmayı amaçlar. Halkevleri, çalışmalarını "Dil, Edebiyat ve Tarih", "Güzel Sanatlar", "Spor", "Temsil", "Sosyal Yardım", "Köycülük", "Halkdershaneleri ve Kurslar", "Müze ve Sergiler", "Kütüphane ve Yayın" olmak üzere dokuz kolda yürütür. Bunların her biri ayrı işleve sahip olsa da Dil, Edebiyat ve Tarih Kolu, Halkevlerinin yayın organlarını ortaya çıkarmak açısından ayrıca önemlidir. Halkevleri yayınladıkları kitap, gazete ve dergiler aracılığıyla hedeflerini halka daha kolay aktarma fırsatı bulur. Zonguldak Halkevi dergisi olan Karaelmas da faaliyetleriyle bu aktarımın bir örneği olur. Karaelmas'ın 13 Nisan 1938'de başlayan yayın hayatı 20 Şubat 1949'da son bulur. Dergi, bu süre zarfında toplam kırk sekiz sayı yayımlanır. Dergide Türk edebiyatının önemli isimlerinin yanı sıra yerel yazarlar ve daha önce adına fazla rastlanmayan kişilerin imzaları görülür. Genel olarak dergide şiir, hikâye, hatıra, mektup, söylev ve konferans metinleri, çeviri yazılar, coğrafya, tarih ve siyaset ile ilgili yazılar, spor, sağlık ve hukuk ile ilgili yazılar, eğitim ve kültürle ilgili yazılar, edebiyatla ilgili yazılar, Zonguldak Halkevi başta olmak üzere diğer Halkevleriyle ilgili yazılar yer alır. Haber, ilan, reklam ve fotoğraflar ile de görsel açıdan derginin içeriği zenginleştirilir. Bu çalışmada Zonguldak Halkevi tarafından yayımlanan Karaelmas dergisi genel özellikleriyle tanıtılmaya çalışılmıştır. Öncelikle Halkevlerinin gelişim süreci ve Zonguldak Halkevinden bahsedilmiştir. Akabinde Karaelmas'ın yayın süreci, şekil özellikleri, yayın politikası, yazar kadrosu ve edebî faaliyetleri hakkında bilgi verilmiş ve dergideki bütün yazıların tahlili fihristi yapılmıştır. Dergideki yazılar sayılarına, yazar adına, konu ve türlerine göre sınıflandırılmıştır. Bunun sonucunda Karaelmas'ın sanat, fikir ve edebiyat dergisi olarak faaliyet gösterdiği görülmüştür.

DergilerHalkevleriHalkevleri dergileri+2
Asiye Saymaz
Giresun University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00