Ege University
Institute

Institute of Graduate Studies in Social Sciences

Ege University

593

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Taoist Keşiş Ch'ang Ch'un'un Seyahatnamesine Göre XIII. Yüzyılda Türkistan

1148 yılında Shantung eyaletinde doğan Ch'ang Ch'un, Çin'de yaşayan meşhur bir Taocu keşişti. İlmî faaliyetleri ve uhrevî yaşam tarzıyla muazzam bir şöhret elde etti. XIII. yüzyılın başlarında Moğollar Kuzey Çin'i fethettikten sonra Cengiz Han zikredilen meşhur keşişin şöhretini duydu ve otağına gelmesi için ona bir davette bulundu. Moğol hanı, Taoist keşişten ölümsüzlüğün sırrını öğrenmek istiyordu. Ch'ang Ch'un ise bu yolculuğa çıkmadan önce Cengiz Han'ı kendi dinine davet etme arzusundaydı. Ch'ang Ch'un ilerleyen yaşına rağmen Shantung'daki inzivagâhını terk edip Türkistan üzerinden Cengiz Han ile buluşacağı İran ve Afganistan'a doğru uzun ve meşakkatli bir yolculuğa çıkmaya mecbur kaldı. Seyahati 1221-1224 yılları arasında toplam üç yıl sürdü. Ch'ang Ch'un Çin'den Batı'ya on dokuz müridi ile birlikte seyahat etti. Bu seyahat üstadın müridi Li Chih-Ch'ang tarafından bütün ayrıntılarıyla kayıt altına alındı. Kafile Çin'den hareket ederek Beşbalık, Almalık, Talas, Taşkent, Semerkand, Keş ve Belh gibi Türk şehirlerini geçti akabinde Afganistan'a ulaştı. Ch'ang Ch'un seyahatnamesi Türkistan'da yaşayan Türk toplulukları ile Moğolların siyasî, içtimaî, askerî ve kültürel yapısının anlaşılması babında son derece mühim bir kaynaktır. Çin, Türkistan, Cengiz Han'ın fetihleri, Moğolların Budizm'e olan ilgileri, Eski Moğol dini, Taoizm ve Çin Simyası hakkında emsalsiz bilgiler ihtiva eden bu eser, Türk tarihi açısından fevkalade önemlidir. Özellikle Cengiz Han'ın Batı Seferi hakkında bilgi veren tek şark kaynağıdır. Hakkında uzun bir değerlendirme kaleme aldığımız bu ünik eser Türkçeye çevrilmiştir. Ayrıca seyahatnamede geçen pek çok tarihî olay, kavram ve toponim hakkında ayrıntılı izahlar sunulmuştur. 2019 yılı içerisinde kitap olarak basılması düşünülen bu çalışmanın Türk tarihçiliğine ciddi bir katkı sağlayacağı hususunda şüphemiz yoktur.

13. yüzyılCengiz HanChang Chun+6
Gülşah Hasgüçmen
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sanal paylaşım ekonomisi platformlarında içsel ve dışsal güdüleyicilerin işbirlikçi tüketim uygulamalarına etkisi

Paylaşım ekonomisi veya işbirlikçi tüketim platformları dijital teknolojilerin gelişmesiyle giderek yaygınlaşmaktadır. Bu platformlardaki bireysel üreticiler ürün-hizmet sağlayıcısı görevlerini yerine getirmektedirler. Bu tür platformların ve bireysel üreticilerin sayılarının artması akademik araştırmalar için önemli görülmektedir. Bu tarz platformların devamlılığına ve yeni platformların oluşmasına katkı sağlamak amacıyla bu üreticilerin araştırılması gereği doğmaktadır. Bu çalışmanın amacı işbirlikçi tüketim platformlarındaki üreticilerin motivasyonlarını araştırmaktadır. Araştırma sonuçlarının platformların iletişim çalışmalarına ve stratejilerine katkı sağlaması hedeflenmiştir. Araştırma kapsamında; işbirlikçi tüketimin ortaya çıkışı ve gelişimine neden olan etkenlerle ilgili; geleneksel işbirlikçi tüketim platformları, internet teknolojileri ve sosyal medya ele alınmıştır. Devamında işbirlikçi tüketim, motivasyon, öz belirleme kuramı hakkında yazın taraması yapılmıştır. Talep bazlı platform olan scotty sürücülerine ve bireysel olarak üretim yaparak bu ürünleri Etsy ve benzeri platformlardan satan kişilere anket uygulanmıştır. Analiz kapsamında, 159 kişiden gelen cevaplar kullanılmıştır. Araştırma sonucunda hem içsel güdülerin hem de dışsal güdülerin işbirlikçi tüketim platformlarına katılımı etkilediği tespit edilmiştir. Bu doğrultuda firmaların iletişim faaliyetlerinde her iki güdüye de etki etmeleri tavsiyesi verilmiştir. İşbirlikçi tüketim modellerinin benimsenmesi, yasal konular hakkında yerel yönetimlere ve yasa yapıcılara da tavsiyelerde bulunulmuştur.

MotivasyonPaylaşım ekonomisiSanal alışveriş+4
Cem Gülçay
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ursula K. Le Guin romanlarına ekofeminist yaklaşım

Bu tezde ekoloji ve feminizm hareketlerinin kökenlerinden ekofeminizme uzanan yol incelenmiştir. Eski çağlardan günümüze kadın ve doğa arasında bir bağ bulunduğu vurgulanmıştır. Paleolitik dönem haricinde, Neolitik dönemden günümüze uzanan dilimde bu kadim bağ olumsuzlanmıştır. Ekofeminizm, bahsi geçen bu bağın olumlanmasını ve açıklığa kavuşmasını temel ilke edinerek, her türlü savaş karşıtı, sömürgeci, ötekileştiren düşünce tarzını reddetmektedir. Esasında tezin amacı, kadının ve doğanın maruz kaldığı baskıyı tersine çevirme ve olumsuzlanan bu eski bağı yeniden olumlamanın olanağını ekofeminist bir yaklaşımla göstermektir. Kuramsal ve eylemsel olarak bu görevi üstlenen ekofeminizm akımı, edebiyat alanındaki yeniden yazım tekniği ve bilim kurgu gibi türler aracılığıyla başka bir dünyanın mümkün olabileceğini göstermektedir. Tezde yeniden yazım örneği olarak Ursula Kroeber Le Guin'in Lavinia'sı, bilim kurgu örnekleri olarak ise Dünyaya Orman Denir ve Hep Yuvaya Dönmek romanları ekofeminist bir perspektif sunmaktadır. Ekofeminist bir bakış açısı ile tartışılan bahsi geçen eserler ataerkil ve kapitalist pratikler tarafından bugüne dek seçilen yolların, yalnızca kadını ve doğayı değersizleştirmekle kalmayıp dünyadaki tüm yaşamı tehdit eden sonuçlarına karşı birer uyarı niteliğindedirler. Anahtar kelimeler: Ekofeminizm, Ursula K. Le Guin, Kadın, Doğa, Lavinia, Dünyaya Orman Denir, Hep Yuvaya Dönmek

Amerikan edebiyatıEkofeminizmFeminizm+2
Mediha Tunay
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Demografik özelliklerin tüketici karar verme tarzları ve sürdürülebilir tüketim davranışına etkisi: İzmir ili örneği

Endüstri Devriminden sonra yaşanan gelişmeler sonucunda bireyler tüketime odaklı bir şekilde yaşamaya başlamıştır. Tüketime odaklı olarak yaşam standartları değişen tüketicinin, tatmin etmek istediği ihtiyaçları da değişmiştir. Zorunlu ihtiyaçlarının yanı sıra tüketiciler toplum içinde var olmak, eğlenmek, mutlu olmak gibi çok çeşitli nedenlerden dolayı tüketme eylemini gerçekleştirmek istemiştir. Fakat tüketicinin bu eylemlerinin, dünya üzerinde yaşayan diğer canlıların hayatını tehlikeye attığı görülmüştür. Tüketicinin demografik özelliklerine bağlı olarak karar verme tarzlarının zamanla değişim göstermesi sürdürülebilir tüketim davranışının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu yüzden demografik özelliklerin tüketici karar verme tarzları ile sürdürülebilir tüketim davranışı üzerindeki etkisinin ele alınması gerektiği düşünülmüştür. Bu bağlamda demografik özelliklerin tüketici karar verme tarzları ile sürdürülebilir tüketim davranışı üzerinde nasıl bir etkisinin olduğunu tespit etmek araştırmanın amacını oluşturmuştur. Bu amaç doğrultusunda, araştırmanın evreni İzmir‟de nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu 6 ilçe olarak belirlenmiştir. Bu evrenden kota örnekleme yöntemine göre 598 kişi araştırma anketine katılmıştır. Araştırma verilerinin analizi SPSS 22 ve AMOS 21 programlarında gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, demografik özelliklerin hem tüketici karar verme tarzları hem de sürdürülebilir tüketim davranışında oldukça önemli olduğu görülmüştür. Aynı zamanda tüketici karar verme tarzları ile sürdürülebilir tüketim davranışı arasında hem pozitif hem de negatif bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Demografik Özellikler, Tüketici Karar Verme Tarzları, Sürdürülebilir Tüketim Davranışı.

DemografiDemografik özelliklerKarar verme+7
Sezen Garip
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Dijital oyunların öznel iyi oluşa etkisi: Y kuşağına yönelik bir araştırma

Dijital oyunların birey hayatının ayrılmaz bir parçası olmaya başladığı günümüz toplumlarında dijital oyun oynamanın oyuncular üzerindeki etkilerini anlamak git gide daha önemli olmaya başlamıştır. Bu alanda yapılan ulusal ve uluslararası araştırmaların sonuçları dijital oyunların el-göz koordinasyonu, karar alma, dikkat ve görsel-uzamsal yetenek gibi bilişsel yetenekler üzerinde faydalı etkileri olduğunu göstermektedir. Dijital oyunlar benzersiz bir eğlence biçimidir, çünkü oyuncuları oyunun senaryosunun bir parçası olmaya teşvik ederler. Yapılan araştırmalar (Ryan ve Diğerleri, 2006; Przybylski ve diğerleri, 2011; Batı, 2011) göstermektedir ki, dijital oyun oynayan bireyler; oyun oynamayan bireylere göre daha mutludur. Çünkü dijital oyun oynamak, bireyler için stres giderici, haz verici ve rahat bir ortam sağlar. "Dijital oyun oynama ve dijital oyun mecrasında bulunma, kişilerin gündelik yaşam içerisinde bir boş zamanı değerlendirme etkinliğinden ziyade, bireylerin öznel iyi oluşları üzerinde nasıl bir etkide bulunduğu" bu çalışmanın temel konusudur. Araştırmanın amacı ise Y kuşağı olarak (1981- 2000 arası doğumlular) adlandırdığımız dijital oyun oynayan bu bireylerin öznel iyi oluşları üzerindeki etkilerinin ölçmektir. Araştırmada, araştırmacı tarafından geliştirilen dijital oyun oynama nedenleri soru formu ile Tuzgöl-Dost (2004) tarafından geliştirilen öznel iyi oluş ölçeği kullanılmıştır. Anket olarak toplanan veriler SPSS20 programıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları katılımcıların cinsiyet, dijital oyun oynama nedenleri, oyun oynama sıklığı, oyun oynama platformu, oyun türü, oyun oynama süresi değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gösterirken, gelir, medeni durum, yaş ve kişilik değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği bulgusuna ulaşılmıştır. Araştırmanın sonucu kısaca, dijital oyunların öznel iyi oluş değişkenleri bağlamında pozitif ilişkili olduğu yönündedir.

Bilgisayar oyunlarıKuşaklarOyunlar+5
Murat Sağlam
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Baudrillard'ın simülasyon kuramı bağlamında yoksunluktan yoksulluk üretimi: Güle Güle Oturun programı örneği

Tüketim ilk anlamıyla bir takım ihtiyaçlarımızın giderilmesi için gerekli olan bir unsur olurken, günümüzde haz ve tatminin temel alındığı bir kültür anlamını taşımaktadır. 20. yüzyıl itibariyle ortaya çıkan her meta artık tüketilmek üzere tekrar tekrar üretilmekte ve kişinin ruhsal boşluğunu tamamlamayı amaçlamaktadır. Bu amacın yerine getirilmesi için bir medya çıktısı olarak TV programları da büyük ölçüde yönlendirici olarak kullanılmaktadır. Televizyonda yayınlanan programlar bireyi daha fazla tüketime yönlendirerek gerçek olmayan bir gösterge ile haz ve benlik üzerinden üretim sağlamakta ve bunu yaparken kişinin mevcut yoksunluğunu kullanmaktadır. Kişinin tüketim için elde edemediği meta vb. ögelerin kendisinde birtakım yoksunluk haline dönüşümü sağlanırken, bu durum yapılan yayınlar ile yoksulluğun bir çıktısı olarak gösterilmektedir. Gerçek olmayan bu yoksulluk durumuna yine yapılan TV yayınlarının verdiği mesaj ile gerçek olmayan yapay bir çözüm sunulmakta ve kurtuluş yolu olarak bir simülasyon evreni yaratılmaktadır. Tüketim kültürü ve ideolojisi perspektifinde eleştirel bir analizin hedeflendiği bu çalışmada temel sorun televizyon yayınları ile bireyin içerisinde bulunduğu yoksunluğun yoksulluk olarak anlamlandırılması ve bunu ikame yöntemlerle çözümlenmeye çalışılmasıdır. Bu bakımdan çalışmanın birinci bölümünde tüketim kültürünün kavramsal olarak açıklaması yapılırken, Marksist, Weberci ve postmodern tüketim kuramları bağlamında tartışması sürdürülmekte, ardından simülasyon kuramı perspektifinde gerçekliğin dönüşümü ve medya çalışmalarında simülasyon ele alınmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde yoksunluk ve yoksulluk kavramlarının analizi yapılarak, medyada inşa yöntemine değinilmekte, haz ve tatmin üzerindeki etkisi araştırılmaktadır. Çalışmanın son bölümünde ise simülasyon kuramı bağlamında yoksunluğun yoksulluğa dönüşümünde televizyon yayınlarının etkisi ele alınarak, çalışmaya konu olan TV programının analizi göstergebilimsel yöntem ile yapılmaktadır. Anahtar kelimeler: Tüketim, Simülasyon, Yoksunluk, Yoksulluk, Göstergebilim.

Baudrillard, JeanBenzetimGösterge bilim+6
Pelin Doğan Ataş
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgüt kültürünün toplam kalite yönetimi ve altı sigma yaklaşımı üzerindeki etkisi

Rekabetin, yoğun olarak yaşandığı günümüz şartlarında işletmeler, varlıklarını sürdürebilmek ve rakiplerinden farklılaşabilmek için bir takım yönetim yaklaşımları ve yöntemlerden faydalanmaktadır. Bu yönetim yaklaşımı ve yöntemleri arasında, Toplam Kalite Yönetimi ve Altı Sigma yaklaşımları dikkat çekmektedir. İşletmelerin, Toplam Kalite Yönetimi ve Altı Sigma uygulamalarını etkin bir şekilde kullanabilmeleri, sahip oldukları örgüt kültür türü ile ilişkili olmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, örgüt kültürü ve örgüt kültürü ile ilgili kavramlar ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde, Toplam Kalite Yönetimi üzerinde durulmuş ve ilgili kavramlar da dahil olmak üzere detaylı olarak irdelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümü, Altı Sigma yaklaşımını ve bu yaklaşım ile ilgili diğer kavramları kapsamaktadır. Çalışmanın dördüncü bölümü, araştırma kısmını oluşturmuştur. Bu çalışma, örgüt kültürü türlerinin, Toplam Kalite Yönetimi ve Altı Sigma uygulamaları üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamıştır. Katılımcı işletmelerin, örgüt kültürü türlerini belirlemek üzere, yazında da kabul gören Rekabetçi Değerler Modeli'nden faydalanılmıştır. İşletmelerin, toplam kalite yönetimi uygulamalarını incelemek için, Malcolm Baldrige National Quality Award modelinden faydalanılmıştır. Altı Sigma uygulamalarının da ölçümlenebilmesi için, Altı Sigma rol kültürü kategorisi eklenmiş ve bu kapsamda da işletmeler analiz edilmiştir. Çalışma, gerek zaman gerekse maddi kısıtlar nedeni ile, İzmir ili örneğinde gerçekleştirilmiş olup, örnekleme Fortune Türkiye 500'de (2016) yer alan ve İzmir'de faaliyet gösteren işletmeler dahil edilmiştir. Sonuçlar, katılımcı işletmelerin çoğunluğunda egemen olan kültür türünün Hiyerarşi kültürü olduğunu göstermiştir. Hiyerarşi kültüründen sonra katılımcı işletmelerde egemen olan kültür türü ise pazar kültürü olmuştur. Özetle, katılımcıların, işletmelerini daha çok hiyerarşi ve ardından pazar kültürü ile ilişkilendirdikleri görülmüştür. Örgüt kültürü türleri ile Toplam Kalite Yönetimi uygulama kategorileri ilişkisi incelendiğinde, adhokrasi kültürünün, tüm Toplam Kalite Yönetimi uygulama kategorileri ile ilişkili tek kültür türü olduğu görülmüştür. Pazar, hiyerarşi, klan kültürleri de, sadece bir kalite uygulama kategorisi dışında (müşteri ve piyasa odaklılık) tüm Toplam Kalite Yönetimi uygulama kategorileri ile ilişkili olduğu bulgusu elde edilmiştir. Ayrıca tüm işletmelerin, Toplam Kalite Yönetimi uygulamalarını belirli ölçülerde gerçekleştiriliyor olduğu görülmüştür. Toplam Kalite Yönetimi uygulamaları arasında, müşteri ve piyasa odaklılık ile ölçme, analiz ve bilgi yönetimi kategorilerinin, çoğu işletme tarafından birlikte kullanılıyor oluşu dikkat çeken bir sonuç olmuştur. Elde edilen bu sonuç, hem TKY hem de Altı Sigma felsefesinin, önce insan kavramı ve metrik odaklılık özellikleri ile de bağdaşmaktadır. Ayrıca, örgüt kültürüne göre Altı Sigma rol kültüründe farklılık olup olmadığı da incelenmiş, sonuçlar tüm kültür türlerinin, Altı Sigma rol kültürü ve Altı Sigma uygulamalarını destekleyici nitelikte olduğunu göstermiştir.

Altı sigma yöntemiKalite yönetimiToplam kalite+2
Sevtap Binbir
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İnformal öğrenme ortamının ortaokul öğrencilerinin fen bilimleri dersinde akademik başarılarına etkisi ve öğrencilerin öğrenme ortamı hakkındaki görüşleri: Sasalı Doğal Yaşam Parkı örneği

Bilgiye hızla ulaşmanın kolaylaştığı günümüzde, öğrenme hayatımızın bir parçası haline gelmekte ve her an kendimizi bir öğrenme eylemi içinde bulduğumuzu söylemek mümkündür. Öğrenme, yalnızca okul/sınıf ortamında önceden planlanmış bir program dahilinde öğretmen ve öğrenci ile gerçekleştirilen bir süreç olarak görülmemelidir. Ayrıca okul/sınıf ortamı dışında herhangi bir plan yapılmadan beklenmedik bir anda gerçekleşen öğrenme şekli informal öğrenme ve bu öğrenmenin gerçekleştiği ortamlar da informal öğrenme ortamları olarak tanımlanmaktadır. Çocukların fen dersine yönelik başarılarını arttırmak için izlenebilecek en önemli yol fen dersine karşı olan ilgilerini canlı tutmaktan geçmektedir. İşte bu sebeple informal öğrenme ortamları giderek önem kazanmaktadır. Bu çalışmada; informal öğrenme ortamlarından hayvanat bahçelerinin eğitsel amaçlı kullanımının ortaokul düzeyindeki öğrencilerin fen bilimleri dersi "Canlılar Dünyası", "İnsan ve Çevre", "Canlılar ve Enerji İlişkileri" ünitelerine yönelik akademik başarılarına etkisinin belirlenmesi ve bu ortamın fen öğretiminde kullanılması ve ortaokul öğrencilerinin bu ortam hakkındaki görüşlerinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla; araştırmada karma araştırma modeli kullanılmıştır. Böylece nicel ve nitel yaklaşımlar bir arada kullanılarak daha güvenilir bir analiz sonucu elde edilmiştir. Araştırmanın nicel kısmı; yarı deneysel (Quasi Experimental Designs) desenlerden ön test-son test eşitlenmemiş kontrol gruplu modeline göre tasarlanmış ve çalışma grubunu 2017-2018 eğitim öğretim yılında İzmir ilinde bulunan Sasalı Doğal Yaşam Parkı ortamını ziyarete gelen ve gelmeyen ortaokul (5., 6., 7. ve 8. Sınıf) seviyesindeki 2774 öğrenci oluşturmuştur. Deney grubundaki 1394 öğrenci Sasalı Doğal Yaşam Parkına ziyarete gelen öğrencilerden, kontrol grubunda bulunan 1380 öğrenci ise okullarda mevcut fen bilimleri öğretim programı uygulanan öğrenciler arasından seçilerek araştırma yürütülmüştür. Her iki gruba da araştırmacı tarafından geliştirilen akademik başarı testleri ön-test son-test olarak uygulanmıştır. Elde edilen veriler analiz edildiğinde; deney ve kontrol grubunun ön-test başarı puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuyorken son-test başarı puanları arasında deney grubu lehinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Bu sonuç, deney grubunda bulunan öğrencilerin kontrol grubunda bulunan öğrencilerden daha başarılı olduğunu göstermektedir. Araştırmanın nitel kısmı; deney grubundaki öğrencilerden gönüllü olanların katılımıyla, Sasalı Doğal Yaşam Parkının fen öğretiminde kullanılması ve bir informal öğrenme ortamı olarak Sasalı Doğal Yaşam Parkı hakkındaki görüşlerini belirlemek için yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşmelere Sasalı Doğal Yaşam Parkını ziyarete gelen deney grubundaki 1394 öğrenciden 1099'u katılmıştır. Öğrencilerle yapılan görüşmeler sonucunda; öğrencilerin hayvanat bahçelerini bir eğitim öğretim ortamı olarak gördüklerini, hayvanat bahçelerinde eğlenirken aynı zamanda bir şeyler öğrenmeyi öğrendiklerini ve sınıf ortamı dışında da fen bilimleri dersine yönelik konularının öğrenilebileceğini düşündükleri görülmüştür. Anahtar Kelimeler: İnformal Öğrenme, İnformal Öğrenme Ortamları, Hayvanat Bahçesi, Akademik Başarı, Öğrenci Görüşleri

Akademik başarıEğitim ortamıFen bilgisi dersi+6
Elif Kaya
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Konaklama işletmelerinde algılanan hizmet kalitesinin müşteri tatminine etkisi; şehir otellerine yönelik bir uygulama

Her sektör için rekabet artık sadakat yaratma yeteneği ile doğru orantılı bir yarış haline gelmiştir. Hizmet sektörü için zaten önemli olan müşteri sadakati artık sadık müşteri niceliği ile ölçülmektedir. Konaklama sektöründe de diğer sektörlerde olduğu gibi sadakat, memnuniyetle, memnuniyet tatminle, tatminde algılanan hizmet kalitesi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Bu çalışma kapsamında da konaklama işletmelerinden İstanbul, Ankara ve İzmir'de bulunan şehir otellerinin müşteri sadakatinin temeli sayılan algılanan hizmet kalitesi ve müşteri tatmini incelenmiştir. Algılanan hizmet kalitesinin tatmine etkisini bu etkinin şiddeti ve yönünü tespit etmek bu araştırmanın ilk amacıdır. Demografik özelliklere konaklama sıklıklarına ve nedenlerine göre algılanan hizmet kalitesi ve tatmin üzerinde oluşan farklılıkları tespit etmek de bu araştırmanın bir diğer amacıdır. Verilerin toplanması sırasında Cronin ve Taylor tarafından algılanan hizmet kalitesi ölçeği Servperf ile tatmini ölçmek için Voss ve arkadaşlarının ölçeğinden yararlanılmıştır. Anket formunda bu ölçeklerin yanı sıra demografik özelliklere ilişkin ifadeler ile konaklama sıklıklarına ve nedenlerine ait ifadelerde yer almıştır. Araştırma evrenini İstanbul, Ankara ve İzmir şehir otellerinde konaklayanlar oluşturmaktadır. Örneklem için oteller seçilirken yargısal örnekleme yönteminden, katılımcılar seçilirken uygun örnekleme yönteminden yararlanılmıştır. Son olarak çevrimiçi yapılan anketler için kartopu örneklem yöntemi kullanılarak araştırmada çeşitlilik sağlanmıştır. Toplamda 428 anket geri dönmüş, 411 tanesi değerlendirilmeye alınmıştır. Testler SPSS 23 programında yüzde, frekans gibi betimleyici analizlerle yapılmıştır. Ayrıca değişkenler arası ilişkileri tespit etmek amacıyla uygulanan korelasyon ve regresyon analizleri ile gruplar arası farklılıkları tespit etmek amacıyla bağımsız örneklemler için T testi ve tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Algılanan hizmet kalitesinin ve alt boyutlarının müşteri tatmininin dörtte üçünü açıkladığı sonuç olarak çıkmıştır.

Hizmet kalitesiHizmet sektörüKalite+3
Oya Altınsoy Gür
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gözetimin yeniden üretildiği bir alan olarak yeni medya ve mahremiyet algısındaki değişim: Kosova örneği

Teknolojinin gelişmesi ve yeni medyanın kendimizi ifade edebilmek için sunduğu imkanlar, mahremiyet kavramını bir değişime ve dönüşüme uğratırken; aynı anda insanların güvenliği adına yeni gözetim araçlarını geliştirdiği görülmektedir. Gözetim ve mahremiyet algıları hayatımızda her zaman var olmuştur ancak iletişim teknolojilerinin ilerlemesi ile sürekli değişim ve gelişme göstermiştir. Kamusal ve özel yaşam ekseninde düşünülünce bu iki alanın birbiriyle sürekli etkileşim ve çatışma içinde olması, özellikle sosyal paylaşım ağlarının bireylerin mahremiyet alanına ihlali değerlendirilirse gözetim ve mahremiyet algısı üzerine daha fazla durmamız gerekmektedir. Bu çalışma, Kosova'da interneti ve sosyal araçları yoğun olarak kullanan gençlerin, gözetimin yeniden üretildiği bir alan olarak yeni medya ve mahremiyet algısındaki değişimini incelemeyi hedeflemektedir. Bu bağlamda 18 lisans ve lisansüstü Hasan Prishtina Üniversitesi öğrencileri ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmış ve bu öğrencilerin görüşleri alınıp değerlendirilmiştir.

GözetimKosovaMahremiyet+4
Flora Hajdarmataj
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00