30
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Spor influencerlarının tüketicilerin satın alma davranışları üzerindeki etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, günümüz sosyal medya ve internet dünyasında yeni bir çalışma alanı olan influencer kavramının, spor endüstrisinin geniş yelpazesindeki konumunu, etkisini, öneminin aktarılarak influencerların hangi özelliklere sahip olduklarını ve bu özellikler doğrultusunda spor endüstrisi içerisindeki markalar veya şirketlerle yapılan iş birlikleri sayesinde tüketicilerin hedeflenen ürünleri veya hizmetleri satın alma aşamalarındaki tutumlarını ortaya koyarak açıklamaktır. Bu amaç doğrultusunda spor endüstrisi içinde kullanılan influencerlara yönelik yapılan araştırmalar incelenmiştir. İncelenen araştırmalar sonucunda spor endüstri içinde yer alan spor influencerları, tüketicilerin satın alma tutumları üzerinde tüketiciyle buluşturulması hedeflenen ürünler veya hizmetler üzerinde olumlu yönde bir etkiye sahip olduğu görülmektedir. Bu olumlu etkilerin gerçekleşmesinde pay sahibi olan ve araştırmamızın da baş rolü olan spor influencerlarının, tüketicilerin satın alma tutumları üzerindeki etkilerinin çeşitli faktörlerle gerçekleştiği çalışmamızda aktarılmaya çalışılacaktır.
Ticari rekreasyon işletmelerinde giyilebilir teknoloji ürünlerinin inovasyona etkisi
Giyilebilir teknoloji ürünlerinin gün geçtikçe yaygınlaşması ve tüketicilerin deneyimleme istekleri işletmeleri de giyilebilir teknoloji hizmeti vermeye yönlendirmiştir. Ticari rekreasyon işletmeleri, giyilebilir teknolojileri aktivitelerinde, giyilebilir teknoloji ürünleri kullanırken inovasyon hareketine de uyum sağlamak zorunda kalmışlardır. Alan yazında ticari rekreasyon işletmelerinde inovasyon yaparak giyilebilir teknoloji kullanımının işletmeye olan katkılarının bilinmemesi, işletmenin hem ulusal hem uluslararası sektörde geride kalmalarına sebep olmaktadır. Bu bağlamda ticari rekreasyon işletmesi olarak giyilebilir teknoloji ürünü kullanan işletmelerin, giyilebilir teknoloji ürünlerinin inovasyona olan etkilerinin belirlenmesi elzemdir. İşletmelerin inovasyon yapması, teknolojiye ve güncele uyum sağlayabilmesi rakiplere karşı üstünlük sağlamanın yanı sıra maddi ve manevi başarıyı da beraberinde getirmektedir. Bu nedenle araştırmanın amacı; giyilebilir teknoloji kullanımının inovasyona olan etkisini belirlemek olmuştur. Araştırmanın modeli durum çalışmasıdır. Araştırmanın evrenini ticari rekreasyon işletmesinde giyilebilir teknoloji hizmeti veren işletmelerin sahipleri, yöneticileri ve personellerinden oluşturmaktadır. Ölçüte dayalı örnekleme ve kartopu örnekleme tekniği ile toplamda on sekiz işletme yöneticileri, sahipleri ve personelleri örnekleme dahil edilmiştir. Görüşme sorularının hazırlanmasında lawshe tekniği, veri toplama tekniği olarak yarı yapılandırılmış görüşme, verilerin analizi için ise içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Görüşmelerden elde edilen verilerin analizi sonucunda 52 kod ortaya çıkarılmış ve rekreatif doyum, işletmeler arası farklar, Türkiye'de giyilebilir teknoloji kullanımı, inovasyonel çıktılar, giyilebilir teknoloji üstünlükleri, eksiklikler, uygulanabilecek teknolojiler olmak üzere 7 temaya ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Ticari rekreasyon işletmesi, Giyilebilir teknoloji, İnovasyon, Rekabet.
Yetişkin bireylerde sapkın boş zaman eğilimi, benlik saygısı ve yaşam tatmininin incelenmesi
Bu çalışmada, yetişkin bireylerde sapkın boş zaman eğilimi, benlik saygısı ve yaşam tatmininin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu değişkenlerin aralarındaki ilişki ve demografik değişkenlere göre ise farklılaşması durumları irdelenmiştir. Çalışmada anket yöntemi ile yüz yüze ve çevrimiçi olarak veri toplama süreci gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya 238 kadın ve 172 erkek katılımcı olmak üzere toplam 410 katılımcı dahil edilmiştir. Çalışmada geçerlik ve güvenirlikleri kanıtlanmış olan Sapkın Boş Zaman Eğilimi Ölçeği (Bedir, Önal ve Stebbins, 2023), Benlik Saygısı Ölçeği (Tafarodi ve Swan, 2001) ve Yaşam Tatmini Ölçeği (Diener vd., 1985) olmak üzere üç ölçekten yararlanılmıştır. Veriler, IBM SPSS Statistics 23 ve LİSREL 8.80 programları aracılığıyla analiz edilmiştir. Normallik dağılımlarını kontrol etmek için Skewness-Kurtosis Testi, varyansların homojenliğini belirlemek için ise Levene Testi kullanılmıştır. Veriler normal dağılım gösterdiği için bağımlı ve bağımsız değişkenler arası farkı belirleyebilmek için iki grubun karşılaştırılmasında Bağımsız Gruplar T-testi, grupların ikiden fazla olması durumunda ise ANOVA kullanılmıştır. Gruplar arası farklılığı hesaplamak amacıyla varyans eşitliği sağlandığı durumlarda Bonferroni, varyans eşitliği sağlanmadığı durumlarda ise Tamhane's T2 testlerinden yararlanılmıştır (Kayri, 2009). Sonuç olarak benlik saygısı ve yaşam tatmini değişkenleri arasında ilişki tespit edilirken, sapkın boş zaman eğilimi ile diğer iki değişken arasında ilişki olmadığı ortaya koyulurken, her üç değişkenin de demografik değişkenlere göre farklılık oluşturduğu tespit edilmiştir.
Binicilik ile ilgilenen bireylerin sosyal medya ilgilenimi düzeylerinin fomo, kıskançlık ve davranışsal niyet ile ilişkisinin incelenmesi
Araştırma, binicilik sporu ile ilgilenen bireylerin sosyal medya katılımlarını ilgilenim düzeyleri ile bağdaştırarak, FoMO, kıskançlık ve davranışsal niyet fenomenleriyle ilişkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Ek olarak araştırma, bu terimlerin birbirleri ile ilişkisini analiz etmenin yanında, yine bu terimlerin binicilikle ilgilenen bireylerin demografik özellikleri ile ilişkisini de açıklamaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye Binicilik Federasyonu'nun Insatgram sayfasını takip eden 295 kişi oluşturmaktadır. Araştırmanın amacına yönelik olarak, Sosyal Medya İlgilenimi Ölçeği, FoMO Ölçeği, Haset Ölçeği ve Davranışsal Niyet Ölçeği'nin belli alt boyutları kullanılmıştır. Araştırmanın sonucu olarak, binicilikle ilgilenen bireylerin FoMO'ları ve davranışsal niyetleri üzerinde anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur. Ayrıca, bu bireylerin sahip oldukları FoMO düzeylerinin ve haset duygusunun davranışsal niyetleri üzerinde bir etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Doğal afetler sonrasında boş zaman aktivitesine katılımın psikolojik etkileri: 6 Şubat Kahramanmaraş Depremi örneği
Bu çalışma, 6 Şubat Kahramanmaraş depremini Kahramanmaraş ilinde yaşayan depremzedelerin boş zaman aktivitelerine katılımının deprem sonrası travma düzeylerine, mutluluk düzeylerine ve boş zaman yoluyla stresle baş etme stratejilerine olan etkilerini açıklamayı hedeflemektedir. Çalışmada anket ve kolayda örnekleme yöntemiyle veri toplanmış olup çalışmanın örneklemini (N=752) birey oluşturmaktadır. Araştırmada sosyo-demografik sorularla birlikte dört farklı ölçek kullanılmıştır. Toplanan verilerin istatistiksel analizi SPSS 26.0 programı ile yapılmıştır. Çalışma sonucunda deprem sonrası travma düzeyi puanlarının kadın örnekler lehine olduğu, boş zaman yoluyla stresle baş etme strateji puanlarının kadın örneklerde daha yüksek olduğu, kadın ve erkek örnekler arasında mutluluk puanlarında anlamlı farklılık olmadığı, kadınların erkeklere göre boş zaman aktivitelerine daha sık katılım gösterdikleri, evleri depremden sonra yıkılan bireylerin deprem sonrası travma düzeylerinin evleri az hasarlı olan bireylere göre daha yüksek olduğu, depremde on kişiden fazla yakınını kaybeden bireylerin depremde yakınını kaybetmeyen bireylere göre deprem sonrası travma düzeyi puanlarının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Yapısal eşitlik modeline ilişkin bulgularda ise boş zaman katılımının boş zaman yoluyla stresle baş etme stratejisi üzerinde anlamlı etkisinin olduğu, boş zaman yoluyla stresle baş etme stratejisinin de deprem sonrası travma düzeyi üzerinde anlamlı etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Deprem sonrasında sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerin boş zaman aktivite katılımını arttırmaya yönelik çalışmalar ortaya koyması önerilmektedir.
Emeklilikte rekreasyonel akış deneyimi ve bilinçli farkındalık: Emeklilik dönemindeki bireyler üzerine bir çalışma
Konya ilinde yaşayan 401 emekli bireyler ile gerçekleştirilmiştir. Veriler, Rekreasyonel Akış Deneyimi Ölçeği (RADÖ) ve Bilinçli Farkındalık Ölçeği (BFÖ) kullanılarak toplanmıştır. Faktör analizi, güvenilirlik testi, T-testleri, ANOVA, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. KMO değeri 0,912 olarak bulunmuş ve ölçeklerin faktör analizine uygun olduğu belirlenmiştir. Bartlett's Testi sonucu (Approx. Chi-Square = 3632,847; df = 36; p < 0,001) anlamlı bulunmuş, bu da verilerin faktör analizi için uygun olduğunu göstermiştir. Korelasyon analizi, rekreasyonel akış deneyimi ile bilinçli farkındalık arasında negatif yönlü, çok zayıf düzeyde anlamlı bir ilişki olduğunu (r = - 0,153, p < 0,05) ortaya koymuştur. Regresyon analizi ise rekreasyonel akış deneyiminin bilinçli farkındalık üzerinde anlamlı bir etkisi olduğunu (β = -0,108, p < 0,05) göstermiştir. Tek Yönlü ANOVA sonuçlarına göre, emeklilikteki yaş grupları ile rekreasyonel akış ve bilinçli farkındalık arasında anlamlı farklılıklar bulunamamıştır (p < 0,05).
Üniversite öğrencilerinin rekreasyon farkındalıklarının satın alma tarzlarına olan etkisi
Bu çalışma üniversite öğrencilerinin rekreasyon farkındalıklarının satın alma tarzlarına olan etkilerini açıklamayı hedeflemektedir. Çalışmada anket ve kolayda örnekleme yöntemiyle veri toplanmış olup çalışmanın örneklemini (N=412) üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada sosyo-demografik sorularla birlikte iki farklı ölçek kullanılmıştır. Toplanan verilerin istatistiksel analizi SPSS 23.0 programı ile yapılmıştır. Çalışma sonucunda kadınların rekrasyon kavramının farkındalık seviyesi erkeklere göre daha fazla olduğu ve bu sayede satın almalarına etkisinin de daha fazla olduğu ortaya çıkmıştır, çalışmanın sonucunda yapılan analizlere göre demografik sonuçlara göre satın alma tarzı ölçeğinin plansız alt boyutunda anlamlı farklılık çıkarken diğer alt boyutlarda ve genel ölçek puan toplamında anlamlı farklılık olmadığı görülmektedir. Bu çalışma, üniversite öğrencilerinin rekreasyon farkındalığı ve rekreasyon ürünlerini satın alma davranışları üzerinde demografik değişkenlerin önemli etkileri olduğunu ortaya koymuştur. Gelecek çalışmalar, bu bulguları daha geniş örneklem grupları ve farklı demografik değişkenler kullanarak incelenebilir. Ayrıca, üniversitelerin rekreasyonel faaliyetlere yönelik farkındalığı artırmak için daha fazla program ve etkinlik düzenlemeleri önerilmektedir.
Sporda uzaktan eğitim uygulamaları hakkında katılımcı görüşlerinin incelenmesi: TBF Akademi Uygulaması örneği
Kullanıcıların uzaktan eğitime yönelik görüşleri ve aldıkları eğitimlerin, uzaktan eğitim yöntemi ile verilmesine gösterdikleri tepkiler farklılık göstermektedir. Kullanıcıların spor konulu uzaktan eğitime yönelik görüşlerinin saptanması, sporda uzaktan eğitime karşı oluşabilecek olumsuz görüşlerin ortadan kaldırılmasına yardımcı olabilir. Bu görüşler aynı zamanda uzaktan eğitim uygulayıcılarına, eğitimleri tasarlarken ve kullanıcıyı düşünen bir süreç oluştururken katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Literatürde sporda uzaktan eğitim uygulamalarına ilişkin bilgi ve anlatımların ne yazık ki yok denecek kadar az olması araştırma problemini oluşturmaktadır. Bu araştırmada, sporda uzaktan eğitim örnekleri incelenmiştir. Buna ek olarak Türkiye Basketbol Federasyonu'nda TBF Akademi uzaktan eğitim platformu ile hakem, antrenör, yönetici, veli, sağlık çalışanı, kondisyoner ve lig temsilcisi eğitimi alan kişilerin uzaktan eğitime yönelik görüşleri nitel araştırma yöntemi uygulanarak incelenmiştir. Çalışmada nitel araştırma tekniklerinden durum çalışma deseni ve görüşme tekniği kullanılmıştır. Çalışma TBF Akademi kullanıcıları olan 21 kişi ile yapılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlar katılımcıların birçoğunun pandemi vasıtasıyla uzaktan eğitime karşı olumlu görüşlerinin oluştuğunu göstermektedir. Katılımcıların spor ve uzaktan eğitim/karma eğitimi olumlu yönde karşıladıkları görülmektedir. Katılımcıların tamamına yakını TBF Akademi'yi olumlu olarak değerlendirmiş ve daha interaktif eğitim ortamı sunulmasını önermiştir.
Leisure time education in Islamic religion in the light of verseand hadith
This study aims to examine the components of leisure education such as personal awareness, leisure awareness, time management, leisure skills, social interaction skills, motivation, and problem-solving. This is examined in the context of the first two main sources of Islam, the Quran and hadith-i sharifs. The Qur'an and the Hadith form the framework for this study. The components of leisure training were first examined in the context of the Koranic verses. The results were explained based on the ten Tafsir books which are given in the investigation method. Among the findings identified in the comments section, the most common findings were verses for the "social interaction skills", "time management" and "leisure skills" components, while a small number of findings were found for the "personal awareness", "leisure awareness", "problem-solving" and "motivation". The hadith-i sharifs were examined as part of the study using nine hadith-i sharif books, which are known as Kutubi Sitte. The results that were found were explained using hadith-i sharif's explanatory commentary books and related studies. Among the results identified in the hadith, section the most common findings were "social interaction skills", "time management" and "leisure time". There were identified only a few hadiths on the components "personal awareness", "leisure awareness", "motivation" and "problem-solving". As a result, it was concluded that the verses and hadith that were examined in this work explained and supported the leisure education components in a positive way. In addition, in this context, it was established which things the Religion of Islam considers appropriate and what it does not consider appropriate. Keywords: Time, Leisure, Islamic Religion, Verse-i Kerime, Hadith-i Sharif
Boş zaman aktivite eğilimleri ölçeğinin geliştirilmesi ve astrolojik kimlik ile boş zaman aktivite eğilimlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın genel çerçevesi, boş zaman aktivitelerini eğilimsel olarak sınıflandırarak, alanyazına yeni bir ölçek kazandırmak ve belirlenen boş zaman aktivite eğilimleri ile astrolojik kimlik arasındaki bağın incelenmesi olarak belirlenmiştir. Araştırmanın temel amaçları doğrultusunda, ardışık iki çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışma I'in ilk örneklemini, kolayda örnekleme yöntemiyle seçilen 18 yaş ve üzeri 177 katılımcı; ikinci örneklemini ise 264 katılımcı oluşturmaktadır. Çalışma II'de ise, Çalışma I'in ikinci örneklemi arasından seçilen 36 kişinin, doğum haritaları 4 astroloji uzmanı tarafından nicel olarak değerlendirilmiş ve kişilerin anket sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Çalışma I kapsamında, Açıklayıcı Faktör Analizi (AFA) ve Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) sonucunda 41 ifade, 7 boyuttan oluşan "Boş Zaman Aktivite Eğilimleri (BZAE) Ölçeği" geliştirilmiştir. Ölçeğin 7 boyutu sırasıyla, "Doğacı aktivite eğilimi", "Teknolojik aktivite eğilimi", "Gönüllü ve toplumsal sorumluluk aktiviteleri eğilimi", "Fiziksel aktivite eğilimi", "Ruhsal aktivite eğilimi", "Sanatsal aktivite eğilimi", "Sosyal aktivite eğilimi" olarak isimlendirilmiştir. Çalışma I'in bulgularına göre, 7 faktörlü yapı gösteren BZAE Ölçeği'nin geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu ortaya çıkmıştır. Çalışma II kapsamında öncelikle, 4 uzman astroloğun 36 katılımcının doğum haritalarını boş zaman aktivite eğilim boyutlarına göre değerlendirmeleri istenmiştir. Astrologların puanlamaları arasında yeterli düzeyde uyum ve güvenilirlik tespit edilmiştir. Son olarak yapılan bağımlı örneklemler t testinde, 36 katılımcının kişisel değerlendirmeleri ile 4 uzmanın, katılımcıların astrolojik kimliklerini temel alarak yaptıkları değerlendirme puan ortalamaları arasında, BZAE Ölçeği'nin yedi boyutundan beşinde anlamlı farklılıklar ortaya çıkmamıştır (p>.05). Sonuç olarak uzmanların yedi boyuttan beşinde katılımcıların kişisel değerlendirme puanlarına benzer puanlar verdikleri ortaya çıkmaktadır.
Çeşitlenmiş rekreasyonel aktivitelerin ve boş zaman eğitiminin etkileri
Bu çalışmanın amacı; rekreasyonel aktivitelerin ve teorik boş zaman eğitiminin ortaöğretim çağı bireylerin öz yeterlilik, kaygı düzeyi ve mutluluk düzeyi üzerine etkisinin incelenmesidir. Ayrıca boş zaman eğitiminin bileşenleri olan 8 ayrı alt boyut üzerinde rekreasyonel aktivite ve boş zaman eğitiminin etkisi ortaya konmak istenmiştir. Çalışma, 2021 – 2022 eğitim-öğretim yılında Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı okullarda eğitim almakta olan ortaöğretim düzeyi öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda bulunan bireyler rekreasyonel aktivite uygulama grubu, teorik boş zaman eğitimi katılım grubu ve hem uygulama hem teorik eğitim grubu olarak sınıflandırılmış kontrol grubu hiçbir etkinliğe katılmamıştır. Çalışma deneysel desende olup ön test-son test kontrol gruplu modelde yapılmıştır. Çalışma bulgularında 'öz yeterlilik' ve 'mutluluk düzeyi' değişken ortalamalarında deney grubu öğrencilerinin kontrol grubundaki öğrencilere göre pozitif yönde anlamlı farklılık oluşmuştur. Ayrıca deney grubunda bulunan öğrencilerin 'kaygı' düzeyleri kontrol grubu öğrencilerine göre anlamlı seviyede düşüş gösterdiği bulgusuna ulaşılmıştır. Çalışma bulgularında; rekreasyonel aktiviteye katılım sağlayan öğrencilerin ve teorik boş zaman eğitimlerine katılım sağlayan öğrencilerinin 'boş zaman eğitim' puanlarının tüm alt ve toplam puanları deney grubu lehine anlamlı farklılık göstermiştir. 'Boş zaman eğitimi' toplam puanında sadece teorik eğitime katılan öğrencilerin puanlarının aktivite katılım ve kontrol grubuna göre pozitif seviyede anlamlı farklılık gösterdiğine ulaşılmıştır. Sonuç olarak, tespit edilen bulgular kapsamında incelenen rekreasyonel aktivitenin öz yeterlilik, mutluluk, kaygı düzeyi, boş zaman eğitimi üzerine olumlu yönde etkisinin olduğu ve desteklediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca bu kapsamda teorik boş zaman eğitiminin boş zaman eğitimi ve öz yeterlilik, mutluluk ve kaygı düzeyleri üzerine pozitif etkileri tespit edilmiştir.
Yerel yönetimlerin rekreasyon faaliyetlerinde paydaş motivasyonunun incelenmesi: Sponsor örneği
Yerel yönetimler, insanların boş zamanlarını verimli hale getirmesine olanak sağlayan, toplumun yaşam kalitesini attıran çalışmalar yapmakla yükümlü olduğu bilinmektedir. Özelikle sınırlı rekreasyon alanlarında yaptıkları çalışmalarla çeşitlendirmeye gittikleri görülmektedir. Yerel yönetimler, toplumun ihtiyaçlarına hızlı, etkin ve esnek cevap vermeleri muhtemel olan insanlara en yakın kurumlardır. Sadece yerel yönetimler değil onların paydaşları da topluma hizmet ettiği görülmektedir. Ancak paydaşların hizmet etme amaçları, tam olarak nasıl motive oldukları ya da beklentilerinin neler olduğuna literatürde rastlanılmamıştır. Bu nedenle Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir Tepebaşı Belediyesi ve Eskişehir Odunpazarı Belediyesi bünyesindeki paydaşlarla görüşülüp paydaş yöneticilerinin görüşlerine başvurularak motivasyonlarının belirlenmesine çalışılmıştır. Araştırmada belediyeye ait paydaşlar ile yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen veriler kullanılmış, bu veriler 2 uzman tarafından incelenip görüş birliği sağlanarak ortak kodlar ortaya çıkmıştır. Yapılan araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre paydaşların belediyeler ile iş birliklerinde fırsatları değerlendirdiği, paydaşların motivasyonları arasında en çok müşteri memnuniyeti ve para ve yatırım, rekreasyon alanlarındaki etkinlik türlerinde bakıldığında spor, sanat ve eğitim alanında sponsor oldukları ve toplumsal hizmetin ön plana çıktığı görülmüştür. Belirlenen bu motivasyon faktörleriyle hem belediyelerin hem de paydaş olacak şirketlerin ihtiyaç duyacağı bazı temel bilgiler elde edilmiştir.
Resmi ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin algılarına göre okul yöneticilerinin, yöneticilik becerilerinin örgüt iklimine katkısının incelenmesi (Konya ili örneği)
Çağımızdaki eğitim kurumlarında görev yapan yöneticiler, ortaya koydukları davranışlar ile liderlik ettikleri örgütler üzerinde etkiler bırakmaktadırlar. Bu davranışlar örgütsel kültür, çalışan performansı, örgüt bağlılığı ve sadakati gibi pek çok çalışma konusu başlığı altında incelenmektedir. 21. yüzyılda eğitim kurumlarında görev yapan yöneticilerin davranışlarının örgüt iklimi üzerindeki etkisi ve katkısı da oldukça önemli bir akademik çalışma alanı olarak dikkat çekmektedir. Bu tez çalışmasında Konya ilindeki resmi ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin algılarına göre okul yöneticilerinin, yöneticilik becerilerinin örgüt iklimine olan katkısı ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu amaç doğrultusunda verilerin toplanması amacıyla Akar (2006) tarafından geliştirilen "Yöneticilerin, Yöneticilik Becerilerinin Örgüt İklimine Katkısı" adlı ölçek kullanılmıştır. Konya ilindeki ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenler, bu çalışmanın evrenini, 448 öğretmen de çalışmanın örneklemini oluşturmuştur. Elde edilen verilerin analizi için SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Demografik bilgilere göre ölçek boyutları arasındaki anlamlılık değerlerinin hesaplanması için T-testi ve ANOVA testi uygulanmıştır. Yapılan tez çalışması sonucunda elde edilen bulgularda "Yakından Kontrol" ve "Yüksekten Bakma" boyutuna ait değerler yüksek bulunmuştur. Ayrıca "Okul Türü" değişkeninde "Yüksekten Bakma (YB)" boyutunda; "Haftalık Girilen Ders Saati" değişkeninde "İşe Dönüklük (İD)", "Anlayış Gösterme (AG)" ve "Yakından Kontrol (YK)" boyutunda; "Görev Yapılan Okul Sayısı" değişkeninde "YK" boyutunda ve "Meslekteki Kıdem" değişkeninde ise tüm boyutlarda anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Demografik bilgilere bağlı olarak boyutlarda görülen bu farklılıklar algı düzeyinin gruplar arasında farklılık oluşturduğunu göstermektedir. Ayrıca Halpin (1966) örgüt iklim tiplerini belirlemeye yönelik yapmış olduğu araştırmada altı örgüt tipi elde etmiştir. Bu tiplerden en olumlu iklim tipinin ise açık iklim tipi olduğunu belirtmiştir. Bu tez çalışmasında ise " "Yüksekten Bakma" ve "Yakından Kontrol" boyutlarındaki yüksek değerler açık iklimin varlığına engel oluşturmaktadır. Bu nedenle tez çalışması sonucunda elde edilen değerler, açık iklime ait değerlerden uzaktır. Dolayısıyla okul yöneticilerinin beceri düzeyleri, okulda açık iklimin tesis edilmesi için yeterli değildir ve öğretmenler üzerinde bütüncül bir başarı göstermemektedir. Anahtar Sözcükler: Örgüt, Örgüt iklimi, Okul yöneticisi
Dağcılık sporu ile uğraşan bireylerin doğaya bağlılık, bilinçli farkındalık, öz kontrol düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı açık alan rekreasyonu faaliyetlerinden olan dağcılık sporuyla uğraşan bireylerin, doğaya bağlılıkları, bilinçli farkındalık düzeyleri ve öz kontrol düzeylerinin incelenmesi olarak belirlenmiştir. Araştırmanın evrenini, Türkiye'de dağcılık ve alt türleriyle uğraşan dağcılar oluşturmaktadır. Kolayda örnekleme metoduyla seçilen katılımcılara, online sistem üzerinden uygulanan anketle 540 (n=321 erkek, n=219 kadın) dağcıya ulaşılmıştır. Doğaya bağlılık düzeylerinin belirlenmesine yönelik Nisbet, Zelenski ve Murphy tarafından geliştirilen ve Çakır vd. (2015) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılmış olan 21 maddelik ölçek kullanılmıştır. Bilinçli Farkındalık düzeylerini belirlemek amacıyla Brown ve Ryan'ın geliştirdikleri ve Özyeşil vd. (2011) tarafından Türkçeye uyarlanan, 15 maddeden oluşan ölçekten yararlanılmıştır. Öz kontrol düzeylerinin belirlenmesi için ise Tangney vd. tarafından geliştirilen ve Nebioğlu vd. (2012) tarafından Türkçeye uyarlanan, 9 maddeden oluşan ölçekten yararlanılmıştır. Veriler SPSS 24,0 paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Tanımlayıcı istatistiklerin yanında katılımcıların demografik değişkenlerine göre farklılıkları tespit etmek için t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Kruskal-Wallis, Mann-Whitney U tesleri uygulanmıştır. Anlamlı farklılığın hangi gruptan kaynaklandığını görmek için Tukey ve değişkenler arası ilişkiyi sorgulamak için de Spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında dağcıların doğaya bağlılık, bilinçli farkındalık ve öz kontrol düzeylerinin yapılan dağcılık aktivitesine göre değişkenlik gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca doğaya bağlılık, bilinçli farkındalık, öz kontrol arasında pozitif yönlü bir ilişkinin varlığı saptanmıştır. Anahtar Sözcükler: Açık alan rekreasyonu, Doğa, Dağcılık, Doğaya bağlılık, Bilinçli farkındalık
Retro spor pazarlaması: Geçmişten günümüze yansımalar
Çağımızda teknolojinin gelişmesiyle artık yaşam şartları geçmişe göre çok daha kolay hale gelmiştir. Sadece yaşam şartlarının kolaylaşması değil aynı zamanda ürün çeşitliliği de artmış ve daha da artmaktadır. Ancak ürün çeşitliliğinin bu denli fazla olmasına rağmen insanların geçmiş dönemlerdeki ürünlere tekrardan ilgi duymaya başladığı dikkat çekmektedir. Artan retro ürünler, retro kafeler, retro kıyafetler vb. birçok örneği görülmektedir. İnsanların retro ürünlere artan ilgisi pazarlamacıların dikkatini çekmiş ve yeni bir pazarlama alanı olan ''retro pazarlama'' yı meydana getirmiştir. Retro pazarlama alanında literatürde birçok çalışma bulunmaktadır. Ancak futbol taraftarlarının nostaljiye ve retro spor ürünlerine bakış açısını değerlendiren bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu çalışmanın amacı futbol taraftarlarının nostaljiye bakış açılarını incelemek ve retro spor ürünleriyle günümüzdeki spor ürünleri arasındaki farkları tespit etmek ve bu sayede sektöre de faydalı olabilecek bilgiler sunmaktır. Araştırma katılımcılarına, derinlemesine görüşmeler yapılmış, elde edilen verilerin tematik kodlama analizi yapılmıştır. Elde edilen bulgular retro spor pazarlamasına yönelik nostalji özlemi, marşlar, fair play, kısıtlı imkanlar, spor ve teknoloji, mekan, basın yayın, dizayn imaj ve profesyonelleşme temalarını ortaya çıkarmıştır. Sonuç olarak, retro spor pazarlaması, bireylerin geçmiş dönemleri hatırlamalarına, o günlere geri dönmelerine, anı ve hatıralarının canlanmasına yardımcı olmaktadır. Ayrıca eski ürünlerin ve marşların değerini kaybetmediğini ve günümüzde de ilgi gördüğünü göstermektedir. İnsanların eski maçlara, futbolculara, marşlara ve eski spor ürünlerine ilgi göstermesinin nedenleri; katılımcılara göre futbolun günümüzde bir endüstri haline gelmesi, futbolcuların işi paraya dökmeleri, eski dönemdeki rekabet ve takım ruhunu günümüzde görememeleri olarak belirlenmiştir.
Bireylerin boş zaman değerlendirmedeki felsefi yönelimlerinin belirlenmesi ve demografik değişkenler açısından felsefi yönelim düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı, bireylerin boş zaman değerlendirmedeki felsefi yönelimlerinin belirlenmesi ve demografik değişkenler açısından felsefi yönelim düzeylerinin incelenmesi olarak belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma gruplarını, pilot çalışma için Eskişehir Teknik Üniversitesi'nde eğitim gören 171 öğrenci, pilot çalışma sonrası açımlayıcı faktör analizi için Google Anketler üzerinden 317 kişi ve doğrulayıcı faktör analizi için ise 647 kişi oluşturmaktadır. Araştırmanın temel amacı çerçevesinde birbirini izleyen iki çalışma gerçekleştirilmiştir. Birinci aşama olan Çalışma I'de öncelikle "Boş Zaman Değerlendirmedeki Felsefi Yönelim (BZDFY) Ölçeği"nin geliştirilmesi ve ölçme modelinin doğrulanması amaçlanmıştır. Ölçek geliştirme ve ölçme modellerinin doğrulanması sürecini izleyen Çalışma II'de ise BZDFY Ölçeği faktörlerine göre katılımcıların felsefi yönelim düzeyleri ile demografik özellikleri arasındaki farka ilişkin testlerin yapılması amaçlanmıştır. Çalışma I kapsamında psikometrik niteliklerine ilişkin 20 madde ve 4 faktörden oluşan BZDFY Ölçeği geliştirilmiştir. Bu 4 faktör, Esasicilik, Daimicilik, İlerlemecilik, Yeniden Kurmacılık olarak isimlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, 20 madde ve 4 faktörlü yapı gösteren "Boş Zaman Değerlendirmedeki Felsefi Yönelim (BZDFY) Ölçeği"nin geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğu ortaya çıkmıştır. Çalışma II kapsamında yapılan fark analizleri sonuçlarına göre, BZDFY Ölçeği'nin faktörüyle katılımcıların cinsiyet, medeni durum, meslek ve ortalama hane geliri değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Ayrıca yaş ve eğitim düzeyi değişkenlerine bakıldığında ise ölçek faktörleri ile arasında anlamlı farklılıklar bulunamamıştır. Anahtar Sözcükler: Boş Zaman, Boş Zaman Felsefesi, Felsefi Yönelim, Felsefi Tercih
Boş zaman aktivitesi olarak sosyal medya kullanımını tercih eden bireylerin gelişmeleri kaçırma korkusu, sosyotelizm, kişilik ve sosyal bağlılık düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı, boş zaman aktivitesi olarak bireylerin sosyal medya kullanımı bağlamında gelişmeleri kaçırma korkusu (FoMO), sosyotelizm (Phubbing), kişilik ve sosyal bağlılık kavramlarının aralarındaki ilişkinin incelenmesi olarak belirlenmiştir. Araştırmanın evrenini, 17-77 yaş aralığında Türkiye'deki farklı demografik özelliklere sahip sosyal medya kullanıcıları oluşturmaktadır. Kolayda örnekleme yöntemiyle seçilen katılımcılara, online sistem üzerinden uygulanan anketle 1026 (n=470 erkek, n=556 kadın) kişiye ulaşılmıştır. Sosyal ortamlarda gelişmeleri kaçırma korkusu düzeyleri belirlenmesine yönelik Przybylski vd. (2013) tarafından geliştirilen, Gökler vd. (2016) tarafından Türkçeye uyarlanan 10 maddeli ölçek kullanılmıştır. Sosyotelizm düzeylerinin belirlenmesi için ise Karadağ vd. (2015) tarafından geliştirilmiş olan 10 maddeli ölçekten yararlanılmıştır. Kişilik özelliklerinin belirlenmesi için Gosling vd. (2003) tarafından geliştirilen, Atak (2013) tarafından da Türkçeye uyarlanan 10 maddeden oluşan ölçekten yararlanılmıştır. Veriler SPSS 22.0 ve LISREL 8.8. programından yararlanılarak analiz edilmiştir. Tanımlayıcı istatistiklerin yanında katılımcıların demografik değişkenlerine göre farklılıkları tespit etmek için tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Kruskal-Wallis, Mann-Whitney U tesleri uygulanmıştır. Anlamlı farklılığın hangi gruptan kaynaklandığını görmek için Tukey analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında, bireylerin gelişmeleri kaçırma korkusu, sosyotelizm, kişilik ve sosyal bağlılık düzeylerinin değişkenlik gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca bireylerin gelişmeleri kaçırma korkusu ve sosyotelizm düzeylerinin arttıkça, kişilik ve sosyal bağlılık düzeylerinin azaldığı ve dolayısıyla birbirlerini negatif yönde etkiledikleri saptanmıştır. Gelişmeleri kaçırma korkusu ve sosyotelizm düzeylerinin birbirlerinin üzerindeki etkisinin pozitif yönde olduğu aynı şekilde kişilik ve sosyal bağlılık arasındaki etkinin de pozitif yönde olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Boş Zaman, Rekreasyon, Sosyal Medya, Akıllı Telefon Bağımlılığı, Sosyal Bağlılık
Yerel yönetimlerin meslek edindirme kursları ve halk merkezleri çatısı altında sunduğu rekreasyon faaliyetlerine katılan kadınların akış deneyimi ve öznel iyi oluş düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı yerel yönetimlerde yer alan rekreasyon faaliyetleri kapsamında oluşturulan kurslara katılan bireylerin akış deneyimlerinin ve öznel iyi oluş düzeylerinin incelenmesi olarak belirlenmiştir. Araştırmanın evrenini, Eskişehir Odunpazarı Belediyesi OMEK ve Halk Merkezleri tarafından; eğitime destek kursları, spor ve dans kursları, müzik kursları, meslek edindirme kursları, kişisel gelişim kursları, el sanatları kursları olarak rekreasyon faaliyetleri kapsamında düzenlenen aktivitelere katılan bireyler oluşturmaktadır. Örneklemin evreni temsil etme gücünü artırmak için kota örnekleme metoduna başvurulmuştur. Kota örnekleme metoduyla seçilen katılımcılara, doğrudan uygulanan anketle 850 kadın katılımcıya ulaşılmıştır. Akış deneyiminin belirlenmesine yönelik Jackson ve Eklund (2004) tarafından geliştirilen, Aşçı vd. (2007) tarafından Türkçe'ye uyarlanan sürekli optimal performans duygu durum ölçeği (SOPDDÖ) kullanılmıştır. Bu ölçek 36 ifadeden oluşmakta ancak madde 1 ve madde 11 in faktör yüklerinin türkçeye uyarlama sırasında 0.30 dan düşük olması sebebiyle bu maddeler çıkarılarak 34 madde olarak uygulanmıştır. Öznel iyi oluş düzeyinin belirlenmesi için ise Diener vd. (2009) tarafından geliştirilen, Telef (2013) tarafından Türkçe'ye uyarlanan 8 maddelik Psikolojik İyi Oluş Ölçeği (Psychological Well-Being Scale) ölçeği kullanılmıştır. Veriler SPSS 23,0 paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Tanımlayıcı istatistiklerin yanında katılımcıların demografik değişkenlerine göre farklılıkları tespit etmek için Kruskal-Wallis, Mann-Whitney U tesleri uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında yerel yönetimlerde yer alan rekreasyon faaliyetleri kapsamında oluşturulan kurslara katılan bireylerin akış deneyimlerinin ve öznel iyi oluş düzeylerinin değişkenlik gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca akış deneyimi ve öznel iyi oluş düzeyleri arasında pozitif yönlü bir ilişkinin varlığı saptanmıştır. Anahtar Sözcükler: Boş Zaman, Rekreasyon, Yerel Yönetimler, Akış Deneyimi, Öznel İyi Oluş
Algılanan örgütsel destek, iş benimseme, iş tatmini, iş sadakati ve yaşam tatmini arasındaki ilişkinin incelenmesi: Gençlik ve Spor Bakanlığı çalışanları örneği
Bu çalışmada Ankara Gençlik ve Spor Bakanlığı çalışanları örneği üzerinden Algılanan Örgütsel Destek, İş Benimseme, İş Tatmini, İş Sadakati, Yaşam Tatmini kavramları arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Yapı geçerliliğinin belirlenebilmesi amacıyla açımlayıcı faktör analizinden (AFA) ve değişkenler arası ilişkilerle ortaya konan kuramsal yapının ve ölçek geçerliliğinin test edilmesi amacıyla first/lower order (birinci düzey) ve second/higher order (ikinci düzey) doğrulayıcı faktör analizinden (DFA) yararlanılmıştır. Ölçeklerden elde edilen puanların güvenilirliğinin test edilmesi amacıyla iç tutarlılık katsayısı (Cronbach Alpha) hesaplanmıştır. Betimsel analiz yöntemi olarak da frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapmadan yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda iş tatmini boyutunun güvenilirlik sonucu 0.85; iş sadakati boyutunun güvenilirlik düzeyi 0.63; iş benimseme boyutunun güvenilirlik düzeyi 0.84; yaşam tatmini boyutunun güvenilirlik düzeyi 0.80; algılanan örgütsel destek boyutunun güvenilirlik düzeyi 0,78 olarak tespit edilmiştir. X2/Sd oranı 2.64; RMSEA indeksi 0.061; NFI indeksi 0.893; CFI indeks değeri 0.939; GFI indeksi 0.884; AGFI indeksi 0.885 olarak hesaplanmıştır. AFA sonucunda elde edilen faktör yapısı doğrulanmış ve faktör yapısının geçerli bir model olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmada algılanan örgütsel destek, iş benimseme, iş tatmini, iş sadakati ve yaşam tatmini değişkenlerinin birbirlerine olan etkileri bağlantısal olarak incelenmiştir. Araştırma sonucunda algılanan örgütsel desteğin iş benimsemeyi 0,643 düzeyinde; iş benimsemenin iş tatminini 0,741 düzeyinde; iş tatmininin iş sadakatini -0,314 düzeyinde; iş tatmininin yaşam tatminini 0,671 düzeyinde etkilediği tespit edilmiştir. İncelemeden elde edilen sonuçlara göre uygulamaya ve araştırmaya yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Örgütsel destek, İş benimseme, İş tatmini, Yaşam tatmini, İş sadakati
Elektronik boş zaman aktivitesi olarak aktif video oyunlarının fiziksel ve psikososyal faktörler üzerine etkisinin incelenmesi
Teknoloji ve boş zaman kavramları alan yazında çok sık araştırılmasına rağmen bu kavramların birlikte ele alındığı çalışmalara çok rastlanılmamaktadır. Teknolojinin sağladığı imkanlar sayesinde boş zamanların değerlendirilmesi elektronik boş zaman kavramı olarak ele alınmaktadır. Bu bağlamda araştırmanın amacı, EBZ aktivitesi olan aktif video oyunlarını oynayan bireylerin fiziksel ve psikososyal faktörler açısından değişimlerini incelemektir. Araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu (ÖSKD) karışık desen kullanılmıştır. Çalışmaya 18-40 yaş arası 22 erkek katılımcı (11 deney grubu, 11 kontrol grubu) dahil olmuştur. Araştırmada fiziksel parametreleri ölçmek amacıyla Eskişehir Teknik Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde bulunan laboratuvarlardaki cihazlardan yararlanılmıştır. Psikososyal faktörlerin ölçülmesi amacıyla ise geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış psikometrik nitelikleri kanıtlanmış ölçekler kullanılmıştır. Veriler SPSS paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Bu araştırmada verilerin normallik dağılımı için Shapiro-Wilk testi kullanılmıştır. Varyansların homojenliğinin tespit edilmesi amacıyla Levene Testi uygulanmıştır. Araştırmada deney ve kontrol grubunun puan ortalamalarının karşılaştırılmasında iki grubun fark puanlarına ait ortalama puanlar kullanılmıştır. Bağımsız iki grubun verileri normal dağılım gösteriyorsa Bağımsız Gruplar t-Testi, normal dağılım göstermiyorsa Mann Whitney- U Testi ile analiz edilmiştir. Aynı grubun ön test-son test karşılaştırmasında normal dağılım gösteren veriler bağımlı Örneklemler t-Testi ile analiz edilmiştir. Sonuç olarak bu araştırmanın bulguları neticesinde aktif video oyunlarının statik denge ve dinamik denge gelişimini ve sosyal problem çözme düzeyini etkilemediği ancak reaksiyon hızını geliştirdiği, öznel mutluluk ve mental iyi oluş düzeyini artırdığı ortaya çıkmıştır.
Futbol endüstrisine yön veren lisanslı futbol menajerlerinin görev ve sorumluluklarının incelenmesi: Türkiye futbol ligleri örneği
Profesyonel sporcular saha içinde mesleklerini yerine getirirken, saha dışında kendilerini temsil etmeleri için menajerlerini görevlendirmektedirler. Menajerler sporcuların saha dışı hayatını yönetip yürüterek, sporcuların sadece saha içi performanslarına odaklanmalarını sağlamaktadırlar. Birçok profesyonel sporcu, menajerlerini saha dışı yaşamları için güvenilir danışman olarak görerek; sözleşme temasları, PR ve marka geliştirme, finansal geleceklerini güvence altına alma ve spor sonrası kariyer planı konularında menajerlerden faydalanmaktadırlar. Sporcu hayatında bu kadar önemli bir rol üstlendikleri için menajerlerle sporcular arasında bir güven ilişkisi doğmaktadır. Duyulan güveni kötüye kullanarak; sporcunun atletik yeteneğinin kötüye kullanılması, finansal geleceğinin tehlikeye atılması, öğrenim hayatına zarar verme ve sözleşme şartlarına aykırı hareket etme gibi ihlallerde bulunan menajerlerin yasalarla veya ilgili kurum yetkililerince denetlenmesi gerekmektedir. Gerçekleştirilen bu tez çalışmasında, sporcuların mesleki ve özel yaşamlarında bu kadar önemli rol oynayan menajerlik kavramının ortaya konması, dünyada ve ülkemizde bu kavaramın gelişim sürecinin incelenmesi amaçlanmıştır. Türkiye Futbol Federasyonu'ndan Lisanslı Futbol Menajeri unvanını almış, futbol branşında görev yapan menajerlerin görev sorumlulukları ile futbolcuların bu konu hakkında fikirlerinin ortaya konmasının oldukça önemli olduğuna inanılmaktadır. Araştırma katılımcılarıyla derinlemesine görüşmeler yapılmış, elde edilen verilerin tematik kodlama analizi yapılmıştır. Elde edilen bulgular ikna ve memnuniyet, hukuki danışmanlık, PR ve sponsorluk çalışmaları, kişisel yakınlık, genel davranış kuralları temalarını ortaya çıkarmıştır.
Sanal gerçeklik oyunlarında teknoloji kabulü, bağ kurma, tatmin ve oynama niyet ilişkisi
Teknoloji yıllar boyunca hayatımızı kolaylaştırıp güzelleştirme etkisi ile var olmuştur. Bazı teknolojiler yaşama ve çalışma şeklimizi değiştirirken, sanal gerçeklik teknolojisi yaşamlarımızı tamamen değiştirme etkisine sahiptir. Son yıllarda giderek daha ucuz ve daha kullanılabilir hale gelen bu teknoloji, özellikle oyun endüstrisi için ana uygulama senaryolarından biri olarak kabul edilmektedir. Sanal gerçeklik oyunları da genişletilebilir yapısı itibariyle, hem eğlence sektörüne hem de devlet kurumlarından özel kurumlara kadar tüm sektörlere farklı amaçlarla, kullanım alanı ve fırsatı yaratmaktadır. Fakat önemli bir potansiyele sahip olmasına rağmen, sanal gerçeklik oyunlarının sürdürülebilir gelişimi açısından, kullanıcıların oyun oynamaya devam etme niyeti önemli ölçüde araştırılmamıştır. Bu doğrultuda bu araştırmanın temel amacı, bireylerin sanal gerçeklik oyunlarını oynama niyetini etkileyen faktörleri ortaya koyarak, bu faktörlerin teknoloji kabul ve kullanım birleştirilmiş modeli 2, psikolojik bağ kurma, başarı unsurları ve tatmin ile arasındaki ilişkileri incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu Eskişehir ve İstanbul illerinde bulunan, beş sanal gerçeklik oyun ve eğlence merkezinden hizmet alan 400 birey oluşturmaktadır. Verilerin toplanılmasında anket yöntemi ve verilerin analizleri için tanımlayıcı istatistikler, Doğrulayıcı Faktör Analizi, Yapısal Eşitlik Modellemesi, T-Testi ve ANOVA Analizi'nden yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, teknoloji kabul ve kullanım birleştirilmiş modeli 2 ile psikolojik bağ kurma, psikolojik bağ kurma ile başarı unsurları, başarı unsurları ile tatmin ve tatmin ile davranışsal niyet arasında anlamlı ilişkiler olduğu belirlenmiştir. Ayrıca bireylerin sanal gerçeklik davranışlarında demografik değişkenlere göre anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir.
Spor ve rekreasyon aktivitelerine yönelik yapay zekâ ve teknoloji tabanlı mobil uygulama tasarımı
Bu araştırma mobil uygulama sektörünün spor ve rekreasyon aktiviteleri üzerindeki etkisini araştırmaktadır. Bu bağlamda araştırmanın amacı, spor ve rekreasyon alanlarının daha etkin ve verimli değerlendirilmesi, bireylerin daha hızlı, pratik ve güvenilir verilere ulaşabileceği uygulama içeriği, rekabet ortamını sağlayan ve sosyal özellikleri birleştiren ve aynı zamanda, kullanıcı katılımını arttırarak fiziksel aktiviteyi teşvik etmek, daha geniş spor ve teknoloji ekosistemine katkıda bulunması hedeflenen yeni spor mobil uygulama tasarım faktörlerini belirlemektir. Araştırmanın modeli durum çalışmasıdır. Araştırmanın evrenini yapay zekâ ve teknoloji alanında hizmet veren yazılım geliştirici, akademisyen, mühendis ve yöneticiler oluşturmaktadır. Ölçüte dayalı örnekleme ve kartopu örnekleme tekniği ile mobil uygulama tasarımcıları örnekleme dâhil edilmiştir. Araştırmaya yurtiçi ve yurtdışından toplam 12 alan uzmanı katılmıştır. Görüşme sorularının hazırlanmasında lawshe tekniği, veri toplama tekniği olarak ise yarı yapılandırılmış görüşme, analiz için ise içerik analizi tekniği tercih edilmiştir. Görüşmeler hem Türkçe hem de ingilizce yapılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşmeler sonucun içerik analizi kullanılmıştır. Görüşmelerden elde edilen verilerin analizi sonucunda 70 kod ortaya çıkartılarak 14 temaya ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda, spor ve rekreasyon aktivitelerine yönelik yapay zekâ ve teknoloji tabanlı mobil uygulama tasarımı; kullanıcı deneyimi, görsel tasarım ve estetik, veri güvenliği ve bilgi görselleştirme, kullanıcı tercihleri, bildirim sistemleri ve güncellemeler, kullanıcı etkileşimi, kişiselleştirme ve uygunluk, etkinlik hatırlatıcılar ve rota planlama, pazarlama ve promosyonlar, acil durum ve kritik uyarılar, sosyal etkileşim ve entegrasyon, oyunlaştırma ve eğlenceli içerikler, toplu kullanıcı kitlesi, sorunlar ve öneriler olarak belirlenmiştir. Tüm bu unsurların beraber uygulanması spor ve rekreasyon aktivitelerine yönelik yapay zekâ ve teknoloji tabanlı mobil uygulamaların başarılı olmasını sağlayacaktır.
Spor ve rekreasyon aktivitelerine yönelik yapay zekâ ve teknoloji tabanlı mobil uygulama tasarımı
Bu araştırma mobil uygulama sektörünün spor ve rekreasyon aktiviteleri üzerindeki etkisini araştırmaktadır. Bu bağlamda araştırmanın amacı, spor ve rekreasyon alanlarının daha etkin ve verimli değerlendirilmesi, bireylerin daha hızlı, pratik ve güvenilir verilere ulaşabileceği uygulama içeriği, rekabet ortamını sağlayan ve sosyal özellikleri birleştiren ve aynı zamanda, kullanıcı katılımını arttırarak fiziksel aktiviteyi teşvik etmek, daha geniş spor ve teknoloji ekosistemine katkıda bulunması hedeflenen yeni spor mobil uygulama tasarım faktörlerini belirlemektir. Araştırmanın modeli durum çalışmasıdır. Araştırmanın evrenini yapay zekâ ve teknoloji alanında hizmet veren yazılım geliştirici, akademisyen, mühendis ve yöneticiler oluşturmaktadır. Ölçüte dayalı örnekleme ve kartopu örnekleme tekniği ile mobil uygulama tasarımcıları örnekleme dâhil edilmiştir. Araştırmaya yurtiçi ve yurtdışından toplam 12 alan uzmanı katılmıştır. Görüşme sorularının hazırlanmasında lawshe tekniği, veri toplama tekniği olarak ise yarı yapılandırılmış görüşme, analiz için ise içerik analizi tekniği tercih edilmiştir. Görüşmeler hem Türkçe hem de ingilizce yapılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşmeler sonucun içerik analizi kullanılmıştır. Görüşmelerden elde edilen verilerin analizi sonucunda 70 kod ortaya çıkartılarak 14 temaya ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda, spor ve rekreasyon aktivitelerine yönelik yapay zekâ ve teknoloji tabanlı mobil uygulama tasarımı; kullanıcı deneyimi, görsel tasarım ve estetik, veri güvenliği ve bilgi görselleştirme, kullanıcı tercihleri, bildirim sistemleri ve güncellemeler, kullanıcı etkileşimi, kişiselleştirme ve uygunluk, etkinlik hatırlatıcılar ve rota planlama, pazarlama ve promosyonlar, acil durum ve kritik uyarılar, sosyal etkileşim ve entegrasyon, oyunlaştırma ve eğlenceli içerikler, toplu kullanıcı kitlesi, sorunlar ve öneriler olarak belirlenmiştir. Tüm bu unsurların beraber uygulanması spor ve rekreasyon aktivitelerine yönelik yapay zekâ ve teknoloji tabanlı mobil uygulamaların başarılı olmasını sağlayacaktır.
Ticari rekreasyon işletmelerinde sürdürülebilir proje başarı faktörlerinin belirlenmesi
Ticari rekreasyon işletmeleri gerçekleştirecekleri her projede sürdürülebilir kalmayı hedefleyerek başarıya ulaşmayı amaçlamaktadır. Ancak sadece kendi bilgi ve deneyimleri ile bunu başarmaları çok zordur. Hedeflerin doğru noktaya ulaşabilmesi ve ticari rekreasyon işletmelerinin başarılı olabilmesi için iyi bir plan ve strateji mutlak koşuldur. Alan yazında ticari rekreasyon işletmelerine ait spesifik başarı faktörlerinin belirlenmemiş olması, işletmelerin bilimsel olarak desteklenememesine sebep olmaktadır. Bu bağlamada araştırmanın amacı ticari rekreasyon işletmelerinde sürdürülebilir proje başarı faktörlerini belirlemektir. Araştırmanın modeli durum çalışmasıdır. Araştırmanın evrenini ticari rekreasyon hizmeti sunan işletmelerin yöneticileri ve çalışanları oluşturmaktadır. Ölçüte dayalı örnekleme ve kartopu örnekleme tekniği ile dokuz farklı ticari rekreasyon hizmet organizasyonundan en az birini sağlayan işletmelerin yöneticileri ve personelleri örnekleme dahil edilmiştir. Görüşme sorularının hazırlanmasında lawshe tekniği, veri toplama tekniği olarak yarı yapılandırılmış görüşme, analiz için ise içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Görüşmelerden elde edilen verilerin analizi sonucunda 58 kod ortaya çıkarılmış ve planlama, sorunlar, çözüm önerileri, analiz ortamları, sürdürülebilirlik uygulamaları, rekabetin zorlukları, sürdürülebilirlik stratejileri, rekabet stratejileri, sürdürülebilirlik ve inovasyon avantajları ve yönetici bakış açısı olmak üzere 10 temaya ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda, ticari rekreasyon işletmelerinde sürdürülebilir proje başarı faktörleri; planlama aşamasında kilit noktalara dikkat etmek, oluşabilecek sorunlara çözüm üretmek, rekabetin güç durumlarını göz önünde bulundurmak, rekabet stratejilerini belirlemek, sürdürülebilir rekabet avantajı uygulamalarının oluşmasını sağlamak ve sürdürülebilirlik stratejileri oluşturmak olarak belirlenmiştir. Tüm bu unsurların birlikte uygulanması, işletmenin sürdürülebilir proje üretmesinde başarılı olmasını sağlayacaktır. Anahtar Sözcükler: Ticari Rekreasyon, Proje, Başarı, Rekabet, Sürdürülebilirlik
Ticari rekreasyon işletmelerinde sürdürülebilir proje başarı faktörlerinin belirlenmesi
Ticari rekreasyon işletmeleri gerçekleştirecekleri her projede sürdürülebilir kalmayı hedefleyerek başarıya ulaşmayı amaçlamaktadır. Ancak sadece kendi bilgi ve deneyimleri ile bunu başarmaları çok zordur. Hedeflerin doğru noktaya ulaşabilmesi ve ticari rekreasyon işletmelerinin başarılı olabilmesi için iyi bir plan ve strateji mutlak koşuldur. Alan yazında ticari rekreasyon işletmelerine ait spesifik başarı faktörlerinin belirlenmemiş olması, işletmelerin bilimsel olarak desteklenememesine sebep olmaktadır. Bu bağlamada araştırmanın amacı ticari rekreasyon işletmelerinde sürdürülebilir proje başarı faktörlerini belirlemektir. Araştırmanın modeli durum çalışmasıdır. Araştırmanın evrenini ticari rekreasyon hizmeti sunan işletmelerin yöneticileri ve çalışanları oluşturmaktadır. Ölçüte dayalı örnekleme ve kartopu örnekleme tekniği ile dokuz farklı ticari rekreasyon hizmet organizasyonundan en az birini sağlayan işletmelerin yöneticileri ve personelleri örnekleme dahil edilmiştir. Görüşme sorularının hazırlanmasında lawshe tekniği, veri toplama tekniği olarak yarı yapılandırılmış görüşme, analiz için ise içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Görüşmelerden elde edilen verilerin analizi sonucunda 58 kod ortaya çıkarılmış ve planlama, sorunlar, çözüm önerileri, analiz ortamları, sürdürülebilirlik uygulamaları, rekabetin zorlukları, sürdürülebilirlik stratejileri, rekabet stratejileri, sürdürülebilirlik ve inovasyon avantajları ve yönetici bakış açısı olmak üzere 10 temaya ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda, ticari rekreasyon işletmelerinde sürdürülebilir proje başarı faktörleri; planlama aşamasında kilit noktalara dikkat etmek, oluşabilecek sorunlara çözüm üretmek, rekabetin güç durumlarını göz önünde bulundurmak, rekabet stratejilerini belirlemek, sürdürülebilir rekabet avantajı uygulamalarının oluşmasını sağlamak ve sürdürülebilirlik stratejileri oluşturmak olarak belirlenmiştir. Tüm bu unsurların birlikte uygulanması, işletmenin sürdürülebilir proje üretmesinde başarılı olmasını sağlayacaktır. Anahtar Sözcükler: Ticari Rekreasyon, Proje, Başarı, Rekabet, Sürdürülebilirlik
Spor yayınları ve içeriklerinde ikinci ekran (second screen) etkisi
Günümü birçok izleyici spor müsabakalarını çeşitli mecralar kullanarak izlemeye başlamıştır. "Stadyumdan dijital ortama geçiş" olarak değerlendirilebilecek bu süreç sporseverlerin dijital ortamı ve teknolojiyi yoğunlukla tercih etmesini temsil etmektedir. Bu çalışma; canlı spor müsabakaları süresince ikinci ekranların tercih edilme biçimlerinin, hangi düzeyde tercih edildiğinin ve tercih edilme nedenlerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda iki farklı veri toplama yöntemi benimsenmiş ve ayrı ayrı analiz edilmiştir. Araştırmanın birinci aşamasında online anket aracılığı ile bireylerin ikinci ekran kullanım amaçları ve alışkanlıkları sosyal/davranışsal, bilişsel ve duygusal boyutlara göre değerlendirilmiştir. İkinci aşamada ise birinci aşamada elde edilen bilgilerin uygulama sürecindeki yerinin belirlenmesi amaçlanmış ve bu doğrultuda bireylerin yoğun olarak kullandıklarını beyan ettikleri ikinci ekran olan mobil telefonlarına bir mobil uygulama yüklenmiş ve canlı spor müsabakaları süresince mobil telefonların ne kadar süre ile ve hangi amaçla kullanıldığı belirlenmiştir. Araştırmanın tüm aşamalarının örneklemini son 12 aydır düzenli olarak futbol müsabakalarını takip eden ve haftada en az 1-2 kez canlı müsabaka izleyen birey oluştururken, birinci aşamanın örneklem grubu (n=344), ikinci aşamanın örneklem grubu ise (n=22) birey oluşturmuştur. Araştırma sonucunda genel olarak canlı futbol müsabakası izleyen bireylerin çok büyük bir çoğunluğunun müsabaka sırasında ikinci ekran kullandığı, en fazla kullanılan ikinci ekranın cep telefonu olduğu, İkincil ekranların en yaygın kullanım amacının oyun, sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları olduğu belirlenmiştir.
Spor yayınları ve içeriklerinde ikinci ekran (second screen) etkisi
Günümü birçok izleyici spor müsabakalarını çeşitli mecralar kullanarak izlemeye başlamıştır. "Stadyumdan dijital ortama geçiş" olarak değerlendirilebilecek bu süreç sporseverlerin dijital ortamı ve teknolojiyi yoğunlukla tercih etmesini temsil etmektedir. Bu çalışma; canlı spor müsabakaları süresince ikinci ekranların tercih edilme biçimlerinin, hangi düzeyde tercih edildiğinin ve tercih edilme nedenlerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda iki farklı veri toplama yöntemi benimsenmiş ve ayrı ayrı analiz edilmiştir. Araştırmanın birinci aşamasında online anket aracılığı ile bireylerin ikinci ekran kullanım amaçları ve alışkanlıkları sosyal/davranışsal, bilişsel ve duygusal boyutlara göre değerlendirilmiştir. İkinci aşamada ise birinci aşamada elde edilen bilgilerin uygulama sürecindeki yerinin belirlenmesi amaçlanmış ve bu doğrultuda bireylerin yoğun olarak kullandıklarını beyan ettikleri ikinci ekran olan mobil telefonlarına bir mobil uygulama yüklenmiş ve canlı spor müsabakaları süresince mobil telefonların ne kadar süre ile ve hangi amaçla kullanıldığı belirlenmiştir. Araştırmanın tüm aşamalarının örneklemini son 12 aydır düzenli olarak futbol müsabakalarını takip eden ve haftada en az 1-2 kez canlı müsabaka izleyen birey oluştururken, birinci aşamanın örneklem grubu (n=344), ikinci aşamanın örneklem grubu ise (n=22) birey oluşturmuştur. Araştırma sonucunda genel olarak canlı futbol müsabakası izleyen bireylerin çok büyük bir çoğunluğunun müsabaka sırasında ikinci ekran kullandığı, en fazla kullanılan ikinci ekranın cep telefonu olduğu, İkincil ekranların en yaygın kullanım amacının oyun, sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları olduğu belirlenmiştir.
Teoriden pratiğe bir futbol kulübünün yönetimi: Başakşehir FK örneği
Küreselleşme, profesyonelleşmeyi ve kurumsallaşmayı beraberinde getirirken kazanma kültürü spor kültürünün önüne geçmeye başlamıştır. Spor ekonomisinin en büyük alanını oluşturan futbol ticari bir olay haline gelmiştir. Futbol ekonomisi, sosyoloji, psikoloji, iletişimi gibi birçok disiplinle de beraber incelenmeye başlanmıştır. Futbolun endüstriyel bir iş haline gelmesi ve ekonomik boyutlarının büyümesi ile spor kulüplerinin kendilerini en iyi şekilde yönetme zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Türkiye'de spor endüstrisinde önemli bir yere sahip olan spor/futbol kulüpleri her geçen gün gelişmektedir. Ekonomik, sosyo–kültürel, teknolojik vb. açılardan yoğun bir değişimin yaşandığı ve yeni performans kriterlerinin ortaya çıktığı günümüz rekabet ortamında başarılı olunabilmesi; kulüplerin kendi güçlü ve zayıf yönlerini belirleyerek, fırsatlardan maksimum faydayı sağlayacak stratejileri geliştirmelerine bağlıdır. Bu bağlamda Türkiye'de kurumsal anlamda başarılı olmuş futbol kulüplerinin incelenmesi ve bu incelemelere bağlı olarak ortaya konulacak veriler Türk futboluna katkı sağlayacaktır. Bu bakış açısı ile bu araştırmanın amacı, Türk futbolunda gerek yapılanma gerekse de kurumsal yönetim açısından başarılı olarak kabul edilebilecek futbol kulüplerinden biri olan Başakşehir Futbol Kulübü'nün yönetim yapısının, kurumsal yönetim anlayışının ve genel organizasyon işleyişinin birimler bazında incelenmesi ve örnek bir model oluşturulmasıdır.
Teoriden pratiğe bir futbol kulübünün yönetimi: Başakşehir FK örneği
Küreselleşme, profesyonelleşmeyi ve kurumsallaşmayı beraberinde getirirken kazanma kültürü spor kültürünün önüne geçmeye başlamıştır. Spor ekonomisinin en büyük alanını oluşturan futbol ticari bir olay haline gelmiştir. Futbol ekonomisi, sosyoloji, psikoloji, iletişimi gibi birçok disiplinle de beraber incelenmeye başlanmıştır. Futbolun endüstriyel bir iş haline gelmesi ve ekonomik boyutlarının büyümesi ile spor kulüplerinin kendilerini en iyi şekilde yönetme zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Türkiye'de spor endüstrisinde önemli bir yere sahip olan spor/futbol kulüpleri her geçen gün gelişmektedir. Ekonomik, sosyo–kültürel, teknolojik vb. açılardan yoğun bir değişimin yaşandığı ve yeni performans kriterlerinin ortaya çıktığı günümüz rekabet ortamında başarılı olunabilmesi; kulüplerin kendi güçlü ve zayıf yönlerini belirleyerek, fırsatlardan maksimum faydayı sağlayacak stratejileri geliştirmelerine bağlıdır. Bu bağlamda Türkiye'de kurumsal anlamda başarılı olmuş futbol kulüplerinin incelenmesi ve bu incelemelere bağlı olarak ortaya konulacak veriler Türk futboluna katkı sağlayacaktır. Bu bakış açısı ile bu araştırmanın amacı, Türk futbolunda gerek yapılanma gerekse de kurumsal yönetim açısından başarılı olarak kabul edilebilecek futbol kulüplerinden biri olan Başakşehir Futbol Kulübü'nün yönetim yapısının, kurumsal yönetim anlayışının ve genel organizasyon işleyişinin birimler bazında incelenmesi ve örnek bir model oluşturulmasıdır.