Gaziantep University
Department

Department of Economics

Gaziantep University

243

Archived Theses

2

DOIs Assigned

1%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Piyasaya girişi belirleyen unsurlar: Türk imalat sanayi üzerine bir uygulama

Küreselleşen dünyada rekabet unsuru, ekonomik açıdan ülkelerin kaçınılmaz bir gerçeği olmuştur. Piyasaya girişlerin ve çıkışların serbest olması, endüstrinin gelişmesine, yeniden yapılanmasına ve rekabet sisteminin daha iyi çalışmasına imkan tanırken, piyasaya giriş engellerinin bulunduğu da bir gerçektir. Yerleşik firmalar, bulundukları piyasada bir takım giriş engelleri yaratarak durumlarını korumak isterken, bu durum, potansiyel firmaları bu engelleri aşmak için teşvik etmekte ve yerleşik firmalardan daha yenilikçi ve daha üstün stratejiler üretmelerini sağlamaktadır. Endüstrinin gelişmesinde ve yeniden yapılanmasında şart olan piyasaya giriş ve çıkışların serbest olması için piyasaya giriş ve çıkış engellerinin olmaması gerekmektedir. Bu çalışmada, piyasaya girişi etkileyen çeşitli değişkenlerin ve bunun yanı sıra önceki döneme ait giriş ve çıkış davranışının cari dönem giriş üzerindeki etkisi analiz edilmeye çalışılmıştır. Bu analiz bir panel veri analizidir. 1996- 2001 yılları arasında, 60 Türk imalat sanayindeki veriler panel veri tahmin yöntemine uygun şekilde bir araya getirilmiştir. Uygulamada, bağımlı değişken, cari dönemdeki giriş oranı, bağımsız değişkenler, bir dönem önceki giriş oranları, bir dönem önceki çıkış oranları, geçmiş karlılık oranı, endüstri büyüme oranı, reklam harcamaları ve arge harcamalarıdır. Sonuçlar bu değişkenlerden öncelikle önceki dönem giriş, kârlılık, endüstri büyüme oranı gibi değişkenlerin cari dönem girişi açıklamada önemli ve anlamlı bir etkisi olduğunu göstermektedir. Bunun yanı sıra, reklam ile ar-ge harcamalarının etkisiz olduğu gözlenmiştir. Bu durum, reklam ve ar-ge harcamalarının nisbi düşüklüğü nedeniyle Türk imalat sanayinde önemli bir giriş engeli oluşturmadığı anlamına gelmektedir.

Araştırma-geliştirmeEkonomi teorileriGiriş engelleri+6
Eda Gürsel
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye - Suriye ekonomik ilişkilerinde Gaziantep'in yeri

90 yıllık aradan sonra birbirlerine yakınlaşan Türkiye ve Suriye ülkeleri arasında sosyal, siyasal, ticari, kültürel ve bilimsel alanlarda birçok işbirliğine gidilmiştir. İki ülke arasındaki coğrafi yakınlığın yanı sıra tarihi ve kültürel bağlar da ticaret hacminin artırılmasında önemli rol oynamıştır. Özellikle Türkiye ile Suriye arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesi doğrultusunda imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması ile iki ülke arasında ticareti engelleyen faktörlerin ortadan kaldırılması amaçlanmış; böylelikle ticarete hızlı bir ivme kazandırılmıştır. Ayrıca Suriye ile mevcut sınır kapılarında kurulması hedeflenen Sınır Ticaret Merkezleri de, iki ülke sınır ticaretini iyi bir noktaya getirerek Türkiye-Suriye dış ticaretinin daha da gelişmesini sağlayacaktır.Gelişmiş sanayi yapısı ve yüksek ticaret hacmi ile geniş bir bölgesel pazara hitap eden Gaziantep İli, komşu ülke Suriye ile Karkamış Sınır Kapısı'ndan sınır ticaretini gerçekleştirmekte; sanayi yönünden olduğu kadar ticaret yönünden de dikkatleri çekmektedir.Tarih boyunca ortak bir kültürü paylaşmış olan Gaziantep-Halep İlleri arasında var olan ortak kültürün devamlılığı ve kültürel altyapının geliştirilmesine yönelik gerçekleştirilen projelerle birlikte; ekonomi, ticaret, sanayi, ulaşım, turizm, enerji, basın ve eğitim alanlarındaki ikili işbirlikleri hızla devam edecek ve bu illerin gelişmesine katkıda bulunacaktır.

Ekonomik ilişkilerGaziantepSuriye+3
Ferda Nakıpoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin enerji ekonomisi: Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye enerji politikalarının yapısal uyum sorunları

Türkiye'nin enerji ekonomisine ve dünyadaki konumuna dikkati çeken bu çalışma altı bölümden oluşmaktadır. Gerek dünya ve AB, gerekse ülkemiz için hazırlanan veriler tablolar halinde sunulmuştur. Bu veriler ışığında öncelikle dünya üzerindeki yerimiz incelenmiş ve AB uyum sürecinde ortak enerji politikası irdelenmiştir. Avrupa Birliği ile müzakere sürecinde bulunan ülkemizin önünde bulunan engeller, mevcut durum ve tedbir paketleri üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölüm tamamen Türkiye'ye ayrılmış ve enerji alanında planlı döneme geçiş ile birlikte Türkiye'nin geçmişten günümüze ayrıntılı bir arşiv çalışması yapılmıştır. Son olarak günümüz ekonomi politikalarının işlerliğinin artırılmasına yönelik verimlilik tedbirlerinin altı çizilmiştir.

Mehmet Şentürk
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Gelişmekte olan ülkelerde kadın eğitimi ile büyüme ve kalkınma arasındaki ilişki

Eğitim, toplumların ekonomik ve sosyal olarak ilerlemesi için mutlak olarak ihtiyaç duyulan bir öğrenim sürecidir. Eğitim ve kalkınma arasında çok önemli bir ilişki mevcuttur.Eğitimin iktisadi gelişme ve refahı artırdığının genel kabul görmesiyle birlikte, bu konuyla ilgili yapılan çalışmalar artırmış ve daha özellikli alanlara yönelinmiştir. Bu alanlardan biri olan kadın eğitimi ve kadın-erkek arasındaki eğitim açığı, ekonomik boyutları incelendiğinde araştırmaya değer bulguların olduğunu göstermektedir. Eğitim göstergeleri kadın ve erkek arasında eşit dağılmamakta ve ülkelerin gelişmişlik düzeyine, yaş ve gelir gruplarına göre farklılık göstermektedir.Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kadın eğitimi, kalkınma planlarında görmezlikten gelinmiştir. Ancak, eğitimin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi birçok ampirik çalışmaya konu olmuş ve hemen hepsinde eğitimin büyümeye önemli ölçüde katkı sağladığı tespit edilmiştir. Ayrıca eğitimin kadınlara sağladığı getirinin, erkeklere göre daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu bulgular, kadınların eğitim düzeylerinin yükseltilmesi gereğinin ekonomik gerekçesini oluşturmaktadır.Çalışmada, gelişmekte olan ülkelerde kadın eğitiminin ekonomik büyümeye katkısı ve Türkiye'deki kadın eğitim oranlarının büyüme ve üretim üzerindeki etkileri ekonometrik bir çalışma ile incelenmiştir. Uygulama sonucunda Türkiye'de kadın eğitimi ve kadınların istihdamı ile büyüme arasında anlamsız bir ilişki, buna karşın gelişmekte olan ülkelerde kadın eğitimi ile büyüme arasında anlamlı ancak kadının ekonomik aktivitelere katılım oranı ile büyüme arasında anlamsız bir ilişki bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Eğitim, Büyüme, Kadın Eğitimi, Eğitim ve Kalkınma

Beşeri sermayeBüyümeEğitim+2
Aslı Özpolat
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Gaziantep organize sanayi bölgesindeki firmaların ar-ge ve teknoparklara yaklaşımı üzerine bir uygulama

Ekonomik anlamda post modern dünyanın yaşadığı değişim yenilik iktisadı üzerinde biçimlenmektedir. Yenilik iktisadının temelini araştırma ve geliştirme (Ar&Ge) faaliyetleri oluşturmaktadır. Zira yenilik iktisadı teknolojik gelişmelere, teknolojik gelişmeler bilgi üretimine, bilgi üretimi de profesyonel Ar&Ge birimlerinin faaliyetlerine bağlıdır. Firmaların büyüme ve gelişmesi Ar&Ge yapıp yapmamalarına bağlı hale gelmiştir. Profesyonel araştırma ve geliştirme birimleri ise teknoparklarda yoğunlaşmaktadır.

Kaan Çengel
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi teknolojileri dış kaynak kullanımı ve Hindistan ekonomisine etkileri

Outsourcing kavramı, daha önce firma bünyesinde yapılan üretim ya da hizmetlerin, maliyetlerde avantaj elde etmek amacıyla, kendi adına ve hesabına yerli ya da yabancı, yurt içinde ya da dışında bulunan başka bir firmaya yaptırılarak temin edilmesi şeklinde tanımlanmaktadır.İçinde yaşadığımız yeni yüzyıl, sadece imalat sanayi faaliyetlerinin değil, aynı zamanda hizmet alanlarının da yabancı ülkelerde üretim yapmanın büyük bir hızla yaygınlaştığı bir yüzyıldır. Bu konuda, yükselen ekonomiler içerisinde önemli bir yeri olan ve dünya ekonomisiyle bütünleşme çabalarında göstermiş olduğu başarı ile dikkatleri üzerine çeken Hindistan, en başarılı atılımları yapmış ve bu sayede en ciddi ihracat gelirlerini yaratmıştır.Hint özel sektörü diğer yükselen ekonomilerden farklı çalışmaktadır ve diğer yükselen ekonomilere göre çok daha büyük ve gerçek etkinliğe dayalı bir rekabet gücüne sahiptir. 1990'lı yıllardan sonra hızlı bir büyüme ile dikkatleri çeken Hindistan'ın 2050 yılında dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olacağı belirtilmektedir.Çalışmada, Hindistan ekonomisinin gelişimi incelenmiş ve Türkiye'nin gelecek ile ilgili stratejilerini belirlemesinde örnek teşkil eden Hindistan Bilgi Teknolojileri sektörünün, küresel rekabet ortamında göstermiş olduğu başarısını nasıl gerçekleştirdiği ortaya konulmaya çalışılmıştır.

Dış kaynaklardan yararlanmaHindistan
Gökçe Kale
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Yatırım teşviklerinin bölgesel gelişmişlik bazında değerlendirilmesi

Son yıllarda dünya ekonomisinde hızlı bir değişim yaşanmaktadır. Özellikle 1980'lerden itibaren tüm dünyayı etkisi altına alan küreselleşme hareketinin ardından, 2008 yılında ABD'de mortgage sisteminin çöküşü ile başlayan ekonomik krizin dünyayı etkisi altına alması, tekrar devlet müdahalesini gündeme getirmiştir.Serbest piyasa sisteminin geçerli olduğu ülkelerde devletin ekonomiye müdahalesi genellikle teşvik ve caydırma politikalarıyla olmaktadır. Bu bağlamda, teşvik uygulamaları, dünya ülkeleri için koruma ve yönlendirme aracı olarak son zamanlarda daha büyük bir önem kazanmıştır. Böylece, öncelikle ekonomiyi canlandırmak ve bölgesel kalkınmayı hızlandırmak amaçlanmaktadır.Bu çalışmada, öncelikle teşvik ve bölgesel kalkınma kavramları incelenmekte, daha sonra Türkiye'de bölgeler arasındaki gelişmişlik farklılıkları üzerinde durularak, teşviklerin bölgeler arasındaki dağılımı ile olan ilişkisi incelenmektedir. Son olarak, uygulama 1. kısmında 1980-2006 yılları arasındaki veriler kullanılarak bölgesel bazda verilen teşvik miktarları ile Türkiye'nin GSYİH'nın arasındaki ilişki araştırılmaktadır. Araştırma sonucuna göre, Türkiye'nin yedi bölgesinden batıda yer alan ve diğerlerine nazaran daha gelişmiş olarak gözlenen Ege, İç Anadolu, Karadeniz ve Marmara Bölgelerinde verilen teşviklerin, Türkiye'nin GSYİH ile ilişkisi anlamlı bulunmuştur. Uygulama 2. kısmında ise bölgesel bazda verilen teşvik miktarları ile Türkiye'nin istihdamı arasındaki ilişki araştırılmaktadır. Araştırma sonucuna göre, Türkiye'nin batısında yer alan, diğerlerine nazaran daha gelişmiş olarak gözlenen ve nitelikli istihdamın merkezi olan Marmara ve Ege Bölgeleri ile tam tersi doğuda yer alan, en az gelişmiş olan ve en az teşviki alan Doğu Anadolu ve Güney D. Anadolu Bölgelerinde verilen teşviklerin, Türkiye'nin istihdamı ile ilişkisi anlamsız bulunmuştur. Diğer yandan, Akdeniz, İç Anadolu ve Karadeniz Bölgelerinde verilen teşviklerin Türkiye'nin istihdamı ile ilişkisi anlamlı bulunmuştur.

Bölgesel kalkınmaYatırım teşvikleri
Yıldız Özkök
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin enerji sektörünün ekonomik analizi

Enerji konusu Dünya'da ve Türkiye'de son yıllarda oldukça popüler bir konu olmakla birlikte ülkelerde büyüme ve kalkınmanın devam etmesi için de önemli bir unsurdur.Sürdürülebilir enerji, ülke çıkarlarının korunması, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması, küresel ısınmanın durdurulması, çevre değerlerinin iyileştirilmesi için çevreyi daha az kirleten özellikle yenilenebilir veya alternatif yerli enerji kaynaklarına yönelmek gerekmektedir. Bununla birlikte enerjinin verimli kullanılması da enerji politikalarının içerisinde yer almaktadır.Bu çalışmada yenilenebilir enerji kaynakları Dünya ve Türkiye ölçeğindepotansiyel ve kullanım miktarları açısından değerlendirilmeye çalışılmıştır. Dünyagenelinde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımında artış olduğu görülmüştür.Türkiye alternatif enerji kaynakları bakımından potansiyel olarak iyi durumda olmakla birlikte kullanım miktarları ve üretim açısından düşük seviyelerdedir. Dünya genelinde gelecek yıllarda toplam enerji üretimi içerisinde alternatif enerjilerin payının artması beklenmektedir.

Enerji ekonomisiEnerji politikalarıYenilenebilir enerji
Ümran Özdamar Çakıroğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği mali yardımları

Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki mali ilişkiler, 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı'na kadar, 12 Eylül 1963 tarihinde imzalanan, Ankara Antlaşması'nda kabul edilen Mali Protokoller kapsamında yürütülmüştür. İmzalanan bu mali protokollerin amacı, Türkiye ekonomisinin hızlı kalkınmasını sağlamaktır. Bu amaçla, Ankara Antlaşması'nda dört mali protokol imzalanmış, ancak bunlardan üç tanesi hayata geçirilebilmiş, dördüncü mali protokol ise siyasi nedenlerden dolayı uygulanamamıştır. Bu protokollerden sonra, mali ilişkiler proje bazında kredi-hibe şeklinde gerçekleşmiştir.Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki mali ilişkilerde iki önemli dönüm noktası bulunmaktadır. Bunlar, Türkiye'nin Birliğe aday ülke olarak kabul edildiği Helsinki Zirvesi ve Gümrük Birliği'nin kabul edilmesidir.Bu çalışmada, Avrupa Birliği'nin yapısı, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile olan ilişkilerinin kronolojik süreci, Türkiye'nin, diğer aday ülkelerin ve üye olmayan ülkelerin Topluluk ile olan mali ilişkileri incelenmiş ve Türkiye'nin durumu ile diğer ülkelerin durumu mali ilişkiler yönünden karşılaştırılmıştır.Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği Mali Yardımları, Avrupa Birliği, Avrupa Birliği ve Türkiye Arasındaki Mali İlişkiler

Akıllı yardımcı sistemlerAvrupa BirliğiEkonomik yardımlar+1
Sevilay Demir
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite-sanayi işbirliğinde teknoparkların yeri ve Gaziantep Teknoparkı

Üniversite-sanayi işbirliği, üniversitelerdeki mevcut bilgi birikimi ve yetişmiş insan gücü ile sanayinin mevcut tecrübesi ve finansal gücünün bir sistem dahilinde birleştirilmesi sonucu ortaya çıkan bilimsel, teknolojik ve ekonomik faaliyetlerin bütünüdür. Üniversite sanayi işbirliği günümüzde sıkça tartışılmaya başlanan konulardan biridir.Üniversite-sanayi işbirliğinin gerçekleştiği ABD, Japonya ve İngiltere gibi ülkeler, dünya genelinde gelişmiş ülkelerdir. Yapılan araştırmalar sonucunda, ülkemizde üniversite-sanayi işbirliğinin yeterince tesis edilemediği ve işletilemediği görülmüştür. Bunun temelinde birçok neden bulunmaktadır; tarafların birbirlerini yeterince tanımaması, üniversite eğitim-öğretim programlarının sanayiye dönük olmaması, tarafların birbirlerine karşı güvensizliği, mali kaynak ve işbirliğini düzenleyecek bir organizasyonun olmaması, mevzuatların üniversite-sanayi işbirliğini teşvik edecek nitelikte olmaması gibi. Tüm bu sorunlar yanında tarafları finansal (mali) açıdan veya diğer konularda işbirliğine zorlayıcı tedbirlerin olmaması, üniversite-sanayi işbirliğini engelleyen sorunların başında gelmektedir. Özellikle üniversitelerin mali özerkliklerinin olmaması, her şeyin devletten beklenmesine yol açmaktadır.Teknoparklar, teknoloji üretim merkezleri olarak ülke ekonomisi açısından önem taşıyan yeni bir organizasyon biçimidir. Bu çalışmada, üniversite-sanayi işbirliği ve teknopark kavramları açıklanarak Gaziantep Teknopark hakkında bilgi verilmekte, Dünya ve Türkiye deneyimleri incelenmektedir. Gaziantep Teknopark'ın gelecek yıllarda Gaziantep ekonomisine önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.Anahtar kelimeler: Sanayi, üniversite, işbirliği, teknopark, teknokent.

GaziantepTeknoparklarTeknopoller+1
Sevcan Karahan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00