Gazi University
Department

Department of Business Administration

Gazi University

589

Archived Theses

1

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de banka birleşmeleri ve birleşme sürecinin bankalara etkisi : Bir uygulama

Bu çalışmanın amacı, Türk bankacılık sektöründe son zamanlarda sıkça karşılaşılan birleşme eğilimini analiz etmek ve bu doğrultuda birleşmelerin birleşen bankaların performansı üzerindeki etkisini ölçmektir. Bu amaca uygun olarak, öncelikle bankacılık sektöründe yaşanan birleşmeler teorik bir çerçevede incelenmiş ve birleşme eğilimine ilişkin olarak literatür taraması yapılmıştır. İzleyen bölümde yol gösterici olması açısından, bankalarda birleşme eğiliminin başka ülkelerde nasıl bir süreçten geçtiği, seçilmiş ülkeler bazında incelenmiştir. Türk bankacılık sektöründe gerçekleşen birleşmeler ise , bütünlük sağlanması için 1980 sonrasında Türk bankacılık sistemindeki gelişmeler ışığında değerlendirilmiştir.Bu kapsamda banka birleşmelerinin birleşen bankaların performansına etkisi; Türkiye'de 2002-2007 yılları arasında gerçekleşen isteğe bağlı banka birleşmelerinin birleşen bankaların etkinliği üzerine yapılmış bir araştırma kapsamında incelenmiştir. Çalışmada birleşmelerin bankaların performansına olan etkisi; birleşme öncesi ve sonrasında hesaplanan etkinlik değerlerinin karşılaştırılması yoluyla analiz edilmiştir. Girdi odaklı yaklaşımın benimsendiği çalışmada, etkinlik değişimleri ölçeğe göre sabit getiri varsayımı altında Veri Zarflama Analiz yöntemi kullanılarak ölçülmüştür. Çalışmada, birleşen bankaların yanı sıra analiz dönemi olan 2002-2008 yılları arasında sürekli olarak faaliyet gösteren bankaların da etkinlik değerleri hesaplanmıştır. Araştırma modelinde aracılık yaklaşımından hareketle girdi olarak, sermaye, mevduat, faiz giderleri ve faiz dışı giderler; çıktı olarak ise krediler, faiz gelirleri ve faiz dışı gelirler kullanılmıştır.Analiz sonucunda; birleşen bankaların performanslarında artış saptanmıştır. İlgili dönemde birleşme yaşayan on iki bankanın altısında performans artışı gözlemlenirken, üç bankanın etkinliğinde azalma meydana gelmiş, yine üç bankanın performansında bir değişiklik gözlemlenmemiştir. Ayrıca birleşme yaşayan ve birleşme yaşamayan bankaların analiz dönemindeki ortalama etkinlik değerleri karşılaştırılmış, bu kapsamda, birleşme yaşayan bankaların etkinlik ortalamalarının çok belirgin olmasa da diğer bankaların ortalama etkinlik değerlerinin bir miktar üstünde kaldığı sonucuna varılmıştır.Anahtar Sözcükler: Türk Bankacılık Sistemi, Büyüme, Banka Birleşmeleri, Etkinlik, Veri Zarflama Analizi

Banka birleşmeleriBankacılık sistemiBankalar+2
Emel Demiral
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütlerde işgörenlerin hizmet içi eğitim algılamaları ve iş tatminlerine etkisi: T.C. Ziraat Bankası A.Ş.'de bir uygulama

Araştırmada örgütlerde hizmet içi eğitim algısının iş tatminini etkileyip etkilemediğini ve kişisel değişkenlerin iş tatmini ve hizmet içi eğitim algısı arasındaki ilişkiyi etkileyip etkilemediğini test etmek ve varsa bu etkinin değişkenlere göre ne düzeyde olduğunu ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırmanın uygulama alanını Türkiye finans sektöründe yer alan bir kamu bankası oluşturmuştur. İşgörenlerin iş tatmini düzeylerindeki farklılaşma yalnızca hizmet içi eğitim algısı ve kişisel özellikler kapsamında analiz edilmiş, iş tatminini etkileyen diğer faktörler araştırmanın kapsamı dışında tutulmuştur. Araştırmada evrenin tümüne ulaşılmasında bir takım engeller olduğu için örneklem alınmıştır. Bu kapsamda örgütte memur, uzman, alt ve orta düzey yönetici, denetçi ve destek personeli olarak görev yapan işgörenlere bir anket formu uygulanmıştır. Elde edilen veriler ile iş tatmini ve hizmet içi eğitim algısı arasındaki ilişki düzeyi ve ilişkideki farklılaşmanın derecesi tespit edilmiştir. Farklılaşmanın ne düzeyde olduğu; Anova, t-testi ve Pearson korelasyon testi ile analiz edilmiştir. Araştırmada anlamlılık düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak; İşgörenlerin iş tatmin düzeyinin hizmet içi eğitim algısına göre farklılaştığı ve işgörenlerin unvan, cinsiyet, yaş, kıdem ve çalışma yeri değişkenlerinin iş tatmini düzeyinin hizmet içi eğitim algısı ile ilişkisini etkilediği tespit edilmiştir.

Banka çalışanlarıBankalarHizmet içi eğitim+3
Güneş Gonca Yıldırım
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Sloganların marka çağrışımı üzerindeki etkisi ve bir uygulama

Küreselleşme ile değişen ve zorlaşan rekabet koşulları, teknolojide yaşanan baş döndürücü gelişmeler ile birlikte; ürünleri birbirinden farklılaştıran ürüne bağlı özellikler, önemini yitirmeye başlamıştır. Artık markalar arasındaki farklılık, ürünlerin farklılığından çok tüketicinin zihnindeki farklılığa dönüşmüştür. Bu yüzden markalar ayırt edici isimlerle, zekice düzenlenmiş sözcük oyunlarıyla, sloganlarla, görsellikleriyle (logo), karakter ve sembolleriyle zihinlerde kalıcı olmaya çalışmaktadır.Bu amaçla, işletmelerin ortaya çıkardıkları markaları, tüketicilere benimsetmek ve zihinlerinde kalıcı yer edinebilmek için girdikleri çaba olarak ifade edilen marka çağrışımları, pazarlama iletişimi için çok yönlü ve önemli işlevlere sahiptir. Doğru marka çağrışımlarının uygulanması ile birlikte, tüketiciler açısından markanın hatırlanma derecesi, tanınması ve tercih edilmesi kolaylaşacak bu sayede işletmelerin yeni ekonomik düzende rekabetçi bir konuma gelmeleri kaçınılmaz olacaktır. İşte bu noktada, işletmeler markalarına karşı talep yaratmak, pazarda iyi bir konum elde etmek ve marka çağrışımlarından yararlanarak marka değerlerini artırmak için reklam yapmak, bu sayede tüketici zihninde farklı bir yer edinmek zorundadırlar.Böyle bir çalışma yapmaktaki amaç, işletmelerin ürünlerinin tercih edilmesini sağlamak amacıyla reklam yoluyla tüketicilere ilettikleri sloganların, marka çağrışımları üzerindeki etkisinin tüketicilerce değerlendirilmesidir. Ayrıca marka çağrışımlarının Türkiye'de hangi sektörlerde daha etkili olduğu da incelenerek, markaların marka değeri oluşturma yönünde farkındalık düzeylerinin belirlenmesi de amaçlar arasında yer almaktadır.Araştırma bankacılık, deterjan, beyaz eşya ve spor ayakkabı sektörleri üzerinde yoğunlaştırılmış ve genç nüfusun diğer yaş gruplarına oranla markaya daha çok önem verecekleri düşüncesinden yola çıkılarak Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencileri araştırma kapsamına alınmıştır.Araştırma kapsamında, 380 öğrenciye 11 sorudan oluşan bir anket uygulanmış, elde edilen veriler SPSS 15.0 paket programı kullanılarak tasnif ve analiz edilmiştir. Verilerin analizinde ki-kare yönteminden yararlanılmıştır.

MarkaMarka çağrışımıSlogan
Gülnihal Gökalp
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Çok uluslu şirketlerde işletme sermayesi yönetimi

Firmaların faaliyetlerini kesintisiz bir biçimde sürdürebilmeleri, vadesi gelen yükümlülüklerini karşılayabilmeleri, karlı yatırım fırsatlarını değerlendirebilmeleri etkili bir nakit yönetimi ile mümkün olmaktadır. Çalışma sermayesine firma değerini maksimum yapacak düzeyde yatırım yapılmalıdır. Çalışma sermayesi yönetimi ulusal düzeydeki firmalar için dahi zor bir görevken, bu görev, döviz kuru riski ve politik riski de taşıyan çok uluslu şirketler için daha da zorlaşmaktadır. Merkezi nakit havuzu yönetimi ve netleştirme sistemiyle, hem dövize bağlı işlem sayısı ve hem de tutarı azaltılmakta, böylece maliyet ve zaman tasarrufu sağlanmaktadır. Ayrıca çok uluslu şirketlerin ihtiyat güdüsüyle bulundurdukları nakit mevcudu minimuma indirilmekte, bu da daha fazla nakdin yatırım araçlarında değerlendirilmesini sağlamaktadır. Merkezi yönetimin başarılı olması için, gerek fon transferlerinin kolaylığı ve maliyeti ve gerekse de fazla fonların değerlendirilmesi açısından, finansal piyasası oldukça gelişmiş bir ülkede faaliyet göstermesi gerekmektedir.Çok uluslu şirketlerin alacaklarının yönetiminde, satışların hangi para birimi ile ve hangi vadede yapılacağı önemli konulardır. Çok uluslu şirketler satışlarını güçlü para birimi ile yapmayı tercih ederken, değeri artacak bir parayla satışta vadeyi daha da uzatma veya değerinde düşüş beklenen parayla satışta vadeyi kısaltma eğiliminde olacaktır.Çok uluslu şirketlerin stok yönetiminde yerel paranın devalüasyonu bekleniyorsa; bu gerçekleşmeden stok mevcudu arttırılabilir. Ayrıca satışta Serbest Ticaret Bölgelerinden yararlanılarak, bazı gümrük ve vergi muafiyetleri sağlanabilir.Çalışma sermayesinin finansman kaynakları arasında klasik kredi kurumlarının yanı sıra firma içi bankalar da (In-house bank) yer almaktadır. Firma içi banka uygulamasında, bağlı kuruluşlar fazla nakitlerini bu kurumda değerlendirmekte, öte yandan nakit gereksinimi olan bağlı kuruluşlar da bu kurumdan kredi kullanmaktadır.Özetle, çok uluslu şirketlerin işletme sermayesinin kompozisyonunun farklılığı, bu kurumların farklı teknikler kullanmalarını zorunlu kılmaktadır. İşletme sermayesi yönetimi ile ihtiyat güdüsüyle tutulan nakit minimuma inecek; döviz kuru riskine maruz açık pozisyon tutarları azalacak; vadeli satışların güçlü para birimleri ile yapılması sağlanarak, doğal bir korunma sağlanmış olacak; zayıf para birimleri ile satışta vade kısaltılarak işlem etkisi (transaction exposure) azaltılmaya çalışılacak; yerel paranın değerlenme/değer kaybetme olasılığına göre stok alımları için en iyi zaman belirlenecektir.

Zafer Akgül
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de kongre turizminin sorunları ve çözüm önerilerine yönelik bir alan araştırması

İnsanlar toplantı ve kongrelere bilgilenme ve bilgilendirme amacıyla katılmaktadırlar, Bu nedenle toplantıların varlığı, insanların varlığı kadar eskiye dayanmaktadır, Günümüz kongre anlayışı ve uygulamalarına ise ondokuzuncu yüzyılın sonlarına Kuzey Amerika'da rastlanmaktadır, Bilim, teknoloji, ekonomi ve sosyal alanlarda meydana gelen hızlı gelişim ve değişimler, insanların, bilgiye olan ihtiyacını daha da arttırmıştır,İnsanların, kongrelere katılımları, önemli turizm hareketlerine neden olmaktadır, Kongre turizminin bu önemi, kongre ve katılımcıların, kongre destinasyonlarına sağladıkları ekonomik ve sosyal değerler ile ortaya çıkmaktadır, Kongrelerin 37 sektöre direkt etki yaratıyor olması, ekonomik boyuttaki değerleri açıkça ortaya koymaktadır, Ayrıca, medeniyetler çatışmalarının tartışıldığı günümüzde, ötekileşmeyi ya da en azından ötekileri tanıma fırsatı yarattığından, toplumlara sosyal boyutta da çok önemli değerler ortaya koymaktadır,Kongre endüstrisinin yüksek katma değer yaratması, başta Avrupa olmak üzere gelişmiş ülkelerin dikkatini çekmiştir, Avrupa, iki dünya savaşına rağmen, dünya pazarından en büyük payı almayı ve Kuzey Amerika gibi bu payını korumayı başarmıştır, Dünya kongre turizm pazar eğilim ve göstergeleri, kongre pazarının büyümesinin de etkisiyle, Güney Kore gibi yeni kongre destinasyonlarının yaratılması ve gelişmesinin olanaklı olduğunu vurgulamaktadır,Gelişmiş ülkelerde başarıyla uygulanan kongre turizminin Türkiye'deki durumu yapılan istatistiksel analizler ile ortaya çıkarılmıştır, Araştırmada; Türkiye kongre pazar yapısının uluslararası pazar yapısı ile örtüştüğü, yapının özel sektör ağırlıklı olduğu, üniversite ve öğretim üyelerinin bu pazarda çok önemli bir konumda oldukları tespit edilmiştir, Ayrıca, Türkiye'nin elverişli koşulları ile çok ciddi bir potansiyele sahip olduğu, üst yapı ve pazarlama boyutundaki faaliyetleriyle daha da büyüyeceği ve İstanbul'un uluslararası ölçekte bir kongre destinasyonu olacağı belirlenmiştir,Türkiye kongre turizm endüstrisinin gelişim koşulları; dünya çapında mega etkinliklere ev sahipliği yapmak, farklılaştırılmış kongre destinasyonları yaratmak, istihdam ve eğitim programları yaygınlaştırmak, yasal ve üst yapı olanaklarını geliştirmek gibi, pazarlama ve yapısal boyutlarda, yapılması gerekenler şeklinde ifade edilmiştir, Başka bir ifade ile, kongre endüstrisinin, toplumsal ve ekonomik boyutta ortaya koyduğu değerlerle, bir strateji çerçevesinde ele alınması, hatta, ?Türkiye Kongre Turizm Stratejisi? oluşturulması gerektiği ortaya konulmuştur,Anahtar Sözcükler:- Kongre,- Toplantı,- Kongre Turizmi- Etkinlik,- Kongre merkezleri,- Kongre organizasyon işletmeleri,- MICE,- Türkiye sorunları,- Çözüm önerileri,- Kongre endüstrisi,- SWOT analizi- Kongre Turizm Pazarı

Esat Arber
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Özel sağlık kuruluşlarında işgücü hareketliliği ve işgücü devir oranını etkileyen faktörler

Sağlık hizmetlerinin kendine has özellikleri nedeniyle, sektörde çalışan işgücünün, bilgi, beceri ve tecrübe yönünden en üst seviyelerde olması gerekmektedir. Sağlık sektöründe en büyük sermaye işgücüdür. Bu nedenle, ister kamuya ait olsun ister özel, sağlık kurumlarında verimliliğin en büyük şartı da işgücünün göstereceği verimlilik olacaktır. İşgücünün etkinlik ve verimliliğinin arttırılması, verimli işgücünün ise çalıştıkları sağlık kuruluşuna bağlılıklarının sağlanması, günümüz sağlık kuruluşları yönetimlerinin en büyük hedeflerinden biri olarak görülmektedir.Bu çalışmada, özel hastanelerde işgücü devri kavramı, sağlık kuruluşlarında işgücü devrinin önemi ve özel sağlık sektöründeki mevcut durum incelenmeye çalışılmıştır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde hizmet ve sağlık sektörüne ait genel bilgiler ve sağlık kurumlarında çalışan işgücüne ait meslek standartları hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde işgücü devri kavramı, hesaplanma yöntemleri, yarar ve sakıncaları ve işgücü devrini etkileyen faktörler açıklanmıştır.Üçüncü bölüm ise gerçek verilere dayalı bir araştırmanın yapıldığı bölümdür. Ankara ili dahilinde faaliyet gösteren 4 adet özel hastanede yapılan çalışma 2 kısım halinde değerlendirilmelidir. Birinci kısımda, araştırmanın yapıldığı özel hastanelerle ilgili işgücü devir oranlarının durumu ve işgücü hareketliliği incelenmiştir. İkinci kısım ise daha detaylı ve işgücünün işle ilgili tutumlarının araştırmasına yöneliktir ve veriler anket çalışması ile elde edilmiştir. Anket Çalışması Formu, hastanelerde çalışan işgücüne ait kişisel bilgileri belirlemeye yönelik 8 sorunun sorulduğu giriş kısmı hariç, toplam 8 bölümden oluşmaktadır. Özel sağlık sektörü hastanelerinde çalışan 374 personele uygulanan anket, işgücünün çalıştıkları hastanelerle ilgili tutum ve işe bağlılıklarını göstermesi açısından son derece detaylı bir çalışma niteliği taşımaktadır. Son kısımda ise analiz sonuçları ve değerlendirmeler yapılarak, alınması gereken önlemler ve yapılması gerekenler aktarılmıştır.Kalite yönetimi felsefesinin son dönemlerde çok önemli hale geldiği sağlık sektöründe, kaliteyi gerçekleştiren ?işgücü? faktörü, özellikle özel sağlık sektöründe rekabetçi üstünlük elde etmenin tek yoludur. Bu çalışmanın, hastanelerin performansları üzerinde etkili olabilecek insan kaynakları araçlarının anlaşılmasını ve uygulanmasını sağlayacak ve hastanelerde insan kaynakları teknikleri konusunda eğitim veren akademik ve akademik olmayan eğitim kurumları için önemli sonuçları olacağına inanılmaktadır.Anahtar Sözcükler1.İşgücü Hareketliliği2.İşgücü Devir Oranı3.Sağlık Kuruluşları4.Özel Hastaneler5.İnsan Kaynakları Yönetimi

İş gücü araştırmasıİş gücü devri
Mete Türker Akbulut
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık sektöründe marka yaratma ve hastane seçiminde markanın etkisi

Sağlık sektöründe marka oluşumu ve markanın hastane seçimine etkisi adlı tez çalışmasında çeşitli boyutlarıyla ortaya çıkan marka kavramının herhangi bir ürünün ya da hizmetin özel adı olarak kazandığı anlam ve bir iz, bir kimlik olmasının dışında manevi değerleri de vurgulanmıştır. Kanun tarafından da koruma altına alınan marka artık günümüzde sektörler bazında rekabetin de bir koruyucusudur.Tüm sektörlerde olduğu gibi, tercih edilebilirliği belirleyen en büyük faktör düşünsel ve duygusal olarak biriktirdiklerimizdir. Deneyimlerimiz, duyduklarımız, yaşımız, eğitimimiz, gelirimiz, tüm sosyal ve ekonomik faktörler marka tercihinde rol oynamaktadır.Marka nasıl ve ne sürede oluşur, bu oluşumun elemanları, etkenleri ve engelleri nelerdir. Bunların hepsi detaylı bir planlama gerektirir. Tüm aşamaların her basamağı markanın konumlanmasının ve kalıcılığının temellerini oluşturmaktadır.Çalışmada önce, marka kavramı genel bir bakış açısıyla incelenmiş, markanın dayandığı tüm kavramlar irdelenmiştir. Markanın oluşumuyla birlikte tescil ettirilmesiyle rekabete karşı korunmasından ve ayrıca reklam ve tanıtımlar için markanın öneminden bahsedilmektedir.Uzun ve detaylı bir süreç olan marka yaratım ve geliştirme aşamaları da çalışmada değerlendirilmiş ve bu süreç sonrasında marka gelişiminin takibine yönelik faktörler irdelenmiştir.Tüm bu markalaşma adına yaşanan sürecin hem sektörel hem de markanın kendi tanımsal niteliklerinden kaynaklanan zorlukları da gözlemlenmiştir.Çalışmanın araştırma bölümünde ise sağlık sektöründe marka kavramına ve marka kavramının unsurlarının algılanmasına yönelik analizler yapılmış, değişik meslek grupları, yaş ve gelir seviyesindeki katılımcılarla marka kavramına bakış ve markanın öneminin değerlendirilmesine yönelik bulgular değerlendirilmiştir.Bu bulgularda; eğitim seviyesinin yükselmesi, gelirdeki artış markalı hizmet tercihinin artışına neden olmakta, markanın unsurlarından renk, iç dizayn, tasarım gibi faktörlerinde yaş gruplarına ve cinsiyete göre farklılık gösterdiği gözlemlenmektedir. Hastanenin olanaklarıyla ve hastane hakkında çıkan haberlerle kurumun zihinlerdeki algısına etkisinin analizleri yapılarak, araştırma bölümünde değerlendirilmiştir.

HastanelerMarkaMarka hakkı+4
Ebru Şule
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışanların iş tatminini etkileyen faktörlerin belirlenmesine yönelik bir alan araştırması

Yoğunlaşan rekabet koşulları, işletmelerin kaynaklarını, en verimli ve etkin şekilde kullanmalarını zorunlu kılmıştır. Sahip olunan kaynakların en değerlilerinden birisi insan kaynağıdır, bu kaynağın doğru kullanımı rekabette bir adım önde olabilmek adına son derece önemlidir. İşletmeler belirlenmiş hedef ve amaçlarına ancak yüksek iş tatminine sahip, ortak amaç ve hedeflere yürüyen çalışanlar ile ulaşabilirler. Bu nedenle işletmeler çalışanların iş tatminlerini etkileyen faktörleri belirlemek ve iyileştirmek zorundadırlar. Bu konu son dönemde farklı boyutları ile birçok araştırmaya konu olmuş ve insan kaynağının etkin/verimli kullanımı konusunda yöneticilere ışık tutacak bilimsel sonuçlara ulaşılmıştır.Araştırmada insan kaynağının iş tatminini etkileyen faktörler ve önem dereceleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla işe bağlılık, yönetsel yaklaşım ve çalışma koşulları, takdir edilme ve arkadaşlık ortamı gibi faktörlerin iş tatmini üzerindeki etkileri araştırmaya konu edilmiştir.Kapsamlı bir literatür çalışması yapılarak teorik çerçeve sunulduktan sonra, konuyu desteklemek amacıyla alan uygulaması yapılmıştır. Uygulama Erkunt Tarım San.A.Ş. firmasında, 292 çalışan üzerinde yürütülmüştür. Veriler çalışanlara 1?5 Likert ölçekli, 60 sorudan oluşan anket uygulanarak toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 15.0 istatistiksel analiz programı ile analiz edilmiş ve incelenen faktörler ile iş tatmini arasındaki ilişki bulgularla açıklanarak çalışma tamamlanmıştır.Araştırma sonucunda, iş tatmini ile incelenen faktörler arasında anlamlı ve pozitif ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. İş tatminini ile arasında en güçlü ilişki olan boyutların işe bağlılık ve çalışma koşulları olduğu, bu ilişkileri ödüllendirme ve arkadaşlık boyutunun takip ettiği, en zayıf ilişkiye ise yönetim yaklaşımı boyutunun sahip olduğu ortaya çıkmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen verilerden en ilgi çekici olanı, iş tatmini ile yönetim yaklaşımı arasındaki ilişkinin en zayıf ilişki olmasıdır.

Tolga Saylan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Bankaların değerinin özsermayeye serbest nakit akımları yöntemi ile tespiti ve İMKB uygulaması

Çalışmanın amacı bankaların değerini, indirgenmiş nakit akımları yöntemlerinden olan özsermayeye serbest nakit akımı yöntemiyle tespit etmektir. Çalışmada birinci bölümde değerleme kavramı ve yöntemleri anlatıldıktan sonra ikinci bölümde bankacılık sistemi ele alınmıştır.Çalışmanın üçüncü bölümünde banka değerlemesi teorisi ve literatürdeki çalışmalar anlatılmıştır. Çalışmada bankaların değerlemesi için özsermayeye serbest nakit akımları yöntemi seçilmiş olup çalışmada örnek banka uygulamasında bütün aşamalar ayrıntılı olarak belirtilmiştir.Çalışmanın uygulama bölümü olan dördüncü bölümde İMKB'de faaliyet gösteren bankalardan 7 tanesinin değerleri de aynı yöntemle tespit edilmiştir. Bulunan bu değerler ile bankaların piyasa değerleri karşılaştırılmış olup bulunan değerlerin piyasadaki değeri açıklama gücü ise 0,72 olarak bulunmuştur. Çalışmada son olarak da bu bankaların üçer aylık kamuya açıklanan mali oranları ile piyasa değerleri arasındaki ilişkide birleştirilmiş regresyon (pooled) analizi ile test edilmiş olup bu oranların piyasa değerini 0,82 düzeyinde açıkladığı görülmüştür.Çalışmanın sonucunda bankaların değerinin indirgenmiş nakit akımları yöntemlerinden, özsermayeye serbest nakit akımları yönteminin kullanılarak bulunmasının piyasada oluşan değeri açıklamada etkili olduğu kanaatine varılmıştır.

İlhan Küçükkaplan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Ekonomik krizlerde bankalardaki iç kontrol sisteminin önemi ve etkinliği

Bir ülkede finansal yapının güçlü olmaması ulusal ve uluslar arası alanda, mali istikrarı tehdit edebilmektedir. Dünyada küreselleşme eğilimlerinin artması finansal sistemi etkileyen ve risklerin de daha yüksek boyutlara ulaşmasını sağlayan temel faktördür. Bu çalışmada mali sistemin lokomotifi olan bankaların etkin bir iç kontrol sistemine sahip olması gerekliliği üzerinde durulmuştur.Çalışmanın ilk bölümünde banka ve banka krizlerinden bahsedilmiş, ikinci bölümde ise genel olarak iç kontrol sistemi anlatılmıştır. Üçüncü bölümde, bankalardaki iç kontrol sistemi tanımlanmış ve uygulama niteliği taşıyan bir iç kontrol şablonu oluşturulmuştur. Son bölümde ise, 2001 krizi öncesi ve sonrası banka rasyolarına bakarak, iç kontrol sistemine önem verildikten sonraki bankaların mali durumu gözlenmiştir. Ayrıca etkin bir iç kontrol sistemi nasıl olmalıdır sorusuna da cevap aranmıştır.Yaşanan ekonomik krizlerden sonra, bankalarda iç kontrol sistemi çok önemli bir olgu haline gelmiştir. Çalışmada kriz dönemlerinde bankalardaki iç kontrol sisteminin önemi ve etkinliği üzerinde durulmuş, etkin bir iç kontrol sistemine sahip olmanın önemi ve gerekliliği anlatılmıştır.Anahtar Sözcükler1.Bankalar2.Banka Krizleri3.Bankalarda İç Konrol Sistemi4.Basel5.BDDK

Utku Şendurur
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00